13 Mart 2009 Cuma

..

hayat ne kadar ilginç..

günlük yaşamda minicik bir değişiklik bile..
insanı .. daha hayat dolu daha enerjik.. daha sohbete yatkın..
daha güleryüzlü yapabiliyor..

kaçççç yıldır çalıştığım iş yerini.. bir km aşağısında çalışan bir dostum var..
şık bir giyim firmasının idarecilerinden..

18likle aynı okulda oğlu ilkokul birden beri..
iyi kötü ayak üstü biz de uzun süredir tanışıyoruz..

hep bir sabah kahvesi içelim uğra der..

kafesi bile var bu şık tasarımcı moda firmasının..
hep bi akşam iş çıkışı .. şaraplasak deriz..
sonra gene çocuksla ilgili bi konu için karşılaşırız..

=)

sıcacık bi hatundur.. akıllı..

forma giyiyorlar biliyosunuz okullarda.. nefret ediyorum bu işten ama..
bizimkinin forması taaa karşıda.. bağdat caddesinde..
yani bi sorun oldu mu
halledilemiyo..
ben oturan boğa olduğumdan..
okullar açılırken firma okulda şube açıyor..
o günlerde ne aldıysak o..
yırtıldı söküldü lekelendi.. çözümsüz..

dedi ki bikaç yıl önce..
bizden bağdat caddesi mağazasına araç çıkıyo.. formacı da bizim mağazanın karşısında..
eğer sen de bişi istersen.. ben aldırtırım bizim çocuklara..
bıraktırırım sana hastaneye..


yaptık bunu bi kaç kere..
bu yıl da..
şaşkın 18liğin dar istiyorum hırsına kapılıp istedikleri bi geldi..
asla olmuyor.. kollar bileklerin dört parmak üzerinde kısa..
poların da öyle..

utandım olmadı değiştirtir misin demeye..
evde duruyorlar.. torbalarında..

iki gün önce aradı..
ben gene birilerini gönderiyorum..
varsa bişi.. haber ver dedi..
dedim geçen seferkileri değiştirebilir miyiz..
olur dedi..
getir hastaneye ben uğrar alırım..

unuttum ben..
iki gündür..
=(..

bu sabah..
erken çıktım acık..
arabanın dörtlülerini yaktım..
parkettim kırolar gibi ana cadde üzerine..

daldım binaya..
nefis bir kahve kokusu..
firmanın sahibi hatun da.. tam o anda giriş yaptı selamlaştık..
tanışmıştık önceden..
hatırlatınca..
ayak üstü onla sohbet ettik..

derken arkadaşım geldi..
hadi dedi kave de içebiliriz..

aman.. o nası lezzetli bir kapucino ...
nefis kokulu bir atmosferde..
tasarım sandalyeler üzerinde..
güzel elbiselerle çevrili..
dost sohbeti..
hepi topu on beş dakka..
ha yok arabayı da otoparklarına çektik..
kalmadı yol üzerinde..=)

şimdi zıp zıpım..
sanki süper düper hüper bişi yapmışım gibi..

neden kendimizden bu kadarcık bişeyi bile esirgiyoruz ki..
kalıplarla yaşıyoruz..
randevu sadece... akşam olabilir..
akşam için sadece belli günler..
ve belli günlerde sadece belli arkadaşlar..

üff..
kırmak lazım çarkları..
hem antialzhaymer bişi.. biliyosunuz..
hep söylüyorum..

kısa bi zaman sonra..
gene gideceğim..
hatta şeytanın hazır kırıkken bacağı..
belki başka birilerine de uğrayabilirim..
farklı bişi yapabilrim onbeş dakka..
ya da daha da farklı bişi yapabilirim.. bi saat =P

pşşt lale gene gelip şu şişlideki dostlarına yardım etmeyecek misin sen bu aralar..
bak benim sehpa filan da bakasım var..
=)


Image Hosted by ImageShack.us

12 yorum :

uctemmuz dedi ki...

illa 15 dakka ya da 1 saat mi olmalı...
geceden kaçıp buraya gelmen mümkün deil yani...
iyi, peki, öyle olsun bakalım...:P

Adsız dedi ki...

neden kendimizden bu kadar bişeyi bile esirgiyoruz?
kalıplarla yaşıyoruz?
kırmak lazım çarkları!

