5 Nisan 2010 Pazartesi

yakıştırmak

 

bazen insanlar güzel şeyler yakıştırırlar bize..

hediye olarak dilek olarak..

mesela “sana tepede oturmak .. ayaklarını sallayarak aşağıda olup biteni izlemek yakışır..” dedi bir dostum geçen gün..

“ne deniz ne bulut.. sen kendinde ol yeter ..” anlamına gelen bir mesaj geldi geçen gün feysimin bukundan..

bir başkası.. “koacaman güzel olsun dünya yakışır sana “ demiş dün yorumunda..

saime hanımın oğlu dünyanın en güzel ve zengin yöresinde “seni ve kızını düşündüm.. size yakışır oraya bir yolculuk” duygusu yaşamış geçen hafta..

katıldığım bir partide.. partinin olgun kadını olarak.. bana yaşatılan “ortak ve karşılıklı dostluk” ortamı da var mesela..

bir hastam aradı bugün.. bir konsere davet etti beni.. konseri sahneden izleyeceğiz dedi haber vereyim dedim.. sahneye de çıkmadık demeyelim yani dedim.. ama siz zaten sahne için yaratılmış gibisiniz..dedi..

bazen biz hüzünleri acıları yakıştırırız kendimize..

bazen başımıza gelen olaylarda ya da yaşadıklarımızda kendi payımızı ararız faturayı yüklüce de çıkarabilirz..

çıkarmasak .. bi huzursuzluk duyabilir her düşündüğümüzde o olayı o yaşam bölümünü.. yeniden “tamam ben de buna şöyle yol açmış olabilirim” diye.. minik minik ek faturalar havale edebiliriz..

bazen çok düşünmekten yaşayamayabiliriz..

kitleriz kendimizi kalırız..

böyle dönemlerde işte böyle sözler ..

bazen ironik gelebilir.. sen öyle san ben aslında.. diye bir içses monoloğu başlatabilir..

sahtekar hissedebiliriz kendimizi.. bazılarına farklı bir “kendimizi” sunduğumuzu düşünür suçlanırız içten içe..

ya da  .. “sosyal ortamda sarfedilen güzel sözler”grubuna alabiliriz..

oysa bu sözcüklerdeki.. doğruluk payı önemsiz diye düşündüm bugün..

söyleyenlerin bizim için savaşa gidebilecek olup olmamalarının..bizim için kavgalara girmeyecek olmalarının..   tüm gün bizi düşünmemeleri.. duygularında bir “jeanne d’arc"’vari” adanmışlık olmadığını bilmenin  önemi yok..

sözler sözcükler aracı.. iyi ya da kötü duyguları yansıtmak için..

dün çekirdek bi fırça yedi benden.. sonra 19luk uyardı beni.. o sana empati yapsın dedi.. ona göre konuş..  beni daha ne kadar uğraştıracaksın deme.. benim üzerimden yükün ne kadarını alacaksın de..

düşündüm ve teşekkür ettim.. haklı buldum.. oğlumu.. kendi sıkıntısı arasında kardeşini düşünüp bana da zaman ayırdığı için..

çekirdeğe sorarsan o da.. ilgilenin çocukla çok sıkıntılı sınavı yaklaştıkça diyor.. o da karıncanın kardeşi..

ne onun çekirdeğin ergen dönemine.. ne diğerinin 19luğun sınav gerginliğine faydası yok..

ikisinin bana benim ikisine faydam olmadığı gibi..

ben yaşadıklarımı tamamlanana kadar yaşamayı sürdüreceğim..

19luk sınavına girecek birbuçukmilyon çocukla beraber..

çekirdekse ergenliği bitene kadar .. bir inecek bir çıkacak duygularının çekiminde..

sözler sözcükler önemli.. bize iyi ve kötü duyguları yansıtmakta..

bazen de.. biz söylenen iyi şeyleri bize yakıştırılan güzellikleri ihtişamları bazen yeterlilikleri kendimize yakıştıramayabiliyoruz..

ama onlar yakıştırılanlar değil aslında.. iyi dilekler ..

o yüzden ..ben aldım yakıştırdım kendime hepsini..

ve fotoğraf çektirmeye giderken yolda çalınan ıslığı..

ve fotoğrafçının tek kare çekip vesikalığı .. başka poza gerek yok.. mükemmel.. tamamen sizi yansıttı demesini..

aldım yakıştırdım..

kocaman bir dünyada.. ne deniz ne bulut kendim olup.. güzel ortamlarda.. alımlı çalımlı dolaşmayı… sahnelere layık olmayı yakıştırıdım bugün kendime..

en azından bugün..

hava da çok güzeldi ..

-----------------

4 yorum :

beyaz gelincik dedi ki...

duygular,duygulanmalar
tavan yapıyor bugünlerde,
herkeslerde
bahar yoğun yaşanıyor.
saime hanımın oğlu,
iyi gelmiş sana ataletim,
herkes bir yana...

.. dedi ki...

beyaz gelincik haklı bence de.
bana kalırsa da annelerin oğulları iyi gelir kadınlara.
baksana 19'luk da nasıl iyi gelecek çekirdeğe, fıstığa...
ama o bir yana,
hayranım senin oğlana.
nasıl doğru tespitler.
o da çok yakışmış sana ataletim.
çok güzel yakışmış 8)

JoA dedi ki...

vay canına! vay vay vay canına! kulağıma küpe olsun, yakışsın:)

ve ne güzel 19'luk, ne güzel çekirdek! benimki de böyle olsun büyüyünce:)

dur bi ıslık çalayım sana :-P

Adsız dedi ki...

joa..
yakışsın elbet.. bize söylenen tüm güzel şeyler.. yakışsın..
çocuksa gelince..
sanırım siz anne oğul o yolda ilerliyorsunuz.. elele..
=)..

atalet

Follow my blog with Bloglovin