26 Ekim 2010 Salı

oiçinodun..odoiçin



o için olta..
benim için eski bir anı..
çocukluğumda saime hanımın oğlunun beni kardeşleştirme girişimlerinden biri..
ama ben sürekli oltamı karıştırıp.. p kendininkini bırakıp benim oltamla ilgilenirken balıkların onu yemlerini yutup kaçtıkları..
çapari miydi yoksa.. onunki de düğüm mü olmuştu ama sonunda..
no balık bol sinirle eve dönüş ve "bu senin kızın"la başlayan cümledeki suçlama ve memnuniyetsizlik ..
sonuç..
kardeşleşememe..

o...
ilk yaz sinemasında..
iyi kötü ve çirkin filminin son sahnesinde.. biri sanırım iyi idi.. uzaklaşırken diğeri kuma gömülü olsa gerek ..
arkasından seslenir..
alt yazıda..
o... çocuğu diye geçer..
atalet.. ilkokul öğrencisidir..
sözcüğü bilmez..
en yüksek perdeden sorar..
halaaaaaa...
o çocuğu ne demek..
tüm izleyiciler döner bakar..

cevabı alamadım sanırım hatırlamıyrum..
ama kuzinim kıkır kıkır gülmeye başladığında dikkatim dağılmıştı..
ısrarcı olmadım zaten.. hayatta asla..
bir tek kezdir benim.. istek dilek ve taleplerim..
ya karşılanır..
ya sonsuza ya da kendim o işi halledecek hale gelene kadar.. susulur..
saklanır.. akılda hafıza..
kötü bir özellik..
galiba..
sanırım..

bu o... nın son anı hali..
o... çocukları isimli film..
benden ayrı filmi izleyen çekirdek..
/bu kıza başka bi isim bulmuştuk unuttum.. zaten sanırım onun da vakti geçti.. kadıncık mı desem ki.. /
neden o kadınları döbvüyolardı filmin başında dediğimde.. o... oldukları için demişti..
gerçek nedeni.. dönemi anlatığımda..
ki kısa ve hızlı olmalı anlatılan.. çünkü..
dikkat odaklaması kötüdür.. yengeçtir.. beladır.. ergendir bi de üstüne.. =D

kadının bu işi para karşılığı yapması mı daha kötü.. çıkar karşılığı mı bilmem..
kadının çaresizliğini kullanması erkeğin kullandırması mı kötü..
yoksa kadının bunu seçim olarak görmesi mi..
karışık bir konudur..
ancak..
o... dediğinde.. vesikalı vergili.. bildiğin kadın meslek grubu .. hüzünlü bir durumdur bana göre..

o için..
oda..
kendine ait olması kapısını vurup kapatıp başkalarını dışarda bırakabilme halidir..
benim için..
dünyayı .. herkesi..
vircinya için.. yazar olmanın birinci yolu..
kadın kişi kim olmak için.. oda.. o için..

olmaz.. eskilerde.. bir eylem bildiren sözcüğün.. geniş zaman çekimi iken..
şimdilerde..
olmazlanmak gibi bir kullanımını da duyduğum..
olmaz olamaz nidalarıyla türk senaristlerinin en favori tepki belirtme diyaloğu..

olur..
olmazın tersi.. zıddı..
o da bir çekim halinden terfi eden bir sözcük olarak yer alıyor dilimizde..
olurlamak olur vermek.. de var artık mutluyuz gururluyuz..

okumak..
süperdir.. nadir bulunur bir özelliktir..
yanısıra illa bir içecek.. belki bir müzik.. bir diz üstü battaniye.. yastık..
gibi konforlu donanımla birlikte.. tadından yenmez..
kitap göğsüne düşüp dalınan uyku en dinlendirici olandır..

okur.. yukardaki eylemi.. yapan ve bir gurme gibi okuyacak tadlar peşinde koşturup..
şarap tadıcı gibi..
yazarını yeni kitabını takip ederek.. tadım defteri gibi okuduklarından notlar cımbızlayıp..
parfümeri yerine kitapçılardaki o tuhaf kokuyu koklamaktan raf fareliği yapmaktan mutlu olan kişi..

ortamalı..
benim sık kullandığım saime hanımdan devraldığım bir sözcük..
demek ki malım kıymetli .. en azından bazıları..
=)

ortak..
içi boşalmış sözcük..
bence tedeke.. artık.. bu sözcüğü..
kazıklamak aldatmak için bir süre birlikte olunan kişi.. olarak çevirmeli..

