<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798</id><updated>2012-01-31T12:10:46.191+02:00</updated><category term='raftan rizotto'/><category term='kirli çamaşırlar'/><category term='çenebaz'/><category term='kıskançlıklar'/><category term='inanma aslında gevezedir'/><category term='gretel niyetine'/><category term='çamaşır çekmecesi'/><category term='takıntılar'/><category term='elma çekirdeği'/><category term='kırmızı elbise'/><category term='domino taşları'/><category term='teşekkür'/><category term='yazan kadınlar'/><category term='sartre&apos;ın lavabosu'/><category term='tuttuğunu beyaza boya'/><category term='altı çizili sayfalar'/><category term='kordon blö'/><category term='dürüst blogculuk'/><category term='çılgın kırkyama'/><category term='kestirme'/><category term='asabi mizaç'/><category term='bahçe'/><category term='erkeğin korkusu'/><category term='uçan balon'/><category term='şifoniyerin gizli çekmecesi'/><category term='kuş kondur'/><category term='zıplamalar'/><category term='şarap açacağı kullanımı'/><category term='theblogess'/><category term='kadının nesi'/><category term='kolaj'/><category term='deli bu kibarım da çılgın diyorum'/><category term='atalet bildiriyor'/><category term='altı çizili satırlar'/><category term='deli buhur'/><category term='bu da burda dursun..'/><title type='text'>burda zaman yok........</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>596</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-631756044021048957</id><published>2012-01-30T11:06:00.005+02:00</published><updated>2012-01-30T13:25:35.758+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='altı çizili satırlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domino taşları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çenebaz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zıplamalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><title type='text'>özelleştirebilir çok güzel şablonlar yerleştirebilir kişiselleştirebilirsiniz... ve martılar ve diğerleri..</title><content type='html'>yediyüz elliyi sevmedim..&lt;br /&gt;ordan anladım ben yazar filan değilim..&lt;br /&gt;ben ölümünden sonra "anı defterlerinde.. günlüklerinde.. ne de hoş notlar varmış" diye romanlarda filmlerde sözü edilenlerdenim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içimde bir kırmızı elbiseli kadın öyküsü var..  başka iki üç kadının ki ile birlikte..&lt;br /&gt;gönlümün kapısı o aralar açık ya da aralık kalmış  da..&lt;br /&gt;iyi dinleyip kaydetmişim..&lt;br /&gt;eh burada da anlattığıma göre..pek içimde kaldı da sayılmaz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dün bir film izledim &lt;blockquote&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0765120/"&gt;benim aşk pastam&lt;/a&gt;&lt;/blockquote&gt; diye çevrilmiş.. &lt;br /&gt;filmin adını bilsem izlemeyebilirdim.. sonradan baktım..&lt;br /&gt;zaten beşinci dakikasında filan yakaladım filmi..&lt;br /&gt;ıslak kaldırımlarda sanki siyah beyaz film gibi görünen bir sahnede.. pencerede flört eden.. ön sevişen bir çift kaldırımda bir yalnız kadın.. &lt;br /&gt;onları izlemede..&lt;br /&gt;söylenenler ilgimi çekti de daldım kaldım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"bazen konuşulamaz.." &lt;br /&gt;ya da "bazı insanlar konuşamaz" ya da "bazen açıklama yapmak bir işe yaramaz" gibi bir şey diyordu film sesi..&lt;br /&gt;"bazen sadece gidilir.. "&lt;br /&gt;eh kaldım tabii ben de filmin karşısında..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra giden kadının attığı kartpostallara yazdıkları.. &lt;br /&gt;ve iç içe bir yol filmine döndü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama bir "evde kaldım ve sıkıldım ve dedikodu etcem tutmayın" telefonu kumarhane önünde iki kadın sohbet ederken yakaladı beni.. ve en sonda.. el sallıyolardı birbirlerine iki arabadan.. orda yine yakaladım.. ama sonra da çekirdek sandviç filan derken baktım .. filmin başındaki adamla beraber bizim kız..&lt;br /&gt;gene bıdı bıdı bişeyler diyolar.. kaçırdım anlayacağınız.. yeniden izleyeceğim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;izlediğim sırada.. izleyebildiğim kadar..&lt;br /&gt;hoşuma giden çağırışım yaptıran şeyler oldu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi bunları dürüst dürüst anlatacağıma..&lt;br /&gt;akşam okuduğum ve iki kahve fincanının birbiri ile kurduğu diyaloğa bayıldığım öykü ile başlayan &lt;a href="http://www.iletisim.com.tr/kitap/gece-g%C3%BCzelli%C4%9Fi-1616.aspx"&gt;öykü kitabından&lt;/a&gt; zihnimde titreşenleri.. &lt;br /&gt;alsam.. ve kendi cümlelerimin içinde hemhal etsem.. evet var böyle bir sözcük.. &lt;br /&gt;ve ne kadar anlamlı.. &lt;br /&gt;hemhal etsem işte.. kimse de anlamaz..&lt;br /&gt;az ondan az bundan az da.. ya da çok da benden.. al sana öykü müdür deneme midir.. süper bi yazı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama ben.. başlangıçlardan çok hazırlıkları sevenlerden..&lt;br /&gt;hatta başlayamama hastalığından muzdarip / ızdırap çeken / biri olduğumdan.. &lt;br /&gt;kim bilir bunun da arkasında bir mükemmeliyetçilik.. ya da.. korkaklık durumu mu vardır..&lt;br /&gt;öykü yazacağıma.. not aldım.. ve bunları bloğa yazıyorum gene..&lt;br /&gt;neden mi..&lt;br /&gt;çünkü arasında bir yemek tarifi bir şarkı sözü bir sinema bileti olan ve aralarına da bu tür yazıları serpiştireceğim.. bir deftere yazsaydım.. hani ilerde çok ilerde kızımın oğlumun eline alıp .. beni anıp da karıştıracağı bir deftere.. &lt;br /&gt;yapacağım diye inandığım şeylerden birini yapmış gerçekleştirmiş olurdum..&lt;br /&gt;oysa ben yapmayışların insanıyım..&lt;br /&gt;burası da yapmadıklarımın.. defterine döndü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;var öyle bir defterim.. kuyruğumun kapı arasında kısık olduğu benim de tık nefes.. ince çığlıklı olduğum dönemde.. maden ruhum kısıldı.. ben bedeni gezdireyim diye yollara düştüğümde .. üç ayda doldurduğum bir yıllık acendam var.. onu da kimseye vermem.. göstermem.. yadigar bırakmam..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dahiliyecim diyor ki.. sen daldan dala gezip duruyorsun konuşurken..&lt;br /&gt;ben de diyorum ki.. olsun ama aynı ağaçta duruyorum..en azından ..&lt;br /&gt;bak mesela bu ağaç da öykü yazmak blog yazmak anı defteri yazmak ağacıdır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;filme döneyim.. &lt;br /&gt;bunlar da not olsun burda dursun..&lt;br /&gt;filmde bir alkolik vardı.. &lt;br /&gt;cebinde iki avuç beyaz fiş taşıyan.. beyaz fiş alkolü bırakmaya karar verip katıldığın ilk toplantıda veriliyormuş.. &lt;br /&gt;her yeniden katıldığında yeniden veriliyormuş..&lt;br /&gt;"ben beyaz fişler kralıyım" dedi adam.. not aldım.. hemen.. çok sevdim..&lt;br /&gt;ordan başlangıçları başlayamayanları çağırdı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra.. &lt;blockquote&gt;öldüğünüz zaman bıraktığınız.. anılardır..&lt;br /&gt;ve kağıt üzerine karalanmış bir kaç not..&lt;/blockquote&gt; eh bu da çağırdı.. aşikar değil mi bağlantı.. hatta sonuna.. ya da blog şifreniz diye ekleyebilirim.. &lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;-neden mektup yazıyorsun telefon etsene..&lt;br /&gt;-bazı şeyler kağıt üzerinde daha iyi..&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;çok belli değil mi neden hoşuma gittiği.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de üçleme var..&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;anahtarlarını atmazsan.. o kapılar hiç kapanmaz..&lt;br /&gt;bazen de o kapılar hiç açılamaz..&lt;br /&gt;ve bazen de o kapılar açılsa bile o insanları bulamazsın..&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu çok anlamlı cümle dizisinde.. her ne kadar havalı olsa da.. &lt;br /&gt;bir bilindiklik yok mu ??.. ama gene de her yazılıp çizildiğinde bu anlamda bir cümle güzel olmuyor mu.. insan kızı bu kadar mı zayıf hafızalı da.. hep hatırlatılması gerekiyor..&lt;br /&gt;"gidip de dönmemek var.. dönüp de bulmamak var"ı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de şu kendi yaşamları içinde kalma lüksünde olan insanlar var hani..&lt;br /&gt;bir yerde karşılaşıp aşık olan.. tutkulu aşktır söz ettiğim.. &lt;br /&gt;ve kendini yaşamını.. işini.. sorumluluklarını.. dostlarını.. dünyayı.. her bir olanı bitesi.. sallayıp kendini.. o aşkın hormonuna serotoninine adayan ve bu yüzden.. gözü başka herşeye kör olanlar..&lt;br /&gt;ve öyle kör ki.. görmediği.. görmek istemediği için kendini adayacak başka şey..sonunda kendini o karşılaşma noktasında öldürenler var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne adanmış yaşam mı denecek buna..&lt;br /&gt;ne salaklık mı..&lt;br /&gt;ne boş.. insan mı diyeceğiz..&lt;br /&gt;ha ne diyeceğiz..&lt;br /&gt;ben sadece sinirleniyorum.. &lt;br /&gt;neden nasıl böyle bir lükse sahip olabiliyorlar diye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çok güzeldi filmde dinlediğim müzikler.. çok yakışmıştı diyalogların arkasına.. ıslak parke taşlı yol görüntülerine.. o şehirden diğerine geçişlere.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben caz sevmem ama.. merakımı çekti şarkının ezik ezik söylenişi.. aradım buldum.. o da burda dursun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;********&lt;br /&gt;biraz şefkat göster..&lt;br /&gt;bıkkın olabilir..&lt;br /&gt;genç kızlar.. bıkkın olabilirler..o eski mini elbisesinin içinde..&lt;br /&gt;bıkkın olabilir..&lt;br /&gt;ona biraz şefkat göster..&lt;br /&gt;bekliyor..&lt;br /&gt;biliyorum bekliyor.. umuyor.. hiç sahip olmadığın şeyi..&lt;br /&gt;umuyor..&lt;br /&gt;ama o orada beklerken biraz şefkat göster.. tüm yapman gereken bu..&lt;br /&gt;duygusal gelebilir..&lt;br /&gt;ama onun da yasları var.. &lt;br /&gt;biraz şefkat dayanmasını kolaylaştırır.. &lt;br /&gt;ve pişman olmaz.. &lt;br /&gt;ve genç kızlar unutmaz.. asla..&lt;br /&gt;sevgi onların tüm mutluluğudur..&lt;br /&gt;tek yapman gereken &lt;br /&gt;biraz şefkat göstermeyi denemek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe width="420" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/ojnDaqaEg3E" frameborder="0" allowfullscreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;********&lt;br /&gt;editlemem gerek.. filmi izlerken sürekli avrupa filmi gibi.. avrupalı kız gibi.. diye düşündüğümden ..&lt;br /&gt;sonunda jeneriğe dikkat ettim kim ki bu diye..&lt;br /&gt;yönetmen hong kong'luymuş.. hatta &lt;a href="http://www.prnewswire.com/news-releases/my-blueberry-nights-director-wong-kar-wai-unveils-blueberry-angel-web-poll-winner-in-shanghai-58905842.html"&gt;şurda&lt;/a&gt; ilginç bi yazı var.. bu filmin gerçek adı olan.. " yaban mersini gecelerim" filmin promosyonu için.. "yaban mersini otobüsü ile rüyaları kovalamak" diye bir faaliyet başlatılmış.."yaban mersini rüya otobüsü" adı rüya gibi zaten..  &lt;br /&gt;aidse yardım kampanyasıymış da aynı zamanda.. ilginç buldum..&lt;br /&gt;sanırım murakame okuya okuya.. bu filmde de avrupa sineması tadı buldum.. murakamede de var zira biraz.. fantastik de olsa.. bir avrupa sineması tadı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-631756044021048957?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/631756044021048957/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=631756044021048957&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/631756044021048957'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/631756044021048957'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2012/01/ozellestirebilir-cok-guzel-sablonlar.html' title='özelleştirebilir çok güzel şablonlar yerleştirebilir kişiselleştirebilirsiniz... ve martılar ve diğerleri..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/ojnDaqaEg3E/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-8155070882261232642</id><published>2012-01-27T18:12:00.005+02:00</published><updated>2012-01-27T18:19:48.842+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='altı çizili satırlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kestirme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bu da burda dursun..'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kıskançlıklar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şarap açacağı kullanımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><title type='text'>ayrıkotu..  define adası.. şarap ..biraz kıskançlık da var ama siz görmüyorsunuz.. ve martılar ve diğerleri..</title><content type='html'>"yok canım yok" dedi.. "hiç rahat yok.. kesin bu kez son gelişim.."&lt;br /&gt;"nasıl yani?"&lt;br /&gt;"hani derler ya tanrı eğitirmiş kullarını.. her dünyaya gelişte bir daha eğitilirmişiz.. bu benim son gelişim olsa gerek ince zımpara cila uğraşıyor benimle..&lt;br /&gt;ben bu sefer kanatları kazanıp öyle gideceğim.." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ses gelmedi karşı taraftan..&lt;br /&gt;kadın içinden devam etti dialoğa.. "cevap vermezsin elbet.. biri de sensin beni törpüleyenlerin.. "&lt;br /&gt;kendini kızdırmak istemiyordu durup dururken ne güzel söylemişti oğlu.. "sen öfkeni kontrol edemiyorsun.. sinirleniyorsun .. tamam doğal herkes kızabilir.. ama sonra durup durup yeniden sinirlenmek için bişey daha hatırlatıyorsun kendine.. giderek artıyor kızgınlığın.. kendin yapıyorsun.." &lt;br /&gt;demişti de.. kadın düşünüp ne kadar haklı olduğunu anlamıştı.. &lt;br /&gt;anında tepki verdin verdin vermedin yuttunsa geçmiş olsun daha sonra hatırlayıp hak aramak.. sitem etmek gibi bir şansın olmuyor dünyada.. &lt;br /&gt;ne güzel eskiden asabi bir kadındım diye düşündü.. anında kızar anında tepki verirdim.. ne zaman öğrendim bu susmayı bilmem ki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sakin bir gündü aslında.. normal işlerini görürken ama.. sonra.. tam artık biraz kendi işlerini yapacağı anda.. birden hareket başladı..&lt;br /&gt;internet banka hesabından işlem yapacak oda kapısı hiç durmadan vurulup açılıp.. birileri incir çekirdeğine eziyet olsun der gibi birşeyler sormaya başladılar.. içeri dışarı giderken hep yolunu kesenler tam da acelesi olduğunda yolunu kesmeye başladılar.. raporları yetiştirmeye çalışırken de ek iş geldi.. bunlar gerili yaratıyor insanlar üzerinde.. sevecenliğin kayboluyor farkında değiller ya da umurlarında değil..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"sonuçta bizim ayrıkotu dediğimiz.. bizim ekmediğimiz yerde biten çiçeklerdir" demişti ms marple geçen akşam dizide zaten.. daha önce de okumuştu bunu bahçe sitelerinde.. yok hayır.. aslında zamanında ekrana yapışıp izlediği ingiliz bahçıvanın programında.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"bak o programı izlerken de aynı şey olurdu.. tam program başlardı bizimkiler sokak kedileri gibi kavga ede ede önüme yuvarlanır birbirlerini şikayete koyulurlardı.. sonunda bir gün tamam .. izlemiyorum.. deyip televizyonu kapattığında nasıl afallamışlardı.."gülümsedi çocuklarının çocuk halini hatırlarken.. nasıl da büyümüşlerdi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en son işten tam çıkacakken .. kapının çalınması üzerine kaldı gene.. ve ayaküstü birşey danışmak isteyene cevap verirken bankoya dayandı.. birden ayaklarının altında bir çınlama .. boynundaki mercek kolye kırılıverdi.. binbirparçaya bölündü.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;belli de edemedi ne kadar üzüldüğünü.. soruları yanıtlamaya devam etti.. &lt;br /&gt;çok seviyordu bunu.. çok da eğlenmişti alırken.. çok da kullanışlı olduğunu düşünüyordu.. &lt;br /&gt;hem de projesinin ana kişisiydi.. bir hafta aynı nesnenin fotoğraflarını çekiyordu nesne de bu mercekti.."şimdi gidip yenisini almam gerek var mıdır acaba.. dışarısı da kar tipi.. "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"paçaları çekiştirilmeden yaşayabilen insanlar var mıdır acaba..&lt;br /&gt;hiç kimsenin eline ayağına dolaşmadığı.. engel oluşturmadığı kişiler.. sanmam..." diye düşündü sonra.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;telefonu çaldı.. arabasını bırakmışlardı.. sevindi.. kolyemi alabilirim gidip diye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;son bişeye bakıp çıkacak.. guglanıma soracak akşam olmadan..&lt;br /&gt;define adasıymış.. robert louis stevenson.. define adasının yazarıymış.. ıslak kaldırımlarda tıkırdayan tahtadan takma bacaklı adamı okuduğum ilk yıllara götürdü beni bu bilgi.. iskoçyalıymış.. en çok görmek istediğim görmek de değil.. 300yıllık bir handa kalıp.. kapılardan başımı eğerek geçip.. bisiklet kiralayıp süt kaymağı renginde ya da kırık beyaz ..sıcacık saç örgülü  kazağının kollarını sıvayıp.. ıslık çalarak.. yanları az yüksek taşlardan örülü yığma duvarların arasında eğile büküle ilerleyen yeşilliklerin arasından geçip giden yollardan .. ara sıra koyun sürülerine rastlayarak .. loch ness gölüne kadar gitmeyi.. nessi nin "hep seni beklemiştim " diye uzun boynunun üzerindeki minicik başını sevdirmek için bugünü beklediğine inanıyor içten içe..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;stevenson'ın bu sözünü de 365 proje sayesinde öğrendi.. yolculuk güncesinden bir paragraf.. " yumuşak bir ateş ve taklit edilemez bir kokuya sahip olan bu maden damarları ve toprak cepler..  güneş ve yıldızların altında topraktan daha ince bir şeye dönüşmüş olan bu erdemli bolluk ..maden cevherinden de daha değerlidir.. ve şarap şişelenmiş şiirdir.. bunlar hala keşfedilmeden duruyor.. gür çalılıklar saklıyor onları.. sık ağaçlıklar gölgeliyor..ve madenci sert kayaları kırıyor daha ve daha uzaklara gidiyor..bozayılar rahatsız edilmeden hayalleniyor.. ama onlar zamanını bekliyor.. keşfedecekleri bekliyor.. ve doğa anne onları besliyor ve hazırlıyor.. "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bunlar nasıl okurlar.. nasıl böyle karmaşık bir paragrafın içinden cımbızla şu cümleciği çekip alabiliyorlar.. "ve şarap şişelenmiş şiirdir..".. aslında stevenson.. bir doğa parçasını anlatıyor net bir şekilde.. madencilerin geride bıraktığı alanları.. yolculuk güncelerini sevmem .. ama içinde en az bir paragrafta şaraptan bahsedildiğine göre.. okumaya değer olabilir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve şarap şişelenmiş şiirdir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;koca günceden tarihe bu geçmiş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"gidip kolyemi alayım da.. bir ms marple daha seyredeyim .." diye düşünerek keyiflendi bilgisayarı kapatırken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu da kısmen bugünkü 750 sözcüğümden.. =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-8155070882261232642?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/8155070882261232642/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=8155070882261232642&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/8155070882261232642'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/8155070882261232642'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2012/01/ayrkotu-define-adas-sarap-biraz.html' title='ayrıkotu..  define adası.. şarap ..biraz kıskançlık da var ama siz görmüyorsunuz.. ve martılar ve diğerleri..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-3426580451768612212</id><published>2012-01-26T18:10:00.002+02:00</published><updated>2012-01-26T18:15:29.857+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bu da burda dursun..'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şifoniyerin gizli çekmecesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çamaşır çekmecesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='inanma aslında gevezedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><title type='text'>işsiz güçsüz eller.. şeytanın elleri.. ve martılar ve diğerleri..</title><content type='html'>saati dokuza kurmuştu..&lt;br /&gt;ama gördüğü kötü rüyaların etkisiyle erkenden uyandı..&lt;br /&gt;birkaç kez yeniden uykuya dalar gibi oldu ama hep aynı rüyaya düşerken uyanık olduğuna sevinerek yeniden uyandı.. sonuçta dalamayacağını anladı..&lt;br /&gt;yatakta gerindi.. kedi gibi oradan oraya yer değiştirdi.. &lt;br /&gt;önce elini uzatıp kitabını almayı düşündü..&lt;br /&gt;sonra kalkıp bir kahve hazırlamayı..&lt;br /&gt;sonunda aklına katıldığı fotoğraf projesi geldi..&lt;br /&gt;birden tamamen uyandı..&lt;br /&gt;yatağın rahatlığı içinde bugün neyi çeksem dedi..&lt;br /&gt;bir gün önceki fotoğrafına gelen yorumları merak etti..&lt;br /&gt;birden fırladı yataktan sabahlığını girmeye çalışırken bir yandan da merdivenleri çıkıyordu..&lt;br /&gt;önce su ısıtıcısının düğmesine bastı sonra tuvalete yollandı.. &lt;br /&gt;kahvesini aldı.. sütü kattı.. bir yandan da yorumlarını okudu..&lt;br /&gt;çok şaşırıyordu.. &lt;br /&gt;bağlantılar kurmak kendi tanımıyla zıplamak onun en kolay yaptığı şeydi..&lt;br /&gt;birilerinin bunu ilginç bulmasına şaşırıyordu..&lt;br /&gt;kendisini "daha iyi bir fotoğraf makinesi almalıyım" diye düşünürken yakaladı..&lt;br /&gt;gene gaza geliyorsun diye düşündü.. gözün görmüyor netlik ayarı yapamıyorsun.. ne makinesi..&lt;br /&gt;hem zaten bu siteye hayatını programlama becerisini arttırmak için başlamıştı.. üçüncü haftayı da keyifle geride bırakmıştı ama hala güvenmiyordu kendine..&lt;br /&gt;neden güveneyim ki.. raflar dolusu amele defteri.. sayfalar dolusu not alınmış "fikirler" "listeler" "yapılacaklar" "projeler".. atılmış başlıklar tamamlanmamışlıklar yığını..&lt;br /&gt;bunun da diğerleri gibi olmayacağı ne malum.. ne malum yarın bir sorun icat edip bırakmayacağı.. ya da yeni bir ilgi alanı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslında ana listem basit yalın iddiasız.. yanında çağırışım yazıları olan fotoğraf kitabı..&lt;br /&gt;koridor öyküleri..&lt;br /&gt;bu kadarcık şeyi yıllardır yapamadın da.. şimdi.. nasıl güveniyorsun kendine.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tembelsin... yumurta popodan çıkıp havada giderken çözüm arayansın..&lt;br /&gt;bunu da bilensin üstelik neyine güveniyorsun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kahveyi içerken.. dışarıyı izliyordu..&lt;br /&gt;uzun yıllardır fotoğraf çekmeyi seven biri olarak yakın görüşünün bu kadar düşmesini beklemiş olması..&lt;br /&gt;hiç şaşırtıcı değildi aslında..&lt;br /&gt;genel karakteri içinde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;salona geçti.. elinde kahvesi.. sesin fotoğrafını nasıl çekersin.. &lt;br /&gt;minyatür masanın üzerine bir minyatür kitap.. bir kalem koydu.. ve bir de minyatür stetoskop.. bir çok açıdan bir çok fotoğraf çekti..&lt;br /&gt;sadece yeşil odaklanma karesine ve odaklanma sesine güvenerek.. &lt;br /&gt;bilgisayara aktardığında görecekti ne kadar net olduklarını.. &lt;br /&gt;giyindi.. çıktı..&lt;br /&gt;rüyaların etkisi geçmemişti hala boğazında bir sıkıntı bir daralma vardı..&lt;br /&gt;yıllar önce yarattığı &lt;a href="http://atalet.blogcu.com/-/1112846"&gt;kadın karakteri&lt;/a&gt; düşündü..&lt;br /&gt;hani kendi iç sıkıntısını o kadının ağzından söyleyebilmişti ancak..&lt;br /&gt;değiştim ve çevremdekiler değişimimden rahatsız olduğu için diyen kadın karakteri..&lt;br /&gt;önce bir kaldırım kafesine getirmiş.. tanımlamış betimlemiş.. çantalar açtırıp kapattırmış..&lt;br /&gt;fularlar sigara dumanları savurtturmuş da ancak bu kadar kısa bir mesajı dile getirebilmişti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslında ne kadar patetik diye düşündü..&lt;br /&gt;aynı anda patetik acınılası mı demek yoksa ağlanılası mı acaba diye düşünmeye başlayacakken durdurdu kendini..&lt;br /&gt;konudan uzaklaşmaması gerekiyordu..&lt;br /&gt;ama konu neydi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kadın karakter.. &lt;br /&gt;bir film sahnesi gibi yazdığı o kadın karakterin ms marple dizisinde bir sahnedeki bir kadına ne kadar benzediğini düşündü..&lt;br /&gt;aslında belki de öykü değil senaryo yazmalıyım.. güzel bir şehirde geçen italyan ya da fransız sineması tadında.. az hareket az konuşma uzun uzun hareket yürüme sahne çekimlerinden oluşan bir senaryo.. finalde de kadın kahraman kocaman çantasını tak diye kapatır ve bir trene biner.. dumanlar tren düdükleri ve hareket  eden tekerleklerle birlikte son yazısı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gidemeyen kadının öyküsü pek doğru olacak aslında.. koridor öyküleri bile uzun yol olur senin ruhuna..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hakikaten patetik tam olarak hangi sözcüktü.. &lt;br /&gt;abim de hakkat mi derdi.. gülümserken..&lt;br /&gt;gene bir kendine geldi.. konu neydi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir yandan da gözleri duran trafikte.. binaların arasından geçen kuşları.. beşbenzemez çatıları pencereleri ile çirkin yapılaşmayı.. tabelaların sarkan kabloların klimaların ve bez ilanların yarattığı görsel kirliliği tarıyordu.. &lt;br /&gt;dünyanın en güzel çirkinleştirilmiş şehrinde yaşamak..&lt;br /&gt;sağ yandaki kirli ıslak ve yamuk bez ilanda .. belediyesi çalışanlarının yeni yılını kutlar yazıyordu..&lt;br /&gt;sinirle başını çevirdi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çalıştığı yerin otoparkına girerken bugünlük bir sorun yaşamadığına sevindi..&lt;br /&gt;park etti.. merdivenlerden yukarı çıkarken.. danışmadaki görevliye.. bugün nasıl bir gün hazırladın bana diye sordu omzunun üzerinden..&lt;br /&gt;sizinkini bilmem de benim günüm pek kötü her yerim tutulmuş cevabına dönüp bir baktı.. ama sesini çıkarmadı..&lt;br /&gt;servis nasıl..&lt;br /&gt;servis sakin.. &lt;br /&gt;hadi gezdirin beni..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her zamanki gibi.. koridorun.. koridor öykülerinin kahramanının en dibindeki iki kanatlı kapıyı ortasından itip girerek başladı gezmeye..&lt;br /&gt;günaydın.. &lt;br /&gt;oturdu..&lt;br /&gt;hemşireler iç geçirdiler.. anladılar bu gün konuşmalı bir vizit yapılacak..pıt pıt eliyle vurdu oturduğu egzersiz masasına.. onlar da oturdular..&lt;br /&gt;sorumlu fizyoterapist ara verdiği çalıştırdığı hastaya biraz başka hastalarla ilgili konuştular.. masadaki konuşma bozukluğu çeken hasta itiraz eder gibi.. elini kolunu sallamaya başlayınca.. durdular..hastalarının arasında trafik kazası geçirmiş bir de meslektaş vardı.. söz döndü dolaştı kütüphanelere geldi.. bilin bakalım 17milyonluk istanbul'da kaç halka açık kütüphane var dedi.. onbeş diye tereddütlü bir cevap geldi.. yok dedi.. abartmayalım seksen üç.. ama ne kadar az.. gerçi hiçbiri bizim mesai saatimizin dışında açık değil ama.. sonunda bir kütüphaneye üye olan bir arkadaşından bahsetti sonra.. birileri yakında bir hukuk kütüphanesi olduğundan söz etti.. biliyorum dedi.. özel ama ve sadece hukukla ilgili..oradan dünyanın en güzel kütüphanelerinin resimlerine oradan avustralya'da bir kütüphanede üst kattan en alta uzanan bir kaydırak olduğuna.. komik zıplamalar yaptılar..&lt;br /&gt;sonra bir baktı hemşirelerden biri kaçmış.. hadi bakalım bugünlük yeter size dedi.. eğlence bitti.. ve elinde kalan hemşireyle vizitine devam etti.. odalarda daha kısa sürdü işleri.. en son kendi odasına geldi.. sabah çektiği fotoğrafları bilgisayara atıp bir kahve içmek için yirmi dakikası vardı..bilgisayar açılır açılmaz.. ping dedi .. e-posta kutusu.. bir gün önceki fotoğrafa yorum gelmişti.. gaza gelme dedi.. kendi kendine.. makine filan yok.. ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*******&lt;br /&gt;kimdi o.. bana bir dayanak noktası ver dünyayı yerinden oynatayım diye.. he bana da bir klavye ver 750 sözcüğü bir defada döktüreyim.. =) bu kadın yani bugün yazdığım kadın.. aslında tamamen hayal ürünü diyeceğim inanmayacaksınız.. &lt;br /&gt;ama öyle bu kadın klavye karşısına oturunca içimden çıkan kadın.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-3426580451768612212?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/3426580451768612212/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=3426580451768612212&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/3426580451768612212'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/3426580451768612212'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2012/01/issiz-gucsuz-eller-seytann-elleri-ve.html' title='işsiz güçsüz eller.. şeytanın elleri.. ve martılar ve diğerleri..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-1627053121874933945</id><published>2012-01-23T16:26:00.002+02:00</published><updated>2012-01-23T16:41:07.246+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çılgın kırkyama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='altı çizili satırlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='takıntılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><title type='text'>yorgunluk ingiltere misis marpıl.. ve diğerleri..</title><content type='html'>ctesi işten saat beşe gelirken çıkabildim ve trafik kilitlenmişti..&lt;br /&gt;cuma alışveriş yapacakken vazgeçtiğim.. &lt;br /&gt;cumartesi de eve gitmek isterken alışverişe çıktığım bir gün oldu..&lt;br /&gt;istanbul artık ne isterse onu yaşatıyor insana.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oysa ne programlar yapmıştım.. &lt;br /&gt;eski dostlardan gelenler olmuştu.. buluşacaklardı ben de gidecektim..&lt;br /&gt;ama ne o saate kalacağımı hesaplamıştım ne de.. trafiği..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bana yakın bi alışveriş merkezi var..&lt;br /&gt;kalabalık olabilir ama trafik kadar boğucu olamaz dedim..&lt;br /&gt;yanılmışım olabilirmiş.. &lt;br /&gt;yürüyen merdivenlerde bile kuyruk vardı desem..&lt;br /&gt;anlarsınız sanırım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olsun ben sakin kaldım..&lt;br /&gt;bir iki yer var zaten bakınmayı sevdiğim..&lt;br /&gt;girdim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bayıldığım şeyler oldu bayıldım aldım.. bayıldım aldım..&lt;br /&gt;ha nedir derseniz..&lt;br /&gt;hiç..&lt;br /&gt;aslında iki torba dolusu hiç.. ve bolca eğlenmişlikle döndüm eve..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonrasını hatırlamıyorum.. &lt;br /&gt;uyumuşum biyerlerde bi şekilde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pazar günü..&lt;br /&gt;yerleştim.. sabit kalmaya kararlı bir şekilde..&lt;br /&gt;açtım misis marpıl kutusunu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dört mü beş mi bölüm izledim..&lt;br /&gt;kür halinde..&lt;br /&gt;damardan ingiltere.. ellili yıllar..&lt;br /&gt;puantiyeler.. fırfırlar..&lt;br /&gt;ipek gecelikler..&lt;br /&gt;rob de suarlar..&lt;br /&gt;dedikodular..&lt;br /&gt;kiliseye yürüyen çim yollar..&lt;br /&gt;bisikletler..&lt;br /&gt;yeşil yeşil..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;terapi niyetine..&lt;br /&gt;tek bir f..yu.. ya da benzeri küfür olmadan..&lt;br /&gt;kahve ve kek.. şeri çok güzelmiş..&lt;br /&gt;sıcak su şişesi ve.. çay çay çay..&lt;br /&gt;baş ağrısına moral bozukluğuna korkuya ölüm acısına çay..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;battaniyem kedim ve onlar ne içiyorsa onunla eşlik ederek.. &lt;br /&gt;geçirdim pazarı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu sabah pek keyifliyim..&lt;br /&gt;ingiltereden yeni döndüm.. =D..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öyle hissediyorum..&lt;br /&gt;murathan mungana başladım.. şairin romanına..&lt;br /&gt;şiirden bahsediyor.. ara ara..&lt;br /&gt;şiir sevenlerden..&lt;br /&gt;şiir yazanlardan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şiir için erkek işi demiş bir yerde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;defter tanımlamaları var.. hani insanın kitabı bırakıp evde kağıt üretmeye başlayası geliyor..&lt;br /&gt;ama ben bu maymun iştahlılığımı kontrol edebilmek için başladım bu 365 projesine..&lt;br /&gt;şaka maka.. yarın 21..&lt;br /&gt;yani benim retiküler formatio..&lt;br /&gt;artık hergün bir çek bir yayınlaya alışmış olacak..&lt;br /&gt;en azından benim retiküler formasyo benim gibi o makaleyi okudu anladıysa..&lt;br /&gt;öyle olacak..&lt;br /&gt;sırada  hergün 750 sözcük var..&lt;br /&gt;yediyüzelli sözcük ne kadardır ki..&lt;br /&gt;ben yediyüzelli sözcüğü ne hakkında edeceğim ki..&lt;br /&gt;babam bunları nerden biliyor.. diyen reklam kız çocuğu gibiyim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işin kötü yanı ölü saatlerim kalmadı gibi..&lt;br /&gt;her an tetik ve atiklik gerektiren günler içerisindeyim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hadi bakalım diyorum.. daha da bişey demiyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-1627053121874933945?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/1627053121874933945/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=1627053121874933945&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/1627053121874933945'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/1627053121874933945'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2012/01/yorgunluk-ingiltere-misis-marpl-ve.html' title='yorgunluk ingiltere misis marpıl.. ve diğerleri..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-5829275991011202638</id><published>2012-01-21T13:21:00.003+02:00</published><updated>2012-01-21T13:25:40.247+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='altı çizili satırlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadının nesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deli bu kibarım da çılgın diyorum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çenebaz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şifoniyerin gizli çekmecesi'/><title type='text'>saçlar sahneler roller bloglar.. martılar ve diğerleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://365project.org/inertie/365/2012-01-19"&gt;&lt;img src="http://media.365project.org/1/2397875_cghijnopu0_m.jpg" alt="voyage out 15 on 365 Project" title="voyage out 15 on 365 Project" width="550" height="497" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;"Yenidil"in bütün amacının düşünce alanını kısıtlamak olduğunu görmüyor musun? Sonunda düşünce suçunu kelimenin tam anlamıyla imkansız kılacağız, çünkü düşünce suçunu ifade edecek kelime kalmayacak. İhtiyaç duyulabilecek her kavram; anlamı sabitçe tanımlanmış, ikincil anlamları silinmiş tek bir kelimeyle ifade edilecek. Kelimeler her yıl azaldıkça azalacak.Ve bilinç düzeyi her zaman daha küçük olacak." George Orwell 1984&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben zaten dil adamıyım.. kadınıyım..insanıyım..&lt;br /&gt;çok eski devirlerde yaşasam..&lt;br /&gt;kesin akşamları geceliğimi giyer.. &lt;br /&gt;saçlarımı yüz kere fırçalar ve sonra mum ışığında.. &lt;br /&gt;parkenin altına duvarın dibine sakladığım defterimi çıkarıp..&lt;br /&gt;tüy kalemimle yazardım..&lt;br /&gt;o gün benim üzerimden nasıl akıp gitti diye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eser değil..&lt;br /&gt;egoistçe.. bencilce.. narsisistçe..&lt;br /&gt;kendi fikrimi severek yazardım..&lt;br /&gt;duygumu severek..&lt;br /&gt;bunu da kimseyle tartışmak zorunda kalmazdım..&lt;br /&gt;ki bu da benim gelişmemi biraz etkilerdi tabi..&lt;br /&gt;o yüzden blog daha iyi birşey..&lt;br /&gt;gün aktığı gibi kalmıyor aklında bazen biri bir yorum yapıyor..&lt;br /&gt;gününe farklı bir anlam katıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama gün boyu..&lt;br /&gt;sardunya yapraklarından allığım..&lt;br /&gt;düzgünüm.. bir sürü ekten oluşan kocaman saçlarımla ipekli fırfırlı dekolteli elbiselerimle..&lt;br /&gt;insanlarla konuşup..&lt;br /&gt;kaynaşabilirdim.. &lt;br /&gt;flört edip gönül alıp gönül çelebilirdim..&lt;br /&gt;yaşamın bize ağladığı sahneyi severdim.. severim.. &lt;br /&gt;kaynaşırım.. ederim.. çelerim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama akşam odama çekilip orda sessizlikte.. günün değerlendirmesini yazarım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dım yani..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;karakterim bu..&lt;br /&gt;can çıkar huy çıkmaz.. &lt;br /&gt;beslenmem için ortalıkta kırıtıp sırıtmam..&lt;br /&gt;sindirmem için yalnız kalmam yazmam okumam..&lt;br /&gt;olmak için de her ikisine gerek duyarım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hala anlayamadığım öyle çok şey var ki..&lt;br /&gt;öyle çok neden diye sormak istediğim var ki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neden o yapıyor da bu yapamıyor..&lt;br /&gt;ya da neden o öyle davranmayı seçiyor da.. bu seçmiyor..&lt;br /&gt;psikoloji tarih ve sosyoloji ve edebiyatı bunca sevmem de bundan ..&lt;br /&gt;çok kırıtıp sırıtmadan hazır bilgiyi aktarıyorlar bana..&lt;br /&gt;ama insan oğlu derin kuyu..&lt;br /&gt;bir nedeni çözünce bir başkası çıkıyor ortaya..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uzun uzun yazmaya gerek yok..ya da var..&lt;br /&gt;ruhu böyle olan bir kadının..&lt;br /&gt;bu gündüz güzeli.. gece filozofunun..&lt;br /&gt;hareketlerinde belli bir ketumluk da olmalı..&lt;br /&gt;sahne insanı olabilirim..&lt;br /&gt;beğeni alkış sevebilirim..&lt;br /&gt;ama bir çok önemli ayrıntı var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sahnede olduğumu bilirim..&lt;br /&gt;yani bunlar hep repliktir.. hep roldür..&lt;br /&gt;bugün leyla olurum yarın makbet..&lt;br /&gt;ve gelen tepkilerin de ..&lt;br /&gt;aynı o tiyatro günü tiradı gibi olduğunu bilirim..&lt;br /&gt;oyun biter.. &lt;br /&gt;alkışlar durur..&lt;br /&gt;replikler perdelere tavanlara kaçışır..&lt;br /&gt;ve oyuncu yalnız kalır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zaten oyun aslında senin yalnızlığını güzelleştirmek amacını taşır..&lt;br /&gt;hiç kandırmam kendimi..&lt;br /&gt;beni seviyolar bana bayılıyolar ben harikayım.. demem..&lt;br /&gt;yaptığımı beğendiklerini bilirim..&lt;br /&gt;beni değil.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mütevazi olma gerçek sanırlar diyor kimileri..&lt;br /&gt;doğrudur..&lt;br /&gt;ama mütevazi olan da.. sahnedeki ben..&lt;br /&gt;gece oturup yazanı gece düşüneni.. sadece kendine karşı mütevazi.. öğrenebilme isteği ve içgüdüsü böyle birşey..&lt;br /&gt;ben oldum demek.. ben öldüm demek benim için..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben ergenken..&lt;br /&gt;düzenli hafta sonu konserlerine giderdim..&lt;br /&gt;ve opera ve operetlere..&lt;br /&gt;bir kez..&lt;br /&gt;azra gün ve aydın günün oynadığı bir operette.&lt;br /&gt;selam verirken oyuncuların azra gün ile baş roldeki tenorun birbirlerine birşeyler söyleyip kıkırdadıklarını görmüştüm..&lt;br /&gt;orda olmak istemiştim..&lt;br /&gt;onlarla dekorun arkasında olmak..oyunun dışında gerçeğin içindeki hayatı ilk farkedişim bu olabilir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sahne aşkı değildi bu orda olma arzusu..&lt;br /&gt;dışlanmış olduğunu farketmekti..&lt;br /&gt;dışardasın demişlerdi bana kendi aralarında konuşurken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yıllar sonra..&lt;br /&gt;üniversitede okurken..&lt;br /&gt;bir arkadaşımla konserdeyiz..&lt;br /&gt;maestro da şu yakışıklı gürer aykaldı..&lt;br /&gt;arkadaşım isterse gürer aykalı baştan çıkarabileceğini söylemişti..&lt;br /&gt;hoş ama güzel olmayan da bir kızdı üstelik..&lt;br /&gt;nasıl yani demiştim.. bir de maestro dediğin sahnede hep seyirciye arkası dönük duruyor..&lt;br /&gt;komik ve genç bir plan anlatmıştı..&lt;br /&gt;her konsere gidermiş de.. aynı giysiyi giyip aynı koltuğa otururmuş da.. ıdıbıdı..&lt;br /&gt;hiç inanmamıştım.. sen dışardasın demiştim.. &lt;br /&gt;o zaman gittiği yerleri öğrenip hep karşısına çıkacağından dem vurdu..&lt;br /&gt;yine de olabilir gelmemişti bana.. &lt;br /&gt;o oradaydı.. yukarda.. hem sahnede ve hem de arkası dönük.. &lt;br /&gt;bize sadece bir böbürlenme anında ..kutlayabilmemiz için dönüyordu yüzünü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben inanmamıştım..&lt;br /&gt;o da hiç denemedi sanırım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama işte ortada ve gösterişli olanın bir cazibesi oluyor..&lt;br /&gt;benim olsun.. istetiyor..ben tanıyayım ben bileyim.. &lt;br /&gt;.. bu da tuhaf sonuçlara ulaşıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bazen senin oluyor gerçekten.. &lt;br /&gt;ve aaaa bu da öylesine biriymiş.. diyorsun.. aşağılıyorsun..