28 Ekim 2010 Perşembe

özgünöiçin..




akıldan çıkarmak için..
"e purtan el turn.."

ama ö için..
vircinya..ne alakası var demeyiniz.. az sonra.. açıklanacaktır.. kendiliğinden..
ö için özdemir.. aşkın yalanını şiirselleştirdiği için..hatta sevginin..
gerçeklerini de kendine yontarak..

ö.. özlem.. kimse alınmasın.. benim için..
bir isim sadece.. bir kadın ismi..
duygudur ama aslında.. derseniz..
açıklayayım..
bir salaklık katsayı ölçeri.. başka durumlarda kaçış..yine elbet benim için..
körlükte seçicilik benim için..

sözlüğe bakarsan bildiğin ve ayrı olduğun şeyin yanında olmamasından doğan duygudur kesin tanımı..
ya da benzer bişey..
ama aslında biz neyi "bilebil"iyoruz ki.. bize gösterilen dışında..

bi de özlemişim var..
eh tabi yaşam yoğun hızlı..
fark bile etmeyebiliyoruz..
özlem nesnesini özlediğimizi..
görünce farkediyoruz..
özlemişim..
elinden aldım.. hoşlandığın şeyleri..
farketmedin..
ancak bir daha yaşatırsam..
özlemişim..
ile taçlandırılır.. elinden aldıklarım..
severim özlemişimi..

özlem serbest çağırışımla.. insan sıcağı..
sarılma sıcağı.. ne dediğini biliyorum bakışı..
seni her halinle bilir..
ve beğenmesem de.. ne kınar.. ne kınatırım.. duygusu..

azıcık toz sabun kokusu benim için..
banyodan gelen buhar..
bir yanı mavi kocaman puanlı..
çift taraflı .. diğer yanı beyaz kocaman puanlı kocaman bebe yakalı bir bornoz..
truva kar kollu bir bluz..
özlem pazartesi perşembe.. kütüphane kokusu..
özlem.. beş çayı ..
özlem.. hüzün..

örtü var ..
kat kat kat kat..
serebileceğin..
gerçekler gibi kat kat kat olabilen..

ama ö dersen bana..ö dersen..
örgü en başından beri bunu söylemek istiyorum..bugün..
özlemle iç içe..
örgü..
örgücü kadınlar.. le trikotöz.. fransız devrimindeki kadınlar..
benim ergen buhranım sırasında saime hanımın kafasını yerken ..
ki bir tek keredir.. o yüzden çekirdeğe hoşgörü göstermeme neden değildir..
onun krem rengi bir yünle bana okula gömlek içine giyebileceğim..
bir içlik örüyor olma gerçeği..
"bana" bir şey örüyor olduğunun farkında mıydı yoksa yünü yumağı şişi örgüyü kafama atmamak için..
sadece motife yoğunlaşıp.. ilmek mi sayıyordu .. bilmem..
ama hiç konuşmadan örmeye devam etti..
benim şikayetlerime eşlik eden ..
tekdüze..
şiş tıkırtısı..

örgü..
domestik görülen hor görülen el işi..
haraşodan başka örgü bilmem ..denilerek aşağılanan işlem..
aslında ailenin temel taşı..
kişiye objeye göre örülecek şeyin gerekli malzemesinin kestirilmesinden başlayıp..
kalıp gibi tam oturan bir parçayı oluşturmak için ince hesaplamalar gereken..
içine motif de yerleştirmek gerekirse..
daha da karmaşıklaşan bir mühendislik dalı..
sonuç ortaya tam oturan tam olması gerektiği gibi..
yün arttırmadan.. bir kişiye özel parça çıkarmak..
el emeği olmasının dışında..
arsu ve sebat da gerektiren..
bir duygusal hezeyanla..
bir anda bırakılıp..
yıllarca bir daha dokunulmayabilen.. zanaat..

çekirdek minicikken..
bana bir resim çiz dedim..
sana bir kazak öreceğim..
önüne de senin çizdiğin resmi işleyeceğim..
bana bir çimenlik çiçekler bir ev bulutlar ve iki güneş olan bir peyzaj çizdi..
iki güneş dedim..
evet dedi.. biri sönerse.. diğeri devam etsin aydınlatmaya diye..

nasıl da bilmiş.. hayattaki gerçek güvenlik alanını..
elindekini yedekle..
kime çekmiş bu kız..
neden benim gibi bütün yumurtalarını aynı kişiye.. ay aynı sepete.. koymamış..

yirmilik kız olsun istiyordum ben..
o da poposunu döndü.. asla göstermiyor.. kendini..
ben de hep açık sarı somon açık yeşil gidiyorum..
örgüde çeyizde..
pembeye de bastıramıyorum ama.. gene de doktor BEY..gülerek .. ilan edince.. xynin gelişini..doğuma on gün kala..
eve gidip.. lacivert beyaz.. maço mu maço bir kazakçık başladım..
napıyorsun dedi.. biyolojik baba..
erkekleştiriyorum dedim..
o kazakçık bir çerçevede asılı duruyor bugün..

