12 Mayıs 2013 Pazar

anneler günü...


uyandı kadın..
ev boştu..
kalkmakta acele etmedi..
biraz oyalandı sonra kalktı..
kahvesini içti..
gitmek istiyordu ama arafta gibiydi..
anneler günü sorunsalı..
evde durup çocuklarının gelmesi beklemek ya da annesine gitmek..

buzdolabının üzerine not yazdı..
"anneme gidiyorum.. gelicem.."
kapıyı kitledi.. 
çıktı..
bu kez bahçe malzemeleri yoktu..yanında..
olduğu gibi öyle gidecekti..

yolda genç bir çiçekçi kadından çiçek aldı..
annesinin en sevdiği renk mor..
abisi mor sever.. annesi mor sever..
gözleri parlardı anne oğulun .. "mor severim" derken..
"mor ihtiras rengidir" derdi annesi bir de..

aynı onların kendisi doğmadan önce çekilmiş başbaşa resmini kıskanıp..
abisinin kafasını kıvırıverdiği gibi..
-daha fazlasını da yapardı da annesinden çekinmişti..
moru da onları birleştiren şey olarak görmüş ve aralarına katılabilmek istemişti..
morsever olmuştu..
sonra da mor gerçekten tutku olmuştu..

"mor çiçeklerin hepsini istiyorum" dedi..
çiçekçi kadın sararken "sarma" dedi..
"kabire götürüyorum..
saplarını iyice kısalt ama.. sırf çiçek kalsınlar.."

ne kadar borcum ddiye sordu..
genç çıçekçinin söylediği rakamı çıkarıp verdi..
kadın para üstü verince şaşkın baktı..
"ilk defa bir müşterim pazarlık etmedi ben de utandım..
kendim indirim yaptım" dedi..
gülümseyerek..

anneme götüreceğim bir şeyde.. pazarlık yapamam..
diye düşündü kadın..

arabaya bindi..
aynı yolu kaçıncı gidişim.. dedi..
19 sene dile kolay..
geçen gittiğinde kabirde yapacak hiç bir iş bulamamıştı 
toprak kabarık çiçekler bakımlı idi..

neler oldu bitti son zamanlarda onları düşündü..
nelerden söz etmeli neleri akıldan bile geçirmemeli.. onları düşünürken gelmişti..
parketti arabayı..

üff..
bu sefer ayrıklar vardı..
hem de çok..

elindekileri yere bıraktı..
başladı hem konuşup hem yolmaya.. 
titiz bir iş gerekiyordu ..
yarım yamalak yapılan şeylerden nefret ederdi saime hanım..
üstünkörü yapacaksan hiç yapma derdi her zaman..
çıplak elle..yoldu düzeltti.. 
ne bereketlisin ama ne bereketlisin dedi..
iki gülden birinin sarı sarı açtığını görünce.. 
"sarıdan nefret ederim" deyişi geldi de aklına .. 
bir an durakladı..
bu hep sarı mıydı..
ay sinir oluyodur..
ya da belki önüne sarı güller atılan kadın olarak ..
 sarı gül çapkınca hoşuna gidiyordur diye teselli etti kendini..

sonra gitti çeşmede duran mavi plastik ibriklere su doldurdu..
geldi yıkadı suladı suluğu doldurdu..
bir kaç kez gidip geldi..
mor çiçekleri ayak ucuna yaydı..

