21 Aralık 2008 Pazar

...

kadın yeni bir ilişkinin başında..

az buluşup çok konuştular şimdilik..

bu yılbaşı hiç bir programım yok dedi..

onunla olmak istiyorum..
ama belki de o başka birisiyle olacak ki..
bana bişey teklif etmedi..

kankalarıyla "eski arkadaş grubuyla" olacaktır belki dedim.. zordur yeni başlayan ilişkiyi kanka ortamına taşımak..

daha sen oturtamamışken kafanda..
kanka onu bunu görür .. iyi niyetle dile getirir.. sen de cevaplayamazsın.. kötüdür yani..

ama yine aynı şeyi söyledi az sonra..
ben teklif etsem bişey nasıl olur dedi..
fazla mı atak olur..

sen ilişkinin hangi aşamasını seversin dedim..
anlamadım soruyu dedi..
mesela ben o daha en erken zamanlarda.. çok soru işaretli..
her an aranabileceğim.. farklı bir teklifin gelebileceği..her an hazır ve tetik olman gereken .. gizemli buğulu zamanı severim dedim..


acıları seviyosun sen dedi.. o dönem acı dönemidir.. ilişkinin..
yoo dedim aramadı diye düşünmem ki..
aradığında gelebilecek olan teklifin rengi.. değişikliği heyecanı.. nedeniyle.. ben kıpır kıpırımdır..
hiç acı çekmem..

ben öyle değilim dedi.. oturduğumuz masayı tuttu..
bu masayı düşünmek hayal etmek yetmez bana..
orda bir masa var uzakta onunla bişeyler yapabilirsin.. güzel şeyler..
demek bana göre değil..
ben o masaya dokunucam.. üzerinde yemek yiyeceğim..
her işimi üzerinde görürüm o masanın.. hiç kalkmam ki masadan..
üstünde bile uyuyabilirim yani.. seviyorum o masayı..

güldüm ben..

bense o masayı.. koyabileceğim yerleri..
hayallerim.. üzerinde sergileyeceklerimi.. hangi köşede nasıl duracağını.. sahip olmam da gerekmez..
kesin eve getirince.. ya büyüktür ya hantal ya da bikusuru çıkar zaten.. sahip olunca sorundur.. hayallerken süper..

kıkırdadık..

bizim bi de üçüncümüz var..masada olmayan..
peki o dedim.. sence o nasıl davranır masaya..
aaa.. dedi o masayı alır.. kendine göre şekillendirmeye başlar..
köşeleri sivriyse.. hemen yuvarlatmaya başlar
ama onu da yapamaz..masa karşı koyar ..çünkü yıllar içinde şekillenmiştir..
böylece bi ucu yuvarlak .. üçü sivri kalır.. tuhaf bişeye dönüşür..
herkesi masanını görmeye çağırabilir..
heryere yanında taşır.. hatta işe filan da götürür..
tasma takabilir.. mesela..

gene güldük..
üç kadın üç renk..

siz hangi aşamasını seversiniz ilişkinin...??

*********
sabah hoş başlamıştı.. gün.. sonra bi ara karıştı..
zamansal karışıklık.. aynı anda iki ayrı yerde olmam gerekitği 10 dakika yordu beni..

bir yandan giyinip bir yandan evdekilerin gereksinimlerini verip.. fırladım..

yolu olabilecek en hızlı şekilde tükettim..
ama gene de iki kez arandım..

buluşma noktamız .. yağmur dolayısıyle pek terkedilmiş.. miş..
bi yere konuşlanmadı buluşacağım kişi..
durakta bekledi..
ikinci arama..
"sen gelmiyosan bana burda bişeyler olacak" demek içindi..
nasıl fırladım.. arabadan..
ve yanına geldiğimde.. durakta 3 işsiz.. bi benim fıstık bi de.. çok konuşan süpürgeci..

hiç konuşmadan ilerleyip.. elini tuttum fıstığın ve hızla ilerledik kalabalığın içinde..

aa.. arkamızdan bıkbık dökülmezler mi.. bi de bişiler diyerek..
dönüp hadi canım hadi..
bak zaten sinirliyim.. yazık olmasın sana burda..
düş yakamdızdan zamana yazık etme..
dedim ..
fıstık nasıl gülüyor..
ona da iki dakka duramadın ay.. fazla güzelsin buralar için bi daha kapalı yerde vericem randevunu dedim..
onların güzele baktığı filan yok.. sabit durmam yetti dedi..=D..

güldü..
elimi tutup sürükledin ya beni..
hoşuma gitti..
birilerinin gücünü hissetmek..
birinin beni sürüklemesi.. =P

ortanoktada.. oturduk..
kırmızı süsler.. ışıklar..önümüzden pera akıyor..
konuşacak çok konu var..
aşk.. iş.. hasta.. kahlua.. amaretto ve süt likörlü kahve..
alkol ve sıcak.. ve kahve bir arada
güzeldi =).. ımmmmm..

dönüşte 3 morum daha olmuştu.. bi de yeni albümüm..

fıstık.. okuyosan.. gene yapalım güzeldi di mi??


