7 Eylül 2010 Salı

bayramtebrikifilanolmayanyazı

 

eva_herzigova_dom_perignon_rose

birkaç not.. öylesine..

bir zamanlar bayram “konsepti” vardı gerçekten..

tatil olması dışında..

insanların tanıdıkları yakınlarıyla..günlük hallerden sıyrılmış.. daha şık daha kibar daha keyifli şartlar altında görüşmesi..

yalnızca misafirin değil ev sahibinin de.. sokaklık giysilerini giymesi vardı..

belirli sabit  programlar vardı yapılan..

biz halama giderdik..

nadide hanıma.. ailenin en büyüğü oydu..

saime hanımınkiler zaten istanbul dışında idi..

sabah babam namaza giderdi.. sessizce..

yılda iki adet bayram namazı..

saime hanım bizi o dönmeden uyandırırdı..

yıkanır giyinir beklerdik ben ve saime hanımın oğlu..

eve gelirken börekçiden üzerine pudra şekeri dökülerek yenilen “bayram böreği” getirirdi cemal bey..

önce hemen elini öperdik .. harçlık kapardık.. sonra kahvaltı keyfi.. börek soğumadan.. ılık ve tatlı.. sonra bayram için alınmış ama o sezonun “yeni” olan giysilerini giyerdik..

sonra nadide halamlara doğru yola çıkardık..

öğlen yemeği için..

babam hep aynı goldenin bitter çukulatasını alırdı..

hilal hanım ve eşi ve çocukları da gelirdi.. naci bey hep aynı şamfıstıklı açık yeşil kağıtlı çukulatayı alırdı..

nadide hanımın eşi.. hep.. aynı yuvarlak parlak kağıtlı çukulatayı ve badem şekerini alırdı..

aynı şekerliğe konulur bizi beklerlerdi..

her yıl..

her zaman evin en küçüğü olarak bana tut bakalım bayram şekerimizi derlerdi..

en büyük hanımdan en gence.. en büyük erkekten en gence.. tutardım..öğretildiği gibi.. bu diziyi sürdürmek için.. salonu birkaç defa çaprazlama geçerek..en son kendime..

on kişi bir sofranın başında.. sohbetli keyifli.. mönü her yıl hep aynı..

öğleden sonra ailenin daha uzak akrabaları gelirdi nadide hanımlara..

çay.. pasta börek.. sohbet.. uyum.. sabit şeylerin verdiği emniyet duygusu.. güven..sonra eve dönüş..

tren.. vapur.. çok yorulduysam ve yeterince küçükken.. babamvay ..

ikinci gün biz çocuklar özgürdük..

saime hanımlar kendi dost ziyaretlerinde..

üçüncü gün.. nadide hanımlarla hilal hanımlar karşı ziyarete gelirdi..

evler daha aydınlık daha parlak sanki..

tabaklar.. bardaklar.. yemekler hem yeni hem bilindik ..

bir oyun gibi.. tiyatro sahnesi..

her zamanki ziyaretlerden farklı sanki..

öyle pudralı kalmış anılarımın damağında tad olarak..

büyüdük sonra..

evlenenler oldu kuzenlerden abilerden..

 

aile ele karıştı..

kuzanlar evleri ayrılınca.. öğlenleri gelmemeye başladı.. nadide hanımlara.. kayınailelerine gitmeye başladılar birinci günlerde.. ve kendi ailelerine..

sonra..

saime hanımın oğlu evlendi.. torunlar katıldı çevreye..

bayram sabahları kahvaltıya.. saime hanımlara gelmeye başladılar..

öğlenleri kayınaileye gidiyorlar akşam üzerleri.. halalara..

hatta..

bazen biz birine gidince.. ay şimdi çıktılar.. denilebiliyordu..

saime hanımın abisi pötisi fetisi istanbula taşındı sonra..

onu da ziyaret etmeler başladı..

sırayı ilk bozan..

bayramda tatile giden ilk giden kimdi bilemedim.. saime hanımın oğlu mu.. hilal hanımın kızı mı..

torunlar tutuyordu artık bayram şekerini..

