11 Eylül 2010 Cumartesi

ordanburdanpisiden

evdeyim..

öykülerimi toparlıyorum..

bir de..

teve izliyorum..

sabah bah.ede yapılmış olan zararları gidermeye çalıştım yoruldum..

tevede bir kadın bir dizide söyleniyor..

ben kurabiye bilirim.. topkek yapmayı bilmem diye söyleniyordu az önce..

sonra kızına nasihat vermeye başladı..

“abc sennin liman ilişkin” dedi..

anlmayan kızına şöyle açıkladı..

“abc hep vardı oysa efg yeni bilinmeyen.. eğer iyi gitmezse nasılsa abc var diyebileceksin.. bırak gitsin ..

aynı kurabiyelerle topkekler gibi..

kurabiyeler geçmişte.. topkekler ise gelecek..”

o sırada topkekler yandı..

fırında..

“geleceğiniz yanıyor” dedi

o esnada mutfağa giren kocası..

aaalarken uuularken kadın.. kocası belki gelecek dunatlardadır dedi..

kadın.. öfkeyle

“gelecek.. ben sana geleceğin ne olduğunu söyleyeyim..

gelecek 22 yaşında düz karınlı topkek uzmanı kadınlarda otuzbeşyaşından büyük herkesin ölmüş olmasını istiyorlar” diye söylenerek çıkıp gitti mutfaktan..

 

konu mutfak ve kadınların mutfak “düşünme sistemlerinden” açılmışken..

şarap ve peynir tabağı dışında hiç birşey hazırlamayı sevmeyen benden bir öykü size..

mutfak öyküleri dosyamdan.. bayram armağanı..

*********************

“domatesli şehriye çorbası..

bayram tatilinin üçüncü günü..

yardımcısı bayram boyunca izinli..

dolapta hiç.yemek kalmamış..

bir yandan yemek pişirirken bir yandan o gün yapacağı diğer işleri planlıyor..

yılların deneyimi ile hızlı bir aşçı.o..

mutfakta işi çabuk bitiyor..

yemek piştiğinde acıkan var mı diye sesleniyor..

ben tokum cevabı geliyor oğlunun odasından..

kızı zaten evde değil..

o sırada çocuklarının babası uğruyor ve hemen çıkıyor..

yemekleri soğumaları için plastik kaplara boşaltıyor..

ve birden hatırlıyor..

o akşam üzerini hatırlıyor..

kadın iş çıkışı nadiren program yapabiliyor o zamanlar..

oğlu henüz çok küçük..

evde bakıcı var..

ve tüm bakıcılar gibi o da işten çıkış saati konusunda çok hassas..

kadının kendi işten çıkış saati için hiç olamadığı kadar hassas..

ama kadın da bakıcıyı önemsiyordu..

oğluna iyi bakıyor ..oğlu kadını seviyor..

o yüzden bakıcıyı küstürmemek için..

eve geliş saatlerine çok dikkat ediyor..

kadın o gün işten biraz erken çıkabildiğine sevinerek..

bakıcının surat asmasını göze alıp

iş yerine çok yakın oturan arkadaşına uğramıştı..

arkadaşı da çalışıyordu

ama onun bakıcısı zaten kendi apartmanının kapıcısının karısı olduğundan..

eve dönüş saatleri konusunda kadın kadar sıkıntı çekmiyordu..

yakın arkadaştılar..

her ikisi de otuzların başında idi..

ve benzer işlere sahiptiler..

birer koca.. birer oğul.. çekirdek aileydiler..

kadının eşi yakın bir kentte askerliğini yapıyordu..

arkadaşının eşi ise yine yakın bir kentte bir işletmeyi yönetiyordu..

ikisi de sadece hafta sonları eve geliyorlardı

kadınlar hafta içi bekar anne gibi yaşıyorlardı..

arkadaşının oğlu çizgi film izlerken..

sohbeti koyultmuşlardı..

o sırada arkadaşının kocası..

ertesi gün bir iş toplantısı olduğunu

ve eve gelmek için yola çıkmk üzere olduğunu söylemek için telefon etti..

arkadaşı kocasından gelen telefonu kapattıktan sonra..

hızla mutfağa yönelirken ..

o da sehpanın üzerindeki kahve fincanlarını ve kül tablasını alıp peşinden mutfağa gitti..

buzdolabını açıp hazırda ne yemeği olduğunu kontrol eden arkadaşı ..

bir çorba bir salata eklerse yeterli olacağına karar verdi..

eldeki malzemeye göre..

domatesli şehriye çorbası yapacaktı ..

dört yaşındaki oğlu ve kendisi için

gerekli olmayan ek yemekler yapılıp

mönü aile mönüsüne dönüştürülecekti..

bir yandan sohbet etmeye devam ettiler..

domatesler rendelenip..

biraz zeytinyağı ile tencerede öldürülürken..

kadın çaydanlıkta çorba için kaynatılan su ile bir kahve daha yaptı kendine..

bir sigara yakarak mutfak masasına yerleşti..

sohbete devam ettiler ama..

kadının aklı domateslerden çıkan kokuda idi..

kocasını öyle yana yakıla özlemiyordu..

ama köfte pilav yoğurt yaşındaki sekiz aylık oğlu ile geçirdiği hafta boyunca

akşamları sofra kurmasına..

yemek yapmasına gerek olmuyordu..

kocası cuma akşamı geç saatte geldiğinde tok oluyor..

cumartesileri de dışarıda olmak istiyordu..

uzun zamandır evde kahvaltı dışında aile mönüsü hazırlamamış..

yemek yapmamıştı..

bunu ne kadar özlediğini fark etti o domates kokusu sayesinde..

eve gelecek eş için yemek pişirmeyi özlemek..

hiç ev işi sevmeyen biri için tuhaftı bunu söylemek..

bunu hissetmek..

