6 Aralık 2008 Cumartesi

dinle

sosyologlar antropologlar yani işi insanı incelemek olanlar..
merak sarmış..

"kadınların durumu son yüz yılda değişti..

önümüzde türün erkekleri için çok zor dönemleri var..
peki bunun erkeğe etkileri ne..

erkeğin inişi..
erkeğin sonu mu?? " diye

neye dayanarak söylüyorlar..
kadının eğitim ve sosyal çalışma hayatı ve politik alanlarda etkinleşmesine..

bakmışlar..
her konuda..xx xy oranlarına değişim erkeğin aleyhine..
erkek sosyal tablodan  ..dışarı atılıyormuş.. kadın tarafından ..
yüksek okullara kayıt yaptıran kadınların sayısı feci artmış..
harvırd  erkekten..daha çok kadın almış ilk defa bu yıl..
kadın sosyal  işlere girince..
yönetici pozisyonuna yükselince..
erkek  çıkmaz sokakta..
bu nedenle..
erkekler spora..kanapeye yerleşip tevede spor programı izlemeye ..
uyuşturucuya..
ve internette pornoya sığınıyor..
saatler boyunca
sembolik samimi ilişkilere giriyor..

her düzeyden erkek bunu yapıyor..
teve..spor..uyuşturucu.. sanal seks..
gidişat bu..
ama önemli konularda..
yine de erkekler hala tepede??
istatistiklere bakarsak..
yönetimde hala erkekler yoğunlukta...
şirket yönetimlerinin yüzde 90dan fazlası erkek..
kadınların yüzde 15 den azı toplumda etkin..

ama gidişat bu..
kadınlar yükselirken erkekler duruşa geçti..

toplumun sarkacı erkek egemenliğin tepe noktasına vurdu.. şimdi geri dönüyor..

bilim insanları..
daha mutlu günlere.. eski zamanlardaki gibi..
modern zamanların insanı..
ilk kez xx ve xy birlikte ve dengeli yaşamayı düşünmekte..
avcı ve toplayıcı toplumlardan bu yana.. ilk defa..

ama artık avcı ve toplayıcı toplumlardan söz etmiyoruz....
elimizde olan..
kadınların aşırı derecede..
ekonomik..
sosyal..
seksüel açıdan  daha güçlü olduğu toplumlar..

sonuçta.. aile yapısı da değişiyor..
iki ebeveyni de gelir sahibi aileler..
bu model aslında..kadın ve erkeğin  beraber çalışıp..
ekip olmak için yaratılmış olduğunu kanıtlasa da....
modern toplumda..  bunun anlamı..
erkeğin inişe geçmesi..

bu da yeni bir toplumsal probleme yol açmış.. bazı kesimlerde..
toplum oluşurken konulan kurallar değişti..
deniliyor ki..
başka türlerin aksine..
insan sadece insan değil..
erkek ve kadın olarak ayrı davranışlara sahip..bir canlı türü..

yeni gelişen toplum tarzında..
"zeki erkekler" başarılı olup toplumdaki yerlerinde..kalacaklar.. deniyor..

çünkü.. çılgın gibi artan ..
yönetimde..ticari piyasalarda giderek yükselen ...
başarılı kadın üst düzey çalışana bakacak ve ..
farklılıklara takılmadan şu soruları soracaklar.. kendilerine..

kadın denen kaynağı nasıl kullanalım..??

doğal yetenekleri nedir..??
ve işimde bu yeteneklerden nasıl faydalanırım ??.. diye soracak..
bunu kullanamayan ise yeni yapıdan silinip gidecek..

diyorlar ki..

kadının yükselişi..
erkeğin inişi değildir..
erkekler eğer kartlarını doğru oynarlarsa..
bu yeni düzen içinde başarılı olabilirler........

bir tanıdığım derdi ki..
kadın erkek yoktur..
zeki insan  aptal insan vardır..

sonuçta sanki haklı çıkıyor..

bir kaç on yıl sonra..
erkekler için de sarışın fıkraları yazılabilecek mi??
erkek kadını öyle ya da böyle .. nasıl faydalanırım.. objesi olarak görmekten vaz geçecek mi..??

8 yorum :

alpernatif dedi ki...