şekerlik ve alınan çukulatalar değişmese de..

önce.. nadide sonra hilal hanımın kocasını kaybetti aile..

ama sürdü ziyaretler.. değişse de..

nadide hanımın artık çukulataları yıl boyu bitemiyordu.. her yeğen elinde bir paketle geliyordu.. divanınpelitinderken hatta lindtin çukulataları eklendi .. goldene ve mabele..

zaman aktı beklemedi.. ne zaman televizyon sesi doldurmaya başladı edilmeyen sohbetlerin yerini..bilmiyorum şimdi..

yirmiliğin ilk bayramında..

babası askerde idi yakın bir ilde.. onu g.. de  ziyarete gidebilme fırsatım vardı..

ama bayram ritüeli sürmeliydi..

sabah kahvaltısına saime hanıma gidilmeliydi.. şehirdışına gidişi öğleden sonraya erteledim..

anne oğul..

burdaki anne atalet öncesi halinde.. halim selim.. pek kibar.. bir xx modelidir..

aldık elimize şekerimizi..

sabah kahvaltı saatinde çaldık zillerini..

şok..

sofra iki kişilik..

noluyor dediğimi biliyorum..

a sizi g..’ye gitti sanıyorduk .. dedi saime hanım acele iki tabak daha eklerken..

bu yıl saime hanımın oğlu..

bayram kahvaltısını.. eşinin kayın.. dıdısının dıdısında edecekmiş.

nadide hanım ölmüştü zaten..

bayram böreğinin.. k.rt böreği adıyla yıl boyu satılıyor olduğunu öğrenmiştim..

ama benim için bayramı bitiren o kahvaltı olmuştur..

bizim evde.. yeni giysi miysi yok..

zaten habire alıp duruyoruz.. eski kavramı kalmadı ki.. “yeni” olsun..

bayram tebriki yok..

ruhu yok..

bir iki şeker ve telefon servis sağlayıcısının verdiği gazla.. bukadar olur dercesine..bayram “kavramı” içi boş..

ya da deliye hergün bayram  ..

biz bu kadar meraklı iken

kendi geleneklerimizden kurtulmaya..

yok ki gereksinim..

yabancıya düşmana farklı diyalektiğe..

içiboşyaşamlar yaşıyoruz..

***********

culive culyayı izledim.. geçenlerde..

okuduğum romanların filmleşmiş halini nasıl sevmiyorsam onu da sevmedim..

***********

anneler ve kızları diye bir fransız filmi izledim en katrin dönövlüsünden..

yakında bir başka filmini daha izlemiştim..

yaşlandı da artık filmlerini getirmiyorlar sokmuyorlar vizyona.. eskiden gündüz güzeli yaşındayken .. pek bi favorisiydi tecemin sinemalarının magazininin..

dmeme o ki… katrindönöv zarif bir kadın.. ama rol filan yapamıyor.. ve her iki filmde de… çalışan kadın yaşamı ile kızıyla pek de geçinemeyen kadın rolleri içinde.. pek yapaydı..

***********

şu benim tavana uç ordan bak.. yetmezse daha yüksel mahalleye bak.. daha yüksel şehire ülkeye hatta dünyaya bak..

bak da gör..

o içinde olduğunu sandığın sorun sorun muymuş..

diye kendimi avutmalarım vardı ya..

yandaki platon birgün.. kitabının bir bölümünde..

bunun.. “tanrılaşma” olduğunu yazıyordu..

sorunun ortasında iken.. sorundan yabancılaşarak daha iyi çözüm bulunabildiğini söyleyen psikolojimin danışmanları..

duydular mı bilmem..

ama ancak tanrı sorunların dışında kalabilir ve onlara uzaktan ya da yukardan bakabilirmiş..

şimdi bu pencereden bakarak yeniden incelemekteyim kendimi..

ve yaptığım hataları..

acımadı ki.. acıtamadın ki..leri de yanına koyarsam..

epeyi bir.. incelenmeye değer.. saçmalık yaşamışım yaşatmışım meğer..

ha bir de ekzistansiyalistmişim meğer ben onu anladım..

