9 Aralık 2010 Perşembe

azıcıkşeiçin ve diğerleri..

eski ben olsa..
eski atalet
yaşarken bir yandan da not alacağım diye yorar yırtardı kendini..

hızlı bu aralar gündelik yaşam..
sıkıcı bir hız içinde..

iş aynı yaşam aynı temo hızlı..
eski siyah beyaz filmlerdeki şık zarif kızların kesik kesik hareketleri gibi zerafetten uzak oluyor o nedenle..

yaşam zerafetten uzak..
insanlar uzaklaşalı çok oldu..

ş için şeref..
şevkat..
şe için..
şımarık .. bir kız için..
şike..
her türlü sahtekar için..
şimşir.. değnek olarak.. çalı olarak kaşık olarak..
şafak var.. =) hem sonu iki kalısı.. var.. hem de..
hastaların dertlilerin görmek için beklediği olan var..
şarap var elbet.. benim için..
şapka var.. mor şapka var yaşlanınca giyeceğim..
şaka var.. her zaman kaldıramadığım..
şölen var..
epeydir düşünmediğim..
şark var garp olduğu kadar..
şömendöfer var eski tren yolları için..
şavk var.. şevk var..
şşşt var bi de.. beni hiç etkilemeyen..
şodron var bi de böyle yazılmayan ama..
böyle okunan ve yeni aldığım beyaz oval art deko tutamaçlı hatta kapaklı..
çorbayı sıcak tutan şık servis elemanı için şodron..
ama çorba yok..
o zaman.. içine çiçek olmadı yılbaşı yanaşıyor..
yılbaşı topları konur..

siz bilmiyorsunuz..
bir sessiz film de ben çeviriyorum..
yok 20lik yapmıyor çekimi..
o kısa film çekiyor..
benden de para istedi geçen gün..yıldızlı kahve dükkanında bir sahne çekerken içecekleri kahvenin parası olsun diye..
filmin başına da.. sponsor olarak beni yazmış o yüzden..
bir kahvenin hatrı kadar film sponsorluğum var artık..

benim sessiz filmim yaşamım ..
söylenmeyenlerle ilgili..
ben söylemeden de anlaşılsın dilediğim duygularımla ilgili..

bu arada entelektüel gelişimi süper düper olmayanlar iyi mimik okurmuş..
sözle uyarılamayınca..
görsellikle anlamaları artarmış..
tamam o zaman ..

geçen yıl bu sessiz sinemanın ortalarında iken..
hani gerilim müziğe de yansır hareket yoktur ama koltukta kasılıp kalır insan..
işte tam da öyle iken..
benim çam ağacım haksız bir şekilde..
üzerinde ışıkları topları ile..
sökülüp olduğu yerden kanapeye yer açmak için..
yukarıya taşınmıştı..
artık ayakları olmayan ağaçların üzerindeki sarılı dolanmış ışığı sökmeyi deneyeniniz oldu mu hiç..
iyi.. olmasın zaten gereksiz..
tecrübenin insana bişeyler katanı iyidir hem..böylesi boşa yorulma sinir katsayısı..

neyse ben de önce sabırla ve içimden homurdanarak topları çıkardım..
ama ışık dizilerini çıkarmaya gelince sabrım bitiverdi..
tuttuğum gibi ışığıyla ağacı da.. saldım merdivenlerden aşağı..
bunun hakedişi budur diye..

bu yıl ağaç yok..
almaya niyetim de..

zaten buz dolabının da buzluğu altta olanını da seneler önce almıştım..
onküsuruncu yılında bozuldu..
onküsur yıldır ..
benim savunma ve "ergonomik bu" tepinmelerime karşın gizli bir nefret besleyen kişi..
yeniledi modeli bana sormadan..
aslında yeni üretimler benim sevdiğim modeli yeni yeni retmeye başmamışken geldi eve bir kazulet ..
şimdi son teknoloji.. ama non ergonomik ..
yeni buzdolabı.. eski dizayn..

beyaz eşya ile sevgi duygu bağı kuranla dalga geçerdim ama evet..
nefret edebiliyormuş insan bir onjeden.. şeyden.. nesneden..

demek istediğim odur ki erken kalkan yol almaz..
birden başlangıçta bulur kendini sinir olur..
bekleyeceksin..
topluma uyacaksın..
akılların anca çalıştığı zamana sakla bilgi ve öngörünü..
amerikayı bir daha keşfetmeye gerek olmadığı gibi..
amerikayı erkenden de keşfetmeyeceksin..

demem o ki..
bu yıl bi sürü mini ağaç peşindeyim..
bi sürü el yapımı andaç peşindeyim..
herkeste benden birşey olsun peşindeyim

ha bir de şu doğum günü daveti var.. hafta sonu..
nerden nereye dedirten bir zamanlar korkulu rüyam olan..

bir de şu bizim mahallede kendini trafik sorumlusu.. hata yapanların celladı yasa koruyucu gören kişi var..

hayat hızlı akıyor..
ama güzel akarsular gibi değil..
kesik kesik..
raftinge uygun sular gibi..
siyah beyaz filmlerdeki zerafeti olmayan güzel kadınlar gibi..

bu yazının çıkış noktasında sevgi gibinin..
en çok bağıranın haklı olmamasıyla ilgili dokundurması var..ordan mahalle sorumlusu lendrovırlı salağa..
cümleleri saklanan çağlar var..ordan sözlerin nasıl bititiği yere gittim..

okuyor.. yazıyor olmam var.. meşgulüm işim gücüm var..ama sözüm de var aslında acelemin yanı sıra durumuna gittim..

beklentiler var döngüler var..
çağırışımlar var.. bi de.. her yıl olacak mı endişesine gittim..
bu yazı çıktı işte bölük deşik..
budur..

alakasın diyorsan..
bence çok alakalı ..

