2 Kasım 2010 Salı

p... benim için ama.. ille de benim için..



p için..
sendi.. arttikraft..
inanılmaz bir sıcaklık ve ölçülü ilgi ile yaşamıma bir giren bir çıkan bir amerikalı kadın için..



prever.. p için..
" bir kuş kafeste olsa özgürlük ağlar dediği için"
"kuşlar ellerinden geleni yapıyor.. örnek oluyor" dediği için..



p..
kendi adımın baş harfi için..

poyraz için keskin hoyrat ve canlandırıcı olduğu için..
perdah..
p için..
özenli zamanların gerekliliği olduğu için..
düşünsenize..
klavyeleşmiş iletişimde not tutmada..
kayganlaştıracak kağıt..
kurutulacak mürekkep yok..
dolayısıyla akıldan geçenle ekranda parlayan arasında ışık hızından kısa zaman dilimleri..
erken söylenmişliklerin..
erken bitirişlerin.. başlangıçların zamanında..
p perdah için..

perşembe perişanlık demek için.. p..

plebisit demek geldi bak içimden nedense..
=)
pervasız pertavsız.. p için..
haha bi de bak.. p için yazınca..
ne çağırışıyor.. =)..
esin geldi bi kere..
iki de sevdiğim küfür var.. p için..
=D..
evet ağzı bozuk atalet..
pes..
güreşçi için değil de..
daha çok .. söylediklerinin saçmalığı nedeniyle bazı kişiler için..
sık sık kullandığım..

patavatsız var bi de..
ama patavat ne bilmiyorum onu farkettim =)hatta baktım.. tedeka da bilmiyor..
pandispanya var.. paskalya var çörekli ve yumurtalı.. =)
ve dahası tatilli..
papaz var pilav var..
pilaki yok ama.. sevmem..
palamut var..deniz kokulu..
çocukken sevmediğim..
ama inadına bu kış..
kıvırcık salata küçük kırmızı turp ve limonla beraber balık pazarından..
yağmurlu bir akşam üzeri alasım olan..
sıcak bir eve dönüp keyifle hazırlamak için..
üzerine tatlı .. helva olabilir..
balıklar yüzmeye devam etmesin midemde diye..
cemal beyin öğretisi ile inandığım.. şehir efsanesi..

ama zaten ben balık sevmem.. palamut sevmem..
özlem sevmem..yaşanmamış ya da yaşanırken anılaşamamış emanet kalmış şeyleri hiç sevmem..

o zaman ..
palamut var.. meşe ve çınar ağacından gelen..
yeşil kokulu..
çocukken bir romanda okumuştum..
"palamuttan satranç takımı yapmıştı .. yılbaşı hediyesi niyetine çocuk kahraman..
ne merak etmiştim..
palamut ne diye.. guglsız zamanlardı..
hatta yılbaşında hediyesiz partisiz zamanlardı..
sonradan merak ettim..
bu yusyuvarlak şeyden nasıl satranç takımı yapılır ki diye..
gugllı zamanlardı ama gugl bilemedi.. bu merakımın karşılığını..

pan var şaşkın ve eğlenme düşkünü..
panik var.. panın fırlamalığından doğan..
panama var keten için kanal için..
pardüse diye içi dışına çıkarılan.. pardösü var.. üst giyim demek olan..
portmanto var fortmanto diye dışı içine kaçırılan..
parmak var..
=)
çok faydalı bir nimet..
en küçük parmağın bile elin bütününe yüzdeonaltılık katkısı var..
işlevsellikten yana..
yazar çizer hareket çeker .. konuşur.. işaret diliyle.. tutar okşar kaşır.. parmaklar..
ojelenir.. kadeh tutar.. sigara tutar.. eker .. biçer..
parmak var.. biri diğerinden ayrılmadan.. sevilebilen..

peynir var..
şaraba yaren.. rakıya eş..
bunun bir keçi peyniri alt grubu var..
ki en güzel salatası nerdedir istanbulda diye bana sormanız gerek..
keçi peyniri gurmsi oldum ben .. ruhumu tedavi ederken..=p

porsuk var hem hayvanından hem ağacından..=)ikisi de romanlardan..
piyedöpul var bi de bunun piyedökoku var..
=)
hatta prensdögali de var..
maksat yaşam renklensin güzelleşsin..

pire var amann..
bu yazı burnumdan getiren..
paşa var..
paşaların paşası oyunu geldi aklıma ordan da nisa serezli tolga aşkıner ikilisi..
ilk marjinal çiftlerden.. =9
program var profesyonel var.. püf var.. =)
lambaya demek için.. pürüz var..
gidermek için..
püskül var..