olağan.. dediler mi.. içim tirer.. illa ki arkasında.. sıradışı ve önemli bişeyi saklamaktadır zira..
memleketim paranoyası.. başka bişi değil..

orda.. önüne hadi de gelip.. bir de gülücük konunca.. dudaklara..
şakalaşarak inanmama bildiren içinde bir tutam da şaşırma olan bir eski deyim..
bugünkü dilde..
"yok artık" oldu sanırım..

osuruk .. ağacı için....
laleeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee...
sana bi haberim var en altta.. =)

onaltı.. benim için iki tane önemli onaltı var..
biri şubat.. diğeri de mayıs..
bir de ağustos vardı sanki.. var mıydı..

onmak.. tamir olmak.. sağlığa kavuşmak..
içinde kavuşmak olmayınca..
size de.. mekanik gelmiyor mu ??

o için..
olasılık..

o için..
olanak..

olgunluk.. o için..
oje en kırmızısından..
oğul.. arı için.. bir de .. yirmilik için..
oğlak okul okşamak..
bir de oksijen.. o için..
orman .. oksijen için..
yaz için.. sonbahar için..
ama piknik için değil..

omuz.. ortam.. oyunbozan.. o için..
oynamak.. oyun için.. dans için.. /ki hiç sevmem bu ifadeyi/ rol için..

oyuncak..
beyoğlunda.. japon oyuncakçısı için..
bir doğum günümde bir gelip sonra gidiveren bebek için..
naci için.. samanlı ayım..
en son kocaman kadınken kendime aldığım klamsi bumsi ve mistır huk için..
bir kayip simurgdan gelen zıpzıpla.. diplomalarımın yanında sakladığım inek için..
bir saime hanımın oğlundan bir de.. benim kadıncıktan gelen..
ayıcıklar için..

oyuncak..
içimizde fırsat bekleyen.. şımarmak değil..
naif zevkler alabilmek için bekleyen..
minik ayrıntıları görebilmek..
bugün yarın olunca kandırmacasını sürdürebilecek gücü vermek için fırsat bekleyen çocuk için..
oyuncak..
o için..

*************

cumartesi.. hastanenin yakınındaki kestirme pasajdan geçerken hızlıca.. bir yeni açılan kitabevi gördüm..
eski kitaplarınız alınır yazıyordu..
ve vitrinde.. tam ortasında..
"bir genç kız yetişiyor"..
betty smith..
kuşe kapağı da üzerinde..
bilmeyenler için..
saime hanımın kütüphanesinden hırsızlama okuduğum kitaplardan biridir..
bir evinin yanında ağaca tırmanıp orda kitap okuma sahnesi.. ki osuruk ağacıdır o.. ve yine ki..
kitabın arkasında tuğba ağacı demektedir..
bir de soğuttuğu kahveyi lavaboya döken kızı için..

"her insanın ruhu biraz lüksle beslenmeli.. benim kızıma verebildiğim lüks bu haftada bir fincen kahvenin sıcaklığını avucunda hissetmek..
dediği sahnedir aklımda kalan..
ama özel yeri vardır benim için..
işte o kitap..
aldım hemen..
koydum kütüphaneme..
*************
pazar ..
kabukları kumları kaldırdım..
yapraklar tohumlar var.. artık kütüphanemde dekor olarak..
ve bir de kara tahtam..
ki onun silgisini .. balkonlu kadın yapıvermiş.. becerikli elleri kocaman yüreğiyle ..
morları da var elbet..
çocukluğumuzun kara tahta silgilerinden keçe..
=)

benim kara tahtam..
küre şeklinde..
ve üzerinde..
"ama gene de dönüyor" yazmakta.. şimdilik..