&lt;br /&gt;bazen de elde etmek için gösterdiğin çabadan dolayı elde ettiğine kızıp habire yargılıyorsun..&lt;br /&gt;ve en sık da.. ille de.. onu hırpalamak istiyorsun..&lt;br /&gt;olduğu kişi olduğu için hırpalamak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;demem o ki..&lt;br /&gt;seyredilmek güzeldir..&lt;br /&gt;izlenmek..&lt;br /&gt;bakalım ne yapacak diyecek yazacak da.. hayatımı güzelleştirecek.. kapı pencere açacak..&lt;br /&gt;hiç farketmediğim bir.. güzelliğe sefalete.. ilginçliğe haksızlığa dikkatimi yöneltecek..diye merak edilmek.. güzeldir..&lt;br /&gt;motive eder..&lt;br /&gt;etrafa daha dikkatli bakarsın..&lt;br /&gt;gördüklerini özümsemeye çalışırsın..&lt;br /&gt;aktarabilecek hale getirmeye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama akşam saatleri güzeldir..&lt;br /&gt;kendine kaldığın zamanlar güzeldir..&lt;br /&gt;görüp anlatmak için..&lt;br /&gt;bakıp görebilmek gerekir ..&lt;br /&gt;bunun için de içine dönmen..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bütün bu yazı bir gereksiz..&lt;br /&gt;bir anlamsız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;demem o ki.. ben kelimelerin adamıyım.. &lt;br /&gt;beğemelerin..&lt;br /&gt;ucuz diyaloğların..&lt;br /&gt;çekişme ve paylaşma kavgalarının .. uzağında kalmalıyım.. &lt;br /&gt;saçlarımı yüz kere fırçalayıp.. geceliğimle..&lt;br /&gt;bloğumu yazmalıyım .. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-5829275991011202638?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/5829275991011202638/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=5829275991011202638&amp;isPopup=true' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/5829275991011202638'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/5829275991011202638'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2012/01/saclar-sahneler-roller-bloglar-martlar.html' title='saçlar sahneler roller bloglar.. martılar ve diğerleri'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-360292818814611112</id><published>2012-01-19T18:11:00.003+02:00</published><updated>2012-01-19T18:25:56.128+02:00</updated><title type='text'>misis marpıl.. anlatım bozukluğu.. sosyal ortam ve diğerleri..</title><content type='html'>gene şu gönderme diyen düğmeye tıkladım ..&lt;br /&gt;ama göndereceğim.. &lt;br /&gt;yani sanırım..&lt;br /&gt;olur da bi yazıya tamamlanırsa.. düğmeye basışım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evet ne okuyorum..&lt;br /&gt;lalemin dediği gibi..&lt;br /&gt;içinde istanbul olan.. içinde biz olan bi kitap.. selim ileriden..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zembereğimi geren bi zemberekkuşu kitabı okudum..&lt;br /&gt;dili güzel..&lt;br /&gt;kurgusu ilginç..&lt;br /&gt;ancak fazla fantastik.. benim için..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bi de fazla lüks..&lt;br /&gt;her başladığı işi.. yarıda bırakıp başka bi sorumluluğun arkasına koşmak zorunda kalan ben için fazla lüks bişeyler var kitapta..&lt;br /&gt;adam canı istediği için işini bırakıyor mesela..&lt;br /&gt;ha bi de kuyuya inip düşünüyor..&lt;br /&gt;derin derin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben dağa kaçmak isterim hep oysa ki..&lt;br /&gt;meğer marifet yer altına inmeyi becermekteymiş dedim ben de..&lt;br /&gt;ama sonrasında bu istanbul masalı..&lt;br /&gt;bu tersizlerde diktirilmiş mantoların.. ayak ayak altına atıp sıraya fotoğraf çekitren kadınların..&lt;br /&gt;dergilerin leylakların gizli bahçelerin bulunduğu kitap bana ılık duş etkisi yapıyor.. okurken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugün ruhum hırpalandı zaten..&lt;br /&gt;birisi içi,n..&lt;br /&gt;bu biraz amiyane mi oldu artık bna mı öyle geliyor dedim..&lt;br /&gt;sen onu eşine sor..&lt;br /&gt;dedi karşımdaki..&lt;br /&gt;hep öyle idi.. ama&lt;br /&gt;senden gizliyordu belki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yoruldum ben...&lt;br /&gt;anlatım hatası dolu yaılardan..&lt;br /&gt;akıl fikir içermeyen konuşmalardan..&lt;br /&gt;tepki sanılan salaklıklardan..&lt;br /&gt;herkesin ağzının olmasından..&lt;br /&gt;ağzı olan herkesin ayrıca bir se sosyal mediya sayfası olmasından..&lt;br /&gt;sıkıldım ve yoruldum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sinek ısırıklarının müellifi kitabında bi yerlerde.. editörler ile kitabını bastırmak isteyen yazar kişi arasında bir dialog geçiyor..&lt;br /&gt;"artık herkes aforizma olarak kullanılacak cümleler yazma peşinde.. "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;haklı.. &lt;br /&gt;hatta aforiazma siteleri..&lt;br /&gt;aforizma kitapları var..&lt;br /&gt;hatta şafağın en eliflisi..bir kitap çıkarmış..&lt;br /&gt;kendi kitaplarından aforizmaları toplamış..&lt;br /&gt;satır olsa.. en fazla yüz satır.. ama sayfa olarak da bir o kadarlık bir basım ..&lt;br /&gt;kitap diyemedim..&lt;br /&gt;bak..&lt;br /&gt;almadım da..&lt;br /&gt;artık edebiyat..&lt;br /&gt;edebi değil de..&lt;br /&gt;popüler olma çabası içinde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;alıntılanmak isteyenlerin devri..&lt;br /&gt;alıntılamak isteyen bunca çok olunca.. elbet..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;akıllı sözler yazıp duranların hiçbiri..&lt;br /&gt;tekrar ediyorum hiç biri..&lt;br /&gt;onca akîl değil.. &lt;br /&gt;onca hoşgörülü değil..&lt;br /&gt;yazdığını .. yayınla düğmesine ne basmadan önce ne bastıktan sonra.. anlıyor.. içselleştiriyor değil..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;reyting peşindeyim.. akşamın keyfindeyim.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tahammülüm kalmamış benim dedim de ..&lt;br /&gt;ama bunun kendi yaşamımla ilgisi yok..&lt;br /&gt;tanık olduklarımdan bu hale geldim .. dedim de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir irlandaya..&lt;br /&gt;bir ingiltereye git sen dedi bana dostumun biri bugün..&lt;br /&gt;birden aklım başıma geldi..&lt;br /&gt;muhteşem bir.. misis marpıl dizim var ayol dedim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;akşam ordayım..&lt;br /&gt;eski şık..&lt;br /&gt;az ve doğru konuşan dikkatli rikkatli bir seriye vereceğim önce kendimi..&lt;br /&gt;ordan da eski istanbulun letafetine..&lt;br /&gt;süper..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olmazsa..&lt;br /&gt;prinkipio var halki var.. bizansdan daha iyi ne gelecek bana..&lt;br /&gt;mor ipek sabahlığımı..&lt;br /&gt;çantama koydum mu..&lt;br /&gt;iş çıkışı ordayım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oldu mu dersin yazı bilog..&lt;br /&gt;boş durmandan iyidir.. &lt;br /&gt;oldu bence..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-360292818814611112?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/360292818814611112/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=360292818814611112&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/360292818814611112'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/360292818814611112'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2012/01/misis-marpl-anlatm-bozuklugu-sosyal.html' title='misis marpıl.. anlatım bozukluğu.. sosyal ortam ve diğerleri..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-8295291103885937733</id><published>2012-01-13T18:27:00.004+02:00</published><updated>2012-01-14T20:20:52.787+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çılgın kırkyama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadının nesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atalet bildiriyor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deli bu kibarım da çılgın diyorum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='theblogess'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kırmızı elbise'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazan kadınlar'/><title type='text'>kırmızı elbise.. değer.. kadın.. martı.. ve twitter.. ve diğerleri..</title><content type='html'>hızlı yazıcam.. &lt;br /&gt;klavye hatalarım çok olabilir..&lt;br /&gt;ama ucunu kaçırmadan yazmam gerek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;benim okuduğum &lt;a href="http://thebloggess.com/2010/05/the-traveling-red-dress/"&gt;bir site&lt;/a&gt; var..&lt;br /&gt;çılgın bir kadın ters.. küfürbaz.. &lt;br /&gt;evli bir çocuklu..&lt;br /&gt;grafik fotoğraf sanatları gibi bi iş yapıyor..&lt;br /&gt;sıra dışı nerde yamuk bişi var onu buluyor..&lt;br /&gt;kocası ucuzlukta alışverişe giderken..&lt;br /&gt;havlu alma ev havlu doldu dedi diye..&lt;br /&gt;insan boyunda bir teneke horoz heykeli alıp paspasın üzerine park ediyor mesela..&lt;br /&gt;bu ne deyince de.. havlu değil diyor..&lt;br /&gt;hayattaki misyonum saçmalamak bi de kocamı deli etmek diyor mesela..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öyle kendiyle ilgili süperim fikri de yok&lt;br /&gt;ama bence süper..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse..&lt;br /&gt;bir psikolojik sorunu var..&lt;br /&gt;ve bunu çözmeye uğraşıyor..&lt;br /&gt;bu arada self estiiim yükseltmeye çalışıyor..&lt;br /&gt;ve diyor ki..&lt;br /&gt;ben hep bi kırmızı elbiseye aşıktım..&lt;br /&gt;ama giyecek yerim ve nedenim yoktu..&lt;br /&gt;ama aldım..&lt;br /&gt;işte şimdi bak tam alıntılıyorum..&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;"ama işte konu şu.. siz de buna değersiniz..bu nedenle kırmızı elbise şimdi yolculuğa çıkıyor..&lt;br /&gt;böylece şehirden şehire insanlar onu giyecek.. ve sevecek ve kendilerini zaten oldukları gibi.. parlak canlı özel hissedecek..çünkü hepimizin bazen bunu hatırlamak için kırmızı bir elbiseye gereksinimimiz var..bugün neye gerek duyduğunuzu ve kendinizden esirgediğinizi düşünün.. ve gidip o lanet olası şeyi yapın..çarşıya giderken bir balo elbisesi giyin.. ya da ön bahçede piknik yapın.. o elbise ile..çorap çekmecesindeki romanı çıkarın ve bastırın.. otobüs durağında bankın tepesine çıkın ve yabancılara konser verin..oyun parkında sallanmanın nasıl uçmaya benzediğini anımsayın.. kırmızı elbisenizi bulun ve lanet olası şeyi giyin&lt;/blockquote&gt;"..&lt;br /&gt;demiş..&lt;br /&gt;bu hatun bir kaç kez gazetelerde haber konusu oldu.. &lt;br /&gt;mesela teneke horoz ciddi bir kampanya oldu..&lt;br /&gt;şimdi de.. çok ilginç&lt;a href="http://www.washingtonpost.com/blogs/on-parenting/post/the-bloggess-confession-about-self-harm-sparks-a-flood-of-positive-reader-reaction/2012/01/11/gIQAf4xeuP_blog.html"&gt; bir şeyler oluyor.. &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;kırmızı elbise akımı başlamış durumda &lt;a href="https://twitter.com/#!/search?q=%23travelingreddress"&gt;twitırda&lt;/a&gt; paylaşılıyor.. beden beden elbiseler ilan ediliyor..&lt;br /&gt;şu bedende kırmızı elbisem var isteyen var mı diye.. &lt;a href="http://www.forbes.com/sites/jenniferleggio/2012/01/09/traveling-red-dress-movement-proves-social-media-foundation-is-still-people-empowerment/"&gt;kurumlar&lt;/a&gt; katılıyor bağışlara..&lt;br /&gt;kırmızı elbise akımı sardı dalga dalga .. &lt;br /&gt;dünyayı..&lt;br /&gt;ona sorarsanız.. insanların önyargılarına her zaman şaşmışımdır.. sosyal paylaşım ağları işe yaramaz diyenler de..... kadar gidebilirler.. =)&lt;br /&gt;demiştim küfürbaz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir zamanlar kadınlarla ilgili bi yazı yazmıştım ben.. orda da.. ilerleyen dönemlerde erkeklerin kanape televizyon home ofis durumunun kesinleşeceği dünya geleceğinin kadınların olacağı..&lt;br /&gt;zira kadınların pasifist.. anlayışlı yönetimden yana ve iletişim becerilerinin yüksek olduğunu söylüyordu sosyologlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bilen bilir ben kadınları pek sevmem ..&lt;br /&gt;havayı hareket ettirmekte kullandıkları becerilerini böyle işlere vermeyi beceremeyenleri elbet..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben bugün kendi kırmızı elbisem yıllardır gidemediğim ispanyolca kursuna kaydoldum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gerçi bu benim açık kırmızı elbisem..&lt;br /&gt;dahiliyeci dostum da dedi..&lt;br /&gt;sen büyük resmi değiştirmedikçe elinde fırça bi oraya bi buraya rötuş yapıp duruyorsun dedi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kırmızı elbise konusu derin ben kendiminkini anlatmak istemiyorum..&lt;br /&gt;sadece pampişlerden uzak bir kampanyaya çağırıyorum.. insanları sizi ve herkesi..&lt;br /&gt;kırmızı elbise benim için iki anlam taşıyor birisi.. &lt;br /&gt;iletişimin başarısı.. ikincisi.. &lt;br /&gt;gelecekle ilgili içimde hep bir sızı duyuyorum ben..&lt;br /&gt;ülkem kendim ve çocuksum adına..&lt;br /&gt;o yüzden sanırım bişeyler de birbirimize düşmeden yapılabilmeli duygusundayım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;siz tabii öğüdü tutun..&lt;br /&gt;ki bu blogdaki kadınlar hep kırmızı elbiselidir.. hepsi gerçekten özeldir..&lt;br /&gt;ama ..&lt;br /&gt;gene de varsa içerlerde minicik bişi yapmak isteyip de yapmamış olduğunuz..&lt;br /&gt;bak fırsat bu..&lt;br /&gt;gün de budur.. zaman da..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;demek ki baştan karıştırmamam gerek desem de karıştırıyomuşum..&lt;br /&gt;özetle..&lt;br /&gt;1- içinizde kalan bişi varsa.. kırmızı elbise konusu gündemde iken.. yapın..&lt;br /&gt;2- kırmızı elbise gündemine.. bu akşam biraz daha okuduktan sonra cânım ülkemde de biz sahip çıkmak için bişeyler yapsak..&lt;br /&gt;3- tüm bağlantıları veriyorum..&lt;br /&gt;isterseniz bi göz atın fikir verin.. &lt;br /&gt;4- dolapta bi kırmızı elbisem olacaktı.. ben de katılmaya karar verdim.. bakacağım eve gidince.. bedenine ve fotosunu koyup ben de dileyene göndereceğim biline..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hadi hanımlar birleşmek güzeldir.. iletişmek..&lt;br /&gt;iş varsa kolları sıva derler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pese.. benim &lt;a href="http://atalet.blogcu.com/-/1460424"&gt;kırmızı elbisesini hiç giyememiş olan hastamı&lt;/a&gt; anımsıyor musunuz.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-8295291103885937733?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/8295291103885937733/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=8295291103885937733&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/8295291103885937733'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/8295291103885937733'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2012/01/krmz-elbise-deger-kadn-mart-ve-twitter.html' title='kırmızı elbise.. değer.. kadın.. martı.. ve twitter.. ve diğerleri..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-1262868983023088791</id><published>2012-01-09T17:32:00.006+02:00</published><updated>2012-01-09T18:01:02.062+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuş kondur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deli bu kibarım da çılgın diyorum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kıskançlıklar'/><title type='text'>lümpenlik.. güzellik.. çevre.. finlandiya.. ve yaratıcılık ve diğerleri.. ama bu kez martılar yok..</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-UVuymZN9n5o/TwsLh8rmt9I/AAAAAAAABuM/EotqoVkks2Q/s1600/SDC14931.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-UVuymZN9n5o/TwsLh8rmt9I/AAAAAAAABuM/EotqoVkks2Q/s320/SDC14931.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5695658831592732626" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;bir sabah erken yolda giderken diye başlayan bişi vardı..&lt;br /&gt;hatırlamıyorum gerisini..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sabah yolda giderken bişey olamıyo benim yaşamımda.. fanus içre.. trafik izniyle dura kalka cam kulede gidiyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yağmurda .. yağmur şarkısı denk gelmesi..&lt;br /&gt;ani bir duruş gerektiğinde frene azıcık geç basma..&lt;br /&gt;bi de belki bir sabah bebek üzerinden işe gitme dışında..&lt;br /&gt;heyecansız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;istanbul güzel olmaya güzel de..&lt;br /&gt;ben yıllar önce bir finlandiyaya gitmiştim..&lt;br /&gt;asistandım.. ve orada bir ay çalışmıştım..&lt;br /&gt;sana kalacak yer veririz demişlerdi..&lt;br /&gt;ben de bir oda verecekler sanmıştım..&lt;br /&gt;bana bir orman köşkü vermişlerdi..&lt;br /&gt;kırmızı bir iskandinav evinde kalmıştım çam ormanında..&lt;br /&gt;yürüyerek yirmi dakika idi.. hastaneye giden yolum..&lt;br /&gt;ve bacaklarıma.. vahşi orkideler sürtünüyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;inanılmaz bir aydı..&lt;br /&gt;en uzun günleriydi yılın gece olmuyordu..&lt;br /&gt;güneş ufka değip yeniden yükseliyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de ondan önce zorunlu hizmet bölgesinde böyle yürüyerek gidiyordum..&lt;br /&gt;tarhana zamanıydı..&lt;br /&gt;toprak damlarda kurutuluyordu tarhanalar..&lt;br /&gt;toz rengiydi tarhana..&lt;br /&gt;soakklar toz rengiydi..&lt;br /&gt;hava tarhana kokuyordu..&lt;br /&gt;yolumun üzerinde gönlümü yeşertecek hiç bir şey görmüyordum.. yirmi dakika yürürken..&lt;br /&gt;sadece karda..&lt;br /&gt;sadece karda.. tüm o kuru ve tozlu görüntüler örtüldüğünde..&lt;br /&gt;bembeyaz karla yumuşacık örtüldüğünde her yer.. her çukur her tümsek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;lümpen atalet..&lt;br /&gt;ne diyorsun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;demiyorum bişey..&lt;br /&gt;istanbul diyorum..&lt;br /&gt;trafik.. diyorum..&lt;br /&gt;fanus diyorum..&lt;br /&gt;demiyorum bişey..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bünyeyi zımparalıyor.. 365 gün projesi..&lt;br /&gt;insanların fotoğraflarına bakıyorum.. rasgele karelere..&lt;br /&gt;kablo.. tabela.. ilan kirliliği olmayan .. binalara..&lt;br /&gt;yağmurla ıslanınca ayna gibi görüntüyü yansıtan kaldırımlara..&lt;br /&gt;yürüme yolumun üzerinde dedikleri hoşluklara..&lt;br /&gt;bakıyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve bir daha bakmıyim ben önüme bakıyim projedir.. saçmalamayayım diyorum.. &lt;br /&gt;ama duramıyorum..&lt;br /&gt;gene bakıyorum..&lt;br /&gt;şimdi.. çamurlu şişlimde üzerime bir çamurlu su fışşşşkırtılmadan karşıya geçebilirsem..&lt;br /&gt;saatim var tamire verilecek..&lt;br /&gt;telefonum var.. tamire verilecek..&lt;br /&gt;ve don lastiği var alınacak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pese.. foto osman hamdibey amerikalılara karşı sergisinden.. bu yazıyla bağlantısı.. "iyi ki arkeoloji var da gözümüz güzel görüyor" teması üzerinden..&lt;br /&gt;pese iki.. bir ingiliz dekoratörün lafı var aklımda çın çınlayan.. &lt;br /&gt;"insanlar güzel yerlerde yaşarken güzel şeyler yaratırlar"..demiş.. &lt;br /&gt;sanırım.. bu bizim için geçerli değil..&lt;br /&gt;pekala güzel şeyler yaratabiliyor insanlar tüm bu inadına çirkinleştirilmiş.. inadına bakımsız  çevre içinde.. ekstra puan veriyorum hepsine.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt; dı lümpen....&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-1262868983023088791?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/1262868983023088791/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=1262868983023088791&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/1262868983023088791'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/1262868983023088791'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2012/01/lumpenlik-guzellik-cevre-finlandiya-ve.html' title='lümpenlik.. güzellik.. çevre.. finlandiya.. ve yaratıcılık ve diğerleri.. ama bu kez martılar yok..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-UVuymZN9n5o/TwsLh8rmt9I/AAAAAAAABuM/EotqoVkks2Q/s72-c/SDC14931.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-1783543986487400160</id><published>2012-01-06T18:11:00.005+02:00</published><updated>2012-01-06T18:49:03.188+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='takıntılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazan kadınlar'/><title type='text'>hokkalar latifeler sohbetler.. kuştüyleri ve diğerleri..</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-_3aWoIj1DA8/TwcgAdmxGbI/AAAAAAAABt0/0wGoqrwrQ30/s1600/SDC14823a.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 315px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-_3aWoIj1DA8/TwcgAdmxGbI/AAAAAAAABt0/0wGoqrwrQ30/s320/SDC14823a.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694555446152599986" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;latife tekin.. kaçırdığım söyleşisi.. sabitfikir sitesine eklemiş..&lt;br /&gt;dinledim..&lt;br /&gt;şansıma semih gümüş te vardı.... ki kendisi benim yaratıcı yazarlık kursumun .. hocalarından biriydi... eski dostlar atmosferi içinde konuştum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eserini bildiğin sevdiğin kişilerin..&lt;br /&gt;kendisini pek sevmemek mümkündür.. de..&lt;br /&gt;latife hanım.. sanırım karşılaşsam .. kitap filan da yazmasa..&lt;br /&gt;dost olmak isteyeceğim biri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;savaşçı ama saldırgan olmayan biri..&lt;br /&gt;sıcak bence..&lt;br /&gt;ayrıca kendi sınırlarını kendi belirleyen..&lt;br /&gt;yaftaları etiketleri sevmeyen..&lt;br /&gt;ve çok iyi yaptığı şeyler konusunda bile..&lt;br /&gt;ben mi.. hı belki.. şeklinde alçak gönüllülük de değil.&lt;br /&gt;bir şaşkınlık edasıyla.. dolanan biri..&lt;br /&gt;yazarım bile demiyor..&lt;br /&gt;hatta bununla da dalga geçiyor..&lt;br /&gt; "roman yazar sonra da inkar eder".. diyor..&lt;br /&gt;anarşistim diyor ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"devrimden sonra bana görev vermeyin.. roman yazıcam derdim devrim olmadı darbe oldu ben de roman yazdım..  diyor..&lt;br /&gt;hep dalga geçiyor olduğuyla ve en çok da onu ciddiye almaya kalkanlara tepki veriyor.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama esas satır aralarında neler diyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;bugünün gençlerinin politik duyarlılığı farklılaştı..&lt;br /&gt;biz doğayla ilgilenmezdik..&lt;br /&gt;bizim kuşak gökyüzüne bakmadı..&lt;br /&gt;kalbine baktı..&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;herhangi bir yerde sisteme paçayı kaptırınca sistem seni yutuyor..&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;özgürlük önemli birşey..&lt;br /&gt;başkalarının arzusu yüzünden benim hayatım köşeye sıkışamamalı..&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;saldırılmazsa saldırmam.. &lt;br /&gt;ama saldırılırsa vahşi kavga ederim.. &lt;br /&gt;özgürlük alanlarına kimseyi sokmamak için..&lt;br /&gt;ama üstüme yapışmaz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kavga ederim.. ama tam vaktinde ortadan kaybolurum..&lt;br /&gt;yakalanmamak önemlidir..&lt;br /&gt;o sahne sürsün .. &lt;br /&gt;o kavgadan bir kimlik kapayım demem.. &lt;br /&gt;benden bir davaya lider olmaz.&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;benim misyonum yok.. misyondan çok.. kendine bir yer istememek.. çekip gitmek..&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Şiir uzaklara bakarak.. öykü komşu pencerelere bakarak.. roman önüne bakarak yazılır.. &lt;br /&gt;şiir hayat dışı birşeydir.. işe yaramaz.. gökyüzündeki yıldızlar gibidir.. &lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;br /&gt;Benim yazımın imgesi gündelik yaşamda olmayacak. Beni görsünler ama uzakta bir ışık gibi görsünler.&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;kadınlar kadın olduklarına inanmazlar kadın gibi davranırlar.. &lt;br /&gt;çocuklar da çocuk olduklarına inanmazlar.. çocuk gibi yaparlar..&lt;br /&gt;- erkekler ??&lt;br /&gt;-kadınlarla çocuklar zaten erkekler yüzünden bunu yaparlar.. &lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eh daha ne desin ne olsun..&lt;br /&gt;eskiden de severdim..&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Gönlüm yanılmasın diye bir masal ölçüsü armağan etmişler bana, aklın gitme dediği yere gidenler kahramanlarım.&lt;/blockquote&gt; dediği için..&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Biz kadınlar Dünyanın Kız Kardeşleriyiz&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;dediği için..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;demek benim bi kardeşim varmış..&lt;br /&gt;kaçmaktan..&lt;br /&gt;misyonsuzluktan.. yer tanımlamamaktan..&lt;br /&gt;yazı sevmekten..&lt;br /&gt;kardeşim..&lt;br /&gt;ha bi de erkeklere laf sokmaktan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada..&lt;br /&gt;masamın artık bir hokkası olduğunu farkettiniz mi??..&lt;br /&gt;haha.. &lt;br /&gt;farketmediyseniz.. işte.. =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-PILZUJTtfpQ/TwcgMO5ZDgI/AAAAAAAABuA/6BJ8Zx64_E0/s1600/inkwells.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 310px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-PILZUJTtfpQ/TwcgMO5ZDgI/AAAAAAAABuA/6BJ8Zx64_E0/s320/inkwells.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694555648362614274" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pese bu söyleşi için benden daha doğru bir &lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25310746"&gt;bağlantı&lt;/a&gt;..&lt;br /&gt;ille de kendim dinlemek istiyorum nerde bu video.. derseniz de.. işte &lt;a href="http://sabitfikir.com/soylesi/latife-tekinle-sozunu-sakinmadan-video"&gt;burda..&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ha şu kızkardeşlik işi nedir derseniz.. &lt;a href="http://www.cukurovadasanat.com/index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=303&amp;Itemid=100164"&gt;o da budur.. &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-1783543986487400160?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/1783543986487400160/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=1783543986487400160&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/1783543986487400160'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/1783543986487400160'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2012/01/hokkalar-latifeler-sohbetler-kustuyleri.html' title='hokkalar latifeler sohbetler.. kuştüyleri ve diğerleri..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-_3aWoIj1DA8/TwcgAdmxGbI/AAAAAAAABt0/0wGoqrwrQ30/s72-c/SDC14823a.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-8687910221961931120</id><published>2012-01-05T16:35:00.004+02:00</published><updated>2012-01-05T16:48:10.465+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuş kondur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deli bu kibarım da çılgın diyorum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zıplamalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><title type='text'>telgrafın tellerine değil de kitaplığa konan kuşlar fikirler niyetler elbette martılar ve diğerleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-patWc84KwO4/TwW1a3gMihI/AAAAAAAABtc/HlGudBl39Pk/s1600/voyage%2Bout.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 221px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-patWc84KwO4/TwW1a3gMihI/AAAAAAAABtc/HlGudBl39Pk/s320/voyage%2Bout.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694156777060076050" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;benim kıdemlim cebinde kocaman not defteriyle gezerdi..&lt;br /&gt;ve her söyleneni not ederdi..&lt;br /&gt;benimse asla not deferim olmazdı..&lt;br /&gt;dilek hocam.. kaplanım yırtıcı kuşum..&lt;br /&gt;"neden defter taşımıyorsun" dedi bir gün "neden not almıyorsun dediklerimi"..&lt;br /&gt;"hatırlayabiliyorum" dedim..&lt;br /&gt;"ama not defterini kontrol etmeyi unutuyorum"..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;birşey demedi..&lt;br /&gt;ama ara ara tehdit etti..&lt;br /&gt;"bir gün unutacaksın birşeyi ve o zaman soracağım sana"..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hiç kısmet olmadı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;unutmuyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama aksatıyorum..&lt;br /&gt;asla işte değil.. bak onun farklı bi depolama yeri var beynimde..&lt;br /&gt;asla unutmuyorum..&lt;br /&gt;hasta unutur ben unutmam geçirdiklerini..&lt;br /&gt;hemşire çıtırı unutur ben unutmam..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama özel yaşam..&lt;br /&gt;uuuu beybi çok kötü..&lt;br /&gt;bişeyi akıl edince yaptım yaptım değilse..&lt;br /&gt;bir üşenmektir..&lt;br /&gt;bir isteksizliktir..&lt;br /&gt;bir sallamaktır..&lt;br /&gt;öyle böyle değil..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çekirdek korkusuna..&lt;br /&gt;onunkileri unutmuyorum sallamıyorum..&lt;br /&gt;21lik sevdasına onunkileri kaçırmıyorum sallamıyorum..&lt;br /&gt;ama kendi işlerim..&lt;br /&gt;ya zamanlı bişeyse..&lt;br /&gt;yumurta havada giderken folluk aramaca..&lt;br /&gt;ya da zamansızsa...&lt;br /&gt;bak sanırım  bu hemen hemen "asla" anlamına geliyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ruhum tembel..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bi de kıdemsizim vardı..&lt;br /&gt;onun da not defteri vardı ama genel düzen disiplin içindi onun ki..&lt;br /&gt;hemen üzerini çizmeyi severdi..&lt;br /&gt;özel genel tıp ne varsa o deftere yazardı..&lt;br /&gt;yapar yapar çizerdi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nasıl özenirim öyle yaşamı düzenli sistematik insanlara..&lt;br /&gt;olamadım..&lt;br /&gt;benim defterler acendalar bile çifter beşerdir..&lt;br /&gt;biri yanımda olsa diğeri evde kalmıştır.. ve ben bunu ancak..&lt;br /&gt;o işi yapmak için gittiğim yerde farkederim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çaresizim..&lt;br /&gt;binbir proKrastineyşın yazısı okudum..&lt;br /&gt;yetmedi yazdım..&lt;br /&gt;ııh çaresizim..&lt;br /&gt;şimdilerde yeni bir terim okudum..&lt;br /&gt;çok sevdim..&lt;br /&gt;yoldan çıkmak..&lt;br /&gt;evet..işte bu bana çok uygun..&lt;br /&gt;yoldan çıkmaya her an hazırım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her anlamda.. =P..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nerden çıktı..&lt;br /&gt;şu işbitirici dostlardan bir ikisini gördüm geçenlerde..&lt;br /&gt;bir kaç da blog okudum..&lt;br /&gt;üreticisinden..&lt;br /&gt;daha noel bitmeden yılbaşı o yeni bitmişken şimdi sevgililer günü faaliyetlerine başladılar gözümün önünde.. ben yılbaşı kartlarımı ancak postalayabilmişken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bense sadece iyi niyetliyim..&lt;br /&gt;düzelmek istiyorum..&lt;br /&gt;günleri son dakika yakaladığımın bilincinde olarak..&lt;br /&gt;önceden armağanlar hazırlıyorum mesela..&lt;br /&gt;sonra günler gelip geçiyor.. ben hediyenin yerini bulamıyorum.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;abartmıyorum..&lt;br /&gt;o dönemlerde pürtelaş hanım oluyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iyi niyetim sürdüğünden..&lt;br /&gt;bir süreklilik tutarlılık projesi yarattım kendim için..&lt;br /&gt;adı &lt;a href="http://365project.org/inertie/365"&gt;365gün&lt;/a&gt;..&lt;br /&gt;eğer becerebilirsem..&lt;br /&gt;her gün bir fotoğraf çekip.. bu siteye yükleyeceğim..&lt;br /&gt;şimdilik ikide iki.. bakalım.. sürdürebilecek miyim .. umuyorum..&lt;br /&gt;eğer benim de bir yıllık projeye giresim var.. diyorsanız.. şuraya kaydolup başlayın bakalım.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne işe mi yarayacak..&lt;br /&gt;ne işe mi yarayacak..&lt;br /&gt;bir alışkanlık 3 haftada edinilir.. &lt;br /&gt;üç hafta her gün bir foto çekip buraya da yüklemeyi başarırsam..&lt;br /&gt;o zaman ikinci bir projeye başlayacağım..&lt;br /&gt;hergün  750 sözcük sitesine..kaydolacağım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;buradan ilan edeyim.. &lt;br /&gt;bir adres defteri yapıyorum..&lt;br /&gt;bu yıl daha çok posta hizmeti kullanasım var..&lt;br /&gt;yılbaşı döneminde biraz da başardım..&lt;br /&gt;eğer arada sırada posta kutunuzda benden bir tüy bir telek bulmak istiyorsanız lütfen bana eçizgiposta ile bana posta adresinizi gönderiniz efendim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iki.. siz de ay bu ne güzel deyip deyip..&lt;br /&gt;pisinize fotoğraf kaydedip sonra çöktü.. gitti..&lt;br /&gt;ya da aradım ama nerde bulamadım diyorsanız..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://pinterest.com/atalet/"&gt;şu siteyi&lt;/a&gt; öneririm..&lt;br /&gt;kaydolun ve mantar pano niyetine oraya raptiyeleyiverin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yarın latife tekinden konuşalım biraz.. olur mu ??..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra da ataletin rasgeleliğini düzenlemek istiyorum..&lt;br /&gt;örneğin her çarşamba.. "yazan kadın olabilir.. her salı.. o hafta kitaplardan alıntıladıklarımla ilgili olbilir..&lt;br /&gt;amele defteri sayfaları oluşturabilirim mesela.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra buduarı boşladım pek.. diyelim her perşembe de ille bir buduar yazısı ekleyebilirim.. &lt;br /&gt;habire bişeyler yapıyorum zira benim sorunum düzenli ve tutarlı olmamak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-8687910221961931120?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/8687910221961931120/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=8687910221961931120&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/8687910221961931120'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/8687910221961931120'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2012/01/telgrafn-tellerine-degil-de-kitaplga.html' title='telgrafın tellerine değil de kitaplığa konan kuşlar fikirler niyetler elbette martılar ve diğerleri'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-patWc84KwO4/TwW1a3gMihI/AAAAAAAABtc/HlGudBl39Pk/s72-c/voyage%2Bout.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-1591068733058719778</id><published>2012-01-04T12:54:00.003+02:00</published><updated>2012-01-04T13:06:10.588+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadının nesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atalet bildiriyor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uçan balon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kirli çamaşırlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çamaşır çekmecesi'/><title type='text'>geçen yıl bu yıl olanlar .. olsun amalar.. ve elbette martılar ve diğerleri..</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-1E3slNHd5_g/TwQx4b6dbJI/AAAAAAAABtQ/WAU_5rwdhRs/s1600/SDC14557.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-1E3slNHd5_g/TwQx4b6dbJI/AAAAAAAABtQ/WAU_5rwdhRs/s320/SDC14557.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5693730674538540178" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;geçen yılla ilgili bazı notlar düşesim var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20liğim kendi evine taşındı.. &lt;br /&gt;ve büyümesi hızlandı..&lt;br /&gt;minicik olduğu yıllardan beri.. buna hazırladım kendimi onu.. ve istedim de..&lt;br /&gt;büyüdüğünde nasıl vazgeçilmez ruh arkadaşım olacağını hesaba katmamışım..&lt;br /&gt;arada sırada..&lt;br /&gt;ben otururken gelip benimle sohbet edişin.. evdeki çocuksu davranışlarını özlüyorum..&lt;br /&gt;ama şimdi de.. onun geleceği günlere hazırlanmak..&lt;br /&gt;telefon bağlantısıyla yemek pişirme seanslarına katılmak..&lt;br /&gt;bir kitap bir espri bir bir yemek bir anektod için onun geleceği zamanı kollamak.. &lt;br /&gt;flört gibi.. &lt;br /&gt;keyifli.. hafifmeşrep..oğluna  sahiplenmek değil de..dosta  sahip olmak.. farklı.. güzel hoş..&lt;br /&gt;bir de her ay birlikte dışarda bir yemek yeme projesini hayata geçirirsek.. süper olacak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen yıl daha çok kitap defter kalem kullandım..&lt;br /&gt;notlar yazdım.. kartlar mektuplar aldım gönderdim..&lt;br /&gt;ve çok keyif aldım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen yıl.. üç yazar keşfettim.. hakan günday.. yekta kopan ve senay şahinler.. &lt;br /&gt;geçen yıl.. eski yazarlarımı yeniden gündeme getirdim.. &lt;br /&gt;yıllar sonra yeniden eski kitaplarını okumak..&lt;br /&gt;bugünkü olduğum kişinin bakış acısında farklı renkler duygular örgüler keşfetmek .. &lt;br /&gt;güzeldi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen yıl.. çemberlere bir kez daha inandım.. &lt;br /&gt;dalgalar sönümlendiğinde .. gelinen atalet noktasını..&lt;br /&gt;gözden geçirdim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gelişip değişmeme karşın..&lt;br /&gt;kendimi kendim yapan yapı taşlarının nasıl sabit durduğu  yine çıktı ortaya.. &lt;br /&gt;alışmadık atalette durmadı bazı değişiklikler.. bazıları ise yeni mozaiğe çakıldı kaldı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen yıl.. istemenin gücünü öğrendim..&lt;br /&gt;ben bunu çok istiyorum dediğimde..&lt;br /&gt;iki çok farklı yerden..&lt;br /&gt;cevap geldi..&lt;br /&gt;mutlu etti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen yıl.. iki koleksiyon oluşturdum..&lt;br /&gt;yazı takımları koleksiyonum.. ve kuş biblolarım.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen yıl.. çekirdeğin indiği en dip ergenlikten çıkmaya başladığını farkettim..&lt;br /&gt;yeniden ümitlendim.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen yıl.. bir buduarım oldu.. bana ait.. benim istediğim ve benim emeğim..&lt;br /&gt;kapatılacak bir kapının olmasının önemini..&lt;br /&gt;kendine ait alanlar ve zamanların önemini hücre hücre bildim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen yıl.. bir oda boşalttım.. iki oda döşedim.. &lt;br /&gt;bir çekirdeğe bir kendime.. &lt;br /&gt;çekirdeğin odası daha çok keyif verdi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen yıl.. tek başınalığın farklı etkilerini deneyimledim..&lt;br /&gt;el el üstünde oturmanın..&lt;br /&gt;koca evde aynı 75 santimetrekarede kalabalık yaşadığım yıllar sonrasında yadırgadığımı farkettim..&lt;br /&gt;yalnız duruşlardan..önce huzursuz oldum.. mutsuz olmama ramak kaldı.. &lt;br /&gt;sonra.. &lt;br /&gt;alışmaya da başladım.. hep beklediğimin bu olduğunu anımsadım..&lt;br /&gt;içselleştirdim..&lt;br /&gt;bir ben bir de yine ben durumları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tatile yalnız gittim..&lt;br /&gt;bin100 kilometreyi büyük kısmı yalnız.. az birazı arkada uyuyan çekirdekle gittim..&lt;br /&gt;yol müzikleri ile..&lt;br /&gt;yol düşünceleri ile gittim.. fikir akışları.. anı çakmaları ile..&lt;br /&gt;tek başına en az konuşarak.. bazı gün sadece günaydın ve bay bay cümleleri kullanarak..&lt;br /&gt; 13 gün nasıl geçirilir.. nasıl bir keyiftir onu anımsadım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çekirdekle en sevdiğim şehre gittim.. &lt;br /&gt;en sevdiğimin çekirdek olduğuna..&lt;br /&gt;yazının gücüne..&lt;br /&gt;düşüncenin gücüne..&lt;br /&gt;düzenin gücüne inanarak döndüm..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen yılın sonunda.. son haftalarından birinde..&lt;br /&gt;üç yıldır.. süren içsel kavgam.. özeleştirim.. özyıkımım .. &lt;br /&gt;öfkemin bittiğini farkettim&lt;br /&gt;ağzımdaki safra tadını..&lt;br /&gt;kara mizahımı..&lt;br /&gt;acı yaklaşımlarımı.. kaybettim..&lt;br /&gt;çizgilerin .. sınırların.... şartların.. oturduğunu.. bunun bir süredir böyle olduğunu..&lt;br /&gt;koçbaşlarından korkmadan kale kapılarını ardına kadar açabileceğimi farkettim.. bir anda.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen yıl.. öyle çok safra attım ki hafifledim..&lt;br /&gt;beynimin kıvrımları arasındaki kum tanelerinin büyük kısmı  temizlendi..&lt;br /&gt;uykularım düzene girdi.. bebekler gibi pufur pufur oldu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;artık martının kanadında değil.. &lt;br /&gt;martının kendisi olduğumu farkettim.. &lt;br /&gt;kendi kısıtlamalarımı kendimin koyduğunu..&lt;br /&gt;bunların benim kim olduğumdan kaynaklandığını keşfettim..&lt;br /&gt;huzura erdim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;son günlerinden birinde..&lt;br /&gt;aniden..&lt;br /&gt;tek bir davranışla.. bir kapı aralandı içimde.. bir yumuşaklık sardı.. derimi..&lt;br /&gt;bir özlem sardı içimi.. &lt;br /&gt;o zaman farkettim sanki derim kalınlaşmış zırhlaşmış meğer ..&lt;br /&gt;o zaman farkettim artık bazı duyguları özlemişim meğer..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen yıl.. şehri önceki yıldan az yaşadım..