14 Nisan 2011 Perşembe

çaresi yok yazasım var..

hareketli hafta..
salı klinik yemeği dedi patron..
e 20liğin doğum günü..
iki ayak bir pabuca girdi..
hayır bizimle yaşıyor olsa.. az erken kalkarım az geç olur ama gününde kutlaşırız..
de ayrı çocuk..
ve daha az bi zaman önce..
özel günler benim diye bir fırça kaymışım..
tüm günler senin ama 3 gün benim..
doğum günün.. doğum günüm ve anneler günü..
ha vermedi o günleri.. nolcak di mi..
hiç..
zaten sadece öğrensin diye bu..
bir de eksik hissettiğimden alacağımı dile getirmek benimki..
yoksa daha birkaç önce benim doğum günümde..
benim annem ben eğleniyorum diye mutlu olur..
benim annem gelmedi diye trip yapmaz diye mesaj atmış adam bana..

ama olsun.. tam da ilk doğum gününde ekmem de ne demek oluyor..

gittim yemeğe..
neyse ki bir akşam önce sürpriz bi ziyaret yaptı da.. söyledim.. gece yarısını geçe yaptığı için ziyareti öptüm kutladım da zaten..
evet vampirler gibiyiz..
geceler renkli geçiyor..
=)

gene de yemeğin bir zamanında.. mesaj attım benim orda bi yakışıklı oğlum var mı??cevp geldi. yok..
ben cevabı duymadan bi mesaj daha gönderdim..
yok mu bana bir tatlı dilli oğul..
gitti sinyalinin peşi sıra cik cik etti cevap..
"ama benim bi aşkım annem var".. demiş..

yemekleri anlatırdım değil mi ben eskiden..
kadınları erkekleri..
hadi gene deneyelim mi..

masada.. iki orta yaş erkeği vardı..
yaşları arttıkça gövde gösterileri de artıyor erkeklerin..
sanırım kadınların da..
çaptan düşmemek için yırtınan bir kitle var etrafta..
yüksek sesle konuşuyorlar..
birine tatlı bir takıl..
anında seni gerçekten mahçup edecek bir sırrını ya da bir anını hatırlatıveriyor..
"siz esas onun evde basıldığı günü dinlemelisiniz...."
gibi..

ya da parasal ögeler çıkıyor..
erkek muhabbetlerinde..
kadınlar bakar.. ayrıntılara..
saçları modaya uygun mu..
ayakkabılar lubuten mi..
çanta marka mı.. manto.. max mara mı??
telefon ayfon mu ya da.. son model en pahalısından mı??
takılar.. gerçek mi..
o yüzden kadınlar arasında bu muhabbet şöyel seyrediyor..
ay şekerim.. çantan da pek güzelmiş.. orijinal mi???
kadın aştıysa.. gözüne gözüne bakıp.. a şekerim asla taklit kullanmam diyebiliyor elinde iyi bir taklit varken..
o zaman da.. bi bakayım deyip.. ince ince kontrol edenleri var.. içini açıp astara etikete bakanlar..

erkeklerde farklı değil durum..
bir kere erkeklerin hepsi kollara dövme yaptırıyor..
evet yenidir bu dövmeler.. o jenerasyon büyürken dövme mövme yoktu ki böyle yaygın.. gemicilerde olurdu bi tek..
şimdi dövme neden kola derseniz bence sarkan göbek ve memelere pek yakışmıyodur ondan..
e kollar dövme ise.. o zaman kolu kısa gömlekler giyilecek ve gece ille ceketler.. kazaklar bi ara çıkacak..
saçları kazıtma modası bitti.. bolca ekilmiş kafa var.. yeni fırça saçlarını okşayıp duruyorlar..

sonra.. mesela.. esprilerin dibini vuruyolar erkekler..
misal "falıma bakarsanız içicem ama kahve.. gibi bir espri yapınca biri bir erkeğe..
"kaç öro vereceksin ona göre bakıcam diye cevap verdi.. hani beş öroya bakıyolar ya fallara ona gönderme..
biz kıkırdarken.. öro mu o da ne.. öperiz yeter filan diye..
karşıda oturan..

cüzdanını çıkarıp.. içinden bi beşyüz öro çıkardı.. buna ne kadar bakarsın diye..

sonra..
giydiklerini göstermek zorundalar..
erkekler..
tam güzel konuşurken..
tüh.. diye bağırıp yere eğildi biri.. işaret paröağını yalayıp.. süet kahverengi botlarının ucunu sildi..
sonra bi daha..
"su süeti bozar" diyesim geldi de demedim..
adam resmen yerlerdeki her zerreyi tatmış oldu temiz pak istanbulumdan..
nooluyo oğlum dediler.. xxxxx oğlum bu pabuçlar ikibin öroverdim..
...na koyduk bi gecede dedi cevap olarak..

ha..
atalet neredeydin sen ne işin vardı demeyin..
bu bahsettiklerim bir kısmı m.e.k.t.e.b.i.s.u.l.t.a.n.i'den..
çoğu hoca olmuş.. patron olmuş..
geçerlerken selam durulan adamlar..

ama daha kim daha uzağa işer durumunu es geçememişler..tta yokken bile ortada bi s.. yarışı ..
başlatabilir miyiz acaba.. diye bi deniyolar..
ha o pabuçyalayana cevap şöyle geldi..
oğlum manyak mısın bi pabuca o parayı vermiş olamazsın..
yapmaz öyle şey bizim okullular..