********************************

kuşları sevmeyi geç öğrendim..
biraz üzülüyorum bu yüzden..
ama şimdi aramızda herşeyi herşey çözümledik..
karşılıklı anlaştık..
onlar benimle ilgilenmiyor..
ben de onlarla..
ben onlara bakıyorum..
bırakıyorum yapsınlar neyse istedikleri..
BÜTÜN KUŞLAR ELLERİNDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPMAKTALAR..
ÖRNEK OLUYORLAR..
ama örneğin savaş sırasında takdire değer şekilde
cesurca davranan bay buzul gibi örnek olmuyorlar..
veya çocukluğanda o kadar fakir ve o kadar dürüst olan ..
ve büyük pol olduğunda o kadar zengin ve o kadar saygın
ve o kadar korkutucu ve o kadar cimri olan
küçük pol gibi örnek olmuyorlar..
veya örneğin şu yaşlı hizmetçi gibi..
örnek bir yaşam ve ölümü olan..
asla tartışmayan.. hiç tartışmamış olan..
hele beyefendi veya hanımefendi ile ..
hele şu berbat ücret konusunu hiç tartışmamış olan..
hayır..

kuşlar.. örnek verir..
gerektiği gibi örnek..
kuş örneği..
kuş örneği..
tüylerin .. kanatların.. uçuşun.. örneğini..
yuvanın yolculukların şarkıların örneğini..
kuşların güzelliğinin örneğini..
kuşların ışığının örneğini..

prever jak..

şiirin sonuna ek..
ki buna çok ihtiyacım var benim.....

ve bir de..
size armağan ettim bu az bilinen prever şiirinin çevirisini..

orhan velinin çevirilerini yaptığı pek de güzel yaptığı bir şair..
ama bu şiirin.. türkçesini bulamadım ben..
bana kaldı..

çılgın ve sıkıcı bezdirici bir günün sonunda..
nörotik obsesif titizlikte birinci
akılsızlıkta daha da iyi olan kişilerle uğraştığım..
günümü kanat ışığı gibi aydınlatan şiiri..

ünsümden sevgigibimden yola çıkıp..
preverde konaklayarak kendi kendime zoraki güzelleştirdiğim ve şimdi de..
bir kaç yudum en grenache'ından şarapla cilalayacağım günümün sonundan..

iki arada bi derede..
eski günlerdeki gibi..
bloğa ille de yeni yazı eklemek gerek ..
tuhaf saplantısı ile..
size..

Image Hosted by ImageShack.us

17 yorum :

Leylak Dalı dedi ki...

Çok şaşırdım, o palamuttan satranç takımı yapan çocuğun hikayesini ben de okumuş, ben de merak etmiş ve çok özenmiştim. Biri bana yılbaşı hediyesi getirsin istemiştim. Dediğiniz gibi hediyesiz günlerdi o zamanlar. Sonra yengem girdi hayatımıza ve hediyeli oldu.

Bir Prevert şiirinden bir bölüm de ben yazayım, çok severim:
......
Ve sıranın gözünde kuş
Oynadıkça oynar çocukla
Derken duyar türküsünü kuşun
Öteki çocuklar da
Müzik dolar içeri
Ve sekizle sekiz de çeker giderler
Ardından dörtle dört ikiyle iki
Sonunda birler de sıvışır
Birdirbir oynayaraktan
Ve kuş bir kol çengi
Oynar durur çocukla
Öğretmen basbas bağırır
Yeter artık bu maskaralık
Ama bütün çocuklar cıvıl cıvıl
Müzik üstüne çalışıyorlar artık
Derken gümbür diye yıkılır
Sınıfın duvarları
Camlar kum olur yeni baştan
Mürekkepler su
Sıralar ağaç
Tebeşirler kaya...

Sevgiyle...

Çağlar dedi ki...

haha piyaaz tabi ya.
hastalıklı bir şekilde yazılarında kendimi arıyorum, ondan piyaz.

bi de pynir, evet keçi peyniri. kişilikli peynirleri seviyorum.