Bir erkek olarak
Biliyorum ki
Bir gün bu blog sayfasına giriş yaptığımda,
kadın tanrısı yüce ataletus beni çarpacak :D

bir tanıdığa bende katılıyorum
(işime geldiğinden değil :D)
cinsiyet değil de zeka olarak ayırsak daha mantıklı olacak
evet kadının yeri toplumda bir türlü oturmadı
hatta bu sıkıntı yükselen hanımlar da bile var
(artık,erkek egemenliği nasıl yer etmişse,eşim bile geçen gün "işten ayrılabilirim,nasıl olsa evi geçindiriyorsuna" gelen iki çift kelam etti)
konuyu bu noktaya biz mi (erkekler) getirdik ?
evet,maalesef
ama bu noktadan çıkış için de kimler uğraşıyor?
gene biz erkekler :D
(tamamen polemik yaratma amacı ile yazılmış bir yorumdur. Saygı ve kibarca parmaklarınızdan ufacık öperim :) )

geçkalmadımki dedi ki...

Yüce Ataletus'u sevdim...
iyiki varsın.. seni okuyunca omuzlarımız dikleşiyor...
Evet Ataletim haklısın..Kadınların toplumdai yükselişine bağlı olarak tv karşısına çekilen xy lerin bir kısmı da hem şartların getirdiği durumu yaşamakta hem de aile içinde yükselen kadından hoşlanmamakta ve komplekse kapılmaktalar.. bizim jenerasyonda
anneleri tarafından amanda benim oğlum ne akıllı diye yetiştirilen jenerasyonda...E ama bu kadar tv karşısında ve sanal dünyada yaşayan xy ler için sarışın erkek fıkraları yakındır diye düşünüyorum..
Sevgiyle öpüyorum seni...

lale dedi ki...

Bak Ataletusum, eşitlik hiç bir zaman olmayacak.Onlar askerlik anılarından, futboldan konuşurken ;atı alan Üsküdarı çoktan geçmiş olacak. İnan bana ev de iki tane örneği var. Onlardaki gelişme , ilerleme hep vasıflarına bir şey katma arzusunu gördükçe ben buna gerçekten inanıyorum.Öptüm seni be yav. Mutlu sağlıklı sk lı, çekirdekli, 18 likli bayramlara . ha kedi ye de

üçtemmuz dedi ki...

Galiba Ece Temelkuran'da okumuştum: Çocuk da yaparım, kariyer de düzeninin kadını nasıl yıprattığından bahsediyordu.
Çalışan kadının işinde çok iyi olması bekleniyor, aynı zamanda evinin derli toplu olması, akşam aksatmadan sofraya yemek koyması ve çocuklara çok iyi bakmaı lazım.
Asıl sorun bu noktada zaten. Erkek sadece işinden mesul. Hala.
Kadının "Ama ben de çalışıyorum, hadi bakalım marş marş, sen de yardım edeceksin" dediği evliliklerde gördüğüm şey (açık olayım) genellikle evin bildiğimiz ev olmaktan çıkıp bir işletmeye dönüştüğü.
"Bildiğimiz ev" değişiyor, daha da değişecek.
Çünkü çalışmak denen şey evden çıkıp, insanların topluca çalıştığı ve aslında başkasına ait olan yerlerde emeğini pazarlamak artık.
Yani evinden çıkıp kendi tarlana, kendi bahçene çalışmaya gitmiyorsun, ya da kendi hayvanlarına bakmıyorsun.
Şehirleşme, sanayileşme, iş bölümü... hepsi var içinde. E bir de kapitalizm ve de acımasız rekabet var.
Yani sorunu bunlardan ayrı düşünmeyi beceremedim ben.:)

Kadın aklını kullanır da üstüne aldığı bu kadar çok sorumluluğu ailedekilere paylaştırabilirse ne ala...Yoksa bu kadar yükü aynı anda taşıması çok zor. Ne kadınlığını ne insanlığını yaşayacak zamanı kalmıyor.

İyi Bayramlar ataletim şimdiden...Sevgiler...

alpernatif dedi ki...

İstemeden yeni bir lakap mı doğurdum ne :D

Adsız dedi ki...

doğurmaz mısın hiç..
dizilerin efendisi diyorum ana.. aslında sözcüklerin efendisi de desem olur =P..
alperim natifim..
sanırım pek çıkış için uğraşmıyor erkek.. bazen bazı özgürlükleri tanıdığını sanıyor.. kadına..
yani hala yetkili görüyor kendini..

zeki insanın kendini kurtardığı kesin de .. sistem zaten en zayıfı koruyabilmek için kurulmamalı mıdır..
=)
*************
inanılmaz ama oğlum kızım demezdi bizimkiler..
ben evde hiç ayrım görmeden büyüyüp ne diye buna taktım bu kadar..
etrafta bana eşilk edecek kendim gibileri görmediğimden mi??
geçkalmayanım..
başımız hep dik.. omuzlar geriye..
hatta acık da göbekler içeriye =P..
***********

illa ki biri diğerinden öne geçecek diyorsun =).. lalen..
kutlarım ben de seni ve seninkileri...=)..

