31 Mayıs 2009 Pazar

muhtarımsın...

boğazı mor basmış..
yok kastettiğim erguvanlar değil..
mor moda ya.. herşey bir morla bütünleşti..

önce iner inmez.. bebeğe.. biraz etrafa bakındım..
mahalle havasındadır bebek boğazın bence gözbebeğidir..

kalburüstüdür ama çevresinde daha az gelişmiş yerleşim alanlarından gelenleri de konuk eder..
konukseverdir..
mini dondurmacıdan bi dondurma karşılığında da..
tapas büfesinden bir tapasa da..
hesapların asgari ücret karşılığı ödendiği mekanlara da..
bankta oturup bedavadan işgalde bulunana da..
hatta olta sallayıp akşam yemeğini çıkarana da.. aynı imkanı verir..
aynı denizi.. aynı rüzgarı ..

ben bugün gözlem yaptım..
gönlüm .. ruhum ve kalbim yorgun..
onları dinlendirdim..
önce bir banka yerleştim...
öylece sabit oturdum..
hiç kıpırdamadım...
sonra sesleri algılamaya başladım..
- evime geldin diyorsun .. sanki kapına dayandım.. dedi bir kadın sesi..
-yok öyle demiyorum aslında elbette gelebilirsin ama ben istemiyorum diye cevap veren bir erkek sesi..
göz hizama geldiler..
uzun boylu yakışıklı esmer tuttuğu takımın formasının tişörtünü giymiş eşofman üstünü beline bağlamış bir delikanlı.. ile yanında ince uzun dar blucin üzerine uun ince hırkasını göğsünde iyice kavuşturmuş kollarını da.. omularını yukarı doğru çekmiş uzun saçlı bir genç kız.. ayakkabiları önü platform topukları iğne.. ve mor...

sonra..
-bana ver birazını diyen bir çocuk sesi.. yok iyi böyle diyen bir kadın sesi..
kadının kendine hem geniş gem de bol gelen kazağının kolları uzamış.. elleri görünmüyor.. kaağın ucunda her iki elde market poşetleri.. sanki kadının da kolları uamış..
kazak mor..

rileyşınşipi değişti biliyomusun..
aa nasıl..
singıl oldu..
ne zaman...
diye konuşarak geçem xxlerden birinin tişötü mor...

senin kazağın yok mu??
boğaz eser..
senin kazağın yok mu bana vericek..
diye cilveleşerek geçen çiftin ..
kadın olanının çantası mor...

her çeşit dedim ya..
insanlar..
her çeşit..
iki tane rus geçti mesela.. inceler beyazlar .. uunlar.. zayıflar.. ve biri gerçek diğeri çakma sarışınlar..
ama nedense.. kabalar.. bedenleri hareketleri kaba.. sert devinimli.. zarif değil..


bir sağır dilsiz çift geçti mesela..
el hareketleriyle anlaşıyorlardı..
ama anladım adamın trip yaptığını.. kızın da küstüğünü....
bankımda dururken..

birden devrile yamula.. sarhoş berduşlardan biri geldi beni iki adım geçti durdu.. hafif dönünce..
yüzüne baktım...
seni beğendim dedi.. gözlerimin içine bakarak..
seni seyrediyorum.. geldiğinden beri..
muhtarımsın..

sağol dedim..
içim ısındı..
yürüdü gitti..

üzerinde hırpani bir kazak vardı.. portakal rengi...

yürüdüm sonra..
özetle..
taps aramaya gerek yokmuş.. bebekte var..

gerçi biraz bozuğum midpoita birhan diye bi xx yüzünden..
niye mi..
arayıp nerdesin diyenlere midpointteyim dediği..
ve bana da şarap ısmarlar mısın diye soranları reddetmediği için...
ama sonuçta.. ortağı değil ya di mi.. yeri güzel salataları da şarabı da..

sonra sıra sıra.. daha bi sürü yer var..

anlayacağınız ben bu yaz.. bebekteyim..
----
tevfik fikretin heykeli de martı heykeli de yakışıyor da.. oraya..
ikili kompozisyona anlam veremedim....
hem ..
martı tevfik fikretin tepesine kuş kondurur gibi görünüyor..

varsa bilen.. aydınlatsın..

