6 Ağustos 2008 Çarşamba

..

konuyla ilgili son resimleri..
ekleyeceğim buraya..
bir iki not ve..
ve kendi en sevdiğim en seksi bikinili resmimle son vereceğim..

mutlu yaşadılar diyebilirim..
hiç kavga ettiklerini görmedim.. duymadım..
cemal bey saime hanımı kaybettikten sonra bir buçuk yıl daha yaşadı..
altı ayını şuuru kapalı olarak..
son gününde sabah.. gözünü açıp.. bana..
bana burda kal diyorlar ama onlar saime aşkının ne olduğunu bilmiyorlar dedi..
sayıklıyor sandım..
ama o gün.. saimesinin yanına gitti.. haber verirmiş meğer..

karakterleri.. hiç uyumlu değildi..
saime ne kadar savaşçı ise..
cemal bey o kadar..
sadece lüksten ve güzelliklerden hazzeden diğer şeyleri yokmuş gibi ..varsayan hayaller ülkesinde yaşayan bir karakterdi..
cemalgürsel ile yakınlığı nedeniyle 60 yılında emekli oldu..
ve o günden sonra olabilecek en mükemmel ev erkeği olarak yaşamını sürdürdü..
saime hanım 31 yıl öğretmenlik yaptı..
ve yaş haddime kadar çalışmadım diye üzüldü sonra..

hep didaktik ve savaşçı oldu..
hep güvenilen oldu..
cemal beyin de.. güzeli ve sevgilisi oldu..
bize karşı sevgi duyduğu kesin ..
her ayrıntısında gizli idi davranışlarının ..
ama işte şöyle sarılan.. öpen..
seni seviyorum ya da beğeniyorum diyen biri olamadı..
en büyük ödül.. onun gülümseyerek..
onaylaması oldu yaptığımız birşeyi..
o da pek nadir idi..

tuhaf bir didaktizmi vardı..
siz leblebi gibi ortalığa dökülüp de ..
o durumdan kurtulmak için savaşmanın ne olduğunu bilemezsiniz derdi..
tuhaf uçlarda yaşardı..
ben kız çocuk istiyorum dediğinde..
ama şartlarımız elvermez diyen cemal beye..
ben şarka gitmem.. istifa edeceğim diyen kocasına..
"olur elbet.. ama önce benden boşanmalısınız " diyebilen bir kadın..
"BEN kız çocuk istiyorum dedim.. babası ille de siz olun demedim"
diyebilen bir kadın.. olarak..
kocasına.. ne kocacım.. ne sen.. ne de cemal diyemedi .. ömrü boyunca..
bir kez.. yüksek sesle ..ya da saygısız ..kötü bir şey söylemedi..

abisini anımsıyor musunuz.. avukat olan.. ve onun arkadaşı ile evleneni..
evlilik pek mutlu gitmedi.. saime hanımın öngördüğü gibi..
2 çocuktan sonra boşandılar..
ben o dayımı hiç görmedim bu nedenle..
saime hanım..
ben sana söylemiştim uyarmıştım..
arkadaşımı mutsuz etme demiştim dedi..
küstü.. küsüş 15 yıl sürdü..
bir sabah uyandığımda saime hanım ağlıyordu..
varlığını o gün öğrendiğim dayımın ölüm haberi gelmiş meğer..

ablasını hatırlayın..
hani abilerin senin ablan yok artık dediği ablayı..
yıllar sonra dayılarım evlendiklerinde.. ve ablaları ile barıştılar..
saime hanıma da.. "sen de görüş" dediler..
"siz ihtiyacınız oldu..
çocuklarınıza baktırmak için birer mürebbiye peşindesiniz.. gidip kadının kızlarını aldınız besleme gibi..
benim o zaman ablaya gereğim vardı artık yok "..
dedi..
ve görüşmedi..
ben bir dayımın olduğunu öldüğünde..
teyzemin olduğunu..
büyüdüğümde o öldükten sonra..öğrendim..

