bi türkanşoraylıbelgeselkıvamında bişi.. trt1 de..
filmlerdeki sahneleri sosyolojik olarak açıyolar..
devrin kadirinanırıile beyaperdenin en iyi çifti olmuşlar o zamanlar...
bir sunucu vurucu bölümlere sesli girdiler yapıyo..
dedi ki..
ve bakınız önemli cümle geliyor...
"herşeyi isteyen.. elindekini kaybedermiş"..
sıkı durun yakışmayacak bişi söyleyeceğim..
ulan.. beyazperde çözmüş... sen hala.. yıkıl yıkıl...
dedim içimden ve hatta yazdım evet burda görüldüğü gibi..
ordaki sen asla türkanımşorayım değildi.....
zap...
sohbet saati...
handesiyeneri kırmızı rujuyla şu sofrada sohbet programı var ya.. aydın boysan filan ..orda..
" telefon açtım arkadaşlarıma.. ben romeomu buldum diye.." dedi..
ve "aşk bazen umutsuz da olsa ulaşılmaz da olsa onu yaşamak da güzeldir.. o yüzden her gün gittim o kafeye" dedi...
bayıldılar eski jenerasyon..
aşkın umutsuz halini en yakından tanıyan..
ama gene de bi gideyim bakayım belki de.. diye yine yeniden ..
hergün hatta günde bikaçkez..
aşk objesini görme umudu olan yerlerde dolanmaya...
hayır görsen nolcak..
büyük ihtimal ya görmezden gelecek ya hiddet ve tepki gösteren bi jest ile çene burun ikilisini yukarı dikecek..
zaten bu çene ve burun aynı anda dikilmezse yukarı.. aptal görünür insan bööle ağzı açık...
dur karıştırmıyayım.. evet yine yeniden aşk objesi görme olasılığı değerlendirilip..
cıx bugün de umutsuz diye geri dönülür.. kısa bir süre için..
bir dahaki sortiye kadar...
hmmm aslında bir çeşit sadomazo ilişki..
=D...
bayıldılar..işte aşk bu filan dediler....
şimdi aşk çok para yok deyip.. ritmik biçimde geçtim.....
zap....
hipopotamlar.....
zap....
politikacıbıyıklılar...
zap... nınını...
kalktım ve boğaza gittim....
işte mor basmasını o aman gördüm.....
