düğümlere üfleyen kadınlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
düğümlere üfleyen kadınlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mart 2015 Cuma

annette .. giacometti.. ve diğerleri .. hatta charmaine..



giacometti için kadın bakmalık ve seyretmelikmiş..
onları evlerinde kafeste gözlem altında olmak için yaratıldılar diye algılarmış..



sergiyi gezerken birçok annette büstü ve bir kaç siyah beyaz atölye fotosu gördüm..
bir kadın ayak ayak üstüne atmış emniyetli.. güvenli ve kendini bütünüyle bırakmış bir oturuşta..
kiminde elinde sigara ..
poz veriyordu ressama..
merak ettim kim bu kadın..
internette annette giacometti karşılığında üç cümlelik bir kimlik tanımı..
doğduğu yer ve şekil.. evlenme zamanları ve birçok büste model olduğu..bilgileri dışında birşey bulamadım..
bir de  giacometti vakfı çıkıyordu karşıma..
merak..
bunca güzel kucaklanan kadın kim ve neden yok .. neden izi yok..



annette stüdyoda böyle aylarca defalarca poz vermiş..
giacometti değişip duran bir yüzü resmetmek ve heykele dönüştürmek kadar önemli bir şey yok dermiş..



annette kaleme böyle..



planlamalara böyle..



heykele böyle yansımış..





giacometti çalışırken böyle beklemiş..
gazete okumuş..
gölgelere karışmış..



kim annette..
isviçreli bir genç kadınken ve ikinci dünya savaşı sırasında hemşire olarak çalışırken..
giacometti de cenevre'ye geliyor ve bir akraba evinde karşılaşıyorlar..
giacometti hep parlak bakışlı güzel genç kadınlara düşkün bir erkek..
1946da parise dönerken annette de beraberinde gidiyor ve 1949da evleniyorlar..
ve sonra giacometti annette büstleri portreleri yapıyor yapıyor..
en son annette IV serisini yapmakta iken hastalanıyor giacometti..


giacometti kalp yetmezliğinden ölünce altmışların ortalarında annette kendini onun eserlerini koruma ve sergileme işlerine adıyor..
heykellerinin sahtelerine savaş açıyor..
var olan eserler için bir vakıf kuruyor..
ölene kadar hiç medyaya çıkmadan bu işle uğraşıyor..
böylece anlaşıldı neden annette yok dünya için..
annette önce dünyasını iki odasından biri stüdyo olan atölyede ..
aşık olduğu sanatçıya adıyor kendini..
o öldükten sonra da ona adanmışlığına devam ediyor..


sonra bir de caroline var..
hala evliyken ve altmışındayken ..
bir barda karşılaşıyor sanatçı bu kadınla..
elinde sigarası.. üzerinde kürkü yirmi yaşında..
heyecan duyuyorlar..
birbirlerine karşı..
geçimini ilişkilerinden sağlayan bir kadın caroline..
biraz saldırgan biraz küfürbaz biraz rezil..
güzel yüzkü ve güzel gözlü..
bu kez onun büstleri resimleri yapılıyor atölyede..
caroline hala sağ ..
ve bir yazar merak ediyor onu.. ve ileri yaşta düşkün halde olan bu kadını buluyor..
aşklarını anlattırıyor..
kitap 2013de basılmış..
biz tutkuyla aşıktık diyormuş caroline o aptal annette ve guido (giacomettinin erkek kardeşi ve en sık kullandığı modellerinden biri) o sevgili dehalarını koruma altında tutmaya çalışıyorlardı ama biz aşıktık..
giacometti hastanede ölürken ayak ucunda annette guido ve caroline varmış..


caroline'in resimlerinden geriye sadece..
ağlayan caroline ve
kırmızı elbiseli caroline kalmış..
olmadı şimdi kırmızı elbise.. bizim için anlamlıdır önemlidir..
bastırılmışlıktır..
oysa caroline işbilir bir kadın olarak sürdürmüş hayatını..
hiç sakınmamış kendini yataklardan erkeklerden içkiden ve aklına esen hiç bir şeyden..

düşündüm tabii..
annette'i..
o nasıl bir sevgi ve tutkuysa..
evini yurdunu bırakıp iki göz sefil bir eve tıkılıp..
serseri ruhunu kollaya..
onu kendinden bile kollayarak bir ömür geçirmiş..
nasıl bir sevgiyse..
onun sevgilisini de kabul etmiş..
nasıl bir sevgiyse bir gün konuşmamış..
belki yazdı dedim..
belki anlattı ama bize kadar ulaşmasını da engelledi..