katı mı buldunuz..
dünyanın en yumuşak ruhlu insanı idi desem..
bir yeşil dalı bile yerde bırakmazdı..
desem..
korktuğu halde kediye köpeğe yemek su verirdi desem..
her bir öğrencisinin ev durumunu bilir..
gerekirse veliliklerini alır..
asla okulu terketmelerine izin vermez..
onları okutup meslek sahibi etmeden rahat etmezdi..
annler gününde bizim ev türneye dönerdi..
ve öykü hep bu"öğretmenim sizin sayenizde..." olurdu..
desem...

katıydı evet..
kendi duygularının yolunu değiştirmesine izin vermezdi..
duygunun onu zayıflatmasına izin vermezdi..

saime hanımın analizini yazsam.. yıllar alır..
ama..
evet o yüzden ara ara öykülerini ekleme hakkımı kullanarak.. bu öyküyü burda kesiyorum..



ayvalıktaki ev..



düğün resmi bizimkilerin..

bir de.. bu yazı dizisinin sonuna eklenecek.. bir....
şiirimsi..
ki bana çok şeyler ifade etti..
ben ama lamba kırıldı.. haftasında iken..
terapistimizle de konuştum bu konuda..
beni ne kadar etkilediğini anlattım..
bu hafta.. bana bunu getirdi.. sizin için yazdım diyerek..

"bir nefes kadar hafif..
bir nefes kadar ağır hayat..
o hayat ki..
eski bir lambada saklar kadın..
çocuk kalma arzusunu...

derken lamba kırılır..
anılar dağılır..
zaman saçılır..

geçmişten kalan son hatıra..
içindeki duvarı yıkar..
öldüğünde akmayan iki damla gözyaşı..
beklemiş gibi yıllar yılı..
taşar içinden.. yanaklarına akar..

özlem mi?
yalnızlık mı?
yitirilmiş bir annenin kucağı mı?
koşulsuz sevgisi mi?
bu kadar acı veren..
aklını kemirir durur".............

iki damla daha kaçtı.. yanaklara doğru okuduğumda..
düşündüm sonra..
ben artık her yerde erişkinim..
derdim..
annem ve babam öldüğü için..

ama bu şiirle anladım ki..
aslında beni çocuk yapan..
annemmiş..
annem ile bitmiş çocuk olma lüksüm..

yanarım yanarım..
o kucağı ..
şimdi ki aklım ve yüzsüzlüğümle..
kullanmadığıma yanarım..
hiç annemin dizine yatmadan.. bu güçlü kadına..
kendimin de güçlü olduğumu isbat etmeye çalışarak yitirdim yılları..
hiç onun dizine yatmadım..
çocukken bile.. ağlayarak.. teselli beklemedim..
beklesem de teselli değil..
kalkıp sorunu halletmem için akıl ve cesaret verirdi çünkü..
ama bir soluklanmadım bile o dizlerde.. ve kucakta..

kendimce.. ona yük olmadan..
hep onu gözleyerek..
ve eleştirerek..
ve çekinerek..
ve onayını aldığımda.. sevinerek..

belki o yaşamadığından.. şefkati..
veremedi de..
ama ben neden..
"şşşt kadın.. anneliğini bil.. bi sus bi dur.. bi saç okşa".. demedim diye..
üzülürüm.............
ben bir tek ona yanarım....................

..

****************
hadi hafifletelim ortalığı..
bikinili atalet demiştim.. sözümü tutayım...




yanılıp şaşırıp..
hepsini okuyana..
iyi dileklere..
beğenilere..
ve sabra en çok..
teşekkür..

bu arada..
ben.. elbet.. yaşamaya devam ettim..
hüzne kapılıp klavye başında katılıp kalmış değilim..
çalışmaya hatta çooook..
çalışmaya..
gezmeye.. müziğe..
iki kadın toplantısı.. bir iki sosyal etkinlik.. bir düğüne katılmaya..
ve bir sürü dividi izlemeye.. kadın öyküleri toparlamaya..
vakit buldum..
yarına.. özetleri..izlenimleri.. =P

11 yorum :

JiDoTaKaFu dedi ki...

Amannnn şişim şişim şişirdin
beni burada he...
Yutkun yutkunnn,
göz kırpmaaa şeklinde telkinler
vere vere kendime bi hal oldum ...