&lt;br /&gt;geçen yıl.. inandığım bir şeye bir kez daha inandım..&lt;br /&gt;ne verirsen gönlünle..&lt;br /&gt;geri geliyor sana.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen yıl.. başkalarının tuttuğu aynayı da.. kendi baktığım aynayı da daha doğru okumayı.. dahası bir çok ayna görüntüsünü birleştirebilmeyi öğrendim..&lt;br /&gt;geçen yıl ben çok şey öğrendim..&lt;br /&gt;hatta neredeyse hergün yeni birşey öğrendim..&lt;br /&gt;yine..&lt;br /&gt;kimi resimaltı kaldı kimi derinleşti.. yerleşti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu yıl.. güzel olacak..&lt;br /&gt;çünkü ben öyle olmasını istiyorum..&lt;br /&gt;bu yıl beni arayan soran çok olacak.. çünkü öyle olmasını kabul edebilirim..&lt;br /&gt;bu yıl.. sürpriz güzellikler olacak.. sürpriz yolculuklar.. sürpriz tanışmalar olacak.. çünkü öyle olmasına imkan vereceğim..&lt;br /&gt;bu yıl atalet..&lt;br /&gt;tadında kıvamında olacak..&lt;br /&gt;çünkü karar verdim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; dı şaman mıdır.. bilge midir nedir..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-1591068733058719778?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/1591068733058719778/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=1591068733058719778&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/1591068733058719778'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/1591068733058719778'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2012/01/gecen-ylla-ilgili-baz-notlar-dusesim.html' title='geçen yıl bu yıl olanlar .. olsun amalar.. ve elbette martılar ve diğerleri..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-1E3slNHd5_g/TwQx4b6dbJI/AAAAAAAABtQ/WAU_5rwdhRs/s72-c/SDC14557.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-4016610113179215902</id><published>2012-01-02T12:01:00.009+02:00</published><updated>2012-01-02T12:40:32.877+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şifoniyerin gizli çekmecesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='teşekkür'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><title type='text'>kendine ait odalar.. masalar.. sandalyeler.. dostluk.. beceri.. ve  martılar ve diğerleri...</title><content type='html'>yazdım.. &lt;br /&gt;ilk duygulanımlarımın etkisinde..&lt;br /&gt;ama fotoğraflayamamıştım.. kaydedip saklayacaktım..&lt;br /&gt;benim fotoğraf makinesi şarjlı hafızalı yeterince aydınık saatte her zaman benim elimde olmuyor.. çekirdek sayesinde.. &lt;br /&gt;sonra bir şey oldu..&lt;br /&gt;bilgisayarı kapatırken kilitlendiği için.. ana düğmeden kapatınca.. &lt;br /&gt;yazım da kayboldu..&lt;br /&gt;uzundu yazı.. &lt;br /&gt;içinde birçik gereksizlik de vardı sanırım..&lt;br /&gt;atalet ve istemek ve atalet ve dilek .. ve atalet vardı.. bolca gereksizlik..&lt;br /&gt;daha iyi oldu böylece..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaybolan yazının aynısını yazabilmek mümkün değil..&lt;br /&gt;duyguların kopyalanması.. mümkün değil..&lt;br /&gt;o yüzden..&lt;br /&gt;bu sıfır kilometre ve yeni duygularla yazılmış bir yazı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hem de yeni yılın ilk yazısı..&lt;br /&gt;önce yayınlamayı başarsaydım.. &lt;br /&gt;yılın son yazılarından biri olacaktı..&lt;br /&gt;bu daha güzel oldu.. &lt;br /&gt;hakettiği yere.. yerleşti.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bookaccessories.sc7.biz/wp-content/uploads/2010/03/jane_austen_writing_table.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 440px; height: 439px;" src="http://bookaccessories.sc7.biz/wp-content/uploads/2010/03/jane_austen_writing_table.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bıktıracak kadar çok defa.. &lt;br /&gt;jeyn austenin "bir küçücük masacık"ta yazılar yazdığından..&lt;br /&gt;"bir ufacık kağıtcık"lara romanlar sığdırdığından..&lt;br /&gt;vircinyam volfumdan.. " bir "kendine ait oda"sından..&lt;br /&gt;bahsettim biliyorum.. bahsetmeyeceğim..&lt;br /&gt;kurun bağlantıyı kendinize göre..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_LCVZWFAEodk/TS2hoMS8CRI/AAAAAAAAVwA/1FFk1eeKZjE/s400/table_chair_ja.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_LCVZWFAEodk/TS2hoMS8CRI/AAAAAAAAVwA/1FFk1eeKZjE/s400/table_chair_ja.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bloğun yan sütununa da bir fotoğraf astım.. &lt;br /&gt;jeyn austen'in müze olan evinden..&lt;br /&gt;yemek odasındaki pencerenin önündeki masacık ve sandalyesinin...&lt;br /&gt;minyatürü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sipariş aldım yaptım diye bir abedeli blogcunun sayfalarında görmüştüm..&lt;br /&gt;aşık olmuştum..&lt;br /&gt;kayıbım simurgum.. beceriklim..&lt;br /&gt;"bu yapılır ki" dedi.. sakincik sadecik..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;elimi sokmadığım iş olmamasına rağmen.. &lt;br /&gt;ahşaptan oyarak üç boyutlu bir şey yaratmak.. &lt;br /&gt;benim için imkansız..&lt;br /&gt;o yüzden.. &lt;br /&gt;inanılmazdı da aynı zamanda..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"bu yapılır ki"ymiş..doğru imiş.. ama doğru ellerde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-3KmBiX-fvF0/TwGGNr61afI/AAAAAAAABss/LqrIReBrnzA/s1600/SDC14806a.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 249px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-3KmBiX-fvF0/TwGGNr61afI/AAAAAAAABss/LqrIReBrnzA/s320/SDC14806a.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5692978973658933746" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir süre sonra..&lt;br /&gt;bu güzellik karşımda.. &lt;br /&gt;emek ve dostluk kokuyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-0YoESz1pciU/TwGGoRmT2UI/AAAAAAAABs4/kKoNf66Z8HE/s1600/SDC14811a.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 309px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-0YoESz1pciU/TwGGoRmT2UI/AAAAAAAABs4/kKoNf66Z8HE/s320/SDC14811a.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5692979430449994050" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ayrıntı ayrıntı güzel..&lt;br /&gt;masasının üzerindeki çatlağa ve bardak lekesine varana kadar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;el emeğinin.. işçiliğinin güzelliği bir yana..&lt;br /&gt;düşünmesi planlaması.. üretilmesi..&lt;br /&gt;sonuç.. &lt;br /&gt;benim için olması tüm bu aşamaların..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslında şımarıklık edesim varsa da..&lt;br /&gt;saygıdan.. sakin davranıyorum...&lt;br /&gt;saime hanım gibi.. gri mavi gözlerim olsun istedim..&lt;br /&gt;içini ışıklandırıp da..&lt;br /&gt;"çılgınsın sen" diyebilmek..&lt;br /&gt;ve iki sözcüğe binlerce beğeni takdir teşekkür ifadesi katabilmek için..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;günümü güzelleştiriyorlar..&lt;br /&gt;her baktığımda..&lt;br /&gt;yaratan üreten kadının simgesi olarak..&lt;br /&gt;hem esas sahibinin kimliğinde..&lt;br /&gt;hem de simurgumun kimliğinde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;simurg benim özel yaşantıma inanılmaz bir zamanlama ile giren dostum..&lt;br /&gt;bana hiç benzemeyen bir o kadar benzeyen dostum..&lt;br /&gt;birçok ilki beraber yaşadığım dostum..&lt;br /&gt;destek olmayı gerçekten bilen dostum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ellere.. akla fikre.. sanata.. saygılarımı sunar.. &lt;br /&gt;parmakların her birine teker teker teşekkür ederim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gözüm her iliştiğinde.. ki bu sık sık oluyor..&lt;br /&gt;içim ısınıyor..&lt;br /&gt;bir küçücük sobacık.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-ICfaZPYa0d0/TwGHKFuUSqI/AAAAAAAABtE/Cp7DORbWlIU/s1600/SDC14812a.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 297px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-ICfaZPYa0d0/TwGHKFuUSqI/AAAAAAAABtE/Cp7DORbWlIU/s320/SDC14812a.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5692980011377904290" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ataletin artık bir jeyn austen masası ve bir kendine ait odası var..&lt;br /&gt;atalet.. &lt;br /&gt;son "az kaldı" dört yıl için teşekkür eder..&lt;br /&gt;dörtlerce yıl sürsün.. diler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pese.. bu duygudurum ve yazı kahramanım şerefine..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe width="420" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/4Al5LVdVoFA" frameborder="0" allowfullscreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pese iki.. bize martı da çok yakışıyor..&lt;br /&gt;pese üç.. masanın üzerinin hokkası sanırım bir sonraki konu.. =)..&lt;br /&gt;pese dört.. artık uzunca bi süre.. ataletbloğun fotoğraf mankeni bu masa sandalye.. =)&lt;br /&gt;pese beş.. teşekkür etmiş miydim ..&lt;br /&gt;pese altı... teşekkür ederken öpmüş müydüm.. =P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt; dı memnun mutlu huzulu&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-4016610113179215902?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/4016610113179215902/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=4016610113179215902&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/4016610113179215902'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/4016610113179215902'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2012/01/kendine-ait-odalar-masalar-sandalyeler.html' title='kendine ait odalar.. masalar.. sandalyeler.. dostluk.. beceri.. ve  martılar ve diğerleri...'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_LCVZWFAEodk/TS2hoMS8CRI/AAAAAAAAVwA/1FFk1eeKZjE/s72-c/table_chair_ja.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-7242065059504920568</id><published>2011-12-26T18:44:00.002+02:00</published><updated>2011-12-26T19:07:04.717+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atalet bildiriyor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deli bu kibarım da çılgın diyorum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şifoniyerin gizli çekmecesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='inanma aslında gevezedir'/><title type='text'>Uzun bir "yılın son haftası yazısı".. ve dilekleri.. ve keşkeleri.. ve diğerleri..</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-QmovX1pY2yU/Tvil6ROEYTI/AAAAAAAABsg/gnWtv_9CxKE/s1600/SDC14743.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 225px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-QmovX1pY2yU/Tvil6ROEYTI/AAAAAAAABsg/gnWtv_9CxKE/s320/SDC14743.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5690480549656027442" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;göründüğüm gibi  olmam .. olduğum gibi görünmem ben bazen..&lt;br /&gt;o kadar çok konuşurum ki.. gevezeyimdir hatta..ya da kendi sesine aşık biri ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama bıraksan hiç konuşmadan saatler günler de geçirebilirim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anjin olup sesim kısıldığında.. sesim açıldıktan sonra da konuşmamıştım hani fırsat bu fırsat diye.. ta ki çevremdekiler.. hekim haklarını kullanıp bi bakalım biz şu senin boğazına diyene kadar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tadına doyamayıp.. tatilimi sadece çekirdekle geçirmiştim..&lt;br /&gt;sadece çekirdekle o da günde üç beş cümle konuşarak..&lt;br /&gt;inziva iyi birşey..&lt;br /&gt;iç inziva..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sayfalar boyu yazabilen.. kesintisiz konuşabilen birinin bazen kendinden.. konuşmaların tümünden sıkılması anlaşılabilir tabii.. dinlenmek ister bünye.. ne olsa yorulmuştur..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama bir o kadar dinliyorum ben..&lt;br /&gt;gün boyu öyle çok insanı.. öyle çok konuyu dinliyorum ki..&lt;br /&gt;bir de hafıza filden bozma.. kalıyor aklımda o konuşulanlar..&lt;br /&gt;ne ayrıntılarla dolu benim beynimin kıvrımlarının araları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sanırım..bazen dinlememek için çok konuşuyorum ben.. &lt;br /&gt;ve galiba çocukken edinmiştim bu huyu..&lt;br /&gt;konu belli yerlere gitmesin bazı sorular sorulmasın diye..&lt;br /&gt;çeneye kuvvet konuşmakta bulmuşum çareyi..&lt;br /&gt;sorularınıza cevap vermek istemiyorum.. ya da anlattığınızla ilgilenmiyorum.. dinlemek de istemiyorum diyemediğimden belki de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dinliyorum işte..&lt;br /&gt;tüm aksilikleri.. ayrıntıları.. eksiklikleri.. kişilerin beklentilerini..&lt;br /&gt;kendilerini tanımlamalarını.. dev aynalarını.. ikna etme çabalarını.. mazeretlerini.. nedenlerini nasıllarını.. hırçınlıklarını.. altniyetlerini.. artniyetlerini.. dileklerini hayallerini..&lt;br /&gt;sınırsız örnekleme var.. kıvrımlarımda takılmış.. &lt;br /&gt;insan hayatı birikintileri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kokina  olayı yok.. dedim değil mi..&lt;br /&gt;olmadı evet..&lt;br /&gt;doğum günü hafifti dedim di mi.. &lt;br /&gt;hah.. öyleydi evet..&lt;br /&gt;“hem de ailece.. doğum gününü kutlarız.. &lt;br /&gt;sağlıklı ve keyifli bir yaşam dileriz yazan kartla beraber gelen orkideye rağmen..ve bir şey istiyor musun denilerek yanağıma kondurulan bir öpücüğe rağmen..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gaflet evet..&lt;br /&gt;bir anlık gaflet.. uyku alacakaranlığı  &lt;br /&gt;ve aralanan kapılar ve arkasından gelen duygu yığınlarını..&lt;br /&gt;dolaba geri tepmek.. &lt;br /&gt;kapıyı sırtınla itip kapatmak.. sıkı sıkı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;keyifliyim evet..&lt;br /&gt;“rağmen keyif” de bir başarıdır hayatta..&lt;br /&gt;dahiliyeci arkadaşımı deli ediyorum..&lt;br /&gt;kabrime yazmasını istediğim yazıları her an güncelleyip..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu gün de..&lt;br /&gt;“inadına keyifliydi”.. yazılsın dedim..&lt;br /&gt;gözlerini devirdi..iç geçirdi.. böyle yapıyor her seferinde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ondan çıkarıyorum bazen acısını..&lt;br /&gt;yorum yapmasını yasaklayıp.. anlattıklarımla..&lt;br /&gt;söz dinliyor.. ama.. &lt;br /&gt;seviyor beni..“ben aslında kendim gibi çok bilen.. çok meraklı insanlarla hiç geçinemedim hayatta” dedi bana.. &lt;br /&gt;“ilk defa seninle bir sorun yaşamadım.. “ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu kadar konuşma.. okuma öğrenme ve bilmenin sonunda bunca iddiasız olmamdan kaynaklanıyor bu.. &lt;br /&gt;“ne iddiasızlık ama habire bir bilenim deyip duruyorsun atalet” denebilir tabii..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama burası güncemin sayfaları burada mütevazı olmama gerek yok..&lt;br /&gt;yine de burayı başka yerlerle karıştırıp.. &lt;br /&gt;konuşurken.. başka güncelerin sayfaları arasında.. &lt;br /&gt;ya da.. başka sosyalleşme ortamlarında.. eğer..  ukalalık ettimse.. &lt;br /&gt;genel bir özür öncelikle.. &lt;br /&gt;şımarma isteğimdendir.. şımartılma arzumdandır.. o densizliğim.. affola..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yoksa her “biliyorum” ya da “öğrendim”ime.. bir  eksikliğimi ortaya koyan bir eğitimden geçtim ben..&lt;br /&gt;bilme açlığım.. &lt;br /&gt;öğrenme açlığım o yüzden sürdü gitti..sürüp gidiyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ikibinonbir..&lt;br /&gt;benim için bir geçiş yılı oldu..&lt;br /&gt;zıpladığım ve koruyamayacağım yüksekliklerden kendi dalga boyuma dönme yılı..&lt;br /&gt;yapmamayı seçtiklerimden bazılarını yeniden yapmaya geçiş yılı..&lt;br /&gt;atılan taşların oluşturduğu dalgaların sönümlenme yılı..&lt;br /&gt;sönümlenmiş evet..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ki .. o dolabı bu kadar kolay kapatabildim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=RQ9_TKayu9s"&gt;“anne dolabımı temizliyorum”&lt;/a&gt; zamanına da geleceğim elbette.. &lt;br /&gt;Sonra da belki.. dizi dizi inciyim.. temizlikte birinciyim zamanı gelir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama bir cümle var aklımda dolanıp duran.. buraya yazılası değil..&lt;br /&gt;eksiklik belirten bir cümle..&lt;br /&gt;işte o eksikliği bunca derinde  hissedince.. &lt;br /&gt;uzun zamandan sonra ilk kez bu yılbaşı bir dilek gönderesim oldu evrene.. noel babaya ve kibeleye..&lt;br /&gt;bu da bir ilk.. &lt;br /&gt;dileklerimde çekingenimdir çünkü..&lt;br /&gt;korkarım.. ne açgözlüsün der diye evren..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ikibin11 yeni dostlar.. yeni ilgiler .. yeni yazarlar.. kazandırdı bana..&lt;br /&gt;yeni eleştiriler.. yeni özeleştiriler getirdi..&lt;br /&gt;yeni düzenlemeler  .. ayrılıklar..  buluşmalar getirdi..&lt;br /&gt;yeni ilkler yaşattı.. asla dediklerimin bazılarını.. gerçekten de yapmadım.. bazılarında tükürdüğümü yaladım pek de lezzetliymiş diyerek..&lt;br /&gt;çekirdeği biraz büyüttüm..&lt;br /&gt;21liği de.. &lt;br /&gt;kanatlarımın &lt;a href="http://www.iartdesigner.com/wp-content/uploads/2011/08/Mother-bird-and-babies-under-wings1.jpg"&gt;o kadar sarmasına &lt;/a&gt;gerek yok onları artık farkındayım..&lt;br /&gt;gerçi endişe benim ikinci adım.. endişeli annelik de öyle.. &lt;br /&gt;ama kontrol edebildim bir kısmını..katlandım kalanına..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yani yine başarılı bir yıl oldu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“değiştim.. dönüştüm.. geliştim.. geliyorum…..”&lt;br /&gt;&lt;iframe width="420" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/Ngb7TvBieNI" frameborder="0" allowfullscreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yeni yılda.. yeni.. bir sürü dileğim olacak evren hazır ol bu yıl bana.. &lt;br /&gt;sonradan demedi deme.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-7242065059504920568?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/7242065059504920568/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=7242065059504920568&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/7242065059504920568'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/7242065059504920568'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/12/uzun-bir-yln-son-haftas-yazs-ve.html' title='Uzun bir &quot;yılın son haftası yazısı&quot;.. ve dilekleri.. ve keşkeleri.. ve diğerleri..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-QmovX1pY2yU/Tvil6ROEYTI/AAAAAAAABsg/gnWtv_9CxKE/s72-c/SDC14743.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-3326286765692199739</id><published>2011-12-24T12:02:00.002+02:00</published><updated>2011-12-24T12:43:59.043+02:00</updated><title type='text'>doğum günü mor ve kriatal ve menekşe ve diğerleri..</title><content type='html'>kaç yıldır kaç kere yazmışımdır bu doğum günü işlerini..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://atalet.blogcu.com/-/2709909"&gt;kubilayı&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://atalet.blogcu.com/dogum-gunum/2170129"&gt;hüzünlü doğum günlerimi..&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;a href="http://atalet.blogcu.com/-/4643906"&gt;tepkili doğum günlerimi..&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;hesap kitap &lt;a href="http://atalet.blogcu.com/-/2760382"&gt;isyankar doğum&lt;/a&gt; günlerimi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daha eski &lt;a href="http://pnardnmz.blogcu.com/dondum-efendim/812679"&gt;az isyankar olanları&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;burdaki.. &lt;a href="http://atalet.blogspot.com/2008/12/blog-post_24.html"&gt;doğum günlerimi..&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu  yıl da dingin doğum günü yazısı olsun mu..&lt;br /&gt;olsun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen yıl.. 21lik tarafından ekilmiştim.. =)..&lt;br /&gt;bu yıl da ekildim.. ruh arkadaşımın ruhu bir tek bu konuda.. benim doğumgünüsever.. öenm verir ruh olduğum konusunda anlaşamıyoruz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kimbilir belki onu da rahat bırakmalıyım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;derken.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dur baştan anlatayım..&lt;br /&gt;şimdi ben ilerde yaşlılığımda.. sadece iki konuda affetmem sizi dedimdi her ikisine de ayrı ayrı..&lt;br /&gt;bir doğum günüm.. çünkü kubilaydan çok çektim daha artık tam teşekküllü istiyorum.. &lt;br /&gt;kutlamalarımı...&lt;br /&gt;iki anneler günü..  365 gün her istediğinizi yapıcam diye geçirmişim yıllardır.... senede iki gün.. beni her iyi programa.. kişiye üstün tutmanızı istiyorum demiştim ..&lt;br /&gt;ama işte çekirdekçiğim.. yengecim ve xxim.. yaptığı programı bana anlatırken birden ayın kaçıncı günü olduğunu anımsayıp..&lt;br /&gt;eve attı kapağı.. =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama hain ruhsuz 21 lik.. üstelik sabahtan arabama da el koymuş olarak.. ben gece hem yalnız bıraktı hem de istanbulda sulu kar yağarken taksi bulma telaşına soktu ki.. dondum ve ıslandım ve hırslandım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;=)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eve geldim kızgın..&lt;br /&gt;çb.. sattı seni oğlun sattı seni oğlun.. dedi durdu da uymadım ona..&lt;br /&gt;dedim.. bu iş.. onunla benim aramda..&lt;br /&gt;dahası 21lik bütün gün de bizim evdeydi..&lt;br /&gt;bana gelen postaları pek merak etmiş.. &lt;br /&gt;bana hiç mektup gelmiyo demiş.. &lt;br /&gt;ben tam da kartımı okur.. ve kitaplığa görünecek şekilde.. ilkinin yanına yerleştirirken.. &lt;br /&gt;söyledi bunu..&lt;br /&gt;ben de..&lt;br /&gt;"o önce adam olucak.. insanların gönlünü hoş tutucak.. öyle doğum günlerinde filan ekmeyecek sonra ona kartlar mektuplar gelecek.. öyle kolay değil bu işler.. deyiverdim çb'ye..&lt;br /&gt;sonra güldüm..&lt;br /&gt;işte dedim ben böyle çürüteceğim onu bir yıl boyunca.. budur benim intikamım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çekirdeğim..&lt;br /&gt;mor bir balık almış bana..&lt;br /&gt;-sana bakılacak yeni bişey aldım dedi..&lt;br /&gt;-haftada bir suyunu değiştir.. her gün yem ver.. ve kediden koru.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;menekşe koydum adını..&lt;br /&gt;biraz hareketsiz mi bu diye endişelendim..&lt;br /&gt;öyleymiş dedi.. dip balığıymış bu..=)&lt;br /&gt;hehe benim balık bana benziyor..&lt;br /&gt;morun her tonu var üzerinde..&lt;br /&gt;bordomsu bizans moru..&lt;br /&gt;parlak indigo moru..&lt;br /&gt;tozlu erik moru..&lt;br /&gt;menevişli.. =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gündüz..&lt;br /&gt;hakkımda yanılıp..tanıştığımız gün.. " güneşi gördüm sanki diyen " bir blogcu çok sevgili kadın geldi bana.. =)&lt;br /&gt;mor mürekkepli kartlar bembeyaz kuşlar ve en önemlisi.. kendisini getirdi bana..&lt;br /&gt;sordum.. kendini kandırılmış hissediyor musun dedim.. ay tutulmasını güneş sandığın için..&lt;br /&gt;deli dedi.. =)..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uzatmayacağım..&lt;br /&gt;sabah.. kıdemli yengecim ağlattı beni..&lt;br /&gt;=P..&lt;br /&gt;o da ağladı..&lt;br /&gt;dedim ya dip balığıyız biz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra.. &lt;br /&gt;dostum .. dahiliyecim.. jane austenin.. pride and prjudice'ini almış bana.. =) adı da uyar dedim... ve sonra çığlık attım.. hokkamın yanına koyarıııım.. güldü.. eh dedi.. zaten onun için aldım.. sen köşeler yapmayı seviyosun bu da jane austen köşesi olsun diye.. =)..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra.. saime hanımın oğlu abim idolum .. öcüm.. geldi.. ama ben hasta görmeye gidiyordum başka bir hastaneye.. bekler misin dedim.. olur dedi..&lt;br /&gt;budur en büyük armağanı bence.. hayatımda en hızlı inip çıktığım merdivenler.. ve en hızlı yaptığım konsültasyon oldu bu..&lt;br /&gt;=)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra..  işte en önemlisi bu yıl ben hüzünsüzdüm..&lt;br /&gt;sabahki ağlamalarımı unutun o başka bişi..&lt;br /&gt;ama bu yıl..&lt;br /&gt;ne kokinalar..&lt;br /&gt;ne kestane kebap..&lt;br /&gt;ne doğumgünü..&lt;br /&gt;hüzün dolmadı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;=)..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendimce başka başka nedenlerim de varsa da.. &lt;br /&gt;hüzünsüzlük adına..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevdim galiba ben.. bunu..&lt;br /&gt;hüzün mevsimini kapadım artık birkaç yıldan sonra..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir aralık ayında ..&lt;br /&gt;yine morlarım ametistlerim.. kitaplarımla.. yine burda olmak dileğiyle ataletim bloğum.. =D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-3326286765692199739?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/3326286765692199739/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=3326286765692199739&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/3326286765692199739'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/3326286765692199739'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/12/dogum-gunu-mor-ve-kriatal-ve-menekse-ve.html' title='doğum günü mor ve kriatal ve menekşe ve diğerleri..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-5205289513378850255</id><published>2011-12-20T18:20:00.002+02:00</published><updated>2011-12-20T18:23:21.633+02:00</updated><title type='text'>romanrik mi ormantik mi kitaplar pembeler beyazlar ve diğerleri..</title><content type='html'>Kadının karar ve uygulamalarda önde olduğu bir evde yetişince.. doğal olarak öyle oluyorsun sen de..&lt;br /&gt;Ve sonra gözün açılıp da.. bazı.. kimi.. çoğunluk kadının..&lt;br /&gt;Karar .. düşünce.. uygulama silsilesinde.. yok ya da adsız olduğunu fark edince..&lt;br /&gt;Çoğunun zaten bu yükümlüğü almak istemediği ya da..&lt;br /&gt;Alacak kadar kişilik eğitim görgü sahibi olmasına fırsat verilmediği..&lt;br /&gt;Kiminin de.. Bizans oyunlarıyla evin reisi erkeği xysi babasını ince ince çaktırmadan işleyerek ..&lt;br /&gt;Hiç karara karışmıyor gibi görünüp  .. tüm kararları aslında onun  aldırttığını fark edince..&lt;br /&gt;Şok yaşıyorsun..&lt;br /&gt;Fanus kırıldı..&lt;br /&gt;Kurander varmış.. durumu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve öyle olmasın diyerek sahip çıkmaya başlıyorsun.. “kadın haklarına.. kendin sapına kadar sahipken hem de..&lt;br /&gt;Tahammülsüz oluyorsun ikiliklere.. sana uygulanmasalar bile..&lt;br /&gt;Bu nedenle.. &lt;br /&gt;Pembe dizi romanslarına bile karşı oluyorsun.. aşka adanmışlığa inansan bile.&lt;br /&gt;Erkeği tarafından kollanma korunma gereksinimi ön planda olan çıtkırıldım karakterlere gıcık oluyorsun..&lt;br /&gt;Tembellikten ya da.. meraktan ya da sadece öylesine okumuş olduğunu..&lt;br /&gt;Sır gibi ayıp gibi saklayıp..&lt;br /&gt;O kitapları da cinayet delili yok eder gibi yok ediyorsun..&lt;br /&gt;Bir rosa luxemburg bir vircinia volf  gibi saygın olmaya çalışıyorsun..&lt;br /&gt;Günde çapkın .. flörtçü.. hafif.. keyifli olsan da.. konu bu olunca.. en gözlüklü.. en bilim kadını.. en kütüphaneci topuzlu beden diline geçesin oluyor..&lt;br /&gt;Ve bir gün..&lt;br /&gt;Bu dizilerin bu kitapların.. kadının toplumdaki durumu ile bağlantılı akademik çalışmalar yapıldığını öğrenip.. güncel yaşamda bu kitapların önemli bir yeri olduğunu öğrenince de şok yaşıyorsun elbette...  ama bunu güncene eklemeden de duramıyorsun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir film izledim bir süre önce bu tip romantik kitapların toplumdaki yerini inceleyen bir sınıf öğretmen öğrenciler konuşulanlar ve içiçiçe olarak da..  bu kitapları  basma konusunda başı çeken bir kitabevi ile ilgili.. 19yirmilerde kurulan bir İngiliz yayınevi ile ilgili.. bir filmdi..&lt;br /&gt;Hatta bunu yazmalıyım demiş ve amele defterine notlar düşmüştüm.. ama şimdi yanımda değil amele defteri.. aklımdan yazıyorum..&lt;br /&gt;Ve benim neden amele defteri tuttuğum da merak uyandıran bir durum.. asla yanımda olmayan bir deftere ne zaman nasıl not alabildiğim ise bilimsel bir merak konusu olmalı bence.. &lt;br /&gt;Nerden nereye gitti gene manyak atalet demeyin diye açıklayayım.. dikkat bozukluğu konusu ile bişeyler araştırken.. birden bu konu neden nasıl bilinmez karşımda bitiverdi..&lt;br /&gt;Hatırladım..&lt;br /&gt;Yazayım dedim.. bu kadar.. çok gizemli bişi değil yani..&lt;br /&gt;Ataletin kitap ve düşünme ve kadın temalarına uyar..  hem bu konu.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tip romanların..&lt;br /&gt;Bu kadar tutulmalarının nedeni.. “kahramanların her zaman yakışıklı.. zengin ve güçlü olması ve kadınların korunma.. güven duygularını yansıtmaları..”imiş..&lt;br /&gt;“Kadınlarını terk etmezler… ortada bırakmazlar.. istediklerini elde ettikten sonra.. onlarla evlenirler..&lt;br /&gt;Asla hamile bir kadını sahipsiz bırakmazlar.. gerekeni.. doğruyu yaparlar..&lt;br /&gt;Babalığa yatkındırlar..&lt;br /&gt;Kadınların giysilerini fark ederler..&lt;br /&gt;Yani kısaca kadınların erkeklerin yapmasını istediği ama gerçek hayatta erkeklerin yapmadığı her şeyi yaparlar..” bu kahramanlar..&lt;br /&gt;Ayrıca .. yüzyıl başında ağırlıklı olarak erkek yazarların yarattığı kadın kahramanların aksine bu romanlardaki kadınlar..çalışan kendi ayakları üzerinde duran kadın karakterlerdir..&lt;br /&gt;Bu da 1930larda bu kitapların okurlarının çoğunun ev kadınları olduğu düşünülürse.. yine kadınların gizli hayallerinden biridir..&lt;br /&gt;Dilekleri yerine getirmek demişken.. cinsel açıdan da..bu konuda tam donanıma sahiptirler.. kadın hayallerine saygılı erotik sahneler.. kadınların doyuma ulaşmasına pek dikkat eden erkekler..düşünceli dikkatli sevgililer.. rasgele olmayan ilişkiler.. erkek olmasa bile kadının erkeğe aşık olduğu duygusal olarak da doyum sağlayan durumlar..&lt;br /&gt;Değişen zevklere çok hızlı cevap vermiş bu tür kitaplar.. bu açıdan yüz yıl içinde kadın beklentilerinin ne olduğu konusunda çok iyi bir test göstergesi olabilmişler..&lt;br /&gt;Doksanlardan daha çok bakire kadın roman kahramanı varmış şimdilerde bu romanlarda.. yetmişlerin cinsel devriminden sonra.. rasgele ilişkiler sonucu gerçek hayatta bir çok sorun .. terk edilme yaşayan kadınlar.. hayır ilişki için yoksan bana saygı duymayacaksan o zaman beraber olmanın bir anlamı yok.. diye düşünmeye başladıkça bu durum ortaya çıkmış..&lt;br /&gt;Ama aynı zamanda bir paradoksal zarar da vermekte imiş..&lt;br /&gt;Hem de Yılda “yüzotuzmilyon” basılan “her dört saniyede bir adet”satıldıkları düşünülürse.. etklerinin ciddi ve yaygın olduğunu yadsıyamaz kimse..&lt;br /&gt;Çok ciddi tıp dergisi biemjey.. / İngiliz tıp dergisin/de yayınlanan bir makale.. evliliği yıkan..  aldatma ve istenmeyen gebeliklere yol açan etkileri olmalarını .. korunmasız  sekse yönlendirmelerini dile getiriyor.. &lt;br /&gt;Eh omantik sevgili.. seninle sevişmek istiyorum ama senden çocuk yapmaya hazır değilim hadi korunalım demediğine göre.. &lt;br /&gt;Kadınlar da kendi beden ve geleceklerin korumaktan vazgeçebiliyorlarmış kitap etkisinde.. &lt;br /&gt;Kadınların kurgulanmış romantizm ile gerçeklik arasında bir kavram karmaşası yaşamalarına yol açıyormuş.. kısaca..&lt;br /&gt; Aile ve cinsel psikoloji konusunda çiftlere istendiği kadar gerçek hayata yönelik doğrular öğretilsin.. yıllar önce süslü salonun bir ucundan sevdiğinin görünmesinin yarattığı heyecan kadar etkisi olmuyormuş.. bu öğütlerin kadınlar üzerinde..&lt;br /&gt;Kadınları çok etkiliyormuş.. ve hala olduğu şarttan daha iyiye götürecek.. sahip çıkıp koruyacak sevgili arayışı.. ellerindeki ilişkiyi daha iyi hale getirmekten.. yaşadıkları sorunları çözmeye çalışmaktansa yenisini aramaya çıkmaya itiyormuş kadınları.. &lt;br /&gt;Bir süre serbest özgür bilinçli yaşam sonrası.. şimdilerde.. bu tip kitapların satışı gene tavan yapmış.. &lt;br /&gt;Hatta terapistler artık.. kitapları bırakın gerçeklere yoğunlaşın demeye başlamışlar..&lt;br /&gt;İlişkiler kolay biter.. istenmeyen gebelikler olur.. sonra da kürtaj sonrası ya da.. çocuk doğurularak.. ama istenilen yaşama ulaşılamamış olarak.. devam etmek yaşama.. bu kitapların etkisiyle oluyormuş..&lt;br /&gt;Okuduklarıma inanamadım..&lt;br /&gt;Yapmamıştırlar değil mi..&lt;br /&gt;Kadınlar .. bunca romantizm meraklısı olamaz değil mi özel hayatta..&lt;br /&gt;Sevgi saygı empati filan tamam ama bu ne ya dedim..&lt;br /&gt;Ve bu yazıyı.. romatik romanlardaki kadın kahramanın uyanışı olarak bitiremediğim için hayıflandım..&lt;br /&gt;Çünkü ne zaman ki kadın topyekun akıllanır sorumluluğuna kendine aklına sahip çıkacak güçte olmanın getirdiği yükü sırtlanır.. o zaman güzelleşir dünya .. &lt;br /&gt;Diyorum da kime diyorum…….&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pese.. hala yok bağlatılama düğmesi benim sayfada..&lt;br /&gt;http://silverrose.hubpages.com/hub/Harlequin-Mills-and-Boon-romances----history&lt;br /&gt;http://www.telegraph.co.uk/culture/books/booknews/8620883/Mills-and-Boon-cause-marital-breakdown.html&lt;br /&gt;http://www.guardian.co.uk/books/2011/jul/07/mills-and-boon-sexual-health-problems&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-5205289513378850255?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/5205289513378850255/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=5205289513378850255&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/5205289513378850255'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/5205289513378850255'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/12/romanrik-mi-ormantik-mi-kitaplar.html' title='romanrik mi ormantik mi kitaplar pembeler beyazlar ve diğerleri..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-3886536584496329675</id><published>2011-12-19T17:40:00.000+02:00</published><updated>2011-12-19T17:41:03.374+02:00</updated><title type='text'>olsa olsa...</title><content type='html'>Bir roman yazsam..&lt;br /&gt;Zira başka çare yok..&lt;br /&gt;Bir hayal dünyası yaratsam..&lt;br /&gt;Hem dekor hem de karakterler benim yarattığımın dışına bi adım bile çıkmamak kaydıyla..&lt;br /&gt;Renkli ve değişken olsalar..&lt;br /&gt;Huzursuzluk dedikodu avamlık.. ahkam kesmek olmasa..&lt;br /&gt;Pasaklılık.. küçük görmek düzesizlik sevgisizlik olmasa..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kocaman ağaçların arasına kursam mekanı..&lt;br /&gt;Kocaman güzel taş duvarlarla çevrili olsa.. &lt;br /&gt;Duvarın dışındaki yolu bile düzenlesem.. patika olsa.. bisiklet yolu olsa..&lt;br /&gt;Az yüksek yığma taş duvarlar arasından devam etse kıvrıla kıvrıla.. yer yer korulardan geçilse yemyeşil.. &lt;br /&gt;Minicik köprülerden aşılsa yer yer mavi dingin.. yeryer hırçın grimsi.. beyaz köpüklü sular aksa altından köprülerin..&lt;br /&gt;Bisikletin didonunun önünde hasır sepet olsa..&lt;br /&gt;İçinde kırmızı beyaz kareli bir örtü ya da peçetenin ucu görünce..&lt;br /&gt;Şarap şişesin,n şıngırtısı duyulsa minik kabartılardan geçerken..&lt;br /&gt;Sıcak ekmek ya da kek kokusu gelse burnuma.. &lt;br /&gt;Demir kapı hem boyalı hem paslı olsa.. yıllardır bura olduğumuzu gösterecek kadar eski olsa..&lt;br /&gt;İçeri girince bir mucurlu yolla ilerlesek birkaç basamakla çıkılan kapıya.. iki yanda elma ağaçları zeytin ağaçları olsa..&lt;br /&gt;Sonbahar olsa.. yeşilin en yeşil zamanı olsa..&lt;br /&gt;Serin ama güneşli .. güzel ışıklı olsa.. öğleden sonra olsa..&lt;br /&gt;Basamaklardan girince her yer hafifçe ışıldasa..&lt;br /&gt;Ortada bir masa olsa.. üzerine bi kucak zarfı fırlatsam.. mektuplar gelmiş olsa..&lt;br /&gt;Sol taraftan hemen mutfağa girilse.. geniş olsa sıcak olsa.. bi dolu insan için bi dolu lezzetli yemek pişiyor olsa..&lt;br /&gt;Tarçın koksa.. yeni bahar koksa.. badem koksa..&lt;br /&gt;Yeni pişmiş kek ızgaranın üzerinde soğuyor olsa..&lt;br /&gt;Tencerede.. sıcacık çorba.. beklese üşümüş gelenleri..&lt;br /&gt;Çorbayı ince porselen kaselere koysak da içsek kasenin altına minik bir tabak koysak.. &lt;br /&gt;Dökmeden .. şapırdamadan içsek.. keki didiklemesek..&lt;br /&gt;Çay tam deminde  olsa..  herkes için çay saati olsa.. &lt;br /&gt;Girişin karşısında yaşam alanı olsa..&lt;br /&gt;Kocaman koltuklar olsa.. &lt;br /&gt;Battaniyeler.. konyak kadehleri.. mumlar yansa sağda solda.. şömine olsa.. odunun biri çatlasa o arada..&lt;br /&gt;Korkutsa bizi..&lt;br /&gt;Kitaplık olsa.. arkada.. önü camekanlı olsa da kitaplar tozlanmasa.. merdiveni olsa en üst raflar ulaşılamayacak kadar yüksek olsa.. çok kitap olsa..&lt;br /&gt;Hepsi okunmuş olsa..&lt;br /&gt;Hem kedi hem köpek olsa..&lt;br /&gt;Hepsi sevecen olsa..&lt;br /&gt;Hiç bağırmasalar..&lt;br /&gt;Mama tasları hep dolu olsa..&lt;br /&gt;Kapıda kedi köpek kapısı olsa..&lt;br /&gt;Bahçeye gidip gelseler..&lt;br /&gt;Dizimin dibine.. kucağıma yerleşseler..&lt;br /&gt;Sohbetler olsa.. saki alçak sesle.. arada kahkahalar artsa kabarsa..&lt;br /&gt;Kırmızı da olsa mor da olsa.. bej de olsa konyak rengi de..&lt;br /&gt;Ama kahverengi olmasa..&lt;br /&gt;Benjaminler sağlıklı olsa.. sembol olmasa..&lt;br /&gt;Kokinalar olsa..&lt;br /&gt;Ve kızılcık likörü.. hatta portakallı kahveli likör de olsa.. ama hüzün olmasa tadında..&lt;br /&gt;Özenmişlik olmasa yaşanan anlarda da..&lt;br /&gt;Gerçekten yaşanmışlık olsa..&lt;br /&gt;Gibi olmasa hiçbirşey de aslından öyle olsa..&lt;br /&gt;Müzik herkesin gönlüne göre herkesin anladığı dilden herkesin sevdiği tondan olsa.. harmanlanmış olsa..&lt;br /&gt;Sohbet olduğunda kendilğinden kısılsa da.. sessizlikte biraz artıverse..&lt;br /&gt;Yastıklar olsa.. &lt;br /&gt;Bi sürü yastık olsa..&lt;br /&gt;Ama oturup kalkanlardan sonra toplu dursa yastıklarla battaniyeler..&lt;br /&gt;Hareket olsa..&lt;br /&gt;Ama herkes kendi için hareket ediyor olsa.. mutfağa giden bişey isteyen var mı dese..&lt;br /&gt;Kalabalık olsa.. ama kabalık olmasa..&lt;br /&gt;Ses olsa gürültü olmasa..&lt;br /&gt;Tartışma olmasa..&lt;br /&gt;Bilgi olsa.. felsefe olsa.. ukalalık olmasa..&lt;br /&gt;Dayanışma olsa da yarışma olmasa..&lt;br /&gt;Sonbahar gülleri olsa kasımpatılarla çuhalarla beraber..&lt;br /&gt;Hepsi rengarenk olsa..&lt;br /&gt;Herkes birbirine iyi gelse..&lt;br /&gt;Basamaklardan aşağı yukarı çocuklar gençler inse..&lt;br /&gt;Ağaların birinde salıncak olsa.. az ötedeki göle yüzü dönük biri olsa.. sallansa.. biri de onu sallasa..&lt;br /&gt;Sallananın atkısı uçsa.. havada..&lt;br /&gt;Sallayanın kahkahası uçuşsa..&lt;br /&gt;Gün batarken ışıklar vursa camlardan dışarıya..&lt;br /&gt;İçerinin sıcak mutlu ve huzurlu olduğunu bildirse..&lt;br /&gt;Ve bu gerçek olsa..&lt;br /&gt;Rağmen gerçek olmasa..&lt;br /&gt;İçin gerçek olsa..&lt;br /&gt;Acele olmasa.. ama tembellik olmasa..&lt;br /&gt;Bir şeyler merak edilse öğrenilse paylaşılsa da.. kimsenin sözü kesilmese..&lt;br /&gt;Akşam herkes yatsa.. geride biri yalnız kalsa..&lt;br /&gt;Diğerlerinin varlığını duyumsasa.. ve kendini biraz daha yerleştirse koltuğa.. bir yudum içse huzurdan..&lt;br /&gt;Gülümsese kendi kendine..&lt;br /&gt;Evin dekoru yaşama.. yaşamı dekoruna.. &lt;br /&gt;İçindekiler ve konukları da her ikisine uyumlu olsa..&lt;br /&gt;Gibiler olmasa..&lt;br /&gt;İçinler olmasa..&lt;br /&gt;İsterimler olmasa..&lt;br /&gt;Her şey istenildiği gibi olsa..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-3886536584496329675?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/3886536584496329675/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=3886536584496329675&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/3886536584496329675'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/3886536584496329675'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/12/olsa-olsa.html' title='olsa olsa...'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-7828614121357471868</id><published>2011-12-18T21:47:00.002+02:00</published><updated>2011-12-18T21:54:35.917+02:00</updated><title type='text'>benim aralıklarım..</title><content type='html'>e hani bu yıl kokina krizi olmadı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizim çiçekçi çingene iki kez çıkartma yaptı hastaneye.. ııh almadım..&lt;br /&gt;sonra demet demet kokinalarım oldu..&lt;br /&gt;fırtınasız..&lt;br /&gt;keyifle eve geldiler..&lt;br /&gt;kocaman çiçekçi vazolarına yerleştiler..&lt;br /&gt;birön diğeri arka bahçeye kondular..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kriz yok..&lt;br /&gt;gerçi geçen hafta da.. &lt;br /&gt;kriz olmasına ramak demilken..