annette 'e saygı duydum..
biraz kızdım..
anlamaya çalıştım..

caroline'i hoşgördüm..
hele de hala seksenli yaşlarında bizimki gerçek tutkulu bir aşktı diye röportakjlar verip hiç konuşmayan annette adına bile konuşurken..
ve derken aklıma düştü..
andré gide
' mutluluk hatıralarıdır gerçek hayatta mutlu olmamızı engelleyen' der hani..

giacometti bizim için öyle aydınlık bir kapı açtı ki..
bişey diyemedim..

ama o açılan kapılar hep mi kadınların hüzünlerine açılır..
o açılan kapılardan içeri sızan ışıklar hep mi kadınların göz yaşlarını gösterir..
o sanatçılar hep mi kadınların üzerinde ayükselir..
bakın camilla rodin için charmaine london için..
kimler kimler için sakin liman koruyucu melek olmuş..

gözlerindeki ateşi saklayarak....

tüm fotoğraflar..
http://www.fondation-giacometti.fr/en/art/27/grants-and-prizes/141/tribute-to-annette-giacometti/

posted from Bloggeroid

9 Kasım 2013 Cumartesi

ŞEFKATLE İLMEK İLMEK BUZLARI ERİTİYORUZ..





KISA OLABİLİRSE VE ÖZ ANLATMAYI DENEYECEĞİM..

VAN SOĞUK..
BEBELER ÜŞÜYOR..
İNSANLAR ÜŞÜYOR..
AMA EN ÇOK BEBELER..

BEN DE SENEDE BİR DEFA KULLANACAĞIM ATKILAR ÖRÜYORUM KENDİME..

DERKEN FİKİR GELDİ..

BİRÇOK BAĞIŞA KATILMAYA ÇALIŞIYORUM..
ÇALIŞIYORSUNUZ..

AMA BU KEZ ELİMLE BİRŞEY GÖNDERSEM..
BEN BİRİM..
DERKEN MİSS MARPLE GELDİ AKLIMA
HER YERDE ÖRGÜ ÖRER..
YETİMHANELER İÇİN ÖRER..

DEDİM Kİ..

DOSTLAR TOPLAŞSAK..
BERE ATKI ELDİVEN ÖRSEK..

KARGO İŞİ İÇİN DANIŞABİLECEĞİM TANIDIKLAR VAR..
BİRİLERİYLE KONUŞUP ÇADIR KENTE GÖNDERSEK...

HENÜZ GELİŞİYOR..
BELKİ DE BİR İKİ ETAP YAPARIZ AMA HEMEN BAŞLAMAK VE KATILMAK..
VE YAYMAK İSTEYEN DOSTLARIM İÇİN BİR BİLGİLENDİRME OLSUN..

İKİ AFİŞ HAZIRLADIM..
FON KENDİ FOTOGRAFLARIMDIR..
KENDİLERİ ÇOK AMATÖRCEDİR..

KAMPANYANIN ANA CÜMLESİ..
"ŞEFKATLE İLMEK İLMEK.. BUZLARI ERİTİYORUZ"..
SEVGİLİ FERYAL ÇEVİKÖZ'ÜN DEYİŞİDİR.. 

GERİSİ HEPSİ BİZİM OLACAK..

BİR DE TARİH BELİLEMEK GEREK..
PAZARTESİ BAŞLASAK..
BİR PARÇA MAKSİMUM ON GÜNDE BİTER..
ZATEN ÇOCUKLAR İÇİN ÜRETİYORUZ..
TAM TAKIM BİTİRENE  HİÇ İTİRAZ ETMEM..

BİTİŞ TARİHİ.. 
21 KASIM..

O GÜNE KADAR.. TANITIMA KATKI VE EĞER ÖREREK KATILIYORSANIZ..
LÜTFEN BENİM FACEBOOK SAYFAMI DA ETİKETLEYEREK.. FOTOĞRAFLARINIZI PAYLAŞABİLİRSİNİZ..
MAİL ATMAYI SEÇERSENİZ BEN YAYINLARIM..

MAKSAT HEP BİRLİKTE YAPTIĞIMIZI..
SANKİ AYNI MASANIN ETRAFINDA OTURUP ÖRGÜ KLUBÜ GİBİ GERÇEKLEŞTİRMEK OLSUN..

SONRAKİ ETAPLAR İÇİN ZATEN HERŞEY DAHA OTURMUŞ OLUR..
FİKİRLERİNİZİ EKLEYİN LÜTFEN YORUMLARA..
AMA BEN PROFESYONEL KAMPANYACI DEĞİLİM 
ÇOK KOCAMAN Bİ KAMPANYA OLUŞURSA TAŞIYAMAYABİLİRİM.. O ZAMAN A EKLENİRİZ BİR BAŞKASINA O DA BİLİNE..

