21 Ekim 2008 Salı

karışık bi salı

sabah iyi kalktım..
her zamanki gibi.. önce kahve makinesinin düğmesine bastım.. sonra pisinin..
ilk kahvemi içerken meyllerime baktim..
bir iki önemli mesaj.. bir de yorumlarla ilgili meyller.. gerisi forvırdlar.. sonra redıra bastım..
sayfa açılırken.. gidip.. 18liği uyandırdım..
o giyinirken.. ben redırdan bir ki şey okudum.. sizler yazı eklmemiştiniz.. sabah..
sonra gazeteokuyu açtım.. gene ruh karıştıran haberler bi göz atıp.. köşe yazarlarıma daldım..
18liğin servisi kapıya geldiğinde.. çekirdeği uyandırdım..
sonra devam ettim okumacaya..
o aşağı yanıma geldiğinde.. lekeyi de getirdi.. biraz onu sevdim.. çekirdeğin anlattıklarını dinlerken..
onu da gönderdikten sonra.. kendi yazımı ekledim.... sknın saatinin çalışını.. ve hazırlanırken çıkardığı pıtırtıları dinleyerek.. nöbetçi bu gece.. öperek gönderdim onu da.. pisiden uzaklaştım..
çiçeklerim.. evde ilgi isteyen bişiler.. bu vakitlerde benim keyifle yaptığım şeyler..
akşam işten geç çıkmanın 19larda gibi.. sabah bi parça geç gidebilme keyfini yaşamaktayım..
benim her zaman yalnız kalma zamanlarım olmuştur.. gereksinim şeklinde.. tek cimriliğini ettiğim şey budur.. o belirlediğim saatlerde.. saime hanım gelse.. şimdi git bi saat sonra gel diyebilirim.. ha bi de yeni açılmış dergi konusunda huysuzumdur.. alıp eve getirdiğim dergiyi.. ben açıcam ve okuycam ilk.. başkası karıştırıp.. a bu da güzelmiş diye ortasından bişi gösterince.. piç oluyor.. dergi .. kaprisliyim bu konuda..
bu yalnız zamanlar.. önceleri her istediğimde.. sonra.. karganın deyişi ile.. evdeki "saysıal olarak doğrusal artış" sonucunda.. gecenin geçççç saatlerine.. ve nihayet.. sabahın körüne kaydı..
herşey her sabahki gibiyken.. bir mide bulantısı..bir karın ağrısı.. ne olduğumu anlamadan.. bir de ateş..
beni banyoya kitleyiverdi.. baktım düzelemiyorum.. elim ayağım titremede.. işi aradm.. ben gelemiyorum şu anda diye.. ve nihayet mide susunca yattım.. uyumuşum..
rüyamda.. önce birlikte evde bazı eşyaların yerini değiştirdiğimiz karganın üzerindeki bulüz ne kadar yakışmıştı .. onu konuşurken bir sesle uyandım..
"atalet hanım.. uyandırdım ama merak ettim".. dedi.. yardımcı.. ben uyurken gelmiş.. bi süre beklemiş.. sonunda öldüm sanmış korkmuş.. zaten bizim evin kuralıdır.. ben sadece gecenin bir bölümünde uyuyabilirim.. o saatler dışında.. uyurum ama uyanma durumu kesinlikle birisinin kontrolünde olur.. asla benim kontrolümde değildir..işin kötüsü uyanınca cin gibiydin.. dalamadım bir daha..
baktım daha iyiyim.. indim.. ve koltukların yerini.. rüyamdaki gibi değiştirdim =D.. sonra duş giyinme ve işe gelme..
neden geldin.. yataydın ..  diyenlere gerçeği söylemedim.. yapılacaklar vardı dedim..ki vardı.. ama ertelenebilirlerdi bir 24 saat..
gerçek ne mi ?? .. evde kalırsam az sonra çekirdekle 18liğin eve dönüp.. beni evde görünce.. canımı sıkmak için fazladan zamanları olacağından.. evin o saatten sonra işten daha rahat olmadığını bilmemdi..
ne kötü bu kadın.. neler diyor çocuks için..
hayır.. gerçek budur.. doğdu doğalı evde anne görmeye alışmamış çocuks.. anne bulunca.. arabın yağı bol bulması gibi.. k.çına başına sürer ve sonunda tatsızlık çıkar..
işe geldim dedim ya.. yolda.. uyuyakalan bir sürücünün arabasının birden yolu tam ortasında yan dönmesi ile bir heyecan yaşadım.. frene nasıl asılmışsam.. durdum ama belim ağrıdı o kadar hazırlamış vücut kendini çarpmaya.. ben durdum da.. arkadan gelen durabilecek mi paniği ile.. aynaya diktim gözümü aman aman diye.. neyse ki profesyonl taksi imiş de o da kazıyarak yerleri durabildi.. ve.. uyuyan şöför uyanıp.. bi el sallayıp .. düzeltip arabayı ilerledi..  uyuyan diyorum çünkü düz yolda.. bir anda 90 derece dönüş yapıp iki şeridi birden kesen bi sürücünün uyanıkken böyle bişey yaptığını düşünmek istemiyorum...
