21 Haziran 2012 Perşembe

ben sen zemberek düşünceler ve martının kanadından düşen tüy kadar.. akıl.. yazısı


"ben ne zaman ben olmaktan çıkar.."

her an çıkabilir..

öyle çıkar ki.. orda öyle bir ben olduğunu bilemezsin.. de şaşar kalırsın..

,aynı senin de sen olmaktan çıkaildiğin gibi..
bin yıldır seni tanıyanların ağzı açık şaşakalıp bakakalacakları gibi..
bakakalırsın o ben'in haline..
diye düşündüm..
en tepedeki yazı başlığını okuyunca.. biyerlerde..

düşünmek benim işim zaten..

beynim öyle çalışıyor ki bu ara..
tıkırtıları dışardan duyuluyor sanıyorum..
ben hayatı hiç bu kadar satranç gibi oynamamıştım..
oyuncu olduğuömu sandığm zamanlarda bile..

suratımda bir maske..
içimde bir zemberek..
şimdi ne yapmalıyım... değil..
ne yaparsam.. ne olur.. derdindeyim..

satranç da değil..
mikado oynar gibiyim..
hem hamlemi..
hem de becerimi sergilemeliyim sanki..
elim de titrememeli..

dersen nedir bu kadar zorlayan seni..
günlük hayat sevdiceğim..
bildiğin yaşam..

işte tuhaf olan da bu..
günlük yaşamı sürdürmek için..
beynini tıkırdatmak zorunda kalıyorsan..
işin iş..

peki neden ve ne zaman başladı ..
bilmiyorum..

farkındalığım başka bedenlere kaymışken ..
fırsatçı zemberek..
kaşla göz arasında tıkırdamaya başlamış..
ben sadece orada olduğunu bildim.. duydum..

bu çok yapay bir duygu..
gıcık sınıf mümessilleri vardır hani ilkokullarda..
çoğunlukla kız çocuktur..
bilmiştir..
yaşından bekleneceğinden daha uzun ve ağdalı cümlelerle konuşurlar..
ama kıvrak ve hayranlık uyandıracak bir zekaları yoktur aslında bunların..
ve söylediklerinin önemli olduğuna en çok kendileri en önce kendileri inanırlar..
işte onlardan biri gibi hissediyorum..
günlük yaşamın önünde üstelik..

hayır öyle bilim kadını ağır akademisyen abla modunda yaşamam genellikle zaten..
ama yine de günlük yaşamın ötesine uzanır dilim elim gönlüm ve aklım..
şimdilerde o yüzden bir tozlu bir donuk hissetmekteyim kendimi..

o yüzden ..
küllükte yanan bir sigara varken ikincisini yakmışım ilk kez.. geçenlerde..
o yüzden hem şarap hem bira servisi yapıp ikisini de içememekteyim..
o yüzden tatlı mı tuzlu mu kesecek iştahı bilememekte..
o yüzden tatil programı bile yapamamaktayım..
söylediğim her cümlenin anlamsızlığına pek hayret etmekteyim ağzımdan çıkar çıkmaz..

tıkırtıların durması..
yaşamın seke seke kendiliğinden akması için..
kitap sayfalarının arasına sığınmam yeterdi genelde..
bu kez..
ikisi piside.. toplamda beş kitap var elimde..
kaybolamıyorum..

iyi geliyor diye başladığım boya adana patine ot püsürlerin hepsini ortalığa yaydım.. inanmazsın .. üzerlerinden atlaya zıplaya geçiyorum..
ben.. bedenin bir yerlerinde sıkışmış hayretler içinde izlerken..
başka bir şekil ele geçirmiş yaşamımı beceriksizce sürdürmeye çalışıyor sanki..




Image Hosted by ImageShack.us

2 yorum :

beyaz gelincik dedi ki...

kafan karışık yine
ataletim.

semaca dedi ki...

Sevgili ada'm... bir ada'n var hatırlarmısın... zamanı bence... gel de kıyılarında serinle... kendine konuşur gibi... dinlerim ben istersen sessiz.. unutmadın dimi... sevgiyle

Follow my blog with Bloglovin