çorbanın suyu ve şehriyeleri eklenip kaynamaya başlarken

o da evine gitmek üzere vedalaşıyordu kapıda..

o hafta sonu kocası geldiğinde..

şehriyeli domates çorbası hazırdı..

oğlunu mama sandalyesine oturtmuş..

özenle ..

domatesleri sıcak sudan geçirip

kabuklarını soymuş.. rendelemiş..

maydanozları ince ince kıymıştı..

..

aslında yemek yapmamış..

aile olmak konulu bir kompozisyon yazmıştı sanki..

kocası gelir gelmez..

ne yemek var dediğinde..

domatesli şehriye çorbası diye cevap verdikten sonra..

o hafta arkadaşını ziyaret ederken hissettiklerini anlattı yavaş yavaş..

nasıl olmuş diye sordu sonra çorbayı kaşıklayan kocasına..

domatesli şehriye çorbası işte.. diye cevap verdi kocası..

evet sonuçta ..

bir tencere domatesli şehriye çorbası idi..

hazırlanan..

kendisinden başka kimsenin onun simgelerini anlamadığını düşündü..

bunun bir hata olup olmadığını..

hataysa da kimin hatası olduğunu..

düşünmek bile istemiyordu artık..

ne yemek yapmıştın.. diye sordu artık kocaman olan oğlu..

aynı anda kapı çaldı ve kızı geldi..

açım açım diyerek..

..

**********************************

trademark::


Image Hosted by ImageShack.us

13 yorum :

Sevgi Gibi dedi ki...

kadın ve erkek birbirine aşık olmayı, evlenmeyi, çocuk yapmayı becerebiliyorken, nasıl oluyor da düşünce ve davranış olarak birbirlerinden bu kadar ayrı düşebiliyorlar hiç anlamıyorum.

laleninbahcesi dedi ki...

atalatim, hiç bir erkeğin beyni... bir kadını anlayabilecek kapasitede değilmiş...

Öptüm seni çook

Butterfly dedi ki...

Bu yazı içimi acıttı,öyle işte...Lalem doğru demiş,değil ne yazık ki.Sevgilerimle...

laleninbahcesi dedi ki...

bak butterfly burada tecrübesini konuşturmuş:))) bliyos da söylüyos...

Sedencik dedi ki...

okudum ve sevdim bayram armağanını...
öykü olarak sevdim...
içerikten çağrışım ise...
domatesli şehriye çorbasını ve tabiki bunu içen erkek kısmısını bir daha gözden geçirmemi sağlayacak :)
sevgiyle...

.. dedi ki...

domatesli bir şehriye çorbası yapsam bari. bir şeye yarayacağından değil, canım istedi 8)
ay öfff.......

uctemmuz dedi ki...

burdaaaammm.çok tatlısın sen.:)öfleme bak, kızıcam artık.

ben şöyle düşündüm: öyküdeki erkeğin tavrı genel bir tavır ise..yani onun için emek sarfedilmiş hiç bir şeyi farketmiyor, bir gülümsemeyle karşılık vermiyor ve iki küçük iltifat etmiyorsa bence kendi hayatından tad almayı unutmuş.
yok eğer bu tavır anlık bir şeyse...kadın mızırdanmalı..amaaa ben o kadar uğraştıımm demeli en şekerinden.işe yarayabilir.

çocukça yorumumu bu sayfada bırakır, sevgiyle öperim.:)

Adsız dedi ki...

sevgi gibi..
kadın ve erkek aslında bu dediklerin sırasında düşünmüyor..
alabildiğine yaşıyor..

sonra işler çıkmaza girince..
düşünmeye başlıyor..
ve deredeki kayacıklar gibi..
bir dizi kopukluk.. farklılık..çıkıveriyor önlerine..

lalem..
kapasite meselesi olsa..
daha hoşgörülü daha anlaşılır olunur belki..
aslolan erkeğin anlamamsı bile değil..
kadının anlattım anlaşıldım sanrısı.. =)

butterfly..
hoş geldin..
acımasın için..
bu gerçek..
gerçeğin geç farkedilişidir sorunu doğuran..

sedenim ayrık otum..
öykümü ben de seviyorum.. sevmene sevindim..
=)

içerik ise..
neye ne anlam biçersek onu herkesin öyle gördüğünü sanma gafletimizdir ki bu da domates çorbasının tabağından dışarı da taşar..
yurdum alanına da yayılır..

iki noktam saklambacım..
yap tabii .. zaten çorba mevsimi geldi havalar serin..
mevsimden bağımsız.. içimiz üşümüş durumda.. iyi gelir kesin..

ünsüm.. çocukça değil de..
ilişkiler.. kitaba öğretiye gerek duyarsa..
ilişkiliği kalmış mıdır diye düşündürdü..

sevgimle..

atalet..

üçtemmuz dedi ki...

kalmamıştır.çocuksuluğu oradan.

Şarküteri dedi ki...

Öykünün sonunda bir zaman atlaması oldu galiba birden günümüze geldik. "Show must go on" der gibi bitti.

beyaz gelincik dedi ki...

açım diyen top kek yesin desem,
fantazi mi olur...

lale dedi ki...

Bir gün bizim bazı yazı yazılarımız kült olacak:))
Senin domatesli şehriye çorbalı yazın,patineli, örgücü kadınlı yazıların mesela...

Gülay Ersoy dedi ki...

Hayat,bazı kelimelerin sözlük anlamını değiştirecek, belki de asıl anlamını kavratacak zamanlar yaşatıyor :)) Bu akşam bende bilgisayar başındaki oğula, denizden gelecek kıza, aileyi anlatan sıcacık çorbadan yapacağım...

Follow my blog with Bloglovin