Ben pek içlendim
bu son bölümde ama yaw...
Cemal Bey'in o son lafı ,
Saime Hanımla paylaşılanlar,
paylaşılamayanlar derkeenn bikinili atalete gelince
başladım gülmeye..

Ne biçim bi ruh haline
soktun beni be...
Bi gülüyom bi somurtuyom ...
Zaten adım çıkmış deliye...

Hiç değişmemişsin Ataletim hiççç..
Muhteşem popo(ki bu sende bi cenifır lopezde var bak bak değerini bil :P) ve uzun bacaklar taaaaa o zamandan belliymiş :D

Öperim :)

burdasaklaniyorum dedi ki...

yine söyleyeceğim:
bu çok güzel bir hikaye,
onun da ötesinde çok saran bir anlatım.
iyiki anlattın.
gerçekten, yürekten teşekkürler ataletim.
nur içinde yatsınlar.

alpernatif dedi ki...

Bu sefer hiç hikaye güzeldi falan gibi klasik sözler etmeyeceğim doktor civanım
Çok beter bir anımda yakaladın
Zaten kendi özel sebeplerimden elim titreyerek (Cidden titriyor,mübalağa değil) sigarayı ağzıma götürmeye çalışırken okudum
zaten duygusal anımı iyice körükledin
Ben yazılarında seni hep detaycı olarak algıladım (kötü anlamda değil)ve kimi zaman esprilerime de maruz kaldın (önce dinazorlar vardı :D)
Ama duygusal bir hikayeyi bu kadar düzgün,dokunaklı ve yaşanası anlatımın...
Bu yazı dizisi her şeyi(ni) geçti doktorum
Tekrar tekrar okunası bir dizi yarattın (ve anlatım dilinle kıskandırdın,en azından beni)
Başta dediğim gibi hikaye güzeldi ellerine sağlık demeyeceğim
Çünkü beğenimi ifade edecek sözü benim gibi bir laf ebesi bu sefer bulamadı doktor civanım
(ama bikinili resmin 30 sene sonraki halini de isterim :P )

Kiraz dedi ki...

Farkına varmadan süzülürken yaşlar gözümden, bikinili resmin gülümsetti :) Sabır ancak yazının
devamını beklerken gösterdiğimiz
şeydir bu yazı dizisinde.
Paylaştıkların için teşekkürler.
Harikaydı Ataletim, eline, yüreğine
sağlık. Gidenlere rahmet olsun bir
kez daha.

Yazdıklarının bana hatırlattığı
çok şey oldu. Keşke babaannemler
sağ olsaydı diye kaç geçti
içimden...

Lamba kırıldı diye üzülme, eşyalar gider ama anılar kalır...

Ece dedi ki...

SEN NASIL BİR ŞEYSİN YAA!!

Bu soru sana değil..Cevabı da belli..Ağzımdan çıkıverdi anîden.

Seni tanımış olmanın mutluluğunu bilebilir misin?
Bak bu soru sana işte..

Nasıl sarılsam bilemedim.
Şimdilik öpüyorum, sen tatildeyken baştan sona bir daha okuyup toplu bir yorumla yorayım seni.

Sevgiler..

uctemmuz dedi ki...

Çok şey söylemek istiyor ama toparlayamıyorum...Bu yazı dizisi çok güzeldi evet de...ben seni düşünüyorum...Umarım bir gün karşılıklı, kanlı-canlı konuşma şansımız olur...
Sevgilerimle ataletciğim...

Oya dedi ki...

demek ki neymiş?
ataletimiz,
güldürmek kadar,
ağlatmayı da iyi becerirmiş..

keşke hiç bitmeseydi dedirten
mükemmel bir yazı dizisi oldu ataletim..
diğerlerine kesinlikle haksızlık etmem istemem ama,
saime hanım ve cemal bey'in hikayeleri
benim için bir numara oldu..
bir de kopyalanıp arşive atılabilse,
kaymaklı ekmek kadayıfı olacaktı ya..
neyse..

öperim ataletim..
çocuk gözlerinden..
hasretle..

