1 Eylül 2009 Salı

...

kafam fena atık bugün..
nedeni saçma gelebilir..
de..
sistemin acısını çeken veli filan olasımda yok..
aysbergin ucu durumu..
her sinirim tepemde.. kıvrım kıvrım..

çekirdeğin puanının orta karar olması
okul sorunsalının hala sürmesi
sistem
bunun iki veli olması gereken biz ebeveynler arasında..
iki hasım şeklinde konuşulması..
ben sana kursa gönderme gerek yok demiştim..
cümlesi..
benim..
anne hadi ben çocuktum yapmam diyodum sen beni bir kursa bile göndermedin diye suçlanmak istemiyordum..
savunma cümlem..
altı ay öncesinde kalması gereken cümlelerin hala "ne yapacağız?? nereye göndereceğiz??"
konularından önce değerli zamanı boşa harcama cümleleri olarak kullanılmaları..


daha önemlisi torbaya tıkılmış kediler gibi..
iki sorunum kuyruk kuyruğa dolanmış olması..
birinden nefes alsam diğerinden ..
diğerinden kurtulsan birinden kurtulamamam..
her ikisinden de kurtul gelmiş olması
ama "önce görev" mantığımın beni esir alması..
listede habire ensemden tutup yukarı çektiğim kendimin..
giderek sırtına basılıp aşağı itilmesi..

iki hamlemden birinde pişti..
diğerinde hüsran olmam..

dövesim varken gülümseme..
gidesim gönderesim varken..asayiş sürdürme durumları..

uzar gider..

demem o ki
bana en iyi gelen şey hipnotik oyunlar..
sohbet..
biraz flört..
şarap ritm
yazı..

hipnotik oyunlar derken...
tetris ve türevleri..

ama feysde bi oyun buldum..
işte bugün bu yazı o sayede eklendi..

bi hayvan yaratıp onu büyütüyorsun..
yarattık bi morcuk hayvancık..

bi evi var..
iki oda bi bahçe..

hayvanı yedirip.. şefkat gösterip.. temiz tutarak.. büyütüyorsun..
aynı yaşam gibi..

ne var ki.. burda para kazanıyorsun bunları yapınca..

sonra gidip gene hayvancık için harcıyorsun..
para kazanma yaşam gibi olmasa da.. harcama..
aynı yaşam gibi.. =P

büyüyüp gelişmek için sosyal olması gerekiyor..
arkadaşlarının hayvancıkları ile..
görüştürüyorsun..
öpebiliyor.. sarılabiliyor fıkra anlatıp dans edebiliyorsun ..
aynı yaşam gibi..

o arkadaşlarının evine gittiğinde o hayvancığı kirli..
aç ya da.. mutsuz bulursan..
okşamak.. yıkamak.. doyurmak .. sana hem iyi davranış puanı hem de.. para kazandırıyor..

parayı bilmem de puan kazanmak..
aynı yaşam gibi..

bir de sosyal ortamlarda..
sokakta kahve dükkanında yabancı hayvancıklarla kesişiyor yolun..
onlara da sarılıp öpmek..
dans etmek.. gülüp eğlendirmek sana puan kazandırıyor..
hem de yakın çevrene gösterdiğin iyi davranışlardan kazandığından daha çok..
aynı yaşam gibi..

ne kadar çok yabancıyla öpüşür koklaşırsan oyun sana o kadar ödül.. o kadar.. bonpuan veriyor..
aynı yaşam gibi..

bu yabancıların ya da dostların evlerine gittiğinde eğer o hayvancığı pis kötü kokulu ve sinekli bulursan onu önce sarılıp öpmeden yıkayamıyorsun ama..

önce hatasına rağmen sevip koklayacaksın..
sonra yıkayacaksın düzelteceksin.. deneyeceksin..

dikkat ettim bazı hayvanlar yıkanmamak için sanki direniyor..
hatamla sev kötü kokumu içine çek der gibiler..

yani keçiboynuzu gibi bile değil..

aynı yaşam gibi..

aynı yaşam gibi..

sonra da düşündüm..
eh aynı yaşam gibiyse ne işim var ki.. dedim..

ama..
ahh şu tto olmasa..=P..
bir de..
merak etmesem en çok ne kadar büyütebileceğim diye..


aynı yaşam gibi..

demiştim değil mi..


Image Hosted by ImageShack.us

4 yorum :

.. dedi ki...

bir ara sims'e takılmıştım.
özene bezene yarattığım kadınıma bütçesince ev döşeyip, iş bulup çalıştırıp, sabahın köründe uykusunu almadan uyandırıp, duştu tuvaletti kahvaltıydı tamamlatıp servise yetiştirip......
eve gelince dinlenecek mi, evi mi temizleyecek, kitap mı okuyacak yoksa konu komşu mu ağırlayacak.. hay allah banyoya da girmesi lazım, tüh telefona da yetişemedi, çöpü de dökemedi diye strese girip girip.....
ayyyyhhh..
bi de evlendirdim tam oldu.
ev daha çabuk kirlendi, sosyal hayat azaldı, kocaya da ilgi lazımdı.
aynı yaşam gibi demiştim ataletim.
ama madem aynı yaşam gibi niye uğraşıyordum yaaa..
bak anlatırken sinir geldi şimdi.
netice itibariyle ben benim kadını, şişmanlayan (valla aldığımda filinta gibi adamdı, göbek bağlamıştı, zamansızlıktan spor mpor hak getire tabi), ilgisizleşen bir adam ve ne akla hizmetse 6 tane çocukla bıraktım.
hahahahhaaa 8)))
hizmetçileri de kovmuştum zaten.
şimdi ne haldedirler bilmiyorum.
sabah sabah hatırlattın bana
bi sarılıp öpeyim sinirlerinin toplandığı yerden.

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

ya biliyomusun ben hiç o tür oyunlar oynayamıyorum, canım sıkılıyo. Senin tezine göre yaşamdan da sıkılıyo olmam gerekmiyo dimi::)). Naziş bana bi köpek göndermişti feysde belki ölmüştür bakımsızlıktan, bi bakayım. Yazını okuyunca hatırladım.

kumhavuzu dedi ki...

bende hiç başlamıyorum bil öyle şeylere:),
bağımlılık ve bağlılık gerektiren şeylere bşlamamak en iyisi
beni hayattaki bağlmlılıklar yeter bide onlarımı alıcam aa diyerek..
hayattaki bağımlılıklarım..ee şeyy
gezmek, flört etmek,sık sık eş değiştirmek:P
blogta var tabii..o yeter bana:))

sedencik dedi ki...

dün okudum bu yazıyı ama yorumu almadı...
kısmet bugüne :)
gerçekte bunları yapanlara para verselerdi ya...
köşeydim şimdi :))
kedi-köpek tayfası bayılır böyle şeylere...
köpek çamurlu patileriyle toz kokan üstü başıyla kucaklanmayı bekler...
kedi daha planlıdır beklemez...
tepene çıkar...
balkondaki saksı diplerini eşeleyip...
arkamdan yanaşıp kucağıma atlamaları gibi:)
ama bizde kural var ...
herkes kendini temizliyor:)

insanın dikenlerinin temizlenmesi daha bir zor tabi...
pisse kirliyse yıkanır geçerde...
hasetse,fesatsa,nankörse,bencilse vs...
yıkanıncada geçmiyor...
ve en mantıklı temizlik yine kendini temizlemesinden geçiyor:)

öpüyorum seni...

sevgiyle...

Follow my blog with Bloglovin