haberler almaya gelmişim.. işe..
sevdiğim birinin.. kötücül bir hastalığının haberini aldım.. güçlü ve her zaman daha yakın olmak istediğim.. benden olsun istediğim.. ama hem karakteri hem de.. konumu nedeni ile.. bunu başarmadığımız bir kadın.. çok gereken bir zamanda.. panikde değilde.. soğuk intikam kararlarını verme aşamasında olduğum bir zamanda.. bir şekilde bunu farkedip.. artık tıslayan sesim mi.. sırtlan gülüşüm mü.. yoksa havada dikili burun ve kuyruğum mu bilmiyorum.. ele verdiyse beni.. benimle bir çay içme bahanesi ile tatlı tatlı sohbet etmişti.. ve tam da kapıdan çıkmak üzere iken.. bana sadece.. unutma.. demişti.. hiç bir yemek.. ocaktan indiği ısıda yenmez.. karar vermek için biraz bekle..
ve her bir beni seven.. ne dersen yanındayız ama.. emin misin diyenin dediklerinden .. bu sözler beni.. belki de arkasında durmayı başaramayacağım.. belki de.. ilerde taşıyamayacağım.. belki de kendi kendime hep başıma kakacağım bişeyi yapmaktan alıkoymuştu.. bilemiyorum en iyi karara mı götürdü.. ama beni bir an frene basmaya itti.. sonrası kendiliğinden geldi zaten..
çok güçlü.. kendi ayağı üzerinde duran .. kimseye güvenmeden kendi işini gören.. ama hep başkaları için sevdikleri için.. yapabileceğinden azını yapan.. yaşayan bir kadın olduğunu düşünmüşümdür.. hırslarının önüne.. kocam.. kızım gibi iki başka varlığı koymuştur..burası klasik derseniz.. işte ben o aileyi tanıdığım için.. hiç birinin kendisinin öne konduğunu farketmediğinden.. ve bu hatunun da bu işi.. sizin için saçımı süpürge ettim modeline getirmeden.. yapmasından.. etkilenmişimdir.. bir fark vardır o modelde.. sessizliğin gücü şeklinde.. bir fark.. saime hanımdaki gibi.. bir sessizlik..
ama gene de.. bakan.. onda bir felsefenin.. bir isyanın.. bir feragat değil de tahammülün olduğnu anlayabilir..
arada bir duvar olur önünde.. o zaman yaklaşması zor olur.. arada çocuk gibi olur.. işte.. o yüzden gene beni düşüncelere saldı bu haber.. benim yaşımda.. maddi olarak konum olarak benden daha iyi durumda.. bazı özel zamanlarını saklamasını da bilir gerçi.. ama gene de.. bir eksik bırakmış istediklerini.. duygusu verir bana.. şimdilerde yoğunlaşacağı başka bir konusu olduğundan.. bilemiyorum ne kadar.. istediklerine yoğunlaşabilecek..
ve iyi ki.. dedim.. zamanında.. ataletleşmişim de..
sör emanüel ölmüş bi de.. 99 yaşında.. 100. dg'ününe 3 hafta kala.. 26sında karar vermiş.. rahibe olmaya.. bizim okulda edebiyat hocalığı da yapmış zamanında.. sonra mısıra gidince.. paçavracılardan olmuş sör emanüel.. kendi adına vakıf kuran bir pragmatik rahibe.. pragmatizmi başkalarına yönelik.. dünyayı dolaşıp.. bağışlar toplayıp.. okular aşevleri kuran bu kadın.. fakirlikle savaşan ateşli bu kadın.. mısırda.. afrikada binlerce aileye yardım eden biri.. düşünün rahibe.. kendi gibilerin sayısına etkinliğine güvenemeyip.. vakıf kurmak zorunda kalmış..
allaha adanan kadın.. yaradanın bile insan oğlunun umarsızlığını dizginlemeye yeterli olamadığını.. işin çığrından çıktığını anlamış ..
bu cuma.. st espri de duası okunacak sabah saat 11de.. gitmeyeceğim.. işteyim o saatte.. ama bu dünya için değiştirebileceği kadarı.. dua ederek tanrıdan umması beklendiği halde.. paçaları sıvayıp.. öğrencilerinin ailelerinde bağışlar toplayıp.. dünyaları gezip.. bir şeylerin değişimini.. elleri ile.. yapan bir tanrı kadını.. için dua edeceğim..kendi kendime..
rahibenin bile gerçekçisi.. rasyoneli olabiliyor demek..
sahi epeydir.. kadınlardan söz etmedik.. güçlü kadınlardan.. elini taş altına sokan kadınlardan..

