19 Mart 2017 Pazar

Rebeka.. inki.. vircinya.. kelt düğümü.. ve diger seyler...





Sevdigim seylerden biri.

Yasadigim yerin dekoruyla oynamak.. bu artık bilinenin ilânı..
Sorunlu bir alan olan boudoir'da yine yeniden bir değişim oluyor..
O beyaz gardrop.. boudoir balkonu yok artık..

Zamanı dolan.. dilediğim hale getirip yeterince kullandığım şeylerle vedalaşabiliyorum ben..
Üzülmeden..

Alan daha geniş..
Duvar da öyle..
Haftalardır.. galeriduvar deyip duruyordum.. 
O tamamlandı..


Perde diyeceğim.. çok mu sıradan kaçacak atalet için..
Dreypıriiz mi desem..
Neyse asimetrik pencereyi bilirsiniz eskilerden..
Simetriye karar verdim..
Boş duvara da perde astım.

Evet çok dekoratör üçkâğıdı biliyorum..
Korniş astım da perde yok elimde ve beğenemiyorum derken....
Bir desen atladı gözüme..
Her zamanki aşk ilişkisi..
Alıp eve taşıdım..


Açıkçası sonradan farkettim desenin el dikişi gibi göründüğünü..
Ve bir yerden biliyordum bu deseni..
Hatırladım sonra kelt düğümü deniyor..
Artık el dikişleri aklıma hep rebekacığımı getiriyor..
Suturanın sutradan geldiğini de ondan ögrendim ya..

Baş ucu.. duz rengiyle gayet uyumlu idi..
Ta ki..
Başka bir kumaş üzerime atlayana kadar..


O da nedense primitif sanat çizimlerinden çıkmasın mı..


Ben bir aradalıklarını sevdim..
Duvar kağıdını da biliyorsunuz..
Onunla da uyumlu bence..
Hem vintıc mühim..
Nerdeyse 20 yıllık o kâğıt..
On küsur yıl bekledi.. kaplanacak yeri bulmak için..


Evde alış veriş sırasında ergen çekirdeğin odasından çıkma bir zebra desen halı buldum..
Neden olmasın afrika da güzel bir kıtamız dedim..

Bugün de mandalayı kutuya ve baş ucu sehpasına yaptım..



O sehpa da tanıdık size..
Ama üzerine kırmızı mum dökmüş biri..


Elbette kim olduğunu bilmiyoruz.. kedidir diyoruz..
Mum çıktı fakat kırmızı lekeler kaldı..

Mandala o işe yarıyor..
Hayır sabra değil.. lekeleri saklamaya..


Üzerinde p kapital dekupaj olan masa da aynı lekelerden muzdarip..
Bu avniye çok fena..
Patide mum florans natingeyl gibi oda oda geziyor.. akıtıyor..


Onu da siyah karatahta boyasiyla boyadim.. üzerine..
Beyaz mandala yaptım ama taşırdim..
Eh boyanın en kolay tarafı..
Bir kat daha boyarsın olur aşamasıdır..
Üzerine bir yuvarlak örtü koyarsın..
Değisebilir mandalan olur..

Bu kare kutu..


Çekirdeğin çocukluk odasinda üzeri bale patik desenli idi..


Desenin üzerini boyamaya kıyamadım..
Bazen anıları arkaya dizersin..
Hayata devam ederken..
Burda da öyle oldu..
Kare küp.. eninde sonunda bir tarafı duvara geleceğine göre..
Dursunlar.. dedim..

Tek tek birbirine bağlanıyor.. 
Sutra sutra..
Canlılar da öyle değil mi..
Rebeka.. vircinya.. inky.. afgan kadınlar.. ve afrikalı.. ve iskoç kadınlar.. onların izleri.. ilmek ilmek..
Şu duvar için bir projem var..
Bir kac daha resim var aklimda duvara asılacak..
Yazı masamın bir kenarı çizilmiş..
Bir fikrim var onun için de.. çekmeceler için de öyle..


İş bir odayı yapmaya gelince..
Biraz rahat bırakıyorum..
İlmikler birbirine dolaniyor.. ekleniyor..
Kendiliğinden olunca..
O artık bir oda olmuyor.. 
Bir koza oluyor..
Evrimlesebiliyorsun orda..

Pese diyim eksik kalmasin..
Nevresim.. harita desenli.. ve celtic sea yaziyor en gorunen yerinde..

Boşuna cornwall demiyorum..
Cagiriyor..
Simdilik.. inkicim gibi kacis asamasindayim..
Hatta kanalizasyon icindeyim..
Olacak ama..
Yeterince yoğunlasirsam..
Kornval beni cagiriyor...
Pese iki de diyim..
Bu desenleri tek tek arastirdim..
Aborijin desenler düştü aklıma..
Leman hanımın ve saime hanımın örnek bezleri de düştü..
Var bir sürprizim size..
Dekor deyip geçmeyin diyorum degil mi..
Geçmeyin işte....

Follow my blog with Bloglovin