2 Kasım 2008 Pazar

nasıl akmışsam öyle görmüşüm




dedim kii..
sıkıldım ben..
gitsem..
gitmemmm ..gidemem..
derken..
çıktım yola..
pek keyifliydi yolculuk..
hele de kendimi bilinmeyenin akışına bırakınca..yer.. zaman.. kiş.. renk.. koku.. ille de koku.. ve müzik hele de müzik..
nasıl keyifli .. saki inen çıkan salıncaklarda gibi.. bu sefer hangi ivme ile yükseleceğini bilmeden oturmak salıncağın koltuğunda..
eşsizzz...

bir çok yenilik gördüm derkenn...

baktım gördüm ki..
nasıl bakmışsam öyle görmüşüm..

yola çıkmanın keyfi..imiş..
çevredeki herşeyi farklı kılan..
farklı yaşadım sanmışım .. yerimde sinüs yapacağım yerde ileri atılan sinüs yapınca..

sonra bir süre sonra yola alışınca..
alt tarafı bir buçuk hadi bilemedin 2 dalga boyu ile çiziliveren..
x ve y arasına..
daha fazlasına gerek yok.. salınım aynı hep aynı olunca..

alışınca
sallantıya.. salınıma.. durulunca.. denge merkezinin algı zenginliği..

gördüm ki.. dönmüşüm..
ve yol boyunca yaşadıklarım .. gördüklerim yeni sandıklarım..
aslında..
her zaman değer verdiklerimmiş..

sıkıcı..

çok sıkıcı..

geri dönüşüm müdür.. değişim.. yerinde saymak mıdır ilerlemek..bu durumda..

bana mı özgüdür..
bu kadar mı beğenir olduğunu kişi..ondan mıdır.. hep aynı..

yoksa.. genelgeçer kural mıdır..
herkes mi gittim sanırken yerindedir aslında..

tüm değerleri.. yargıları..zamana kişiye özel durumları..
saçaklı kaostaki..örneğe..
matematiksel..bu kalem kırmızı mıdır.. sorusuna ve hayır 0 evet 1 cevaplarına karşın..
saçaklı ya da bulanığa uygun...sorarsak soruyu... bu kalem ne kadar kırmızıdır.. dersek..cevaplar..
hiç az biraz oldukça çok kııpkırmızı 0 ile bir arasındaki sonsuz nokta..olursa..
yı alıp..
felsefenin temel ilkelerindeki... sarı pabuçlarıma monte edersek..
benim sarı pabuçlarım dediğimiz şey..
binbir giyiş ve her yerlerde gezdiriş ve eskitiş ve topuğunu kırış ..
aşamaları sonrasında ne kadar aynı sarı pabuçlar olabilirler ki..
kırmızı noktalı sarı pabuçlar mı olur..
kırmızı başlıklı kız mı..
kurt mudur o zaman sarı pabuçları giyen..
geri döndüm aynı noktadayım derken.. nokta artık aynı nokta değil midir yoksa..
yok yok..
kedidir kedi..

olur arada..
bulunduğun yeri sev..
çünkü bulunduğun yer zaten yer değildir.. kimbilir hangi boyutta katmanda.. mutlusundur..

*************
resim..
http://parisapartment.wordpress.com/


*************


Image Hosted by ImageShack.us

13 yorum :

geçkalmadımki dedi ki...

nokta aynı nokta değildir..
kedidir kedi...
iyi uykular der öperim seni...