sonra.. gene son bir meyllere baktım.. simurgum süper bi terapi göndermiş bana.. paylaşacağım onu buradan.. ama önce..bir yaptığımı daha söyleyeyim.. örgü örmeye başladım.. =).. hera soruyordu.. kim ne örüyor diye.. ben sıcak su torbalarına.. seksi kılıflar örüyorum =D.. yılbaşı armağanı olacak.. yakınlarıma.. çiftlik evlerinde.. ısınırlarken kullansınlar diye..
bu arada nasıl yapılırları kurcalarken bulduğum bir şeyi paylaşacağım.. ondan bunu anlatışım.. yılbaşı gelirken ne gerekir.. yeni bir takvim.. buyrun.. belki siz de istersiniz..


güzel bir çarşambanız olsun.. salıdan daha iyi olsun..
takvim için..
http://www.etsy.com/view_listing.php?listing_id=16219591

13 yorum :

bitti dedi ki...

bu ilk yorum benden olsun
güçlü kadınları seviorum
güçlü insanları seviorum
kadın erkek die ayırmayayım
güçlü olmaya çalışıorum heryerde ve herzaman
dik duruorum hep
kendisini terkeden sevgilinin ardından ağlayan sızlayan hayata küsen, işten ayrıldığında bunalımlara giren vs gibi üstesinden herzaman gelinebilecek sorunlara karşı zayıf ve zik duran insanlara da tahammül edemiorum
herşeye karşı güçlü olmak lazım
hastalıklara karşı bile

bi arkadaşım görüşmemizin sonunda hep "güç seninle olsun" der
gerçi bununla birlikte "güç sende korkutucu duruyor da der ama onu pek dikkate almıorum=))))

Ece dedi ki...

Öncelikle geçmiş olsun.Hem rahatsızlık, hem de olası çarpışma için.
Rüyanda gördüğün şekilde yerleştirmene bayıldım.Vardır rüyadan bir mesaj:)
Evde kalmamak için işe gitmen de bana hiç yabancı gelmedi.Gerçekten daha dinlendirici oluyor bazen.

O güçlü kadın,bu zor döneminde de kaybetmesin gücünü inşallah.

Sıcak su torbası kılıfları senden tabi o şekilde çıkar.Ben yapsam,balıkçı yaka bi kazak çıkardı ancak:)

Takvimi beğenmedim ben.Hiç birisinin eline yakıştıramadım.

Senin de çarşamban güzel geçsin.Kahvelenirken beni an.
Öpüyorum çok.

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

neyse bitti salı, ben de pek sevmedim , inşalah çarşamba daha güzel olur. Sıcak su torbaları için kılıf örmek ne güzel fikir. Benim rüyalarımda rehberdir bazen . Hai öptüm gittim , bi de geçmiş olsun hem hastalığın hem de trafikte yaşadığın olay için. Rahibenin yolu da ışık olsun

burdasaklaniyorum dedi ki...

anneyi bol bulma durumuna güldüm.
ne doğru bi tespit 8)
geçmiş olsun ataletim.
de,
niye oldu ki öyle aniden ağrı ve ateş falan. bi tahlil mahlil yaptırsan mı?
tereciye tere satılmaz ama 8))
öperim.

kayipsimurg dedi ki...

Hıııı... bunlar örgü örüyormuş. Ece eline yakıştıramadım demiş. O zaman aklıma geldi ellerine bakmak :) Meğer esas nokta eldeki örgülermiş. Neyse geç oldu ama güç olmadı.
Benim 7-8 yıldır ördüğüm bişii var. Bişii diyorum çünkü ne olduğunu ben de bilmiyorum. Bazen örgü örüp, agatha kristi okumak ve "dalgaların prensi"ni izlemek zamanlarım oluyor. O zamanlarda elime alıp, sonra unuttuğum bişii..
"Güçlü kadın" tanımlamaya muhtaç bir tamlama gibi geldi nedense bana. Ortak bir tanım oluşturabilir miyiz acaba bu tamlama üzerinde.

