30 Eylül 2011 Cuma

kadın

tanıdığımda o 12 yaşında idi.. ben genç bir kadın..
okuluyla ilgili sorular sordu birisi..
bu arada okullumdu..
baktım.. ne okulu ve öğretmenleri..
eğitim sistemini eleştiriyor..
kişileri değil.. olayları değil.. prensipleri..
böyleyim ben.. bir cümle bir davranış bir bakış bir koku yeter aşık olmam için.. ömür boyu sevmem.. için..

genç kız oldu..
sömestre ödevi.. volter.. du bakiim monteskiö ne demiş bu konuda dedi.. bir kahve molasında..odasına seğirtti..
bu benim kumaşımdan dedim o zaman.. sanki benim kızım..

18inde..
annesi ile uzun bir pazar geçirmek zorunda kaldım..
ortak konu zaten yoktu..
iyice bitti..
geleneksel ortak konulara girdik..
ev yardımcısının ne kadar ne yapmadığı veya ne yaptığı..
cankurtaran simidi konudur..

işte o an odaya girdi..
konu başlığı perdeydi o anda..
biraz dinledi.. ve fırça attı bize..
tül perdenin hafifliği ve değersizliği ile ilgili..
dekartı volteri monteskiöyü bilen genç kadın..
güldüm ben de..

rüzgarda salınan açık pencere önünde sallanan bembeyaz tül perdenin güzeeliğinden şiirselliğinden.. romantizmini bozan şeyin buruşuk ve gri perdeden filan söz etmedim.. dekorunu kendin yaparsın içinde yaşarsın filan demedim..

kaçınılmaz olanın bir perde sahibi olmak olduğunu söyledim..
ve onun da arada bir yıkanması gerektiğini ..perde kaçınılmazdır gibi bişeydi.. sanırım..

ters bir suratla benim olmayacak dedi..
sıradışı bir evlilik yaptı..
masalar güllerle donatılıp .. sevgili dizler çöküp.. bir lokanta dolusu insan önünde..
o zaman yaşadığı ingilterede evlenme teklif etti..
yabancı eşi ile..
belki perdeleri garantiye almıştır dedim..

aradan yıllar geçti..
bir yılbaşı gecesi..
ayaklarını uaztmış..
üzerinde.. 4 yaşlarındaki kızı.. memesinde.. dokuz aylık oğlu..
kucağında lepitopu..
iş yetiştiriyordu..
aklıma perdeler geldi..
bu akıllı kızın bu tabloyla uyumsuzluğu geldi..
demedim bir şey..

gene geçti zaman..
bir hastalığı nedeniyle üstüste birkaç gün görüştük..
"çok yorgunum atalet abla"

ve anlattı anlattı.. yaşamına nasıl sahip çıkamadığından bahsetti..
kocanın nasıl kolayca eleştirdiğinden..
yardımcı olmadığından..
hayatın nasıl zor olduğundan..
söz etti..
yeni yerleştikleri yerden gene göçmek isteyen kocasından.. yeryüzü çingenesi gibi iki senede bir başka ülkeye göçmekten yorulduğundan..
ama sadece kendisine yapılanları anlattı..

ve bunların düşündürdüklerini..

bu ne enerji demişti bana da bulaştır biraz demişti..
o yüzden buluşmuştuk..

yoruldum..
dinlerken..
yıllar içinde.. her gelen akını savuşturmadığı için..
bir seferde hepsini sindirmek..
zordu..

artık hiç bir şeyden emin değildi..
tek bildiği burada kurduğu yaşamdı.. bunu sevdiği idi..
iş gücü şeyydi.. işi çocukları iyiydi..
aile olmayı seviyordu..
ama bir kez daha göçmek istemiyordu..
dünyanın iç ayrı yerinde silbaştan ev döşedim dedi.. o sadece ben ...a gitmek istiyorum diyor..
ve sonra ben ev kapatıp ev yerleştiriyorum..
yorgunum bir kez daha "PERDE ÖLÇÜSÜ" almak.. perde diktirmek istemiyorum.. dedi..
bu cümle beni.. yıllar öncesine götürdü..
yıllar önce.. benim perdem olamayacak.. diyerek günlük yaşamı ciceleştiren kıza..
o zaman bu benden bile iyi kızı nasıl esir alacağını yaşamın.. nasıl yoracağını biliyordum..
ama yanışmış olmayı istemiştim..
yanılmamışım malesef..ev bizi yutar.. yaşam bizi yutar..
iki mememizden bağlanırız bir yavruya.. ve sonrasında..
o bağ örümcek ağı olur..
o yavrunun yuvaya babaya hayata sosyal ortama bi sürü şeye gereksinimi vardır..göz göz yutar bizim yaşamımızı.. onunkine katılırız göz göz..
yok bunları demedim..
yıllar öncesi ergenine de demediğim gibi ..

elbet bir karar vereceksin dedim..
zamanı gelmemiş daha..
ama o zamanı beklerken..
sadece sen içindeki seni bul bi..
her sabah her program yaparken bi dur bi sor içine.. o ne istiyor..bugün ..
elbet yapman gerekenler var..
ama bi bak bakalım.. için ne yapmak istiyor..
bi için var mı hala ona bi bak öncelikle..

yaşamın bir süreç olduğunu unutma.. ve bir gün..
geriye baktığında.. hiç hakkını vermemiş olma.. bu kadının dedim..
sırtını sıvazladım..

o kadar diyebildim..

ne diyeyim..
kadın haklarından bahsettiğimde..
tepki verenlere..
selam yollayayım bir..

kızlarımızı okutarak..
çok para kazandıkları meslek sahibi ederek de kurtaramıyorsak..
nasıl kurtaracağız..

2 yorum :

.. dedi ki...

bilmem ki.. nerede, yolun neresinde rota değişti acaba?
perdem olmayacak demiş birini ömür boyu, kırk kere perde diktirmek mecburiyetinde bırakmak hayatın espri anlayışı mı acaba?
(esasında içimden kocasına suç bulmak geliyor da, bu benim klasik "kocayı suçla" alışkanlığımın yansımasıdır diye susuyorum.)

Adsız dedi ki...

kocası egoist.. ama ben kadını da suçluyorum.. nerede kendine haksızlık etmeye başladı diyorum.. ne zaman bu birliktelik yürüyecekse.. ille ben fedkarlık etmeliyim diye düşünmeye başladı diyorum..

ve üzülüyorum.. girdapta bir kadın daha gördüğüm için..

atalet

Follow my blog with Bloglovin