1 Ocak 2011 Cumartesi

birde bir..

zaman akıp gidiyor..

hep aklında tut hep koş demek gibi bu..

eh aksın bildiğince.. koşasım yok .. aslında hiç olmadı gibi bişey..

yağmur altında koşarsan mı normal hızla yürürsen mi daha çok ıslanırsın ..

biter mi listeler daha çok şey yapınca..

aslında hayat mor kadife buduar koltuğunda ..

mor saten sabahlıkla uzanaıp pembe üzüm şarap peynir kitap mum müzikle geçtiğinden daha mı yavaş geçer koşa koşa yaşarken…

neysen o olduğunu ..önceliklerini değiştirmeye uğraşıp ..

başarıp.. ama sonra yine yeniden öz iradenle başladığın biçimde bir yaşama geçince mi anlarsın ..

sıkıcı mıyım.. tutucu muyum.. kendini beğenmiş mi..

kırılgan mıyım.. tutarsız mıyım.. cesaretsiz miyim.. yoksa o “çok konuşuyolar ama bişey demiyolar ” dediğim kişiler gibi erken erken “cem cam” ahkam kesip sonra unutan mıyım..kaçırdığım bişeyler var duygusuyla telaşa kapılmaya yatkın mıyım..

ve aslında bu kimin ne kadar umurunda da buraya yazıyorum..

bilmiyorum..

sadece listelerle ilgili bir fikrim var..

ne kadarını yaparsan o kadar yeniler ekleniyor..

bir şekilde vazifeye dönüşüyor..

o yüzden bir zaman çizelgesi oluşturmaları renk katmaları için .. bulunsunlar gene..

ama baş köşede değil..

eskisi gibi kitap aralarında dursunlar..

hatta unutulsunlar..

ve arada ele geçince o zamanki ben neler istemiş..

ne kadar da hala aynı şeyleri istiyormuşum aferim canım keyifli kendim.. denmesine yol açsınlar..

zamana gelince..

sen ne kadar sınır hedef koysan da ..

zaman kendini yaşamlarından oluşumlarından sorumlu hissettiğin başkalarıyla işbirliği halinde..

sana fırsat vermeden hızlanıp yavaşlayabiliyor  bazen..

görecelilik..

zamanı ölçmeye kalkan asırlar öncesindeki gereksiz kontrolcü hemcinslerime ne desem ki..

kesin sitem edebilmek için yapmışlardır bu ölçüm birimini..

üç adet dönümüdür bana bir dinozor butu bile getirmedin mesela..

bu kayayı en az 15 adet dönümüdür yeni mamut postuyla örtmedik.. gibi..

saçma mı..

belki..

en çok sitem etme ve suçlamada kullanılmıyor mu zaman ölçüsü..

papaz en azından bu ay döngülerini toparlayıp bir deste yapıvermiş.. ondan bu kadar seviniyoruz.. bir deste daha bitti diye..

reddedesim var zaman birimlerini…bitmesim başlamasın zaman.. aksın sakin..

bir özlemelik süredir görmüyorum seni diyesim var..

bir içesi gelelik süredir meyhaneye gitmedik ..

üç romandır konuşmadık seninle paylaşacak ne çok şeyim olmuş demek istiyorum..

bir sigara içimi der gibi..

bana gelince..

sabah yalnız evde..

ha evet ilk kez çocuks dışarda geçirdi geceyi..

arkadaşlarıyla partileri vardı ayrı ayrı..

zaman demişken.. ilk kez.. tam 00.00ı idrak ettim..

tam 00.00da..

oldu mu.. yok daha var.. ay geçmiş .. paniği olmadan..

uzun zamandır..ilk kez..

kendi kendime .. keskin 00.00..

arındım sanki..

işte sabah kahvemi yaparken nerden geldiyse aklıma..erken uyanmışm biraz..sanırım ondan ..biraz da preverin şiiri nedeniyle..boğazda güneş doğurma konusu düştü aklıma..doğurmadım hayır..ama acilen telafi edesimin de olmadığını farkettim..

en azından şu anda..

yarın olabilir..hiç olmayabilir.. başka nedenle tesadüfen ordan geçerken doğabilir güneş....

yaptıklarım da var..listelere eklediklerimden ..

ama sanırım en güzelleri..listeye girmeden .. zamanda yaşamda çetele ile tutulmadan yaşananlar..

yolda yürürken avuç içi yukarı bakar durumda duran elinin içine bir minicik martı tüyünün gelip konması .. gibi..

işte bu daha hatırlanası..

hatırlanası olsun zamanda yaşadıklarınız..

hafif olsun bi de kuş tüyü gibi

7 yorum :

Leylak Dalı dedi ki...

Yılbaşı hediyesi olarak meşe palamudundan satranç takımı yapan çocuğun öyküsünü bunca yıldan sonra ikimizin de hatırlaması gibi değil mi? Benim için bunlardır hayata anlam katan küçük dokunuşlar.
Küçük dokunuşlarla sıkca karşılaşacağın bir yıl olsun Doğan Kardeş kardeşim:))

laleninbahcesi dedi ki...

benim çok umurumda mesela...bilesin.
Tüm martıların bana seni hatırlatır bi de...
Hiç hedef koymam,liste yapmam,çalakalem yaşarım hayatı.

