4 Aralık 2008 Perşembe

..



vinonaydı geçen hani konu..
biri.. mörmeydsi hatırlatmıştı..
bu akşam izledim yeniden..
üff..
ilk izlediğimde hiç böyle düşünmemiştim ama..

o zamanlar.. çocuksu daha öncelikle ele almıştım..
şimdiyse... her xxin her yaşında doğal ve tuhaf görünen haklarının savunucusu olasım var..
neyse.. karıştırmayacağım..
esas ne farkettim ..

şu anaçlık işini pek anlayabilemeyen biriyim..
tiz zamanda çocuksun bağımsız erişkinleşmesi için çabalayan..

ama ilginç ..
kadın hani sevgilisinden çocuklarını kıskanıyor ya..
hani beraber iyi vakit geçirdiler.. deniz altı oda yaptılar diye.. sohbet ettiler diye..
hani.. adam biz dediğinde.. ne zamandır sen ve benim çocuklar biz oldunuz diyor..
adam da ben ikimizi kastettim diyor hani..

işte tam o anda..

o kıskançlık duygusunu anımsadım..
yakıcı bişi..
bakıcı giderken ağlayan.. ben giderken el sallayan her iki çocuk için de..
hissettiğim..
herhangi bir aile yakını ile kıkırdadıklarını her gördüğümde hissettiğim.. böyle birden vuran.. burkan şeyi.....

heey..
başka hiçbişiyi ya da kimseyi..
o kadar çok..
kıskanmadım.. hayatta..
xyler babında yani..
eh kıskanınca.. tepki verirsin.. laf sokarsın.. trip yaparsın başka birine sarkarsın.. pisleşirsin.. dağıtıverirsin ortalığı.. aslolan budur ki.. canın yanınca her sokak çocuğu gibi sen de bi tane vurursunnn..
sen sağ.. herkes felaket..

amma... çocuksa bi de kıymazsın..
kıskançlığın mantıklı olmaya çalışılanı gibi bişi yoktur..
daha acıtıcı bi kıskançlık.. olamaz..dedim..
*****************
şimdi normal sıradan ataletçe.. duygudurum..

işe gelmek iyi bişi..

gözüm açılıverince attım kendimi hastaneye..
zaten biz hep tersine..
millet hastalanıp gider hastaneye biz iyileşir iyileşmez..=P
ve bi de doktorun iki günden fazla hasta kalma şansı yoktur..

dün sabah serviste ataletlik yaptım biraz..
özlemişim ekibi.. vizit sonrası sohbet..
bir hasta dolayısıyla..
efenim ben.. diye başladım.. saime hanım.. bir başka kadın öyküsü.. bir de şu hani kırmızı çizmelerim vardı benim diye başlayıp anlattığım hocam.. derken...ordan çıkan felsefe derken..
hemşireler yol boyunca benimle kaldı da..
öykü.. gelip sonuca dayandığında..
başhemşireyi kaybetmiştik..yolda bi yerlerde..

tuhaf.. kolayca takip edebilir oysa insanlar beni.. di mi..
bellidir lafımın başı ile sonu..
karışık olan ortasıdır..

düzenli kadınımdır.. aslında.. tam bir halka çizerim di mi..
bir yerden çıkar.. gezer gezer aynı yere dönerim..
biliyor beni bilenler işte..
yok..anlamayan da anlamamakta direniyor..
o da anlamadı .. sonunu başka hastaya bağlayıverdi..
=P

bu başhemşire yeni.. yani bu klinikte yeni de.. aslında benim hayatımda eski..
meğer ben onu gece nöbetinden alıp servise sorumlu yaptırmışım hatırlamıyorum..
iyi bişi yapmışım sanırım..
şimdiki hocaların yani benim eski arkadaşların..
en iyi sorumlumuzu en iyi rehabilitasyon hemşiremiz.. di demelerine bakılırsa..

ama o zaman gençmiş..
demek daha cevvalmiş..
şimdi takip edemiyor beni.. vizitte ataletlik yapmıyorum neyse ki..=P
orda kısa ve öz konuşuyorum.. iki çarpı bir oral.. =P
gibi.. formüllenmiş atalet..