***********

doğru diyorsun.. üçüm temmuzum..,
aslında ama bu zorlu dönemi göze alıp bir dönem yorulsa kadın..
evin yuvalaşması için.
kimin daha fazla zamanı .. ya da.. dileği.. ya da kazancı uygunsa o kalacak belki evde..

kadın bir göze alsa herşeyi..

toplum zenginleşecek..
belki daha farklı ve daha kaliteli yaşanacak ..

belki bu ekonomik kriz sonunda holdinglerin başkaları için insanlık dışı sürelerde nın sonunu getirecek..

bir kez dengeler otursa yerine..
hani amerikada ırkçılığı çağrıştıracak en ufak bir dil sürçmesi bile yasa ile korunmada ya.. işte kadın.. kelimesi de öyle korunsa..
belki ilk zencinin başkan oluşu gibi.. kadın da rahatlayacak..
ne bileyim..

daha o kadar başındaki büyük bir kısım o gazetede anlatılan kadınlardan..

sevgiyle..
atalet..

üçtemmuz dedi ki...

Bak yine dökülesim geldi..::)))))
Sakın kızma çok samimi fikirlerimi söyleyeyim mi?
Her türlü ayrımcılık Amerika daki gibi yasayla korunmasınnn...
Yasayla koruduğunda insanın içine işlemiyor ayrımcılık yapmamak gerekliliği.
Biz bunu çözdüydük zamanında. unuttuk.
Mesela ben Çerkesim ve ailde neşeyle anlatılan bi dolu hikaye Çerkeslerin fazla gururlu olmalarından dolayı atıp tutmaları ile ilgiliydi. Bundan 50 yıl evvelsi kendini istemeye gelen Kaymakamın makamını düşük bulup evlenmeyen bir Hanımın yakınını tanıyorum.:)
Arnavut-Laz-Çerkes-Manav her neyse hepsiyle ilgili neşeli hikayeler anlatılır ve kimsenin aklına kızmak gelmezdi. Zaten ayrım olmadığı, hepimiz bir olduğumuz için.:)

7 Kocalı Hürmüz hikayesi başlıbaşına bunu anlatmaz mı?

Kadınları da böyle korumaya kalkarlarsa sonumuzdan korkarım ben.:)

Bi de 11 Eylül sonrası beyazların gözünde siyahların beyazlaştığı ve Asyalılarla Doğuluların siyahlaştığı yönünde ciddi iddialar var. Bu yeni Başkanın dünyanın başına çok dert açacağını söylüyorlar.
Ama konuyla ilgisi yok, pardon.

Benden de sevgiler atalet.
Bayılıyorum kadın konulu yazılara, gerçekten konuşturuyor bizi...:)

Haaa bu arada acayip Zeyna olasım var, hadi hayırlısı.(Gerçekten.)

bitti dedi ki...

Mevcut kadın-erkek ayrımı/çekişmesi/itişmesi=) toplumu oluşturan tüm bireylerin bilinçli ya da bilinçsiz destekleyişi ile devam etmekte. Esasında kadınlar erkeklerden üstünüm üstün olmalıyım çabasını sürdürmemeli veyahut eşit dielim. Kadınlar yavaş yavaş hareket etmeli...Yetiştirdikleri erkeklerin benliklerinde oluşturacakları kadının "insan" olduğu gerçeğini yerleştirmeliler. Herşeye koşan yetişen her zorluğun üstesinden gelen anne modeli aslında erkeklerin ileriki yaşamlarında ben sadece işe gidip gelsem olur diğer herşeyi eşim annem kardeşim arkadaşım(en yakınındaki herhangi bir kadın) halleder bilinciyle hareket etmelerine neden olmakta. Aslında kadınlar yükselişte mi yoksa bölünlemeleri mi çoğalmakta yaradılışlarının en büyük armağanı olan doğurganlıktan gitgide kopmakta mı bu tartışılmalı...
Bazen aşmak gerek diye düşünüyorum kompleksleri...İnsanları değerlendirirken zeki/aptal ayrımına katılıorum...ama tek ayrım da bu olmamalı diye düşünüyorum...

Follow my blog with Bloglovin