5 Ağustos 2008 Salı

..

anneleri ile hilal ve nadide konyaya doktor abilerinin yanına gidiyorlar..

ama ağırdır insan eti..
kemalettinin karısı da hoşnut kalmıyor bu işten..
nadide anlatırdı..
yengem gün boyu kitap okur.. süslenir.. dolaşır..
akşam olunca..
erkenden yatağına çekilir..
kocası gelince de çok yoruldum.. çok iş yaptım.. çok hastayım derdi..
onun bizimle yemek yemesine bile izin vermezdi diye..

bir kış orda kalıyorlar kalmıyorlar..
olmuyor gene ıstanbula dönüyorlar..

nadide hanım kindardı bu konuda..
o dönemde bize sahip çıkmadı demiş ve küsmüş abisine.. görüşmemiş sonra bir daha..
onun da pek vefalı olduğu söylenemez..
pek israr etmemiş.. ille de beraber olalım diye kardeşlerine..

makbule hanımın kızkardeşi var..
oğulları var..
büyüğü muzaffer.. demir yollarında çalışıyor..
o zamanlarki adıyla..
vagon lits şirketinde..(vagonli okunur yataklı vagon anlamında)
sen bönuatdan son sınıftan terk etmiş..
maddi nedenlerle..
pek de yakışıklı adammış..
talip oluyor teyze kızına..
evleniyorlar..

önceleri.. babaannem kızkardeşi ve tüm çocuklar ve yeni evlenen çift..aynı evi paylaşıyorlar..
naci .. muzaffer beyin erkek kardeşi..
ve hilal.. de yanlarında..
cemal bey de hafta sonları evci geliyor yanlarına..
eşzamanlayamıyoum öyküleri..
nadide hanım 30lu yıllarda evlenmiş olsa gerek..
cemal beyin ortasondan harbokulu sonuna kadar ki dönemi de oraya denk geliyor..
bir "çocuk cemal bey" anısı yok yangın ve alışverişler dışında ..anlatılmış olan..

bu evden iki kadınsı anı var dinlediğim..
birincisi.. melek hanım pek titizmiş..
salona terlikle bile sokmazmış kimseyi..
salon kapısında terlikler çıkarılır çorapla girilirmiş..içeri..
bir gün yaşlılık işte..
kadıncağız kendisi terliklerini çıkarmyı unutmuş..
gelmiş oturmuş koltuğuna..
onun terlikle oturduğunu gören..
yerinden fırlayıp..
terliğini giyip.. koşa koşa salonda oturmaya gelmiş..
ta ki.. melek hanım farkedene kadar..
ben çok gülerdim buna..
ama yasakların gençler için..
nasıl çekici olduğunu daha iyi anlatamaz bence hiç bir öykü..

bir de..
melek hanım yemek yapmasını sevmezmiş..
hep başkasının suçuymuş..
yemeklerin dibinin tutması.. tadının tuzunun az olması..
ama yemesini severmiş..
ama kendi yemeklerinin diğerlerinin yemeklerinden daha lezzetsiz olmasını da..
kabullenemezmiş..
o yüzden gelini ya da başka biri yemek yapınca..
eline sağlık bile demezmiş..
"aferin herif..fasulyen güzelmiş"
"aferin herif kıyman güzelmiş" diye hep yemeğin malzemesinin satın alındığı esnafı övermiş..
halalarıma yadigar kalmıştı bu..
ben küçükken ne zaman birlikte yemek yesek..
mutlaka "aferin herif..le başlayan bir cümle kurulurdu yemek hakkında.. ve sonra da gülerlerdi..
7burada herif.. zamanımızdaki gibi argo kullanım değil..
kınamayın melek hanımı..
herif.. normal günlük dilde kullanılan bir sözcük imiş..
beyefendi olmaya bu kadar meraklı değilken insanlar..
beyefendiler gerçek beyefendi..
sayın sıfatı da.. gerçekten sayılacak insanlar için kullanılırmış.../...
bir süre sonra..
artık nadidenin kendi evi var..
annesini ve kızkardeşini de alıyor yanına.. melek hanım ve küçük oğlu evlerinde kalıyorlar.. yakın oturuyorlar ama ayrılar..
ve..
cemal bey de.. bursa ışıklarda askeri orta okula gidiyor..
sonra kuleliye liseye..
sonra harbiyeye.. harbiyede.. şu anda askeri müze olan bina..

