1 Şubat 2010 Pazartesi

testlerfikirlertesadüflerimmimhepsibiarada

bi test var hani herkesin ecızgıposta kutusuna düşmüştür kesin..

iki psikolog çalışma yapmış ödül almış.. yetenekli ve donanımlı insanların kendi kendilerini yeteri kadar değerlendiremediği ve ister işte ilerleme ister.. zam isteme konularında yani hayatta başarı olarak gördüğümüz konularda hakettikleri yere gelemedikleri..

buna karşılık yeteneksiz ve eğitimsiz olanların kendilerini hep herşeyin en iyisinde hissettiklerini.. hep en iyiyi hakettikleri fikriyle taleplerini dayatıp direttikleri ve böylece yükseldiklerini haketmedikleri kadar iyi pozisyonlara geldikleri.. ortaya çıkmış..

 

bir de.. bu yeteneksiz olanların eğitilince kendilerinin aslında yeterli olmadıklarını az biraz farkedip daha da saldırgan bi ilerleme tutumuna kavuştukları hakkında sonuçlar yayınlanmış..

şimdi doğrudur yanlıştır demem..

“kişi kendini bilmek gibi irfan olmaz..” demiş büyüklerimiz.. bi de.. “kişilerin zeka yetenek ve donanımları ile.. işgal ettikleri mevki ve işgal süresi ters orantılıdır “demiş mörfi..

ben büyüklerimize ve mörfiye zaten inanmıştım..

benim dikketimi çeken.. bu yazıyı yayınlayan paylaşan herkese gelen yorumların..

“kesinlikle .. evet katılıyorum.. doğrudur.. “şeklinde olması..

şimdi neden onay verirsiniz..

yeteneksiz ve eğitimsiz ya da eğitilse de yeteneksizliğini farketmiş grupta iseniz..

buna onay vermezsiniz.. di mi.. kızarsınız hatta..

tam donanımla gelp hayatta gelmesi gerektiği yere gelmediğini farkeden grupta iseniz.. o zaman evet diyebilirsiniz..

o zaman da sonuç şudur..

ortalıkta ne kadar çok yetenekli donanımlı eğitimli insan varmış.. da.. meğer.. peki nerde bu diğer grup.. toplum lke ve evren olarak başımızı derde sokan grup.. haketmediği yere gelip de.. zor görevlerin altından kalkamadığı için başımıza püsküllü dertler açan grup.. hiç ortada yoklar..

bunlar ayrıca övünmeyi çok sevdiklerine göre.. tüm sosyal gruplarda da pek aktif roller peşinde olduklarına.. gruptan gruba yorumdan yoruma koştuklarına göre..

hı??

nerdeler bu çalışmada.. itiraz ederlerse.. kim oldukları anlaşılır diye.. parmaklarının ucunda uzaklaştılar mı.. yoksa.. yetenekli ve hakettiği yere gelememiş kişi gibi mi davrandılar..

bence ikincisi.. evet kesinlikle haklı diyenler.. bence şaibeliler..=)..

ki zaten biliyorum bunu.. ne zaman iyi birşeyden bahsedilse ben zaten yorumlarının.. ne zaman kötü birşeyden bahsedilse ben asla diyenlerin çoğunlukta yaşadığı bi yerdeyiz ve zamanda.. =)..

yoksa ben vermediysem sen verdin oyu hesabına da gerek kalmazdı değil mi..

benim esas takıldığım test başka..

kişileri beşe ayırıyor..

salyangozlar.. idle yönetilenler.. eleştiriye.. “ben suçsuzum” ben yapmadım diye cevap verenler..

maymunlar.. arabeyinle yönetilenler.. eleştiriye “saldırı ve öfke ile cevap veren.. “sen yaptın.. suçlu sensin  ” cümlelerini kullananlar..

insanlar.. beynin sol ya da sağ tarafını kullanan ..eleştiri karşısında ille haklı çıkmaya çalışanlar “senin yüzünden oldu..sorun sende” diyenler..

gelişmiş insanlar.. hem sağ hem de sol beyinlerini kuşananlar..eleştiriye..sakinleştirme ve vicdan öğesini devereye sokarak cevap verenler..başkalarının varlığının farkındadır..”sen yapmasaydın ben de yapmazdım ..ve ben söylemiştim..” diyenler..