Adsız dedi ki...

sondan başaa..
simurg..
inanılmazsın..
hey manitu hey.. sen nerelerine baktın pekii=P..
dün ben de.. güç tanımımı gözden geçirdim.. akşam üstü eleştiri katkılar için sunacağım.. =)
örgü.. benim için de başlanan ve bırakılan bişi aslında.. ama evde 10 adet sıcak su torbası bekleşiyor.. gaflet anında aldım koydum.. 3 cü yıl oldu..=).. artık ya turşu kurmalı ki.. bilmem.. ya da örüp vermeli.. başımda kaldılar.. =)
**************

saklanbacım..
iyiyim ben..
ööle geldi gitti.. belki bişi dokundu.. salla..
öperim seni sıcacık..
**************
lalem..
okumuş her bi yazdığımı..
=)
yolu ışık olsun tanımlamasını pek sevdim =)
öperim ben de hadi git şimdi..
**************
ecem....
seni sık sık anıyorum..
anmaz olur muyum.. teşekkürler iyi dilekler için.. bi de elbet.. pırıltılı öpücükler....
***************
bitti kızım.. sen stetoskopu çıkarttırdın tabii rahatladın =)..
yorumunun sonunda koptum yalnız..
benim de var bööle bi anektodum =D...
öperim bi de..

Adsız dedi ki...

hmmm.. imza koymamışız..
ataletiniz elbette..

Oya dedi ki...

e hani süper bir salımız olacaktı ataletim?
sen hasta olmuşsun..
çok çok geçmiş olsun..

"doğdu doğalı evde anne görmeye alışmamış çocuks.. anne bulunca.. arabın yağı bol bulması gibi.. k.çına başına sürer ve sonunda tatsızlık çıkar.."

:) süper bir tespit bu.. alışmış .ıçta don durmaz misali :)
bir kenara not edildi, unutmamak üzere..

bir de şu eksik bırakılmış istekler, başkalarını (sevdiklerini belki de) kendi önüne koyma durumu..
mutluluk ve huzur yolları insanların farklıdır diye düşünmüşümdür..
bazısı kendi isteklerinin gerçekleşmesiyle mutlu olurken,
kimisi de başkalarının isteklerini gerçekleştirirken mutlu olur..
hangisi daha yücedir bilemem?
ama önemli olan neticesinde mutlu olabilmek bence..
rahibe gibi..
başkalarının mutluluğu ile mutlu olması gibi..

bu salı hakikaten karışık olmuş bu arada :)

son olarak,
şu takvim :)
hani bir film vardı..
belki izlemişsindir..
bir ingiliz kasabasında 50 yaş üstü kadınlar çıplak takvim çektiriyorlar da,
müthiş sükse yapıyorlar..
ona benzettim.. :)

öperim son olarak..
hasretle...

Adsız dedi ki...

oyası.. kalendar vomını diyosun sen..
favori filmlerindendir..
hele de kocanın kadınlar için yaptığı bir konuşma vardır.. kemoterapi gören biri iken..
işte ondan çok etkilenmiştim..

biz de mi yapsak bi takvim.. ben aralık kızı olsam =)..
sahi sen ne kızı olurdun.. ay biz kaç kişiyiz.. =P..
ben bi ağızda 10 12 sayabiliyorum..
ha mazeretim var diyen olursa.. o zamannnn.... çağları ya da alperi soyarız..=P ay alırız demek istemiştim =P.........

atalet

burdasaklaniyorum dedi ki...

hahahaaayyy.
benim ne mazeretim olacak ayol. takvim deyin, koşar da gelirim, resim yollarım falan... ne ise işte 8)
ay may da fark etmez.
ve,
filme bayılmıştım ben de.
annemle izlemiştik.
bi daha mı izlesem.

Oya dedi ki...

:) ahhahahaha..
aynen onu diyorum ataletim..

ve tabi ya..
bizim neyimiz eksik kalender vomından yahu?
yapalım tabi..
ben mayıs olmak isterim izninizle..
her aya bir blog güzeli olsun..
kapağa da çağlar'la alper'i soyup da koyduk mu,
ohhhhhh :)))

süper fikir ataletim..
hay sen aklınla bin yaşa e mi? :)))

beyaz gelincik dedi ki...

benim sıcak su torbası
sevimli bir ayıcığın
içinde duruyor
kapının kolunda
asılı vaziyette.
sabah saatleri
sana ait şimdi ,
geceler varken önceleri...
tabii çocuklar büyüyünce
onlar da geç vakitleri
kullanıyorlar artık,
sessizlik çok güzel
hele de ev...

hep başkalarından bekleriz,
gelsin bizi kurtarsın,
yönetsin,yardım etsin,
düşünsün vs..
kimse kendi başlatmayı düşünmez
bile birşeyleri...
halbuki
yapmalı,yapmalıyız.
galiba özgüven eksikliği
yoksa kimse mangalda kül bırakmıyor....

rahibe hanımın
toprağı bol olsun...

kayipsimurg dedi ki...

temmuz benim

Follow my blog with Bloglovin