****************

resim mi..

güzel kadın ve güzel içecek ..

ve güzel iç çamaşırları bir arada olunca..

bayram niyetine dedim..

bir de sevgi gibiye.. bir gönderme olsun dedim..

10 yorum :

Sevgi Gibi dedi ki...

sondan başlayayım :)
o gönderme güzeldi, babam belki de hurilerin elinden içiyordur şimdi sektini diye düşünüp keyiflendim nedense, çok teşekkür ederim atalet'im...
o güzel bayramları hiç yaşayamamış olmanın burukluğunu hissediyor olsam da bir geleneğin yavaş yavaş nasıl da öldüğünü görmediğim için de mutlu sayıyorum bir yandan kendimi. görmüş olduklarım ve de görecek olduğumu düşündüklerim yetiyor zira.
ve "tanrısallaşma" O'nu oynadığımı hissediyorum ben de uzun zamandır. silkelenip kendime geleyim diyorum ancak öte türlüsü nedense daha zor geliyor bana. bir orta yolunu bulurum umarım.
ve evet bayramını kutluyor sarılıyor, çikolata yerine de öpücüklerimi hediye ediyorum sana...

Leylak Dalı dedi ki...

Ben bu yazayı çok sevdim, öyle ki benzer bir yazı yazmak geldi içimden. Kıskandı demezseniz yazacağım zaten bloguma:)) Belki geçmişe küçük bir yolculuk yorgun ruhlarımıza iyi gelir.
Sevgiyle...

Adsız dedi ki...

çikolatalı pasta yer gibi okudum.:)

.. dedi ki...

yine izler gibi okudum yazıyı.
bi sıkıntı çöktü son sahnelerde içime ama.
bizim de eskiye nazaran seyreldi "bayram havası" eskiden daha bayramdı, daha heyecanlıydı, daha sabırsızlı herşey. yada belki sadece biz daha çocuktuk, ondan.
ama yine de "bayram", yarın benim için.
bayramlığım yok, bayrama özel yeni bir ayakkabı, yeni bir giysi almadık. dediğin gibi zaten yerli yersiz alıyoruz bişeyler.
işte onlardan birini giyeceğim yarın. ve şimdi, tam şu anda düşündüm de, annemlere gidelim kahvaltıya bence. sabah, bayram sabahı gibi olsun.
babam da, sel de, kardiş de giderler bayram namazına. eskiden bayram namazına gidenler eve döndüğünde kahvaltı ve ev sakini hazır olurmuş evet, şimdi öyle olmuyor, biz kadın milleti ancak onlar gelince uyanabiliyoruz. ama sonra güzel bir kahvaltı hazırlanır. zaten 1 ay boyunca oruç tutmuş olanlar için, o kahvaltı çok kıymetlidir. kahvaltı sonrası hazırlanma, giyinip süslenme başlar bizde. herkes hazır olunca da, öpüşüp bayramlaşma. 8)
gideceğim...dur sayayım, annemleri de sayarsam eğer, 5 yer var benim.
tatlısıyla, çukulatasıyla, likörüyle bayram işte oralarda.
sarılıp öperim ataletim.
8)

laleninbahcesi dedi ki...

senin yüzünden dün gece rüyamda bile bayram gördüm:))
Biz de koca sabah bayram namazına gider.. kap sesini duyunca gidiyormusun derim O da geldim der:))) bakar ki herkes yatak da yeniden yatar:)) Sonra upuzunnn bir kahvaltı... masa özel hazırlanır ve herkes giyinip oturur... Telefonlar çalmaya başlar... İlk önce kocanın yeğenleri gelmeye başlar... Sonra Cancan gelir ki en keyifli kısımdır... Akşam biz çıkar görümceme gideriz... oradan geç döneriz... Ha ben bi de bayrama özel yemeklerimi yaparım ev den çıkmadan yemeğimizi yeriz... Yemeğimize mutlaka katılanlar olur... o yüzden pilav hep üç ölçü pişer:)) İkinci günden sonrada koydunsa bul bizi ev de:))) herkes bi yerlere kaçar... Anam ben bunları sana yazacağıma niye kendi sayfamda yazmadım ki... yok yok var sen de bişi buraya gelen dökülüyo:)))

Öptüm çok çok

Çağlar dedi ki...

