21 Nisan 2009 Salı

..

bilim adamları..
evlilik boşanma ve gülümseme arasında bi ilişki bulmuş =)
çocukluk fotoğraflarında az gülümseyenlerin.. ya da hiç gülümsemeyenlerin..
ilerde kolaycacık boşandığını saptamışlar..

demek ki..
napıyoruz..
hemen çocukluk resimlerimize bakıyoruz..=)

albüme koşmama gerek yok..
kendini bilen kadın olarak.. biliyorum zaten..
ben genellikle dümdüz bakmışım resimlerimde..
hatta kendi resimlerim olmasa boşşş bakmışım da diyebilirim..
ama tabii kendimi cilalamayı severim o yüzden kuull sakiiin bi kadın olacağım o zamandan belliymiş diyorum..
bu da benim ketum bi erişkin olmamı sağladı..
çok konuşup pek bişi anlatmayan da diyebiliriz...
eh yirmi yıl başka türlü devrilmez evlilikte..gülerek de devrilmez..
sahi ömür boyu ne kadardı.... daha sürer mi..
bakıcaz..
son zamanlarda fazla gülümsemeye başladım resimlerde.. ondan bakıcaz diyorum...

neyse aslında az sayıda insan katılmış deneye.. yani sadece başlangıçmış..
da..
pek ilişkili görülmüş şimdilik..
çocuğun gülümsemesi ile büyüğün evlilik dayanıklılığı..
gerçi ilişkili olması demek ille de .. neden olması demek değildir..
yani sevgili koca.. sevgili .. nişanlı vesenin fotolarını incelemeye gerek yok..

devam edelim...
bu durumda.. diyor bilim adamları
en azından çocuk yetiştirirken..onlara...
diğer kişilerin duygularını önemsemeyi..
kendi duygularının tam olarak ne olduğunu anlamayı..
ve duyguları ile başa çıkmaları için yöntemler öğretmeyi ihmal etmiyoruz..

hadi örnekleyelim..
başkalarının duygusunu önemseme..
*ayşe nasıl kıskandı görüyor musun.. aferim oğlum erkek adam böyle yapar.. takma kimseyi.. ağır dur.. yüz verme şımartmaya gelmez xx kısmını...
*fatma kızım.. kız kısmı biraz ağır olur ööle mal gibi sırıtmaz vara yoğa.. önüne bak.. alttan bak.. yüz verme.. ancak o zaman ilgilenirler senle.. bak nası gülümsüyo.. kime diyorum....

duygularını anlama.. xx/xy ayrımı olmadan..
*bugünün nasıl bi gün olmasını istiyorsun yavrucuum ..
mutlu bir gün mü.. yoksa tatsız bir gün mü??
/eğer biraz daha surat asarsan ben sana surat asman hatta ağlaman için iyi bir neden vereceğim...küttt/

duyguları ile başa çıkma..
*ali oyuncağını paylaşmak istemiyor.. başka ne yapabiliriz..
kesin çözüm... oyuncağı.. ortadan kaldırsak.. çarşaflasak..
ya da yok etsek mesela.. sen oynayamıyorsan kimse oynamasa.. kırsak..
*fatma.. kız versene oyuncağını aliye.. o da oynasın.. hem sen yumuşak paylaşmacı olmalısın kızsın.. ööle erkek gibi çekişmek yakışır mı sana..
****

işte bizim toplumun başarılı evlilik sırrı..
xy canının istediğini yapar..
xx yumuşacık gülümser.. ve evlilik sürer.. ömür boyu demiş miydim..
şey gibi.. pranga.. yok hatta kürek mahkumiyeti..

hehe süper çocuk yetiştiririm =)..
hatta çocuk sevmem.. en iyisi örnekleri anaç babaç ebeveynlere brakalım...
yok ya kendimize erişkinlere dönelim..

deniyorum tamam elimden geleni yapıcam..
buldum....
bugün kocalara gülümseme günü olsunmuş mesela..
.
.
.
salla ya.. sürmeliii.... =).. nasısın canım.....
******************

sen gülünce.. dünya seninle güler..
ağlarsan yalnız ağlarsın....