Doğru söylüyorsun Ataletim de, o kadar kolay mı?
Ufak çarkları kırmak tamam kolay belki. Mekanizmanın işlemesine engel olmaz onları kırmak ama. Bir de büyük çarklar var, büyük dişliler. Esas onlarsa bizi rahatsız eden, esas onların gıcırtısıysa uykularımızı kaçıran ve eğer onları kırmak mekanizmayı durduracaksa, bozacaksa, o zaman ne yapmak lazım acaba?

Ben bu aralar herşeyi kendi derdime yoruyorum. Algıda seçicilik işte. Geçecek elbette. Ya sorunları hasır altı ede ede. Ya da onları çiğneye çiğneye. Ama elbette geçecek işte.

Ve özür dilerim bir de. Enerji emiyorum farkındayım. Ama gülümseyemiyorum işte. Gülümsemeler canımı yakıyor hatta. Gene de senin gülümsediğini görmek güzel. Dilerim o güzel yüzünden hiç eksik olmasınlar.

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

heheheheheh o Şişlideki dost bizim Zuz)). Artık Etilere taşındılar. internet sitelerine ulaşamdım yoksa sana link atacaktım. Tasarım çalışıyorlar.

Bazen bende tam da kendi istediğim gibi bir gün geçirirsem kendimi aynı tarif ettiğin gibi hissediyorum. Öpim gidim

beyaz gelincik dedi ki...

çocuklar illa
üstlerine otursun isterler aldıkları ne olursa,sonra da şikayet ederler ,sıkılırlar...
kısaydı,dardı diye...
bize kıyafet alırken
biraz bolca alırlardı
uzun süre giyelim diye...
şimdi alınan şeyler eskimeden eskiyor ...
bayramın kutlu olsun
ataletim...
kocaman öptüm seni.

alpernatif dedi ki...

amanın
venseremos durumları
kıralım zincirleriiiiiiiiiiii :)

günlerin en güzeli senin olsun :))

Adsız dedi ki...

kapıyı açık bulur bulmaz daldım...özlemişim...

hayatından küçük mutluluklar eksik olmasın atalet...
yarın kapı kilitli olabilir yeniden...o nedenle ben
bugünden bayram(!)kutlamanı da yapayım...
seni...seni okumayı seviyorum...kapılar kilitlenince daha iyi anladım bunu:)
kaverengi

Adsız dedi ki...

bir de...şarkı......

öğrenciliğime götürdü beni...
yine kahverengi

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

yarın erkenden çıkıyorum evden, o yüzden bayramını şimdiden kutluyorum. Her şeyde olduğu gibi sağlıkta da eşit fırsatların geelceği gün çok yakında demeyi çok isterdim sana. Hatta emeklerinize değdi , kıymetiniz anlaşıldı sonunda demek isterdim. Diyemediğim gibi diyeceğimiz gün yakında diyemiyorum sana. Ama accık öpim gidim

geçkalmadımki dedi ki...

:))) Ben çok sevdim bu yazıyı.. Özendim o arkadaşına.. Onun yerinde olmak istedim..
bir gün.. bakarsın dimi.. az kaldı.. seçim için gelicem ya İstanbul'a :)) Bak heyecan yaptım şimdi..

Adsız dedi ki...

artema oldu zaten..

malum tebrikleri almak seceresini tutmak lazım.

Ece dedi ki...

belki bir gun birlikte bahce capalariz, cicek de dikeriz?

kayipsimurg dedi ki...

Öncelikle 14 mart tıp bayramını kutlar ellerinden öperim:)
Yaşamdan çalınmış anlar ve çala çırpa yaşamak konulu bişiiler demiştik birbirimize epey bi süre önce.
Bu yüzden fotoğraf çekmeyi seviyorum sanırım. geçip giden zamanın tek bir anını bile olsa gelecek günlere taşımak için...
Siz Ece'yle bahçe çapalarsanız haber verin ben de size su taşırım:)

Follow my blog with Bloglovin