30 Nisan 2009 Perşembe

U…..

uçmak

uçmak (I) -ğı
isim, eskimiş, din b. (***) Soğdca uştma¬

    Cennet.

uçmak (II) -ar
(nsz)

1 .     Kuş, kanatlı böcek vb. hareketli kanatları yardımıyla havada düşmeden durmak, havada yol almak:
       "Biraz havalanıp bir başka kayaya kadar uçtu."- S. F. Abasıyanık.
2 .     Uçak vb. araçlar özel mekanizma ile yerden yükselmek, havada yol almak.
3 .     Sıvı, gaz veya buhar durumuna geçmek.
4 .     Rengi solmak:
       "Rengi birdenbire uçtu."- P. Safa.
5 .     Rüzgâr veya başka bir itici güçle yerinden ayrılıp uzağa gitmek:
       "Bu gece tahta perde uçmuş."- .
6 .     Yüksek yerden düşmek veya yuvarlanmak.
7 .     Belirmek:
       "Sakalı yeni çıkmış, yüzünde çocukça ifadeler uçuyordu."- S. F. Abasıyanık.
8 .     Patlayıcı madde ile parçalanmak.
9 .     Uçar gibi dalgalanmak:
       "Elleri trençkotunun cebinde, gözlerini karşı kıyıya dikmiş, saçları savrulurcasına geriye uçuyor."- A. İlhan.
10 .     Çok hızlı gitmek:
       "Hele bir asfalta çıkalım görürsünüz bey, derdi. Uçar bu bizim külüstür."- R. N. Güntekin.
11 .     Hava yolu ile gitmek:
       "Yarın İstanbul'a uçuyorum."- .
12 .   mecaz  Yok olmak, ortadan kaybolmak:
       "Bütün kararları uçmuştu. Yüzünde iradesiz hatlar belirdi."- S. F. Abasıyanık.
13 .   mecaz  Çok sevinmek.
14 .   argo  Keyif verici veya uyuşturucu madde aldıktan sonra hayal âlemine dalıp gitmek.
15 .   şaka yollu  Aşırılmak:
       "Bizim kitaplar uçmuş."- .
16 .    din b. (***)  Dinî inanışa göre ruh ölümden sonra göğe yükselmek.

Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

uçan kuşa borcu olmak uçan kuştan medet ummak uçup gitmek

Birleşik Sözler

uçan daire uçan kale uçan kefal uçan top
uçuç böceği uçtuuçtu    

26 Eylül 2008'den bu yana 20341220 kez söz araması yapıldı.

*****************************************

martıların çoğu uçma eyleminin en basit hali dışında birşeyle ilgilenmekle uğraşmaz.. kıyıdan yemeğe ve sona tekrar kıyıya nasıl uçulur.. onlar için uçmanın değil yemeğin önemi vardır…

****************

-neden con neden der anne.. neden sürünün kalanı gibi davranmakta bu kadar zorlanıyorsun.. neden alçaktan uçmayı albatroslara bırakmıyorsun.. neden hiç bir şey yemiyorsun.. bir kemik bir tüy kaldın..

-tüyler ve kemiklerle ilgilenmiyorum.. tek istediğim havada neleri yapıp neleri yapamadığımı öğrenmek.... sadece bilmek istiyorum..

-bak conıtın dedi babası.. yakında kış gelecek ve tekneler azalacak.. balıklar daha derinden yüzmeye başlayacak.. bir uçuşla karın doyuramazsın biliyorsun.. ille bir şey öğrenmek istiyorsan nasıl balık avlanacağını öğren.. uçmanın nedeninin yemek bulmak olduğunu unutma…..

****************

başarısızlıklarından cesareti kırılınca..