Image Hosted by ImageShack.us

9 yorum :

.. dedi ki...

düğünlerde yeni- yeni demeyelim de bir süredir diyelim- bir adet var hani. pek çok düğünde rasladım ben. gelin ve damadın çocukluktan bebeklikten bir kısım resimleri koca ekrana yansıtılıp paylaşılıyor davetlilerle. gelin kız bebekken, damat yeniyetmeyken falan...
şimdi anlam kazandı gözümde uygulama.
maksat çocukluk resimlerine bakıp, yeni kurulmakta olan evlilik birliğinin ne kadar devam edeceği yönünde fikir sahibi olmak.
ikisi de gülmeyen, gülümsemeyen, somurtuk çocuklardıysa, altın takarken bi daha düşün, bunlar 1-2 seneye ayrılır demek.
yok bebeler gülücük gülücük, çocuklar sırıtık sırıtık ise tak altını gözün arkada kalmasın, bozulmaz bu birliktelik demek.
bilmem, ben bunu anladım 8)

Adsız dedi ki...

işte önceden ele geçiricez resimleri.. ona göre takıcaz altınları.. ya da yedekli gidicez.. çeyrek yarım tam..
gülüğe göre takıcaz altını =9
atalet..

kayipsimurg dedi ki...

E bu durumda benim gibi kara kara bakan veletlerin evlenme olasılığı bile yok anlaşılan:)))
Yaa bir fotoğrafta bile kafayı eğmeden kaşının altından bakmadan çıkmaz mı bi çocuk.. ben olunca çıkmazmış, somut olayda durum budur..
Son zamanlarımı bilemem. Bi fotoğraf karesine yanlışlıkla girmişim yakınlarda bir de bir arkadaşın fotoğraf çektirmem lafım üzerine cep telefonuyla yaptığı denemeye.. onda da zaten bakışlar top mermisi gibi...
Umutsuz vakayım ben:)

Adsız dedi ki...

=)..
fotoğrafçılar beceriksizmiş ki..
=P

ama zaten bişi kaçırdığın yok.. diyeyim ben sana..

atalet..

oya dedi ki...

araştırmanın bir ayağı da,
senin blogun oluyor yani ataletim :))

valla hemen gittim çocukluk fotoğraflarıma baktım..
hatta belki hatırlarsın,
birkaçını eski bloga bile koymuştum:
http://oyanindunlugu.blogcu.com/benim-canim-hemsirem_14880001.html
aslında bakmama bile gerenk yoktu ya..
ben sürekli olarak sırıtan bir çocuktum..
muşum demiyorum..
öyle olduğumu biliyorum..
çünkü hala öyleyim..
hep sırıtırım..
şebek gibi..
hatta birgün birinin bana:
"hayırdır hemşerim, açıkta birşey mi gördün de gülüyorsun?" demenden korkuyorum..

sanırım bu resimlerde çok gülümseme ile evliliğin yürümesi arasındaki ilişki şöyle:
hani olmayan bir duruma gülümüyorsun ya resimde,
kameraya mesela,
evlilikte de,
her duruma gülümseyebiliyorsun herhalde..
bir şekilde idare etmek olabilir bu..
hani "fotooo" diye bağırdı mı biri aniden,
hemen şartlanmış gibi "çiiizzz" demekle,
"ben bu yemeği beğenmedim" diyen adama,
şartlanmış bir şekilde "yarın daha güzelini yaparım eki eki" demek
benzer herhalde..

bu durumda sanırım benim evliliğim yürür..
ne de olsa bana her gün bayram :)p

geçkalmadımki dedi ki...

:)) çocukluk resimlerim İstanbulda ben antalyada.. resme bakiimde sürecekmi anlayayım benim evlilik bi 32 yıl daha :))
özledim ben yaa...

Şarküteri dedi ki...

Kimin aklına gelmiş böyle bir araştırma, pes. Ama sadece evlilik mi? Yoksa kişinin tüm hayat görüşü hakkında mı ipucu veriyor çocukluk fotoğrafları? Özellikle çocukluk fotoğraflarının seçilmesi sanırım çocuğun numara yapmamasından kaynaklanıyor. Neyse o! Fakat seksenlerin başında malesef çok yaygın değildi fotoğraf makinaları, yani bizim kuşak ve daha eskileri için biraz yanılma payı koymak lazım araştırmaya. Zira çoğu fotoğrafımız yaş günlerinden, bayramlardan, yılbaşlarından gelme... Yani böyle günlerde sırıtmak için birçok sebebimiz var zaten. Elimize bayram harçlığı tutuşturulduğunda niye surat asalım ki! Ha tüm bunlara rağmen sırıtmayan çocuksanız ve fotoğraf makinalarına tarifsiz bir hınç beslemiyor iseniz o zaman belki "doyumsuzlukta" aramak lazım surat asmaları.

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

ben çok ciddiyim çocukluk resimlerimde nedense.
bu gün dünya günüymüş e ne yapalım kutlayalım bari. Dünya günün kutlu olsun ataletim .

bitti dedi ki...

bu beni üzdü
her ne kadar evlilik planlarım olmasa da
birgün evlenirsem küt die boşayabilirim kocayı bunu öğrendim...
fena canım sıkıldı
evlenince küt die bırakma huyum biter die umut ediordum oysaki ben....

Follow my blog with Bloglovin