ilk örgüm..
saime hanım.. okulda bütün gün bunları öğretiyorum.. evde de seninle uğraşamam dediği için.. geç başlayan örme maceramın ilk basamağı..
elimde üç büyük dolu market poşeti büyüklüğünde yün paketi ile eve geldiğimde../ambalaj kağıdı ile paketlemişlerdi evet anımsıyorum..
çok dramatik bir giriş yapmıştım yüncüden eve döndüğümde..baktı ve..
"bir tek ilmek soramazsın" dedi..
gerçi onun yardımı.. o zamanlar yabancı dilini unutmasın destekleme kampanyası içinde.. ikinci çıkartma sonrası protesto ettiğimiz.. sonra da anarşiden unuttuğumuz ülkenin iki baba dergisine aboneliğim vardı..
işbu dergilerden biri.. "fiş triko" verirdi her ay.. ve adan zeye anlatırdı..
herşeyi ayrıntıyı..
yani örtülü yardımdı..
her şeyini kendim ve fiş trikonun üstlendiğimiz üzerinde bir hayat ağacı silueti olan bir manto ile başlamıştım..
örgüye..
sormadı

çelınc.. evet..
kişilere karşı değil..
ama kendimi daha daha daha.. zorlamayı severim.. otomazoistim..
kendime çelıncrım..
.. tek bir ilmik..

on gün sonra giydim.. o nasıl bir yüz ifadesi..saime hanımda.. tarif edilemez..
bir kaş havada.. gözler hafif aşağı doğru.. gözlerdeki hoşnut pırıltıyı gizlemek için..
dudaklarda bir küçük gülmseme..
" işte bu benim kızım.. beni ezdi gerçi ama olsun.. başardı .. "
hem başarsın hem başarmasın istediğimiz anlar vardır ya.. işte.. onlardan birinin ..
yazılar filmatik.. mimiği..

he o manto bir yandan patoloji çalıarak ve vizede en yüksek notu da alarak örüldü aşağılamayalım..


ama meğer ne incelikler varmış..
ben mantoyu giydikçe uzadı.. dizlerimin altından ki biz ona midi derdik..
ayak bileklerime geldi.. ki biz ona.. maksi derdik..
meğer örerken beraberinde aynı renkte bir iplikle örmek gerekirmiş..
sonradan söyledi..
=P..
mastırs taç..

sevmediğim kişiler için öremem..
sevdiğimi sandığım bazı kişiler için de..
hiç örmediğim zamanlar oldu..
ama etrafımda yün yumakları dolu bir sepet her zaman oldu.. nerdeyse her zaman..
kendi iplerimi kopardığım.. kendi mezarımı kazdığım..
dönemler hariç..
kısa sürdü..

uzun oldu uzun bu yazı..
iki güne bile sığar..



vircinyam örgü severmiş..
1912de kocasına.. "niting iz dı seyving of layf" demiş..
örgü yaşam kurtarmaktır..
mı demek istemiş..
yoksa yaşamı güvene almaktır mı..

bence örgü..
hatıra defteri yazmaktır..
tutanaktır..
bir nevi..

ö.. ömür için..
ömre bedel için..

ö için..
ödül..
ödü patlamak..
öz..
öbür.. öbürü..
ö için..
öcü..
ö için..

***********
dizüstü battaniyesinin fotosu sedenim ayrık otum için...
=)




Image Hosted by ImageShack.us

15 yorum :

hasret senfonileri dedi ki...

ÖKÜZ'ü hatırlamayan mutlu kadın!!!Gıpta ile bir kere daha okudum.. I-ıh.. yok!! beni anlaman imkânsız.. çünki eksik kalıyor yazdıkların.. Uzasın kısalsın ne fark eder bir örgü uzmanı ol.. Doktor ol bir de... vee.. örgünün tımarhanelerde(pardon akıl hastanelerinde) kullanılan en etkili ilaç olduğunu ve ÖKÜZ darbelerine ÖRGÜ nün en iyi silah olduğunu.. ÖLÜM denen telafisiz yokluğu iki ters bir düz (kurşunla ilmekle her neyse adı..) olarak kabullenebilir hale getirdiğini.. ÜÇ YIL denemiş bir Ölümlü olarak yazmakta fayda vardır diye düşündüm..
Ama sen aşıklar için ÖKSE'nin önemini bile vurgulamayı unutmuşsun vircinya ay pardon atalet...

Çağlar dedi ki...

Özgürlük tabii ki. Bu günlerin anlam ve önemi için.

Sevgi Gibi dedi ki...

örgü.. evet aynen, hepsine katılıyorum. bunun üzerine ö ile başlayan her bir kelimeyi es geçiyorum.
öpüyorum bir de...

uctemmuz dedi ki...