Image Hosted by <br />ImageShack.us

17 yorum :

bitti dedi ki...

bayıldımm=))



masayı hayal edenlerdenim ben de
benim olana kadar çok güzeldir benim için
benim olduktan sonra ya bi kusur bulurum ya da bi süre sonra sıkılırım
eğer uğraştıysam o masa için "amannn bunun için mi uğraşmışım" diebilirim=)))))))

lale dedi ki...

mesela ben o daha en erken zamanlarda.. çok soru işaretli..
her an aranabileceğim.. farklı bir teklifin gelebileceği..her an hazır ve tetik olman gereken .. gizemli buğulu zamanı severim dedim..

Diğerlerini okumadan bu dedim bu. Balkonun altından geçtim. Dönüşte acaba acaba dedim sonra belki sürprizleri sevmiyordur, belki bu saat te orada yoktur dedim, hafta sonu çalışmıyodur dedim. Ama tam karşında , dolmuş dolana kadar bi saat bakına bakına oturdum.
ha son olarak , masanın ve gelmeden önceki halini severim))). Öptüm çok çok

geçkalmadımki dedi ki...

özendim...
Sevgiler...

uctemmuz dedi ki...

Lale'yle aynı imiş tercihlerimiz...Masayı düzeltmek istemem ben...İlk gördüğümde nasıl sevdiysem öyle kalsın isterim...Ama gördüğüm hali gerçek haliyse eğer...:)
Yani masayı aldıktan sonra cam değil meşeden yapıldığını görürsem o başka...:)
Fıstığı merak ettim...bakalım hayırlısı...:)))

serzenişli koca dedi ki...

Aşk başlamadan güzeldir demiş ya şair
o dönem çok güzel işte
bööööle karşı tarafı kırmaktan korkulduğu
kelimelerin gırtlakte düğümlendiği
her hareketten bir mana çıkarıldığı
(ama nedense hep olumsuz manaların)
o dönem iyi o dönem :)

JİDOTAKAFU dedi ki...

KİM ULEN BU FISTIK...
ALLAM YA..
ÇALIŞMIYORUM, BIRAKIYORUM İŞİ GÜCÜ KARDEŞİM...

PARA KAZANMA SEVDASINA
ATALETTEN OLUYORUZ İYİ Mİ ..
YERİM ULEN PARASINI DA ...

O FISTIĞA DA SÖYLE
ARKASINI KOLLASIN BUNDAN BÖYLE ..
BULURUM Kİ..

YAPMIYORUM YORUM FALAN DA
HAYAL Mİ EDERİM
NAPARIM
NE ZAMANINI SEVERİM..
YAPMIYORUM İŞTE...

kayipsimurg dedi ki...

Günaydın;
Ne keyifli geçmiş zaman:)
"Bi arkadaş" hikayesi anlatıcam şimdi, pazartesi, sabah sabah:)
Bu arkadaşım birisine tutuldu. Tutulduğu adam uzun saçlı motorsiklete binen yılın 6 ayında istanbulda kalanında güneybatıda bir kasdabada yaşayan birisi. üç yıl sürdü ilişki. Bu sırada adam önce saçlarını kestirdi arkadaşımın isteğiyle sonra motorsikletten, her akşam barlarda dolaşmaktan vazgeçip daha evcimen oldu. Üç yılın sonunda arkadaşım terketti adamı. Gerekçesi de benim sevdiğim adam bu değildi çok değişti üç yılda :)
İyi haftan olsun :)

Oya dedi ki...

