15 Nisan 2011 Cuma

senin hakkında....

hani doğum anılarımı yazıp içinizi ezmiştim ya..
ertesi gün de çiçekleri yazmıştım..

ertesi sabah..
şunu dinledim..
"dayandıklarımı yazıyorum..
yaralardaki küçük ısırıkları..
korkumu yazıyorum..
aşksızlığımı..

kalpten yazıyorum..
ama her zaman..

söyleyemediklerimi..
yaşayamadıklarımı..
elimde tutamadıklarımı..yazıyorum..
şiir yazıyorum..
herşeye karşı yazıyorum..
beni iten her zaman cehennem..

mürekkebi kağıda fırlatmak..
hatayı da beni terketmiş olanlara..
yazmak her zaman geri dönmektir..
herşeyin yıkıldığı andır..

sevdiklerimizi yazmayız..
problem çıkarmayanı yazmayız..
işte bu yüzden.. seninle ilgili yazmıyorum..
rahat ol..

beni yaralayanları yazıyorum..
ne kadar gücüm kaldığını ..
kilometrelerce şaşmış hedefleri..
kötü düz yazı.. kırık şiir..

ayın altında miyavlar gibi yazıyorum..
gece.. tüykalemimi batırıyorum..
olmayanı yazıyorum..
yağmuru yazıyorum..
güzel havayı değil..

söylenmeyeni yazıyorum..
duvarlara çatılara..
yazmak her zaman geri dönmektir..
bizi gitmeye itenlere..

bir eksiğim yok diye yazılmaz..
mutluyum diye yazılmaz..
işte bu yüzden..
senin hakkında..
yazmıyorum..
rahat ol..

başkalarını özleyince yazıyorum..
acım acınıza benzeyince.. yazıyorum..
hayat bana sırtını dönünce..

hüzünlü şarkılar yazıyorum..
birine söylemektense.. herkese söylemek daha kolay geliyor bana..
son sözü söylemek.. sonunda..

"beni terketme "yazmak için.. zaten gitmiş olması gerek..
gideceğini haber vermeye gelmek için....
zaten aynı çatı altında yaşamıyor olmak gerek..

ne kadar şanslı olduğunu yazmazsın..
aşkı yaşarken aşk şarkısı yazmazsın..
bu yüzden sevgilim..
senin hakkında hiç yazmıyorum..
rahat ol.."

bir dönem hep yüksek moral.. hep dalga geçen yazılarımı düşündüm.. ve aslında o aralarki ruh hallerimi..

işte dedim.. yazının özü budur..

hayır biliyordum zaten..
hatta bir kez..
hiç mi kötü birşey olmuyor yaşamınızda.. diye sormuşluğum..
onlardan kaçmak için burdayız şekerim cevabı almışlığım..
bu kafa yapısındakilerin platformundan kaçıp..
her değerli konuda dalga geçmeyi..
sinirlenince de.. küfürle tepkiyle eleştiriyle .. yazabilenlerin olduğu bir platform yakalayıp sabitlendiğim geldi..
aklıma..

şu anda kimini hergün okuyup yorumladığı..
kimini okuyup ama yorum düğmesine.. elleşmediğim blogların hepsi böyle..
***********
bu aralar beyin zıplamalarım yavaş ..
hız kaybedip çaptan düştüğümü sanıyorum..
öyle her şeyi merak edip peşine düşesim de yok..
üretiyorum diye mi acaba..
değilse.. etkenleri nedir diye aranmaktayım..
çok fazla hareket uyaran oluyor günlerimde..
hani dikkat dağınıklığı mıdır.. bilemiyorum..

***********

soğan çorbası..
fransız usulü..
fırında et.. fransız usulü..
patates fırında.. o da fransız usulü..
uzun zamandır ilk kez yine keyifle tam bir mönü hazırladım..
akşama şeref yemeği var..
geçikmiş doğum günü partisi..

soğan çorbası tarifimi isteyen varsa.. söylesin.. =)..

***********
bir sıkıntı var üzerimde..
genelde yazarken atabildiğim.. ama bu kez olmadı nedense..
neyse siz şu şarkıya bi bakın bakalım..


