14 Aralık 2009 Pazartesi

tamam atalet çok üzdün yeter..

şööle.. ctesi.. aslında ben saat ikibuçuk üç gibi işten çıkıyorum..

ama çıkmadım.. beşbuçuk gibiydi.. sanıyorum.. hüznümü pisimi kokinalarımı topladım.. çıktım..eve giderken çekirdek aradı..

arkadaşı gelmiş yatıya..süper dedim ağacı kuralım.. olur annem dedi.. bu yeni moda.. bir annem dir gidiyor.. mmm diye de uzatılarak.. moda sanırım..

iyelik eki.. bana mahsus deil.. abisine de.. “naaannn kaynak .. abimmmmm” diye sesleniyor.. kediye de.. avniyemmmm diye.. sahip olası var.. =D..

eve gittim.. ağacı diktim.. ışığını sarmaladım..

kızlara devrettim.. süsleme işini..

kokinaların kısalttım saplarını susuz vazoya koydum.. öyle yapınca daha çok dayanır diye de ahkam kestim..

sonra.. müzik sidilerini açtım..

taktım bir edit piaf.. mırıldandı öle..

şarapların arasından seçtim bir merlot.. kocaman bardakta.. “tat sıfatları listesini açtım.. baktım. gözyaşları bol.. demek alkolü yüksek.. eh iyi.. ilk tadı meşemsi..ikinci tadı.. isli..  tanneni az.. olgun gövdeli.. şili.. şarabı..

kızlar kıkırdadı ağaç süsledi..o simli otrüş gibi şeyleri takıp oralarına buralarına kabaret dansı yaptı..

ben demlendim.. bi tarafta kitabım.. bi tarafta edit.. peşinden mustaki.. mayalandım..

geç saatte 19luk geldi kurstan.. aa güzel olmuş dedi..

çekildi odasına.. biz şu bin yıldır oynayan gençlik dizisine baktık. kızlarla..

uyuduk sonra..

sabah ondokuzluk.. dün eve girip ağacı görünce ..

geçen yılki ağaç geldi birden aklıma..

vay be ne çok şey değişmiş dedim.. dedi..

sarıldım…

evet dedim.. öyle çok şey değişti ki aslında bilemezsin..

bilirim dedi.. gösterdiğimden daha fazlasını bilirim.. knownledge is power.. but ignorence is bliss dedi.. odasına giderken.. biliyo musun bliss ne demek diye sordu.. biliyorum dedim..

pazarı evde geçirdik.. o kursu kırdı.. ben dışarda yapabileceğim bir çok şeyi..

çekirdek bişey kırmadı..

erken başladım yine merlota.. bu kez.. sertapın sesi..

sezenin sesi.. üstüste.. bir

“Pardon, bakar mısınız ?
Tanışmıydık ?
Sevmişmiydim ben sizi hiç ?
Sevişmiş miydik?

Pardon daha önce konuşmuyduk ?
Yürüyüp çıkmazlarda yorulmuşmuyduk ?
Yüzünüz ne kadar da aşina !
Avucumun içine alıp öpmüş olabilirim

Gözünüz öyle uzak bakmasa
Sizi tanıdıgıma yemin ederim”

bir ..

“O zor günler solan güller eskidendi. Geçti!
O zaman aşık olduğum rüzgarlar esti esti. Geçti!
Geriye sadece yarım yarım sevgiler,
Yüzüme inceden uzun uzun çizgiler..
Öznesi kalan süresi kalan cümleler
Yalan dolan cümleler kaldı”..

eh bu şarkılar yazılıyorsa.. bu duygular yaşanıyor demektir.. bunca kadın bunları hissediyorsa ve bunca güzellik çıkıyorsa bu duygulardan..

ben de yatarım kuluçkaya güzel günler için .. =)

iyiyim ben..

biliyorum incitici bir yazı yazdım ctesi.... özür..

ama dediğim gibi..

başka yer de yok … bu duyguların kaydını tutacak..

hem alperime bile söz oyunu yaptırmayacak bir yazıyı eklemiş olmak gibi bir sonucu oldu bunun..

iyiyim.. endişelenmeyin..

burdan şu kokina meselesine bir ek yapayım..

saime hanım ile cemal beyin en büyük marifeti..

çocuklarına hem güzel şık keyifli ayrıntıları görme bilme yakalama görgü ve becerisini aktarmaları..

hem de o ayrıntıları kendileri kendileri için alma.. taşıma.. kırma.. sahip olacak şartları kendileri yaratma.. becerisi vermeleri idi..

haklarını yemeyelim..

elbet kokina alınır.. hem de en büyük buketi..

hem de kendi kendime.. en kırmızı kurdeleye sararak..

bir sonraki yeni yılda.. hatta bu kokinalar belki başka şeylere vesile olabilir..

belki öyküleri bir kadeh kırmızı eşliğinde başka birilerine anlatılır.. da .. başka ellerden gelir..

=P..

bilemeyiz..

ne demiş hem.. sertap..

aşk seni bulabilir de.. nırınım ….

yaşam.. yaşandıkça güzel değil mi..

kokina.. istanbulda güzel.. benim koca vazoda güzel..

sevgiyle ve keyifle kalın.. en son istediğim şey.. boynu bükük bi atalet düşünmeniz.. değil öyle.. burnu dik.. kuyruğu da..

10 yorum :

Adsız dedi ki...