öğrenciliği süresince.. atletizme merak sarıyor..
lakabı maraton cemal.. uzun kısa mesafe koşuyor..
pentatlon yapıyor..

fenerbahçe klubü adına.. yarışlara katılıyor..
bu bana tuhaf gelirdi çünkü benim babamken galatasaray klübünü tutardı.. =P
bir ikincilik plaketi var.. alttaki resimdeki..



ama başka isimle katılıyor.. yarışlara ve ..
bütün askeriye dışı faaliyetlere..
gizli yapıyor.. yasak çünkü..
bir de yazmaya meraklı..
öyküler yazıyor.. edebi dergilerde yayınlanıyor..
mahlası cadı =P..yazmak da yasak...

36 da.. budapeştede yapılan spor yarışmalarına katılıyor.. türkiye adına..
ve berline olimpiyatlara gidecek gruba dahil edileceği kesinleşiyor orada..
ama ikinci cihan harbi patlıyor ve gidemiyorlar..
1936 harb okulunu bitirme yılı..

harb okulu bitince..
filinta gibi 186 boyunda 76 kilo bir piyade asteğmen olarak.. ölene kadar da bu kiloda kaldı.. ve hep çok uzun mesafeler yürüdü..
eminönü mecidiyeköy arası onun için yürüme mesafesi idi mesela..=P

ilk görev yeri.. sanırım.. izmit..
izmitte çalışmaya başlıyor..

hilal ve makbule hanım artık onunla birlikte..
nadide hanım ve muzaffer bey ve naci de.. oraya ziyarete geliyorlar yazları..



resimdekiler.. soldan sağa..
nadide hanım.. muzaffer bey ve hilal hanım..
önde oturan babannem.. makbuş..
masa.. izmitteki evin bahçesinde..
yıl..
30ların sonu.. kırkların başı arası..

ataletiniz.. pek benzer hilal hanıma.. =P..
ve o da makbuşa.. ve evet çekirdek de.. atalete benzer..
her nesilde bir tane olarak.. kara saçlı kara gözlü.. beyaz tenli kadın bulunur bizim sülalede..
diğerleri hep maviş.. kumral.. cemal beyin de ela idi gözleri..=P
ama burun.. aynı..
osman beyden cemal beye.. ondan onun oğluna.. kızına..
ordan da.. benim oğluma.. osmanlı kemeri..=P..olarak devam etmekte..

nadide hanım otoriter bir hanımdı..
rahatlıkla azarlar ve tepelerdi insanları..
şimdi yiyeceksin yağlı kepçeyi başına.. diyebilirdi rahatlıkla mesela..
ama genellikle birşey demesine gerek kalmazdı..
zira herkes pek çekinirdi ondan..

atamız öldüğünde.. onu dolmabahçeden alıp..
haydarpaşa garına götüren gemide..
atanın tabutunun başını bekliyenler arasında.. cemal bey..
sonrasında.. üsteğmen olarak.. izmirde göreve gidiyor.. saime hanımla karşılaşmaya =)..
ama tam gidiş tarihini bilmiyorum..

çok kopuk anılar arasında..
hilal hanımın bir ara italyan ortada okuduğunu..
ama bir iki sene sonunda sınıfta kaldığı için..
okuldan alındığını biliyorum..
italyanca türkçe lug'atı bende duruyor mesela..
ben italyanca öğrenmeye kalktığımda vermişti..

naci beyin de senbönuada bir süre okuyup sonrasında evkafta memur olduğunu..
ve hilal hanıma aşık olduğunu..
hilal hanım izmite gittiğinde.. henüz küçük..
abisi muzaffere açıldığını..
nadide hanımın bu işe önce karşı çıkıp..
sonra kardeşine sorduğunu..
hilalin önce ağlayıp sonra olur dediğini.. ekleyelim bi de..
iki kız kardeş.. iki erkek kardeş ile evlenmişler yani..



o yıllarda.. hilal hanım..yukardaki gibi..

kuzenlerimin durumu komikti tabi..
yengeleri ve teyzeleri ile..
amcaları ve enişteleri aynı kişilerdi..
karıştı di mi aklınız..
hıhı benim de karışırdı..

