3 Eylül 2010 Cuma

vircinyaya ek yaptım envircinyasızından..

termometreler kırılınca ne sevinirdik hatırlayın..
birparça cıva saçılırdı yerlere..
yakalamaya çalıştıkça kaçışırlardı..
anneler hayıflanırdı.. “ah temometre kırıldı” diye.. biz mutlu oyun çıktı diye..
gerçi artık cıvalı termometre kırılınca ohal ilan ediliyor..
cıva sağlığa zararlı.. imiş..
yani biliyorduk da..
bir termometre dolusu cıva için eldiven giyip maske takınca bizim teknik ekip yadırgadım doğrusu..
serviste nükleerfüzebaşlığı bulmuş gibi davranıyorlardı..

evet.. cıva diyorum.. hareketli ele avuca sığmaz.. ve kontrol edilmesi güç..
şimdi..
kıralım birden fazla cıvayı..
gözardı edelim zehiri..
toplanacak bunlar diyelim birine ve aynı anda da yazı yazacaksın.. kitap öykü blog.. yazacaksın diyelim..
işte yaşam böyle..
cıva gibiler benimkiler.. biri biterken öbürü başlamıyor.. genellikle aynı anda farklı yer ve konumlarda farklı şeylerle başlarını belaya sokuyorlar..
tamam artık sen bittin düştüm seni demirbaştan dediğim dediklerim bile.. becerip başarıp.. hala listede olanla bağlantılı bişi çıkarıyor ki..
atalet beyinsiz kalsın..
oysa yol ayrımları ve keşke düşüncelerim vardı güzel güzel yazılacak.. unuttum kaçtı zincir..
*********
bittin artık oldun.. dediklerimden biri bu sabah tamamen tesadüfen yabancı dil sınavına girdi..
önce unuttu uyudu saatin dokuzuna kadar.. bir arkadaşı arayınca hayatımı kurtardın dedi hazırlanırken ağırdan aldı da aldı.. yakın diye sınav yeri.. dalgalar geçti benimle..
bir kaza filan olsa yol tıkansa demelerime paranoyak muamelesi yaparak..
sonra başka yerdeymiş meğer sınav şehrin daha kalabalık daha uzak yerlerinden birinde..
telaşlandı biraz bin taksiye git dedim ben de..
yetişmese arardı diyerek sıktım dişimi..
yetişmiş..
sonra da paranoyaksın anne!!!..
beni siz delirttiniz diyorum gülüyorlar..
gençlik kıtıkıtına ve adrenalinle yaşamayı hem kaldırır hem sever..
aslolan yetişmiş olmaktır..  sorun yoktur..
bir gün.. biliyorum.. gecikmemek için önceden plan yapıp paranoyaklaşacaklarını..
hayat kimseyi o kadar rahat bırakmıyor..
yoksa bırakıyor mu??
**********
pese1..mutfakta düşünülen.. ya da içinden mutfak geçen notlar yazmışım sağa sola..
onların üçünü topladım.. biraraya..
kararlıyım ben bu kitaplaşma işinde..
blogtan ya da defterden..
hepsibirarada..kimi de henüz beyinden..
hatta seri mi olacak ki..
şehirde..
koridorda ve mutfakta geçenler..
=)
*****
peseiki..
yazı tarzıma karar veremedim ..
hiçbir editör benim bu ille de iki noktalı yazımımı kabul etmez..
ben de düzgün cümleleştirmeyi denedim daha önce bir öykümü..
öykü olarak güzel oldu ama “ben” olmadı.. yabancılaştı..
gerçi yaratıcı yazarlık atölyesinde yazıdan yaancılaşmamız gerektiği söyleniyordu..
ama ..o zaman da içim ısınmadı..
içi ısınmayınca..
bir yazar..
yazdığını kabullenip bağrına basar mı..
ne dersiniz diye bir sorayım dedim..zıplamadan hoplamadan konuyu koparıp da kırk bir düğüm atmadan.. ama yine her soluk alma cümle bağlama yerinde iki adet noktası olan.. başı sonu ancak paragraflarla belirlenmiş bir yazı.. basılmaya ve okumaya değer mi??..
**********
başlıkta vircinyayaek yapma nerde derseniz.. eh orda.. termometrede işte.. cıvada..
kendine ait bir odan olduğu gibi..
cıvan da olmayacak etrafta onu dedim..
**********
“yaşam bir bozuk para gibidir..
neye harcadığının önemi yoktur..
ama sadece bir defa harcayabilirsin” demiş..
tişbankasından olmayan hatta teceden de olmayan biri.. bir kadın..lilyan diksın

9 yorum :

.. dedi ki...

lütfen iki noktalı olsun.
"sen" olduğu sürece okunmaya, basılmaya, alınmaya.. herşeye değer.
ve iki noktalıyken, çok "sen"

Adsız dedi ki...