&lt;br /&gt;o da krizsiz atlatılınca..&lt;br /&gt;anladım ki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;atalet artık düz çizgiye geçmiş..&lt;br /&gt;atalet ataletine kavuşmuş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saçlarımı kestirdim..&lt;br /&gt;artık toplayamayağım..&lt;br /&gt;başım hafifçecik..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama hala sarışınım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;okumak..&lt;br /&gt;izlemek..&lt;br /&gt;sükunet..&lt;br /&gt;başka bişey olmasını istememek sorun dağılse eğer..&lt;br /&gt;sorunsuz geçen bir hafta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de neden ermek isteyen herkes hindistana gitmek zorunda onu anlasam..&lt;br /&gt;hiç sorunum kalmayacak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*******&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;lalem..&lt;br /&gt;bu kez kokina deyip bağlantı veremedim.. tepede bağlantı işareti yok..&lt;br /&gt;ama buraya ekleyeyim dedim..&lt;br /&gt;http://atalet.blogspot.com/2009/12/kokina.html&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*******&lt;br /&gt;bu yıl..&lt;br /&gt;eğlenen halimi..&lt;br /&gt;sakin halimden çok..&lt;br /&gt;sakin halimi hüzünlü halimden az sevdiğimi farkettim..&lt;br /&gt;ama en çok üreten halimi seviyorum..&lt;br /&gt;evi tımarhaneye çevirmek pahasına..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;******&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-7828614121357471868?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/7828614121357471868/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=7828614121357471868&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/7828614121357471868'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/7828614121357471868'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/12/benim-aralklarm.html' title='benim aralıklarım..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-5033131020768007704</id><published>2011-12-10T11:46:00.006+02:00</published><updated>2011-12-10T12:31:17.108+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atalet bildiriyor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='takıntılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deli bu kibarım da çılgın diyorum'/><title type='text'>ağaç kanape yılbaşı tepkiler kitaplar ve diğerleri...</title><content type='html'>bi zamanlar &lt;a href="http://atalet.blogspot.com/2008/09/zeytinyann-fimi.html"&gt;ne güzel ne uzun&lt;/a&gt; yazmışım...&lt;br /&gt;bak o zaman da standartlarmış derdim..&lt;br /&gt;şimdilerde kısa cümleler kısa ifadelere sığınasım var mors gibi.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçenlerde şu hep aradığım doğru cümlelerden biri geldi aklıma..&lt;br /&gt;ama not edemeden gitti..&lt;br /&gt;oysa ne güzel bir öykü girişi idi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yakınmaktan sıkıldım..&lt;br /&gt;ama yazarlık.. tam konsantrasyon isteyen bişi &lt;br /&gt;düdük gibi delikli olunca..&lt;br /&gt;peruk gibi hüzünlüyü yazamazsın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o yüzden okumaya devam..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;duydum ki lalem çam ağacı süslerini kaybetmiş..&lt;br /&gt;ben de alternatif süslemeler diye sordum guglanıma..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir yerlerden bir takım fikirler aldım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zira ben de..&lt;br /&gt;hüzün bekçisi olarak bloglandianın..&lt;br /&gt;şu aralık ayının başında pek heyecanlanır ama sonrasında..&lt;br /&gt;ocağa varamadan ille bu heyecanım uçuşluğumu zımparalayacak olaylar girdabında bulurum kendimi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;böyle vazgeçtim mesela portakallı kahveli likörden..&lt;br /&gt;böyle vazgeçmiştim hatta tüm likörlerden.. &lt;br /&gt;çünkü kazıklanışın öyküsünü o likör eşliğinde dinleyince.. ister istemez..&lt;br /&gt;öyle bir bağlantı kuruyor Meyin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ağaçlarla ilgili de böyle bir durum var..&lt;br /&gt;şu dibi düşesi.. &lt;br /&gt;içi çıkası kahverengikanapeolayıgününde.. &lt;br /&gt;çam ağaçcığım.. üzerinde süsleriyle..&lt;br /&gt;ışıklarıyla..&lt;br /&gt;olduğu gibi alınıp yerinden..&lt;br /&gt;atılıvermişti bir kenara..&lt;br /&gt;yan yatmış ağaçtan süsleri bir bir çıkarmak neyse de..&lt;br /&gt;elektriği sökmeye çalışırken.. &lt;br /&gt;ben sıyırdım mantık sınırlarından..&lt;br /&gt;kaptığım gibi ağacı..&lt;br /&gt;bu ağaç bu eve fazlaaaaa..&lt;br /&gt;dedim.&lt;br /&gt;ve "attiiiiim"..&lt;br /&gt;sokağın ortasına&lt;br /&gt;....&lt;br /&gt;beş dakika sonra...&lt;br /&gt;birileri alıvermşti.. yoktu ağaç..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdilerde.. evde ağaç yok..&lt;br /&gt;ama köşe köşe heyecan var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-_NUvc2Wv_4Y/TuMxvr4A_CI/AAAAAAAABr4/gcwA_El7MP8/s1600/SDC14583a.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-_NUvc2Wv_4Y/TuMxvr4A_CI/AAAAAAAABr4/gcwA_El7MP8/s320/SDC14583a.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5684441849972980770" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama bu yıl ağaç alsam mı.. noktasına gelmiştim ki..&lt;br /&gt;işte guglanım fikirlerinden birisi..&lt;br /&gt;beni yönlerdi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu benim okunmamışlar ağacım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-GKG5NghljDk/TuMxv1Y-tsI/AAAAAAAABsA/Djq8VSTO8lU/s1600/SDC14590a.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 251px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-GKG5NghljDk/TuMxv1Y-tsI/AAAAAAAABsA/Djq8VSTO8lU/s320/SDC14590a.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5684441852527163074" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sabah sabah elimde kahvemle dizdim kitaplarımı..&lt;br /&gt;tepesine de bir yıldız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir.. &lt;br /&gt;-baaak ağacıma..&lt;br /&gt;-kuuuul..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iki..&lt;br /&gt;-bak ağacıma..&lt;br /&gt;-hmpf.. bence pek benzememiş ama..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üç..&lt;br /&gt;-bak ağacıma..&lt;br /&gt;-ne güzel olmuş.. aralarına da süsler koyarsınız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tepkisi aldım .. =)..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oysa süsleri var..&lt;br /&gt;kuşlar ve mumlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-cuEDXSb6R0c/TuM00CaxGvI/AAAAAAAABsQ/zh1-DDLy6cc/s1600/SDC14589b.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 258px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-cuEDXSb6R0c/TuM00CaxGvI/AAAAAAAABsQ/zh1-DDLy6cc/s320/SDC14589b.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5684445223278680818" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;akşamı bekliyorum.. keyif ve hayacanla..&lt;br /&gt;konyak.. kahve.. kitap.. ve ağaç keyfi yapasım var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-5033131020768007704?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/5033131020768007704/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=5033131020768007704&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/5033131020768007704'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/5033131020768007704'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/12/agac-kanape-ylbas-tepkiler-kitaplar-ve.html' title='ağaç kanape yılbaşı tepkiler kitaplar ve diğerleri...'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-_NUvc2Wv_4Y/TuMxvr4A_CI/AAAAAAAABr4/gcwA_El7MP8/s72-c/SDC14583a.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-895945165407213209</id><published>2011-12-07T21:52:00.010+02:00</published><updated>2011-12-08T09:37:00.310+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kordon blö'/><title type='text'>sofistike şeyler .. özlem beğeni boşluk ve diğerleri ve elbette kuşlar..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-6yqzdAWMHcA/Tt_LqoNo4LI/AAAAAAAABrI/9WK4eySiUPY/s1600/SDC14572.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-6yqzdAWMHcA/Tt_LqoNo4LI/AAAAAAAABrI/9WK4eySiUPY/s320/SDC14572.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683485187974422706" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yok yanlış gelmedin.. atalettesin.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sofistike bişiler yapasım var..dı bugün mutfakta..kendim için..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kitap okuyordum geçen gün .. uyuyakalmışım..&lt;br /&gt;gelip teveyi açmış.. çekirdek sonra da gitmiş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-DDpP7EYKSnM/Tt_URr-OVcI/AAAAAAAABrU/ljy4-6FgUFk/s1600/SDC14574.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-DDpP7EYKSnM/Tt_URr-OVcI/AAAAAAAABrU/ljy4-6FgUFk/s320/SDC14574.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683494655091430850" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;uykumdan bir yemek tarifi anlatılırken uyandım..&lt;br /&gt;bilinçaltıma işlemiş.. bugün onu yapmam sistemimden atmam gerekiyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-mmZMoQ3Kdps/Tt_U64UmhCI/AAAAAAAABrg/nx34XlbyCI0/s1600/SDC14575.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-mmZMoQ3Kdps/Tt_U64UmhCI/AAAAAAAABrg/nx34XlbyCI0/s320/SDC14575.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683495362781152290" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;trafik kilitti her zamanki gibi.. yola çıkmak salaklık..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;akıllı erkeklerin erkenden keşfettikleri.. &lt;br /&gt;trafik yoğun oluyor biraz oyalanıp öyle çıkacağım durumu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-n_M_0DSpEoY/Tt_KI01NKGI/AAAAAAAABq8/5Dqy-5Zu8RM/s1600/SDC14576.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-n_M_0DSpEoY/Tt_KI01NKGI/AAAAAAAABq8/5Dqy-5Zu8RM/s320/SDC14576.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683483507734423650" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ki sonra da işlerine geldiği için iyi taraftar bulmuştur istanbulda..&lt;br /&gt;e kıramadığın eli sıkıp.. omza da bir takdir ettim seni pıtpıtı konduracaksın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;artık iş çıkışı değil saat sekizlerde yoğun olan trafiğe karşı tek  çözüm..&lt;br /&gt;sekizden bile sonraya kalmak.. yola çıkmak için..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-6_6ecZOVtnQ/Tt_JRDCz2LI/AAAAAAAABqw/cjKF6waYiBA/s1600/SDC14578.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-6_6ecZOVtnQ/Tt_JRDCz2LI/AAAAAAAABqw/cjKF6waYiBA/s320/SDC14578.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683482549476907186" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve ben de o yüzden kendi çevremde dolandım biraz..&lt;br /&gt;sağa sola.. altın yaldız sprey yoktu.. kokinacı tağmurdan kaçmıştı..&lt;br /&gt;ama market açıktı..&lt;br /&gt;kapı girişinde yılbaşı süsleri ile oyalandım biraz.. sonra sebze bölümüne..bir tek patlıcan ve bir tek pırasa aldım..ilk defa yaşıyorum bunu finlandiyada yarım patlıcan satın almışlığım var.. ama orda bile bi sürü yarım patlıcan almıştım..kiloyu tamamlamıştım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu tek biraz yalnızlık hissettirdi..&lt;br /&gt;ama bu tek kişilik bi yemek.. &lt;br /&gt;gerçekçi olmak gerek.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-ywwVJ7NcTLk/Tt_I4xnCjYI/AAAAAAAABqk/dFgpfFt5Yag/s1600/SDC14580.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-ywwVJ7NcTLk/Tt_I4xnCjYI/AAAAAAAABqk/dFgpfFt5Yag/s320/SDC14580.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683482132480167298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tarifte bir numara yok sadece bir aradalıklar farklı.. &lt;br /&gt;aslında hem bizim alıştığımızdan farklı hem de..&lt;br /&gt;verilen tariften farklı..&lt;br /&gt;ama farklılıklar gelişmenin anahtarlarıdır..&lt;br /&gt;ve küçük bir anahtar.. büyük kapılar açar..&lt;br /&gt;bu da gerçek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tahin.. &lt;br /&gt;birkaç yılbaşı şıkırtısı..&lt;br /&gt;sebze reyonundan katılanlar.. keçi peyniri.. &lt;br /&gt;eşliğinde hala yoğun olan trafikte  eve geldim.. &lt;br /&gt;"trafik çok fenaydı haaanım" diye evine varan erkeklerle aynı zamanda..&lt;br /&gt;kapıda torbayı düşürdüm.. tahin kırıldı..&lt;br /&gt;tahin bulaşan.. herşeyi sıcak suyla yıkadım..&lt;br /&gt;bu arada bulaşık deterjanının bittiğini farkettim..&lt;br /&gt;zor oldu tahinden arınmak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra..&lt;br /&gt;yemeğimi ve "illa ki beraberinde beyaz şarap tüketin" önerisine karşın &lt;br /&gt;ben kırmızı sever.. demek ki.. &lt;br /&gt;genç bir kırmızı soğuk olarak servis edersem be..n değerli kendime iyi olur.. &lt;br /&gt;hem ben bana sorun da çıkartmam ki zaten.. diyerek açtığım..&lt;br /&gt;kavaklıdere primörümü aldım geldim salona..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yemek tarifi..&lt;br /&gt;pırasayı ince doğra.. &lt;br /&gt;zeytinyağında kavur o arada patlıcanı küp doğra.. &lt;br /&gt;" sonra eti küp doğra onu da kat.. on dakika pişir" di ki bu etli bölümü pas geçtim.. &lt;br /&gt;sonra bir kaba al ve sıcakken üzerine ince kesilmiş domates ve mozzarella peynirini ekle karıştır.. bunu yaptım..&lt;br /&gt;"bir dilim kızamış patlıcan üzerinde" servis et..&lt;br /&gt;idi ki bunu da pas geçtim çünkü canım omlet istiyordu..&lt;br /&gt;ben omletin yanına bu karışımı ekledim&lt;br /&gt;pişirirken katmam gereken karabiberi.. üzerine kırtkırtladım.. kekiği de pas geçtim pek sevmem..&lt;br /&gt;ve ..&lt;br /&gt;emin olun süperdi..&lt;br /&gt;şarap da öyle..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çekirdek özel bir durum için buz pateni provasında..&lt;br /&gt;cebi kapalı..&lt;br /&gt;çıldırma kadın cebimin pili az.. diye mesaj atmış..ve pil bitmiş.. &lt;br /&gt;napi10 diyen mesajım havada kaldı..&lt;br /&gt;tam yemeğim bittiğinde aradı..&lt;br /&gt;başka birinin cebinden..&lt;br /&gt;iyiyim ölmedim bi saate evdeyim dedi..&lt;br /&gt;bu tarafını seviyorum..&lt;br /&gt;iletişime yatkın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada fonda mova mova.. &lt;br /&gt;iyi ki ineklerimiz süthanemize yakın .. reklamı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iyi ki buzpateni salonu eve yakın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zebercetin ırzına geçtiği zeka özürlü besleme rolünde memeleri göründü diye..&lt;br /&gt;yapılan röportajda sorulunca bu komu..&lt;br /&gt;"sinemadır.. memedir.. olur herkese olabilir.. lakin görünen memeler entelektüel memeler olunca bu kadar ses getirdi diyen sinema sanatçısının yaptığı akıllı fırın reklamı fonda.. &lt;br /&gt;herkesin küçük sırları vardır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;feyse baktım..&lt;br /&gt;illüminati yazıma yorum çok..&lt;br /&gt;aynı anda bütün kıyamet senaryoları.. &lt;br /&gt;gizli planlarla ilgili konuşmalar sürerken..&lt;br /&gt;ekranda yeni dizi.. çok önemli kişi sanırsam adı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;insanlar yürüyor ekranda ve her birinin tepesinde işaretler.. &lt;br /&gt;tüm konuşmalar görüntüler buluşmalar kayıt altında..&lt;br /&gt;eh o zaman..&lt;br /&gt;"iyi de bana neeeee" derim ben de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pese.. pınar kür gibi ben de.. yanıma bi amele defteri koyim diyorum .. diyorum bin amele defterim oldu.. ama not alma özürlü ben..&lt;br /&gt;yine yazıya başlarken aklıma geleln güzel şeyleri unutuyorum.. unuttum işte vardı bi muzur saptamam..&lt;br /&gt;pese iki.. zaferle sonuçlanmayan savaş yine de intikamdır dedi.. az önce teve.. şunu kapayıp bir şanson bir füg açmalı..&lt;br /&gt;pese üç.. truva atı ve ren geyikleri.. dolanıyor aklımda.. =) bağlayacağım ama ne zaman bilemiyorum..&lt;br /&gt;pese dört.. bugün.. lütfen "entelektüeldi" yazsınlar dedim.. dahiliyecim dostum.. tamam dedi..&lt;br /&gt;pese beş.. mayaların yeni bulunan demeyeceğim.. ama ee... bugün saat üçte doluyor zaman dediklerinde ve saat 2buçukken.. açıp kalan son yarım saatimde bunlarla ilgili bişiler okumaya çalışmamdan kaynaklandı.. bir üstteki pese..&lt;br /&gt;ve saat iki okuzbirde.. ben .. napıcaklar ki acaba.. bunu doğru çıkartmak için diye soruyordum..&lt;br /&gt;pese son.. hergün bir şey yap bitir artık.. listemde dün de başarılıydım.. ama çekirdek gene elinde bir bunu acele kısalt .. paten mayosuyla geldi.. sabote edip duruyor beni de.. olsun.. sonuçta.. "füg söyleyerek meşhur olamazsın" gibi bir özlü söz sahibi kendisi..  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu mudur .. budur sanırım.. &lt;br /&gt;pese çok önemli.. 08002199191.. görme özürlüler için.. telefonda kitap dinleme .. şimdi duydum..&lt;br /&gt;sanki yazarlar.. alıntılanması kolay akılda kolay kalacak özlü sözlerle doldurmak için özel uğraşıyorlar... aforizmalara çağındayız demiş sinekısırıklarının müellifinde barış.. bıçakçı.. &lt;br /&gt;farkettiğim şeylerin farkedilmesini seviyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-895945165407213209?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/895945165407213209/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=895945165407213209&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/895945165407213209'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/895945165407213209'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/12/sofgistike-seyler-ozlem-begeni-bosluk.html' title='sofistike şeyler .. özlem beğeni boşluk ve diğerleri ve elbette kuşlar..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-6yqzdAWMHcA/Tt_LqoNo4LI/AAAAAAAABrI/9WK4eySiUPY/s72-c/SDC14572.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-2209188304695657664</id><published>2011-12-05T18:03:00.005+02:00</published><updated>2011-12-05T18:57:34.639+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuş kondur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='altı çizili satırlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atalet bildiriyor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bu da burda dursun..'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkeğin korkusu'/><title type='text'>hüzün kadınlar erkekler kitaplar latinler ve diğerleri</title><content type='html'>&lt;blockquote&gt;kadınlar hayatlarının öbürlerinden farklı olmasını isterler.. değilse uydururlar..ve kadınlar bir araya geldiklerinde erkeklerden çok daha fazla eğlenirler..&lt;br /&gt;Marcella Serrano; Hüzünlü Kadınlar Sığınağı&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-fJAYvZkmv3M/Ttzttco7_VI/AAAAAAAABqM/o40XPqVsuqE/s1600/SDC14545.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 306px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-fJAYvZkmv3M/Ttzttco7_VI/AAAAAAAABqM/o40XPqVsuqE/s320/SDC14545.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682678194872515922" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bahçemde sonbahar var.. içimde hüzün..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tuhaf bi pazardı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hatta tuhaf bi hafta sonu.. sanki herkes dinlenme ve yabancılaşma niyetimi anlamış da söz dinlermiş gibi uz durdu...&lt;br /&gt;kedi bile.. kapı kapı diye tutturmadı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hiç teve açılmadı sayılır..&lt;br /&gt;kanapede rahat köşe oluşturuldu..&lt;br /&gt;yeme içme stokları da..&lt;br /&gt;mumlar yakıldı gümüş renki şamdanlara..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilk latin kahvemi.. norveçde içmiştim ben..&lt;br /&gt;ne olduğunu bilmeden ısmarlamıştım..&lt;br /&gt;latin latin bakmıştım sonra bi süre karşımdakine.. =P..&lt;br /&gt;hem rom hem viski konularak yapılan bir kahve.. üstelik şekerli.. &lt;br /&gt;farkettim ki.. benim kahveli vanilyalı likör.. neskafeye katılınca...&lt;br /&gt;latin latin baktırıyor.. güzel oluyor..&lt;br /&gt;işte bu karışımdan bir kaç tane tüketildi.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kitap.. dediğim gibi.. tehdit mektupları idi önce..&lt;br /&gt;sonra aşağıda unutulduğu için..&lt;br /&gt;üşengeçlikten.. hüzünlü kadınlar sığınağına başlandı..&lt;br /&gt;ikisi de memnun etti..&lt;br /&gt;bir bölüm okundu.. &lt;br /&gt;köşem olduğu gibi durdu beni bekledi..&lt;br /&gt;arada bir  başka şey yapıldı..&lt;br /&gt;içildi.. biraz.. yapıştırıldı..&lt;br /&gt;biraz çamaşır çekmecesi..&lt;br /&gt;biraz yazı ..&lt;br /&gt;biraz oyun..&lt;br /&gt;hatta biraz takı.. sonra  bir bölüm daha..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;avniye midir leke midir kedi de sersemledi..&lt;br /&gt;peşimden dolaşmaktan.. &lt;br /&gt;düzenli seferler halinde bir kanapeye.. bir alt odaya çıkıp inmekten.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pazar sabahı erken  telefon geldi gerçi.. &lt;br /&gt;biraz korkuttu.. &lt;br /&gt;ya gün hep böyle olursa diye..&lt;br /&gt;ama çok da değil.. az korkuttu..&lt;br /&gt;saat dokuz buçuk gibi idi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ki bu da hem ilginç hem iyi bişey..&lt;br /&gt;telefon 21likten geldi..&lt;br /&gt;bir yanda tavada cızırdayan omlet sesi eşliğinde geçti konuşma..&lt;br /&gt;yanlış anlaşılmasın tava benim değil onun elinde.. ilginç olan bu..&lt;br /&gt;sonra acıktığımı farkedip kalktım ben de..&lt;br /&gt;saate bakmadan.. dokuz buçukmuş..&lt;br /&gt;iyi.. gün uzadı sayesinde.. uyuyabilirdim öğlene kadar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çekirdek koca bir yığın siparişle geldi.. akşam üzeri yanıma..&lt;br /&gt;yapılacaklar listesiyle.. =)&lt;br /&gt;bir kısmı tamam bir kısmı sonraya..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-1iY5VhnJ3GQ/Ttzvuq1PxhI/AAAAAAAABqY/ROyU5usxXTg/s1600/SDC14529.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-1iY5VhnJ3GQ/Ttzvuq1PxhI/AAAAAAAABqY/ROyU5usxXTg/s320/SDC14529.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682680414885365266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yılın en sevdiğim zamanı geldi..&lt;br /&gt;istanbulun en sevdiğim zamanı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama sanki daha sonbahar gibi ortalık..&lt;br /&gt;bu kez şöyle bir program yaptım.. &lt;br /&gt;her gün bir tane bitireceğim bitirilmesi gereken listesinden.. &lt;br /&gt;dün takı tamirleri bitti.. &lt;br /&gt;çekirdeğin matara kolyesinde.. &lt;br /&gt;benim payetli eyfelliye hepsi ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugün listede daralması gerekenler var.. &lt;br /&gt;siyah mini süpermini süper dar.. dantel ve şifonlar var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şu "bugün ne giysem"i izliyorum ben..&lt;br /&gt;süslenip püslenip geliyorlar jürinin karşısına..&lt;br /&gt;eleştiriliyorlar..&lt;br /&gt;sonra jüriye..&lt;br /&gt;siz öyle düşünebilirsiniz..&lt;br /&gt;ben beğeniyorum kendimi böyle diyorlar..&lt;br /&gt;o sizin fikriniz diyorlar..&lt;br /&gt;bence çok güzel oldu diyenler var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öz beğeninin böylesi..&lt;br /&gt;narsisizm düzeyinde..&lt;br /&gt;geçenlerde de bir yazı okumuştum psikolog çalışması bilimselinden..&lt;br /&gt;diyordu ki..&lt;br /&gt;ortalama zekada ortalama güzellikte ve ortalama sosyo ekonomik düzeyden gelen gençlerin&lt;br /&gt;kendini çok beğendiği.. &lt;br /&gt;ve herşeyin..&lt;br /&gt;maaşın .. işin.. erkeğin veya kadının.. ennnn iyisine layık gördüğü..&lt;br /&gt;ve bunun neden böyle olması gerektiği ile ilgili en ufak bir fikri nedeni argümanı  olmadığı saptanmış..&lt;br /&gt;yani sen nesin de.. bunun karşılığında bunu bekliyor umuyor istiyorsun.. dendiğinde..&lt;br /&gt;cevap yok..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;acaba.. sen halledersin aslanım ben sana güveniyorum.. &lt;br /&gt;ya da bnim oğlum kızım yapar.. motivasyonunda fazla mı ileri gidildi..&lt;br /&gt;bilemiyorum..&lt;br /&gt;ama işte öyle..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nilgün cerrahoğlu de bahsetmiş.. geçen gün .. yazısında.. bu programdan.. izleyin bence.. dişi profilinin tepki ve dürtüleri konusunda bir fikir sahibi olursunuz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yılın en güzel zamanı en sevdiğim zamanı diyeyim ya da..&lt;br /&gt;ve istanbulun da en güzel zamanı.. en keyifli ve en süslü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-5gKkUhAPCBk/TtzttEteOjI/AAAAAAAABqA/a0dgvcNsPpo/s1600/SDC14546.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 291px; height: 316px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-5gKkUhAPCBk/TtzttEteOjI/AAAAAAAABqA/a0dgvcNsPpo/s320/SDC14546.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682678188449086002" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yazma.. okuma.. anlama zamanı.. dökülenlerin altından kurtulma zamanı bir de..&lt;br /&gt;benim için..&lt;br /&gt;herzaman ki gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pese:ler sırası ile..&lt;br /&gt;fotolar.... bahçem.. ve bahçede zaman antika saatim baş rolde.. kitaplığım ve kuşlar.. baş rolde..&lt;br /&gt;fotoğraflarda kuş kondurma temasını sevdim ben..=).. bi süre sürecek..&lt;br /&gt;yılın en sevdiğim zamanı fotoğrafındaki beyaz çam ağacı.. farkedilmiştir umarım.. =D..&lt;br /&gt;tehdit mektuplarının kurgusu çok ilginç.. beğendim..&lt;br /&gt;hüzünlü kadınlar sığınağı.. şiirsel.. yine güney amerika.. güney amerikada kış.. ada.. deniz dalgalar ve hatta martılar.. kadınlar ve erkek dedikoduları.. =).. okyanus ötesinden kardeş kokusu.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;analar kendilerini soyutlama hakkına sahip değildirler.. göbek bağının suçudur bu.. bizi hayat karşısında yenik duruma düşürür.. bizi hayata bağlar.. bir kadının sanatsal ve öbür ürünleri bu nedenle erkeklerinkinden farklıdır.. Marcella Serrano; Hüzünlü Kadınlar Sığınağı&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; o&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-2209188304695657664?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/2209188304695657664/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=2209188304695657664&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/2209188304695657664'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/2209188304695657664'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/12/huzun-kadnlar-erkekler-kitaplar.html' title='hüzün kadınlar erkekler kitaplar latinler ve diğerleri'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-fJAYvZkmv3M/Ttzttco7_VI/AAAAAAAABqM/o40XPqVsuqE/s72-c/SDC14545.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-7393065679297592372</id><published>2011-12-03T13:02:00.004+02:00</published><updated>2011-12-03T13:51:23.661+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuş kondur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atalet bildiriyor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bu da burda dursun..'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='altı çizili sayfalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='elma çekirdeği'/><title type='text'>kuşlar azlar sonlar öyküler ve romanlar ve diğerleri..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-oqY6sDsuZ7o/TtoMWbkcITI/AAAAAAAABpw/etfrpDVVUbY/s1600/SDC14538a.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-oqY6sDsuZ7o/TtoMWbkcITI/AAAAAAAABpw/etfrpDVVUbY/s320/SDC14538a.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5681867459378553138" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;az.. iki harflik bir sözcük ama arasında tüm diğer harfleri barındırabilir.. ve her harfle başlayan duygu ve durumu ve işleyişi de içerebilir.. diyor bir cümlede Hakan günday.. ilk cümlede.. içine dalıp.. arasız bitirdiğim bir roman..&lt;br /&gt;gerçek gerçeküstü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir ara yabancı roman gibi diye düşündüğümü farrkettim..&lt;br /&gt;türk yazarları onca beğenir ve severken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sanırım ingilterede geçen bölümlerde ve ingilizlerle ilgili cümlelerde gerçekten çok doğru  olmasından..&lt;br /&gt;o bölümü okurken düşündüm bunu çünkü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bence.. yabancılığını bu kadar kenara bırakarak yazabilmek çok büyük bir başarı..&lt;br /&gt;karakterle birleşmek değil kastettiğim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her kimin yaşamını anlatıyorsa.. ki içinde sado mazoist ingiliz bürokrattan.. mezarlık çocuğuna kadar beşbenzemez tiplemeler var..&lt;br /&gt;hepsinin mekanını.. tipini.. yediğini içtiğini.. yaşamış bilmiş.. gibi.. o kadar orda ve o kadar oraya götürüyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olabilecek en sade şekilde anlatmış.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;film olsa ne çok hareket.. ne çok görüntü gerek.. beyaz kağıt üzerinde siyah harfler..&lt;br /&gt;tek hareket senin soluğunu tuttuğunu farkedip derin ve sıkıntılı bir şekilde yeniden nefes alman..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kahve ve sigara almaya bile gitmeden.. okudum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bitti..&lt;br /&gt;baktım arasında kıvırdığım tek bir yer var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hani okur kendini bulunca.. o cümleleri.. işaretler ya..&lt;br /&gt;kendimi bulabildiğim hiç bir yer kişi cümle olmadan bu kadar.. "iyi" bişey okumam en son ne zamandı diye düşündüm..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kitabı.. kitaplık giysisi giymesi için okuma alanındaki sehpaya taşıdım gururla..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi.. tehdit mektuplarına geçeceğim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben pek öykü okuru değilim..&lt;br /&gt;öykülerle ilgili onca değerli fikir okuyunca.. &lt;br /&gt;ve öykücülerle..&lt;br /&gt;biraz korkuyorum..&lt;br /&gt;öyküye hakkını vermemekten...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;okurken oburlaşıyorum ben..&lt;br /&gt;biri bitince.. hemen diğerine geçmek istiyorum..&lt;br /&gt;o yüzden öykü de bitince diğerine hızla..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama öykü çok incelikli ve işçilikli ve küçük olduğu için herşeyi heryeri göz önünde bir eser.. &lt;br /&gt;o yüzden hazmetmek lazım.. izi kalsın diye..&lt;br /&gt;eh işte ben yemeği hızlı yiyen.. yazılmışı çabuk okuyan..&lt;br /&gt;dayımın tabiriyle.. okumayan yalayıp yutanım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o yüzden öykü okumak beni yormaya başladı..&lt;br /&gt;hakkını verdim mi endişesi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hani aman sanata emeğe saygısızlık etmeyeyim endişesi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;buldum bunda da bir endişelenecek şey diye sevinmeliyim aslında..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama işte neyse ne.. son zamanlarda..&lt;br /&gt;bir öykü kitabının peşinden bir roman okumaya başladım..&lt;br /&gt;iyi geliyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslında okuma işini abartmaya başlamam..&lt;br /&gt;yazmayı denesem mi.. noktasında geldi başıma..&lt;br /&gt;yazma atölyesi dedim..&lt;br /&gt;orda öğrendiğim okuma prensipleri yüzünden hem yazamaz hem de okurken yorulur oldum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi sırada tehdit mektupları var..&lt;br /&gt;bir değerli öykücünün yekta kopanın tavsiye ettiği bir kitap olarak duydum onun adını..&lt;br /&gt;korkuyorum..&lt;br /&gt;ama bugün başlayacağım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de &lt;a href="http://media.zoom-cinema.fr/photos/9331/affiche-de-vrais-mensonges.jpg"&gt;odri tatu filmi..&lt;/a&gt; sevdiğim bu haftaya damga vuran..&lt;br /&gt;"öfke beni yaşama döndürdü.. öfke gitti ve yaşam kaldı.." özlü cümlesi.. ve bir kadının..  annenin kızın.. öyküsü.. izleyin bence.. &lt;br /&gt;zira ben bazen de filmleri..&lt;br /&gt;oyuncuları için izler.. ve oyuncuları ile hatırlarım..&lt;br /&gt;yazan ve yönetenin emeğini de göz ardı ederim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bak şimdi bunu yaparken de huzursuzluk hissedeceğim..&lt;br /&gt;zatenbir şeyin dönüp dolanıp beni huzursuz etmesi an meselesidir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zor bir hafta geçirdim..&lt;br /&gt;gerginlikten kaynaklanan migrenim aldı başını gitti derken bir ekstra gerginlik sayesinde.. kesiliverdi..&lt;br /&gt;ki bu iyi bişey..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben şu kura gittiğimde.. ana konumuzun bir ayrılık öyküsü olduğunu..&lt;br /&gt;söylemiş miydim..&lt;br /&gt;yok..&lt;br /&gt;sanırım söylememiştim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yoğunum bugün.. kurumun tüm hekimleri istanbul dışında..&lt;br /&gt;gidip geliyorum..&lt;br /&gt;kontroller sorular tanıtımlar kaprisler arasında..&lt;br /&gt;telefondan bir 2lik bir çekirdek tıklıyor..&lt;br /&gt;kahvem gelip gidiyor.. kimi bardakta iki yudum alınıp.. soğumaya terkediliyor..&lt;br /&gt;ama bunlar iz düşmek istediklerim bu modda.. &lt;br /&gt;fonda adele çalarken.. &lt;br /&gt;iki arada bir derede..&lt;br /&gt;bir yere gitmeyecek bir sonu olmayacak bir not düşme niyetine..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yarın pazar..&lt;br /&gt;sakin ve kontrolsüz geçmesi dileğimle.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;niyetim.. okumak..&lt;br /&gt;kek yap bi de bol elmalı cevizli ve kepek unlu olsun dediğim yardımcımın yaptığı.. elmaları fazla ekşi.. dibi de fazla kızarmış kekim.. kahvem.. ve belki biraz da likör eşliğinde.. okumak.. &lt;br /&gt;kanapede uyuklamak..&lt;br /&gt;yeni oyuncaklarımı toparlamak.. &lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-Ul0WVp98vBM/TtoMWKONRbI/AAAAAAAABpo/NTIdhq9Bz8Y/s1600/SDC14519a.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-Ul0WVp98vBM/TtoMWKONRbI/AAAAAAAABpo/NTIdhq9Bz8Y/s320/SDC14519a.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5681867454721902002" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kurutma kağıtlarını takmak.. ve belki bloğa kurutma kağıdı macerasını yazmak..&lt;br /&gt;belki başka bişeyler daha ama hep ev içi.. hep ev içi..&lt;br /&gt;kuş kondurmak eve.. &lt;br /&gt;bu haftalık.. bakalım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-7393065679297592372?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/7393065679297592372/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=7393065679297592372&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/7393065679297592372'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/7393065679297592372'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/12/kuslar-azlar-sonlar-oykuler-ve-romanlar.html' title='kuşlar azlar sonlar öyküler ve romanlar ve diğerleri..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-oqY6sDsuZ7o/TtoMWbkcITI/AAAAAAAABpw/etfrpDVVUbY/s72-c/SDC14538a.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-9115166638440530963</id><published>2011-11-29T22:38:00.005+02:00</published><updated>2011-11-29T22:46:31.056+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadının nesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazan kadınlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkeğin korkusu'/><title type='text'>kelebekler .. şiddet.. erkekler ve kadınlar ve diğerleri..</title><content type='html'>"Kadına yönelik şiddet yaygın ve sistemli bir biçimde bütün dünyada erkekler tarafından uygulanmaya devam ediliyor. Kadına yönelik şiddet “kamusal veya özel yaşamda kadınlara fiziksel, cinsel veya psikolojik acı, ıstırap veren ya da verebilecek olan cinsiyete dayanan bir eylem, tehdit, zorlama, keyfi olarak özgürlükten, ekonomik gereksinimlerden yoksun bırakma” olarak tanımlanıyor. Buna küçük yaşta evlenmeyi, çocuk doğurmaya zorlanmayı, erkeğe bağımlı hale getirmeyi, töre cinayetlerini, evde ve işyerinde emek sömürüsünü de eklemek gerekiyor. Sadece 25 Kasım’larda değil, kadınların şiddete karşı mücadeleleri her gün sürüyor."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.colonialzone-dr.com/images/thumb6042148.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 600px; height: 400px;" src="http://www.colonialzone-dr.com/images/thumb6042148.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üç kızkardeş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;“Bunca acıyla dolu ülkemiz için yapılacak her şeyi yapmak bir mutluluk kaynağı; kollarını kavuşturup oturmak ise çok üzücü” minerva &lt;br /&gt;"Belki de bize en yakın şey ölüm; fakat bu beni korkutmuyor, haklı olan her şey için savaşmaya devam edeceğiz” mate &lt;br /&gt;“Çocuklarımızın, bu yoz ve zalim sistemde yetişmesine izin vermeyeceğiz. Bu sisteme karşı savaşmak zorundayız. Ben kendi adıma her şeyimi vermeye hazırım; gerekirse hayatımı da” patria &lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dominik cumhuriyeti..&lt;br /&gt;karaib adalarına yakın..&lt;br /&gt;tatil turizm müzik kokteyl bar kumsal .. yeri.. aklımızda..&lt;br /&gt;ama konumuz o değil..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kelebeklerinden bahsetsek.. dominik cumhuriyetinin..&lt;br /&gt;mirabal kardeşlerden..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mirabal kızkardeşler dört kardeşler.. &lt;br /&gt;zengin ve gelişmiş kültürlü üst tabakadan bir ailenin çocukları.. &lt;br /&gt;yirmili yıllarda doğuyorlar.. okuyorlar.. tipik ellili yılların kadınları olup..&lt;br /&gt;hepsi erkenden evleniyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama zamanlar kötü.. &lt;br /&gt;bindokuzyüzotuzdan beri truhillo var ülkenin başında..&lt;br /&gt;kendisine karşı çıkanların daimi olarak aşağılayan.. &lt;br /&gt;susturan.. ve terörize eden biri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir partide karşılaşıyor aile ilk olarak truhilloyla..&lt;br /&gt;erken çıkıyorlar partiden ve babaları hemen tutuklanıyor..&lt;br /&gt;hiç kimse bir partiden truhillodan önce çıkamaz çünkü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ertesi gün aileden iki kişi daha..biri de minerva olmak üzere..&lt;br /&gt;minerva her gün sorgulanıyor ve inatla truhilloya bir özür mektubu yazmayı reddediyor..&lt;br /&gt;neyse ki..&lt;br /&gt;zenginler ve tanıdıkları ve uluslararsı baskı  &lt;br /&gt;ve bir şekilde truhillonun kardeşine ulaşıyor ricaları ve aile salıveriliyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;minerva zaten karşı ruhlu bir  kadın....&lt;br /&gt;okulda öğrenci iken aileleri truhillonun adamları tarafından işkence gören öldürülen arkadaşları var.. &lt;br /&gt;her zaman biraz asi.. yanlış işlere.. yanlış söylemlere hep karşı..&lt;br /&gt;sosyalist halk partisine yakınlaşıyor.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"minerva" başta olmak üzere.. tüm aile.. kızkardeşler.. ve kocaları da katılıyor onlara..&lt;br /&gt;dönemin diktatörü truhillo /trujillo/ya karşı fikirler besleyip örgütlenme çalışmalarına katılıyorlar.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;minerva hukuk okumuş.. &lt;br /&gt;truhillonun fiziksel yakınlaşma çabalarına yüz vermemiş..&lt;br /&gt;ve bu yüzden ama  okulu bitirmesine rağmen çalışma sertifikası sahibi olmasına engel oluyor diktatör..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14 haziran hareketi olarak bilinen muhalif hareketi  katılıyorlar..hatta düzenliyorlar..&lt;br /&gt;kelebekler olarak biliniyorlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çünkü minervanın yeraltına ilk katılan kızkardeşin adı bu.. kelebek..&lt;br /&gt;minerva üçüncü kardeş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mate.. en küçük kardeşi.. harekete ikinci katılan..&lt;br /&gt;patria..ailenin en büyüğü..en son katılan harekete..erken evlenip erken anne oluyor.. &lt;br /&gt;dağlarda bir genç adamın.. infaz edilmesine tanık oluyor.. ancak ondan sonra..&lt;br /&gt;fikren katıldığı harekete.. şahsen de katılıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19altmışa kadar sürüyor çalışmaları.. muhalif hareketin sembolü oluyorlar.. ..&lt;br /&gt;minerva ve kızkardeşleri ve kocaları defalarca göz altına alınıp işkence görüyorlar konuşturulmaya çalışıyorlar..&lt;br /&gt;ama buna rağmen direnmeye..&lt;br /&gt;diktatöre karşı çalışmaya devam ediyorlar..