ŞİMDİLİK BASİTÇE HAYDI ÖRGÜCÜ HANIMLAR..
BİRER BERE ATKI VE ELDİVENLE BAŞLAYALIM.. 
21 KASIMA KADAR EN AZINDAN  BİRER TANE ÜRETELİM 
AFİŞLERİ BURADAN EKLİYORUM..
FACEBOOK SAYFAMA DA EKLEYECEĞİM.. 

HİÇ BİR SORUNUZA ŞU ANDA YANITIM YOK..
SADECE ÖRELİM..
NASIL GÖNDERECEĞİZ NASIL DAĞITACAĞIZI BİLMİYORUM..

BİRİLERİ İLE GÖRÜŞÜP SONUCU YAYINLAYACAĞIM..




Image Hosted by ImageShack.us

15 Mart 2013 Cuma

bahar.. elma çiçekleri.. menisküsler.. bacaklar.. ağrılar..raporlar ve diğerleri hakkında..




hemşire deskinde oturmuş emar sonucunu okuyordum..
birden yaşamını okuyormuşum gibi gelmeye başladı..

yaşlı.. tombul.. az biraz endişeli..
eski herşeyleri bulgaristan’da onlar zaten yok elimizde son iki sene yapılanlar vardı da.. onları da saklayamamış..
ama bende şu sonuç var dedi.. kızı..

derinlerden biyerlerden  çıkardı bir rapor..
bir de yeni yapılanlar var..

çocukluğunda bu bacağında yaralar olmuş akmış dedi kızı.. 
bir kere götürdük ordan bir iğne yaptılar..
yüzümde nasıl bir ifade belirdiyse.. 
ama yara filan yok .. o kapanmış dedi..

sen hatırlıyor musun dedim.. bu bacağın aktığı zamanları..
onüç yaşındaydım dedi..
e ne yaptılar.. hiç öyle kendisi geçti..
kapanan yaralar..dört tane iz bırakmış..
bacağın yan tarafında gamze gibi..

sonra bura geldik..
evlendim..
çok iş vardı bi daha bakınamadım..
bi kere bir doktor bunu ameliyat edelim dedi..
ben tayin oldum gidicem gitmeden şu filmi çektir de yapalım dedi..
film makinesi bozukmuş.. o zaman aydın'daydık..
Biz işi gücü ayarlayıp izmir'de çekinene kadar.. o doktor gitmiş..
yerine gelen de baktı filme .. teyze sen istanbula ankaraya gitmen lazım dedi..
iş güç çoğudu.. kaldı öylece..

muayene bitti..
hemşire deskinde oturuyorum..
emar raporunu okuyorum..

ama nedense elmaların çiçek açtığı zamanmış..
havada bahar kokusu.. gökyüzünde güneş varmış..
rüzgar varmış ot kokuları getiren..
saçları iki betik örgülüymüş.. hızla yürürmüş tozly patikada..
genç bir gelinmiş..
aydın'daymış..
boy boy süt kuzusu bebeleri varmış..gelinin..
az aksarmış tarlaya tapana gider gelirken..
az sızlarmış bacak geceleri..

elmalar çiçek açmıştı ya hani..
ağacın yanındaki bir kütüğün üzerine basıp uzanmış bir dal elma baharı koparacakmış sanki..
eve gelip vazo niyetine  çinko bir ayran bardağına koyacakmış bahar dallarını.. toprak mutfakta sanki..
o kütüğün kenarından inerken işte.. o menisküs o zaman yırtılmış..

yine baharmış sanki..
o bebelerden biri sırtında bağlı.. ikisi önünde arkasında oynaşarak.. güderken en sevdiği ineği..
sanki o fıtık da o gün ineğe doğru hamle eden köpeğe hoştlarken  kayıvermiş yerinden..
ve yükler ve çuvallar..
ve hayat varmış sanki sırtında..

ama nedense hep elmalar çiçekteymiş..
sanki..

sanki emar değil..yaşam öyküsüymüş raporlardaki..
beyaz kağıda yazılı siyah lazer baskılar değilmiş sanki..
mavi gökte.. elma çiçekleriymiş..

sanki..


