10 Mart 2009 Salı

..

içinden bir ses sana ressam değilsin deyip duruyorsa..
hemen resim yapmaya başla..
ses o zaman susar..

van gog..

demiş..
hayır akli dengesi pek yerinde değil..
kendi kulağını kesen adamdan ne hayırlı akıl beklersin de..

benim iç sesi susturmak için de..
bişiler yapmam lazım..
dikkat ettim akşam eşref saati denilen saatte azıyor.. ses..
tam da eve gelip.. sakin olma çocuksla vakit geçirme saatinde..

ay şarapçıydım..
tom miksdeki konyakçı olcam ses susturucam derken..

ses benim canımı yakıyor.. bazı açılardan..
iyi geliyor daha önemsiz açılardan..
sesi susturmak..
da can yakacak..
kimseye de iyi gelmeyecek...

hatta ses değil.. koro benimki..
çok kişilikli kadına..
çok renkli ses.. kanon yapıyolar içimde..

hmmm...
fiziğin faydası olabilir diyerek..
tüm değişim yasalarına sardırdım yeniden..
eylemsizliği yeniden harekete geçirmek için..
ama geçmiyor..
ille de quantum ille de saçaklısından bi ses dürtüp duruyor beni..



benim saçaklı buna benziyor ..
floresan renklerde.. gözalıcı fakat işlevsel...

kendi prensiplerimde esir gibiyim..
gene gözlerimde parmaklıklar var..
daha içerde bi maymun ben.. oynayıp çığlıklanıp atlıyor daldan dala..
dışarda canıtın..
onların arkasında bir ayakta duran eli kadehli ben..
neden kadehli belli de..
neden ayakta.. orasını bilmem..
tahminleri alabilirim..

24 saatin biyoritmik değişikliklerini yayınlamışlardı geçenlerde yeniden..
hani iç salgıların salınma saatleriyle ilgili olanı..
sabah beş kalp krizi saati..
sabah sekiz seks saati.. gibi

akşam yediyle dokuz arası..
bende olanlar hangi salgıyla ilgili ise..
aldırsam o bezleri..

yok bir başyapıtla oynanmaz.. diyorum burda..
aldırmam bişi..

bir kadın anlattı dün akşam bi kadın arkadaşım.. katıldığı toplantıdan..
"şekerim çokkk memnun oldum.. başarılarının devamını dilerim diye gelmiş yanına..
içine düştüler yanımdakiler dedi..
incecik.. dimdik.. arkadan yirmibeşlik.. saçlar karışık röfleli.. şık bir dekolte elbise..üzerinde..
kendisine ikram edilen şarabı alıp..
hem de ikram eden adamın kendi kadehini..
ver şekerim deyip..
bir süre koklayıp..
sonra ağzıda gezdirip..
gözlerini kapatıp..
mmmmm.... nefissss... diye.. hala gözleri kapalıyken geri vermiş..
masadaki tüm xyler o anda dağıldılar diyor.. çeneleri yere vurdu..=)
sonra kadın muzur..
kulağıma eğildi etkisinden memnun
kaç yaşındayım ben biliyor musun.. dedi..
ve seksen dört diye fısıldadı.. =)...."

güldük.. benim gülüş sevecen onunki biraz.. haset..biraz alaycı..
hiç yapamadın dedim..
sosyal flörtü bile..
ııh dedi.. yaramaz oğlan çocuğu haliyle..
yapamam.. sen yaparsın.. ümitliyim senden ..
böle bişi olursun sanırım ilerde....
=)...

koroyu bi susturayım..
daha da iyisini yaparım da..
zira o yaşam keyfidir..
kendinden ve hayatın sana getirdiklerinden keyif alma durumudur..
sahi.. kristof kolombun karısı eserini okumuş olan var mı....

Image Hosted by ImageShack.us

7 yorum :

Çağlar dedi ki...

yok, ben okumadım.

ayakta olmanın sebebi göbek atmaya hazırlık olmasın.

sosyal flört.. biz yapınca azgın sapık oluyoruz. ben sürekli dükkanda yapmaya çalışıyorum bunu, kötü kötü bakıyorlar. illa "zarar gelmez tonton dedeciğimden" yaşlarına mı varmamız lazım. kızdım bak yine kendi kendime.

beyaz gelincik dedi ki...

içindeki koro hiç susmasın...


dağılan xyleri kim
toplamış
kadınları mı?
keyif almak da bir sanat,
o keyfin tadını çıkarmak da...
resim vazgeçemediğim
içimdeki ses,
yap demiyor bu günlerde,
tembellik edesim var
uzun bir süre...
ufak tefekle oyalanıyorum....

beyaz gelincik dedi ki...

kolombun karısının
babasının da denizci olduğunu,
eşini desteklediği konusunu biliyorum bi zamanlar
trt'nin verdiği dizilerden...

.. dedi ki...

sen sosyal flörtün kitabını yazar, imza günü bile düzenlersin ataletim. gelicem yine 8)

üçtemmuz dedi ki...

sosyal flört dedin de...eğer tıp değil de ne bileyim halkla ilişkiler eçseydin yine başarılı olurdun gibime geliyor. Enerjisini kaybetmiş birini hissedip, insanlar arasında denge falan kuruyorsun atalet. Çok ilgimi çekiyor, sendeki doğal yetenek gibi bir durum...ciddiyim, bir kaç gündür aklımda bu, olayları alıp toparlaman, sinirlenmiş birini sakinleştirme tarzın filan...açık söyleyeyim öğrenmeye çalışıyorum. ve çok hoşuma gidiyor.
Sevgiler canım...:)

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

ben o korodan bi tek ben de var sanırdım ta ki Siyah Sütü okuyana kadar. hepimizin içine ta doğarken türlü çeşit kadınlar kaçıyor. Bazen hep bir ağızdan konuşurlar bazen de sırayla. Ama genelde hep biri öne çıkmak ister itişir kakışırlar. Öptüm seni ataletimm

likelife dedi ki...

çoklu karakter bozukluğu muydu neydi şizofreninin diğer adı?
işte o şizofreninin sınırında her dem gezindiğim için,
" sınırda kişilik bilmemnesi " teşhisini,
gitsem,
bir seansta alabileceğimi bildiğimden,
kaçıyorum psikiyatristlerden..

bilmem açıklayıcı oldum mu :))

Follow my blog with Bloglovin