öpmenin ö sü doğru demiş sevgi.

delicesine sevdiğim örgüyü ben kimden nasıl öğrendim diye düşündüm. kendi kendime galiba. ilmek atmayı birinden, haroşayı birinden, annem istediğimde malzeme alırdı zevkle ama oturup öğretecek hiç vakti olmadı. hala öyle sağolsun. bulduğum bütün kumaşlardan teyelle kndime etek elbise yapardım, annem kayboldu mu "sanırsam böyle pişirilior" diyerek bişeyler pişirirdim. babam dünyanın en lezzetli şeyiymiş gibi yerdi her yaptığım yemeği.:)sanırım bu nedenle annecim beni eleştirdiğinde çok bozuluyorum. 43 yaş gidiyor 15inde bir çocuk geliyor yerime, ergenleşiyorum.:) sanırım temelinde ama ben kendim öğrendim var.:) halbuki o da isterdi bana öğretmeyi.bunu biliyorum.:)

ergen yaptın beni sabah sabah..

bir de iadeli taahhütlü mektubum var. Kumumuza uğra.:)

öpücüğün ö'sü.

kumhavuzu dedi ki...

ö ye övünmek..varmiydi?? evvelsi gün okumustum únuttum:)

kumhavuzu dedi ki...

evet Örgü..acaip bisey..bir dönem terapim
bir dönem boncuklar
ve gecen kISCH gene örgü..sallar patikler

ya bu klavyeler kötü istedigim harfler TSCHIKMIYOR.Simdi bu (TSCH)c diycem Canakkalenin C si..Cok komik

kumhavuzu dedi ki...

Büüyük Atatürk ne kadar kolayliklar sunmus bize degilmi..bir c(Canakkalenin c si) yazmak ne kadar zor.

Birde evet..ÖZGÜRLÜK

kumhavuzu dedi ki...

Büüyük Atatürk ne kadar kolayliklar sunmus bize degilmi..bir c(Canakkalenin c si) yazmak ne kadar zor.

Birde evet..ÖZGÜRLÜK

Esmir dedi ki...

ÖZÜM-sözüm birdir...

ÖRGÜ saçlarımdan bile daha güzel modellerde saç örgülü kazaklar örürdüm bir zamanlar sevdiklerime...el emeği daha makbule geçer diye!..

ÖZLEMLERimi ilmek ilmek dolardım zülfün pardon şişin tellerine:)

"ÖMmmmRÜMmmmm seni sevmekle niiihayettttt bulacaktırrrrrr!.." şarkısı dilimde,

ÖMÜR çürüttük, ÖLÜMLÜ olduğumuzu bile bile zülfün:)şişin tellerine:)))

ÖMRÜMÜZÜ yediler, örümcek beyinli ölümlüler...amma biz ölsekde gam yemeyiz;

ÖĞRETMENLERİMİZDEN, ÖĞRENDİĞİMİZ
ÖNDERİMİZ TEKTİR...
ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ CUMHURİYETTİR!

Öldüm öldüm dirildim ÖÖÖÖÖ leyeceğim diye:)))sevgilerimle...yukarıdaki battaniye harika emeğinize sağlık efenim:)

Sedencik dedi ki...

nasıl yani sen mi ördün o battaniyeyi...
ve yastık kılıflarını
rengahenk o muydu...
süper olmuş ataletcim süperrr...
yoğun zamanlar...
o yüzden
geç okuyup yorumladım...
benim örgülü yazımdan sonra...
senin gibi örgü üstadından gerçek örgüyü okumak çok iyi geldi:)
hedefim 3 farklı model öğrenmek bu yıl :)
başka...
özgüven var birde...
mesnetsiz varlığı dert...
mesnetliği yokluğu ise yara...
ve kocaman
sevgiyle...

Sedencik dedi ki...

-ği-diye bir şey yok tabi :))

Sevgi Gibi dedi ki...

günaydınnnn :D
muahhhh

Şarküteri dedi ki...

Özür dilerim, uzun zamandır gelemedin. Öyle oluyor bazen. Özellikle örgü kısımlarını pek sevdim. Aklıma şu animasyon geldi. Hazır yutüpte açılmışken özenerek paylaşıvereyim:

http://www.youtube.com/watch?v=M6ZjMWLqJvM

laleninbahcesi dedi ki...

favorim öküz:)
ama ötenazi çok şey çağrıştırır bana şimdi söyleyemem burada...
Özgül ağırlık var...
Ömer var Ömer deli Ömer
Öğle tatili var, en bayıldığım tatil... yemeğini yersin iş saatine kadar bir sigara yakıp sohbet edersin...
öpücük var sana

şafak dedi ki...

evet ötenazi, ferah bi çağrışımı var bu ara
sonra özen var
övgü, var
öğrenmek var
örgütlenmek misal bazulu çantayı hazırlayıp gitmek için
özgürlük var kimsenin hayatı tam öyle olmayan
ve öykü var
bir gün dinleyene vay be dedirtecekse eğer o da
ve özet geçmek var bi de : )ki bazen iyi
yeter kafa ütüledin dedirtmektense : )

Follow my blog with Bloglovin