Bence hala var o ev sahibinin de iki dirhem bir çekirdek giyindiği misafirlikler.
Ha tabi sen bunlar artık yok diye yazmamışsındır da, ben yine de öyle okudum, ne yapalım. Öyle okuyunca da böyle yorum çıktı.

hasret senfonileri dedi ki...

Nefisti... Yok pudra şekerli börek değil.. senin yazın nefis olan!
Zamanda yolculuk yapmamaya çalışıyorum son günlerde.. gidip bir yerlerinde takılıyorum gittiğim yerlerde, dönemiyorum çünki..
Seni okurken de öyle oldu.. daldım gitti.. hadi sayfa yukarı!!! yine takıldım bir yerinde... hadiii yine başa çık!!
Ben bu anlattıklarının nadide hanımı olabilirim.. nadide olduğumdan değil tevellüt babında!!! öyle olduğu halde o zamanlar da bizdeki nadideler "nerde o eski bayramlar" klişesini basarlardı sevgili atalet..
Şurası bir gerçek ki hanelerdeki veletlerin hiç birisi "nerede o eski bayramlar" demeyecek!

Yazılarının müptelası olduğumu söylemek istiyorum 90a yakın açılmamış patlak kolilerin arasında oturduğum şu an. ANLA!

Adsız dedi ki...

teşekkürler.. hasret senfonim..
yeni ve güzel dostum..
veletler demesin..
zaten..
yeni günlerinde güzel şeyler yaşasınlar.. bir öncekini özlemesinler..

örneğin benimkiler.. ki biri her daim pek sıkılır herşeyden onu saymam.. ama diğeri de sıkıldı..
demedi bişey ama..

sıkılmasın..

bi de sen nadide hanım olamazsın o nerden baksan iki asır öncesinde doğmuştu.. 1898 desem =P..

ben o eski günlerdeki sakin ve güzel atmosfer olmasa .. bilmem ki bizler daha az hüzünlü mü olurduk ki.. diye düşünüyorum..
aslında..

ama olduğum gibi olmayı .. kabullendiğimden fazla da deşmiyor bir armağan gibi tutmaya çalışıyorum olanı..

*****

çağlar..
olmaz mı..
şık şıkırdım hafif sınıra madam de la bişi bişi gibi giyinir hatta bloun sahibesi..
=P

******
lalem..

hareketli bereketli bayramların sürsün.. torunlar torbalar olsun diyeyim.. =9..
yakışır sana..

********

saklambacım.. iki noktam..
en şenlikli bayramlar diliyoru sana çokkk içerlerden..

bi de..
çok keyifli bir ektra bayram tadında bir kutlama da olsun en kısa zamanda..
=9

******
kim o diş diş gülen çikolata seven adsız bilemedim..

ama sevgilerimle dedim.. teşekkür ettim =)..

******
leylak dalı..
hoş geldin iyi bayramlar olsun ..
=)
demem bişi demem..
=)
gelip okuyacağım ..hatta.. keyifle..

*************
sen sakin kendine yeten bir çocuk muydun sevgim sevgi gibim..
işte o çocuklar patırtının içinde yer alamıyor..
etraflarından akıp gitmesine izin veriyorlar hem patırtının hem hayatın..
bırakalım mı böyle olduğumuz gibi..

sevgiyle..

atalet..

beyaz gelincik dedi ki...

bayramın kutlu olsun ataletim...
pudralı börek tadında...
gidenlere rahmet olsun,
bize o günleri yaşattıkları için...
kime yazıklar olsun diyeceğimi bilemedim biz onlar gibi yaşatmayı beceremedik diye ,...
yukarıdan bakmaya çalışıyorum şimdi.

Adsız dedi ki...

teşekkürler dilaram..

çok yukarı çıkma..
ve hasızlık filan yok..bize yapılmasına izin verdiklerimizden başka..

atalet

Follow my blog with Bloglovin