
iş icabı çok çeşitli insanla tanışırım..
işim mi ne??..
e buduar yönetiyorum..
=P
ve bunların arasında sanatçılar da var..
ve en çok da onlardan etkilenirim..
hele de yeni sanatçılardan..
hele de bunu farkettiğimde..
sanki hep orada o sanat atmosferinde yaşamışlar gibi bir halleri vardır.. tam olması gerektiği gibidir..
mesleğinden söz edişi.. işinden bahsedişi..
genceciktir.. ve hiç amatör değildir..
başka mesleklerdeki..
acemilik halleri yoktur onlarda..
kendi ilk buduar müdavimimi ağırlayışımı hatırlıyorum da =D...
ama aslında zaten oradadırlar..
dünyayı kendi gelişlerine hazırlamaktadırlar..
hatta kendilerine yer açarken arkalarından gelecek olanlara da yeni yollar açmaktadırlar..
onlar da gelsin ve parlasınlar diye..
sanatçılar.. ressamlar.. tasarımcılar arasında bir paylaşım da vardır..
hem de anlatmazlar insana ben şuyum buyum diye..
bir hanımla tanışmıştım..
ben piyano "da" çalıyorum demişti..
tedavisi başladıktan bie süre sonra..
tanımıyordum..
ne yüzünü ne de.. adını..
o "da" eki yüzünden başka işleri arasında hobi gibi..
bi de piyano çalıyor diye düşünmüş..
önemsemeden cevaplamıştım..
çalarsınız gene..
tedavisi uzun zor ve zahmetli oldu..
üstelik de.. ağrılı..
hem de elinde bir sorunu vardı..
halinde bir farklılık vardı..
insana kendini buduarda değil de.. kokteyl partide hissettiriyordu..
gün ortasında..
hiç üzmedi bizi..
hiç şımarıklık yapmadı.. teedavisi uzamasına rağmen sorgulamadı..
o sadece hatırımız sorarken..
biz arada aklına gelmesi gereken şüpheleri.. sayıp..
onların cevaplarını verdik..
o şaşırdı..
sanki bizim işimizi sorgulamak..
tuhaf geliyordu ona..
ne dediysek yaptı.. ve düzeldi neyse ki..
bir hayal gibiydi..
inanılmaz bir beden yapısı..
uzun ince dimdik..
en sevdiğim postür..o kadar etkilendim ki..
çocukluğunuzda bale yaptınız mı diye sorguladım ..
hayır dedi..ama demedi ki..
hayır ama günde bilmemkaç saat piyano başındayım..ondan dik duruyorum..
sonra öğrendim..
türkiyenin ilk ve tek kadın caz piyanisti/bestecisi imiş meğer..=)
neyse..
bu sadece biri..
ne ressamlar tiyatrocular mimarlar ağırladı bu buduar sahibesi..
hem de sorunlu dönemlerinde..
yine de..
bilemem..
anlayamam..
o yaratma anı nasıl birşey..
tasarım ..
zira herşey bir tasarımla başlar değil mi..
önce zihinde..
peki ilham dediğimiz o ..
tetiği çeken şey.. nasıl geliyor acaba..
sevdikleri insanlardan mı..
ilham
ne anlama gelir deyince..
hem osmanlıca hem türkçe sözlüklere bakınca..buldum....
ilham..
bir defada yutmak anlamına gelen lehm sözcüğünden türüyor..
ve iki anlamı var..
biri tanrısal..
"insan ruhunu ele geçiren.. tanrısal güç.. ya da.. Tanrıdan vasıtasız olarak kalbe gelen mana"..
diğeri ise.. "yutma .. tüketme.. yakma bitirme"..
eş anlamlısı esine bakınca da..
"etkilenme, çağrışım veya içe doğmayla akla gelen yaratıcı duygu, düşünce"diyordu..TDK
"halk ağzında Sabah yeli."
diyordu bir de..
latin kökenli dillerde....
ilham..inspiration..
ilginçtir ki..
aynı tanrısal ifade onlarda da var..
ruh ya da akılda aniden ve doğrudan ortaya çıkan.. tanrısal etki.. demek
ve bir de nefes almak..
demek bu sanatçılar ondan farklı..
bir de "ruhu rüzgarlı" insanlar vardır hani..
öyle derler..
tanrısal etkiler altındalar..
nefes alır gibi.. yaratabiliyorlar..
ve bu süreç yakıcı oluyor olmalı..yangın gibi..
onlar bizi besleyen nefes gibi..
yutup tükettiğimiz..
besin gibi..
**************
durum...bir sözcük daha kattık dağarcığımıza.. memnun ve keyifliyiz.. o yüzden ben ve buduar kişileri..