&lt;br /&gt;sırf sussunlar artık diye kocalarını tutuklatıyor.. ama susmuyor kadınlar.. aktivistler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ta ki sonunda hapisteki kocalarını ziyarete giderken yolları kesilip..&lt;br /&gt;bir şeker mısırı tarlasına çekilip..&lt;br /&gt;vahşice önce tecavüze uğrayıp sonunda da dövülüp boğulup.. öldürülene kadar.. &lt;br /&gt;cesetleri bir araca konup uçurumdan aşağı atılıyor.. kaza süsü vermek üzere..&lt;br /&gt;ve o uçurumun dibinde..  25 kasımda bulunuyor 1960 yılının..&lt;br /&gt;truhillo tahat edicem sanıyorsa da yanılıyor..&lt;br /&gt;izlerini gizlemek için hemen adamları tutuklatıyor..&lt;br /&gt;ama bunda da yanılıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çok tepki oluşuyor halktan ve zaten sürmekte olan anti truhillo hareket.. &lt;br /&gt;bir yıl geçmeden de truhillonun öldürülmesi ile sonlanıyor.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kelebek kızkardeşlerin.. &lt;br /&gt;öldürülmeleri için emrin doğrudan truhillo tarafından verilip verilmediği ile ilgili şaibeler olsa da...&lt;br /&gt;öldürenler truhillonun sağ kolu ve  gizli polisinin üst düzey çalışanları..&lt;br /&gt;böyle emirler verilmeden böyle işlerin yapılmadığı varsayılıyor....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dört kız kardeşten biri sağ kalıyor sadece..&lt;br /&gt;kızkardeşlerinin fikirlerine yakınlık duysa da hiç bir zaman aktif olmamış olan "dede".. &lt;br /&gt;ikinci kız kardeş.. evli çocuklu imiş.. o gün de onlarla yola çıkmamış..&lt;br /&gt;çocuklarını o büyütüyor.. kardeşlerinin.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdilerde de..  &lt;br /&gt; ve ölümlerinden önceki on ayda  oturdukları evde kurulan vakfı yönetiyor.... minerva mirabal vakfı..&lt;br /&gt;evde hiç bir şey değiştirilmemiş.. yaşadıkları günlerden..&lt;br /&gt;ve sağ kalan kızkardeş..  bir de anı-roman yazmış.. &lt;br /&gt;"bahçelerinde hala yaşiyorlar"..diye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de afiş gördüm araştırırken..&lt;br /&gt;diktatör öldü siz ölmediniz.. diyordu.. üç kız kardeşin resminin altında..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bindokuzyüz99un aralık ayının on7sinde..&lt;br /&gt;birleşmiş milletlerin genel kurulundan  bir karar çıkıyor..&lt;br /&gt;kadına karşı şiddete karşı uluslararsı dayanışma günü.. olarak kabul ediliyor..&lt;br /&gt;cinsiyet ayrımına karşı onaltı günün ilk günü bu..&lt;br /&gt;ve onaltıncı gün de.. on aralık.. insan hakları gününe denk geliyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kelebeklerin ömrü kısadır..&lt;br /&gt;acaba.. minerva.. kod adı kelebek olunca.. hissetmiş midir.. &lt;br /&gt;bir ürperme yaşamış mıdır.. &lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;“önemli olan içimizdir.. bir insanın kendi içinde kim olduğudur.. ” — mate &lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;foto: http://www.colonialzone-dr.com/images/thumb6042148.jpg&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-9115166638440530963?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/9115166638440530963/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=9115166638440530963&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/9115166638440530963'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/9115166638440530963'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/11/kelebekler-siddet-erkekler-ve-kadnlar.html' title='kelebekler .. şiddet.. erkekler ve kadınlar ve diğerleri..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-3874411864010377039</id><published>2011-11-25T13:01:00.004+02:00</published><updated>2011-11-25T13:26:24.908+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuş kondur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atalet bildiriyor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><title type='text'>kuş kondurmak.. miyuv.. açelya.. ve diğerleri..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-aC1JB7wVz7M/Ts91xLeSXoI/AAAAAAAABpc/hSsuykMTgTM/s1600/ku%25C5%259F.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 277px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-aC1JB7wVz7M/Ts91xLeSXoI/AAAAAAAABpc/hSsuykMTgTM/s320/ku%25C5%259F.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5678887142891347586" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaradanım kibelem bitirmesin de.. her gün bir yapılacak listem oluyor..&lt;br /&gt;çekirdek hanımın görevlendirmeleri..&lt;br /&gt;listesi var..&lt;br /&gt;gelip oturuyor karşıma..&lt;br /&gt;onu yaptın mı bunu aldın mı..&lt;br /&gt;yapılanların üzerini çiziyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilk yaptığı gün çok güldüm..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anı defteri gibi bişi istedi öncelikle.. ama bööle havalı bişi olsun dedi..&lt;br /&gt;ben de okunacaklar listeme yeni birşey eklenecek diye &lt;br /&gt;sevindim..&lt;br /&gt;şaka şaka..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra ben iki üç gün alamayınca.. bir gün patenden gelirken..&lt;br /&gt;alıvermiş kendine.. üzeri posta zamanlarından kalma..&lt;br /&gt;pullu mühürlü adresli alıcılı bir antik zarf gibi bir deseni olan bir deftercik..&lt;br /&gt;spiralli ve lastikli..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;alsam zaten onu mu seçerdim bilmiyorum aslında.. ama güzeldi seçtiği..&lt;br /&gt;ben de anı yazıcak.. yapacaklarını yazacak ders saatleri.. saksafonu.. buz pateni programlarını yazacak sandım..&lt;br /&gt;nerde..&lt;br /&gt;benim için yapılacak listesi yazmaya başlamış..&lt;br /&gt;her akşam karşıma geçip..&lt;br /&gt;üzerini çize çize .. kontrol ediyor beni..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve sonra yeni şeyler istiyor..&lt;br /&gt;yap al dik tamir et ara söyle..&lt;br /&gt;böyle sekreterim olsa..&lt;br /&gt;sırtım yere gelmez..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte o yüzden bazı günler hiç işim olmadığı halde bazı yerlere gitmek zorunda kalabiliyorum..&lt;br /&gt;listede kara listeye düşmemek için..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir gittiğim yerde kuş cenneti keşfettim..&lt;br /&gt;bu güzeller güzeli..&lt;br /&gt;eski kağıt rengi.. yuvarlacık kuşu.. daha doğrusu iki tanesini ordan aldım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yeni boyanmış çekmeceli dolapcığım var ..&lt;br /&gt;üzerine.. &lt;br /&gt;birini kitap yığınımın yanına birini de üstüne gelecek şekilde &lt;br /&gt;yerleştirdim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24 saat..&lt;br /&gt;ertesi sabah.. elim çarptı..&lt;br /&gt;biri düştü kırıldı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yine gittim kaldıysa eşini alayım diye..&lt;br /&gt;kalmamıştı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra anımsadım..&lt;br /&gt;aslında epeydir..&lt;br /&gt;çift obje bulundurmamaya itina ediyordum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bak ondan kırılmış olabilir dedim..&lt;br /&gt;kendi kendime dedim..&lt;br /&gt;eşitinin yanında işi ne..&lt;br /&gt;dedim sonra..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu bahsettiğim yer.. kuş cenneti..&lt;br /&gt;manyas gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;başka bir kuşla çıktım ordan.. =).. bir de bu çatlamış gibi görünen vazocukla..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çiçek.. açelya.. mutfak penceremin önündeki saksıdan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve son not.. benim şaşkın..&lt;br /&gt;leke şaşkını.. diye belirteyim..&lt;br /&gt;malum bende şaşkın çok..&lt;br /&gt;açelyamın yapraklarını yiyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;miyuv diyor..&lt;br /&gt;daha ruhum bedenime girmemiş.. tepemde uçan balon gibi asılıyken sabah altı bişide..&lt;br /&gt;kapıyı açıyorum çıkıyor..&lt;br /&gt;ketıla basıp tuvalete gidiyorum..&lt;br /&gt;mutfak penceresine gelmiş.. burnunu dayamış oluyor cama..&lt;br /&gt;miyuv diyor.. eğer yeterince hızlı davranmazsam.. açelyamı yemeye başlıyor..&lt;br /&gt;aman deyip.. ruhumun ipini tutup kapıya koşuyorum.. açıyorum geliyor..&lt;br /&gt;miyuv..&lt;br /&gt;diyor gene.. mamasını suyunu veriyorum..&lt;br /&gt;iki çatal alıyor almıyor..&lt;br /&gt;miyuv diyor..&lt;br /&gt;yine dışarı..&lt;br /&gt;az sonra yine içeri..&lt;br /&gt;olmadı açelya saati..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tehdit altında kapı açıyorum..&lt;br /&gt;baktım bazı yaprakları bayağı yemiş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yazarken farkettim ne çok hareket ettiğimi.. sabah sabah..&lt;br /&gt;yaparken farketmiyorum ama ne çok hizmet ediyorum ben bu şaşkına..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu sabah.. tam da.. şaşkınla uğraşırken..&lt;br /&gt;çekirdek de geliverdi..&lt;br /&gt;ketıla başma aşamasında idim daha..&lt;br /&gt;kediyi sal ketıla bas..&lt;br /&gt;bak dedi eldivenlerime..&lt;br /&gt;aralıktan baktım..&lt;br /&gt;pandalı eldivenler..&lt;br /&gt;çok şeker dedim.. panda..&lt;br /&gt;ellerini balerinlerin yan pozisyonuna getirdi..&lt;br /&gt;dün dedi kanadalı hoca.. hareket tanımlarken..&lt;br /&gt;pandan önünü görsün dedi bana..&lt;br /&gt;sonra da.. hiç de böyle komut vermemiştim dedi...&lt;br /&gt;o arada kendimi tuvalete attım..&lt;br /&gt;kapalı kapı ardından duyuyordum..&lt;br /&gt;bi de.. aksırdı ben de " à tes santé" dedim.. çok sevindi..&lt;br /&gt;bin yıldır duymamıştım diye..&lt;br /&gt;tuvaletten yetiştim..&lt;br /&gt;-sen ona sen mi diyorsun siz mi??-sen diyorum..&lt;br /&gt;-he çünkü siz diyorsan.. "à vos santé" demen gerekir de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ellerimi yüzümü yıkıyorum..&lt;br /&gt;-ingilizce çok cool.. öyle.. you diyorsun..&lt;br /&gt;-aman.. sabahın köründe.. daha uyanalı onbeş saniye olmuşken..&lt;br /&gt;çıktım tuvaletten.. kediyi açelyadan ayırıp içeri alıyorum..&lt;br /&gt;mama koyuyorum bu arada konuşurken..&lt;br /&gt;-kediydi.. mamaydı miyuvdu pandaydı.. &lt;br /&gt;bir de dil eleştirisine giremeyeceğim.. türkçede de sen siz ayrımı var.. onu beceren fransızcayı da becerecek.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;derken baktım gülüyor..&lt;br /&gt;yazııık dedi bana..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;servis " dıt" dedi.. fırladı gitti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dün aldığım bir kuşu daha düşünüp.. iyi ki almışım dedim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sabahtı saat 06 45 ti ve ben yorgundum.. harbiden..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-3874411864010377039?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/3874411864010377039/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=3874411864010377039&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/3874411864010377039'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/3874411864010377039'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/11/kus-kondurmak-miyuv-acelya-ve-digerleri.html' title='kuş kondurmak.. miyuv.. açelya.. ve diğerleri..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-aC1JB7wVz7M/Ts91xLeSXoI/AAAAAAAABpc/hSsuykMTgTM/s72-c/ku%25C5%259F.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-2297992591914694272</id><published>2011-11-24T11:25:00.005+02:00</published><updated>2011-11-24T12:44:53.640+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deli bu kibarım da çılgın diyorum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çenebaz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zıplamalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şarap açacağı kullanımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><title type='text'>trüf.. mari antuanet.. kapital p.. koyunlar kitaplar ve diğerleri...</title><content type='html'>hareketli geçti ..&lt;br /&gt;birkaç gün..&lt;br /&gt;pazar.. bir düğün..&lt;br /&gt;maç nedeniyle kitlenen yollar..&lt;br /&gt;geç kalış.. ancak boy gösteriş.. &lt;br /&gt;gene kilitli yollardan eve dönüş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;toplamda beş saatimi yedi..&lt;br /&gt;pazarı tüketti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;farah diba topuzu yapmıştı düğün sahibi arkadaşım..&lt;br /&gt;şimdilerde farah dibayı bilen kaç kişi kaldı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra bir dostumun geçmiş doğum günüsü kutlaması..&lt;br /&gt;nişantaşında..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dostum hekim..&lt;br /&gt;eski okurlar anımsan..&lt;br /&gt;bir sabah yedi bilmem kaçta.. tam döpiyes.. tam tayör.. kapıma dayanıp da..&lt;br /&gt;fon karton bişi isteyen arkadaşım..&lt;br /&gt;velilikten profesör de olunsa kurtulanamayacağını beyan ettiğim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve bir nedenle..&lt;br /&gt;tadını çıkarmaya pek yatkın olduğu halde yaşamın..&lt;br /&gt;hep yükünü taşıyanlardan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yemek yedik birlikte..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;onun biraz işi vardı..&lt;br /&gt;ben biraz erken gittim..&lt;br /&gt;yürüdüm bu kez de milli maç nedeniyle bomboş olan kaldırımlarında..&lt;br /&gt;nişantaşının..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçenlerde mudoda dikkatimi çekmişti.. &lt;br /&gt;mağaza içi ve vitrinde eski ciltli kitaplarla dekor yapılmış olması..&lt;br /&gt;o bej sarı yapraklar.. kiminin içinde notlar.. pastel ciltli kapaklar..&lt;br /&gt;eskicilerden toplamışlar..&lt;br /&gt;bazıları sözlük bazıları dilbilgisi kitabı.. yabancı liselerin bazıları roman..&lt;br /&gt;şarjım yoktu da çekirdeğe benim için çeker misin fotoğrafı demiştim..&lt;br /&gt;çekirdek kazaklara.. taytlara.. bense kitaplara takılıp kalmıştık..&lt;br /&gt;unutmuş gitmişim.. fotoğrafı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-82HvjM4xA6o/Ts4dXAi83bI/AAAAAAAABoU/iNZiHFXAxGU/s1600/mudo.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-82HvjM4xA6o/Ts4dXAi83bI/AAAAAAAABoU/iNZiHFXAxGU/s320/mudo.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5678508461281566130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte salı başka bir mağazanın vitrininde kitaplar kitaplıklar görünce..&lt;br /&gt;yürüdüm oraya doğru..&lt;br /&gt;fotoğraflamak için..&lt;br /&gt;uzun zamandır istediğim..&lt;br /&gt;yapılacaklar listesine eklediğim..&lt;br /&gt;ben isteyeli on yıl olmuşken..&lt;br /&gt;şimdilerde pek moda olan..&lt;br /&gt;dekoratif büyük harfler gördüm..&lt;br /&gt;aha.. A da var.. &lt;br /&gt;hemen daldım içeri dekor mudur.. satılık mıdır diye..&lt;br /&gt;satılıkmış..&lt;br /&gt;ama benim harfim yok..&lt;br /&gt;dedim vitrinde var.. kapital A =P.. ben onu istiyorum.. aldım çıktım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-Dp-aI5EkaG4/Ts4dYM6FpNI/AAAAAAAABo8/Om_Oa-md83w/s1600/vitrin2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-Dp-aI5EkaG4/Ts4dYM6FpNI/AAAAAAAABo8/Om_Oa-md83w/s320/vitrin2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5678508481779705042" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-1gUyr0f_nrA/Ts4dX1Llc3I/AAAAAAAABoo/Pfh-kIPkM6o/s1600/vitrin.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 303px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-1gUyr0f_nrA/Ts4dX1Llc3I/AAAAAAAABoo/Pfh-kIPkM6o/s320/vitrin.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5678508475410641778" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-wZDxK0-ifz4/Ts4dY7SrxjI/AAAAAAAABpE/6jglUjgq1JQ/s1600/vitrin%2B3.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 244px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-wZDxK0-ifz4/Ts4dY7SrxjI/AAAAAAAABpE/6jglUjgq1JQ/s320/vitrin%2B3.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5678508494230898226" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;herşey kitaplığım için.. =D..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;okuma yazması bunca düşük.. okuyanı onca az bir memlekette olduğumu unutacak kadar kitap dekoru yapılmasına şaşırdım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yürüdüm..&lt;br /&gt;çekirdeğe bir minik armağan buldum..&lt;br /&gt;koyun topluyor o..&lt;br /&gt;koyunlu yumurtalıkları çok güzel p.bahçenin.. anaç yumurtalıklar diye adlandırmışlar..&lt;br /&gt;çekirdek yumurta yemez..&lt;br /&gt;pirsing küpe yüzük kabı yapar diye düşündüm.. =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;döndüm.. &lt;br /&gt;sola.. &lt;br /&gt;geçen gün.. feys sayfamda farkedenler bilir..&lt;br /&gt;hep lalemin yüzünden =)..&lt;br /&gt;menekşe şekerlerini anımsadım..&lt;br /&gt;çocukluğumda yerdik.. ama bizim okulun yılbaşı şeysi.. miydi..&lt;br /&gt;yoksa.. başka biryerlerden mi onu bilemeyeceğim kadar.. silik..&lt;br /&gt;bakiim hala yapılıyor mu dedim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;meğer bu menekşe şekeri/ morumsu toz şeker biçimi.... ve şekerlemeleri.. menekşe rengi çiçek şekilli benim hafızamdakiler .. toulouse bölgesine hasmış..&lt;br /&gt;toulouse dan bir mektup arkadaşım vardı.. angele.. keyifle yazı hatalarını bulurdum.. altını çizerdim.. =D..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte o şekerlerden satılıyormuş halen.. hem de nette buldum..&lt;br /&gt;ama başka bişey daha buldum..&lt;br /&gt;bir butik çukulatacı..&lt;br /&gt;ve tasarım çukulataları..&lt;br /&gt;menekşeli çukulata yapıyorlarmış..truf daha doğrusu..&lt;br /&gt;yeri de nişantaşında hem..&lt;br /&gt;işte sola döndüm.. oraya yollandım..&lt;br /&gt;menekşeli trüf.. aldım.. nette bitterdi üzerinin kaplaması.. beyaz çukulata kaplıydı bulduklarım..&lt;br /&gt;üzerlerinde menekşe şekerlemesi vardı nette..&lt;br /&gt;burdakilerin üzerinde menekşeli toz şeker..&lt;br /&gt;bunlar beni durdurmadı elbet..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaşama keyif gagalamak benim görevim.. &lt;br /&gt;aldım şekerlerimi..&lt;br /&gt;geldim restorana..&lt;br /&gt;fransızca..&lt;br /&gt;" su lö siyel dö pariiiii" çalıyordu ..&lt;br /&gt;gece neşeli geçsin diye şiraz istedim..&lt;br /&gt;arkadaşım bana katılana kadar..&lt;br /&gt;açtım grek defterimi yazmaya başladım..&lt;br /&gt;bir önceki deftere ortasından başlamıştım.. bu da sondan başlasın bakalım..&lt;br /&gt;diye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve not düştüm salı akşamı..&lt;br /&gt;"fanusumda mutluyum"...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öğretim görevlisi doktorlar grev yaptılar..&lt;br /&gt;onlar da.. doktorların eliti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;devlet hastaneleri.. sigorta hastaneleri..&lt;br /&gt;özel hastanelerdeki sorunlardan cübbeleriyle korunuyorlardı.. bugüne kadar..&lt;br /&gt;şimdi öğretim kurumları da.. talana uğramakta.. biline..&lt;br /&gt;vatandaş sağlık hizmeti peşinde..&lt;br /&gt;bağırış çağırış..&lt;br /&gt;ama ulaşacağı sonuç vahim olacak biline..&lt;br /&gt;grev denmiyor bu direnme günlerine gÖrev deniyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir önceki gün de..&lt;br /&gt;basın açıklamaları vardı..&lt;br /&gt;basından da tepki gelmiş biraz.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama yetersiz dedi.. hem açıklanan sorunlar.. hem gelen ses..&lt;br /&gt;onları anlattı arkadaşım..&lt;br /&gt;dedim ki..&lt;br /&gt;yalnız bıraktığınız kadar yalnızsınız bilin..&lt;br /&gt;bizler anlatırken.. " aa bizde hiç böyle şeyler olmuyor" bakışıyla onaylamaz anlamaz dinlediğiniz günlerden kırgın size meslektaşlarınız..&lt;br /&gt;doktor olmayanın anlaması zor bir durum bu..&lt;br /&gt;türkçeye gelmiyor işte.. can derdine düşenle..&lt;br /&gt;şifa vermek demeyeceğim.. canın derdi ne önce onu anlaması gerekenin..derdi..&lt;br /&gt;ama ne zaman doktorluğun sorunları ile ilgili bir şey desem.. o onaylamayan.. ama beni sevdikleri için de susturmayan bakışı görürüm herkesin gözünde..&lt;br /&gt;yok yakınmıyorum..&lt;br /&gt;ben erken uyandım..&lt;br /&gt;erken içselleştirdim..&lt;br /&gt;tek derdim..&lt;br /&gt;etik.. doğru.. tıbbı yapmak oldu sonrasında..&lt;br /&gt;kimseyle ne konuştum ne dertleştim..sustum..&lt;br /&gt;dertleşenin de boşa uğraştığını bilerek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;doktor olmayana anlatmadığım gibi..&lt;br /&gt;bu akademisyen arkadaşlara da anlatmadım..&lt;br /&gt;ama şimdi.. meslektaşlarımız.. basına.. bize.. herkese heryere anlatma derdindeler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"kimse anlamayacak dedim.. kimse..&lt;br /&gt;çünkü devir.. biri gider diğeri gelir.. hatta daha iyi olur.. gelen daha ucuza gelir.. ve ayrıca devir..&lt;br /&gt;bende yok.. o zaman onda da olmasın.. farkı azaltalım toplumda..&lt;br /&gt;ama beni arttırarak değil..&lt;br /&gt;onları azaltarak..&lt;br /&gt;bu ruh halidir.. geriye geriye düşmemiz.. saime hanımın cemal beyin zamanından..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;baştan.. bölünmeyeceksin.. bugün sana yarın bana bile değil..&lt;br /&gt;sana yapılan bana da yapılmıştır diye bakmayınca..&lt;br /&gt;parmağının ucuyla tutuca..&lt;br /&gt;topyekün görürsün zararı top yekün..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arkadaşım gene " katılmıyorum.. ama seni sevdiğim için.. cevap da vermiyorum ".. bakışı yaptı bana..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;salla dedik sonra..&lt;br /&gt;daha keyifli daha çapkın daha hoş konulara geçtik..&lt;br /&gt;ama ortalıkta bir sürmeli gözlü bir güzel bakışlı  yoktu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bakındıysak da..&lt;br /&gt;göremedik..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kahvelerimizi içerken..&lt;br /&gt;"jö nö vö pa travaye" diyordu edit piaf.. ben de birer mariantuanet menekşeli trüfü ekledim kahvelerin yanına..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-cJeXsrj9BNw/Ts4dXarlyqI/AAAAAAAABog/2CQgd4L6kxE/s1600/menekseli%2Btruffe.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-cJeXsrj9BNw/Ts4dXarlyqI/AAAAAAAABog/2CQgd4L6kxE/s320/menekseli%2Btruffe.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5678508468297124514" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu ne bu.. &lt;br /&gt;karışık yazı.. atalet.. ne başı var ne sonu.. ne amacı ne erimi serimi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pese..&lt;br /&gt;ertesi gün..&lt;br /&gt;kitap dekorlu mağazalrın toplumumuza uymamasındaki ironiden söz ederken..&lt;br /&gt;tam da bizim toplum aslında dedi dostum..&lt;br /&gt;kitap bizim toplumda dekordur..&lt;br /&gt;koltukların rengine uyan ciltli kitapları dizerler raflara..&lt;br /&gt;bu köşe boş kaldı der eskiciden ciltlisinden birkaç kilo kitap alırlar..&lt;br /&gt;ya kitapsızdır bizim evler..&lt;br /&gt;ya da okunmamış kitaplarla doludur..&lt;br /&gt;dedi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yıktı.. &lt;br /&gt;"acaba benden gizli okuyanların sayısı filan mı arttı ki.. " sevincimsimi..&lt;br /&gt;geçti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-2297992591914694272?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/2297992591914694272/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=2297992591914694272&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/2297992591914694272'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/2297992591914694272'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/11/truf-mari-antuanet-kapital-p-koyunlar.html' title='trüf.. mari antuanet.. kapital p.. koyunlar kitaplar ve diğerleri...'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-82HvjM4xA6o/Ts4dXAi83bI/AAAAAAAABoU/iNZiHFXAxGU/s72-c/mudo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-143602738175698060</id><published>2011-11-19T12:40:00.004+02:00</published><updated>2011-11-19T14:26:27.379+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atalet bildiriyor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uçan balon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazan kadınlar'/><title type='text'>veri yorgunu yazan kadınlar ve diğer şeyler</title><content type='html'>eskilerden kalma olmak değil de.. &lt;br /&gt;zamanın hızlı akması..&lt;br /&gt;zaman hızı da değişiyor.. bilimsel olarak ..&lt;br /&gt;ama bizim algımızı karıştıran o değil..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;veri çarpmasına uğruyoruz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eskiden gün sonunda.. aile eve toplanınca..&lt;br /&gt;ajans saati gelince.. sabah gazete önümüze düşünce akan veriler..&lt;br /&gt;şimdi daimi.. akıyor tepemize..&lt;br /&gt;esemes.. eçizgiposta..&lt;br /&gt;daimi haber yayınlayan kanallar..&lt;br /&gt;internet gazeteleri..&lt;br /&gt;sosyal paylaşım siteleri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;veri yorgunuyuz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sindirmeye zaman kalmıyor..&lt;br /&gt;midemiz bie ancak iki saatte sindiriyor.. da beyin ne yapsın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bence bir kısmını olduğu gibi saklıyor..&lt;br /&gt;birikip birikip bizi yoruyor..&lt;br /&gt;tepkilerimizi boğuyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o yüzden bazen zamanın yavaş yaşandığı zamanları anımsamak bana bir terapi gibi geliyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kafka.. yaşam.. bitebileceğini bildiğimiz için değerli demiş..&lt;br /&gt;kafka bu günleri görmedi... yaşamadı..&lt;br /&gt;bizim .. bunu bile düşünecek zamanımız yok..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çekirdek geçenlerde..&lt;br /&gt;senin yaşam amacın ne diye sordu bana..&lt;br /&gt;bir süre durakladım..&lt;br /&gt;bir kaç gün önce bahsettiğim şarap duayeni kadın gibi.. artık amaçlarım olmasına gerek yok.. diyecek yaşta olmayı diledim derinden..&lt;br /&gt;sonra önümde en önemli amacı sadece onu dile getirdim..&lt;br /&gt;"seni büyütmek"..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayır dedi..&lt;br /&gt;benim yaşlarımda iken..&lt;br /&gt;yoktu öyle birşey..&lt;br /&gt;biz hiç gözlerimizi kapatıp da.. kendimizi otuz bişi yaşlarında ne yaparken nasıl mutlu olurken hayal etmedik..&lt;br /&gt;ben üç yaşında doktor olmak istediğimi bildirdim.. etrafa..&lt;br /&gt;ve sonrasında da.. &lt;br /&gt;başka seçenek öne süren olmadı.. hatta benim başka seçeneklere kaymama fırsat veren de olmadı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;derslerim iyiydi mesela.. not ortalaması ile ayrılırdı fen ve edebiyat sınıfları..&lt;br /&gt;ben otomatik fen sınıfına ayrıldım..&lt;br /&gt;sözele olan düşkünlüğüm gün gibi ortada iken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fakülte yıllarında.. okumaktan daha önemli olan.. hayatta kalmak  ve ideoloji sahibi olmak vardı mesela..&lt;br /&gt;sonrasında da.. &lt;br /&gt;etkenler amaçlarla çelişti.. çakıştı..&lt;br /&gt;aynı şu teve kanallarının dediği gibi..&lt;br /&gt;bir dersi kaçırırsın onunla tanışırsın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zorunlu hizmet olmasa kadın doğum uzmanı oluyordum..&lt;br /&gt;kendi branşıma o belirli fakültede.. o belirli hoca ile çalışmasam..&lt;br /&gt;özel sektöre kaymayabilirdim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;rotasyonum o özel hoca yüzünden o zamana kaymasa evlenmemiş.. hatta abedeye gitmiş olabilirdim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dim dim dim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;elimde olan bazı kararlar vermekti..&lt;br /&gt;belki de büyük ideolojilerin insanı olmadığımdan..&lt;br /&gt;saime hanımın dediği gibi.. maymun iştahlılığımdan..&lt;br /&gt;belki de ehl-i keyifliğimden..&lt;br /&gt;ya da.. babam gibi umarsız olmamdan.. &lt;br /&gt;ya da.. carpe diemciliğin atalarından ..&lt;br /&gt;hatta belki de.. les fer les passeciliğimden..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne bileyim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama bunların hiç birini söylemek istemedim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sen de eziklerdensin o zaman dedi.. çekirdek..&lt;br /&gt;hayatını planlamayanlardan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte o zaman şaha kalktı onurum..&lt;br /&gt;yaşamın amacı olmaz dedim..&lt;br /&gt;amaç yaşamaktır zaten..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;onurunla.. arzuladığınca.. ve keyifle yaşamak.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;maymun iştahlı demişken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu sayfayı aslında şu sağ üst köşeye astığım.. yazan kadın kategorisi için açtım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ufak bir açıklama yazısı ekleyecektim bloğa..&lt;br /&gt;"bu kategori.. yalnızca kalem kağıt klavye ve sözcüklerle yazan kadınları değil..&lt;br /&gt;yaşam akışı içinde yarattıkları farklılıklar nedeniyle.. yaşama yazmış kadınları da kapsayacaktır " diyecektim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dedim.. gitmeden önce de..&lt;br /&gt;bir yazan kadın &lt;a href="http://atalet.blogspot.com/2008/09/frankentayn-feminist-bir-gnderme-mi.html"&gt;"eski"&lt;/a&gt; yazısının linkini  ekleyeceğim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ister resmi tıklayıp.. ister kategoriyi tıklayıp ister yukardaki bağlantıyı.. hoplayıverirsiniz oraya..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-143602738175698060?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/143602738175698060/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=143602738175698060&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/143602738175698060'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/143602738175698060'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/11/veri-yorgunu-yazan-kadnlar-ve-diger.html' title='veri yorgunu yazan kadınlar ve diğer şeyler'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-6961764977700670069</id><published>2011-11-18T17:33:00.004+02:00</published><updated>2011-11-18T18:10:28.012+02:00</updated><title type='text'>entelektüellik.. kitaplar.. bir çörek ..bir kitapsız adam.. ve diğerleri..</title><content type='html'>blogları yönet.. toplam 1..&lt;br /&gt;yeni kayıt.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dili ne sevimsiz sanal aleme yazı eklemenin..&lt;br /&gt;oysa.. anı defteri.. günlük.. andaç her ne dersen..&lt;br /&gt;ondan olsa.. aç sayfayı..&lt;br /&gt;al eline kalemi..&lt;br /&gt;yavaş ağır özenli..&lt;br /&gt;bazen hırslı.. öfkeli.. yaz..&lt;br /&gt;sayfa hışırtısı..&lt;br /&gt;kağıt dokunuşu özlüyor bazen elimin dış kenarı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;enteliz fazlasıyla..&lt;br /&gt;kendi adıma ben öyle düşünürdüm..&lt;br /&gt;son zamanlarda hep aynı şeyi söylüyorum..&lt;br /&gt;merdivenli kütüphane düşleyen..&lt;br /&gt;jane austen sheakespeare ve benzeri yazarların ev müzelerine bir gezi hayalleyen..&lt;br /&gt;hokka buldum diye sevinen..&lt;br /&gt;renk renk mürekkep biriktirip..&lt;br /&gt;defter tasarlayıp.. &lt;br /&gt;kırtasiye gezip..&lt;br /&gt;eve gelince.. kütüphanesini görecek bir koltuğa yerleşen bir kadından ne olur ki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;birisi geldi bugün..&lt;br /&gt;benim de kargom geldi..&lt;br /&gt;can yayınlarından bir kitap çıktı içinden ..&lt;br /&gt;marquezin bir kaçırılışın hikayesi kitabı..&lt;br /&gt;-cem yayıbları mı o..&lt;br /&gt;-can..&lt;br /&gt;-tanıdım da kırmızı kalbinden..&lt;br /&gt;bu noktada üçüncü bir kişi girdi devreye..&lt;br /&gt;-evet tanır hepsini dağıttı da.. o arada elinden geçti..&lt;br /&gt;-bi kısım kalmış.. onlarla soba yakıyorum..&lt;br /&gt; o noktada gözlerim yuvalarından uğradı..&lt;br /&gt;yakmak..&lt;br /&gt;nasıl yani..&lt;br /&gt;üçüncü kişi.. devam etti..&lt;br /&gt;-hiç sevmez dedi.. kitap.. evinde bir tane kitap yok..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;benim gözlerim hala dışarda idi..&lt;br /&gt;kitabı olmayan bir ev.. ruhsuz kalır dedim..&lt;br /&gt;bilinçle..&lt;br /&gt;ve sonra da..&lt;br /&gt;kitabım olmadan asla dedim.. kızım olmadan belki.. ama kitabım olmadan asla.. &lt;br /&gt;şurdan şuraya kıpırdamam..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iki tarafın da birbirini anlama şansı yok..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diğer bir çok özelliğini severim oysa..&lt;br /&gt;nalburiyeden anlar eski eşyaları kurtarmaktan anlar..&lt;br /&gt;fotoğraftan anlar..&lt;br /&gt;yemekten anlar..sofradan ve içkiden anlar..&lt;br /&gt;ama sözcükleri nasıl almaz kişi yaşamına.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gelelim.. &lt;br /&gt;dün okuduğum bloğa..takıldım kaldım ben orda..&lt;br /&gt;prustun madlenine.. &lt;br /&gt;hani ağzına atar da ve ardından hatıralar dökülür.. lezzetle beraber.. &lt;br /&gt;adam da.. çaya batırılınca yumuşayacak madlen tarifi peşinde..&lt;br /&gt;batırmış olmamış bayatlatmış olmamış bin tarif denemiş olmamış..&lt;br /&gt;prust uzmanlarına danışmış..ağzına attığı ve çiğnemeden tad alıp yuttuğu konusunda iddialı..&lt;br /&gt;birisi çiğnemiştir demiş.. yazıda çiğnemek yok tartışması yapmışlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte bu noktada..&lt;br /&gt;sapıttığımı hissettim..&lt;br /&gt;var böyle uçuk tipler avrupada ve avrupa bundan bitiyor..&lt;br /&gt;üretmeye gerek yok..&lt;br /&gt;katkıya da..&lt;br /&gt;bir nostaljidir.. bir entel dantel analizdir.. gidiyor..&lt;br /&gt;avrupa can çekişiyor..&lt;br /&gt;bunlar sömürgecilik alışkanlıkları..&lt;br /&gt;çalışsın köleleştirilmiş insanlar yesin avrupanın entel danteli derken uyansın köleleştirilmiş insanlar..&lt;br /&gt;göçsün gelsin avrupaya..&lt;br /&gt;ekmek aslanın neresinde bilmem ama ne bu tipler.. memnun yaşamdan.. ne göçüp gelenler..&lt;br /&gt;kitap yakan insankişi ile ben kadar hatta daha da fazla uzaklar birbirlerine.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gerçi zaman zaman.. hayallenirim ben de..&lt;br /&gt;bir şarap bağı evinde yaşadığımı.. kütüphane odamda deri koltukta şömine başında keyif yaptığımı.. camdan bakıp yeşil alanlar gördüğümü.&lt;br /&gt;yazı masamda güzel şeyler yazdığımı..&lt;br /&gt;ama bu bir kesittir hep.. sonunda hayalimde bile illa ki.. dışarı çıkıp.. bişeylere karışırım..&lt;br /&gt;bi ucundan tutarım yaşamın..&lt;br /&gt;bir zorluğa koşarım kendimi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yok kendimi övesim yok.. o değil derdim..&lt;br /&gt;bir..yaşamdan  bu kadar kopuk olmanın mümkün olmayacağını düşünüyorum..&lt;br /&gt;iki.. bunun bir lüks olduğunu..&lt;br /&gt;ister mükemmel madlen tarifinin peşinde olmakla para kazanıp karnını doyuruyor ol..&lt;br /&gt;gene de bunu bu kadar deşifre etmenin dünyanın bir yerlerinde birilerinin canını sıkıp..&lt;br /&gt;içini acıtabileceğine inanıyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;herşeyin fazlası fazla..&lt;br /&gt;bizim aydınlar da.. zaten..&lt;br /&gt;demokrasiymiş.. kemalizmmiş.. nasyonalizmmiş.. masa üzerine yayıp inceleyip tartışıp..&lt;br /&gt;herkese eşit uzaklıkta kendi egolarına çok yakında durup konuşup yazdılar ya bir süredir..&lt;br /&gt;herhangi bir izme ait olmaktan utanıp..&lt;br /&gt;pragmatizm ve egoizm dışında birşeye yanaşmadılar beğenmediler ya..&lt;br /&gt;hani burunlarını havaya dikip..&lt;br /&gt;önemli anlamlı analizler yaptılar ya insanların anlık tepkisel duyguları üzerine bile ahkam kestiler ya..&lt;br /&gt;işte böyle geldi biz ve onlar noktalarına..&lt;br /&gt;bu biz ve onlar ikileşmesinin ebesi aydınlar..&lt;br /&gt;orijinal olmak adına..&lt;br /&gt;rasyonel olmak adına.. soğukkanlı analize gelmiyor işte bazı şeyler..&lt;br /&gt;açlık gibi..&lt;br /&gt;ölüm gibi..&lt;br /&gt;şeyler.. cümleye de analize de gelmiyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aman ya cuma cuma..&lt;br /&gt;hafta sonu babında yani..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dün akşam eve gittim..&lt;br /&gt;boynumdan sıyrılan be nerdeyse kek kalıbına düşen kolyem dışında yüksek topuklularım bile ayağımda iken sadece kollarımı sıvayıp..&lt;br /&gt;ellerimi yıkayıp..&lt;br /&gt;bişey yaptım..&lt;br /&gt;madlen desem madlen değil..&lt;br /&gt;mekik desem mekik değil..&lt;br /&gt;üç yumurta bir bardak şeker.. çırpılırken yüzseksek gram tereyağ erirken..&lt;br /&gt;80 gram kadar bademi un haline getirdim..&lt;br /&gt;un ne kadardı diye gittim bilgisardan tarife bakmaya.. &lt;br /&gt;geçmiş olsun..&lt;br /&gt;yumurta akı dört olacakmış.. şeker de pudra şekeri..&lt;br /&gt;eh atacak halim yok..&lt;br /&gt;aldığı kadar un faslına giriverdim ben de..&lt;br /&gt;tahta kaşıkla karıştırdım elediğim bir bardaktan az fazla unu.. içine bi kaşık ucu da kabartma tozu kattım ama.. keke benzedi diyerek.. &lt;br /&gt;bademi kattım sonra.. alttan kaldıra kaldıra karıştırdım.. en son da..üzerinde biriken beyaz köpüklerini süzdüğüm tereyağı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kalıp da sorun..&lt;br /&gt;benim mekik ya da madlen ( midye kabuğu gibi) kalıbım yok..&lt;br /&gt;mafin kalıplarım var..&lt;br /&gt;hatta bi ara mısır ekmeği bile pişirirdim mafin kalıbında..&lt;br /&gt;düşündüm..&lt;br /&gt;mısır ekmeğine olan..&lt;br /&gt;neden madlenimsi mekiğimsi şeye olmasın dedim..&lt;br /&gt;doldurdum..&lt;br /&gt;derece 180.. dakika on iki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nefis oldular..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugün de hastaneye getirdim..&lt;br /&gt;dün madlen madlen dye başını yediğim doktor arkadaşıma.. &lt;br /&gt;şaşırarak..&lt;br /&gt;-çok güzel olmuş dedi.. ummazdım ..&lt;br /&gt;beni mutfağa yakıştırmadığı için yeşekkür ettim.. =D..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;akşam koku ve görselliğin çekimine kapılan biri daha oldu..&lt;br /&gt;ÇB.. kim yaptı ki bunu .. sen mi yaptın ki.. neden yaptın ki.. şeklinde hayret belirten bazı sesler çıkardı..çok güzel olmuş.. dedi beğendi..&lt;br /&gt;ben de başladım..&lt;br /&gt;-marcel proust yaşamının son yıllarında bir kitap yazmaya başlamış..&lt;br /&gt;işte o kitapta bir kurabiyeyi yerken..&lt;br /&gt;döndüm baktım..&lt;br /&gt;arkamda kimse yoktu..&lt;br /&gt;ama mutfaktan tıkırtılar geliyordu doğrusu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi..&lt;br /&gt;iki gün önce alıp bu sabah kırdığım kuş biblosundan bir tane daha almak üzere yola çıkıyorum..&lt;br /&gt;sonra istikamet..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cuma bugün ne soruyosunuz ki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*******&lt;br /&gt;pese..&lt;br /&gt;yunanistanda ekonomik kriz büyüdükçe..&lt;br /&gt;türk tebalı olup da yunanistanda yaşayan istanbulun eski renkleri rumları..&lt;br /&gt;geri dönme planları yapmaya başlamışlar..&lt;br /&gt;********&lt;br /&gt;suriye.. abede gelmesin istemezük.. gelecekse türkiye gelsin demiş.. bop kaçıncı evreye girdi dersiniz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-6961764977700670069?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/6961764977700670069/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=6961764977700670069&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/6961764977700670069'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/6961764977700670069'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/11/entelektuellik-kitaplar-bir-corek-bir.html' title='entelektüellik.. kitaplar.. bir çörek ..bir kitapsız adam.. ve diğerleri..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-1023600852802090785</id><published>2011-11-17T16:12:00.003+02:00</published><updated>2011-11-17T17:14:39.823+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='raftan rizotto'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deli bu kibarım da çılgın diyorum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bu da burda dursun..'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='inanma aslında gevezedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><title type='text'>frog madeleine mekik proust ve diğerleri..</title><content type='html'>madeleine.. /madölen okunur.. sondaki ne'nin hakkı verilerek.. e de.. geniş ve açık söylenerek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;midye kabuğuna benzeyen bir kurabiye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;edebiyat dünyasının en ünlü kurabiyesi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bacdefrancais.net/madeleine.php"&gt;proust'un kurabiyesi..