tamamen medikal bağlamda..
*************

saklambacım ya..
yer ettin zihnimde..
sendeki ben'in kesik kesik konuşmaları geliyor aklıma yazarken..
heyecanlanmış da nefesi kesilmiş gibi.. =P..pek yakışmıştı heyecan atalete..
daha sık nokta koyasım geliyor..=)
************
acık ciddi..

sağ üst köşede bi ev var.. gördünüz mü..
hem o şarkıdaki gibi çok uzakta olan ev gibi değil..

zamanında en çok eksikliğini duyduğumuz şey ..
yani kadın koruma dernekleri idi.. ben öyle düşünürdüm..
sonra morçatılar açıldı..
nasıl sevinmiştim hem oluşuma hem de.. seçilen ada..
zaten mor bu kadar ağırbaşlı bi renkken neden hep.. mor inek.. mor çatı gibi çarpıcı şeylerde kullanılır onu da anlamam.. ya..
mor çatılarda bi kargaşa yaşandı.. bi aralar bazı kadın koruma evleri belediyelerin bağışladığı binalardan atıldı diye duymuştum .. bu yukardaki güneş projesini okuyunca.. o geldi aklıma.. sordum gugl biliyomuş..
onun bildikleri beni incitti.. bir kez daha..
kadınından korkmak nasıl bir duygu ..
o kadınlara mı.. yoksa.. ondan bu kadar korktuğuna göre.. kendini bunca yetersiz gören erkeğe mi daha çok acımalı.. bilemedim..
koca sayfa okuyamam derseniz.. özetle.. barınak olsun diyomuş.. devlet.. dayak yiyen ezilen kadın gelsin biz ona bakalım.. düzelince.. düzelirse.. dönsün şiddet gördüğü yere geri..
bu işi başlatan..
güçlü kadınlar ise.. gelsin barınsın..
o arada.. donatalım eğitelim topluma katalım ..
birey yapalım kendine yeten cinsinden diyolarmış..
barınak değil sığınak olsun..

karar verdim ..
devlet erkek..
hep koruyayım istiyor..
ben kendimi korurum deyince.. hoşlanmıyor..

neyse..
yukardaki sağdaki mor çatıdan da daha önemli bişey..
genç kızlar için..
yani 18ini bitirmiş olanlar için.. o yaştan sonra çocuk koruma evlerinde tutamıyorlarmış..
"Ülkemizde, yetiştirme yurtlarında kalan, bakım ve himayesi sağlanan genç kızlarımız,
orta öğrenim süresince 20, yüksek öğrenimde ise 25 yaşına kadar, himaye altında tutulmaktadır. Bu yaş sınırını geçen kızlarımızın yurtlarla ilişkisi, yasalar gereği kesilmektedir. "

bilgilenin dedim..
ne olsa toplumun en önemli bölümü kadın.. toplumu eğiten kadın zira..

sırada ne var..
kırmızı giy.. kalbini sev mi??
yok.. ben kırmızı giyerek kalbimi seversem.. çevrede epeyce kalbi titreyen olabilir..
topluma koruma adına.. kalbimden vazgeçtim ben =P..

**************
dilerseniz okurken..
yüzünü dökme küçük kızı söyleyiverin..
sözleri de burda bakın..
Yüzünü Dökme Küçük Kız
Bırak Üzülmeyi
Yalnız Sen misin Bir Düşün
Unutan Sevilmeyi

Her Siyahın Bir Beyazı
Gecelerin Gündüzüde Vardır

Yüzünü Dökme Küçük Kız
Kızma Onlara
Yalnız Sen misin Bir Düşün
Zincir Oranda Buranda
Her Tutsağın Bir Kaçışı
Uykunun Uyanışı da Vardır

Yüzünü Dökme Küçük Kız
Yaşamın Anlamını Bul
Sonra Dinle Kendini
Yolunu Bil

Her Siyahın Bir Beyazı
Gecelerin Gündüzü de Vardır

bülent ortaçgil...