hilal hanım 1946 da evlenmiş olsa gerek..
makbuş o aralar vefat etmiş..
yalnız kalınca.. taşınmış hilal ablasının yanına..

tüm bu grup içinde..
aşk işleri hilal ile naciden sorulurdu..
onlar gerçekten iyi bir aşk yaşamışlardı..
gözü parlardı hilal halamın.. kocasını görünce gözü..
hatta rivayet o ki.. ellili yaşlarında iken bile.. kocasına kızınca.. yatak odasından kovalarmış akşam..
ve bu çok büyük bir ceza olurmuş naci beye.. pek süngüsü düşermiş..

laf aramızda benim de ilk aşkım naci enişte..
hatta .. ayıma da naci adını vermişim..
ve gururla enişteme..
bak bunun adı naci.. senin gibi..
bir seni bir onu çok seviyorum ondan demişim.. =P
hatırlarım da..
güzel sürmeli gözleri vardı eniştemin =)...

bir oğul bir kızları oldu.. onların..
nadide hanımın olmadı çocuğu..
hatta hilal hanımlar ikinci çocuğa maddi olarak katlanamayız demişler de ..
nadide hanımlar evlat edinesi olmuşlar ama sonra verememiş bizimkiler çocuklarını..
sırf bu yüzden bisüre araları açılmışsa da..
sonra barışmışlar..
ve en çok onu severdi.. nadide halam..
ben de pek kıskanırdım..
nadide hanım ve muzaf.. ikisi yıllarca beraber yaşadılar..
hep aileye reislik ettiler..

cemal beyin öyküsü daha karışık elbet..
çok kardeşli ve her biri ayrı yerde..



efendim işte 40lı yıllarda cemal bey izmire geliyor..
ve saime hanımı buluyor..
ve evleniyorlar..
ve yıllarca bu ıstanbullu aileye yazları izinde ziyarete gidiyorlar..
ama hep çekirdek aile olarak yaşıyorlar..
evliliğinizin mutluluğunu neye borçlusunuz dense.. ki dedim..
çekirdek olmamıza dediler..
=)..

herkesin bi sürü kardeşi var.. ama uzun yıllar..
hep ayrı ayrı şehirlerde..=P..

****************

bu öykünün devamı.. bence artık gereksiz..
atalet..
izledikleri ve dinledikleri ve izlenimleri ve muzurlukları ile...

işte bu anasız babasız ile.. analı babasızın..
biri kendini.. karnı aç kuyruğu dik..
diğeri ise.. burnum düşse eğilip almam..
diye tanımlayan..
prensip sahibi..
emeğe değer veren ikilinin ..
ortaya koyduğudur..

ehlikeyifliğini ve sıkıcı şeylerden uzak duyma dürtüsünü cemal beyden..
keyif aldığı şeyler için emek vermeyi çok çalışmayı.. ve güçlü olmayı da saime hanımdan almış bir buduar kadınıdır..
o yüzden ......
yarın..
son........

eski okurların bildiği.. eski blogdan öykülerin de linkleri burda..
baktım da ne çok yemek başlığı varmış..
iki incecik insan için bu kadar yemek öyküsü..=)...


http://pnardnmz.blogcu.com/saime-hanim-ve-cemal-bey-ve-seftali_338005.html

http://pnardnmz.blogcu.com/saime-hanim-cemal-bey-ve-sigara-boregi_363072.html

http://pnardnmz.blogcu.com/cilek-receli-mutfak-bloglari_475484.html

http://pnardnmz.blogcu.com/saime-hanim-cemal-bey-ve-mahdumlari_374891.html

http://pnardnmz.blogcu.com/saime-hanim-ve-kaynak-bey_445037.html

http://pnardnmz.blogcu.com/saime-hanim-pinar-hanim-irmak-hanim_738940.html

http://pnardnmz.blogcu.com/saime-hanimin-korkusu_885500.html

http://pnardnmz.blogcu.com/bir-saime-hanim-klasigi_1048052.html

8 yorum :

alpernatif dedi ki...

Nedense
(Ki nedense kelimesi burada pek yavan ve gereksiz kaçtı)
Cevdet bey ve oğulları tadında gidiyorum

Hadi kızları diyelim :D

burdasaklaniyorum dedi ki...

bi solukta okudum da şimdi linklere gidiyorum. gecikmem dönerim 8)

JiDoTaKaFu dedi ki...