son grup.. holistik insan.. işte bu ilginç.. diğer dördü hep “egosunun” ağırlığı taşır ve sürüngen beyni kullanır.. her olayı kendi çıkarına göre.. var kalmayı sürdürme çabasına göre değerlendirirken.. bu grup.. egonun sınırını aşmıştır..bir bütünün parçası olduğunu farketmiş ve kendisi için iyinin evren için bütün için de iyi olduğunu ve aksini kabul etmiş durumdadır.. her eleştiriyi.. bir kendini yeniden değerlendirme ve geliştirme fırsatı  olarak görür ve sevinir.. kimseye kızmaz.. genellikle kimse eleştirmeden de olayları enine boyuna düşnür ve nedenini bulmaya çalışır.. kendine düşen hata payını illa ki bulur.. üstlenir.. “benim yüzümden.. ben izin verdim cümleleri kurar.. suçlu benim dermiş..”bu grup beyninin yüzde ellisini kullanırmış… evrendeki herşeyin anlaşılması mümkün kurallarla oluştuğuna inanırmış..bilincinin beynini yönettiğine inanır.. dürtülerine uymaz.. bilincinin kontrolünü geliştirirmiş.. bi de.. her eleştiriyle bilgisini bir daha deneyimlemiş olamnın tadını çıkarır.. ne varlıktan ne yokluktan yerinirmiş..hangi şart altında olursa olsun görevi olduğuna inandığı şeyi yaparmış..

 

 

iletişim ve eğitim tekiği olarak da.. ille bilimi ve bilim dilini kullanırmış..iknaya çalışır..zorlamaz.. ceza vermez..tehdit etmez..miş..

**********

hepimiz holistyikmiyiz..

bana cevap vermeyin.. ilk eleştiriye verdiğiniz cevabı not edin.. sonra gelin yazıyı bi daha okuyun..

**********

dikkat kablolara takılmayın..

**********

kanape kanapedir.. simge yüklemeyin.. yüklenmesine izin vermeyin..

**********

bu kanapenin ki kahverengi kadife gibi bir kumaşla kaplıdır.. büyüktür ruhsuzdur.. çekilince altından yatak çıkacaktır ama tekerleği yoktur çekilemez.. ve ortasındaki parça indirilince sehpa olur.. iki kişilik bardak yeri hazırdır.. ama iki.. kişi.. yoktur.. oturma sayısını bir anda bir desteye çıkarmıştır ama etrafta deste de yoktur.. işte böyle bir varoluşsal kanapedir..uyumsuzdur.. ruhsuzdur.. gereksizdir..

sakın bunu.. feysde ki kanape konusuyla karıştırmayın..

************

benjaminin etrafı sarıldı.. dümdüz dikildi ayağa.. etrafına sarılan kanapenin etrafından çıkan patlatması keyif ve bağımlılık veren pıt pıt baloncuklu malzeme..

kanape ve benjamin hoş bir ikili oldular.. bir üçüncü canlı ile.. ile .. trio da olabilirler.. ama olmama çabasının bir göstergei olarak düz çizgi ünlem vazifesi yapıyorlar..

************

hologram insanlar görürseniz.. iç güdülerinde bazen sürüngen tepkiler olduğunu.. arada içlerinden ilkel ego koruma hisleri çıkıverdiğini.. bunları düşündükleri için fazlasıyla utandıklarını ve dönüp kendilerine bir daha zarar verdiklerini.. geliştirmeden önce bazen tamamen yıkmamız da gerektiğini.. o yıkımın işte çok acılı ve kanlı olabildiğini.. şaşkın büyücünün büyüsü gibi.. sonuçta daha iyi insan yerine mutant bişey de çıkabileceğini de unutmayın..

bu bilimsel çalışmalar bu tip şeyleri yazmazlar genellikle rastlasalar da..

*******

birebir olmayan alıntımızı ekleyelm..ve karşı çıkalım..

“kar ısınabilen ve korunaklı yaşanını yine korunaklı evinde sürdürebilenler için yaşamın kavgasına ve kaosuna ve olağana bir aradır..”

değildir.. olağan eğer zaten olandışı olduysa.. ve ayrıca olağandışı da olağan yaşamımızsa.. kar bişeyi değiştirmez..

********

çıkartımlar kötüdür.. mümkünse hiç çıkartım yapmayalım..

bunu dedi demek ki.. demeyelim soruyla açalım..

ne demek istedin.. ne yapmak istedin diyelim.. en azında etrafta atalet varken böyle yapalım.. gıcığım..

*********

bir de birilerinin hatırını sormamız gerekiyorsa.. lütfen özen gösterelim.. iyi misin basit soru cümlesi.. geçiştirme amacıyla.. olmadık yer zaman mekanda sorulduğunda.. acıtabilir.. kişiyi kendi gözünde değer kaybına uğratabilir.. ya da soranı..

o yüzden tanıksız ve geniş zaman dilimlerinde soralım.. ardından da senin için yapabileceğim bir şey var mı diye ekleyelim..

gerekirse bi bk yapmayalım.. ama bunu böyle yapalım.. farkındayım seni görüyorum seni düşünüyorum anlamına gelen güzel ve kısa cümlelerle yerimizi belirtelim.. yangında kullanılmak üzere.. deyip çekici verelim..

ya da hiç bişey sormayalım.. farketmemiş gibi duralım..

“ama ben sordum ilgilendimo yanıt vermedi ”.. cümlesini gereğinde kullanabilmek için bişeyler yaptığımızda.. “baştansavma sahtekar” olduğumuzu unutmayalım..

***********

bişey daha vardı ama unuttum..

Follow my blog with Bloglovin