14 Nisan 2010 Çarşamba

haftaortasıyazısıkoelho..cadılarveprokrastineyşın hakkında..

“ilerlememizi sağlayan açıklamalar değil yola devam etme isteğimizdir..”  pol koelho/brida

********

fena halde dağınığım..

ruhen değil.. maddesel konularda..

giysilerimin kimi dolapların kapaklarında asılı..üstüste elbiseler.. kalınlar inceler..askılarda fularlar kolyeler kapı kolunda bile bişeyler..

çekmecelerin içinde kedi yavrusunu kaybetse bulamaz durumu hakim..

kırk yılda bir çekirdeğe bahsettiğim bir edebi eser.. “simyacı” ilgisini çekti.. ver okuyayım dedi..

kütüphanede bulamadım..

ayıraçlar cep telefonlarının fotoğraf makinalarının kutuları .. kaybolmaması gereken belgeler.. tıkış tıkış..

cep telefonu şarjım mutfakta.. parfümüm epeydir yemek masasının üzerinde .. ordan sıkıp .. çıkıyorum..

yardımcıya hiç birşeyi ellememesini söylediğim için..kaldırıp altını etrafını neyse siliyor.. geri koyuyor..

çalışma masasının üzerinde bugün baktım kırk kırkbeş santim yüksekliğinde bir evrak grubu var..

hepsini elden geçirmem gerek.. yapamıyorum..

 

bu arada habire.. takı yapmak.. salondaki kolonu ve kütüphaneyi eski kitap sayfalarıyla kaplayıp üzerine geçkalmayanımın yaptığı inanılmaz güzellikteki.. şarap kadehi başında hem uzak hem yakın bakışlı atalet tablosunu asmak istiyorum..

mutfak tezgahında duran.. “porselenleştirme sıvısı” ve  duvar kağıdı tutkalının toz hali.. ondan..

bir sürü not defterim var..

bazılarını kendim yaptım.. bazılaı oradan buradan..

bir istanbullu defterim var örneğin.. içinde haritaları ve ufak tefek bilgiler olan..

bir kısmına aklıma gelenleri bir kısmına kitaplardan unutmak istemediğim cümleleri .. bir kısmına  belirli bir kişi için yazmayı planladığım tek kişilik kitabı.. yanına başka yazılmış kitabı da ekleyerek vermeyi düşündüğüm küçük “düşündüm” kitabı için aldığım notlar var..  gezdiğim yaşadığım izlediğim anlardakiler için de başka bir not defteri.. takı elişi kolaj ev dekorla ilgili aklıma gelenler için de başka bir defter..

binlerce de minik kağıdım var… gerektiğinde o not defterleri yanımda olmadığından üzerine karalayıp karalayıp acendamın arasına sıkıştırabileceğim büyüklükte not kağıtları..

telefonumda ve bilgisayarda bir sürü yerine kaldırılmamış dosya var.. resim var.. yazı var..

takvimimde birkaç altı çizili “son tarih” var..

aklımda ise.. sürekli uçuşan fikirlerle birlikte bir “bunları artık düzenlemeliyim” dürtüsü..

her gün işten çıkarken eve vardığımda şurda başlayayım demelerim var.. ama eve gitmeyip ortalıkta gezmek için haftanın bazı günlerine programlarım diğerlerine de bahanelerim var..

karmakarışığım..

zamanında kadın olmak.. biri ilkokulda biri korumalı karyolada yatma yaşında  iki ufak çocuğun annesi ve velisi olmak..  ve evin kadını olmak ve kliniğin sorumlu hekimi olmak beni karıştırıdığında.. bigün gugl hanıma “organizing” yazmıştım.. karşıma binlerce site çıkmıştı.. günlerce sayfalarca basılı kağıdı okumuş.. ve akademik sistemde çalışmanın getirdiği prensiplerin her alanda geçerli olduğunu öğrenmiştim..

dosya ve klasörler kullan.. yer ayıraçları kullan .. renk kodlamaları kullan..

her şeyi.. her dolabı.. her yeri elden geçir ve ..atılacak .. okunacak/cevaplanacak/tamir edilecek/temizlenecek/ ve saklanacak olarak düzenle.. ve düzenlediğini koru.. bi daha dağılmasın.. o cak cek maddelerine de bir ay süre ver.. yapmadıysan at ya da ver..

bu konuyu öğrenirken .. bir de terim öğrenmiştim.. bu düzen işlerinde karışan.. son dakikacı ve telaşlı durumlara yol açan insanların esas sorunu..

PROKRASTİNEYŞIN… mutfağa kahve yapmak için yola çıkıp.. kendini dergileri düzene koyarken bulmak gibi..

zamanı yanlış kullanma sorunu.. çocuklarla vakit geçirebilmek uğruna akşam yemeği için makarna ile idare etmeye karar verip.. sonra tüm mutfak çekmecelerini temizler halde bulmak kendini..

ve işin yapılmasının zamanın doğru kullanılmasının tek yolunun..

yapılacaklar ve hedefler listeleri yapmak olduğunu da öğrenmiştim..

yapılacaklar listeleri..

herhafta.. ve hergün yapılmalı..

her akşam ertesi günün yapılacakları belirlenmeli..

zamanları da.. bir de uzun vade hedef koymak gerek bunların tepesine..

işte bu yüzden not defterlerini bir araya getirecek bir sistem geliştir den başlayıp.. yeni boş sayfalar ala varana kadar bi sürü karar da minik kağıtlara yazılı.. onlar da tüm sayfaları yazılmış dolu acendamın arasında duruyorlar..

hayatımda olumlu yöne doğru değişen  bikaç şeyden biri..

artık yeniden ve hızlı ve etkili okumaya geri dönmem../ bu sayede bi sürü ufak kağıdım daha oluyor/ alınacak kitaplar ve kitaplardan alınan notlar/..

ikincisi de öfkemi sonunda kontrol etmiş olmam ve yeniden sakin diyalog kurabilir olmam..

