11 Haziran 2011 Cumartesi

biz bakışmayanlar

Karşıdan karşıya geçeceğin zaman.. adımını asfalta attığında.. yaklaşan arabayı kullananın gözlerine bak demişti Saime hanımın oğlu bana.. ilkokulu bitiriyordum.. istanbulda araba sayısı sayılı.. ama gözlerini sürücünün gözlerine dik.. demişti.. o zaman senin karşıya geçeceğini anlar..
Kaldırımlarda olur hani.. biri sağa diğeri de kendi soluna adım atar bakmazlar birbirlerine aynı adımda karşı karşıyadırlar yine.. biri sola kaçar karşısındaki de kendi sağına.. gene karşı karşıyadırlar.. bu böyle birkaç kere tekrarladıktan sonra.. gözlerini birbirlerine dikerler.. biri bir taraf adım atar diğeri yerinde durur.. geçişirler..

Yola çıkıverdi insanın biri.. yok tehlike arzetmedi..
Zira ben arabanın sürücü koltuğuna oturduğumda benden başka herkes.. kör.. salak.. sağır .. kararsızmış gibi düşünüyor.. ona göre sürmeye çalışıyorum aracımı..
O yüzden o adımını atınca ben durdum..
Aynısı hep oluyor..
Yaya olması şart değil.. bazen de gelen araçların yönüne hiç bakmadan ara sokaktan park alanından çıkıveriyorlar..
Gene duruyorum..
Dedim ya her an her yerden bir salak kör sağır bekliyorum.. düşüncesiz ve kararsız birini bekliyorum..

Bugün de o öyle cep telefonuyla konuşup.. iş dönüş saati trafiğinde..
Yoldan şort tişört havalı yat ayakkabısı giymiş ve havalı sevgilinin elinden tutmuş.. asla gelen araç yönüne bakmadan rahat revan yürüyünce durdum..
Düşündüm sonra..
Hipokrit.. sinsi sahtekar.. olduk..
Yoksa neden gözlerimizi saklayalım..
Gelen aracı önemsememek elde değil.. çarparsa sakatlayacak bişey çünkü..
O yüzden nasılsa beni ezemez diyemez kimse..
Onca ucuz değil can ..
Şıkım havalıyım imkanlıyım.. mesai saatinde şortluyum paralıyım.. zaten yolları da babam yaptırdı bile demek için kendisinin de en azından bir sacın arkasında bir aracın içinde olması gerek insanın…bir koruması olmalı.. yaşam bu..

Biz ne zaman göz temasını kestik..

Çocuklar kendilerini azarlayan kişinin gözünün içine bakamazmış..
Zaten ses onların içine bir taciz gibi illerken bir de.. gözlerin içine girmesine izin veremezmiş.. fazla gelirmiş..
O yüzden başka yerlere bakarlarmş..
Azar.. suç.. suçluluk duygusu ya da suçu kabul etmeme.. bunların hepsi.. göz temasını kesiyor..

Bir de depresyon.. depresif hastalar da göz temesi kurmaz.. sohbeti başlatmaz.. cevabı ancak verir..
Ama göz teması kurmaz.. sohbete katılmak zorunda kalsa bile..

Demek biz bakışmayanlar..
Bu yüzden niyetimizi belli edemeyenler olduk..
Bakışmıyoruz.. yolda.. evde işte..


Seçime bağlayacağım da..
Araya bir de… yavuz hırsızlık girsin..
En çok o bağırırmış hani..
O zaman da bakmaz insan karşısındakinin gözüne..
Öfkeli öfkeli dolanır.. elindekini filan fırlatır..

Öfkeli.. sinsi.. suçlu ve suçlu olduğunu bilenlerden mi oluşuyoruz..
Günlük beden dilimiz bu çünkü..

Ece temelkuran.. siz ne zaman bu kadar duygusuz oldunuz demiş.. bir parti insanına.. artık gücü olanın merhametsizliğinin dozunu arttırdığının altını çizmiş..