Sevgi Gibi dedi ki...

pizzaaaa. yok ama burada yapılan ve mecburen yemek durumunda kaldığım- çarşıya inemediğim için çoğunlukla kendimin yaptığı- pizzaları kast etmiyorum.beni her defasında "ciao bella" diye selamlayan, göz kırpan yakışıklı italyan ustaların ellerinden çıkan ve yeme şerefine nail olduğum pizzadır bu pizza :))
paralize etmek/olmak var, olanı beklemesi var bir de. en sevimsiz olanından.
gözü çıkası para var.
payelendirmek var, bazen sonrasında pişman olmak için
payda var, ortak ya da yok...
priscilla var, elvis e hiç yakıştıramadığım :))
pilili etek var , güzel ama şişman gösteren."fortmanto" "pardüse" ile aynı kaderi paylaşan.
pisuvar var, ama neden biz de kullanamıyoruz ki diye hayıflandığım :))
papatya var, en sevdiğim
pembe, ergenliğe girene kadar taptığım renk ;)

hasret senfonileri dedi ki...

Valla asil kadınsın.. Okumuş olman bir yana senin as/t/alet sonradan olma da değil belli!
Şu günümüzde sonradan türeyenlerin 3 er 5 er üremelerine engel olunması için prezervatifi yazmamışsın... zaten yazsan da anlamazlarlar zira bademler ona kaput der!!
sonra, saygılarımı sunduğum tedeka yer vermiş mi vermemiş mi bilemem ama sansıma PES ettiren Puşt gibi sık rastladığım bir tipi tarif eden kelimeyi de göremedim sevgili, atalet.. daha var bir iki tane daha ama neysssss - seee*

kumhavuzu dedi ki...

Pardon:)

laleninbahcesi dedi ki...

paçanga var...
Parka var
pancar patak var
pata küte girişmek var
paydos var
Prada var hehehe
ama ille de Pınar var...
o P harfi işlemeli havlunun ya da peçetenin hikayesini anlatmıştın blogcuda ...İnsanlar hayatımıza hep böyle girseler keşke, bu kadar zarif...
Öptüm Ataletim

Adsız dedi ki...

karga kus deil mi ....(

Adsız dedi ki...

ben de şaşırdım leylak dalı..
benden başka bilen olmasına..

gundulayı da bilir misin ki acaba..
ve aslan isimli romanı =)

güzelmiş preverin şiiri..
teşekkür ederim..

çağlarım bilirim..
çok sevdim senin şu "yazılarımda kendini arama" ifadeni..
hep onu yapmıyor muyuz aslında..
ama he yemek ve yiyeceklerde bulman da garip olmuş anacım..
=9

********

sevgi gibim..

pizza vet..
"baba nöbetçi...
oleyyyy pizzaaaaaa"

bizim evin pizza dialoğu..
ama bizim pizzacı da ciao bella demiyor.. =(..

paralize.. etmek ya da olmak...
bir de spastik..
ya da özürlü müsün ifadeleri benim günlük türkçemde pek yer alamıyor..
profesyonel terimlerim arasında ve ağııııır içerikli olduklarından..

ama beklemek ahh o ayrı bir kavram..

para var elbet..prestij var ve
prensip var bi de..
******

hasretim senfonim..

dedim yav..
peli küfürler dedim.. iki adet dedim..
e biri de puşt elbet..
ne garip ki.. puştu artık sinsi ve yalancı ve açıkgöz ya da kendini açıkgöz sanan gibi anlamlarda kullanıyoruz..
asaleti bilmem de ataletim tescilli..

ha bi de..
şu prezervatif.. balon yapardık ondan..
sağlık ocağında..
=)
amerikan balonu..
neden çok çocuk istiyormuş açıklık kazandı o konu..
30 yıl sonra yeterli genç olmayacakmış güzel yurdumda.. yaşlı nüfus olacakmış..
isveç gibi..
üstelik yetmiş milyon yaşlı =9 hiç çekilmez..

**********
pardon kumum havuzum..
şarkıdaki gibi..
pardon bakar mısınız..
tanışmış mıydık.. diyor ya.. sezenin sevdiğim şarkı söz yazarı bölümü..
onun gibi..

lalem..

parka güzeldi..
dönem giysisi..
ve keşkene de nerdeeeeeeeeeeee.. diyesim geldi.


sevgili adsız..
karga kuş..
asma suratını..
burası Pnin yeri..
nooldu gene..

sevgimle
atalet..

Sedencik dedi ki...

pir var artık her anlamda kullanılan...
ehi keçi peynirinin adresi için birde kahramanı önersem:)
sevgiyle...

Leylak Dalı dedi ki...