:)


kahverengi

üçtemmuz dedi ki...

ataletciğim hiç öyle boynu bükük bir atalet gelmedi aklıma yazını okurken. ne bu yazıda ne diğerinde.
ben senin duruşuna karışamam elbet ama dik durmanın bazen nasıl yorduğunu kendimden biliyorum. arada bir o boynu eğmek şımarmaya girer. şımarmak da dostların arasında en büyük keyiftir.
güzel başlarımızın boyunlarımızın üstünde neşeyle arkaya doğru kıvrıldığını görelim hep. öpüyorum çok...:)

.. dedi ki...

biliyorum.
nerden, nasıl... tam emin değilim ama ataletin duruşunu bildiğimi biliyorum.
şimdi iş yerindeyim henüz, bi şarap içebilme lüksüm yok ama bi edithpiaf dinleyebilirim hemen şu dakika.
yok masamda kokina falan
evde de.
ağacı da kurmadık, süslemedik de.
ben böyle bi sezen sezenim bugün.
açık adres isteyen sertap kulağımda habire.
bi de,
ben de gelsem yatıya bi gece.
8)

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

valla boynu bükük bi atalet en son aklıma gelecek bir şey bile değil.

Kedinin ismi Avniye mi hehehehe babamın adı Avn, de:)))

Ha bi de benim kızlarda Annemmmm der .

Ağacı hiç kurasım gelmiyo nedense bir tek Can görünce ne yapcak diye düşünüp annesinden önce kurasım var hehehehehehe.

Şarap önüme konunca içerim , tadı güzelmiş derim, birsz buruğumsu olanları severim. Onun dışında heeeeç anlamam. Ha bi de rose severim.
Valla en çok Alperin yorumundan etkilendim desem.

Çook öptüm.

Adsız dedi ki...

:))

Kabarenin bende uyandırdığı,
Arap kısrakların podyumda, kendinden emin ahenkli vakur ritmlerinin takliti:)

Kuluçka! kendi belirlediğin süre kadarmıdır, yoksam tabiatın belirlediği süresimi var...

c.tesi yazısı, bence, gelenleri çözdürme yazısıydı.

Kendinden kendine, Kokina yı her alışında, onu sana aldıran ben olduğumu unutma:)ve tek bir kırmızı gül ama mümkünse çingenlerden olsun alev alev:))

Dün, bugün, +yarın-lar yürek dolusu senli sevgileeeeer:)

faMey

oya dedi ki...

aynı şeyleri düşünürüm hüzünlenip de
hüzünümü anlayan şarkılar dinlediğimde..
eğer birileri yaşadıysa bunları..
eğer birileri yaşayıp da yazdıysa bu satırları..
benim için de hala ümit vardır diye..

***

hem neden özür dilediğini anlamadım ben cmt. yazısı için?
diğer yazıların için dilemiyorsun da,
bunun için neden dileyecek mişsin ki?!
cık..
ben özür mözür istemem..
kabul mabul de etmem! ;)

***

bu arada..
dün bordeaux dedik..
ve bugün madem merlo dedin, şili dedin..
montes merlo 2004..
şili..
diyorum sana..
bulabilirsen mutlaka iç..
ya da dur cümleyi revize ediyorum:
mutlaka bul ve iç.. ;)
beğeneceksin..

öperim ataletim..
koccaamaaann :)

kumhavuzu dedi ki...

şanslıyız bloglarımız var
hüzünlerimizi sevinçlerimizi aktarıyoruz
boşalıyoruz.

ve sözcükler ekranda birer işaret değil..hepsinini karakteri ruhu var vebiz birbirlerimizde bunu anlıyoruz dimi şekeeeerrrr

hımm..bu mmm lar varya evet moda galiba:) canım ailemden ..ablam babam diye konuşuyolar ..

yazan:dizikuşu kumm

Adsız dedi ki...

yaşamak isteyip de yaşayamadığım bir sürü şey geldi de aklıma..

boşver be atalet' im..
herkesin keşkeleri var nasıl olsa..

hayat gibi..

alpernatif dedi ki...

heh
valla yapamadım :)))

ama özür ?
Hayır
bizlerin arasında özür diye bir şey yok
hep mizah
hep komedi
hep ataletpedi (bayan gereci gibi oldu böyle yazınca :D)
burada en hoşuma giden bloglar ne düşünürse onu yazan bloglar

derdimiz yargılamak değil kimseyi
içindeki hüznü anlatan yazılara da burun kıvırmak yok
eğitim durumları,yaşları,cinsleri,tarzları değişik bisssürü kişiden oluşan bir grubuz biz
ama birbirini dinleyen bir grubuz

kimsenin kimseden öğüde ihtiyacı yok
ama herkesin açılmaya ihtiyacı var

gayya kuyumuz bizim blogumuz

bizde kral eşşek kulaklı oldu mu herkes duyar,sadece kuyu değil :)

konunun önermesi seviyoruz seni
kırılmayacak,üz(ül)meyecek kadar

bitti dedi ki...

ya biraz önce bir arkadaşıma blog tuttuğumu söledim
ben blog ya da günlük tutanlardan korkarım
sayko musun sen dedi
kendimi bi kez daha çok yalnız hissettim
nese
ben burda olmayı seviorum
ve burda olmanızı da seviorum
iyiki varsınız
konuyla alakasız gibi oldu biliorum ama aslında çok alakalı

Follow my blog with Bloglovin