&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;hafızanın kurabiyesi..&lt;br /&gt;kurabiyelerin en kitsch.. ve edebi olanı.. en çok gönderme yapılanı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bilmeyenlere ben anlatayım..&lt;br /&gt;annesinin gönderdiği kurabiyenin ucunu.. çaya batırır ..&lt;br /&gt;ve bu ağzına değdiği anda.. bir anda çocukluğuna..&lt;br /&gt;teyzesinin odasına gittiği..&lt;br /&gt;teyzesinin de bir parça madeleine'i çaya batırıp onun ağzına verdiği anı hatırlar..&lt;br /&gt;bütün o köy.. bütün bahçe.. ev.. çocukluğu..&lt;br /&gt;çay fincanından çıkar ve odasına dolar.. mutluluk duygusu ruhuna dolar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;böyle yazar.. " geçmiş zamanın peşinde" kitabında..&lt;br /&gt;ve şiir ezberlerken kullandığımız bilinçli hafıza dışında..&lt;br /&gt;yaşadığımız anlarda bilincimiz ve kontrolümüz dışında kayıtlar alan..&lt;br /&gt;hafızamızın da varlığına ve çalışma prensibine yönelik en önemli örnek olmuştur..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sofinin seçimi kitabında da.. sofi portakal marmeladına dayanamıyordu hani.. toplama kampında yaşadıkları nedeniyle..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;koku tad.. &lt;br /&gt;bir basit hareket bir gülüş bir ses..&lt;br /&gt;kontrol dışı alır götürür bizi bir yerlere.. genelde geçmişe..&lt;br /&gt;sıklıkla mutlu zamanlara..&lt;br /&gt;bazen de sıkıntılı anlara..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu yukarıda yazdıklarımı yazana kadar..&lt;br /&gt;çok zorlandım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çünkü "mekik istedi canım".. dediğim andan itibaren.. bir kaos oluştu beynimde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mekikten madeleine'e.. madeleine i kim yazmıştı maupassant mıydı yok pe'li biriydi..&lt;br /&gt;ay evet proust'tu ..ya.. noktasına gelmek..&lt;br /&gt;eş zamanlı madeleine tarifi..&lt;br /&gt;karşılaştırmalı mekik tarifi..  &lt;br /&gt;derken.. insanların nelere zamanı ve aklı oluyor.. ben ingiltere kıyılarında taş olsam derdim..&lt;br /&gt;şimdi de.. madeleine olup analiz edilesim geldi bak.. dedirten bir yemek analizine ulaştım&lt;br /&gt;özetle.. &lt;br /&gt;" proust uyduruyor.. bir parça madeleine'i çay fincanına atıp kaşıkla çıkarıp yemekten söz ediyor bu durumda kıvamı kuru ve gevrek olmalıydı.. oysa mevcut tüm tarifler daha yumuşak..hem yorulmadık denedik.. hiç biri öyle olmadı.. demek ki.. 12 sene &lt;a href="http://www.linternaute.com/paris/magazine/dossier/06/musee-carnavalet/images/carnavalet9.jpg"&gt;hiç çıkmadan odasında&lt;/a&gt; hatıralarını ayrıntılı şekilde  düzenlemiş.. biz de yeniden deneyimleyelim  diye.. ama acaba.. hiç madeleine macerası olmadı mı ki..  ister taze ister bayat türlü çeşit madeleine'i öyle yemeyi denedik olmadı..tamamen uydurma mı ki..proust'un madeleine'i" diyen.. bu gerekçe ile proust uzmanı edebiyatçılarla konuşan fikir alışverişi yapan.. ayrıntılarda yelken yapan.. kanat açan  bir yazı bile okudum.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ayrıca.. selim ilerinin bir kitabını..&lt;br /&gt;mavi kanatlarınla yalnız benim olsaydın'ı okumadığımı farkettim.. &lt;br /&gt;çünkü..  &lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Nefesini hep yüreğimizde hissettiğimiz ama ne zaman uzanıp tutmaya çalışsak avuçlarımızda kar taneleri gibi eriyip yok olan mazi, usta anlatıcı Selim İleri'nin kaleminde yepyeni bir şekle bürünüyor.Geçmiş Zaman Yazarı'nın şimdi Marcel Proust gibi çayına kurabiyeler batıracağı, kurabiyeleri batırır batırmaz Madeleine kurabiyelerinin Proust'ta yarattığı mucizeyi bir kez daha yaşayacağı, hemen hemen ölgünken, yavan, neşesiz günler geçirirken, yarının, öbür günün... sonraki günlerin de yavan, neşesiz. geçeceğini duyumsamışken ansızın dirileceği, vücudunda ve ruhunda bir iksir gibi "hayatî bir haz"zın dağılacağı, işte artık büyük halasının mı, başka bir akrabasının mı yanında geçirdiği yazları, güzleri usul usul anımsayacağı, uyurgezerin gezinişleriyle yine eski çalışma masasına koşacağı ve aralıksız yazacağı vehmedilmişti..&lt;/blockquote&gt; kitabın arkasındaki bu yazıyı unutamazdım..  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama hala mekik istiyor canım..&lt;br /&gt;servis çayını da keyifle içemedim yanında konyak yok diye şikayetlendim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mekik diye tutturdum..&lt;br /&gt;benimki madeleine değil.. &lt;br /&gt;mekik.. çünkü..&lt;br /&gt;liseme gidip kütüphanedeki kitch bayan alice den üç kitap alıp..&lt;br /&gt;bak işte şimdi hatırladım ben neden ambalaj kağıtlarına sarıyorum kitapları..&lt;br /&gt;bizim okulun kitaplığında kitaplara kuver geçirirdi bu mlle alice.. &lt;br /&gt;aha bir madeleine vakası daha yaşadım sayın seyirciler..&lt;br /&gt;işte o kitapları koluma koyup..&lt;br /&gt;sadece genç kızların koyabildiği gibi..&lt;br /&gt;yürürken elmadağdan taksime doğru..&lt;br /&gt;divan otelinin pastanesinden mekik alırdım..&lt;br /&gt;annemle çay saatinde yemek için..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mekik benim için..&lt;br /&gt;kitap okunarak geçen güzel zamanların..&lt;br /&gt;genç bir kadın genç bir öğrenci olmanın..&lt;br /&gt;güzel zamanlarına taşıyan tad.. &lt;br /&gt;madeleine proust için ne olmuşsa.. mekik de benim için o olmuş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu havada da en güzel bu yapılır..&lt;br /&gt;kıvrılıp kanapede..&lt;br /&gt;çay..&lt;br /&gt;konyak.. mekik.. kitap..&lt;br /&gt;keyif yapılır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;karar verdim ben..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu akşam eve gittiğimde yapacağım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;siz de isterseniz diyerek..&lt;br /&gt;mekiğin.. ve madeleine'in tariflerini veriyorum..&lt;br /&gt;" mekik..&lt;br /&gt;4 yumurtanın akı..50 g un..65 g toz badem..150 g pudra şekeri..100 g tereyağ..1 paket vanilya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tereyağını eritin hatta hafifçe yakın..  tel süzgeçten geçirin.. ılınmaya bırakın..&lt;br /&gt;toz bademi fırın tepsisine serpin ve 160 derece fırında biraz kavurun..&lt;br /&gt;şekeri.. unu.. vanilyayı ve bademi karıştırın.. yumurta aklarını hafifçe çatalla çırpın..  diğer malzemelere ekleyin..&lt;br /&gt;soğuyan tereyağını ekleyin.. &lt;br /&gt;kalıplarınızı  yağlayın.. karışımın dökün..190 derecede  10-15 dk kadar pişirin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ya da güvenilir bir pastaneden alın.. =)..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;madeleine ise.. &lt;br /&gt;4 yumurta.. 200 gr şeker.. 2 limon kabuğu rendesi.. 225 gr un..185 gr tereyağ.. eritilmiş ve soğutulmuş.. &lt;br /&gt;yumurtaları şekeri.. büyük bir kapta çırpın.. ister elle ister elektrikli mikserle.. rengi limon gibi açık sarı olsun.. kabukları ekleyin.. unu ekleyin.. eritip soğuttunuz tereyağını ekleyin.. bir saat buzdolabında dinlendirin.. kalıpları yağlayın.. 3/4 doldurun yoksa taşar.. 190 derece fırında 10 12 dakika pişirin.. hemen kalıptan çıkarın..&lt;br /&gt;ve tazeyken yiyin.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iki tarif arasında ne fark var.. badem..&lt;br /&gt;benim tarifim proustunkinden daha zengin.. =)..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pese: bu arada siz bu şarkıyı da dinleyin bence..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe width="420" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/VLueWO4f4b4" frameborder="0" allowfullscreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-1023600852802090785?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/1023600852802090785/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=1023600852802090785&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/1023600852802090785'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/1023600852802090785'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/11/frog-madeleine-mekik-proust-ve.html' title='frog madeleine mekik proust ve diğerleri..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/VLueWO4f4b4/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-4807937836298188982</id><published>2011-11-15T13:23:00.003+02:00</published><updated>2011-11-15T15:50:55.328+02:00</updated><title type='text'>oldu en sonunda oldu...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-JIhHVSM-g3A/TsJoR_pNj_I/AAAAAAAABoM/dHjiL79f-WU/s1600/Jane%2BAusten%2Btable.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-JIhHVSM-g3A/TsJoR_pNj_I/AAAAAAAABoM/dHjiL79f-WU/s320/Jane%2BAusten%2Btable.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5675213138791600114" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dilek dilerken hangisinin tutacağını bilemiyoruz işte..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ya da bişey isterken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama ben bir sırrımı paylaşayım burdan..&lt;br /&gt;bloğun köşesine.. ya da suretimin kitabında bunu istiyorum diye bağırdığımda.. &lt;br /&gt;bir şekilde oluyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;benim meşhur jane austen takıntım..&lt;br /&gt;onun yazı masası..&lt;br /&gt;ve masada duran hokkası&lt;br /&gt;.. &lt;br /&gt;evet onları istiyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tuhaf kadınım biliyorum..&lt;br /&gt;istenecek şey mi yok..&lt;br /&gt;tek taş iste..&lt;br /&gt;aşk iste..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yok ben .. merdivenli kitaplık..&lt;br /&gt;efenime söyleyeyim..&lt;br /&gt;jane austenin yazı hokkası..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;buldum..&lt;br /&gt;neyi..jane austenin hokkasını..&lt;br /&gt;öyle pat diye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-EIP_XpdADXs/TsJoQpnYeII/AAAAAAAABnw/ZKnhHyxA5vA/s1600/atalet%2Bjane.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 204px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-EIP_XpdADXs/TsJoQpnYeII/AAAAAAAABnw/ZKnhHyxA5vA/s320/atalet%2Bjane.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5675213115698477186" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gözlerime inanamadım.. öyle hızlı satın aldım ki..&lt;br /&gt;sanırım görme alma arasında geçen en kısa süre rekoru kırmış olabilirim.. =D..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-JQ-DiMhlhsA/TsJoQWChUuI/AAAAAAAABnk/Fm1lEpEikfA/s1600/ataletjane2.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 249px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-JQ-DiMhlhsA/TsJoQWChUuI/AAAAAAAABnk/Fm1lEpEikfA/s320/ataletjane2.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5675213110443594466" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hokka koleksiyonu yapıyorum gerçi..&lt;br /&gt;ama bunu bulabileceğimi düşünerek değil..&lt;br /&gt;önceleri sadece şeklini sevdiklerimi alıyordum.. baktım sayı arttı..&lt;br /&gt;hokkada seçici olmaya başladım..&lt;br /&gt;artık elimde olmayan modellerin peşindeyim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve sonra.. &lt;br /&gt;ay neyse..&lt;br /&gt;günün mutluluğu..&lt;br /&gt;budur..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-T4djTSut-3k/TsJoRibeGFI/AAAAAAAABn8/WlBuRmEcPls/s1600/yes%2Bit%2Bs%2B1a.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 265px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-T4djTSut-3k/TsJoRibeGFI/AAAAAAAABn8/WlBuRmEcPls/s320/yes%2Bit%2Bs%2B1a.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5675213130949335122" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve burası da bir hokkaya mutlu olan bir şaşkın kadının..&lt;br /&gt;bloğudur..&lt;br /&gt;okuyorum..&lt;br /&gt;yekta kopanın tam fanatiği oldum..&lt;br /&gt;ve minoya ağladım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sahi siz benim çocukluk aile içi adımın minoma olduğunu bilmezsiniz..&lt;br /&gt;bir babam.. bir de pöti fetinin en küçük oğlu bir de saime hanımın oğlu.. abim.. öyle seslenir gerçi..&lt;br /&gt;ama ben okurken minoyla bir özdeşleşeyim..&lt;br /&gt;bir özdeşleşeyim..&lt;br /&gt;diğer çocuğa ağlamamışken.. niyaziye bir ağlayayım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;başka napıyorum derseniz..&lt;br /&gt;birmilyonbeşyüzaltmışyedibuçuk karedir dağılan buduarı yeniden düzenlemeye uğraşıyorum..&lt;br /&gt;boyanacak ufak tefek başka şeyleri boyuyorum..&lt;br /&gt;e çok merak ediyorsanız.. şu yan taraftaki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ataletin buduar  hallerinden ulaşabilirsiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;.. dı oldu en sonunda oldu bim bam bom söyleyen ama rak haliyle hedbeng eşliğinde.. &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-4807937836298188982?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/4807937836298188982/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=4807937836298188982&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/4807937836298188982'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/4807937836298188982'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/11/oldu-en-sonunda-oldu.html' title='oldu en sonunda oldu...'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-JIhHVSM-g3A/TsJoR_pNj_I/AAAAAAAABoM/dHjiL79f-WU/s72-c/Jane%2BAusten%2Btable.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-3647603028415239765</id><published>2011-11-11T18:00:00.004+02:00</published><updated>2011-11-11T18:48:33.842+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='raftan rizotto'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='altı çizili satırlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadının nesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şarap açacağı kullanımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><title type='text'>bilemedim aslında ne yazısı ama hadi biz bayram yazısı diyelim...</title><content type='html'>arife günü de.. çalıştım tam gün..&lt;br /&gt;akşam geç saat kuaföre attım kendimi..&lt;br /&gt;çekirdek hanımın program yapası benim gidiş geliş saatleriyle kısıtlama getiresim..&lt;br /&gt;sonra onun kendince çözüm bulası..&lt;br /&gt;benimse tartışmayı arttırasım..&lt;br /&gt;kavgaşasım.. küsesim..&lt;br /&gt;hatta hele bi git bak gelince beni bulabiliyormusun noktasına kadar getiresim.. &lt;br /&gt;ordan  nasıl geri toplayacağımı şaşırasım tuttu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dürüstüm ben..&lt;br /&gt;dedim sonra..&lt;br /&gt;anlattım bir bir dinlediğince.. daha doğrusu okuduğunca.. zira tümünü esemes yoluyla yaptık..&lt;br /&gt;ben daha yirmiliğin evde olmamasına alışamamışım böyle özel günlerde..&lt;br /&gt;bir de seni bırakamam bi yere..&lt;br /&gt;ergenliğim tuttu.. ve tamam şimdi düzeldim..&lt;br /&gt;inan olsun baş parmaklarım büyüdü sandım.. &lt;br /&gt;götürdüm elcağızımla.. sonra gece  topladım elcağızımla..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;birinci gün..&lt;br /&gt;20liğim..&lt;br /&gt;kahvaltıya geldi..&lt;br /&gt;branç diyelim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ona özel sofra kurdum.. hiç sevmem kahvaltı sofrasını.. ama bu sefer sarayperverdi ruhum.. ayaklı servis tabakları pırıltılı süsler filan..&lt;br /&gt;içimin .. karışmasına engel olarak.. kafama gelen özlemli özlemsi duyguları ordan oraya sallayarak..&lt;br /&gt;krep yaptım.. kepekli .. yağsız tavada..&lt;br /&gt;yanına datça balı..armutlu ev reçeli.. kara dutundan.. balıkesir yörük zeytini datça zeytinyağı..&lt;br /&gt;sahi.. çağlarım bilirim yazardı böyle sofraları.. ve en diyetinden tüm peynirleri koydum..&lt;br /&gt;heps diyette olduğundan neredeyse el sürülmeden kaldırdım sonra bir de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra kitap okududum.. demek ve birinci günü kesmek istiyorum burada..&lt;br /&gt;oysa akşamı da oldu ama onu yazmayacağım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ikinci gün.. ev günü.. sayılır.. bir ara hastaneye gitmem vizit yapmam gerekse de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üçüncü gün..&lt;br /&gt;kendimi attım kuzeye..&lt;br /&gt;rumelinin feneri.. hisarı.. kalesi.. ve kavağı hepsini dolandım..&lt;br /&gt;dalga esintisi.. sesi .. tuzu kokusu.. martısı karabatağı kargası..&lt;br /&gt;yolu.. sarı bordo narçiçeği yaprağı.. sıra sıra ağaçları.. &lt;br /&gt;kahvesi hamsisi.. &lt;br /&gt;sohbeti kahkahası.. &lt;br /&gt;çok iyi geldi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;son gün.. sabah yine vizite gittim..&lt;br /&gt;ordan .. kıdemli yengeçle birlikte kabristana gittik..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizim bu ziyaretler biraz tuhaftır..absürd de denebilir..&lt;br /&gt;babası.. cemal beyle saime hanımın  karşı komşusudur.. yani biz öyle deriz..&lt;br /&gt;güzergah öyle olduğundan ..&lt;br /&gt;önce babasına gittik..&lt;br /&gt;hastaneden çıkarken.. galoş.. eldiven almıştım  yanıma..&lt;br /&gt;evden de yanımda kocaman bir torba lale soğanı ile lale ekme kaşığı ve aleti.. getirmiştim..&lt;br /&gt;önce kargamın .. kıdemlinin babasına lale soğanları ektim..&lt;br /&gt;karga o arada.. diğer komşuları dolaştı.. &lt;br /&gt;ben de hem diktim hem de sohbet ettim..&lt;br /&gt;elimden geldiği kadar.. &lt;br /&gt;becerebildiğim kadar dedim. &lt;br /&gt;y.. amcacığım.. senin koyduğun yerden ben sahiplendim kızını..&lt;br /&gt;tam o anda döndü karga..&lt;br /&gt;var mı bi diyeceğim bizimkilere dedik.. ayrıldık ordan..&lt;br /&gt;bir u dönüş yaptı yol.. bizi götürdü ..&lt;br /&gt;saime hanımla cemal beye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çoktu lale soğanı..&lt;br /&gt;epeyce sürdü..&lt;br /&gt;dikmem..&lt;br /&gt;o ara anlattım hep..&lt;br /&gt;çekirdeği .. yirmiliği..&lt;br /&gt;arada  dedikodu yaptım.. sohbet ettim.. bir ona bir diğerine laf attım..&lt;br /&gt;sağlıklarındaki gibi.. &lt;br /&gt;sarı saçlarımı beğenip beğenmediğini sordum..saime hanıma..&lt;br /&gt;bu kez gül dikeni aracılığı ile iletişim kurmadığına göre beğenmiş olsa gerek diye karar verdim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saime hanımla cemal beyin.. &lt;br /&gt;emekli öğretmen..&lt;br /&gt;emekli albay.. yazan taşları yanyana..&lt;br /&gt;sadecik..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;onların bir yere girerken.. &lt;br /&gt;nasıl saime hanımın hafifçe önde ve biraz yanda durduğu geliyor gözümün önüne..&lt;br /&gt;iskambil kağıdı gibi..&lt;br /&gt;kiremit gibi..&lt;br /&gt;biraz örtüşerek yürüyüşleri.. duruşları..&lt;br /&gt;hep saime hanımın gözlerindeki ışıltılar geliyor sonra..&lt;br /&gt;ve hep bir ayağının hafifçe diğerinin önünde duruşu..&lt;br /&gt;asimetrik simetri.. çift olma hali..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama orada gözlerim dolsa da ben asla ağlayamıyorum..&lt;br /&gt;çünkü yan komşuları pek genç.. &lt;br /&gt;şehitlik .. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu sene iki yeni kabir vardı.. &lt;br /&gt;çiçeklerle donatılmış.. &lt;br /&gt;henüz yapılmamış..&lt;br /&gt;ayak uçlarında bankta oturan  sessiz sevenleri.. omuzları çökük..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir başkasında bir kabir yazısı vardı.. &lt;br /&gt;" bahtsız baban " diye biten..&lt;br /&gt;bak işte onu görünce engelleyemedim dolmasını gözlerimin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bayraklarla donanmış.. &lt;br /&gt;bir dizi.. genç insan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben o komşuların yanında..&lt;br /&gt;üzülüp ağlayamıyorum kendi kaybıma..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;lalelerin sarı çıkmamasına dua edip ayrıldık ordan..&lt;br /&gt;tam arabayı çalıştırdım..&lt;br /&gt;sacayağımız aradı..&lt;br /&gt;he dedim.. çekirdekten öğrendiğim gibi..&lt;br /&gt;lale ekiyoduk da şimdi bitti işimiz..&lt;br /&gt;bahçede çalıştığımı sandı.. sesimin hafifliğinden..&lt;br /&gt;anneme dedim anneme diktik.. laleleri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şaşırdı bi an.. onun daha yaradan ömür versin anne baba kaybı yok.. &lt;br /&gt;anlayamıyor bizi.. ciddiyetsiz buluyor biraz..&lt;br /&gt;belki başkaları da..&lt;br /&gt;ama bu benim ve karganın..&lt;br /&gt;sevdiklerimizle iletişim kurma halimiz..&lt;br /&gt;acımızı göstermeden..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sözleştik kavilleştik..&lt;br /&gt;yemeğe gittik..&lt;br /&gt;birimiz.. salata.. &lt;br /&gt;birimiz et &lt;br /&gt;diğerimiz ispanyol pilavı balıklı deniz ürünlü istedi..&lt;br /&gt;birimiz su.. diğerimiz.. kırmızı şarap.. üçüncümüz ise..&lt;br /&gt;yeşil çay istedi.. yemeğinin yanında..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;karışımız biz.. &lt;br /&gt;bazen yaşamının karmaşasını paylaşan..&lt;br /&gt;belki o yüzden renkli sohbetimiz.. &lt;br /&gt;her şeyden.. ker konudan..&lt;br /&gt;zıp zıp..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;likör tadımı yapalım dedik .. günün sonunda..&lt;br /&gt;şimdilik.. kahveliyle vanilyalı başabaş gidiyor..&lt;br /&gt;her birisinin kendi beğeneni ayrı..&lt;br /&gt;kızılcığı hala hazırlamadım.. gecikiyorum..&lt;br /&gt;dağılacak sonunda o olacak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra işte..&lt;br /&gt;onkasımdı..&lt;br /&gt;içimde bir tuhaf duygu..&lt;br /&gt;keşke bütün lale soğanlarını dikmeseydim de &lt;br /&gt;atamın da kabrine saklasaydım birazını diye.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tuhafım biliyorum..&lt;br /&gt;kitap okurken ağlar..&lt;br /&gt;kabir gezerken gülerim..sevdiklerimi içimde aynı yere koyarım..&lt;br /&gt;ataymış anaymış farketmez..&lt;br /&gt;orada kocaman şık ayaklı üzeri kabartmalı ağır bir kap var.. hepsi içinde sevgilerimin ve sevdiklerimin..&lt;br /&gt;şimdide ve geçmişte..&lt;br /&gt;ayrı gayrı yapamam aralarında..&lt;br /&gt;hak geçiremem..&lt;br /&gt;üzerler beni bazen.. yaşadıkları yaşattıklarıyla ya da ölerek üzerler..&lt;br /&gt;ama onlara üzüntümü hiç belli etmeye kıyamam..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iki şey bana hüzün verir.. saklayamam..&lt;br /&gt;genç ölümler..&lt;br /&gt;ve on kasımlar..&lt;br /&gt;**********&lt;br /&gt;kitabım.. psikopattı son üç gündür..&lt;br /&gt;kalın bir kitap..&lt;br /&gt;mükreminin dediği gibi..&lt;br /&gt;gerilim.. ama analitik psikolojik gerilim.. &lt;br /&gt;tavsiye ederim &lt;br /&gt;insan psikolojisi ile ilgili güzel bir kitap olmuş.. sağ yanda listede var tıklayınca gidersiniz kitaba..&lt;br /&gt;bir insanın.. &lt;br /&gt;doğru uyarımlarlar nasıl tip kişilik tarz değiştirebileceğinin iyi bir anlatımı..&lt;br /&gt;ama yine de sınırını kendisi çizebileceğinin de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en iyi cümle bence..&lt;br /&gt;"ben o zamanki ben değilim artık.. aynı.. yarından sonra da bu şimdiki ben olmayacağım gibi.. " alıntılamadım... aklımda kaldığınca yazdım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;değişim kaçınılmazdır hem..&lt;br /&gt;ama hangi yana olmasını isteyenler olabileceği gibi..&lt;br /&gt;kendi değişimimizin yolunu da kendimiz çizebiliriz bir yere kadar..&lt;br /&gt;diye düşünüyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yani..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt; dı başını şüpheyle sallayan.. &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-3647603028415239765?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/3647603028415239765/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=3647603028415239765&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/3647603028415239765'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/3647603028415239765'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/11/bilemedim-aslnda-ne-yazs-ama-hadi-biz.html' title='bilemedim aslında ne yazısı ama hadi biz bayram yazısı diyelim...'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-3972128917839271579</id><published>2011-11-07T22:23:00.006+02:00</published><updated>2011-11-07T23:15:06.278+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='altı çizili sayfalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='elma çekirdeği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><title type='text'>elma bahçesi ve elma çekirdekleri..</title><content type='html'>ağustos sonu gibi olgunlaşır elmalar..eylül onbeş gibi toplardı cemal bey.. on günde yavaş yavaş iki ağaç elmanın benden kurtulabilen meyvelerini.. ince pelür kağıtlarına sarar geniş bir sandığa koyardı.. bahçe odasında dururdu.. sandık..&lt;br /&gt;kışın yenmek üzere..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;haziranda minicik meyveler..&lt;br /&gt;aynı tondaki yeşil yapraklar arasında..saklanırdı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;onbeşimdeydim.. &lt;br /&gt;ağacın altında çimende uzanır..&lt;br /&gt;kitap okurdum.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir kol boyu uzağımda .. elmalar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dayanamaz temmuzdan başlardım .. ekşi filan demeden tırtıklamaya..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tam avucumun içine oturan bir elmayı kendi etrafında döndürüp.. &lt;br /&gt;dalı yaprağı incitmeden koparırdım.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;önce ortasından bir ısırık..&lt;br /&gt;dişlerim kabuğu deldiği anda..&lt;br /&gt;o limonsu koku.. &lt;br /&gt;o ekşimsi tad.. &lt;br /&gt;o serinlik yayılırdı damağıma..&lt;br /&gt;çevire çevire mükemmel bir daire halinde orta bölümün tümünü yediğimde..&lt;br /&gt;önce çiçek tarafına ufak ısırıklar.. &lt;br /&gt;sonra sap tarafına..&lt;br /&gt;sonunda sadece tohumların olduğu orta kısımla.. &lt;br /&gt;sapı kalırdı elimde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;elmayı sadece ben böyle yiyorum sanırdım..&lt;br /&gt;etrafımdaki herkes .. kum saati gibi bir koçan oluştururdu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dün &lt;a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=589203"&gt;elma çekirdeği&lt;/a&gt;'ni okudum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bayramın ilk günüydü.. erken uyandım..&lt;br /&gt;çok erken..&lt;br /&gt;kitabım kahvem sessizlik..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cemal beyin bahçesine gittim.. kitabın sayfaları arasından..&lt;br /&gt;kendi onbeş yaşlarıma..&lt;br /&gt;meğer elmayı farklı farklı yiyenler varmış..&lt;br /&gt;meğer benim gibi elma yiyen de olurmuş..&lt;br /&gt;elma yemenin faklı biçimleri iki sayfa anlatılabilirmiş.. istanbuldan ben .. almanyadan katerinanın yazdığı kitabın sayfaları arasında kendini babasının bahçesini bulurmuş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;elmalı kıbrıs keki yapardım..&lt;br /&gt;3 yumurta bir bardak şeker.. birkaç elma küp küp doğranmış..&lt;br /&gt;ceviz iri doğranmış.. tarçın.. bol bol.. un.. aldığı kadar.. genelde bu birbuçuk bardak kadar eder.. yarım limon suyu .. içine bir tatlı kaşığı kabartma tozu..&lt;br /&gt;birden köpürmeye başlayan bu limonlu kabartma tozunu..&lt;br /&gt;kek karışımına tahta kaşıkla kaldıra kaldıra karıştırıp pişirirdim 180 derece fırında en az kırk dakika..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir elmanın kabuğunu kurdele gibi soyar..&lt;br /&gt;kabuğu demlediği çayın demliğine koyardı saime hanım..&lt;br /&gt;elma kokulu demli çayla elmalı kıbrıs keki keyfi yapardık bahçede..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yeşil elma kabuklarını bir kavanoza toplardı saime hanım.. &lt;br /&gt;üzerine azıcık su katardı..&lt;br /&gt;kapağına kapatır .. kuytu bir yere koyardı..&lt;br /&gt;iki üç hafta sonra..&lt;br /&gt;yumuşacık bir sirke oluşurdu..&lt;br /&gt;meyve kokulu az ekşi bir sirke..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra..&lt;br /&gt;hafızadan bahsetti bana kitap..&lt;br /&gt;"hafıza eğer her şeyi tam da olduğu gibi kaydetseydi.. &lt;br /&gt;hayat yaşamaya değmezdi" demiş bir yazar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;güzel demiş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iki şeye güven olmaz..&lt;br /&gt;biri hafıza..&lt;br /&gt;diğeri.. plan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kim bilir belki de bu kadar güzel değildi..&lt;br /&gt;cemal beyin bahçesi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama hafızamda tam da olması gerektiği gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;senekanın dediği daha mı akla yatkın ki..&lt;br /&gt;yaşamaya zor tahammül ettiğimiz zamanları bile hatırlamak keyif verir....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;********&lt;br /&gt;iyi bayramlar herkese.. keyifleriniz olsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-3972128917839271579?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/3972128917839271579/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=3972128917839271579&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/3972128917839271579'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/3972128917839271579'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/11/elma-bahcesi-ve-elma-cekirdekleri.html' title='elma bahçesi ve elma çekirdekleri..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-6377737845902490948</id><published>2011-11-03T09:32:00.003+02:00</published><updated>2011-11-03T10:09:12.560+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='altı çizili satırlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uçan balon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bu da burda dursun..'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><title type='text'>adaşım eski şeyler ve iyi ki otomatik kayıt varmış hakkında</title><content type='html'>aslına dün bunu yazmak istedim..&lt;br /&gt;gretel niyetine..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir zamanlar bir dergide okuduğum..&lt;br /&gt;yazarlar ve çalışma odaları..&lt;br /&gt;tomris uyar.. modada.. camları açınca yaşam seslerinin içeri dolduğu..&lt;br /&gt;kanapesinde bazen bir dostla kahveyi kurabiyeyi paylaştığı ama sadece yazma amaçlı bir ufak daire odayı anlatmıştı..&lt;br /&gt;iki satırbişeydi..&lt;br /&gt;deri kanape bir koltuk kocaman masa kitaplık...&lt;br /&gt;kahvedenlik.. odaya yayılan kahve kokusu..&lt;br /&gt;ince porselen beş benzemez fincanlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gözümün önüne bir oda gelmişti..&lt;br /&gt;doğru yanlış bilemeden..&lt;br /&gt;hayal oda..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte şurda da.. yeni bir proje başlatmışlar..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://calismaodam.ntvmsnbc.com/pinar-kur/"&gt;pınar kürün odasına&lt;/a&gt; bayıldım..&lt;br /&gt;bu kez hayal etmem gerekmedi..&lt;br /&gt;ama etseydim de bu olurdu sanıyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sol duvarda kitaplık.. bir yumuş koltuk ve puf.. okuma köşesi..&lt;br /&gt;karşı duvarda bir kitaplık önünde bir yuvarlak masa üzerinde daktilo..&lt;br /&gt;cama arkası dönük..&lt;br /&gt;bir çalışma masası..&lt;br /&gt;yeterince geniş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne için yeterince.. &lt;br /&gt;pi-si ve not kağıtları ve elini sürünce onu mutlu edecek nesnelerle.. fotoğraflarla..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tam da kadınların eşyalara yükledikleri anlam ve gözleriyle nesne okşayabilirliklerinden dem vuracakken..&lt;br /&gt;vişne bahçesi oyunundaki uşak geldi aklıma..&lt;br /&gt;gölzeriyle sevişi evi.. ve o okşadığı duvarlardan çıkıp gitmek istediğinde..&lt;br /&gt;çıkamayışı..&lt;br /&gt;unutulmuş olması konusuna girmeyelim..&lt;br /&gt;onun sevdiği nesnelerin içine hapsoluşuna da..&lt;br /&gt;ama o sahne geldi gözümün önüne..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;demek kadınlara özgü değil bu..&lt;br /&gt;ama xyler bunu gizli yapıyorlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bazı nesneleri tanıtıyor adaşım yazar..,&lt;br /&gt;bu dedemden diyor..&lt;br /&gt;bu lise dönemimden diyor..&lt;br /&gt;bu taaaa... şu zamandan..&lt;br /&gt;daktilom sekiz kitabımın doğumunda vardı diyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;artık bakımı bile verilemiyor..&lt;br /&gt;artık şerit bulamıyorum..&lt;br /&gt;artık uzun saman kağıdı bulamıyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;son saman kağıtları nerede acaba..&lt;br /&gt;hiç örnek saklamışlar mıdır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;son şeritle ne yazılmış olabilir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;son kodakrom gibi onu da anısallaştırmış olsalar keşke..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yeni birşeyin girmesine karşı değilim yaşama..&lt;br /&gt;hele de daha kolay yaşamamızı iletişmemizi sağlıyorsa..&lt;br /&gt;ama diğeri de dursun istiyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sarı defterler gibi..&lt;br /&gt;arkasını yalayıp yapıştırdığımız kırmızı mavi kenarlı etiketler gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daktiloda yazarken her tuşlardan çıkan sesin sözcüklerine eşlik etmesine alıştığını söyledi adaşım yazar..&lt;br /&gt;eş zamanlı .. bilgisayara yüklenen böyle bir program vardı .. diye düşündüm..&lt;br /&gt;sonra sağ işaret parmağını sağ yandaki düğmeye taktı.. ve başa aldı döner bölümü..&lt;br /&gt;bu ses de dedi..&lt;br /&gt;tamamlanmışlık başarmışlık duygusu verirdi..&lt;br /&gt;bir satır daha yazdım diye..&lt;br /&gt;işte bunu yapabileceklerini.. bu duyguyu verebileceklerini sanmam..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bilgisayarlı zamanların yazarları..&lt;br /&gt;başka birşey koymuşlardır bu hareketin yerine eminim..&lt;br /&gt;ama anlatmıyorlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;onu da belki ancak bilgisayar da hayatımızdan azalarak çıkarsa öğreneceğiz..&lt;br /&gt;epey daktilo kullanmışlığım var benim de..&lt;br /&gt;asistanlığım boyunca..&lt;br /&gt;az çeviri az seminer az tez yazmadım..&lt;br /&gt;hocamız bir hata bulduğu anda geri verip düzelt getir derdi...&lt;br /&gt;hani sonuna kadar okuyup.. bütün hata olarak gördüklerini işaretlemezdi..&lt;br /&gt;onu düzeltince.. &lt;br /&gt;bir başkasını bulurdu hemen..&lt;br /&gt;sayfa kayardı.. &lt;br /&gt;tüm yazı her seferinde yeniden yazılırdı..&lt;br /&gt;epey yazmışlığım vardır demem o yüzden..servisin ortasıda bir kocaman.. parmak kıran.. &lt;br /&gt;asistan odasında bir kocaman parmak kıran..&lt;br /&gt;evde de bir küçük olivetti.. zarif ince hafif.. &lt;br /&gt;kucak daktilosu =D..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kimbilir bigün de birisi daktilo günleri diye bir film yapar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bilgisayarda yazarken.. yanıbaşında bir notluk /klipbord/ bunun türkçe adını bilmiyorum mandallı kağıtlık mıdır..&lt;br /&gt;işte ondan var.. adaşım yazarımın..&lt;br /&gt;bir bölümü yazarken aklına iyi birşey gelip de hemen kullanmayacaksa.. ona not alıyormuş..&lt;br /&gt;ta.. liseden dedi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra ..&lt;br /&gt;ay nolucak şekerim bunlar biriktir biriktir..&lt;br /&gt;aa bu da gitmiş.. at at at..&lt;br /&gt;atalet hanığm.. aslında bu eski dolapları atsanız da..&lt;br /&gt;koçtaşbavhauzaykiada var üç kuruşa onlardan alsanız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;e ama o alacağım şey..&lt;br /&gt;elimi üzerine koyduğumda..&lt;br /&gt;bana.. çekirdeğin iki yaşındaki karagözlü lüle saçlı pembe yanaklı fışırfışır konuşan halini..&lt;br /&gt;içine oyuncakları koymak için tasarlayışımı.. istediğim ölçülerde bişey bulamayınca..marangoza yaptırışımı.. &lt;br /&gt;eve gelip onu yerleştirdiğimiz gün çekirdeğin keyfini..&lt;br /&gt;kapakları açınca bebek evi olan oyuncak dolabının karşısında parlayan o kara gözleri.. &lt;br /&gt;dolabın  ve benim sonraki hayatımızı..  &lt;br /&gt;önce ergen şifoniyerine.. &lt;br /&gt;en son da.. bahçe aletleri dolabına dönüştüğü o yıllardan kalma bir sürü anıyı fısıldayacak mı bakalım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayır..&lt;br /&gt;peki o dolap olmasa..&lt;br /&gt;ben unutacak mıyım..&lt;br /&gt;hayır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama beni.. elim gözüm takılınca.. &lt;br /&gt;işimin arasında..&lt;br /&gt;kavganın ortasında..&lt;br /&gt;yemek telaşı arasında..&lt;br /&gt;aniden bir zaman yolculuğuna çıkaran bir şeyden yoksun olacağım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;rasgele zaman yolculukları makinesi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir dostum..&lt;br /&gt;ortak bir tanıdığımızın&lt;br /&gt;"ben bugünü bile düşünmem.. değil dünü.. &lt;br /&gt;bugünü yaşarım .. aynı anda yarını planlarım" dediğinden ve bunu pek yadırgadığımdan bahsettiğimde..&lt;br /&gt;bana.. şaşılacak birşey yok .. geçmişini sevmeyen .. geçmişi anımsamak istemez demişti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;belki öyledir belki de değildir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nostalcia izn't glam..&lt;br /&gt;bunu biliyorum..&lt;br /&gt;ama kapanan devirlerin törenle anılması.. son kodakrom son gaktilo şeridi.. &lt;br /&gt;ve o devirdere.. kendi devirlerimize ait nesneleri seviyorum..&lt;br /&gt;beni yumuşarıyorlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aa bu da gitmiş demeden önce..&lt;br /&gt;yumuşatıcının yararlarından faydalanmak gerek..&lt;br /&gt;diye düşünüyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-6377737845902490948?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/6377737845902490948/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=6377737845902490948&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/6377737845902490948'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/6377737845902490948'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/11/adasm-eski-seyler-ve-iyi-ki-otomatik.html' title='adaşım eski şeyler ve iyi ki otomatik kayıt varmış hakkında'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-5334426031063477730</id><published>2011-11-02T16:15:00.004+02:00</published><updated>2011-11-02T17:38:30.601+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='altı çizili satırlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atalet bildiriyor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şarap açacağı kullanımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şifoniyerin gizli çekmecesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çamaşır çekmecesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><title type='text'>zaman kayıt karışıklık ve likörler hakkında..</title><content type='html'>neler yaptım..&lt;br /&gt;likörümü tattım geçen cumartesi..&lt;br /&gt;tam üç hafta doldu..&lt;br /&gt;ve ben de pazar günü..&lt;br /&gt;dostlar eşliğinde ikisini tattım..&lt;br /&gt;biri kahveli vanilyalı..&lt;br /&gt;diğeri.. sadece vanilyalı..&lt;br /&gt;birinde.. şeker doğrudan alkolde erimişti..&lt;br /&gt;diğerinde şeker şerbeti pişirilip votkaya katılmıştı..&lt;br /&gt;korkum..&lt;br /&gt;kahveli olanın..&lt;br /&gt;bayat kahve kokabilmesi ihtimali idi..&lt;br /&gt;olmadı öyle birşey..&lt;br /&gt;muhteşem kahve kokusu..&lt;br /&gt;yutunca genizde kalan bir vanilya kokusu.. ve ısı..&lt;br /&gt;tatlıydı tabii..&lt;br /&gt;ama ben tatlı severim biraz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ikincisi vanilyalı olan..&lt;br /&gt;cennet.. dedim içince..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;burdan bir ders çıkardım sonra..&lt;br /&gt;bu derslerden birini daha önce de söylemiştim..&lt;br /&gt;bir dostun deyişi..&lt;br /&gt;"dijital.. sanat olmasın "..&lt;br /&gt;ikincisi benim söylemimdir..&lt;br /&gt;"patrisia rak şarkıları duşta söylesin.. bize şanson söylesin.." di..&lt;br /&gt;üçüncüsü de geldi likör vesilesiyle..&lt;br /&gt;"votkaya su katılmasın"..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu hafta.. kızılcık likörünün üçüncü haftası.. bayrama yetişecek kızılcık likörüm de..&lt;br /&gt;=)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sırada.. portakallı kahveli olan var .. ama kokulu portakallar çıkmalı önce..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ulusal hüzün haftasını böyle likörle kapadık..&lt;br /&gt;ekimle beraber..&lt;br /&gt;o arada..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://selgingb.wordpress.com/2011/10/22/yesil-elmali-patates-puresi/"&gt;şu tarifi&lt;/a&gt; okumuş ve pek meraklanmıştım hatta..