ya da mutlu olmak istiyoruma eşlik edin.. hoplayarak..=P
*****************
şer../hayırın zıt anlamlısı olan değil.. güzel kadın olan..
bildiğim her şaraptan üstün..
tina da fena değil ama tipim değil..
ajda.. yapay zeka gibi.. çok korkutucu..
ama şer.. ımmmm...
*****************
bu da.. sonun en dibi not...
bende bir kızılderililik var acık..=P
farkedildi mi..=P..
************
resim= eh tıklasanıza üstüne.. adresi gösteriversin =P
************
yok bi bağlantı kopukluğu konuda..
xxlerin sevgi ve güven ortamına gereksinimi ve dayanışma ruhudur.. tüm konunun dönüp dolaştığı çember.. aslında.. basit .. di mi..





Image Hosted by ImageShack.us

8 yorum :

alpernatif dedi ki...

şimdi ufacık bir hata yapıyorsun
böyle bir resmi yazının en başına koyunca,erkek cinsiyeti olarak başlarda el ayağa dolaşıyor
yazı oluyor curcuna
sonra dur bir daha okuyayım diye başa dönüyorsun
resim gene karşında
ikinci ambale vaziyetleri
bu kısır döngü bir süre gidiyor

bir de yazının en çarpıcı noktası (bana göre ) neydi biliyor musun ?

bu devlet erkek

acaip düşündürdü sabah sabah

sadece devlet mi ?
tanrı
evin reisi
başkomutan
vb
örnek çoğaltılabilir

hepsi erkek cinsiyeti ile şekillendirilmiş

iyi mi ?
değil tabi bir kavrama cinsiyet yüklemek
hele ki bencillik genleri ile yüklenmiş bir cinsiyete yüklersen
çok da faydalı olmasını bekleyemezsin kavramın
hoş şu an aklıma takılan bir şey de
acaba cinsiyet mi konuyu çıkmaza götüren
yoksa makamın getirdiği yük mü ?

yorumdan çok yazıya döndü di mi :D

en son
günaydın der
geçmiş olsun der
öper
çekilirim

who dedi ki...

bayılıyorum bu yazılara ordan oraya herkes kendine hitap eden kısmını alıyor yorumluyor :) o yüzden herkesin ataleti işte.

benim doğurmadan başlamıştı kıskançlığım 9 ay ben taşıycam sonra ben uyurken herkes benden evvel görücek aaa orası böyle burası şöyle diyecek. ınhh hiç bana göre değil. tıp fakültesinde o zaman normal doğuma epidural yapmıyorlardı. bende epidural sezaryen oldum ilk ben gördüm. benimde hiç arkamdan ağlamadı sanırım biliyordu ve anlıyordu. benim en önemli diğer kıskançlığım 2. çoçuğu doğuranlar. anlatabilemem..

benim favorim ise yonca ebüzziya dır.. yani kulvarları farklı tabi ama tek geçerim o kadını..

sevgiler..

burdasaklaniyorum dedi ki...

okurken bi sürü şey dedim içimden.
yazının sonuna geldiğimde, hemşire gibi kaybolmadım ama.. aklımdakileri kaybettim.
sabah mahmurluğu olacak.
öpiym gidiym.yine gelcem zaten.

Adsız dedi ki...

ahaha alperim..
sen buna "hata" mı diyosun ..
sonuçta burdan çabuk ayrılınılamıyor çabucak di mi..
=P

resim dün 20yi geçtik diye..
bi de takvimi çağrıştırmak için..
=P
inanırsan..

tanrı da erkek yazdım.. aslında..
sildim sonra..

belki genelde .. kurum erkek demem gerek.. kurumsallaşmayı başlatan da erkektir.. belki.. düşününce..
ne olsa kadın daha bireysellik ister..

ve kişi yarattığını kendine benzer yaratırmış.. demek erkek kurumu kendine benzeterek yarattı..önce kendi devamını sağlama kaygısı taşıyan..
bu yaratma savı doğru ..biliyorum..
mesela ben yazılarım kadar.. uçuk kaçık olduğum gibi.. =P

öperim ben de..
**********
hu..
bak bu herkesin ataleti bölümünü sevdim..
kamu malından farklı..=P
ikinci çocuğun neyi var kıskanılacak..
tek fark artık farketmiyosun.. kaç taneler..=P

evet yanca da süper..
klastır da..
bi de iman .. / manken olan../ var ama ııh o da ne kokar ne bulaşır.. =P
sana da sevgiler...
**********
saklanbacım..

bazen bana da oluyo..
okurken düşünüp.. yorumda unutuyorum..
demek ki gençliğimdenmiş..