benim en sevdiğim zamanlar,
o masada güvenle oturduğum zamanlardır..
kendimi masanın bir parçası gibi hissettiğim,
masanın da benim bir parçam olduğu,
insanların baktığında "evet.. o oya'nın masası" dedikleri,
üzerinde yemeğimi yiyebildiğim,
kitabımı okuyabildiğim,
sevişebildiğim,
başımı yaslayıp hayaller kurabildiğim,
bana huzur veren,
arada bir yerlerimi kenarlarına çarpsam da,
sonra o kenara "kötü masa.. kötü masa.." diye vurup,
affettiğim,
arada diğer masalara otursam da,
gerisin geri o masanın beni beklediğini bildiğim,
bana güven veren..

ben masayı şekillendirmem ama..
oynamam köşeleriyle, rengiyle..
benimsemezsem, rahat edemezsem,
kalkıp giderim..
elbet o masanın bir alıcısı ve hak edeni vardır çünkü..

elbette yeni ve farklı bir masaya oturmak heyecanlıdır..
ancak o heyecandan geri kalanlar,
kalabilitesi olanlar cazip gelir bana daha ziyade..
çünkü ben sahiplenmek ve sahiplenilmek isterim..
ama herşeyden de öte,
güvende hissetmek..

vay..
ne yazdım ya sabah sabah ben ataletim?
oysa sadece günaydın demeye gelmiştim :)

createacraft dedi ki...

ne istedim biliyo musunuz..

yorumları okurken..

bir 10 yıl geçsin..
ve bir daha bu yazıyı ekleyip bir daha yorum yazalım istedim..

ama ben tabii gene hala..
süper atalaet durumunda oliim =P..
mor seviim okuyayım yazayım düşünebileyim..
ve nuzur olmayı sürdüreyim..
siz de elbet.....

Adsız dedi ki...

nuzur değil.. muzur..
kraftçı deil .. atalet..=P

Magissa dedi ki...

Uzun zaman odaya, esyalara, sahibinin zevkine de ihtiyacina da uyan bir masa arayip bulduktan, o masa yerine cuk oturduktan sonra uzerinde yeme icme, sohbet etme, yemek davetleri verme, masayi mevsimine ve gunune gore dekore etme, bir gun uzerinde yazilarimi yazip diger gun hediye paketleme halini seviyorum ben. Masam da benimle yasasin, benimle ayni seyleri gorup gecirsin ama o masadaki yerim hep belli ve ayni olsun isterim, "masanin o hali"ni degil de, oyle bir masayi severim.

Is ki masa da yerini sevsin.

Ece dedi ki...

O masanın vitrinde durduğu zamanlar,burnumu cama dayayıp ahh..para biriktirip almam lâzım dediğim zamanlarını severim en çok.Masa sana bakar..Sen masaya..
(eskiden 'kesişme'derdik biz)

Bol çıtırlı-fıstıklı keyiflerin olsun Atalet'im.

Öpüyorum peeekkk çokkkkk.

(ana-kız peş peşe geldik galiba..)

beyaz gelincik dedi ki...

değiştirmek için çaba göstermediğimiz sürece,
ilişki anlamlı olur,
yoksa o sen ,sen o olduktan
sonra ne anlamı kalır...
zıtların birliği
olmalı ki tadı olsun
beraberliğin...

heyecan olmalı
ilişkide
hangi safhası olursa olsun,
erken dönem
geç dönem farketmez,
kalmamışsa bitmiş demektir...

sanem dedi ki...

Merhaba atalet hanım ellerinize sağlık,süper bir yazı olmuş en kısa zaman da bütün yazılarınızı okuyacağım.Bütün yorumları okudum bütün arkadaşlar çok güzel yazmış hepsine katılıyorum.Önce istediğiniz masayı bulmak en önemli iş olsa gerek..

Hera dedi ki...

ben üzerine isim yazıyorsam nolacak :)))

isim kazındığında da benim olmayacak hoş ama başka birinin sahip olmasını istemiyorsam evde yer mi açarım alırr bir depoya mı koyarım bilemiyorum :))

tahminimce uzaktan izler ve biraz hayal kurarım, tek bildiğim mutlaka benim olur :)

Desertwind dedi ki...

Dogum gunun kutlu olsuuuun!

Parpali dedi ki...

Yeşil ile mavinin doğadaki uyumuna dalmışken ben, bir arkadaşım şöyle dedi. "Ne anlıyorsun böyle saatlerce bakmaktan? Bir şey benim olmayacaksa ben ona güzel demem." Ben de onun ne demek istediğini anlamamıştım, ödeşmiştik :)

Kesinlikle başlamadan yaşanan o heyecandır tercihim. Tadı çok başka...
Bu yazının tadı da öyle olmuş :)
Sevgiler.

Follow my blog with Bloglovin