Oya dedi ki...

dün gece okudum..
yok dedim Oya, sabah geri gel..
ve işte burdayım..

ataletim..
aynı nehirde iki kez yıkanılmaz..
diyen heraklitos geldi aklıma yazdıklarını okuyunca..

geldiğin nokta aynı olsa bile,
sen aynı kişi değilsindir..
o yüzden geri dönüşüm de içinde değişimi barındırabilir.. yerinde saymak da ilerlemeyi.. kişi elbet beğenir kendini ve aynı kalmak ister.. kendi aynı kalırken, başkaları da ona uysun ister.. ancak yerinde saydığını zannederken insan, aslında bir adım ileri atmış ve belki sonra bir adım geri atarak eski yerine gelmiştir.. ama bu ileri doğru atılan bir adımın varlığını ve gerçekliği değiştirir mi? ya da insana kattıklarını, kaybettirdiklerini.. değişimi? o adım atılmıştır öyle veya böyle..

ve evet..
asolan mutlu olabilmektir.. :)

sabah sabah..
ayarım kaçtı benim :)

günaydın der,
öperim hasretle ataletim :)

Adsız dedi ki...

oyanındünlüğü..
hızla otuzlu yaşlarını istiyorsun ya sen.. hep söylüyorsun.. bilge olmak.. olgun olmak istiyorsun hani..
bence gerek yok..
bak zaten herşeyi biliyorsun.. gerek yok daha yaş almana da..

gene de..
nedendir bilemedim..
bu felsefeyi yapabilen birinin..
alışkanlıklarımı bozdular diye.. kapanan blogırı mazeret gösterip..
yazmıyorum demesi..=P..

ilginç..

bundan ne sonuç çıkarmak gerek ki..
bilemedim ben..

cevaplayan....
antikiteden beri bilinen bi gerçeği.. bilemeyip sorun eden atalet..

Adsız dedi ki...

geçkalmadım ki..

ben de öyledüşünmüştüm..
kedidi kedi... di mi ?
=)..

karışık fikrine taraf bulan ve sevinen atalet..

alpernatif dedi ki...

Kutuyu aç
Kediye bak
Kedi ölü ya da diridir
Kedinin ölü ya da diri olma olasılığı aynıdır

0 ve 1 i topla
öne hangisini alırsan al sonuç birdir
ama burdaki biri hem rakam hem de aynı anlamında kullanabildiğine dikkat et

Nereye gidersen git
yanına alacağın ilk eşya kendindir
Eşya aynı olduğu sürece kedinin ölme olasılığı = 0+1

Mutluluk kafanda
Dolaşıp durma :)

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

bence de kedidir kedi. Gittiğin yerle geldiğin yer aynı olamaz. İki nokta arasındaki değişim sürecini yaşarsın ve geri alamazsın. Sen boş ver kuantumculara ayrı yerde aynı anda olabilirsin gibi bir şeyler gevelerler ya. O zaman hayatımız noktalardan oluşurdu kıs. Ve hayat ne ürkütücü olurdu, ne yaparsan yap sonuçda yerinde saydığını düşünürsen.Ben gittim ataletim , Beyoğlunda yapılacak bir kahvaltıya katılmam gerekiyor acilen:))

Oya dedi ki...

ataletim..
sigaranın da kötü olduğunu biliyorum,
ama fosur fosur içiyorum..

yani bilmek ayrı,
yaşamak, uygulamak ayrı..

ve eğer ukalalık ediyormuş gibi göründüysem,
herşeyi biliyormuş gibi davrandıysam,
kusuruma bakma..

Ece dedi ki...

Gidilen yerlerde görülen,yaşanan her ne veya nelerse,bulunulan yerden bir farkı olmadığının farkına varılıp eski noktaya geri dönülür bazen.Ama deneyim kazanarak,ama duygularda hırpalanmalarla..
Dönüp dolaşıp gene kendine gelmek iyidir be Atalet'im..Bulunduğun yer her neresi olursa olsun..

Sevgiyle öpüyorum.Nerede olursan ol, seni çok seviyorum..

Adsız dedi ki...

