12 Nisan 2010 Pazartesi

hafta başı yazısı




bisüredir okuyanlar biliyor ki bu blog sahibinin hanesinde bazı işler yolunda değil..

yolunda olmayan işlerin kendisi değil aslında.. ruh durumu..

zaten iniş ve çıkışlara müsait bünye.. zaten özeleştirilere de müsait .. eh doğru zemin ve zaman koşullarında.. tarçın kokulu bi eski dostun deyişi gibi.. zımparalandı da zımparalandı..

 

farkettiğim..

sosyal ortamların buna iyi gelişi..

bilinen bi çözüm.. ama her sosyal ortam değil.. yaratıcı fırsatlar sunanlar.. simemadır.. konserdir.. sergidir.. hele de sözlerle desteklenmiş olanlardır..

sonrasında bir iç ısıtan sohbet.. içki.. müzik ortamında bu izlenenlerin didiklenmesidir..

yine eskiler bilirler bu blog sahibi okuma kuduzudur.. ama bi süredir okuyamamaktadır..

neyse işte.. bi de sık sık bahsettiğimiz.. psikoloji.. retiküler formasyo .. gibi etkenler..

hafta sonu cumadan başlayarak takılanlar var.. zihnimin dalgalarına..

son iki kitabı çelişki dolu hatunun bi röportajını izledim.. aslında ilk kitabından başlayarak dilini kurgusunu sevdiğim bi hatundu.. romancı olarak okuryazarlar tarafından bilinip sevilse de.. nedense asla bu kadar medyatik olmamıştı.. medyatik oluşu da eserlerinin tarzı ve edebi değerinden değil de özel yaşamı.. nasıl bu kadar uzun yıllar bir insanı sever de insan sonrasında bir yıl geçer geçmez yeni bir aşkı yaşar ve üstelik “belirli bir yaşın üzerinde olmasına rağmen.. kesinlikle çok çekici bir görselliğe sahip ve üstelik de kendinden genç biriyle olur bütün bunlar.. merakıdır medyanın..

olsun.. dinledim röportajı.. iki gün sonra da arzu nesenesini izledim başka bi röportajda..

kadından etkilendim epeyce..

anlatımlarının bi kısmını yakın buldum kendime.. “ içerde çok değerli bir ben var .. duvarlar arkasında.. onu hiç incittirmem kimseye” demesi.. “ beni çok sevecek birini sevebilirim dedim kendime” demesi.. “her günü her anı bir şölene çeviririm” demesi.. “kişiler kendi eksikliklerini tamamlasın diye biriyle beraber olmamalılar.. önce kendi eksiklerini doldurup sonra biriyle olmalılar” demesi.. yakın geldi kendi özelliklerime..

ben daha farklı sözcüklerle ifade etsem de.. çevremde bazı açıkgöz xxler ve xylerin çoğunluğu.. tehlikeli düşünceler bunlar.. erkekler çok bilmiş çok yeterli çok güçlü kadını sevmezler deseler de .. kişilik işte.. neysek yedimizde oyuz yetmişimizde..

her ne kadar aşk bir kelebek gibidir avcunuzda sıkarsanız ölür zaten demesi fazla şiirsel gelse de arkasından bu tarzıma uymadı.. “bana eşzamanlı tepkiler vermedi ise “arzu nesnem o zaman zaten sürdürmem“ açılımı  yeterince rasyoneldi..

her ne kadar bir reklamasyon sezsem de bu ilişkide beni ilgilendiren bu değil..

o kadının sessiz kibar ve kendinden emin halini seviyorum oldum olası gürültücü insanları sevmem.. eğlenirken patırtılıyımdır aslında.. biliyorum.. yüksek müzik sever.. yüksek kahkaha atarım.. “ben burdayım farketmeden geçmeyiniz” çığlıkları gibi algılanan davranış ve sesleri kastediyorum bir önceki cümlemde söz edilen..

izlediğim röportajdan bende en çok etki yapan bölüm.. insanların çok sevdiği eşini kaybetmesinden sonra yeniden bir ilişkiye girmesinden dolayı kendisine karşı verdikleri tepkileri aktarırken kullandığı şu cümle oldu..