Image Hosted by ImageShack.us

10 yorum :

Çağlar dedi ki...

ben bilmiyorum, aydınlatamam.
ama tespitler güzel. bir tespit de ben yapayım ve bilgisayarın z harfi çıkarılıp altı temizlenmeli, diyeyim.

sevgiler.

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

yaaaaa ben de yarın bu tespitimi yazacaktım. İstiklalde yürüyorum iki kişiden biri morlu. Ben de dahil hehehehe. Bebek anılarım çocukluk ve ilk gençlik yıllarıma dair. Annnem le babam yaz akşamları mtlaka bebek sahiline giderlerdi. Biz de takılırdık arkalarına dondurma aşkına. O zamanlar henüz manzara keyfi filan gibi düşüncelerimiz yok. Dondurmalar bitince de eve gidelim diye tuttururduk.

Öptüm seni ataletimm

beyaz gelincik dedi ki...

konuşur gibi yazmak,
ilginç tespitler,
okuması kolay bir yazı...
muhtarımsın...

üçtemmuz dedi ki...

diğerlerinin farkına varmışsın atalet.hep farkındayız sanıyoruz ama değiliz ki. ne çok hayat sürüp gidiyor. kiminin gözlemcisi biz, kimi de bizim gözlemcimiz. ikisinin farkına varmak da zor oluyor yaşayıp giderken.beraberliğe...:)

ayçöreği dedi ki...

korkum seni bir gün mor'dan soğuturlar mı diye.
hakikaten bi yaygınlaştı etrafta mor.
ve,
muhtarımsın ha! 8)
çok yaratıcı bir tanımlama.
samimi bir iltifat.
öperim ataletim.
sıkıca.

Adsız dedi ki...

Handan Yılmaz'ın, Habertürk Gazetesi'ndeki yazısı okunmuş kanımca.

Ada dedi ki...

Bebek'e Atalet yakışır..
Atalet'e Bebek yakışır :)

Benim aklıma da caddedeki wafflecı geldi şimdi, olsa da yesek :)

Mor ve Bebek moda ya şimdi, cılkını çıkarmazlar umarım...
Demek ünlü birine rastlamadın o arada :)

Tevfik Fikret'in evinin "Aşiyan"
olması ile bir ilgisi var mıdır?
acaba..Kuş da heykeli kendine ev edinmiş filan :p

Morun bazı tonlarını çok severim de, ne hikmetse bana mor pek yakışmaz..bir mağazadaki sorumlu bana sizi kapatıyor bu renk demişti :) O yüzden siyah, beyaz ve açık pembelerle ametisti kullanmayı seviyorum ancak..

Berduş merduş ama güzelden anlıyormuş, fakat muhtar tanımı ilginç :)

bu yorum daha uzundu ama yanlış bir tuşa bastım bir kısmı silindi :(

Güzel haftalar diliyorum ve öpüyorum...

Adsız dedi ki...

çağlar..
z tuşu kedi tarafından koparıldı.. kendisi ile fare gibi oynandı.. tarafımdan bulunup yerine yapıştırıldı.. =)
altı pek temiz.. ama basarken zorlanıyor..
=)

lalem.. mor her yeri bastı.. =)
sen de yaz..=)..

adam ya.. o kuş da heykeldi dur hatta resimledim ama ekleyemedim yarın ekleyim bari..

atalet..
dilaram muhtarımsın tanımı ilginç geldi..=)
aöa hoşuma da gitti..
filmlerde olur ya hayat dersi veren berduşlar ben de ööle hissettim

üçüm.. beni berduştan başkası farketmedi..
sanırım biraz .. şeffafım bu aralar..

ayçöreğim...
mordan soğumam olsa olsa.. ben bi sürü satın alıp stoklarım moda geçerse.. kullanırım =)

adsız..
handan yılmaz kim?? bilmiyorum ama ilk fırsatta okuyacağım...

Dolphinblue dedi ki...

muhtarımsın derken neyi kastetti acaba ? bebek, evet yakışır ataletime... bir sürü canıtınıyla birlikte...

Adsız dedi ki...

bilmiyorum dolfinim.. ama iyi bişi demiş olmasını istedim.. öyle aldım kabul ettim =)

canıtınlar.. kalabalıktan sıkılmış.. açıktaydılar....

uzaktan süzdük birbirimizi....

atalet..

Follow my blog with Bloglovin