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

Sen şimdi burada tüm , artık kimselere anne diyemeyenleri yüreğinden yakaladın. Ama o şiir her şeyi özetlemiş.Benim annem , de öyle çok sarılan , çok öpen biri değildi ama kızlarıma tam tersi, inanılmazdı, bir dilim kek üstünde bile mumlar yakar partiler yaparlardı. Zaten yıllar sonra Gamzenin hatıra defterinde rastladım, Hayatımda hiç kimseyi senin kadar sevmedim yazmıştı. Şok oldum. Bizim annelerimiz değişikti , o yüzden biz biz olduk.Farkındaysan senin her yazını okumada ben kendimden bir şeyler yazdım yoruma Öptüm seni ataletimmm

Adsız dedi ki...

jidommm
amacım bu değildi asla..
ama.. üzüldüm böyle bi etki olmasına..
=)
ama final sayesinde kurtardım günü evet..
************
saklanbacım...
amin... =)
************

alperim..
kıyamam ben sana ne o ööle el titremeleri filan..
tatile gidicez şurda 3 gün sonra..
aaaa
...


laf ebesi.. beni utandırmayınız lütfen..
öyle bir yazı işte..
bikinili resim..
bilmem ..dokunmasın sağlığına..?P..
ööle elleri filan titrerken gene görüversin de..
bişiler gelir başına.. diye korkarım..
***************
kirazım..
inan kızararak okuyorum.. yorumları..
=)
teşekkür benden..
***************
ecem..
o mutluluk karşılıklı olmasa bu blog devam edebilir mi..
bilmem..
sanmam ama...
=)
yor bakalım.. hadi..
=P
****************
üçtemmuz..ummm
olur elbet..
konuşuruz bigün..
=)
de neyimi merak ediyosun anacım..
=P
****************
oyamm
öf hem ne biçim ağlatırım da..
da.. size de kıyamam ayol..
ağlamayın..
****************
lalem evet..
aslında birinin anı anlatması öyle bir hareket yaratıyor..
bir yerden bir tele dokunuyor..
birini inletiyor..
=) birini güldürüyor..
hoş tarafı da bu sanırım

öperrrrrrrrrrrr
ataletiniz..

geçkalmadımki dedi ki...

Hepsini sindire sindire okuyabildiğime mutluyum, hüzünlendim mutlandım..
Saime Hanım ve Cemal Bey'e Seni var ettikleri için minnettarım..Bütün tanıyanlar da minnettardır, minnet duymayanlar varlığından haberdar değildir.
Sonsuz Sevgiler Sana...

Ece dedi ki...

Dedim ya; topluca bir yorum yazarım diye...Yazıyı bir daha, bir daha..baştan sona okuyup gene aynı şeyi düşündüm ben. Sana sahip oldukları için ne kadar şanslılarmış diye. Sen de tabii. Öyle bir anne-babanın kızı olduğun için.

Çok çalıştım ben, çok uğraştım.. Bizi akraba çıkartamadım bir türlü:))
Sadece ortak okullar var ailelerimizin bulunduğu.
-Annenin okuduğu okulda babaannemin öğretmenliği(sadece öğretmen arkadaşları ile çekilen bir resim buldum kapı önünde-binanın sadece kapısı görünüyor gurup resminin arkasında-)

-Dedemin de mezun olduğu ‘mekteb-i tıbbiye-i askeriye-i şahane’
Haydarpaşa Erkek Lisesi iken ağabeyimin de okuduğu bina..

Bir de küçük ayrıntılar;
- iki renkli zımbalı ayakkabılar/babamın giydiği
- kâğıtlarla değil ama, ince kesilmiş bez parçalarıyla annemin sardığı saçları
- sabit kalem/ bende halâ durur babamdan kalma-çocukken benim de kullandığım-

Netice; Benim annem Saime Hanım kadar güçlü bir kadın değildi. Hayatını kendine acımakla geçirdi hep. Ama sonsuz sevgi ve yardımseverliği ile hep sevildi. Çok nazik ve saygılı bir kadındı.

‘Olsun varsın’ dedim kendime..
‘Akraba olmasak bile ben O’nu tanıdım ya..’

VE DE ÇOK SEVDİM YA....

Follow my blog with Bloglovin