“bizim bu kadar kısıtlayıcı .. baskılayıcı eleştirici bir kadın kitlemiz varken.. ataerkil olmamıza gerek yok ..  kadınlar zaten erkeklerin yerine yapıyor bunu..” dedi..

nedenlerini de kendince özetledi..

bir kısmı kendileri aynı cesareti bulamayanlar..

kendilerini kısıtlayan kurallara uymak karşı çıkmaktan daha kolay olduğu için içinde oldukları durumdan hoşlanmasalar da.. katlananlar..

daha önceki ilişkilerinde diledikleri gibi huzurla yaşayamamış olanlar.. ilişki bitince tek başınalığın rahatlığının tadını çıkaranlar..

bu nedenler  uzak insanlar için geçerli değil yalnızca..

ve eşi ölümle kaybetme durumlarında da geçerli değil.. yalnızca..

birlikteliği sürdürmeye kadının kendisinin son vermeye kalkması da aynı gerekçelerle aynı tepkileri doğuruyor..diye düşündüm sonra.. şu aralar etrafımda öyle çok bu durumda kadın var ki..

tuhaf bir koloni oluşturur gibiyiz..

bazı diğerleri tarafından dışlanmak.. ister istemez.. onların acaba hangi tatsız deneyimlerin içinde olduğunu ve bu nedenle de kendilerine ayna oluşturabilecek. kendi iç huzurlarını kaçıracak kişilerden uzak durmalarını gerektiriyor .. diye düşündüm.. sonunda.. en acımasızca doğru ve bilinen yolda kalmamızı isteyenlere de empati göstermey başardım ya..

aferim bana =D..

***********

19luk sınava girdi.. dün..

kocaman bi kampüste.. gelmemi istiyor musun dedim..

gel tabii dedi.. aslında sülalece gelseniz de ben o kadar yalnız olacağım ki.. ama gene de gel..

gittik.. bahar olmasına karşın.. kış güneşi imiş dışardaki.. donduk.. kampüsün içinde bir gölet de var.. göletin üzerinde kazlar ördekler sonra birden tanıdık bi uçuş farkettim.. martılar.. daha doğrusu üç adet martı.. dans eder gbi  uçuştular.. sonunda tepeme bir tüy düşürmeyi başardılar..

çıkışta kötü olduğunu sanıyordu ama dik durdu.. üzülme iyi çıkacak dedim.. martılar vardı gölette bana tüy verdiler.. ne zaman tüy verseler iyi olur o gün yaşanan her şey..

saçmalama der gibi baktı.. ama “aman ya sen ve şamanik işlerin “ dedi..

sınav soruları açıklanınca.. düşündüğünden de iyi bir sonuç aldığını öğrendi..

bak ben sana demedim mi dedim.. ben de.. martılara güven sen..

**********

bi şeyi farkettim.. hani tatilde olanlar deniz kıyısından dalga sesi dinletirler ya hala işte olup çalışanlara.. o hiçbişey değilmiş.. atnalı sesinin yanında.. klip klap klip klap sesleri arasından konuştuğum biri kayıp kişi sayesinde farkettim.. nisbet yapmak istiyorsan birine durumunla ilgili .. hemen bi at nalı sesi dinlet.. diye not aldım.=)..

**********

sınavdan iki saat sonra arayanlara.. caz konserindeyim.. duyamıyorum.. arayacağım diyerek.. 3 saat sonra  arayıp sessize alınmış  telefonda kaçırılmış aramalara düşenlere de duyamadım sinemadaydım diyerek de pek kuul anne görüntümü pekiştirdim..=D..

**********

koelhonun son kitabını bitirdim derken.. aynı gün yeni bir kitap çıkardığını görüp.. koelhodan koelhoya geçiş yaptım üstelik kitabı yarıladım.. üstelik bu yazının devamını oluşturacak notlar aldım.. ferzanın son filmini izledim.. nefis bir komedi.. kaçırmayın derim.. açık havada caz ve şarap süper oluyormuş.. deneyin derim..

kültür perisi ay yok cadısı gibiyim..

kuulum .. mutluyum huzurluyum.

3 yorum :

alpernatif dedi ki...

Kadınların kadınlar yüzünden hareket edememesi
İşte bugüne kadar erkekler hakkında sürdürülen karalamaların çöktüğü an !
Oh be !
Senelerdir bize ne demeye laf atıyordunuz yahu ?
Geçmiş olsun cümle erkeklere :)))
(Yeni bir polemik konusu açtım mı ?)

ATALET dedi ki...

hayır açamadın..=) alperim natifim..
kadınların gerekçeleri..gene erkeklerden kaynaklanıyor uzun vadede bakıldığında..
=P

ama seni gördüğüme sevindim.. az önce şikayetleniyordum.. bloğa erkek dayanmıyor.. döküldüler diye..=P..

iyi geldi..
gene bekleriz.. boşlama buraları =D..

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

sözünü ettiğin röpörtajı ben de izledim. Yüzüne mi baksam, söylediklerini mi dinlesem şaşırdım.
İlk iki kitabını okumadım herkes çok güzel olduğunu söyledi. Onlar dışındakilerin ise hepsini okudum. Yazdıkları tarzım değil, yani okuma tarzım değil ama hayata duruşu tarzım. böyle bi dengesizğim her zaman var bilirsin:))) Sevgilisi de yakışıklı neme lazım ama filmlerini hiç bir zaman sevmedim.
Öptüm çook

Follow my blog with Bloglovin