Zazie - Sur toi by Alexander_Band

pese.. şarkının sözlerini ben çevirdim gene..
pese2.. bak bun sözleri çarpıcı yapan aslında hemen ardından çalan şarkıydı ama onu tutamamışım aklımda..


Image Hosted by ImageShack.us

6 yorum :

laleninbahcesi dedi ki...

ne güzel sözlerdi, kalemine , beynine sağlık...
Evet o yazıyı hatırlıyorum ama sonrasında yaptığını da:)
Ben isterim soğan çaorbasının tarifini hem de çok isterim.
zamanında kutlamaıştım ama gecikmişini de kutlarım dooom gününün.

25 Nisandan sonra Ece yapsın programımızı tokuşturalım kadehi de gülüşleri de:))Ay o bi köftesi keşfetmiş du oraya götürsün bizi...
Öpüyorum seni.
adres aklımda mr çektireyim getircem sana. Ah bi bilsen mr la ilgili ne kötü bir anım var. Tüm kaçışlar ondan.
Öptüm çok

hasret senfonileri dedi ki...

Muhteşem bir yazı bu sevgili Atalet.. Gerçekten muhteşem.. Hayran hayran okudum yerime yazdıklarını, teşekkür ederim..

"... özleyince yazıyorum..
acım acınıza benzeyince.. yazıyorum..
hayat bana sırtını dönünce..
hüzünlü şarkılar yazıyorum..
birine söylemektense.. herkese söylemek daha kolay geliyor bana.."

cümlesinde takıldım çok uzun süre..belki burada benim yerime de söylediklerin, yazamadıklarımın özeti olduğu için seni çok iyi anladığımı düşünüyorum ve seviyorum.. beni ağlatsan da!!

Sedencik dedi ki...

yaz da istersen yine böyle şarkı çevir...
çok sevdim :)
zıplamaların durması olamazz belki dinlenme ihtiyacı...
ben isteyecem istemesine tarifide...
olmayacağını bile bile...
sütsüz ve kremasızsa tarifi alayım diyecektim:)
güzel bir pazar olsun...
sevgiyle...

atalet-buduar dedi ki...

sedenim ayrık otum hadi krema tamam da.. sütten ne istedin ayol..
bak kemiklerin güçsüz kalır sööliyim..

yazıyorum işte tavuk şeyi gibiyim konu yazmak anlatmak olunca.. =)

sevgili senfoni..
zazie bir söz ustası..
zazizm diye bir tarz adı çıkmış ortaya onun şiirlerindedn sonra..
her okur.. yazıda kendini bulduğunda kapılır ya yazara..
hatta bazen önce kapılırsonra açılır gözü meğer yazarın dünyasında yaşarmış da bilmezmiş..
öyle işte..
=)

ağlama sen.. ama laf aramızda benim de dolar bazen gözlerim bazen de yüksek sesle kahkahalarım okurken..

duyarlı okuyucuyuz biz.. =9

lalem.. köfte istiyorum.. şarap istiyorum yakışsa da istiyorum yakışmasa da istiyorum köfteyle şarap yani =)

atalet

.. dedi ki...

ben istiyorum soğan çorası tarifi.
bi de patates fırındayı istesem çok mu olur?
kendini değiştirmeye (ya da geriye dönüştürmeye) çalışan uykucu bir saklambaç için bir de öpücük lütfen...

atalet-buduar dedi ki...

saklanan bacıya bütün öpücükler feda olsun..
hatta çağların baş döndürücü öpücüklerinden koyayım şuraya..
mmmmmmmmmmmmmmmmmmuahhhhhhhşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşş diye..

uykucu gaspar derdi saime hanım.. böyle çok uyuyanlara.. gaspar kim bilmiyorum gerçi..
bak aklıma geldi.. biz 20likle yarış ederdik..
mmmmmmmmmmmmdiye kimin nefesi daha uzun yetecek kim daha önce sonlandıracak öpücüğü diye.. =)

resimsiz de olur mu ki şu tarif..
en iyisi ben netten bi güzel foto bulayım.. =)..

atalet..

Follow my blog with Bloglovin