ben bilirsem erk ve bilgelik tecrübe ile.. kazanılır..
tecrübe zamanın bize sağladığı bir ayrıcalık ve üstünlük..
bilgi anı biriktiryoruz.. duygular kaynatıp soğutuyoruz..

ama neden utanıyoruz artık .. yaşadığımız zamandan bilmiyorum..
ben her anın bana bir şey kattığına inananlardanım..
her çizgi.. her değişim..
ben onlar için çok emek verdim..
üzüldüm ağladım güldüm içlendim kudurdum sevdim nefret ettim..
her bir noktam yaşadıklarımla kutsandı.. saatlerce ayakta kaldım hoca vizitlerinde ve hala.. ellerimin girip çıkmadığı yara.. toprak saksı boya kalmadı..
izleri var elbet..
ama ben seviyorum izlerimi..
ben çok özel hissetmiyorum kendimi..
hiç bir konuda..
biraz maymun iştah biraz meraklı melahat biraz kitap faresi biraz da şanslıyım herşeyden öte..
yani kendimi sergilemek değil bu olduğum gibi süperim demek istemiyorum yukardaki paragrafla..
sadece.. ne olduysam bir günde değil zaman içinde oldum..
ve hoşnutum halimden yok bi rahatsızlığım değişimimden..

bu da..
beni nasıl yalnız yapıyor böyle zamanlarda ve yerlerde..
masada en az beş çeşit oyun.. ve ben hiç birini oynamak istemiyorum..

sonra çıktım..
benden genç bir iş arkadaşımla.. yürüdük biraz..sıkılıyorum dedim..
bu beni ümitsiz de yapıyor hem..
hiç eğlenemeyeceğim artık diye korkuyorum..
ya da yeni insanlarla kaynaşamayacağım..
dahası artık hiç bırak aşkı..
birinden hoşlanmanın o hafifmeşrep ruh halini bile hissedemeyeceğim diye..

o da dedi ki..
biz kadınlar ne çok yük taşıyoruz aslında..
o pot kırıyor onu toparlıyoruz.. ötekini kötü espriden koruyoruz..
herşeyi farkediyoruz.. yoruluyoruz..
üstelik o adamlar bize ait bile değiller..

bi kadın vardı masada..bize yeni katılan biri..
onu konuştuk..
kısacık zamanda ne çok şey öğrenmişiz onunla ilgili..
ama tüm bu bilgileri bir araya koy..
hiç bir yere varmıyor..
kokmaz bulaşmaz..kullanılmaz..
yılları tüketmiş.. biriktirip arttırmamış..

derken genç dostum dedi ki..
taşımayacaksınız sıkıntıyı boş verin..
anı yaşayacaksınız.. orda olacaksınız o an..
zaten sonra orda olmayacaksınız ki..
öncesini sonrasını boşvereceksiniz..

yakalamak değil de yaşamak..

kızdım .. o zaman kızgın tepki..
hoşlandım.. ona tepki..
gıcığın birine denk geldim o zaman da kim daha gıcık göster.. tepkisi..

iyi de bu da bir yükümlülük..
yok..
istemiyorum ben bunları ..
gençleri seviyorum o yüzden..
en fazla patavatsızlıktır yaptıkları.. tolere edilebilir..
bilmiyordur.. öğrenir dersin..
geçersin..
döndüm eve..
giydim mor sabahlığımı uzandım yatağıma.. sen şarkını söyleye devam ettim sonra..
***************

çekirdekle konuştuk sonradan..
ezik bunlar dedi bana..
oha.. nasıl da sırf kompleksmişler..
dedim işte dikkatli ol .. bıdı bıdı..
aklım sıra nasihat ediyorum.. yaşı geçkin ergenlere karşı.. aldığım cevap..
rahatlattı beni.. bu da büyüyor mu ne..

****************

20liğe armağan hemstır aldık.. daha doğrusu gonzales..
hemstırın daha ufarağı ve ısırmayanıymış..
gece çekirdeğin odasında kaldı..
sabah okula giderken saatin yedi öncesinde..
bütün gece uyutmadı.. al biraz da seni uyutmasın dedi.. kafesi..mutfak tezgahına koyuverdi..
geleneksel bir..
koyma hayvanı mutfak tezgahına çıktı ağzımda..
mutfağa çok yakıştı bence dedi.. çıktı ..
napiim ben aldım salona götürdüm..
çıkmasaydı bile..
öyle şirin bi cevaptan sonra..
höööytlenip azarlayıp dediğimi yaptırtmak için "atarlanamazdım" ya..
***************
işe geldim sonra..
masamın üzerinde bir paket..
içinden şeker bir kase bardak kahve kupası kapağı..
paketin üzerinde.. " hayat en güzel hediyedir" etiketi..

bu mudur budur..
***********

20liğin d.günü cumaya kutlanacak..
************

sabah yolda iki şarkı peşpeşe geldi tesadüfen.. onları da yarın yazacağım....

Image Hosted by ImageShack.us

3 yorum :

hasret senfonileri dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
gülsen varol dedi ki...

ben de oradaydım.. görmedin beni.. hani yapılan esprilere ağzını kaykıtıp gülermiş gibi yaptığında... tam yanındaydım.. arkandaki camdan gelen rüzgar dokunacak sana diye korktum..
İşte böyle sevgili Atalet.. seninleyim her yerde ne zaman okusam satırlarını..

ANLATABİLDİM Mİ?

20liğin 40 lık olduğu günleri de göresin inşallah..

atalet-buduar dedi ki...

sen de daraldın o zaman bu anlamsız eğlence merakına =)

Follow my blog with Bloglovin