Farkında mısınız..
Lozana göre bizim ola iki adayı Yunanistan kendi adası yapmış..
Suriye karışmış.. özellikle sınırdan karışmış..
Farkında mısınız..
Herkes sadece kendi küçük çıkarı için.. iktidar partisini desteklemekte..
Ya da kendi küçük yaşamının dertlerine kapılmış hiç ilgilenmemekte..
Tüm üretim iletişim ekonomik kuruluşlar yabancı sermayenin elinde..
Ama biz babilin asma bahçeleri gibi yaşıyoruz..
Geziyoruz.. feysimin bukunda yayınlıyoruz..
Fıkra gönderip gülüşüyoruz..
Kitaplara filmlere dalıyoruz..
Dekolte giyip.. yüksek topuk üzerinde kırıtıyoruz..
Konserlerden videolar çekip .. yayınlıyoruz..
Evet ben de dahil.. yaşamaya devam ediyoruz güya..
Ama içimizde bir huzursuzluk olmalı .. bende var..
Dışarıdaki açın varlığını kimliğini bilirken kendi helal yemeğini yiyememek lokmanın ağzında büyümesi gibi..
Yani her yerde bazı açlar olabilir.. ama nerede ve kim olduklarını bilmediğinde yapacak bir şeyin yoktur..
Oysa aç kapının önünde ise..
Yiyemezsin işte.. onu da doyurmadan..
Açı bırak kedini de doyurmadan yiyemezsin..
Acizi yani..

Dışarıda bir çok aciz var..
Dahası..
Ben kendim acizim..
Alamıyorum bir tad..
Alamıyorum keyif..

İçim sıkılıyor..
Birbirine önem vermeyen.. depresif.. suçluluk duygusunun pençesinde bir toplumdayız.. sıkılmamak olası değil..






Image Hosted by ImageShack.us

4 yorum :

laleninbahcesi dedi ki...

Öğretmen ders anlatırken taaa gözünün içine bakardım. Dersi sadece bana anlatıyor gibi olurdu . Ama sözlüde gözüne bakınca hemen sözlüye kaldırırdı:))
Ece Temel Kuran'ın o programını izledim...Kurbanların gözlerini bağlarlarlar, idam edileceklerinde ...göz teması önemlidir.

Yrın çok önemli bir gün ama bu gün daha önemli bence, herkes kararını yeniden gözden geçirsin...köprüden önce son çıkışı kaçırmasın.

Sedencik dedi ki...

tamda bu nedenle güneş gözlükleri çok revaçta...
en az kullanıldıkları alansa sanırım güneşi engellemek...
anladım seni ataletcim...
çünkü benimde içim sıkılıyor...
ama
yine derim ki...
''umudu kesme yarından''
sevgiyle...

hasret senfonileri dedi ki...

Ben senin kadar kibar ve asil olamam... tıp lisanı ile ve bilgisi ile konuşamam sevgili Atalet.. Benimki biraz zorba az bişey dayakçı ama çokça şefkatli bir öğretmenin dayatmaları..
İster göz teması ister tokat!!! Günlerce bunun için uğraştım sayfama koyduğum seçim öncesi yayınladığım yazının okunmasına çabaladım.. sonra da seçin sonrası düşündüklerimi yazdım... üstüne alınan ve kırılan haspalar bile olmuş!!!
Belki değil senin kadar muhteşem anlatamadığımdan olabilir anlaşılamayışım.. vallahi içimden geldiği gibi yazıyorum...
Sen muhteşem ve çok yönlü anlatıyorsun .. da, kaç kişi temas kuruyor gözlerinle??? :))))

kumhavuzu dedi ki...

Acaba disaridanmi böyle derdim..
icinde ikende farkli olmadi
simdi disaridayim (sözde) ama o gün
ve 2 gündür pek bir fenayim..üsüttüm herhalde diyorum ama
sebep belli ataletim.
Nasil nasil nasil....

Follow my blog with Bloglovin