Image Hosted by ImageShack.us

6 yorum :

şafak dedi ki...

: )
İlk yorumun ben olayim istedim : )
hazır kıstırmışım da "ş" yi : ))
ama hani o kadar iç içe
ve ayni zamanda o kadar bağımısız konu var ki yazıda
konunun bi yerinden tutunmak
tutunduğun kısmı uçurtmaysa uçmak : )
kağıt gemiyse onunla batmak en güzeli sanırsam
bütününe bişey demek zor : )
yaşamı sessiz film olan sen
biliyorsundur elbet
bi sessiz filmi dikkatle izlediğinde
neyse sana bulaştırmak istediği
neşe, hüzün, soğuk
ve ne varsa saymadan şimdi bıraktığım
tümünün
tümünü
anlatır
am adediğim gibi eğer dikkatle izleyen varsa
sessiz film çok şey anlatır
sesi olmasada cümlesi çoktur kısaca
ama yaşamın zerafetten uzaklaştığı bi hengamede
zor haliyle
en parıltılısı neyse o
en renklisi neyse o
en dikkat çekeni neyse dikkatler ona
kısaca ya filme ses dublajı yapmalı
yada bi sessiz film olarak
tüm herkesten farklı kalmalı : )
ki bence hep daha parlağı hep daha renklisi diye aranan kalabalıklar için bence gereksiz : )
varsın hayat sessiz ve kesik kesik giden bi sessiz film akışında olsun
sen hayatla tanımlama kendini
yada bunca farkındalıktan sonra hayatı çok iplmeme mümkünse : )
ki yaşam zerafetten uzaklaşsa da
bi gün nasıldı diye merak eder
ve yeniden zarif olmak isterse : )
ona bunu anımsatabilecek biri olması güzel : )
hep böyle kal sen : ) olduğun gibi, bence ...
ş için : )
ya ne bi dolu "ş" alternatifi sayacak değilim herlade,,
şafakk var işte : ) yeter : )

laleninbahcesi dedi ki...

BEN ANLADIM Kİ, HEM DE BU AKŞAM BU YAZIYI OKURKEN... DERDİM SENİN YAZMAN DEĞİL SENDEN Bİ SES GELMESİ BURADAYIM DEMEN, ORADA BİR YERLERDE OLDUĞUNU BİLMEK Ş LER İÇİN Ayrıca gelicem...Büyük harflerle yazınca daha mı üstüne bastırılmış olur söylenmek istenenin...
öptüm Ataletimmm

Sevgi Gibi dedi ki...

karşındaki - ki bu kim olursa olsun- istediği, dilediği kadar anlıyor seni bunu anladım.
aksi olanlar için hayat ne kadar zorsa, tamam artık ben de böyle bir insan olacağım kararını uygulamak da bir o kadar imkansız.
senin yazın değil ama bu yorum gerçekten de alakasız olabilir.
olsun.
sımsıcak sarılıp giderim...

hasret senfonileri dedi ki...

Offff.... bayılırım böyle kafası karışık düğüm olmuş... dolaşık... insana.. ne de/me/diğini hemen anlarım!!! Ama böylesine bir kördüğümken bile hanımefendi kalanına zor rastlanır diye düşünüyorum... Şimdi hemen geri sardım yazıyı... ben yazıyor olsa idim başlığı altında ağaçtan buzdolabına ve getirene götütürene hiç aksatmadan hürmetlerimi suna suna.... neyse boşver sevgili atalet sen asil kadınsın gerçekten baksana ŞOK bile gelmemiş aklına, kendime benzettiğim ŞUBAT ayını da katmamışsın hesaba.. ne yapalım ŞART değil!! Yeter ki sen toparlan biraz asil ve ŞUH kadın!!!

Sedencik dedi ki...

şelale var
şah var...
şamata-cı- var birde bazen iyi gelen bazen de boğan çekilemeyen...
kahve hatrı kadar sponsorluğu yazdım aklıma...
bu yılbaşı para çıkarda zengin filan olursam kedili çiftlik kuracam ya...
heh işte birkaç10 tanesinin sponsorluğu teklifiyle karşılaşabilirsin para çıkarsa...
malum hazıra dağ dayanmaz şimdiden garantileyeyim:)
neyse...
ağacada takılma
arkasından yasını tutmadığına göre veya
bu yıl ağaç yapmak istemediğine göre...
demekki kendin için en doğru olanı yapmışsın...
kaldıki ayaklıda bile sinir bozucu ışık sökmek...
''herkeste benden birşey olsun'' kısmı herkesin hoşuna gidecektirde...
neden?
anlamak istediğim gibi anlayayım sevdiklere yüreğinin selamı diye yorayım...
şimdi baktım baktımda...
canım ataletim
''olur ise böylesi böylesi olsun''u
dinlemeye gidiyorum...
güzel...
ismide var artık...
değiştirebileceğin için güç
değiştiremeyeceğin için sabır dilerdim sana ama...
zaten hepsi var sende...
sadece zaman...
kocaman öpüyorum...
sevgiyle...

Adsız dedi ki...

mutlu yıllar

Follow my blog with Bloglovin