Bizim ailenin çocuk bölümü birkaç yıl

önce arkadaşlarıyla karşılarlardı yeni yılı haha sonradan yine bize döndüler...
mutlu yıllara Ataletim hep yaşamımda olmman dileğiyle...

hasret senfonileri dedi ki...

muhteşem bir kasınsın sen... acizane en takdir ettiklerimin içinde.. beni yoran.. güldüren..bazen ayan bazen anlaşılmayan ama hep doyuran yazılarına tutkunum.. hatta ara ara bir şey anlayamayınca okuduklarımdan, "tıp lisanı herıld" diye geçiştirsem de!!! sonra iki güm sonra gelip tekrar okuduğumda son derece sarih olarak anlaşılır bulduğımda, kendimi türk doktorlarına emanet edesim gelse de:))))) yılın ilk gününe seni severek ve okuyarak üstelik anlayarak başlamanın hazzı içindeyim..
bi ara beni bi kontrol et istersen!!! :))

Adsız dedi ki...

leylak dalı hafızanın neyi önemli bulup.. etkileyici bulup kaydettiğini bilemiyorum hala..
ama meşe palamudu.. işte onu hafızada saklamak.. minik sincaplar gibiymişiz..
sevgiyle..
********
lalemmm..
sağol.. umurunda olunmak.. bunu kaçırmayacağını bilmeliydim..
=)

çocuks ise. hayata adım adım yaklaşmalarını seviyorum..
ayakları yere sağlam bastığında ben de kanat açacağım..

ama sen.. vazgeçilmez kadınsın.. gidemezler.. nerde bulucaklar daha renkli arkadaşı =)..
sevgiyle..

*********
hasret senfonileri..
muhteşem bir piyano partisyonu eşliğinde okudum yazını..

yeni yılda yormayayım dedim bak bilin sevildiğinizi..
anlaşılmaz lisanımı az ilerideki günlere saklıyorum =D..
sevgiyle..

Adsız dedi ki...

Bazen yazmak, okumak, düşünmek, planlamak ve benzeri eylemler yerine sadece ama sadece yapmak gerekiyor diyorum kendi kendime. Doğrusu bu diyorum. Yapılacaklar listesi oluşturmak da böyle birşey. Ne gidecem ben eve, yatarım ofiste... gibi :)
Tabii okuyan içn şimdi alakasız oldu bu son cümle ya, olsa da olmasa da...
Sevgiler

-caglar

şafak dedi ki...

: )
hep çok şey düşünüyorsun sen
hep başka türlü de düşünüyorsun,
hani değişik
yada uzun nefes tutuşundan bile daha derinlikli
ve bir de hep uzun listelerin var senin
hep yapılacakların
ihmal edilmeyeceklerin
olmazsa olmazların
ne bileyim hani aile içinler
hani başkaları içinler
arada biraz kendin içinler
ama o kalabalıkta azınlıkta kalıyor sanki bu son dediğim
nasıl desem, hani çıkış kapısını bildiğin
anahtarını
kapı kolunu
uzun zamandır cebinde gezdirdiğin bi kapıyı
isteyerek demeyelim ama hani
o kapıdan çıkmak güçlü yanına yakışmadığı için misal
açıp çıkmıyosun gibi
sonra
sonra zamana sitem olmaz tabi
çok etmiyosun da zaten sen
hem zaman ne yapsın ki sen bunca çok şıkkı günlerine tamamlanacak düşünelecek
ve yapılacak diye
maddelemişken ...
oysa bi martı tüyü hafifliğince güzeldir
bi martının kendi olmak
zaman zaman iki kanat çarpışıyla iki rüzgar kovalamak
ve uçarken
kendi tüyünden bi tane bırakmak
hani avucuna düşenin
ne güzel yormayışıyla
hafifliğince ne güzel
dediğini içinden duymak ...
2011 in ilk
"ne saçmalamiş ne diyo bu be" dedirten yorum hakkımı kullandım : )
hayirlı olsun vatana millete : )
ama bardağın dolu tarafina bakalim : )
sen bu mana da sırani savdın : )
en çok seni mutlu eden günlerle dolu bi yılı olsun senin ...

Adsız dedi ki...

şu "açıp çıkmıyorsun"un nesini sevdim biliyor musun şafakk..
çıkamıyorsun olmamasını..
=)
güç takıntı halinde zaten hele kapıyla ilişkisi.. daha da kontrolsüz takıntılı..

içinler herkesde vardır eminim de.. benimkiler bana ağır mı geliyor.. bünye nazlı.. ruh saten sabahlıktan soyunamamış olduğundan.. senin de süper ve ağrısız dertsiz geçsin yılın.. günlerin .. dilediğin tüm zaman birimlerin..

çağlarım..
yapalım tabii de..
ama bir de olalım bence.. yaptıklarımızı makine gibi yapmayalım..hatta tecavüz kaçınılmazsa zevk de alalım ya..
öperim ikinizi de..
sevgilerimle..
atalet

Follow my blog with Bloglovin