vazife gibi..
içimden dürmekte..
R harfi..
ne kadar zorlasam da ilk olarak..
rezalet.. geliyor aklıma..
ve tüm diğer sözcükler siliniyor..
o zaman..
re için benim için rezalet..
olsun diğer tün sözcükler sizin olsun..
--------
vircinya demiş ki..
okumak .. iki türlü olur..
edebiyat için okumak ve bilgi için okumak..
bilgi için okuyan.. bir şey buldukça onun kuyruğuna takılır gider..
edebiyat için okumanın kalitesi farklıdır..
doğrudur..
okur da bazen biri bazen diğeri gibi olma hakkını saklı tutar..
bazen her tümcenin her sözcüğün hakkını vere vere okumadayım dil içn anlatım için..
bazen de..
bir bilginin arkasına takılıp .. ordan oraya geçiş yapmadayım..
zıpzıplar..
aslında.. bir sürü küçük notlar oluşturuyor..
öncelikle..
* bir şairin.. ilginç hayatı dikkatimi yakaladı.. binlerce şiir yazmış.. yaşamı boyunca..
gençken de oldukça sosyal bir hanımmış..
ama sonrasında..
evine kapanmış..
kendine has bir sosyal yaşam oluşturmuş..
ziyaretçileri her zaman kabul etmiş..
ama kapalı kapılar arkasından görüşmüş..
bir nevi inziva..
erken de ölmüş yazık ellilerinde iken..
kız kardeşi bu kadar şiiri bulunca şaşırmış ne yapacağını..
oysa.. sadece on tanesi baılmış o yaşarken.. edebiyat dergilerinde..
ve anonim olarak..
birisi aslında herşeyi açıklıyor..
"ben hiçkimseyim.. ya sen kimsin..
sen de hiçkimse misin?
o zaman bizden iki tanecik var demek.. söyleme sakın..
bizi sürerler .. biliyorsun..
birisi olmak ne kadar iç karartıcı..
ne kadar genel.. kurbağa gibi..
gün boyunca adını söylemek..
sana hayran bir bataklığa.."
emili dikınsın..
evet bu duyguda ve sözcük sihrbazı bir şairin şiirlerini kendine saklamasından daha uygun bir davranış düşünemiyorum..
ne çok var...
içine kapanan.. inzivaya kaçan insanlar..
gerçi yanlış anlamamak gerek bunlar öyle pek de alçak gönüllü değiller..
farklılar ve farkındalar..
sadece bununla övünmenin getirisi onların gözünde rahatsızlık verici..
zira getirinin geldiği yeri pek de önemsememekteler..
neyse.. dedim ya takıldım bu ara gene zıp ve zıplara..
bir de..
başka yerden başka şeye atlama becerim düşünülürse..
nerden çıktı demeden kimse..
bir adet..
belkıs şevket hanım..
"osmanlı müdafaa-i hukuk-u nisvan cemiyeti" osmanlı kadın hakları derneği.. =D..
yönetiminden bir hanım..
ilk pilot değil ama ilk uçan hanım..
giyinmiş teyyareci kılığını..
binmiş..
öykü çok ilginç..
amaç uçak alabilmek için bağış toplamak ..
devir.. bakan harbi sonrası..
pilot fethi bey.. yakışıklı da adammış..=9
uçağın adı osmanlı..
markası deperdusen..
şimdi belkıs hanım tarihe.. ilk uçan müslüman kadın olarak geçmiş..
işin ilginç yanı bunu..
beğendiğim bir eski cam şekerlik sayesinde öğrendim..
belkıs hanımın uçuş gün öyküsü şekerlik gibi zaten.. okuyun ille de..
bu arada bu uçak yanı fotoğrafı kesinlikle.. yeni aldığım fazla erkeksi ama çok ergonomik postacı çantasının / ki benim çocuks istemediler.. şaşkınlar..bana kaldı çanta o yüzden / evet ne diyordum postacı çantasının önüne yakışır.. tam sayfa..
aslında büstiyerlerinin arasından kendi memelerine bakan uzun donlu kalın siyah çoraplı bir grup kadının vintıc fotoğrafını düşünmüştüm..
ama uçan bir kadın kesinlikle bunlardan daha çok yakışır.. evet..
hatta osmanlı posta pulu damga ya da şu osmanlı nisva hakları cemiyetinin logosu filan durun durun geldikçe geliyor aklıma ..
************

kadın karikatürcüler var bir de..
ilk kadın karikatürcü fatma zehra hanım da bu bizim uçan kadın belkıs şevketi ararken çıktı karşıma..
ordan da yazıya..
ve biri ne demiş..
en sevilenlerden biri..
"Kadınlar da çizsin zenginlik olsun diye düşündüler. Biraz garnitür olarak baktılar bize…" ramize erer demiş bunu..
eh doğru tesbitleri olmasa.. karikatürcü olamazdı zaten..
bunu da okuyun.. bence..
r harfi hakkını kaybetmemiş olsun..
ben aslında bu aralar tesbit zamanlarımda olayım..
bir başka karikatürcünün dediği gibi..
"Türkiye’de bir tek ‘ev kadını’ çok fazla zaten. Kadın pilot, kadın şoför vs. neden çok azsa ‘kadın karikatürcü’ de benzer nedenlerden dolayı çok az…" demiş gülay hanım..
ev kadınları alınmasın.. belki istemeye istemeye sistemin baskısıyla bu duruma katlanıyor bazıları..
ama insanın iyisi kötüsü olur da kadının olmaz mı..
bazısı da bunu ciddi bir yaşam kolaylığı olarak görüyor..
ve parazitoloji.. ilerliyor bu arada .. vakit çok.. takip alanı.. yok..
bol bol lak lak..
takip olmayınca.. laklağın içi de boş kalıyor sonuç olarak.. birini boş bırakırsan diğerlerinin ömrünü mercekler.. yer bitirir..
kadın kısmının .. en eleştirilen tarafı budur.. ve nedeni de budur.. der..
iş bu yukardakiler gibi laklak etmiş olmanın rahatsızlığı ..
ve fakat ataletçe bir yüzsüzlük ile..
ben rezaletten başka bişeyler bulup geleyim..
siz iyi olun..
emilinin şiirinin örijinali budur..
"I'm nobody! Who are you?
Are you nobody, too?
Then there's a pair of us--don't tell!
They'd banish us, you know.
How dreary to be somebody!
How public, like a frog
To tell your name the livelong day
To an admiring bog!"
ben??..
benim ne orijinalim ne taklidim bulunur.. =D
----------
yazı çizi de da yapışıklığı harf hatası filan bakamadan bastırdım gitti..