&lt;br /&gt;mönümü de belirlemiştim..&lt;br /&gt;ben bunlardan hep yaparım çok yaparım ama bu kez.. gerçekleştirdim de..&lt;br /&gt;hem de evde kimse olmamasına rağmen kendim için..&lt;br /&gt;yaptım.. tattım keyiflendim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-WtwKw45uSWI/TrFfv6ImRvI/AAAAAAAABnM/6_YXsziMgN0/s1600/SDC14151a.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 256px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-WtwKw45uSWI/TrFfv6ImRvI/AAAAAAAABnM/6_YXsziMgN0/s320/SDC14151a.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5670418682499974898" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;kendi kendine ne kadar anı tazelenirse.. o kadar..&lt;br /&gt;arada vay be diyerek..&lt;br /&gt;ingiltere ve fiş en çips günlerimi andım.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;örmeye başladım..&lt;br /&gt;bu kez.. ön hazırlıkla vakit kaybetmemeli dedim..&lt;br /&gt;orta karar ilmek attım..&lt;br /&gt;bir yün bere için..&lt;br /&gt;örmeye başladım başlayalı hiç bu kadar başarısız birşey yapmamıştım..&lt;br /&gt;yarısında söktüm..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.garnstudio.com/lang/en/kategori_oversikt.php"&gt;bu kez tarifimi &lt;/a&gt;buldum.. bak o adrese tıklarsan bir bedavadan binlerce örgü tarifi sitesine düşersin ki.. bayılırsın ey  okurun örgü seveni... =D..&lt;br /&gt;ama bu kez de pek sıkı oldu lastik kısmı.. çocuk şapkası gibi oldu..&lt;br /&gt;lekeye giydirsem olacak.. =)..he dersen ki nasıl hem önerir hem de sonucu beğenmediğini söylersin.. tarifte değil kabahat bende.. ruhsuz yapmıştım.. ruhsuz oldu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra.. buduarın yatakayakucupufu bölümünü hallettim..&lt;br /&gt;hayır hazeranlı bankı beyaza boyamadım.. o biraz büyük geldi.. alt odaya..&lt;br /&gt;her etrafından dolaşmada bir parmak hallettim ve sonunda bahçeye konuşlandı..&lt;br /&gt;bahçe bankı olacak. su almayan yerinde duracak bahçenin..ayakucupufu işgörür oldu ama daha o da ruhlanamadı .. eklenecek buduar dekoruna..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi düzenli bir buduar var .. çalışmaya başlayabilirim rahatça.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ara ara söylerim zaten..&lt;br /&gt;pasaklıyımdır..pis değilimdir ama pasaklıyımdır..&lt;br /&gt;hep köşe köşe yeniden kurtarmam gerekir..&lt;br /&gt;sehpaların üzerini.. çekmecelerin dibini..&lt;br /&gt;dosyaları ve kitaplığı ve..&lt;br /&gt;yaşamımı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hep söylerim..&lt;br /&gt;bir işi yapmak için ya da bir hobiyi..&lt;br /&gt;önce nasıl yapılacağını öğrenmek ya da..&lt;br /&gt;malzemeleri nelermiş bende var mıymış diye bakınırken o konuyu unutur dağılıveririm&lt;br /&gt;prokrastineyşıncıyımdır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;he bir de kıskanç ve fırsatçılar ve başka dağınıklar ve patronaj meraklıları olunca etrafımda yaşamımda..&lt;br /&gt;iyice karmakarışık oluveriyorum..evde ve işte..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;alt kat odayı yapmaya başladığımda pek güzel kutu kutulanmakta idim hatta bunun için kutular satın aldım görsel düzen amacıyla..&lt;br /&gt;mukavva ham kağıt renginde ..&lt;br /&gt;ayrırarak gidiyordum..&lt;br /&gt;atılacak verilecek saklanacak kullanılacak ve bunlar da türe göre..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;derken çekirdek hanımın buduarının dekoru giriverdi devreye.. ona aldığımız kitaplık amacını aşmış bulundu..&lt;br /&gt;o da alt kata indi.. &lt;br /&gt;alt kattan bir kitaplık yaşam alanındaki kitaplığa eklendi.. &lt;br /&gt;yine yeniden kutular ve raflar yer değiştirdi..&lt;br /&gt;ve ben hangi kutuya ne koydum unuttum..&lt;br /&gt;kitaplığın arkasındaki duvara asılmış olan kimi resimler gravürler çıkarılmak zorunda kaldı ve .. duvarda bazı kimi çiviler onları sökünce delikler.. gedikler.. kalıverdi..&lt;br /&gt;olsun epeyce kolaylanmış durumda heryer yine de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hem çekirdeğin odasından artan bir rulo kağıt var onu da kullanasım var.. hem.. &lt;br /&gt;bir de traverten rengi azcık boyam var.. onu da kullanasım var.. &lt;br /&gt;hatta bir de duvar kağıdı beğenmiştim bi zaman.. onu da taklid edesim var.. =)..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yılbaşı gelmeden bir karar listesi hazırlamak istiyorum kendime..bu kez..&lt;br /&gt;zira sonra bakıt list yapacağım..&lt;br /&gt;yapmak istediğim elli şey değil belki ama..&lt;br /&gt;var birkaç isteğim..&lt;br /&gt;o yüzden yine yeniden yapılacaklar listesi..&lt;br /&gt;*az kaldı zaten ata ata..&lt;br /&gt;ama elişi.. eski yaprak defter kuştüyü ıvır zıvırı kullanarak yapılacakları yap..&lt;br /&gt;fazlalıkları at.. ver dağıt..&lt;br /&gt;*20liğin çocukluğundan beri çizdiği karakalemleri&lt;br /&gt;skenırdan geçir.. ve bir dosya yap..&lt;br /&gt;çekirdeğin de..&lt;br /&gt;asıllarını da EBOB/ EKOKlarını hesaplayıp aynı renk aynı boy kartonlara yapıştırıp.. spirallettir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;acendanı yenile..&lt;br /&gt;hatta kendin üret..&lt;br /&gt;tarihli sayfaların arasına notlar yazabileceğin basit bir şey olsun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aile albümlerini ayır..&lt;br /&gt;cemal bey bana ve abime yapmıştı..&lt;br /&gt;ikisi aynı başlayan iki ayrı albüm..&lt;br /&gt;başta kendi nişan düğün fotoları sonra oğulları sonra ben.. o noktadan sonra benim albüm benim resimlerle devam ettirilmişti.. yaklaşık lise yıllarıma kadar.. süren bir albüm.. sonra zaten kendim devam ettim ama çocukluğum ve ailem babam sayesinde pek güzel saklanmış oldu.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte öyle iki albüm çocuks'a hazırla.. hatta aralara o fotoğralarla ilgili anılarını yazabilirsin.. ne olsa seninki hafıza değil kara kitap..&lt;br /&gt;yeterince kare kaybedildi her pisi çökmesinde.. çekirdek talanında..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gezdiğin yerlerin anı kitap defter notlarını düzene koy..&lt;br /&gt;ki.. bundan sonrası için.. daha düzgün olsun.. istediğin gibi olsun yazacakların..&lt;br /&gt;topla artık şu öyküleri beş benzemez şeyleri.. &lt;br /&gt;benzerlerine böl.. sözcüklerle çarp artık..&lt;br /&gt;şu arkadaşınla yazmaya başladığın öyküanıfotoğraf.. çalışmasını bitir artık..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir amele defterine gereksinimin var..&lt;br /&gt;okuduklarından aldığın notlar.. &lt;br /&gt;filmlerden diyaloglar..&lt;br /&gt;sokaktan masalardan .. insanlardan  konuşmalar..&lt;br /&gt;suya atılan taşlar misali halkaları not edebileceğin bir bölümü olsun ve yapılacaklarını ve alınacaklarını ve herşeyini alabilsin içine ama küçük olsun ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çünkü "yaşanmışlıkları değiştiremeyiz.. ama .. doğru düzgün yaşayıp doğru düzgün kayıt altında tutabiliriz..&lt;br /&gt;**********&lt;br /&gt;praeterita mutare non possumus/ cicero...&lt;br /&gt;**********&lt;br /&gt;ben olsam &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=UaY7TwMBHuc&amp;feature=related"&gt;şu yumuşacık şarkıyı açardım &lt;/a&gt;.. dinlerdim bunu okurken..&lt;br /&gt;**********&lt;br /&gt;şu yan tarafa mı eklesem yapılacaklar listesini.. ama burada değil de.. buduar sayfasına mı.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-5334426031063477730?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/5334426031063477730/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=5334426031063477730&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/5334426031063477730'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/5334426031063477730'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/11/zaman-kayt-karsklk-ve-likorler-hakknda.html' title='zaman kayıt karışıklık ve likörler hakkında..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-WtwKw45uSWI/TrFfv6ImRvI/AAAAAAAABnM/6_YXsziMgN0/s72-c/SDC14151a.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-4787595465145240500</id><published>2011-10-31T08:22:00.004+02:00</published><updated>2011-10-31T12:55:34.578+02:00</updated><title type='text'>neyşınıldan kadına şaraba ve farklara dair..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-uHfBHYfoRbw/Tq4_MWVMjRI/AAAAAAAABnA/YVvN7Yvb3w0/s1600/vineformeox3.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 256px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-uHfBHYfoRbw/Tq4_MWVMjRI/AAAAAAAABnA/YVvN7Yvb3w0/s320/vineformeox3.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5669538462291496210" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;bi program var neyşınal ceografikte..&lt;br /&gt;üç genç adam şarap dünyası.. daha ne olasun..&lt;br /&gt;düzenli değil ama fikir sahibi olacak kadar izledim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her biri farklı bağlarda..&lt;br /&gt;her biri.. farklı bölümlerinde uzman şarap yapma işinde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu sabah çekirdek .. ki artık bayağı ince dal oldu..&lt;br /&gt;okula gittikten sonra..&lt;br /&gt;yakaladığım böümde ilginç bir şey yakaladım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kadın şarap üreticisi.. diye özel bir ödül veriyorlarmış.. güney afrikada..&lt;br /&gt;güney afrika şarapları konusunda daha seksenlerin sonunda bir fikrim vardı..&lt;br /&gt;o zamanlar fransız ve kaliforniya şaraplarına kafa tutup bütün ödülleri topladığını öğrenmiştim..&lt;br /&gt;meslek hayatı güney afrikada geçmiş olan bir doktor kadından..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yok bu sefer uzatmayacağım..&lt;br /&gt;en iyi kadın şarap üreticisi ödülünü kazanan &lt;br /&gt;ve yaşam boyu en iyi kadın şarap üreticisi ile görüştüler bu üç delikanlı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ikinciyi görmeye giderlerken çok heyecanlıydılar..&lt;br /&gt;kadının bir söylediği de.. beni heyecanlandırdı..&lt;br /&gt;dedi ki..&lt;br /&gt;benim yaşımda insan kendi geleceğinden söz edemez..&lt;br /&gt;ben seksen yaşındayım..&lt;br /&gt;ama başkaları için gelecek yaratabilir.. gelecekleri için esin verebilirim.. dedi..&lt;br /&gt;ha bir de genç kalmak için iyi şarap içmek gerek dedi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ödül sahibi kadın siyah bir güney afrikalı ve genç..&lt;br /&gt;o da dedi ki..&lt;br /&gt;ilk zamanlarımdaı ve bir atölye çalışmasına yazılmıştım..&lt;br /&gt;atölyeye geldim ve arkadaşıma gidelim burdan dedim..&lt;br /&gt;içerde sadece beyazlar vardı..&lt;br /&gt;sadece beyazlar ve erkekler..&lt;br /&gt;ve hollanda dili konuşuluyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arkadaşım.. eğer şarap işinde kalacaksan..&lt;br /&gt;içinde yaşayacağın ortam bu dedi..&lt;br /&gt;şimdi kalırsın ya da gidersen şarap dünyasından gidersin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kalmış..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra kadın şarap üreticilerinin şarapları ve kendi ürettikleri şarapları aldılar ve..&lt;br /&gt;bir şarap tadım gününe gittiler..&lt;br /&gt;gözlerini bağlatıp bazı ziyaretçilere..&lt;br /&gt;şarap tattırdılar..&lt;br /&gt;hangisinin kadın hangisinin erkek üreticinin ürünü olduğunu sordular..&lt;br /&gt;insanlar bilemedi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir kaç kez tekrarladılar bunu..&lt;br /&gt;bir kaç farklı kadın üreticinin şarabını denediler..&lt;br /&gt;ki bunlardan biri de..&lt;br /&gt;şarabını verirken..&lt;br /&gt;pek bir fark bulacaklarını sanmam..&lt;br /&gt;dedi..&lt;br /&gt;ben farklı olmak için birşey yapmıyorum..&lt;br /&gt;iyi olsun diye yapıyorum.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de pinotaj üreticisinden ek..&lt;br /&gt;bir balık sosu..&lt;br /&gt;ızgara palamutun üzerine.. yarı yarıya pinotaj ve zeytinyağı içine de yarım limon.. çalkala ızgara üzerindeki balığa bol bol dök..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;denemelik..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve programın sonu..&lt;br /&gt;bu hafta sonu.. bir çok ön yargımı yendim dedi genç şarap üreticisi program sunucu..&lt;br /&gt;insanların farklarını yaptıklarını değil..&lt;br /&gt;hayatı nasıl çeşitlendirdiklerini anladım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daha ne denebilir ki..&lt;br /&gt;şarap medeniyettir..&lt;br /&gt;iç bade güzel sevin dışında ve üstündedir..&lt;br /&gt;doğru bakarsan koklarsan tadarsan.. içinde binlerce yıllık bilgelik vardır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve belki herkes yaşamını şarap üretme hedeflerine göre yaşamalıdır..&lt;br /&gt;nasıl farklı olurum diye değil..&lt;br /&gt;nasıl iyi olurum diye.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;----------&lt;br /&gt;pese.. fotoğrafın bir özelliği..&lt;br /&gt;kadehin ve karafakiden bile küçük karafın.. güney afrikadan gelmiş olması..&lt;br /&gt;saime hanıma o güney afrikada yaşayıp çalışmış olan doktor hanımdan bir armağan..&lt;br /&gt;iki kadeh.. ve iki kadehlik karaf..&lt;br /&gt;kadehin biri kırıldı..&lt;br /&gt;isabet.. ben zaten bir karafı kendi başıma içmeyi severim.. =)..&lt;br /&gt;----------&lt;br /&gt;editbir.. şu ödülü kazanan genç siyah güney afrikalı..&lt;br /&gt;http://articles.cnn.com/2010-03-17/world/south.africa.female.winemaker_1_wine-industry-first-wine-vintner?_s=PM:WORLD &lt;br /&gt;adresinde onunda ilgili bir röportaj var.. önoloji /şarap yapımı ve bilimi/ okuluna girdiğinde.. daha hi. şarap içmemiş biriymiş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iş hayatındaki altıncı yılında en iyi olmayı başarmış..&lt;br /&gt;başladığında şarap endüstrisindeki  ilk siyah kadın üretici olmanın sınav duygusu artık yerini nasıl daha iyi şarap elde edebilirime dönüşmüş..=)..&lt;br /&gt;baskıyda ama daha iyiye ulaşma güdüsü veren bir baskı.. demiş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tüm baskıların.. iyiye doğru yönlendirecek türde..&lt;br /&gt;tüm farkların.. çeşni katacak şekilde olması ..&lt;br /&gt;kendi geleceğimizle ilgili kaygıları geride bırakmış sonraki nesiller için geleceğin planlanmasında rol alabilmek dileğiyle....&lt;br /&gt;-----------------&lt;br /&gt;edit iki..&lt;br /&gt;kadınların daha fazla tad alma tomurcuğu olduğu ile ilgili şey bir şehir efsanesi imiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-4787595465145240500?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/4787595465145240500/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=4787595465145240500&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/4787595465145240500'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/4787595465145240500'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/10/neysnldan-kadna-saraba-ve-farklara-dair.html' title='neyşınıldan kadına şaraba ve farklara dair..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-uHfBHYfoRbw/Tq4_MWVMjRI/AAAAAAAABnA/YVvN7Yvb3w0/s72-c/vineformeox3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-7485387682705377541</id><published>2011-10-25T18:11:00.004+03:00</published><updated>2011-10-25T19:00:01.682+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bu da burda dursun..'/><title type='text'>düşe kalka ben geldim..</title><content type='html'>bilog ben geldim..&lt;br /&gt;uzat omzunu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hastanede kaos gibi bi gün..&lt;br /&gt;üstelik her yerden haber bombardmanı..&lt;br /&gt;bi yandan da şımarık insan bombardmanları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;xysel tek çocuk egosu tatmini için tiyatro sergileyenler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olacağı tedaviye karar vermiş.. beni sadece o tedaviyi olmak için kullanmak isteyenler.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hepsi sanırım üzerimden geçti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;acı olan ne biliyo musun..&lt;br /&gt;benim içimden hiç kimseye inanmıyor olmam..&lt;br /&gt;okuduğumuz duyduğumuz her haberin.. &lt;br /&gt;yalan olduğunu düşünmem..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yardım gelmiyor diyorlar ya hani..&lt;br /&gt;her yerde yardım var diyenlere içten içe inanmamam..&lt;br /&gt;israil gelelim dedik reddettiler demiş..&lt;br /&gt;meraklı olan sormadan azerbeycanlı gibi kalkar gelir diye düşünmem. zaten başka düşünenlerin de olması..&lt;br /&gt;ama benim sonra da.. belki de sınırdan gerek yok der gönderirdik ne belli diye düşünmem..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra.. ekmek için kavga çıkmış hani.. &lt;br /&gt;zamanında .. adapazarında..yağmur başladığında..  ceset torbası almak ve örtünmek  için.. dağıtan doktorun üzerine saldırıp .. torbayı uzağa atıp dikkat dağıtıp  kaçmayı başarması.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her yapılan yardımda illaki izdiham çıkıp.. yerlere dökülmesi o dağıtılanın..&lt;br /&gt;yardım miktarının gerçekten yetersiz olup olmaması etkili mi ..&lt;br /&gt;biz dağıtımlarda bir değişim mi yaşıyoruz..  bilmemem..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yabancı kaynakların..&lt;br /&gt;yeterli müdahele yok demelerinde.. eleştirdikleri her şeyin..&lt;br /&gt;bizim günlük davranış biçimimiz olması.. bırak afeti..&lt;br /&gt;kuyrukta durmak.. birbirine dirsek mesafesi bırakmaz.. itişi kakışı bol.. oluşumuz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;düzensiz ve yetersiz bulmuşlar depreme müdahelemizi..&lt;br /&gt;oysa biz bu sefer daha bi düzenli diye düşünmüştük..&lt;br /&gt;ama o eleştiriyi okuduğumda..&lt;br /&gt;siz hele bi beklenen marmara depreminden sonrasını görün de düzensizlik neymiş o zaman anlarsınız diye bi cümlenin geçmesi aklımdan..&lt;br /&gt;böyle bir cümleyi kovmak için başımı sallamam.. çok sallamam..&lt;br /&gt;ağrımaya başlaması hatta ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o yazının altında ayrıca.. &lt;br /&gt;sanki siz daha bi süpersiniz şeklinde..&lt;br /&gt;yaparız yıkılırız.. &lt;br /&gt;üzülürüz üzeriz ama boyun eğmeyiz duygusunu yansıtan yorumlar okumak..&lt;br /&gt;türküntürktenbaşkadostuyok deyişine hızla ilerleyişimiz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pasif agresiften agresif agresife.. insan manzaraları..&lt;br /&gt;başka yerlere yapılan yardımları konuşanlar..&lt;br /&gt;libyaya üçyüzmilyon bişey.. göndermişiz mesela.. somali.. orası burası.. koş türkiyem.. he bi de havai vardı oraya koşmuş muyduk diye bi fikir gelmesi mesela..&lt;br /&gt;kalıcı deprem vergileri ödemişiz ordan kullansınlarmış diyenler var.. örneğin..&lt;br /&gt;diyemeyenlerin de bir an olsun düşünebilirliklerini düşünmek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;askerlere taş atıyordunuz şimdi niye yardım alıyosunuz diyenler..&lt;br /&gt;ve karşısında. yardım eden polise yeterli yardım yok diye saldıranlar..&lt;br /&gt;ve aynı bölgede.. &lt;br /&gt;gene terör saldırısı..&lt;br /&gt;ve dün.. dokuz yaşlarındaki bazı çocukların görüntülerini izlemiş olmak..ellerinde tüfekle oynayan çocuklara.. kime ateş ediyorsunuz diye soran muhabir.. askereateş ediyoruz.. teröristler bizi kurtaracaklarbizeözgürlükverecekler diyen eğlenen çocuklar.. o çocuklar.. ve yunusu ille de saf çocuk.. yunus..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve azra bebek..&lt;br /&gt;ve öğretmenler.. oraya gitmeyi kabul etmiş olan öğretmenler... oraya tayin olup da gitmeyenlerden söz eden yakınlar anneler babalar.. acı.. pişmanlık .. sorumluluk duygusu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;..&lt;br /&gt;siyah beyaz.. &lt;br /&gt;ak kara..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve hepsi ..&lt;br /&gt;aklımdan geçenlerin hepsi..&lt;br /&gt;doğru olabilme olasılığına sahip..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilahi adalet lafının.. dile gelsin gelmesin bir çok insanın aklından geçtiğini hissetmek..&lt;br /&gt;buna inanmak daha kötüsü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;büyük adada pansiyonuma gelsin diyenler ile..&lt;br /&gt;onların battaniyeye ihtiyacı var.. senin pansiyonunu napsın diyenler..&lt;br /&gt;birbirin yardımını beğenmeyenler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hadi istanbulda ev yapmadık arsa kalmadı da.. ta oralarda.. neden illa yedi katlı binalar yapıldığını anlamamaktan söz etmek.. derken devletin iki üç katlı binalarının da çökmesi.. yaradana ya da göğe yakınlık saplantısı da nedir..bilememek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tuvaletler pis diyen bi haber mesela..&lt;br /&gt;bizim hastanelerde de pistir.. temiz kullansalar temiz olur..her girenin arkasını toplayacak biri mi görevlendirilmeli diyebiliyoruz.. da.. orası için diyememek.. ama denebileceğini bilmek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mobil baz istasyonları kuruldu diyen haberi okurken..aslında zaten terör nedeniyle oralarda kalıcı baz istasyonun hiç denecek kadar az olduğunu bilmek mesela..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;travma sonrası psikolojik destek için.. psikologların hazırlandığını bilmek..&lt;br /&gt;ama aslında travma sonrası stres yaşamayacak kadar strese alışık bir yerde yaşadığını bilmek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendi beyninin kıvrımlarını..&lt;br /&gt;kulak pamuğu ile temizlemek istemek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;etkisiz eleman olduğunu hissetmek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve birden beynimde bir ses belirdi..&lt;br /&gt;disko disko particani..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;noluyo dedim..&lt;br /&gt;kendime.. korktum..&lt;br /&gt;disko disko particani.. disko disko particani.. disko disko particani..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aaaa..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şişli belediyesi bugün nişantaşı şişli kafelerindeki tüm kazançları.. vana bağışlayacakmış..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben de..&lt;br /&gt;bağışa gitsem dedim ya.. şu kafamdaki sesi de durdurur mu ki.. &lt;br /&gt;du bakalım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama var ya..&lt;br /&gt;nasıl bilirdiniz.. teceyi diye sorsalar bana bugün..&lt;br /&gt;emin değilim diyeceğim..&lt;br /&gt;ya da.. her türlü diyeceğim sanki....&lt;br /&gt;zaten kendimi de bilmiyorum ki artık.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-7485387682705377541?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/7485387682705377541/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=7485387682705377541&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/7485387682705377541'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/7485387682705377541'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/10/duse-kalka-ben-geldim.html' title='düşe kalka ben geldim..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-8007660002190103540</id><published>2011-10-22T11:24:00.005+03:00</published><updated>2011-10-25T08:34:50.434+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kolaj'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadının nesi'/><title type='text'>devlet insan için mi ..insan  devlet için mi.. yoksa hepsi çıkar için mi..</title><content type='html'>&lt;blockquote&gt;‎19. yüzyıl İngiliz başbakanı Lord Palmerston’un çok iyi fark ettiği gibi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bizim ebedi müttefiklerimiz yok, daimi düşmanlarımız da yok. Ebedi ve daimi olan bizim çıkarlarımızdır…”&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saime hanım " alem adam bu kaddafi derdi.. " kaddafi abede karşıtı.. hatta kafa tutan demeç verdikçe.. &lt;br /&gt;saime hanım öleli.. 17 sene olacak bu martta..&lt;br /&gt;cenazesi teşvikiye camisinden kalktı..&lt;br /&gt;hani şu hiç şehit kaldırmamış olan camiden..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cenaze çok kalabalıktı.. yetmişdördünde bir kadın için fazla kalabalık..&lt;br /&gt;benim dostlarım vardı..&lt;br /&gt;saime hanımın oğlunun dostları..&lt;br /&gt;ve az sayıda kendi dostları..&lt;br /&gt;kalabalık bir aile değiliz..&lt;br /&gt;bi avuç da uzak yakın akraba..&lt;br /&gt;bir de hiç tanımadıklarımız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilanı görüp gelen..&lt;br /&gt;eski öğrencileri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve tuhaf bir de hiç tanımayanlar..&lt;br /&gt;bizim verdiklerimiz dışında..&lt;br /&gt;bir de pöti feti ilan vermişti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kemalizm daha çok tehlikede değildi..&lt;br /&gt;ama öyle atatürk aşığı..&lt;br /&gt;cumhuriyet ilkelerine öyle bağlı..&lt;br /&gt;bir kadındı ki..&lt;br /&gt;kemalist öğretmen.. diye başlayıp..&lt;br /&gt;sarmanımı kaybettim diye bitiyordu pöti fetinin ilanı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saime hanımı sinirlendirir..&lt;br /&gt;ama saygısından bağırmayan.. &lt;br /&gt;öfkesinden tısssslayan saime hanımın karşısına geçip..&lt;br /&gt;ellerini pençe gibi yapıp.. &lt;br /&gt;mırrrrr sarman.. diye bir daha kızdırırdı pöti feti.. &lt;br /&gt;sarmanını..&lt;br /&gt;kızma şeklinin sırtını çıkarıp tehditkar duruşu ve gözlerini kısmasından..&lt;br /&gt;kediye benzetirmiş annemi ergen zamanlardan beri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte o hiç tanımadıklarımdan bir kaçı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;okudum ki.. öğretmenmiş..meslektaşımmış.. kemalistmiş.. &lt;br /&gt;ideolojimiz aynıymış .. koştum geldim cenazesine..&lt;br /&gt;kaybınız büyük demişlerdi..&lt;br /&gt;..&lt;br /&gt;başınız sağ olsun..&lt;br /&gt;..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;annem öldüğünde ben hiç ağlayamadım.. &lt;br /&gt;marttan taa hazirana kadar.o hanımların karşısında gözlerim doldu... &lt;br /&gt;bir tek ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;son zamanlarda bu mağrıbi ülkelerde patırtı koptukça.. devrimler peş peşe geldikçe..&lt;br /&gt;sonunda libya ve kaddafi.. gündeme oturunca..&lt;br /&gt;hep saime hanımın.. &lt;br /&gt;çılgın bu kaddafi deyişi geliyor aklıma..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o yüzden sardım.. libya tarihi okumaya..&lt;br /&gt;kapalı ülke tarihini en az üç beş yedi yerden okumak gerek..&lt;br /&gt; kuyruğuna basılanların bilgileriyle dolu ortalık..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra.. &lt;br /&gt;hiç bir insanın haketmeyeceği bir ölüm ve ölüm sonrası davranışa uğradı..&lt;br /&gt;sonra birden başladı şu aynı şey.. ordan burdan yağmaya..&lt;br /&gt;kötü denilen kaddafinin ülkesinde şu bedavaydı.. bu faizsizdi.. bıdı bıdı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama bunu ekleyenler azcık önce de.. fare öldü..&lt;br /&gt;lağımda yakalandı bık bık diyorlardı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bi de benim elit ve entelektüel bir çevrem var..&lt;br /&gt;üstelik bir de.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;blog.. sen kayıt yerisin..&lt;br /&gt;du bak yazayım sana..&lt;br /&gt;libya.. &lt;strike&gt;1931e&lt;/strike&gt; 1911e kadar osmanlı yönetiminde..&lt;br /&gt;&lt;strike&gt;31de&lt;/strike&gt;11de italyanlara geçiyor..&lt;br /&gt;ama bir türlü tam geçemiyor zira büyük aşiretlerden biri rahat vermiyor.. &lt;br /&gt;italyanların yerleşmesine..&lt;br /&gt;ingiliz yardımlarıyla elbet..&lt;br /&gt;derken ikinci dünya savaşı sırasında kuzey afrika ..&lt;br /&gt;mütttefiklerin eline geçiyor..&lt;br /&gt;italyanlar sürülüyor..&lt;br /&gt;o habire baş kaldıran aşiretin reisi.. kral ilan ediliyor..&lt;br /&gt;sene 1951..&lt;br /&gt;ülkede bir de petrol bulunuyor..&lt;br /&gt;hemen petrol çıkarma hakkını alıyor ingilizler.. hayır zaten istese de çıkaramaz petrolü libyalı pek eğitimli adam yok ülkede..&lt;br /&gt;halk devam ediyor bedeviliğe..&lt;br /&gt;dışardan geliyor tüm beyaz yaka kadro..&lt;br /&gt;banka ingilizlerin..&lt;br /&gt;işletmeler de..&lt;br /&gt;ama kral libyalı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1942 de doğuyor kaddafi fakir bir aile..&lt;br /&gt;babası da hep.. &lt;br /&gt;italyan işgalinden şikayet edip duruyor..&lt;br /&gt;sonra da.. ingilizlerin "marshall" mıydı.. başkanlığında bağımsız..=/ libya krallığı kurmasına yardımını..&lt;br /&gt;bununla dolu beyni..&lt;br /&gt;derken subay oluyor..&lt;br /&gt;eğitime ingiltereye gidiyor birkaç başka ordu mensubuyla..&lt;br /&gt;orda kralın oğlunu görüyor meraktan girdiği bir kumarhanede..&lt;br /&gt;beş100bin sterlin kaybetmiş bir gecede.. &lt;br /&gt;petrol o zaman 1buçuk dolar..&lt;br /&gt;demek buralarda yeniyor.. halka gitmesi gereken para diyor..&lt;br /&gt;sene 69..&lt;br /&gt;dönüyor ve darbe yapılıyor..&lt;br /&gt;önceleri geride..&lt;br /&gt;sonra hızla albay olup..&lt;br /&gt;başa da geçiyor..&lt;br /&gt;halk devrimi.. islami sosyalist devrim..&lt;br /&gt;ilk beş yılda..&lt;br /&gt;okullar bedava.. bir sürü okul..&lt;br /&gt;sağlık hizmetleri bedava..&lt;br /&gt;işçiler fabrikalara ortak.. &lt;br /&gt;ama sendika yasak ..&lt;br /&gt;bilmem kaç bin kilometre su yolu yapıyor.. susuzluğu bitiriyor..&lt;br /&gt;bankalar ulusal.. artık petrol kuyuları da ulusal..&lt;br /&gt;her insanın evi kalesidir deyip konutlar devletten..&lt;br /&gt;kadınlara bir çok anlamda ilerici bir yaklaşım.. hatta orduda kadın asker bile var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;emperyalizme karşı..&lt;br /&gt;halka yakın..&lt;br /&gt;ilk öğrenci patırtısı 75de çıkıyor..&lt;br /&gt;onun sağladığı açık fikir sayesinde..&lt;br /&gt;ama durduramayınca..&lt;br /&gt;fazla geldi bu özgürlük deyip kısmaya başlıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;90lara kadar bi sorun yok ..&lt;br /&gt;ama o zaman.. &lt;br /&gt;altın karşılığında satalım petrolü dediğinde başlıyor işler tersine dönmeye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;muhtemelen sıkı tutarak korumak istedi.. &lt;br /&gt;kurduğu sistemi..&lt;br /&gt;ama sonra çığrından çıkıverdi herşey..&lt;br /&gt;öyle çıktı ki..&lt;br /&gt;oğlu geçen sene..&lt;br /&gt;beyonceye tek dinleyicili konser verdirdi bir gece..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yapabildikleri için yapanlardanmış..&lt;br /&gt;demek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aklına gelmiş midir kaddafinin ben devrimi kralın oğlunu kumar masasında görünce.. &lt;br /&gt;başlatmaya karar vermiştim.. diye..&lt;br /&gt;bilmiyorum ama benim aklıma geldi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aklına gelmiş midir..&lt;br /&gt;o su yoluna saklanırken..&lt;br /&gt;bunları ben yaptırdım diye..&lt;br /&gt;bilmiyorum..&lt;br /&gt;ben sizin babanızım diye bağırırken belki bunu kastetmiştir..&lt;br /&gt;ama gelmediyse de benim geldi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;libya ulus olmayı başaramamış bir devlet..&lt;br /&gt;bence hala ulus olamadılar..&lt;br /&gt;yağmacı zikri içindeler..&lt;br /&gt;yüzüğü sakla bir milyon dolara satarsın diye düşünüyorlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mağrıbi lafını herkes bilir..&lt;br /&gt;mal bulmuş mağrıbi derler.. mağrip ülkesinden olan demek mağrıbi..&lt;br /&gt;karşılığı işte bu ülkeler.. &lt;br /&gt;"mağrip&lt;br /&gt;Kuzey Afrika kıyısında Mısır'ın batısında kalan ülkelerin topluca adı: Libya, Cezayir, Tunus, Fas.&lt;br /&gt;İng.: Barbary Fr.: Etats barbaresques d'afrique Alm.: Berberei"&lt;br /&gt;kaynak tdk büyük sözlük..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu ülkelerin hiç biri ulus olamamış ülkeler..&lt;br /&gt;amaç yağma..&lt;br /&gt;tüm savaşlara gidenler gibi..&lt;br /&gt;yağmaya gidiyorlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;naylon terlikleri içinde.. &lt;br /&gt;kucağında bir klozetle koşturan ıraklıyı hatırlayan yok mu..&lt;br /&gt;anti saddammış gibi başlatılan savaşta..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sanırım bizi farklı kılan..&lt;br /&gt;bizi farklı kılmak için atatürkün.. akıl ettiği..&lt;br /&gt;ulus olma.. durumu.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama giderek ulus olmaktan çıktık biz de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dün bir arkadaşım anlattı..&lt;br /&gt;mastıra başladı kızı..&lt;br /&gt;dün eve geldiğinde..&lt;br /&gt;hayatımın en güzel dersini aldım diye gelmiş..&lt;br /&gt;heyecanlı..&lt;br /&gt;hoca.. gençliğinde abedeye giden orda okurken bir beslenme zinciri bişey kuran..&lt;br /&gt;acaip para kazanıp..&lt;br /&gt;zincirin bir kısmını çinlilere satan..&lt;br /&gt;ve halen ordan b.k gibi para kazanan bir ekonomi hocası..&lt;br /&gt;adını bilmiyorum..&lt;br /&gt;bilesim de yok..&lt;br /&gt;ama lise ya da orta okul olaydı kapısına dayanmak isterdim doğrusu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"hayalinizin peşinden gidin demiş.. çocuklara..&lt;br /&gt;bu ülkede.. türkiye oluyor bu.. sizin hayalinizi karşılayacak bir şey yok..&lt;br /&gt;dışarı gidin.. benim gibi başarılı mutlu olun.." demiş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi bu ilk cümlede bişey yok..&lt;br /&gt;anne olarak ben de söylerim bunu..&lt;br /&gt;ama zaten arada..&lt;br /&gt;"biraz meskenet fiken.. bir parça ruhu benliği idraki besleyen.. esmar-ı bünye heyzini " demiş..&lt;br /&gt;biriyim ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hem fazla söylersem ..&lt;br /&gt;katolik papazı ya da rahibesi olabilirler onu da biliyorum..&lt;br /&gt;anne franka ağlamayan oğlumu... üstüne üstüne gidip de..&lt;br /&gt;ağlattığımdan bir yıl sonra .. çocuğun her yere gamalı haç çizip..&lt;br /&gt;elinde de kavgam.. dolaşmaya başladığı gün öğrendim ben dersimi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üstüne gitmeyeceksin.. tarlaya her değerli tohumu ekip.. oksijeni.. suyu eksik etmeyeceksin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama ben anneyim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir üniversite öğretmeninin..&lt;br /&gt;"bu ülkede hayalinizi yaratacak ortam yok..&lt;br /&gt;gidin.. "demesi nasıl birşey..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anti - ulusçu olduğu kesin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arkadaşım.. peki o zaman size..&lt;br /&gt;hepiniz gidin derken..&lt;br /&gt;o sınıf ve diğer sınıflarına bunu derken..&lt;br /&gt;bu ülkenin geleceğini de dışarı gönderdiğini..&lt;br /&gt;o öğrencilerin bağlı oldukları değerler.. &lt;br /&gt;aile.. dost.. inançlar olduğunu.. hiç biriniz kalkıp söylemediniz mi..&lt;br /&gt;bir kişi bile.. bunu söylemedi mi demiş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kızı sinirlenmiş..&lt;br /&gt;aman sen de.. &lt;br /&gt;insanda keyif bırakmıyorsun ne biçim adamsın demiş.. odasına gitmiş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nereye geldim ben gene..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bilmiyoruz..&lt;br /&gt;okumuyoruz..&lt;br /&gt;genişlemiyoruz..&lt;br /&gt;deneyimlemiyoruz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;alıyoruz.. ve her sözü tanrı sözü gibi tartışmasız kabul ediyoruz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hocama sormuştum ben..&lt;br /&gt;aşık olduğum hocama..&lt;br /&gt;benim hakkımda ona bişeyler söyleyenlerin olduğunu öğrendiğimde sormamıştım..&lt;br /&gt;hocam inanmaz demiştim de..&lt;br /&gt;ama dört yıl sonra ilişkimiz bittiğinde sormuştum..&lt;br /&gt;size bunu şunu demişler hani..&lt;br /&gt;peki siz inanmış mıydınız diye..&lt;br /&gt;"neden inanmayayım şekerim " demişti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;siz altmış2 oğlum iki yaşında hocam demiştim..&lt;br /&gt;o her söylenene inanıyor..&lt;br /&gt;peki nereye gitti..&lt;br /&gt;aradaki altmış yıl..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cumhuriyet.. seksen sekiz yaşında olacak bir hafta sonra..&lt;br /&gt;libyanın sözde bağımsızlığı da.. yetmiş dört.. yaşında idi..&lt;br /&gt;51 de kullanılan sözde bağımsızlığın bayrağını kullanıyor bugünün geçci yönetimi.. &lt;br /&gt;bağımsızlıktan anladıklarından şüpheliyim gerçi..&lt;br /&gt;ilk anadolu devleti.. hititler var olsaydı kaç yıl geçecekti..&lt;br /&gt;ilk türk beyliği sürdü mü.. nerde mısır medeniyeti.. toz toprak içinde.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;devletler.. neredeler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;insandır önemli olan..&lt;br /&gt;insanın güvenliği.. &lt;br /&gt;önemlidir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama insandır beşer işte.. gün gelir şaşar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tek isteğim..&lt;br /&gt;bu acı zamanlarda..&lt;br /&gt;bak ben demiştim şüphelenmiştim..&lt;br /&gt;zaten..&lt;br /&gt;aynı b.kun içinde yiz..&lt;br /&gt;ama ben senden önce bildimler..&lt;br /&gt;ve..&lt;br /&gt;bak adam öldü.. ben de sevindim niye sevindiğimi bilmeden..&lt;br /&gt;şimdi iki satır yazı geldi de öğrendim meğer o da iyi biriymiş..&lt;br /&gt;diye bir tıkla bana ulaşanlardan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şşşşşt sessiz.. lütfen..&lt;br /&gt;ben oynamıyorum..&lt;br /&gt;bilmiyorum ne halta yarar ama düşünüyorum..&lt;br /&gt;çünkü varım..&lt;br /&gt;derimin bittiği yere kadar hükümdarlığım..&lt;br /&gt;ama orda ben hükmederim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;************&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yazdıklarım alıntı değil..&lt;br /&gt;hepsi ayrı yerlerden bir kolaj aralarında boşluklar var..&lt;br /&gt;dolduracağım..&lt;br /&gt;kendim..&lt;br /&gt;*************&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;teşekkürler iki noktam saklanbacım .. sehven.. özür değerli okur.. sehven..&lt;br /&gt;ve ayrıca kızar mısın.. al sana atalet.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-8007660002190103540?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/8007660002190103540/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=8007660002190103540&amp;isPopup=true' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/8007660002190103540'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/8007660002190103540'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/10/devlet-insan-icin-mi-insan-devlet-icin.html' title='devlet insan için mi ..insan  devlet için mi.. yoksa hepsi çıkar için mi..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-5377026738329043034</id><published>2011-10-21T18:32:00.002+03:00</published><updated>2011-10-21T18:39:06.797+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><title type='text'>...</title><content type='html'>ay insanlarla test edeceksin zaten sabrı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;önce.. birşeyleryapmalıyız..intikam almalıyız.. &lt;br /&gt;kepsini kırmalıyız.. yok hayır sağduyulu olmalı &lt;br /&gt;barış yanlısı olmalıyızcılar..&lt;br /&gt;ben üzüldümcüler.... ben hem üzüldüm hem de kahroldum.. senden öndeyimciler....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi de.. bir fare daha öldü.. &lt;br /&gt;bir diktatör gitticiler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kalabalıkta bir slogan da sen at..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;merak ediyorum kaçı libya tarihi biliyor..&lt;br /&gt;güdümlü amaçlı haberler dışında.. &lt;br /&gt;dur ben bi bakayım.. kimmiş ..&lt;br /&gt;neymiş bu kaddafi neler yapmış 1969dan beri.. &lt;br /&gt;niye delirmiş bu millet..diyor..&lt;br /&gt;haberlerde ne duyarsan o..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;güdül..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ayrıca..&lt;br /&gt;kim olursa olsun.. yargıla as kardeşim..&lt;br /&gt;elinden yüzüğünü söküp.. bir kaç yıl sonra.. bir milyon dolar eder bu..&lt;br /&gt;diye..&lt;br /&gt;döverek katletmenin neresi insanlık..&lt;br /&gt;hayır o da öyle yaptırmış olsa bile..&lt;br /&gt;en alt seviyede buluşmak ne demek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hemen asmak kesmek sevinmek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;katlet..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şu da beni delirtiyor..&lt;br /&gt;neden hiç teşvikiye camisinden .. &lt;br /&gt;zengin ailelerden şehit olmuyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yani zengin bir ailenin çocuğu ölse ..&lt;br /&gt;nişantaşından bir şehit çıksa..&lt;br /&gt;sevineceğiz sanki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;düşün..