6 Temmuz 2014 Pazar

çestır berjer sirk ve diğerleri

çestırlar deyorduk onlara .. Sıkılmış portakal olmadan ..dalında meyve iken.. dekorasyon dergilerimiz sıradan insana değil de ..
bildiğin barok sanatçı ..
marjinal yazar..
expatrie yabancı.. evleri gösterirken..
yabancı dergiler alırdım..
normal insanların normal ama yaratıcı mobilyalarının olduğu..
çestırfild koltuklar ordan yapışmış gözüme..
hiç kullanan yok etrafımda..
biyere sığmıyor.. eşek ölüsü mubarek.. kaplatmak için 14 metre Kumaş gerekiyor..
diye homurdanan yok..
ataletin evli haline geçeceğiz ..
mobilya bakıyoruz..
bir yere girdik..
çestırfild ..
eski dost..
değil ama göz aşinası..
tamam bu.. dedim..
yanına iki berjer..
onlar da var ..
tam takım bütün istediklerim..
koltuk değil hayat biçimi satıyor adam..

yalnız 2 kişilik Çestır..
daha iyi..
hep duymuşum..
3 kişilik koltukta da 2 kişi oturuyor boşuna koca koltuk yer kapliyor.. cümlesini..

Ama dedim ben bir tane daha istiyorum 2'li Chesterfield..
koltuğun tarzını biliyorum .. süperim.. duygusuyla..
yaparız.. dedi adam..
ama kurmay alayı gibi hepsini aynı istemiyorum..
o düz renk olsun..
kumaşı siz alın dedi..
p.... 'dan bu kumaş..
iyice hafızaya kazıdım desenleri..
yok ki dijital fotoğraf makinesi..
akıllı telefon..
hemen ertesi gün .. P... da aldım soluğu..
girer girmez karşımda kumaş..
altına da uygun düz renkleri asmışlar..
havalı..

nefis bir türknaz seçtim fazladan aldım yemek sandalyeleri için..

harikayım..
zevk bende..
sıfırdan ev döşüyorum..
dergilere bakıp iç çekmiyorum..

Kumaşı kestirip orda bıraktım..
koltukçu alıp kaplayacak..
almışken yemek sandalyelerinin Kumaşını da alıp komşuya verecek.. yemek takımı Komşusundan alındı..
hepsi aynı gün..
eve teslim edilecek..

evdeyim heyecanla bekliyorum..
geldi takımlar..
2 çestır birbirini tanımıyor..
birisi türkuvaz..
diğeri ağır abi..
mürdümlü Prusya mavili gül kuru'lu
biri yaz diğeri ekim ayı
biri çıtır diğeri olgunluk döneminde..
birisi beyaz dizi..
diğeri Hemingway

meğer P... aynı deseni iki farklı renkle çalışmış..
birinde türkuvaz lila somon
diğeri ağır abi..
kapının karşısındaki bu yaz versiyonu imiş..
ben saf da aha benim desen..
demiş ve kombinlemişim..

3 gün sonra nikah var
kendin seçmişin bir de..
gık demedim..

yan yana koymadım..
azcık uzağa ayrı koydum..
throwlar attım üzerine ..

malum Chester'ların düğmeleri olur..
çocuks parmakladı pıtpıt düğmeleri düştü..

Kaplattım bir daha..
bu kez duğmesiz fitilli
bu kez yine p...
ama kombin tamam..
o da ayrı bir macera..

yemek sandalyeleri
onlar meğer seçtiğin türkavaz fay denilen kumaşmış
su damlasa bile iz olurmuş..
silinmezmiş..
silinse de işe yaramazmış..

ilk dekorasyon derslerimdir benim..

bir de yemek takımını maun ..
ki canım ülkemde bu bildiğin şarap rengi demektir..
koltuk takımı Ceviz olunca..
bizim yeni ev..
bir renk curcunası..
bir kavram Karmaşası..
bir görenin ağzını açık bıraktıran..
hayrete düşüren yer oldu..

Saime hanım ilk gördüğünde..
nasıl olmuş dediğimde..
Salvador Dali'nin evi..
diye cevap verdi..
sanatçı ruhumu farketmiş olduğunu sanma canıtın..
Salvador Dali'nin bahsi her geçtiğinde..
Deli ayol.. derdi..

çestırların lenduha gibiliği..
1 kişilik yerde 4 kişilik alan kaplaması cabası..

2 Kez kaplattım
sonuncusunda akıllıydım soluk renkli kaplattım.
nasılsa soluyordu..
ve 15 metre kumaş almaktan sıkılmışım artık..

Çocuks üzerinde büyüdü.gece geç saatte gelecekleri onların üzerinde bekledik..
sabah erken uyanan bebeyi onun üzerinde emzirdim..
her koltuk gibi ve kadar hayatımıza tanıklık ettiler..

ayaklarım ağrıyınca kolu kocaman yumuşacık elevasyon yeri idi..
ayaklarını toplayıp oturunca dirsek dayama keyfi iyiydi..
kitaplığın önünde Çok uyumluydu filan.. ama yeterdi artık..
hayatıma "faux depart" yaparak giren çestırlar..
fazla dayatmacı ve yayılmacı idiler..

dün çestırları gönderdim ..
yarım yüzyıllık iyi kötü anılarımızı bize bırakıp gittiler..
posted from Bloggeroid

4 yorum :

Leylak Dalı dedi ki...

Allah kavuştursun, yerlerine gelecekler daha da güzel anılara tanıklık etsinler...

hüznün tadı dedi ki...

Hem güldüm hem hüzünlendim. Eski eşyalar zaman zaman gözümün önüne gelir. Tıpkı yaşadığım evler gibi. Özlerim.

Hayat İzlerim, Kitap Sesleri dedi ki...

Eski eşyaları göndermek beni de hüznlendirir ..
Yeni gelenlere de çabuk alışırım ama :)

Adsız dedi ki...

O ayak elevasyonu belki de bize koltukları yeniletmeye mani olan. 15 yılı doldurdular, 1 tur yüz değişti... evin yaşayan varlıkları gibiler... selgin gb

Follow my blog with Bloglovin