çiçekçi kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çiçekçi kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Aralık 2012 Çarşamba

atalet kitaplık tuhaf şeyler kıyamet foton yağmuru şirince ve kardeş köyü.. ve diğerleri hakkında

bugün çok yoğun delişmen bir gündü.. bir ana okulun ortasına salıverilmişim gibi.. herkesin paçamı çekiştirdiği..
ve sanki bir vodvil bir haldun dormen oyunundaymışım gibi..
hani sahneden aniden tuhaf birileri geçer..
gereksiz bir aksiyon olur ya..
işte bu çekiştirilme aralarında..
kapalı kapım açılıp beklenmedik bir aksiyon sergilenen bir gündü..

mesela önce çiçekçi çingenenin kafasıın ardından bir koca demet kokinanın girmesi gibi..
ya da benim kapıyı açık başında yeşil bone üzerinde yeşil haşema suratında 3m maske ile bir ellilik bişeyle karşılaşmam gibi..
kurbağanın havuzdan kaçmış koridora düşmüş hali..

gün boyunca..
bu nasıl bir cehaletten
bu nasıl bir cesarete..
ordan da.. bu nasıl bir şirinliğe..
sonra bu nasıl bir salaklığa
kaydım durdum..
şu an sanırım hepsini bertaraf ettim..
bütün bu duyguları yansıtmadığım taşlaşmış yüz çizgilerim rahatladı..

ama aklımdaki bunu yazmalıyımlar uçtu gitti..

bir ikisi baki..

şu 21 aralık meselesi..
hani merak edeniniz varsa nolur açıp okusun..
evrenselcilerin inanışına göre beşinci boyuta geçiyoruz hep beraber..
kibelemin izin ve onayıyla herbirimiz birer tanrıça olacağız ..

de..
hala kıymete inananlar yüzünde dünyada pek komik şeyler olmakta.
amerikalılar çıldırmışlar..
birileri bak onlar kim bilmiyorum..
dünya üzerinde sadece bizim şirincenin bir de..
fransanın güneyinde pirenelerde 200 hanelik bir köyün sağlam kalacağını iddia etmişler..
ve buna inananlar akın etmeye başlamışlar..
bazı havayolları şirince ve fransa istikametine tek yönlü uçak bileti satışları başlatmış..
bazıları geleceğe mektubunuzu verin.. fransadaki köye gömelim kampanyası başlatmışlar..

bu ne fırsatçılık diyorum..

ama esas ben şunu merak ediyorum..
şirince muhtarı..
emlakçıları otelcileri ve esnafı mutlu mesut hatta gazetelerde “kıyamet bereketi filan yazyor..
şirinceli hep böyle söylentiler olsun cepler dolsun diyor..dünyada kopar mı bilmem ama
bu gidişle kıyamet şirincede kopar kalabalıktan diyor..

bildiğin bizim insan fırsatlığı ve yaklaşımı..

fransızlar ise..
bu pirene bi tuhaftır zaten dağ köylerindekiler..
size en iyi heidinin dedesi diye anlatabileceğim gibidir..
katı mimiksiz.. sert..
fransızların zaten bilinen bir kabalığı vardır..
bunlar kaba değil bildiğin yontma taş..

işte bu köyün de.. muhtarı jandarmayı aramış..
millet buraya akın ederse yolu kapatın diye..
ve kendisiyle röportaj yapmaya gelenlere de..
dünyaya söyleyin bizim köyde bişi yok..
olacağı da yok..
gelmesinler..
zaten jandarmaya söyledik..
yolları kestireceğiz diye..

bu farkı anlayan var mı..
peki benim feysbukta peşpeşe yayınladığım bu iki haber..
bizim sevindirik şaşkınla.. onların sert katı insanları arasındaki ironik zıtlık fark ne dersen
neden benden başka kimseyi ilgilendirmedi..
eğlendirmedi..
işte ben bunu pek merak ediyorum..

bence.. 21 gecesi içilmesi kaydıyla..
şirince şu nefis meyve şaraplarından..
o köye göndersin..
aynı anda açıp birbirlerini kıyamet kardeşi ilan etsinler derim..

pese: bu arada öykümü yazdım.. bir adet.. sıfırdan öykü..
sıfır derken daha önce didiklemediğim bir öykü..

içinde bir de dört yaşında çocuk var..
uzman görüş aldım ben huu.. çocuk ve ergen psikolojisiyle uğraşan birine okututum düzeltti bazı söylemlerimi..
sonra simurgum uğramıştı bi ara..
onu da bayılttım de bakalım diye..
onunla konuşurken öykünün zamansız olmasına..
ve öyküdeki soyut kavramı nasıl  somutlaştırırızı konuştuk..
akşam hmm tamam dedim ama esas bu sabah araba kullanırken..
buluverdim nasıl yapacağımı..
malum dört yaşındakiler.. soyut kavramları bilmez.. ölüm gibi.. ayrılık gibi.. sitem gibi..
onlar somut kavramları bilir..
somutlaştırma sahnesi ve diyaloğları oluştu kafamda.. ama
yazamadım daha.. 

