13 Nisan 2011 Çarşamba

bahar... deli bahçıvan..


bu sabah düşündüm..
bahçe bloğum olsaydı diye..
devam ettirmek zor olurdu..
hepi topu beş saksı üç duvar..
iki karış parter yaz yaz neyi yazacaksın..
çek çek neyin fotoğrafını çekeceksin..
oysa zamanında.. bloğa sığamayıp.. bahçe bloğunu da açmıştım..
ama o zamanlar sıfır gibiydi bahçe ve projelendirmekteyken..
iyi olmuştu programlamak için..

şimdi oturdu bahçe..
hiçbirşeysizliğe..
her yıl bişeyler ekmeye çalışırken beni delirten mini etekli olduğunu varsaydığım çok bilmiş bahçe uzmanın kadının kil istemem sakı kil katılmasın tembihlerime rağmen çbye sattığı killi toprakla da.. barıştım.. barışmadım da.. her zamanki gibi.. yoksaydım..
bastım parterlere beyaz mucuru.. mıcırı her ne ise.. soramayacağım tdkya..
minimalist temiz.. oldu bitti.. ekilmesi gerekenler artık saksılara ekiliyor.. ille de gerekliyse.. saksı killi toprağa gömülüyor..

son üç yıldır bahçede birşey yapmamama.. çocuksun tepkisi..
geçen yıl.. 20liğin.. ders çalışırken ..
bahçeye yerleştiği bir gün..
baktım da.. anne.. her yere bir köşe oluşturmuşsun..
sana birşey yapmıyorsun deyip durduk ama.. yapılacak her şeyi yapmışsın zaten demesiyle son bulmuştu..

bu yıl azıcık planlı kapadım bahçeyi.. paslanacakları sakladım mesela..
pirelenmiştik geçen yıl..
kedi yavruları sayesinde..
bu yıl ona da imkan bırakmadım..

ama biraz iş var elbet..
sabah ..
kahvem.. sigaram..
çekirdeği okula yolculadıktan sonra.. fırladım..
hava bulutlu..
ama aydınlıktı bir şekilde..
lavantamı ekerken.. lavanta için seçtiğim saksının ortasındaki çiçeği bir kontrol ettim.. aktarmadan hasarsız kurtulmuş mu diye olmuş evet.. sonra biraz hayallendim..

bankımda otururken..
yerde bir kaç bahar çiçeği dikkatimi çekti..
bahçedeki meyve ağaçları çiçeğe durduğunda..
her sabah yerleri pembe beyaz bir petal örtüsü kaplar..
ama bu kez bütün bütün bir çiçek..
bir mi..
birkaç..
saydım tam altı tane..
topladım onları hemen..


işte fotoğraflamak o zaman geldi aklıma..
koştum içeri..
çiçeklerimi mumluktaki midye kabuklarının üzerine koydum..




sonra eğlenmeye başladım..
çiçek şeklinde bir tabakçık..



elime geçenlerle bir dekor yaptım..



kahve.. sütlük.. şeker niyetine bahar çiçekleri..
bahçenin resmi "sabah halleri" açılışı..

yerimden kalkmışken..
bir vizit yaptım..
derken başladı değdi değmedi bahçe işleri..
=)

bir kaç çelik yaptım..
topkapı sarayından çaldığım bitkiden..



bahar çiçeklerimi de ekledim yanlarına..



sonra..



küpe çiçeğimin bu kışı atlattığını farkettim.. yeni sürgünleri vardı..
onu da daha geniş bir saksıya aldım..



hem daha az su kaybetsin.. hem sularken toprakları eşilip deşilmesin diye..
taşları çıkardım bahçe dolabından..



sonra kenarda kalan az hırpalanmış ama canlı begonyamı sevdim biraz..
etrafını taşlandırdım onun da..

değdi değmedi derken..
süresi biten mor sümbülleri..
kestim tohuma kaçmadan..

yapraklarını bıraktım.. kalacak sararana kadar..
ki.. soğanları beslensin.. ki seneye daha iyi çiçeklensin..

güllerime baktım iki kadersiz gölge bahçesinde kalmış gariban gülüme.. biri pembe biri kırmızı.. biri yere yatırmış.. bir dalını..
kurtardım..