çok yol aldım sanıp aynı yerde buluyorsun kendini bazan...aynı yer?
bazan da aynı yerde debelenip duruyorum derken...bir de bakıyorsun ki...ne sen aynısın,ne düşüncelerin,ne duyguların...
her iki durumda da değişiyorsun işte...iyi de oluyor bence:) sevgiler...kahverengi

Adsız dedi ki...

alpernatif..

mutluluk kafamın içinde.. demek..
diyene bak..
=P...
hem ben kendim için mi dolaşıyorum..
sadece..

*******************
lelenin bahçesi..
ne yaparsan yap.. yerinde sandığını düşünürsek..
hayat ürkütücü olurdu evet..
ondan belki de düşünmeden yaşamayı seçmemiz..

yarasın kahvaltı.. ve sabah beyoğlusu..

*******************

oyanın dünlüğü..
çok biliyor gibi davranıyorsun..
evet..
ama biliyorsun da..
zaten ondan o yorum altı..
ukala.. haşa..
o bilmiyor ve biliyor gibi davrananlara söylenen bir söz..
ve burda yok öyle biri..
kusur hele..
hiç yok..
burası özgür blog..
zaten.. böyle yazma demek değil.. o yorum altı..
böyle de yaz..
ama kendin için..
böyle de yaşa..

sigara.. ay onu hiç karıştırma hele ..
o da bizim rus ruletimiz..

*******************
ecenin balkonu..

deneyimin .. hırpalanmaya eşlik etmesi..
hah..işte sanırım.. budur..
o zaman ne döndüm mü demeli.. ya da dönecektiysem ne gittim..

hırpalanma deyince..
hani şu eski maroken çantalar geldi aklıma..
onlar gibi..
kullanıldıkça güzelleşmek var..
bi de giderek yüzüne bakılmaz olmak var..

işin sırrı sanırım hırpalanmanın türü ile..
nesnenin kumaşında saklı..
kumaş derken ne dediğim açıktır sanırım..

*******************
kahverengi..
aslında herkes gitmekte..
eski filmlerde hani..
bir arabanın içine koyup sanatçıları sallarlardı arabayı..
fondan da.. sürekli aynı direkler.. çalıları geçirirlerdi..
gidiyor duygusu vermek için..

var mı yerinde kalan..
o filmlerden başka yerde..
bilemiyorum..
bir şekilde herkes gidiyor.. geliyor..
belki de vardır o başka boyutlar..
kimbilir..

atalet..

Adsız dedi ki...

son yorum altını yazan ataleti de etiketleyelim..

lise sonda aşık olduğu felsefe hocası tarafından etiketlendiği gibi.. hala..
des reticences qui ne sont pas definitifs..
kalıcı olmayan ketumluk..

sedencik dedi ki...

sabit durmak ki yapabilirsek eğer...
çünkü en zorudur...
sabit durmak en büyük harekettir...
en hızlısı en ivmelisidir...
bir başka açıdan algının en üst düzeye ulaşma yollarından biridir :)))

sevgiyle...

beyaz gelincik dedi ki...

yazıyı ve
yorumları okuyunca,
yazılmamış ne kaldı diye
düşündüm de...
tabii bu gökkubenin altında
yazılacak ve anlatılacak çok şey var daha...
çıkarsın bir yolculuğa
sanırsın herşey değişecek
döndüğünde
aynı bulursun herşeyi
bakarsın ki
kendin değişmişsin
yapabilirsen..
sanırım simyacı adlı romanda,
onca yolculuktan sonra
aradığı hazineyi
kendi köyünde bir yıkıntıda
bulan ,roman kahramanı gibi
biz de yaptığımız yolculukta
aradığımızı yaşadığımız yerde ve kendimizde buluruz...
bir de unutmadıklarımız,
sürekli hatırladıklarımız,
acı yada tatlı anlarımız ve anılarımız,
bir yerlerde hala yaşanmakta olduklarından mıdır,
silinmemesi hafızalarımızdan
gibi ....
kediye gelince,
meraklısı mı
nankörü mü
derim ben de...

Follow my blog with Bloglovin