“ben bir martıyım.. buna göre sınırlanmışım.. eğer bir şahin gibi uçmam gerekseydi..onun gibi kısa ve güçlü kanatlarım olurdu ve balık yerine fare yerdim..babam haklıymış bu saçmalığı unutup.. sürüye dönmem gerek.. ve olduğumla.. zavallı kısıtlı bir martı olmakla yetinmem gerek…”

*****************

uçmanın tekniklerini öğrendiğinde

“şimdi uğrunda yaşanacak ne çok şey var .. meğer kendimizi bilgisizliğimizin sınırlarından kurtarabilirmişiz.. meğer mükemmel ve zeki ve yetenekli bir varlık olmanın tadını çıkarabilirmişiz.. özgür olabiliriz.. uçmayı öğrenebiliriz..”

*****************

yaşlı sürübaşı öğüt verir..

“bir gün sorumsuzluğun yararlı birşey olmadığını  göreceksin canıtın.. hayat bilinmez ve bilinmeyecek olandır.. bilmen gereken tek şey.. bu dünyaya yemek ve hayatta kalmak için geldiğimizdir..

*******************

canıtın iç çeker..”

“anlaşılmamanın bedeli bu.. sana ya kötü derler.. ya da tanrı sanırlar…

canıtın livingston martı...

*******************

aerodinamik olarak yaban arısının uçamaması gerekir ama yabanarısı bunu bilmediğinden uçar../Mary Kay Ash/ abedeli iş kadını/

*****************

uçmuş bunlar ..

****************

mırıl mırıl..

Gül renginde gün doğarken
Boğazdan gemiler usulca geçerken
Gel çıkalım bu şehirden
Ağaçlar, gökyüzü ve toprak uyurken
Dolaşalım kumsallarda
Çılgın kalabalık artık uzaklarda
Yorulursan yaslan bana
Sarılıp uyuyalım gün batımında
Belki üstümüzden bir kuş geçer
Kanadından bir tüy düşer
İner döne döne gökyüzünden
Hiçbir yüz güzel değil senin yüzünden
Haydi kalk gidelim bu şehirden
Gün doğarken ya da güneş batarken
Belki kuşlar geçer üstümüzden
Kanatları senin ellerinden
Ellerinden

yüksek sadakat...

6 yorum :

alpernatif dedi ki...

sınırları zorlamak
zorlamalı mıyım ?

Blogta ne zaman sınır zorlasam bir tepki çıkıyor karşılığında
Aklımın yürü dediğini mi yapmalıyım

Yaşantımda ne zaman uçlara gitmeye kalksam birileri (ben de dahil) zarar görüyor
gitmeli miyim uçlara ?

uçlar dikenli,kenarları keskin

ama gülde öyle değil mi
nefes kesen güzelliğine ulaşmak için dikenleri aşmak gerekmiyor mu

ben severim sınırların zorlanmasını
bir kere geldim hayata
limitlerimi zorlamayacağım da ne olacak ?
kim ne düşünürse düşünsün

.. dedi ki...

karakterinin gerektirdiğini yapmazsan, başkasının hayatını yaşamış olursun diyordu bir yerde.
öyle.

kayipsimurg dedi ki...

görmezdim önümü görmezdim
okudum yıllarca hep okudum
okumaktan boynumu büktüm yoruldum
bilmezdim adımı bilmezdim
aradım her şehirde aradım
koştum dere tepe aştım dolaştım
kimin uğruna....
ne uğruna.......
herkes köşesini kapmış,iyi ama
ben nası büyük adam olucam

oya dedi ki...

"hep en yükseği hedefle
başarırsan mutlu olursun
başaramazsan denemiş olursun"

ama bir de "hedef gökyüzü" derken
dinlersen senin cesaretinden korkanları,
başın eğik,
bir gözün toprakta,
diğeri gökyüzünde
kaybolup gidersin sessizce..

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

uçarken bi de nereye konacağımıda düşünürüm, bu yüzden de uçmak uçmak olmaz. Ben diğer harflere de bakayım bir . Çook öptüm

verocka dedi ki...

çağları hatırladım niyeyse

Follow my blog with Bloglovin