=) teşekkür ederim..
iki noktam saklambacım =)

atalet

laleninbahcesi dedi ki...

bak ne dicem... ben fiziksel bilimler okuduğum için diyorum hemi de... kıs biz labaratuvarlarda odunu damıtırdık, civayı neyin buharlaştırırdık... ne maske ne eldiven anacım çıplak el, evet ilk kez olunca bizde epi bi kovalamıştık masada civaları ama... bizim hayatımız sudan ucuzmuydu ne...
bi de takılma şu yazım tarzına , sen kendi tarzınla yazmalısın, ay adını hatırlamadığım bir yazar hiç noktalama işareti kullnmadan yazıyo ve basılıyo... hatta kitaplığımda var bulabilirsem. HEHEHEH Ece de beninm yazıları edit edecekmiş... yazdıktan sonra hiç okumuyom ya :)))

beyaz gelincik dedi ki...

seviyorsundur belki
adrenalini ataletim,fidanım...
gençlerle birlikte
olunca hele...
yazının atelyesinde öğrenmişsin
neyin ne olması gerektiğini,
yaz sen her türlü okunur
eminim.

Sedencik dedi ki...

bizim evin civaları kilit altındaydı ..
bulduğumda sırf o civa için kırardım termometreyi çook keyiflidir:)
civarındaki cıva gibi olup sorun çıkaranlara civa muamelesi yap...
tek tek iteleyerek birleştir tek sorun olsun:))
korumaya al kenarları dağılmasın:))
ve dilediğin gibi yaz...
elbet bir basan bulunur :))
sevgiyle...

Sevgi Gibi dedi ki...

evde cam bir muhafazanın içinde cıva var, ara ara sallarım onu, gözlemlerim fakat hiç açmaya teşebbüs etmedim. nedense artık !
hayat bildiği gibi geliyorsa madem yazım tarzı da neden öyle olmasın ki atalet?
standardize edilmeye hayır diyorum ;))

Adsız dedi ki...

lale.. ben seni editsiz seviyorum.. =)
eceye söyleyelim yapmasın ..
*********
dilaram .. sanırım beninki yenim dar yerim dar meselesi..
=P..
bir de adrenalini sevmeyen çoktan ölürdü bizim evde.. =D..
*********
sedenim ayrık otum..
ııh bizimkiler birleşmeye pek karşı..
ondan zaten cıva gibi demem..
böl ve delirt programı uyguluyorlar..
=)
**********

sevgim lethem..
aman o cıvalı cam dedikleridir.. ..
sakın nğükleer tıpçılara haber vermeden kırayım deme ..
bi de..
hadi slogan yapalım..
kategorize ve standardize edilemeyenler birleşelimmm

atalet

uctemmuz dedi ki...

sevdiğim canım kızlar'ın hepsi bir arada. sizi böyle cıvıl cıvıl civa gibi görmek bir zevk efendim.
okudum ve önemsedim, okuduklarım beni gülümsetti yer yer hatta.
ama
olan şey
benim onu yorumlayışım
sonra bunu aktarışım arasında kopukluklar var.

başka bir dünyadan gelmiş gibi
hülyalı-hüzünlü-salak bakıyor ve konuşuyorum bu aralar.
delireceksem niye bir an evvel delirmiyorum ki diye de düşünüyorum.

civalı termometre notu:
burada pek saygı görürdü kendisi. en çok ona güvenilirdi.
yasaklamışlar.
dıt dıt öten derecelere kaldık.
amannn...bazı şeylerin moda gibi gündemde olup sonra da tü kaka edilmesi ayıp.
sağlık in-out'u.
sağlığın saygınlığına bari el sürmeseydi şu pis kapitalizm.
benim metodum: "nenem kullanıyor-yiyor- içiyor idiyse...o şey iyidir. değilse, soru işareti."
neden bu kadar taktın ama dersen:
civa güzeldir ya, ele avuca sığmaz, neşelidir. ondan

Adsız dedi ki...

üçüm temmuzum o bakış açısını sanırım..
herkes hepimiz zaman zaman yakalıyoruz..

benim var öyle zamanlarım..
hatta şu üstteki yazı-konuşmaya.. lüks diye bile bakabildiğim zamanlar..
evet ..

gelelim cıvaya.. ele avuca sığmadığı kesin..
=)
belki ruhumuz gibi..

atalet

Follow my blog with Bloglovin