13 Haziran 2009 Cumartesi

.........filme dair..




ra-men... çin kökenli olduğu söylenen japon yemeği..
evrenin dengesini yansıtan yemek..
içindeki şehriyesi belirli bir volkanik bölgenin suyundan yapılmazsa başarılı olmayan..
içinde.. denizi yansıtan.. ve toprağı yansıtan ögeleri olan..
ve sebze/tavuk suyunu pişirmenin özel bir ritueli olan bir yemek...

öyle olmayabilir.. gerçi.. en azından ramen-girl filminde ustanın çorbaya atfettikleri.. bu özellikler..
"aynı senin yaptığın gibi yaptım " deyince ra-men öğrenmek isteyen kız...
usta ..
"aklınla değil ruhunla pişireceksin".. diye cevapladı..

anladım ben..
içine kattığın her bir parçaya saygı ile yaklaşacaksın..
dengelerine/oranlarına özen göstereceksin yoksa çöpe dökebilirsin.....

hayat özeti gibi...

ustanın çorbasını içen herkes gülmeye başlıyordu..
kızın bu işi öğrenmek istemesi ondan..
ama ilk ra-menini her içen yokluklarına pişmanlıklarına gizlediklerine ağlamaya başladı..

niyet ne olursa olsun.. sonuçlar bizim elimizden çıkar..
içimizi yansıtırız.. ama gözlerden.. ama ra-menden..
sözler doğru söylemez.. parantezler çizgiler.. doğru söylemez..

yemek önemli bir unsur elbet.. mem havuzu..
amaç karın doyurmak olduğu kadar (hadi buna hayatı sürdürmek diyelim)..
tad duyusunu da tatmin etmek.. (bunlara da keyif diyelim)
ikisi de gerekli..
boşuna ağzınızın tadı bozulmasın demezler..
bilirler...çünkü..

zamanında ben de içine sevgi katmak derdim..
içine sevgi katılan yemek güzel olur.. birkaç baharatı eksik de bıraksan..
basit bir domatesli şehriye çorbası bile..
söz size bu öyküyü yazacağım...

çocuks bazen içinde fazla sevgi olmuş diye takılırlardı...

benim yemeğe.. mutfağa.. eve .. sevgi katarken ..
unuttuğum.. yiyenin de sevgiyle kabullenmesi gerekli imiş senin yemeğini..
yoksa hazımsızlık yapabilirmiş..
ki yapmış...

neyse ki uzun zamandır mutfağa girmiyorum..
şarap eski kaşar..
şarap meyve..
konyak çukulata..
şat limon..

yok kendime edecek bir sitemim...
yassu...................

**
fıstırık bir köpük filmden sonra / sırasında / fıstırık düşünceler...
acısı biraz fazla mı kaçmış nedir..
**
fotoğraf: http://www.kyoto-omotenashi.net/en/ra-men.jpg
Image Hosted by ImageShack.us

10 yorum :

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Adsız dedi ki...

yok yok güzel olmuş. hakkaten ra-men gibi çorba olsa içince gülümseten... benim annemde çok güzel yemek yapar.içine de sevgi katar. kafiyeli oldu.:)
ama hakikaten annemde böle söler çok güzel olmuş deyince. ah annecim özledimmmm...
-tukarikashi-

Adsız dedi ki...

=)

atalet

sedencik dedi ki...

üstüne taze nane doğranmış bol limonlu kıvırcık salata yemeden duramam ben...
şaka değil ...
gün ortasında aklıma gelse ağzımı sulandıran tek şeydir:)
bir önceki hayat işte naparsın...
keçilikten evrildim...
bir vakitler...hasta yatıyorum ateş tavan yapmış...
annem sevdiğimi bildiği için bunu hazırladı...
çimen yiyormuşum gibiydi berbattı...
''evladım ağzınn tadı bozulmuş iyileşince geçer''
demişti...

yani sevgi -baharat ne koyarsan koy...
yiyenin damak zevkide önemli...
he iyileşip yerine gelince o yemek pişipde gelir mi yoksa ''kır iki yumurta ye işte '' mi olur...
zaman...
canımcım birde suyunu içip tanelerini bırakan bir anekdotum var olmasına varda...
kalsın şimdi :))
sevgiyle...

Adsız dedi ki...

en çok anektodu sevdim...

atalet...

beyaz gelincik dedi ki...

yemekle birlikte sen de pişeceksin diye bir söz vardır bizimkilerde,hoşuma gider...
eğer alelacele vazife gibi yaparsan
herşeyi yerinde de olsa,
tat almazsın...
ama kattığın herşeyi,
severek yaparsan en basit yemek bile şölen gibi olur...
yemeği yemek de bir ritüel aslında ,
bazıları yediği herşeyin tadını çıkarır özenle,
onlarla yemek ayrı bir zevktir...
muzurluk da yapalım biraz,
kıyaslayalım yemeği bazı şeylerle
anlayan anlasın :)

Adsız dedi ki...

=9...
atalet

kumhavuzu dedi ki...

hazımsızlık yaparmış..ki yapmış
peki neden uzaklaşmazlarki?
yenilen içilen rahatsız ediyorsa
yememek lazım
sonra her iki tarafada rahatsızlık veriyor..
denizin sesi eşliğine oturuyorum
bugünkü müziğim o..
sevgiyle

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

bizim ev de bir gariplik vasr ne pişirsem yeniyor, bazen buradan karınca sürüsümü geçti diyorum. Bu dağın görünen yüzü ama ağzınızın tadı bozulmasın diye bir temenni vardır ya senin anlatmak istediğine tam da uydu galiba. Öptüm ben bi de senin yerine kendi doom günümü de kutladım hatta bu da ataletten deyi bi de öpcük gönderdim :(((((

hayat gibi dedi ki...

sen yazarsan fazla kaçmaz ataletim :))

Follow my blog with Bloglovin