Image Hosted by ImageShack.us

14 Şubat 2013 Perşembe

erbiller.. temelkuranlar.. kalanlar.. üfleyenler.. ve adsızlığa savaş açanlar....ve canıtın gel sen de ol..

kalan'ın üzerine neyi okuyabilirim diye dert etmiş..
düğümlere üfleyen kadınları seçmiştim..

ne kadar haklıymışım..
birbirini tamamlar..

kalan / leyla erbil..
neden arenada
altta hep siz yoksullar
tribünde oturanların
başparmakları hep aşağıda
başka kardeşlerin de var
eril taassubun uysal tiryakileri
yaradan'ın yarattığı gövdeden
utandırılmış kadınlar ordusu
ataerkilin
erkin başparmağı
tepesinde kadıncıkların
kendi doğasının tarihini öğrenememiş kardeşlerim benim
kendi zebellahlarına boyun eğmiş
engizisyonlardan kalma
romantik ve sömürgen bir hayal gücünü kutsallaştırıp
tapan
eril taassubun şehvetlileri
söz etmeyecektim aslında hiç bu metinde sizden
tutamadım kendimi
her biriniz başka çaresizliksiniz biliyorum
yoksa acıyor muyum size hala
koyun sürüleri
size mi yoksa
hiçheves uğruna zamanını sizinle yitirmiş olan
kendi kalbimin macerasına mı acımaktayım..

/düğümlere üfleyen kadınlar..ece temelkuran

erkeklerin , izlemesi iç gıcıklayıcı, sevince sadece acı veren o şımarıklığı.. nasıl da seviyor kendini.. nasıl da bu dünyaya bir hediye.. ah! nasıl da hak ediyor herşeyi.. bir insan yeterince sevilirse böyle bir şey oluyor demek ki.. gövdesinin her bir parçasının ayrı ve doyulmaz bir tadı var gibi.. hareket ederken sanki tadıyor kendi etini..acaba kendini kime bahşedecek..
ya da lütfedecek mi acaba.. biliyor.. ömrü boyunca sevilecek.. hiç terk edilmeyecek.. hiç haddi bildirilmeyecek.. hep affedilecek. hep beklenecek.. bir parça sevgi talep edilirse.. hemen sıkılıp boğulduğunu söyleyecek.. gidecek.. bunun ödülü olarak.. onun daha iyisini hakettiğini düşünen başka kadınlarca sevilecek.. ne zalim diyecek bu canım kızlar.. onun için.. şımarık bencil alçağın teki.. ve sonunda "bir oğlan çocuğu" diyecek ve affedecekler.. yine sevecekler.. her şeylerini alacak.. ve yerine hiç birşey vermeyecek.. bu yüzden işte gülümsüyor .. kalbi hiç sıtma görmemiş.. orta doğulu erkek gülümsemesi.. gücünü yumuşak kalpli.. sevilmek için hep daha fazlasını yapması gerektiğine inandırılmış kızlarda deneyecek erkeğin gülümsemesi.........pp 130
anlayacaksınız ki hayat sizin nefesinizde.. başka hiç biryerde.. hiçbirşeyde değil.. hayatı siz kuracaksınız.. nefesinizi üfleyeceksiniz.. hayat nefesinizin yettiği kadar.. erkekler biteviye alemi hırpalar.. yıkar.. kadınlar yeniden üfleyerek var ederler.. kadınlar erkekleri de üfleyerek var ederler.. bir erkek bir kadının nefesi kadardır.. başka hiç bir şey değildir..pp 126
erkekler sadece kadınların dünyasına hürmet ve hayret etseler yeter.. o da işte erkeklerin kadınlara üflediği nefes olur.. kadınlar sürekli yıkılan dünyalarını o hürmet ve hayreti gördüklerinde yeniden kurmaya kudret bulurlar. kadınların bu kudreti korkutur erkekleri.. pp131


sevgili duygu asenaya sevgiler gönderiyorum buradan bir kez daha..
o çok hırpaladığımız..
yabancılaştırdığımız..
kendi hemcinslerini iyi ve doğru şeylere layık gördüğü..
onlar da kendilerini bunlara layık görsünler istediği halde..
rahat yüzü görsünler hayatta diye uğraştığı halde..
dışlayıp..
reddettiğimiz..

feminist diye..
damgaladığımız asena..
bu kitapları okusa çok severdi bence..

düşünüyorum..
taşınıyorum..
aslında onunla eş zamanlı..
bu konulara değinen ne çok insan oldu da..
neden o bu kadar yıldırımı çekti üzerine diye..
en çok da kadınlar.
hele de kadınlardan..

bulamadım nedenini..
hem de hiç bulamadım..
huzurla yatsın..

Image Hosted by ImageShack.us
Follow my blog with Bloglovin