Sevgili Atalet,
Gundula'yı bilirim tabii ki, yeni doğan kardeşini kıskanan o şirin kızı, kitap hala kitaplığımda durur. Aslan'ı da . Ayrıca Halime, Kurtları Yıldıran Kış romanlarını da. Bembeyaz sayfalı, bez ciltli Doğan Kardeş kitapları, çocukluğumun bir numaralı arkadaşlarıydı ve ben uzun süre tek çocuktum, büyümemde çok katkıları var. Ne hoş ortak bir paydada buluşmak. Sevgiyle...

Adsız dedi ki...

sevgili leylak dalı..
içim ısındı size..
size doğan kardeş kardeşi diyebilir miyim..
bir de ricam oldu .. bloğuna bıraktım ol rica mektubunu =)..
sevgimle..

sedenimmmm..
pirim en şapkalısından.. =)

hehe ama kahraman kim onu bilemedim.. =D birden.. du bakiim düşününce bilebilecek miyim =D..
olmadı ipucu bırakırsın olmaz mı =)

sevgimle..
atalet..

Leylak Dalı dedi ki...

Doğan Kardeş kardeşim Atalet:)
Bu ne hoş bir duygudur, aynı kaynaktan beslenmiş olmanın getirdiği...
Gundula kitaplığımda lakin ben şu anda evimden uzakta Ankara'da oğlumun yanındayım, dolayısıyla kitaplık Antalya'da. ama o kadar çok okudum ki yazarı aklımda: Marie Louise Fischer. Antalya'ya dönünce size o kitabı yollamaktan çok büyük bir keyif alacağım, böylece kardeşlik pekişir:) Ben de daha başka Doğan Kardeş yayınları var nasılsa nostaljimi sürdürecek. Aslan'a gelince, maalesef o kaybolmuş kitaplıktan dolayısıyla yazarını da hatırlayamıyorum ama kitaplardan birine ulaşınca arka kapaktan buluruz yazarını nasılsa tanıtmışlardır. Noktacık ve Anton'u nasıl unuturum (şosonun ne olduğunu o kitaptan öğrenmiştim ben, hafıza ne tuhaf siz bahsedince aklıma geldi). Sonra Clementine Teyze'nin Arabaları vardı ve sirkte geçen ve bir köpeği anlatan adını anımsayamadığım bir tane daha. Antalya'ya gidince deşeceğim kitaplığı:)
Sevgiyle...

üçtemmuz dedi ki...

üns'ün ancak gelebildi tatlım. kusuruma bakılmasın.. hem burada değildim, hem de geldiğimde bilgisyarım format istiyordu. olsun geldim ya.:)
bloga yazı eklemek gerek evet. yazı eklemek gerek. çünkü kimliğimizin en özgür yeri burada. kalemini, dünyasını sevdiğimiz insanlar burada.neşesini sevdiğim, öperim.:)
(bana bir palamut yapabilirsin bir gün, isterim ben, evet.)
:)

Sedencik dedi ki...

balıkçı olanından ataletcim r.kavağı...
masada biri ''keçi peyniri isterim''diye tutturunca
muhteşem bir peynir gelmişti...
bir daha sefere sorayım...
bunuda kendileri yapmıyorlardır heralde:)
sevgiyle...

şafak dedi ki...

ya tamam : ) hadi bende geldim : )
değişse ya sayfa artık
böyle durunca bişimi oluyo
oldu mu,,ne ? tarzında
bi sevimsizlik çağrışiyo
/ ha bak şunu bana yapsalar sinir olurum : )
sayfayı yenile baskısı gibi gelir
ama kendim yapinca hiç valla sorun yok,,gayet rahatım : ))/
neyse
neyse ve
p
senin için
illede, illede hep
senin için ...
ee hadiiii : )

Adsız dedi ki...

ünsüm.. ne kusuru...
palamutu nasıl yapacağım .. ben balık sevmezken..
=P

en iyisi güzel yapan biryere konuk olalım..

sedenim ayrık otum..
balıkçılarda ne tuhaf şeyler çok güzel yapılabiliyor.. bulunabiliyor.. ilginç..
mesela ayva tatlısını da en güzel balıkçılar yapar.. =)

demek r.avağına gidilecek ve keçi peyniri sorulacak =)..

şafakk
gelesim var.. ama acaip işim var..
iş dediysem öyle yol su elektrik kazançlısından değil..

tık kapı pık telefon gereksiz hareketlilik yaratıp .. dikkat dağıtıcısından istismara girecek kadar yoğun bir ilgi isteme bombardımanı ..üff..
atalet

Adsız dedi ki...

Webmaster cok tesekkurler...

Selamlar Senay

Follow my blog with Bloglovin