**************
şarap evet..
kırmızıya döndüm artık.. içim de ısındı ..
**************
dün akşam..
eve dönerken.. arabaların arasında..
elinde bir sürü bayrakla biri belirdi..
önce..
noooluyo dedim..
sonra haa 29u geliyorya dedim..
ama sonra yanıma yanaştı ve..
arabaların yollarını kesen .. dilenen erişkinlerin söylemlerine geçiş yaptı..
kalp ameliyatı olması gereken bir yakını için dörtbinlira toplaması gerekyormuş..

mendiller kalemler eşliğinde.. okul önlük kitap masrafına..
küçük kutulukuranlar yasinlerdua kitapları eşiliğinde.. yaradanın beni ve o an arabada olmadığından var mıdır yok mudur bilinmeyen çocuklarımın sağlı ve kazasız belasız kalma dilekleri..
ve hatta bakar mısınızlar eşliğinde başlayan.. hasta yakınına yardımlara alışmıştık ama..
güzelim bayrağım eşliğinde..
kalp hastasına yardım..
bu nedense çok içimi acıttı..
düşündüm..
bu bayraklara bir para verdi aldı..
az karla satacak..
yirmidokuzu geliyor zaten..
sokak satıcıları dolacak etrafa..
raici de belli olacak..
ama neden neden yanına.. bir de kalp hastalığı katıldı ki..
bayrağın artık "hasta birinin" varlığına gereksinimi mi var kendini sattırmak için..
dedim ..

işte öyle..
****
pese.. saime hanımın oğlu benim özkardeşimdir.. kardeşleşememe hali ille üvey olmayı gerektirmez..

Image Hosted by ImageShack.us

9 yorum :

laleninbahcesi dedi ki...

O dedim mi aklıma odun gelir ... odunu damttı fiziksel bilimler dersinde mor bir su aktı... Elim yandı o sırada. Hoca deney yapsın sen bak değildi bizim fiziksel bilimle öle... anlı şanlı deney tüpleri ispirto ocakları vardı her bikesin... ben hep yakardım ellerimi. Deli Nigarda annemin arkadaşıydı... evlerden ırak.

O... çocukları filmini çok sevmiştim ben. Hatta yeniden bile seyredebilirim.
Ogüst Komte var bi de... pozitivist falan işte.

Onca Yoksulluk Varken diye bi kitap var... Emil Ajar2ın yeniden hatırlansın diye

Öptüm ataletim.

üçtemmuz dedi ki...

okaliptüs benim için. ferahlatıcı ve taze.

harflerle tüm geçmişin üzerinden geçmek sabır istiyor di mi? ama kafa dağılmadan, sistematik bir şekilde bunu yapmanın daha iyi bir yolu yok galiba. her imgeyi al tozunu sil, kimini parlat, kimini çöpe at. düzenle..bugüne geldiğinde her şey daha anlamlı görünecek sana. ama bu işe yarar mı onu bilmiyorum. umuyorum yarasın.

Sevgi Gibi dedi ki...

oya
oyalamak. yazma oyalarken düşünürdüm hep böyle keyifle yapılan bir şey bide neden başka bir anlamda, iç sıkıntı belirten (yapacak başka bir şey yok bununla oyalanıyorum işte gibi...) bir anlamda kullanılır diye.(bu oyalanılan şey insan da olabiliyor üstelik)

pazarlama stratejisini de gayet "başarılı" buldum. "büyükler" in stratejisi de böyle ve gayet güzel de işliyor baksana!!

.. dedi ki...

o için off.
bi de önceki isim fıstık mıydı bişeydi çekirdek için. ama "kadıncık" oldu bence.
bi öpsen ya ataletim, enerjiye çok ihtiyacım var. 8(
oofff.. o için.

şafak dedi ki...

o
öyle birinci tekil şahıstır ki
hepimizin ömrüne uğrar az yada çok : )
ben ve sen rastlaşmalarında hayatın
deneyip biz
olamayanların
sonradan kurduğu cümlelerin genelinde çok kusur yada kabahat yıkılmaktan ağırlaşmış öznesidir bir sebepten hep kulağı çınlatılandır o, çoğu zaman ...
yada yüzü şekli adı olmayan
ama bi gün hep çıkıp geleceği
ve bir için eksikliğini sırf gelişiyle dahi tamamlayacağı
ve boşa geçmedi ömür dedirteceği
hayalidir kişinin, o ...
ben
ve
sen
den sonra gelsede
ben
ve sen
kadar çok yer kaplayandır kısaca : )
güzel olsun gün, olur mu : )

Sedencik dedi ki...

oltu var birde ...
erzurumu çağrıştıran kehribar kılıklı taş...
oda ve okumak
birbirini gerçekten en iyi tamamlayan iki sözcük...
ama şu ortamalına şaştım...
haftada 10 15 kere yüksek sesle söylediğimi hatırladığıma göre...
biraz fazla mı kıymet biçmişim çok şeye ne :)
sevgiyle...