öp ya.. ben de öpiym..

atalet

Adsız dedi ki...

atalet sultan
her çalışan kadının iç sıkıntısı kabaran kıskançlık damarı... filmi bi baştan sona izleyemedim ben! hep 1/4 kıvamında bazı yerlerinden müziklerine bayılırım ama :)
medikal vizitin sırasında yanında olmak istiyorum :) dr atalet izlenilesi atalet bence :))

sağ üst köşedeki ev dün dikkatimi çekti... mor sığınılası bir renk atalet, güven veren sen gibi :) inekle ne alakası var onu daha çözemedim garii :) innovasyonmatik bir halimde yok uzun zamandır...


kızılderiliikkk ????

Öperimmmm
HERA

kayipsimurg dedi ki...

Bu "Genç Kız sığınma Evi" denilen uygulamayı dün sabah haberlerde gördüm. Güneş Ablaları varmış. Gerçekten ismi Güneş mi yoksa mahlası mı bilmem ama ne güzel yakışmış. Bir kız okumayı düşünmüyordum ama artık okumaya karar verdim diyordu. Bir insanda bile bu etkiyi yaratabilmek ne büyük başarıdır.
Çocuks olmadığı için hatta çocuk olmadığı için bilemem o kıskançlığı falan. Ben 10 yaşımdayken teyze olmuştum bir o kıskançlığı bilirim.:)
Kurumların erkek oluşu ile ilgili benzer tezlerim vardı benim de. Hatta bir zaman gelecek kadın egemen toplumlar olacak diye yazmışlığım bile vardır bu sayfalara. Erkek egemen yargıyı da ekle o kurumlara. Polisin, savcının, hakimin,avukatın, katibin, sanığın erkek olduğu, kadının tek başına kaldığı salonlarda görülen davaları...
Bide hani şu senin yanda duran "ataleti anlama rehberi" var ya onu kitapcık olarak bastır, ilgili kişilere dağıt istersen:)
Sevgiler

üçtemmuz dedi ki...

ara ara benim de seni kaybettiğim oluyor. anlattıklarını mı deseydim? Sonra hızlıca koşup yetişiyorum.
Cher'e bir nazirem var. Ben pek severim, bıdı bıdı konuşan anne-kız dizi kahramanları vardır. Gilmore girls, anne olanın aşık olduğu ama bir türlü evlenmeye cesaret edemediği Luke'la bir sahnesi vardı.
Kız Yale gibi bir okuldan ayrılmıştır, Luke olayı haber alır, hiç duraksamadan koşarak anneye (Lorelai) gelir ve yana yakıla, gerçek bir baba kadar içtenlikle sormaya başlar:"Nasıl yaptı böyl bir şeyi, nasıl bırakır okulu, yok yok hallederiz....." şklinde.
O anda Lorelai'nin ona bir bakışı vardır. Anlatılabilemez.
Ve Luke hala konuşurken Lorelai der ki: Benimle evlenir misin?
Güzel sahnedir.
Cher in durumunun tam tersi.

Bugünkü sizimizin sonuna geldik, öpeyim de gideyim...:)))

Adsız dedi ki...

herası açıkgözü..
bak araya sıkıştırdığım kızılderiliyi bi o farketmiş..
=)
***************

simurg..
orda rafta duruyo yaa...
alıversinler bi zahmet.. kendileri...

=D.... kimlerse artık alıcak olanlar..
***************

temmuzumun üçü..
ya aslolan yakalamak zaten bi noktada.. ben de.. kaçırıyorum bazen kendimi=P..
sorumluluğu paylaşacak adamı bulunca gözün parlar tabiii..
de..
tam aksi.. kızmak ne demeye.. kıskanmak =P..
salakça..
ama oluyo işte..

atalettt...

Follow my blog with Bloglovin