pese .. bir sonraki.. bugün kitaplığım ve ben konuk olduk leylakdalına .. mutluyuz huzurluyuz..
teşekkürlerimizi sunarız..
pese son yeter.. gaza gelip guglanıma..
atalet kitaplık kütüphane yazdım..
kişisel ataleti yenmek kitabı hariç bi sürü benim yazım çıktı sevinçliyim bi de..
eski yazılarıma da baktım durdum..
sevindirik olup ardarda feyimin bukuna da ekledim..
pese son değilmiş pardon.. bu yıl yıbaşı etkinliği olarak değişiklik yapıp armağan yerine..
biryerlere sizce anlamlı ve değerli yerlere bağış yapmanızı öneriyorum..
gerekirse bağışın kaydını çıkarıp ona bir kırmızı yeşil kurdele sarıp..
verin sevdiklerinizin eline..
bueraların bu toprakların güzel dayanışmalara gereksinimi var ve ancak kadınlar yapar ancak kadınlar..

bitti bu kadar bugün.. Image Hosted by ImageShack.us

24 Kasım 2012 Cumartesi

kestaneci..ve çiçekçi kadın.. ve diğerleri..

iş çıkışı ..
önce iş yeri yakınındaki bazı  yerlere uğramam gerekti..
kırtasiyeden çıkıp geri dönerken..
kestaneciye uğradım önce.. sıcacık bir kesekağıdı tombul kestaneler..

kestaneci ilginç biri..
çok efendi..
çok terbiyeli..
tertemiz bir istanbul ağzı konuşuyor..
benim hastam..
bacağında kasta bir tümör oluşmuştu ve yeni ameliyat olmuştu tanıştığımızda..
hareketle ilgili sıkıntıları vardı..
egzersizler tedaviler düzeldi..
ama bir kaç ay sonra yeniledi tümör..
yeniden ameliyat kararı verildi..
dertliydi..
geldi.. konuştuk.. ameliyat sonrası buluşmaya sözleştik..
sonra..
bir baktım..
bacağını kestirmiş.. protez eğitimi için geldi karşıma..
kestirmiş..
doğru sözcük..
doktorlar sadece tümörü almak istemişler..
o ısrar etmiş..
yeniden oluşacak mı diye beklemeye ruhum dayanmaz.. alın hepsini demiş..

şimdi protezli.. pantalonunun altında kalıyor zaten..
farkedilmiyor yürüyüşünden...
kuş gibi zıp zıp dolaşıyor etrafta..
arada bir.. bir bakarım odama kestane getirmiş..
epeydir uğramadınız bunlar çok güzeldi.. ben getireyim dedim diye..

bazısı böyledir işte..
oldu olacak diye beklemektense.. kesip atar.. 
konuyu tümden kapatır..

konu birtek seni ilgilendirirse karar vermek kolay.. 
kesin çözüm üretmek . amalar .. diğer yandanlar olmuyor o zaman..

ben böyle bir karar vermek zorunda kalmadım yaşamımda..
çok basit durumlar için konuşuyorum..
ve bazı duyup görüp tanık olduklarımdan..

saygı duyuyorum kestaneciye..
kesin çözümler peşinde bir adam..
olduğu için..

nasılsın sorun var mı dedim.. "yok" diye cevapladı kestaneleri maşayla kesekağıdına koyarken..
"rahatım.. alıştım" iyice..

karşıya geçtim kestanelerimi alıp..
kestaneciyle vedalaşıp..
çiçekçi kadın seslendi..
gel hele gel.. diye..
epeydir çiçek almamıştım ondan..
bugün siftahım yok dedi..
gel de siftah edeyim..

erengüller aldım üç demet..
fiyatını da sormuyorum..
yüksek söylüyor.. biliyorum..
sonra.. kıyamıyor..
üç demet de kendinden katıyor..
evde vazolara sığdıramıyorum sonra..
çaydanlıklara sütlüklere koyuyorum.. çiçekleri..

düştüm dedi.. kolum çok ağrıyor..
hem de geçen sene felç olan kolum..
kestaneleri çantamı oğlunun leine tutuşturdum..
sokak lambasının aydınlığında..
kaldırdım indirdim çevirdim kolu..
gel dedim.. sabah gel..
film çekelim bakalım..
aldım çiçeklerimi.. kestanelerimi çantamı.. yürüdüm..

üç adım sonra..
uzaktaydım kestaneciden ve çiçekçiden..

beni görseniz.. kucağıma sığmayan koca  çiçek demetiyle..
elimde en büyük boy kestane   dolu kesekağıdıyla..
hafif   atıştıran yağmurun altında..
hafif esen rüzgarın savurduğu sarı saçlarıyla hızla ilerleyen  kadını görseydiniz..
hiç tahmin edemezdiniz..
üç adım önce.. altı adım önce 
ne hayatlarla kesiştiğini yolunun..
gıpta edebilirdiniz.. serbestisine.. hafifmeşrep bulabilirdiniz hatta.. 
bu görünümü.. yürüyüşü..

o yüzden keselim artık ataletin otuzunu..
aklıma gelenleri de yazmamı engellemesin format.. şırda beş altı gün kalmışken olmamalı belki ama..
olsun yine de amacına ulaştı bu iş..

anladım ki..
hüznümle..
bastırdığım öfkemle..
sabrımla..
ben benim..
toleransımla..
sevinci yaymadan rahat etmememle..
hoppalığıma katık ettiğim sevecenliğimle..

varsın böyle olsun atalet..
karışık karmaşık..
zaten hiç başka türlü olduğunu iddia etmedi ki.

Image Hosted by ImageShack.us
Follow my blog with Bloglovin