şimdi farkettim yeniden düzene girme isteğim.. sakin bir dürtü şeklinde..başladı..

çekirdeğin gardrobuyla başladık geçen hafta sonu..

şimdi oturup önce çalışma masasının üzerindekilerden başlayıp uzanmam gerek diğer yerlere.. sonra da yapmak istediğim  boyama süsleme işlerine.. ama dışardan dostlardan kopmamaya özen göstererek..

bu kadar uzun ve çok dağılmama kızarken bir cümle atladı bugün gözüme..

“bazen prokrastineyşın  kendimizi iyileştirebilmek için  elimizde olan tek araçtır”.. diyordu çok travmatik bir dönemden geçen bir yazar çalışır akıllı kadın bir yazısında..

bir de koelhodan çalıntı size.. “bir  kadının evrenle  iletişim kurabileceği dört yol vardır..ve kadın bunlardan sadece birini kullanır..   bedelini öder diyordu.. dört yol şehit.. bakire.. ermiş.. cadı”

cadı evrenin bilgeliğine haz yoluyla ulaşırmış.. =)

ve ilginç olan bir tek onun ödediği bir bedel yoktu.. zamanında yakalanıp yakılmak dışında sanırım..

diğerlerine baktım.. beni tanımlayan bir özellik yoktu onlarda .. herkes kadar fedakar.. herkes kadar verici herkes kadar sevgi doluyum.. ama haz.. keyifse.. ben de ehlikeyifliğimle tanınmış biriysem sanırım bana uyan tek tanım bu “cadı”..

şimdi cadı şapkamı takıp.. süpürgeme atlayıp artık yapılacak listelerini daha doğrusu ufak kağıt yığınını bölüp yönetmeye ve hayat geçirmeye başlıyorum…  şimdi dediysem şimdi.. başladım bile..

5 yorum :

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

PROKRASTİNEYŞIN… aaaa işte ben buyum. Bir adım ve konulmuş bir teşhisim var artık. Bi de inşalah ezberlerim:)))

Okuma konusunda yol aldıkça yazarsın dimi, ölürüm meraktan ne okuyosun, okudukların hakkında ne düşünüyorsun diye...

Öperim giderim.

.. dedi ki...

tedavisi belki imkansız belki çok zor ve zahmetli olacak derece ilerlemiş bir PROKRASTİNEYŞIN hastasıyım.
yapamadıklarım, içimde birikip içimi yaşanmaz hale getirecek kadar çok aslında. ama görmezden gelmeyi tercih ediyorum.
kağıtcıklar, notcuklar heryerimde birikince, kendime üstünde kocaman "SANDIK" yazan bi sarı defter yaptım. yani defteri ben yapmadım, o vardı münasip boyutta onu sandık ilan ettim.onun için sarı. "a ilginç" dediğim bir bilgiden tut, kitap cümlelerine, kendi fikirlerime, kelime bilgilerine, bilimden tarihe kadar muhtelif bilgi haplarına kadar bişeyler var içinde. elime geçen herşeyi içine attığım bir sözcük sandığı 8) çantamda taşıyıp duruyorum.
şu herşeyi planla, yaz ve yap tekniğini mi denesem?
bu akşam yapmayı planladıklarımı bi yazmakla başlasam acaba? öf. bilemiyorum ki. çoklar ve yetişeceğini sanmıyorum.
bi de,
kütüphanede kitap bulamamaktan nefret ediyorum.
murathan mungan'ın cenk hikayeleri'ni 15 dakika kadar aradım dün akşam, şahmeran'ın bacaklarını okumak istedim.yok bulamadım! kime verdim, verdim mi onu da bilmiyorum ki 8(

Çağlar dedi ki...

dönem dönem silkinip dağılmış herşeyi toplamaktan, toplamak gerekmesinden sıkıldım. normal değil bu.
bence insan öyle olmalı ki hiç dağılmamalı, hep düzenli olmalı, arada toplayacak birşeyler olmamalı.

ya da saldım çayıra, mevlam kayıra. bırak.
bilmiyorum.

Adsız dedi ki...

sondan başa..
..

çağlarım bilirim..
bak bunu bilemedin..
dağılacağız ki safraları .. yatak altında yumaklanmış duyguları.. çeri çöpü atarak sadece kalması gereken ve istenenleri tutarak devam edelim yola..
bi de dağılmamak.. hep aynı kalmak.. çok sıkıcı..

öperim kocaman..

.........
saklanbacım ay çöreğim..
ben hala bulamadım o kitabı bugün alacağım yeni bir tane.. gitmişken salkım hanımı da alacağım..
yazarı hastam oldu evdekini bulamazsam bunu imzalatayım diyorum =9
----------

lalem.. hepimiz prokrastineyşıncıyız..

en son koelhonun bridasıyla beraberim.. liste uzun karışık..
dur ben de senin gibi sağ köşeye ekleyeyim ne okuyorum.. =)

atalet

Sedencik dedi ki...

dönem dönem ikisinide seviyorum...
yani hem dağınıklık hem düzen...
dağınıklığın içindeki kendi düzenim oluşuyor nasılsa :)
fakat dağınıklıktan düzene geçmek zararlı oluyor bende :)
6 ay kullanmadıysam...
artık kullanmasamda olur ...
yok olabilir...
diye tuhaf bir düşüncem vardır...
neyseki herdağınıklığa uygulamıyorum...
kolay gelsin...
sevgiyle...

Follow my blog with Bloglovin