sarmaşıklar uzamıştı bir ikisini budadım..
o arada beyaz mucurmıcırların arasına atılmış renkli camları bilyaları farkettim..
kesin 20liğin işidir..
hep iz bırakır kendinden..
hensel miydi o kardeşlerin erkek olanı..
bebecikken de yatağıma oyuncaklarını saklardı..
yatağa bir atardım kendimi.. ahhh bir minik kamyon olmadık yerlerime batardı..
hastanede.. çantamdan arabalar çıkardı legolar..
birlikteliği uzatma arzusu imiş bu pedagojik açılımda..
birini ayırdım.. çiçeklerimin yanına yerleştirdim =)..

sonra.. rüzgar çanımın yamulduğunu farkettim..
onu düzeltirken..
eskiden altında rüzgar çanı olan kuyu modelinin altına tutturdum..
pek güzel oldular..
rüzgar çanının.. en ufak esintide ses yapmasının.. rüzgar var hava serin mesajı gönderip.. sıcaklık algısını hafiflettiğini bilir mi acaba herkes dedim..
kendi kendime..
acaba herkes.. belli durumlarda.. belli tepkilerin..
insana güven verdiğini bilir de..
aslında mesela rüzgar çanını öttürenin..
üzerine tünemiş.. de onu gagalayan akbaba olabileceğini hiç düşnmez mi ki.. de diye düşündüm..
gafletin aslında.. bilmemekten değil.. alışılmış sinyalleri bilinen .. tecrübelenilmiş şekilde açıklaması demek olabileceğini düşündm..



sonra yeni beyaz sümbüllerime baktım..
ve mor çiçekleri beklenen bir kaç gün önce bir santim yükseklikte olan..
şimdi beş santimde salınan yer örtücümü fotoğrafladım..
emek bile vermeden kendiliğinden gelişen bu çiçeklerin tarafımdan pek de değerinin bilinmediğini düşündüm..
üzerlerinde gezen sümsümü.. nazikçe aldım.. sedenimin hatrına..
başka bir yere bıraktım.. komşu bahçeye yakın =P..



günaydın dedi.. gün yeni aydınlanmışken..bir komşum.. onunla lafladım biraz..

hala vaktim vardı.. kargalarla çıkınca bahçeye.. daha ne yapabilirim derken..
iki saksının yerini değiştirirken..
baktım bir yardımcı gelmiş ..


hiç çekingen değil..

ama yardımcı değil müfettişmiş sanki..
heryöne bir bakış attığı yetmezmiş gibi..



iki taneymişler..
müfettişler ikili gezer ya..



teftişi başarıyla tamamladıktan sonra..
salonla bağlantılı oturma alanına bir değişiklik yapmak geldi aklıma..
onu tasarladım biraz..

bitti işim..
içeri geçerken tam.. "aman" dedim "bahar çiçeklerim"..
kitlediğim kapıları üşenmeden yeniden açtım..
onları da aldım içeri..



en serin yere koyarsam belki akşama da ..
eve dönüşte de keyif verirler kimbilir..

e ne olsa.. koruma kollama kalkındırma.. örtme düzeltme ve keyiflenme uzmanıyım.. =)aslında dün geceden gözlemlerim vardı erkekler ve egemen halleriyle ilgili.. ama..
iki bahar çiçeği herşeyi çığrından çıkardı bak..
bahçe yazısı oldu.. bizim xx xy yazısı..


Image Hosted by ImageShack.us

3 yorum :

beyaz gelincik dedi ki...

sümbül,gül derken,
sümsümler,bahçe güzeldir her zaman ama ben lavantalara takıldım...
saksıda hem de...

Sedencik dedi ki...

ee işte her tecrübe her daim yararımıza mıdır...
rüzgar çanının rüzgardan çıngırdadığı ezberlenince akbabayada rüzgara bağır açar gibi açılır o bağır...
terside kötü...
tecrübeyi ezberi tamamen bozunca nefes alacak yer mi kalıyor...
sümsümle gelince selam
yol uzun oldu haliyle :)
benim küpede atlattı bu kışı...
ama sanırım bir hata yaptım
ben bunu ekim gibi filan poşetlemiştim donmasın ölmesin diye...
arada ucundan açıp su veriyordum...
tamam donmamış ama tomurcukları var çicek açacak...
ama mevsimi değil...
napalım bu senede mevsiminde yaprak seyredecem herhalde...
bu arada bahçeye çiçeklere ve kumrulara bayıldım :)
sevgiyle...

atalet-buduar dedi ki...

beninki bir kaç kez çiçek veriyor..
belki seninki de öyle yapar ssedeciğim..
sümsümler..onlar hergördüğümde beni gülümsetiyorlar artık..
=)senin sayende..

dilaram..
bahçe güzeldir..
lavantalara neden takıldın ki..
=)

Follow my blog with Bloglovin