Oya dedi ki...

o..
sevgi böcüğümün dediği gibi,
oya'nın o su bir de ataletim..
hani şu bir doğuran,
pir yok olan oya'nın o su..
hani dünlüğü olan oya'nın o su..
hani edepsiz olan, doğurunca uslanıcam sanan ama aksine daha da edepsizleşen oya'nın o su..
hani bir süre amerika'da ikamet eden,
ama artık türkiye sınırları dahilinde yaşayan oya'nın o su..
hani her ne kadar vefasız olsa da sizi / seni çok seven oya'nın o su..

hamiş: blog maceram bilinmeyen bir süreliğine bitti belki ama takip sürecim bitmedi.. hele de öpücük olayım hiç bitmedi.. mucukssss deyü.. sulu sulu :)

hasret senfonileri dedi ki...

Hasta birinin varlığına gereksinimi olan bir bayrağın ülkesinde, yalanlarla OY dilenenlerin o ülkeyi satamadan Onkolojik hasta olup gebermelerini dileyen bir Ozanım ben!! ONAYlanırsa eğer!!

Adsız dedi ki...

lalem..
heryerde.. ben türkçeleştirip yazıyom da şu ecnebi yazarları..
ama gözümün önünde yazılışları gelmiyor harfleri yazarken..
ogüst evet.. =)..
ve evet.. onca yoksulluk varkeni çok severek okumuştum ben de..

**********
üçüm temmuzum..
harflerle tüm geçmişin üzerinden geçmek sabırdan çok rahat bırakılmak istiyor..
serbest çağırışım istiyor..
insan akar gibi yazıp sonra okurken kendi şaşırıyor..
bir nevi psikanaliz.. =D..
ha gerek var mı dersen..
yok ..
son yüzyılın en dengeli ataletiyim.. ne salınımlı dalgam ne zıplamalarım var .. ama psikanaliz de en az beş yıl sürüyor..
naaparsın ??

***************
sevgim sevgi gibim..
oya evet.. hele de mor iğne oyaları..
=)

pazarlama..
incitici idi..
tabi benim gibi görüp düşünen olduysa..
başka..
**************

burdam.. saklambacım.. iki noktam..
ay çöreğim..
sıcacık öpücükler bıraktım boy boy..
kimi minicik.. kimi muahhh diye beş satırlık..
ne zaman gerekirse diye.. ne zaman istersen diye..
sen de aynı kentte olamadığım için üzüldüklerimdensin..
kahve konyak şarap ya da bitki çayı ile dizime yatırıp şefkat gösteremediğim için..
***********
şafakk..
isterdim..
o deyip..
iki değil üç nokta koyup ..
hayallenmeyi..
ama ııh olmadı..
bende pek hayal uyandırmadı..
bildiklerim bilinmeyenlere yer bırakmıyor..
fırsat vermiyor..
sanki..
***************
sedenim ayrık otum..
oltu taşından ağızlıklarım var benim..
iki tane...
brini kaybettim sanıp bir tane daha getirtmiştim.. sonra buluverdim ilkini de..
ince zarif ve gümüş telkari işlemeli..
=)
*******
oyası..
hoş geldin..
=)
sitam etmem edeni de sevmem..
oyüzden senin o kendin için dediklerini ben demezdim asla..
kızımız nasıl.. çekirdeğimiz..
=)
kocaman olmuştur kesin..
az daha büyüsün.. ona blog açıcam ben..
annen yapamadı sen yaparsın da dedim mi tamam..
ezelebed var olan anne kız çatışmasından faydalanacağım evet..
***********
hasret senfonileri..
içinde kabaran öfkeyi pek güzel anlamakla beraber..
bir tek yere karşı çıkacağım..

şu ceza olarak hastalık yönermesine..
hem yapımın hem de hipokratımın etkisinde kalarak..

yaradanım.. kibelem bildiği gibi etsin ve edecektir.. zaten eminim.. ademoğlu insan kızı varolduğu günden beri.. ne güçler ne iktidarlar.. gelmiş gitmiştir.. bu da geçip başka dertler bizi bekliyor olacaktır nasılsa..

=)
************
sevgimle..
atalet

Follow my blog with Bloglovin