:) Enişte amcalar ve
yenge teyzeler enteresanmış gerçekten :) ...
Kimden dinlersem dinleyeyim
şu bahsettiğin dönemleri
çok rahat,huzurlu olan
birini bulamadım ben..Hep bir koşuşturma,hayata tutuabilme,ayakta kalabilme çabası süregelmiş...
Bize göre çok çok güçlülermiş...
ya yetimlermiş,
ya fakir,
ya sahipsiz...

Ama sonunda da mutlu olmuşlar..
Masal gibi :) .
Bir şekilde hayatlarını
anlamlı kılacak
değerlileri olacak
birileri girmiş hayatlarına da yaşamak olmuş nefes alıp vermek ...

Tabi o kadar şanslı olamayan
yüzü hiç gülemeyenler de
olmuştur illa ki...

Saime Hanım ve Cemal bey
günlerce gözümün önünde dolaştı durdu sayende Ataletim :)
Pek keyifliydi okuması ..
Yaşananlar bazen zahmetli olsa da...


Getir bakim şimdi sol yanakı muuuaaaahhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhh...

burdasaklaniyorum dedi ki...

geldim.
ne diyebilirim ki.
tüm bu anıların, bilgilerin, ve sahipliklerin kıymetini bilmek ne güzel bir hediye insana.
ben o dönemde biraz daha gezineceğim.
şimdi müsaade istiyorum efem.

üçtemmuz dedi ki...

http://pnardnmz.blogcu.com/saime-hanimin-korkusu_885500.html

şu var ya şu...
bitirdi beni...
eh atalet ben sana ne diyeyim...
O annenin ellerinden öperim ben ...

Bir yabancı kanalda izledim yakınlarda: Jimmy Carter'ın annesine sormuşlar: Oğlunuzun başarılarıyla ilgili ne hissediyorsunuz?
-Hangisinin ? diye cevap vermiş...

Gizliden benim bir oğlum daha var diye haykırarak...

Bugüne kadar okuduğum yazıların içinde ben en çok linkteki yazıyı beğendim dersem, gereksiz dürüstlük yapmış olur muyum?

geçkalmadımki dedi ki...

Bitmese.. okusak..
ben pnardommez'i bilmiyordum..şimdi verdiğin linkleri okumalıyım hepsini..
Senin bu araştırmaların ve yazıların insanın kendi geçmişini, atalarını merak etmesini sağlıyor..
biz çok küçük bir sülaleyiz ama..ucundan yakalayıp, ailede kalan bir iki büyüğü sorgulayıp bilgilenmeli..
ne güzel bir yol gösterdin..
Sevgiyle öptüm...

ATALET dedi ki...

alperim.. nedeni belli yani.. nedense ondan mı gereksiz..
hehe o adam nonelli ayol.. cevdet bey yani..
ataletin anı kusmasıyla ne alaka =D........

***************

koş koş saklanbacımm

***************

jidom..
mutlu hayat yok..
bence mutlu anların kayıtlarını tutup..
üzüntüleri habire anlatmamaları işin sırrı..
onlar da ben de.. sevmeyiz..
fıkara ruhluluğu.. dertleri zevk edinmeyi..
ondan yani..

oooh kaptım da öpücüğü =D........

***************
saklanbacım..
kıymat bilmek midir bilmem..
ama iyiki onlardılar..
diyebilirim ben sadece =D....
müsaade sizin efenim..
***************

üçüm temmuzum..

=)
ben hepsini bir solukta yazıp..
"sistemimden" atıyorum.. buralara..
demek o dokundu senin yürk teline..
hehe.. adil evet..
beğenmezdi kolay kimseyi de..
dile de pek getirmezdi beğense de.. ama faydalı kadındı annem canım..
bak o kesin.........=)

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

ben o linklere birer birer yeniden gitmezmiyim, senin yazılarını hatırlarmısın Cahit Uçuğun yazı tarzına benzetmiştim. Asıl adı Cahidedir aslında. İyi oldu aynı gün tatile çıkıyoruz. Aklımız birbirimizde kalmayacak)). Öptüm seni ataletimmm

Follow my blog with Bloglovin