çeşmeden son dönüşünde..
anneler gününüz kutlu olsun dediler iki genç..
biri kadın diğeri erkek her ikisinin elinde birer kırmızı gül..
elleri doluydu tereddüt etti bir an..sonra..
üzerinmde hiç para yok dedi..
para istemiyoruz dedi delikanlı.. ısrarla uzatıyordu kırmızı gülü..
o zaman lütfen gelip kendiniz koyun..
hem gençleri çok severdi.. öğretmendi.. diye cevapladı..

geldiler..
kırmızı gülü bırakıp uzaklaştılar dileklerini yineleyerek..
o sohbeti srdürerek düzeltiyordu ortalığı..
"şimdi de  çok kapışırdık biliyor musun" dedi..
beğenmezdin sanırım anneliğimi.. serbest bulurdun belki..
yerdin beni..
hele de kız için..
okuluna kızardın herşeyine..
dinlemiyor işte..
anneler akıl olsa..
başa sürülmezler.. nasıl ben de seni dinlemedim zamanında..
o da dinlemiyor..
gerçi hakkını yemeyeyim son zamanlarda dinler oldu biraz..
ama öyle çok suç ortaklığı ediyorum ki..
onun geri ödemesi sanırım bu..

şimdi öyle zamanlardayız..
ortaklık dayanışması gerekiyor..
kadın dayanışması..

hem biliyor musun o çok akıllı hiç bana benzemiyor..
eminim seni de fethederdi..
ve sen olaydın eminim o da farklı olurdu..

cemal beye çok bişey demedi.. sessizce okşadı taşını.. 
az fazla su dökse.. 
iki atrık fazladan yolsa..
az biraz onunla da konuşsa..
hıh.. bi de bana ziyarete geldiğini söyler derdi annesi.. biliyordu..
sitemkar kadındı..
 
sonra pöti fetiye gitti bir de.
aynı datçadaki gibi bir sokak altta yerleşmişti onun da yeri...
pöti feti oğluyla torunuyla beraberdi..
onların babası dedesisin ama benim ana yarımsın diye sevdi taşını..
kabirinde  ekili yer örtücüden bir dal almak istedi iki üç yerden denedi..
zorlandı ..kopacaktı..
oysa köklemek istiyordu..
sakince..
"sarmanına götüreceğim" dedi..
bir sonraki.. pıt diye eline geldi köküyle..
götürdü saime hanıma.. pöti fetiden getirdim .. diyerek ekti..

sarı gülünden götüreceğim ona.. dedi..
bir  sarı tomurcuk vardı tek duran..
diğerleri üçer beşerdiler dallarda..
ona dokundu..
"onu bana vermelisin.. makasım yok"
tomurcuğu az çekince.. hemen geliverdi tomurcuk..
götürüp verdi pöti fetiye..
saime hanım gönderdi diye..

onlar yalnız çocuklar..
beraber büyüyen hemhal olan kardeşler..
ne biz.. ne de bizimkiler onlar gibi olamaz..
 hem kardeş birbirine hem arkadaş hem ana hem baba..

acık oturdu ayak ucunda..
kitabı duydun di mi.. cemal beye mektubumu..
ama sana da yazdım biliyorsun..
her yerde aklımdasın..
onu da biliyorsun..
dedi..

bir de nerden geldiyse aklına..
serde dik durmak kuyruğu dik olmak var olunca diye bişeylerden bahsederken ..
serde feministlik de var diye devam ederken..
 aklına geldi "sahi duygu da oralarda.. karşılaştınız mı acaba" dedi..
"iyi davran kadına.."
diye de tembihledi..

ayrılası yoktu ama eve de dönmesi gerekti artık..
demin kendisine kırmızı gül veren gençlerin önünden geçti arabayla.. 
ancak o zaman düşündü..
neydi ki bu..
diye..

sonra yine üstü başı çamur..
yine dağınık..
evine doğru sürdü..

eve varmak üzereyken telefonu çaldı..
nerdesinnn...
diyordu kızı..
"anneme gitmiştim iki dakkaya evdeyim"..
"tamam ben de iki dakkaya evdeyim"..
Image Hosted by ImageShack.us

2 yorum :

coraline dedi ki...

anneler günün kutlu olsun...keyifle okudum yine :)

carpediem dedi ki...

anneler günün kutlu olsun,
okudum,ana olmak,
....zor ataletim...

Follow my blog with Bloglovin