7 Mayıs 2011 Cumartesi

hüzünlü bi annelik mi..

başlayacağım.. sonunda bi yere varacak mı bakacağız..

ilk çocukluk anılarım..
taşınmışız.. saime hanım okulda iken eşyalar yeni eve gitmiş..
babam idare etmiş işlemi ve beni de..
ya ekim sonu ya da ilkbahar başı.. soğuk bir gün..
ama karakış değil..

ben çorap giymemişim..
çıkış saatinda saime hanımı almaya gitmişiz cemal beyle..
okula gitmiyorum daha..

saime hanım benim çorapsız olduğumu görünce..
ağlamaya başladı..
suçluluk duygusu olsa gerek..
çocuğumun başında değildim diye..
yol boyu ağladı biliyorum..
yeni evine ağlayarak girdi kadın.. o çok istediği satın aldığı güzel yeni evine..
cemal bey de sinirlenmiş olsa gerek..
kadına bak bütün evi taşıdık yaranamadık diye.. tartışmazlardı önümde.. bilmiyorum..

23 nisan ilkokul birdeyim güzelim tombulum.. gösterişliyim öğretmen çocuğuyum..
b.kunu çıkarıp her göreve yazmışlar.. hem köylüyüm hem beyaz elbisemle ronddayım.. hem lale devrindeyim..

bi bavul giysim var.. ve hem sabah hem akşam iki gösterim..
saime hanımın önce beni giydirip.. saçımı topuzlayıp tepeme papatyalar serpiştirip.. okula ve gösteriye yetiştirmesi. sonra da kendi okulundaki törene yetişmesi gerek..
ben de mızıkıyorum.. saçım acıdı cektin diye..o da söyleniyor.. daha seni bırakıp okuluma yetişicem diye..
sonra da öğretmene.. gidip benim annem yorgun işi de çok ben akşam gelmeyeceğim diyorum..
saime hanım.. akşam hadi gidelim deyip beni çağırdığında.. ııh diyorum.. inanmıyor bana .. gidiyoruz okula..
öğretmen alamam artık diyor.. yedek öğrenciyi hazırladık.. olmaz..
dönüyoruz karanlık sokaklarda saime hanım ağlıyor sessizce..
vicdan azabı olmalı.. ne biçim anneyim bi çocuğumu törene götüremedim diye..

sürekli anjin oluyorum.. orta kulak iltihabı oluyorum..
saçımı kestirmeye karar veriyolar..
yedi yaşımdayım belimde saçlarım..
kestiriyoruz ben ağlıyorum.. yol boyu..
saime hanım ağlıyor..

böyle gidiyor liste..
bir sürü hüzün sahnesi..

kar yağıyor uzun yıllardan sonraki en güzel kar..bir cumartesi sabahı üstelik..
ama ben hastaneye gitmek zorundayım.. çocuks biri iki diğeri altı yaşında..
kadına sıkı sıkı tembihliyorum karda oynamaları için..
yolda hem araba kullanıyorum hem ağlıyorum.. bir kar topu oynayamıyorum çocuklarımla diye..

20lik.. altıncı sınıfta ömrünün ilk gösterisi kendi gönüllü olduğu..
işteyim .. gidemiyorum..
bir benim ailem yoktu diyor herkes teyzeler enişteler gelmişti.. oysa en güzel ben okudum şiirleri marşları .. gözlerim doluyor.. içim eziliyor suçluluktan..

çekirdek kolunu kırıyor.. ben yokum..
20lik ameliyata gidiyor.. ben işteyim bu karar alındığında.. böyle gidiyor liste...

bağlanmadı bi yere..
galiba şu demek istediğim..

annelik hüzünlü bi iş mi..
ben mi sadece hüzüne odaklıyım..
anılarımızdan hüzünlü olanlar mı ön plana çıkıyor..
bilmiyorum..

Image Hosted by ImageShack.us

7 yorum :

laleninbahcesi dedi ki...

hüzünlü anılarım aklıma gelince onu kafamda silip yerine bir çiçek koyuyorum ya da gülümseyen kendi yüzümü valla da billa da o hüzünlü tablo aklıma gels ede gözümün önünde gülümseyen kendi suratım ya da o çiçek...

Annelik galiba hep yetemmemek duygusu ile eş gidiyor. hep Anne en mükemmel şeydire odaklanmışızya ondan... Napim ya dünyanın en iyi annesi ben değilim en iyi en başarılı çocukları benimkiler olmasa da olur. Nazişe ameliyat kararı verildiğinde ben yoktum. Koleksiyon yetiştirme gayretindeydim. Ama Zuz ve Babası oradaydı, en sevdikleri yani.
Buluşunca konuşalım.

Çook öptüm

Çiğdem dedi ki...

Annelik galiba ne yaparsan yap kendine kabahat bulma işi :) Bir de daha da beteri... biz olsak da olmasak da işlerin hallolması. :)

Anneler gününüz kutlu olsun.. Hep yanlarında olamasanız da olduğunuz zamanların kalitesi ve sevginiz önemli...

Ece dedi ki...

Bütün çalışan annelerin ortak suçluluk duygusu bu. Sonradan, olmasa da olur zamanlarda bile yanlarında yürüyor insan. Günah çıkartmaya çalışmak gibi..

Seviyorum seni

Esmir dedi ki...

...
yüreğinin en ince bam teline dokunan ve hissedilen bu duyguyu karşı cinsin yaşamasının mümkün olamayacağı!. dünyanın en nadide varlıklarının!..

sizin
ve tüm annelerin...
"Anneler "Gününüz" kutlu olsun...

Sevgilerimle...

Sedencik dedi ki...

hüzünlü olduğumuzda hüzünlü anılar sıraya giriyor doğal olarak...
tersten essin rüzgar sende göreceksn aslında ne çok mutluluk biriktrdiğini :)
sevgiyle...

hasret senfonileri dedi ki...

Bu telafisi mümkün olan hüzünler, hatta telafisi bile olmasa unutulup gidecek hüzünümsü anılar, romana hikayelere anıların anlatılmasına güzel konu olur sevgili Atalet..
Zor olan ve hiç bir gücün hafifletemeyeceği tek hüzün, can verip dünyaya getirdiğinin cansız bedenine sarılıp ağlamak..
Annelik zor zenaat!!

uctemmuz dedi ki...

çocuklarınla gönül gönüle oldun mu? bir şey dediklerinde anlayarak ve önemseyerek cevap verebiliyor musun? en önemlisi bunlar..

Follow my blog with Bloglovin