26 Temmuz 2010 Pazartesi

inadınaraytırinadına




yazmıştım bi yazı..resmi de vardı..
güzeldi de..

raytır illa ki yayınlamayacağım diye tutturdu..

zaman geçti..

bi felsefe yapamadım.. dinlendim sadece...
izinde değildim yok..
ama evdekilerin büyük kısmı izne gitti..
bu da izin sayılır..

yazıyı aldım böldüm ikiye..
çünkü resmin daha güzeli var şimdi...
=)

“eski perslerde.. iki kişi birlikte içmeye gideceği zaman..

biri genellikle de parayı ödeyecek olan gecenin kralı seçilirmiş..

konuşmanın içeriğini belirlemek gecenin kralına düşermiş…

eğer içilecek ilk kadehe şaraptan çok su koyarsa.. ciddi şeyler konuşmaya niyeti olduğuu anlaşılırmış..

şarapla suyu eşit miktarda koyarsa..hem ciddi hem de keyifli konulardan söz edilebilirmiş masada..

eğer kadehi şarapla doldurup üzerine birkaç damla su eklerse.. gece rahat ve eğlenceli olurmuş..”

biz katmadık..
su yani..
ama bu suyu bardak bardak içmemize engel olmadı..

anılar sofrası bu..
cemal beyin türkuaz bardakları.. sonrasında ordan burdan eskiciden yoplanmış türkuaz camlar.. en son birlikte alışverişe gittiğimizde aldığımız.. peçete.. vazo..



bir de karaf var. ama o gece kullanmadım.. oda ısısının ya da bizim durumumuzda bahçe ısısının şaraba uygun hale geleceği günleri bekliyorum onun için..



yemekten yana fakir.. takımdan yana zengin bir akşam sefası..



konuğum geldiğinde.. tam da bu pembe gülü koparıp vazoya koymuştum.. elimde vazo ile açtım kapıyı..
çok hoşlandı..



ama vazom nasıl.. güzel di mi..



sohbet sırasında martıların fazla çınlattık ki kulaklarını..
biz bir ara sustuğumuzda..
sesleri geldi..
ardından..



tüy gökten geldi.. martılar ..
beğendiler yaptığımız işi.. iyi ettiniz dediler.



yalnızlık paylaşılmaz..
paylaşılırsa yalnızlık olmaz demişler ya hani..
ama keyif çok yönlü..
keyif bazen paylaşılarak artar..
=)..

ondan zaten bir de buraya ekliyorum.. nispet olsun diye diil ..
hayır ben paylaştım keyiflendim zaten.. biraz da sizinle paylaşıp keyifleneyim demedim.. sizi düşünüyorum yani..inanırsanız..

şimdi denemiş olduk..
armut altında şarap nasıl içilirmiş..
güzel oluyomuş..
=P

Image Hosted by ImageShack.us

9 yorum :

Sevgi Gibi dedi ki...

ben inandım ki atalet :)
e ama bu gıpta etmeme zerre kadar engel olmadı tabi ;)
martı, tüy, şarap, sofra, paylaştıkça çoğalan keyif, keyifli olabilme ya da bunu devam ettirebilme durumu, burada asla bulamadığım vazolar. anlarda saklı güzellikler, keyifler işte.
ve illaki İstanbul...
ohh sefan olsun atalet :))

Sevgi Gibi dedi ki...

bir de hep soracağım unutuyorum, sürmeli nerede?

Adsız dedi ki...

Bir zamanlar gittiğim şarapla ilgili bir kursta ders veren uzmanın ilk sözü "şarap uygarlıktır" olmuştu.
Uygarlık, sohbet, iki akıllı kadın biraz turkuaz üzerine az biraz da keyif kattın mı martılar da tüy bırakır elbet :)
Simurg...

Adsız dedi ki...

yaa bi de arada düşen armutlar olmasın ama allah etmeye inme falan indirirler insana :) Yerçekimini bulan bulmuş zaten Siz bulmayın bidaha:)

laleninbahcesi dedi ki...

vazoya güle martı tüyüne... herşeye bayıldım...Armut ağacı altındaki keyfe bittim...

Amasrada Ağlayan Ağaç altında çay keyfine ne dersin:)))

annemineli dedi ki...

Çok güzel bir paylaşım,vazolara bayıldım,teşekkürler ve sevgilerfrr.....

hasret senfonileri dedi ki...

Genelde her içki sofrasında, (istisnalara selâm ederim)
o muhteşem vazo gül müzik manzara vesaireye tüy diken (gökten düşmüş de olsa) kavalyeler; şarap bitiminde, altında oturulan (ne muhteşem bir tesadüf) ağacın meyvesinin iyisini yediklerini isbat ederler!!!..
Sevgilerimle sevgili Atalet.. Zevkli kadınsın..

Sedencik dedi ki...

güzel olmaz mııı hemde muhteşem olmuştur:))
bak bu armut ağacını yorumlardan hatırladım şimdi :)
yinede şarap susuz olsun:)
sevgiyle...

Adsız dedi ki...

her fotoğraf jilet gibi keserken yüreği,
olgun olup diyemiyorsan olsun mutlu,
geç sana şefkatle sunulan bariyerlerin arkasına,
sakın arasıra bile tıklama buralara,
uzatma kafanı,
soru cevap yağmurlarıyla sula beynini,........
boş veeeeeeeerrrr...........
ama acıyoo

Follow my blog with Bloglovin