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zenginlerden şehit çıkmamasının bir nedeni de..&lt;br /&gt;çoğunun çocuklarının üniversite okumuş olması dolayısıyla..&lt;br /&gt;er olarak görev yapmaması olabilir mi acaba..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayır onlar bizim de çocuklarımız diyoruz da anadolunun gencecik bebelerine..&lt;br /&gt;nişantaşından bir genç ölse..&lt;br /&gt;o bi tek anne babasının mı çocuğu olacak.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bölün..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi de teşvikiye camisi taraflarında oturanlar &lt;br /&gt;ve oturmayanlar olarak mı bölünelim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;okuyarak öğrenerek cak cak konuşmadan önce.. &lt;br /&gt;düşünerek  arınabilir insan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zeka akıl ve bilgi üçlemesi olsun.. &lt;br /&gt;dilerim hafta sonunda..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;********bu yazıdan .. beni yanlış anlayan olmayacaktır eminim.. ama..&lt;br /&gt;yine de.. not koyayım dedim.. tek isteğim..&lt;br /&gt;akıl.. zeka.. bilgi..&lt;br /&gt;ve biraz da duygu &lt;br /&gt;ve insanlık onuru ve saygısına sahip olunması..&lt;br /&gt;ahkam kesesim yoktur asla..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ahkâm    Ar. a§k¥m &lt;br /&gt;ç. a. (ahkâ:mı) Hükümler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-5377026738329043034?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/5377026738329043034/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=5377026738329043034&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/5377026738329043034'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/5377026738329043034'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/10/blog-post.html' title='...'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-7972913814163321429</id><published>2011-10-20T16:01:00.003+03:00</published><updated>2011-10-20T17:14:24.715+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><title type='text'>hüzün nedeniyle..</title><content type='html'>"hamasi    Ar. §am¥s³ &lt;br /&gt;sf. (hama:si:) esk. Yiğitlerden ve yiğitliklerden söz eden (destan, şiir): “Başladığı uzun ve hamasi söylevleri gün ağarırken son bulurdu.” -M. Mungan."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben böyle değilim.. &lt;br /&gt;zaten yiğitlik yapan da yok.. &lt;br /&gt;sadece yiğit hatta kabadayı söylemi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve ağlak.. dertleri zevk edindim coşkusu ile dolu biri hiç değilim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dün.. &lt;br /&gt;kendi feysbuk sayfamda muzur bakışlı profil fotoğrafım acaip rahatsız etti beni..&lt;br /&gt;utandım ..ama.. &lt;br /&gt;hiç bir feysbuk grubuna çağrısına da katılmadığımı farkettim.. ne bayrak göresim vardı..&lt;br /&gt;vampire haç göstermek gibi oldu bu davranış.. şeyi çıktı ..zira..&lt;br /&gt;o yüzden içim gibi kararttım profilimi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir çok kişiye katılmadığım gibi..&lt;br /&gt;bütün senaryoların ne kadar umurumda olmadığını farkettim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çok uzak ve yalnız hissettim.. &lt;br /&gt;ve soğuk hissettim.. ki ortalık sıcak sayılırdı..&lt;br /&gt;ağlayan ve sonra sergi gezmeye devam eden bakandan.. &lt;br /&gt;kabadayı söylemli veya kaderci tüm yetkililere..&lt;br /&gt;ait haberleri.. okudukça..&lt;br /&gt;daha yalnız..&lt;br /&gt;sonra programını iptal eden .. haberi okurken gözü dolanların olduğunu görünce sevindiğimi hissettim..&lt;br /&gt;ki bu da ne kadar.. empati açı olduğumu gösteriyor..&lt;br /&gt;biz eskiden demek istedim.. dedim de belki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;trafik felaketti.. arabam otoparkta kitli kaldı... metroyla döndüm eve.. alışverişlerin sürmesine..&lt;br /&gt;insanların yüksek sesle kahkahalarla gülüşmesine.. hayretle baktım..&lt;br /&gt;uzaylı hissettim..&lt;br /&gt;eve geldim.. anahtarla girdim.. sessiz..&lt;br /&gt;ev de sıcaktı..&lt;br /&gt;yemek yedim.. ama boğazımdan zor geçti lokmalar..her lokmayı bir yudum su ile gönderdim.. &lt;br /&gt;oturdum bir süre boş boş.. sonra .. kalkıp yün çıkardım ..&lt;br /&gt;en iyi terapidir zira.. iki de şiş.. &lt;br /&gt;çekirdek bere istiyordu.. bir bere örmeye başladım gri kırçıllı yünden....&lt;br /&gt;ama hep yanlış ördüm.. çünkü bir dikkat dağınıklığım vardı.. iki parmak lastiğe kadar söktüm gecenin sonunda.. &lt;br /&gt;teve açıktı.. bir ya da birkaç siesay izledim.. yok onlar ekrandan akıp geçti.. ama ben izlemedim sanırım.. çünkü ne olduğunu hatırlamıyorum..&lt;br /&gt;sonra kitap okudum.. okuyamadığımı fark ettim.. yirmi sayfa ilerlemiştim ama..  başladığım noktaya geri koydum ayracı..&lt;br /&gt;canım tatlı birşey istedi.. ama badem şekeri tatlı değildi sanki..&lt;br /&gt;avniye miyavladı.. pati vurana kadar duymamışım bana miyavladığını.. onu farkettim.. mamasını suyunu değiştirdim kapıyı açıp dışarı gönderdim.. &lt;br /&gt;sonra yine mama vermeye kalkmışım biraz geçince..  çanağı dolu görünce şaşırdım.. anladım yaptıklarımı farketmemişim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üstelik beslemedim .. &lt;br /&gt;hüznü.. &lt;br /&gt;açmadım ağlayan kanalları..&lt;br /&gt;ben ki her doğum günü.. &lt;br /&gt;kubilaya üzülmekle geçmiş bir kadınım radyo günlerinde de..&lt;br /&gt;böyle olduğumuzu anımsadım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;asala vardı o zaman.. diplomat vururlardı..&lt;br /&gt;ertesi sabah ermeni arkadaşlarımla aynı sıralarda oturup ders görürdük..&lt;br /&gt;her diplomatla.. radyolar bir kendine gelir.. bir hüzün çökerdi yayınlara..&lt;br /&gt;kimse diğerini dışlamazdı.. politikacı halkını.. kimse kimseyi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ertesi günün gazetesi gelene kadar haberle ilgili gelişme öğrenemezdik.. &lt;br /&gt;günde kırk kurum kırk yetkisize.. kırk kere benzer soruları sormazdı..&lt;br /&gt;aslaya karşı o zamanın hülya avşarı ne demiş.. diye dedikodu yapılmazdı.. &lt;br /&gt;magazin daha dergi anlamına gelen sözcüktü bizim için..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;politikacılar daha az konuşurdu..sanki o zaman..&lt;br /&gt;daha az medya mensubu vardı..&lt;br /&gt;daha saygındı acımız .. sanki o zaman..&lt;br /&gt;biz çocuk halimizle anlar ve daha sessiz sakin dururduk..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;herkes bilirkişi olunca.. &lt;br /&gt;spor yayıncısından.. komşuya varana kadar herkes fikir-kişi olunca.. &lt;br /&gt;her an sadece tartışma çıkabiliyor.. &lt;br /&gt;fikir birliği diye bir şeyin şansı yok.. dolayısıyla çözüm de yok..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugün sakin ama hüzünlüyüm..&lt;br /&gt;hem geldiğimiz noktaya..&lt;br /&gt;hem gencecik çocuklara..&lt;br /&gt;hem maskara yerine konulmaya.. üzgünüm..&lt;br /&gt;hem ikinci cumhuriyetçilere.. hem de birincilere..&lt;br /&gt;kızgınım..&lt;br /&gt;hala benim fikrim senin bilgin diye yırtınanlara..&lt;br /&gt;dahası da var deyip.. şehit sayısını fazla göstermeye çalışanlara da..&lt;br /&gt;başka ülkelerin bu işlerdeki rolünü hatırlatmaya çalışanlara da..&lt;br /&gt;bop mudur ne karın ağrısıdır onu bir kez daha hatırlatmaya uğraşanlara da.. &lt;br /&gt;gıcığım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugün..&lt;br /&gt;işteyim.. &lt;br /&gt;şansıma servis sakin poliklinik boş..&lt;br /&gt;konsültasyonlar filan hepsi yapıldı bitti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;keyifsizim..&lt;br /&gt;vizitte güleryüzlü idim elbet..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama odamda surat asma özgürlüğümü kullanmaktayım..&lt;br /&gt;oysa ben.. bugün..&lt;br /&gt;çekirdeğin.. ilk diayvay.. deneyimini anlatmak isterdim..&lt;br /&gt;ve çekirdeğin ilk.. vida sıkmasını.. ve..&lt;br /&gt;vida ile diyaloğunu.. anlatmak isterdim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oysa ben..&lt;br /&gt;bir yazı dolayısıyla anımsadığım.. " it's komlikeytıd filmindeki geç akşam yemeği sahnesini hatırladığımı.. sonra da hatırlattığımı..&lt;br /&gt;filmin o sahnesi ile ilgili görsel vidyo bişey aramaya kalkınca..&lt;br /&gt;bir çok blogcunun o filmi izler izlemez.. çukulatalı ekmek yapmaya giriştiklerini yazdıklarını.. &lt;br /&gt;ordan da merilin bu insan hallerini ne çok sevdiğimi..&lt;br /&gt;hatta bak ne hoş da bir vidyo bulduğumu..&lt;br /&gt;meğerse meril de uçuk kaçık sözcükler kullanan demek ki dile önem veren biri olduğundan belki de bu kadına aktris olması dışında bir insan kadın olarak da sevme nedenimin bu olabileceğini düşündüğümü..&lt;br /&gt;o vidyoları izlemenin bana iyi geldiğini yazmak isterdim.. &lt;br /&gt;ama yazamam çünkü.. gelmedi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hatta ihanet etmişim gibi geldi ki..&lt;br /&gt;demek dünkü halimden daha ileri gidememişim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;simurgumu özlediğimi..&lt;br /&gt;bir şekilde üç haftadır görüşemediğimizi.. &lt;br /&gt;dördüncü haftaya döndüğümüzü.. &lt;br /&gt;oysa onunla konuşmak istediğim bir çok şeyin biriktiğini.. &lt;br /&gt;ondan dinlemek istediğim bir hafta sonunun da olduğunu..&lt;br /&gt;ama bir türlü arayamadığım için suçlu hissettiğimi..&lt;br /&gt;ve suçlu hissettikçe daha da bir arayamadığımı anlatan bir eposta yazıp hadi ne zaman görüşüyoruz diye de eklemek isterdim.. özürümü dileyip..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama yazamadım.. elim gitmedi.. arkadaşımla randevu ayarlamaya..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pazartesi iş çıkışı gittiğim yerden  bir sürü koliyle döndüğümü.. &lt;br /&gt;aldığım ekmek tahtasının nasıl bir hard disk tablasına dönüştüğünü.. &lt;br /&gt;ve diğer dolapların da nerelere konulduğunu.. anlatmak isterdim..&lt;br /&gt;ama anlatamam çünkü hepsi kolilerinde duruyorlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugün bir hastamın..&lt;br /&gt;kendimi iyi hissetmiyorum papaz istiyorum demesini..&lt;br /&gt;bunun ilk kez başıma geldiğini..&lt;br /&gt;aradığım kilise yetkililerinin çok kibarca hemen geleceklerini söylediklerini.. &lt;br /&gt;not düşmek isterdim.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bazı iyi haberlerin de olduğunu.. &lt;br /&gt;tam da dün haberleri dinlemeden önce..&lt;br /&gt;çok ilginç bulduğum bir konuyu biraz araştırıp öğrenmeyi sonra buraya eklemeyi düşündüğümü.. &lt;br /&gt;ve haberler sonrasında.. nasıl bunun artık hiç önemi kalmadığını..&lt;br /&gt;bunu kaç yıldır ne çok yaşadığımızı düşündüm sonra..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;keyifle bir şeyler üretip.. pişirip.. yaşayıp sonra bir haberle.. &lt;br /&gt;nasıl bunların uçuculuğunu idrak ettiğimizi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dile bile getirmeye utandığımızı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve hala ihanet gibi gelirken buraya yazı eklemek.. &lt;br /&gt;ekledim ..&lt;br /&gt;çünkü..&lt;br /&gt;yaşamak.. ihanet değildir.. &lt;br /&gt;ve olmamalıdır ..&lt;br /&gt;acı olaylar.. bayağı şekilde ele alınmamalıdır..&lt;br /&gt;vulgarizm topluma yakın olmak değildir..&lt;br /&gt;ve bu blogda vulgarizm .. dedi demedi.. &lt;br /&gt;yoktur.. &lt;br /&gt;ama hüzün vardır..&lt;br /&gt;gırtlak boyu.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve terörün amacı zaten insanları günlük yaşamından uzak tutmak olsa da.. &lt;br /&gt;düğün bayram havası sürdürmeye de gerek yoktur.. terörü yıldırmak için..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-7972913814163321429?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/7972913814163321429/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=7972913814163321429&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/7972913814163321429'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/7972913814163321429'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/10/huzun-nedeniyle.html' title='hüzün nedeniyle..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-8866625264290288347</id><published>2011-10-18T18:01:00.004+03:00</published><updated>2011-10-18T18:06:05.638+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atalet bildiriyor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uçan balon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domino taşları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çenebaz'/><title type='text'>dı ilişki</title><content type='html'>geçen hafta yattı hastam.. yaşlı bir xy.. &lt;br /&gt;beyin kanamasına bağlı felci var.. &lt;br /&gt;düşme sonrası olmuş .. çok kötü değil durumu.. çabuk toparlayacak..&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;muayene için odasına girdiğimde..hastaya ne sorsam..&lt;br /&gt;karısı cevap veriyordu.. oysa muayenenin bir parçası da hastanın anlama ve anlatma becerisi..&lt;br /&gt;ben de..&lt;br /&gt;kendisi anlatırsa daha iyi olur dedim..&lt;br /&gt;eksik kalırsa.. siz tamamlarsınız olmaz mı.. dedim..&lt;br /&gt;anlatmaz.. dedi..&lt;br /&gt;hiç anlatmadı ki.. zaten kura kura oldu böyle.. asabiydi ses tonu..&lt;br /&gt;hastamın da suratı bir ekşidi bu söz üzerine..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir iki gün sonra..&lt;br /&gt;odalarına girdiğimde.. hastam tekerlekli sandalyede eşi koltukta.. dizdize oturuyorlardı ve &lt;br /&gt;üstelik elele.. &lt;br /&gt;nasıl huzurlu..&lt;br /&gt;ne güzelsiniz dedi..&lt;br /&gt;ee dedi.. biz otuzbişi senedir böyle beraber..&lt;br /&gt;hastamın yüzü ekşiydi hala..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*****&lt;br /&gt;bu da başka hastam..&lt;br /&gt; yattığı günden beri güldürüyor beni..&lt;br /&gt;onunki de damar tıkanmasına bağlı felç ..&lt;br /&gt;benim adım temel dedi ilk gün..&lt;br /&gt;ben kendimi tanıtınca..&lt;br /&gt;ama safinaz yok dedi sonra..&lt;br /&gt;o anda kapı açılınca anladık..&lt;br /&gt;işte safinaz da geldi dedi.. karısının adı da buymuş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugün..&lt;br /&gt;nasılsınız dedim..&lt;br /&gt;kelim başım üşüyor dedi..&lt;br /&gt;eşi de çok güzel örgü örüyor..&lt;br /&gt;elinde görmüştüm köpük gibi bişey örüyordu.. toruna kazakmış..&lt;br /&gt;eh dedim hanım o kadar güzel örüyor da.. sana bir takke örmüyor mu..&lt;br /&gt;örmüyor dedi..&lt;br /&gt;safinaz itiraz etti..&lt;br /&gt;aaa hacı neden öyle söylüyorsun kaç tane tacın var dedi..&lt;br /&gt;kalktı ve komodinin çekmecesini karıştırmaya başladı bir yandan da..&lt;br /&gt;hayır gerçek sanacaklar..&lt;br /&gt;ördüm örmez miyim.. kızı da örer..&lt;br /&gt;bi dolap tacı var dedi..&lt;br /&gt;ve elinde bir namaz takkesiyle doğruldu..&lt;br /&gt;taktı başına.. okşadı yanaklarını..&lt;br /&gt;biz de böyle değildik dedi hastam yakışıklıydık.. kıvırcık saçlarımız vardı..&lt;br /&gt;hanım da zaten koştu beni kaçırmasın diye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi bu noktada..&lt;br /&gt;kocalar bunu söyleyince..karıları genellikle bir "bak şimdi" bakışıyla terslenirler hafiften.. aşktan ölse.. koşa koşa gitse de gitmese de hep böyle üçüncü kişilerin önünde bunun dile getirilmesinden bir rahatsızlık gösterirler..&lt;br /&gt;ama bizim safinaz hanım..&lt;br /&gt;"koştum.. koşmaz mıyım.. hacımı kaçırmayım diye koştum.. " dedi..&lt;br /&gt;kıvırcık saçları vardı böyle dedi..&lt;br /&gt;biz..yani ben.. ve üç hemşire.. bakıyoruz  sessiz..&lt;br /&gt; o arada safinaz hanım..&lt;br /&gt;habire orasını okşuyor.. burasını düzeltiyor.. "eli üstünde" tabirinin ayakta gezen hali..&lt;br /&gt;şanslısın dedim temel bey.. hanımlar bakar da senin hanım çok sevgiyle bakıyor çok sevecen bakıyor sana..&lt;br /&gt;safinaz hanım eğildi ..&lt;br /&gt;saçının kıvırcığına.. uclaşrının akına.. dedi..&lt;br /&gt;tamam bana bu kadarı yetti dedim..&lt;br /&gt;daha fazlası beni bozar..&lt;br /&gt;dedim evet..&lt;br /&gt;zaten ondan severler ben ukala ters doktoru..&lt;br /&gt;bu kadar romantizm benim sınırlarımı zorlar..&lt;br /&gt;ve dönüp çıktım odadan.. gülerek..&lt;br /&gt;ve peşimde üç hemşire ile..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;sonra serdar turgutun şu yazısını kesip getirmiş biri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen sene.. bu blogda.. erkeğin geleceği.. kanape televizyon ev olacak.. kadın yüksek topuklarının üzerinde elinde iş çantası üstünde kariyer kıyafetleri ile yükselen değerleri temsil edecek..&lt;br /&gt;politikacılar da kadın olacak..&lt;br /&gt;dayanışma haberleşme meraklısı kadınlar yönetime geçince..&lt;br /&gt;asayiş daha berkemal olacak diyor sosyal trendçiler diye bir yazı eklenmişti..&lt;br /&gt;kadına dair iyi şeyleri eklemeyi seven biri olarak keyifle bildirmiştim bunu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte bu yazı da biraz buna değiniyor..&lt;br /&gt;biraz da başka şeylere..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yazıda beni etkileyen iki cümle var..&lt;br /&gt;kadınlar " aşağı" doğru evlenmek istemiyor.. cümlesi birinci..&lt;br /&gt;kadınların sosyal statüde yükselmek için değil evlenmek birbiri üzerine evlediği ev kurduğu bişey kurmadan verdiği yeni yaşam biçimini çağırıştırdı bana..&lt;br /&gt;ters bağlantıları severim..&lt;br /&gt;iki karım var..&lt;br /&gt;haha bende üç tane var..&lt;br /&gt;beyanatları yapan erkekler..&lt;br /&gt;açık oturumlarda bunları konuşan.. " iki kadın da izin veriyorsa olabilir tabii" diyen kadınlar..&lt;br /&gt;geldi aklıma..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yazının ikinci bölümünde..&lt;br /&gt;"peki ama bütün bunlar bizi ilgilendirir mi" diyorlar bana demiş s.turgut..&lt;br /&gt;sonra da ilgilendirir demiş..&lt;br /&gt;çünkü abededeki " her dönüşüm her yenilik.. popüler kültür araçları ile dergiler haberler filmler.. aracılığı ile dünyaya yayılır..ben özellikle ülkemizde bu dönüşümün olacağını hissediyorum.. çünkü kadınlarımız bizden daha atılımcı .. daha ileri gidecek potansiyeli var..ilişkileri tamamen onların belirleyeceği kuralların kadınlar tarafından konulacağı günler uzak değil.. demiş..&lt;br /&gt;"erkek ister dirensin ister vahşete başvurup çırpınsın.. kaçınılmaz süreç durmayacak.. 21. yüzyılda.. kadının karşısında ikinci sınıf olacak .. ve bu gerekiyor demiş..&lt;br /&gt;bu önemli.. bunu hatta çabuklaştırmalıyız demiş..&lt;br /&gt;bu durumdan mutlu olacak erkekler de var.. çünkü kadının güçlü ve daha mutlu olduğu bir dünya her bakımdan güzeldir.. anlamlıdır demiş..ülkemizde kadın döven ve öldüren erkekler var olabilir.. çünkü biz barbar dönemini yaşayan bir ülkeyiz demiş..&lt;br /&gt;heryerde böyle   erkekler var.. ama onlar engelleyemeyecek demiş..&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;bu anlattığım üç şey..&lt;br /&gt;bir de karikatür..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-z3Tg0ianuYk/Tp2U9MQRuuI/AAAAAAAABlc/c2LoarZsFgU/s1600/314094_10150293060834437_305350864436_7427296_2962353_n.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 247px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-z3Tg0ianuYk/Tp2U9MQRuuI/AAAAAAAABlc/c2LoarZsFgU/s320/314094_10150293060834437_305350864436_7427296_2962353_n.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5664847685284379362" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bunu yer aldığı feysbuk profilinde bu resme yapılan yorumları..&lt;br /&gt;ve daha beş benzemez şeyi..&lt;br /&gt;aslında birleştiren bir ortak nokta var ki peşpeşe fikir çakmaları yaptı ama..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;parmağımla işaret edemedim..&lt;br /&gt;altını parlak mor kalemle çizemedim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yine de var..&lt;br /&gt;değil mi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*********&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;dı " güzel günler göreceğiz hayatta" diye mırıldanan..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-8866625264290288347?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/8866625264290288347/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=8866625264290288347&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/8866625264290288347'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/8866625264290288347'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/10/d-iliski.html' title='dı ilişki'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-z3Tg0ianuYk/Tp2U9MQRuuI/AAAAAAAABlc/c2LoarZsFgU/s72-c/314094_10150293060834437_305350864436_7427296_2962353_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-6358060833836674002</id><published>2011-10-16T11:59:00.002+03:00</published><updated>2011-10-16T12:18:49.725+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>karıncanın kardeşi derdi saime hanım..&lt;br /&gt;minicik bir kadının.. minicik bir başkasına yardım etmesine..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hani benim pek minicik olduğumdan değil..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama ecem selvi boylum.. kızılcıklarıma kavuşturdu beni..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben de daha önce &lt;a href="http://createacraft.blogspot.com/2006/09/cornelian-cherry-at-this-time-of-year.html"&gt;şurada&lt;/a&gt; verdiğim.. tarifi uyguladım..&lt;br /&gt;=)&lt;br /&gt;bu blogları benim sanal çöplüklerim.. onları hep toplamam gerek..&lt;br /&gt;ama ben geveze olunca .. toplanacak çok şey oluyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve aynı evdeki.. değer değmez.. kullanılır lazım olur korkusuyla briktirdiğim gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse.. &lt;br /&gt;sadece kızılcıkları yıkadım ve.. zerlerini örtecek kadar votka koydum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama sonuç.. böyle güzel olacak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üç hafta sonra.. bir şeker şerbeti kaynatıp..&lt;br /&gt;tadını seveceğim kadar karıştıracağım..&lt;br /&gt;narçiçeği rengindeki mis kokulu votkama..&lt;br /&gt;l,körüm hazır olacak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir kitap daha bitirdim dün akşam..&lt;br /&gt;teveden iyice kopmuş durumdayım..&lt;br /&gt;bu yüzden örgüye geçemiyorum..&lt;br /&gt;=)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kitabım örgü konusunda.. yalnızlıklarını paylaşan kadınlar konusunda..&lt;br /&gt;birbirinin kurdu değil çobanı olan kadınlar hakkında..&lt;br /&gt;yazar bir örgü düşkünü amerikalı..&lt;br /&gt;yalnız insanlar memleketinde örgü aynı zamanda bir dayanışma simgesi olduğundan çok yaygınlaştı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dili basit.. kurgusu temiz.. kim kimdir.. ve bir sonraki adımda ne olacak... o tuhaf kızın ne gibi bir mantıklı nedeni olabilir örgü derslerinde??.. gibi tm ayrıntıları iyi düşünüp koymuş kitaba .. kişileri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama yine de kapağındaki resim kadar.. doyurucu değil..&lt;br /&gt;ama çekirdeğin doğum günü partisinde alınma saatine kadar olan süremi doldurdu işte..&lt;br /&gt;kitaptakı huzur..&lt;br /&gt;benim de çekirdeğe bin üç mesaj atmamı engelledi..&lt;br /&gt;az mesajlaştık az sürtüştük..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;=)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gecenin ortalarında..sahilde kafkamı alıp.. yattım..&lt;br /&gt;iyi roman budur dedim daha ilk on sayfada..&lt;br /&gt;sağol lalem..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada..&lt;br /&gt;geçen hafta..&lt;br /&gt;murakaminin sahilde kafkasını ve kafkanın dava kitaplarını ingilizce olarak yirmiliğe aldım..&lt;br /&gt;ö&lt;br /&gt;nce kafkatı sonra sahildeki hali oku dedim..&lt;br /&gt;ve çabuk ol dedim..&lt;br /&gt;ve 1984ü verdim eline.. sonra da bunu oku.. çünkü.. 1Q84 geliyor yakında.. ona hazırlık yap..&lt;br /&gt;=)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yasak kitaplar listesinde.. ilerletmem gerek onu hızla..&lt;br /&gt;zira en iyi yüz yazar listesi buldum yeni bir dostumun sitesinden zıpladığım bir başka blogda..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendimi test etmediysem de..&lt;br /&gt;yirmiliği ilerletmem gerek..&lt;br /&gt;bu listelerde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi.. bir karga ile randevum var.. ne murakaminin.. ne de kafkanın kargası..&lt;br /&gt;öz gerçek karga kardeşim..&lt;br /&gt;=)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ban getirdikleri.. anlatacakları.. sonra da şu yığınımda biraz eleme.. &lt;br /&gt;gevşek pazar işte haraşo gibi hatta işkembe de olabilir.. =)..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-6358060833836674002?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/6358060833836674002/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=6358060833836674002&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/6358060833836674002'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/6358060833836674002'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/10/karncann-kardesi-derdi-saime-hanm.html' title=''/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-4286871322764028828</id><published>2011-10-14T12:07:00.006+03:00</published><updated>2011-10-14T15:15:51.635+03:00</updated><title type='text'>bir fincan çay ?? jeyn austen.. ingiltere.. vircinya ve diğerleri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-42Uiwj1IR24/TpgiHVogA2I/AAAAAAAABlQ/ugZ6FS6NOSI/s1600/%25C3%25A7ay.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-42Uiwj1IR24/TpgiHVogA2I/AAAAAAAABlQ/ugZ6FS6NOSI/s320/%25C3%25A7ay.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5663314040879842146" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;jeyn austen hayatımı mahvetti..&lt;br /&gt;hafif.. bir kitap..&lt;br /&gt;neredeyse dörtte üçü öyle.. yani başladıktan bir süre sonra bıraksaydım.. okumaya başladığımı bile hafızamda tutamayabilirdim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;devam etmemin başlıca nedeni kitabın insana ingiltereye gitme arzusu veriyor olması..&lt;br /&gt;ki ben..bu etkiyle.. &lt;br /&gt;ingiliz dönem kadın yazarların müzelerini ve yaşadıkları alanları.. ve &lt;a href="http://paineldasletras.folha.blog.uol.com.br/images/hatchards_now2.jpg"&gt;hatchard's kitabevini&lt;/a&gt;.. içeren bir turun fantezisini kurdum bile..&lt;br /&gt;bunu tek başıma yapmayı düşünüyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;elimde yazarların kitapları ile..&lt;br /&gt;fotoğraf makinem ve kocaman spiralli bir defterle..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kitabın son dörtte biri.. baştaki hafifliği alıp götürüyor..&lt;br /&gt;yine düşündürüyor.. zıplatıyor ..&lt;br /&gt;yine trampoline gönderiyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hatta sözcükleri farklı kavramı aynı olan..&lt;br /&gt;benim.. " bizi kandırmışlar büyürken.. büyüyünce herşey kontrolümüzde olacak ve bu da iyi olacak sanmamızı sağlamışlar.. oysa hayat zormuş".. deyişimi de bir yerlerde.. kullanıyor.. elbet daha kısa ve anlaşılır cümlelerle..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zaten herkes benden daha kısa ve anlaşılır yazıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kitap sayesinde gugl'anıma biraz danışmam gereken yerler oldu..&lt;br /&gt;bunları not etmem gerek.. hem başka not edecek neresi var ki diye hem de.. size kolaylık olsun diye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mesela bu bloğun yan tarafında duran bir masa ve sandalye fotoğrafı vardır..&lt;br /&gt;jeyne austenin yazı masasının ve sandalyesinin minyatürüdür bu..&lt;br /&gt;ve üzerinde tüy kalemine hokkasına kadar herşey vardır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslı ise &lt;a href="http://www.fuelyourwriting.com/files/jane_austen_writing_table.jpg"&gt;budur&lt;/a&gt;..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte.. vircinyamın.. sözünü ettiği.. kadının yazmak için bir odaya ve gelire sahip olmasının şart olması konusu.. buradan kaynaklanıyor..&lt;br /&gt;bir kadının yazmak için yerinin olmaması ve ..&lt;br /&gt;yazmasının yadırganması nedeniyle.. hep ufak kağıtlara yazması..&lt;br /&gt;içeri birisi girdiğinde de hemen elini o kağıdın üzerine koyup saklaması..&lt;br /&gt;bu masa sayesinde.. insanın daha bir gözünün önüne gelebiliyor..&lt;br /&gt;ve bu doğru..&lt;br /&gt;bir çok kadın yazar.. bronteler bile..&lt;br /&gt;böyle çalışmış..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama.. jeyn austen.. ailesinden çok destek görmüş yazarlığı konusunda..&lt;br /&gt;kız kardeşi şarlotun ressam oluşunun desteklendiği kadar..&lt;br /&gt;ve hatta ilk kitabını babası kendi eliyle yayın evine götürmüş..&lt;br /&gt;ama başarılı olmamış bu girişim.. beğenmemiş basmamışlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonrasında.. erkek kardeşi.. onun meneceri olmuş ve kitapları peşpeşe yayınlanmış..&lt;br /&gt;ama hep anonim.. "bir kadın yazar".. adı altında.. yayınlanmışlar..&lt;br /&gt;yani masada oturup gizli saklı yazmamış.. ama gizli saklı yayınlanmış.. bu da aynı şey hatta daha beter belki..&lt;br /&gt;ayrıca.. insanların nünde yazmayı sevmezmiş.. ve herşeye rağmen küçük kağıtlara.. içeri biri girdiğinde eliyle &lt;a href="http://janeaustensworld.wordpress.com/2009/04/09/jane-austens-writing-or-sloping-desk/"&gt;örtüverdiği kağıtlara yazmış&lt;/a&gt;.. özellikle bu benim okuyasım olan "ikna"yı.. ikna için aslında.. bir kendinden esinlenen kitap da denilebilir galiba.. benim şimdilik izlenimim bu.. =).. bir de.. bu son kitabı londrada yazmış.. =).. evinden uzakta..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yine de bu masanın yazmak için çok kısıtlı imkanlar sunduğunu kabul etmek gerek.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte bu kitap sayesinde varlığını bilmediğim.. bir diğer yazı eşyasının varlığını öğrendim..&lt;br /&gt;fotoğraf bir resmi sitede yer aldığından fotoğrafı değil.. o yüzden bağlantısını veriyorum.. &lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_l3cVGGRWWms/THQRu6UVIEI/AAAAAAAAAJQ/MDmXLGCFPVM/s1600/jane-austen-museum-1.jpg"&gt;buraya&lt;/a&gt; tıklayarak ulaşın bakın.. &lt;br /&gt;bu masacık.. yazma tepsisi.. yazı kutusu.. ne derseniz.. içinde kağıtların durduğu üzerindeki eğimli alanda yazının yazıldığı.. köşelerinde de hokkaların durduğu bir sistem..&lt;br /&gt;bu masa.. bir müzede..&lt;br /&gt;üzerinde bir mektubu.. tüykalemi..&lt;br /&gt;yuvarlak masa ise müze olan jeyn austen evinde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayalimde üstüste koydurdu bu kitap.. &lt;br /&gt;pek de yakıştırdı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;jeyn evlenmemiş..kız kardeşi şarlot da evlenmemiş..diğer kardeşler erkek.. birisi sakat.. nesi var bilmiyoruz.. diğerleri evli..bir tanesinin onbir çocuğu olmuş hatta..&lt;br /&gt;babaları öldükten sonra jeyn .. şarlot ve anneleri.. &lt;br /&gt;bu erkek çocukların eline kalmışlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;onların bakımına muhtaç kalmışlar..&lt;br /&gt;iyi bakılmışlar.. aileye önem veren bir aile oldukları için..&lt;br /&gt;ve dönem dönem.. bu çocukların bakımına yardımcı olmuşlar..&lt;br /&gt;"iyi ki evlenip çocuk sahibi olmamışım.. yeğenlere bakmak bile yeterince zor.. eğer evlenseydim ve kendi çocuklarım olsaydı.. onlara bakmaktan.. yazamazdım" demiş jeyn..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kitaplarını çocuklarının yerine koymuş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;erken ölmüş.. 41inde.. muhtemelen bir bademcik iltihabı sonrası böbrek yetmezliğinden...  ve ailesi mezar taşına bir yazar olduğunu değil.. iyi.. yüce gönüllü bir kadın olduğunu yazmayı tercih etmişler..  öldükten sonra iki kitabını daha basmışlar.. bu sonuncu kitap.. ikna.. şu anda okumayı istediğim kitap..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cassandra ressammış..&lt;br /&gt;ailedeki herkesin .. sakat kardeş ve jeyn hariç birer resmi portresi var.. o devirde fotoğraf makinesi olmadığından.. ressamlara poz vererek kendini ölümsüzleştirmek moda imiş.. ya da gerekiyor muş..&lt;br /&gt;ama jeynin tek bir resmi var..&lt;br /&gt;o da kasandranın çizdiği.. karakalenm .. sulu boyası başlanmış ama bitmemiş.. &lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.pemberley.com/janeinfo/janelife.html#picture"&gt;şu sitede&lt;/a&gt;.. bir çok sözde - jeyn resminin linki var..&lt;br /&gt;ama &lt;a href="http://www.pemberley.com/janeinfo/jacportr.jpg"&gt;tek gerçek resim&lt;/a&gt; budur.. gugl'anım bir çok resim var diyorsa da.. esas iki tane.. biri arkadan.. diğeri de bu bitmemiş olan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi gelelim..&lt;br /&gt;zıplamalara..&lt;br /&gt;bu devirde de kadın çalışmak.. kariyer yapmak için zorlanmıyor mu..&lt;br /&gt;adı var parası var.. arabası var üzerine tapulu evleri var.. segekası var..&lt;br /&gt;ama hep yarım hissetmiyor mu..&lt;br /&gt;çünkü yağmur yağdığında.. evde olup kek yapsaydım çocuklara demiyor mu..&lt;br /&gt;kar yağdığında..&lt;br /&gt;bir kere bile onların okulu kapandığında.. ben de evde kalıp kartopu oynamadım demiyor mu..&lt;br /&gt;hasta çocuğunu.. bakıcıya şuna buna bırakmıyor mu.. koynuna girip ona masal okumak.. ağzına kaşık kaşık.. içine sevgi katılmış tavuk suyuna çorba içiremiyor mu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kadının yarım pürçük halleri..&lt;br /&gt;yüz yıllardır var.. ve yüzyıllardır sürüyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kadın içinden gelen.. gezginlik kaşiflik yazarlık dürtülerini bastırsa.. bi türlü..&lt;br /&gt;annelikten vazgeçse bi türlü..&lt;br /&gt;ikisini de yaparım dese bi türlü..&lt;br /&gt;hakkını verse anneliğin kadın olmanın başka türlü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kitaptan bir tek  alıntı yapacağım.. zaten 252den itibaren başladım kıvırmaya..&lt;br /&gt;bu da oradan.. ve izninizle bir paragraf.. &lt;br /&gt;burada bu masada .. austen küllerinden doğan bir anka kuşu gibi hayatının enkazından doğmuştu .. neredeyse romanlarının hepsini.. bu ufak ahşap parçasının üzerinde.. işlek kasaba caddesine bakan bu muhteşem pencerenin önünde yazmış ya da yeniden yazmıştı .. arkasındaki odada aile üyeleri ve hizmetkarlar dolaşıp duruyordu.. austen için muhteşem bir yalnızlık ya da huzurlu bir ıssızlık söz konusu değildi.. &lt;br /&gt;tüm bu dikkat dağıtıcılara rağmen.. başyapıtlarını yaratırken kağıt.. kalem.. ve mürekkepten başka hiç bir şey kullanmamıştı.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kitabın sonunda.. okuma klubünde işlenmesi için öneriler listesi var..&lt;br /&gt;ben çok sevdim bu bölümü..&lt;br /&gt;okuyanlar olursa aranızda.. bunun sohbetini yapmak isterim..&lt;br /&gt;hatta sorulara cevabımı yazar..&lt;br /&gt;sizlerin de.. benim cevaplarıma karşı.. yandaş.. ekleme düşüncelerinizi.. ana yazıya eklerim..&lt;br /&gt;hadi biz de kitap kulübü yapalım nolur.. diye yalvarabilirim bile..&lt;br /&gt;********&lt;br /&gt;pese..&lt;br /&gt;posta kutuma gelen bir mesajda.. şu şehir dışı lüks siteler alanında oturan birinin.. bana yakın fransızca okuma klubü arıyorum diyen meylini buldum acaip kıskandım..&lt;br /&gt;pese iki.. jane austenin içinde bakın bronte kardeşlerin haline.. diye bir cümle vardı..&lt;br /&gt;özel hayatın deşifre edilmesinin.. yazarın eserlerine ön yargı getireceği ile ilgili..&lt;br /&gt;ben bronteleri çalışıcam biraz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pese3 bence de.. özel yaşam.. özel konularda.. söylemler.. hatta politik söylemler.. reklam kokan davranışlar eserden çok kitapları ve yazarın kesesine düşkünlüğünü getiriryor akla.. ama bu daha pek yüzeysel bir fikir.. derinleştirmeli..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pese4.. kitabın orijinal adı.. "jane austin ruined my life".. yani tam çeviri yapılmış.. =).. hatta bir başka kitabı da.. &lt;a href="http://www.bethpattillo.com/books"&gt;"mr darcy broke my heart"&lt;/a&gt; bay darcy kalbimi kırdı.. =) onu da tez zamanda çevirirler dilerim.. =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;peseson.. kitap ingilterede ve o yüzden hiç durmadan "a cup of tea..??" teklifleriyle dolu.. o yüzden baştan bi çay demleyin derim.. koca bilgisayarda bir çay fotosu bulamadım ya.. bana da.. yuf olsun.. =) neyse ki eski bloglardan birine.. türk çayı eklemişim de.. ordan kapıştırdım.. =D..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pesekesin bu son.. jeyn austen mektup yazmaya çok meraklıymış.. aynı evdeki kızkardeşine bile yazarmış.. hatta "kolayca uzun mektuplar yazan biri.. kötü yazamaz.." demiş.. =) bence süper bi blog yazarı olurdu bu kadın bu devirde yaşasaydı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-4286871322764028828?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/4286871322764028828/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=4286871322764028828&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/4286871322764028828'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/4286871322764028828'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/10/bir-fincan-cay-jeyn-austen-ingiltere.html' title='bir fincan çay ?? jeyn austen.. ingiltere.. vircinya ve diğerleri'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-42Uiwj1IR24/TpgiHVogA2I/AAAAAAAABlQ/ugZ6FS6NOSI/s72-c/%25C3%25A7ay.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-1791259921534267199</id><published>2011-10-12T17:22:00.002+03:00</published><updated>2011-10-12T18:15:23.063+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çılgın kırkyama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><title type='text'>bu da bugün..</title><content type='html'>**renklerden moru ve jane austen hayatımı mahvettiyi okumaya başladım..&lt;br /&gt;yine eş zamanlı.. şimdilik ikisi de sevimli.. keyifli hızlı akıp gidiyor..&lt;br /&gt;yazarlarıyla da.. kahramanlarıyla da kapışmama gerek olmayacak tarzda.. henüz aralarından sayfa bile kıvırmadım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**çekirdek hem veagan hem de diyette olunca.. mutfakta sebze ağırlıklı devir  başlamıştı..&lt;br /&gt;film ekimi nedeniyle her akşam önce sinemada sonra bizim evde 21lik..&lt;br /&gt;o yüzden gene kanlı canlı oluverdi mutfağımız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**yerinden yöresinden kars kaşarı getirmişti biri..geçen yıl.. çok lezzetliydi..&lt;br /&gt;kaşar peynirleri artık tuzlanmış patates püresi kıvamına geldiğinden.. bu yıl toplu alışveriş şeklinde aynı kişiden istedim.. &lt;br /&gt;buzluk kars kaşarı doldu..&lt;br /&gt;dahası bünyem de..&lt;br /&gt;ve üç gündür başım ağrıyor elbet.. migrenim tetiklendi gene..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**dün utanarak da olsa.. kombiyi çalıştırdım  bir kaç saat..&lt;br /&gt;içim üşüdü gün boyu..&lt;br /&gt;sıcağı hiç sevmem.. ama üşüdükten sonra ısınmak gibisi yok..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**antropoloji diye bir mağaza var.. doğal ve dönüşümsel çaalışıyor..&lt;br /&gt;her şeyi satıyor..&lt;br /&gt;orada örgü ve zincir karışımı bir bilezik beğendim..&lt;br /&gt;ilk örgün o olacak sanki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**bir sera turu yapmam gerek .. kapı önüne erikalar ekkmek istiyor canım..&lt;br /&gt;kapının iki yanına üç saksı koyup..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;birine mor diğer ikisine beyaz çiçek açan.. süpürge otları istiyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**eski fotoğraf makinelerinin içini boşaltıp masa lambasına dönüştüren.. kaktüs ekip saksı niyetine kullananlar var..&lt;br /&gt;bir objeye /nesneye.. dikkatim dağılmayacak kadar uzun süre bakıp.. onu gönlüme göre dönüştüresim var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**buduar şekilleniyor sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz..&lt;br /&gt;bir tarafı düzeltip diğer köşesini kat be kat dağıtıyorum galiba hiç bitmeyecek bir proje bu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-1791259921534267199?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/1791259921534267199/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=1791259921534267199&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/1791259921534267199'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/1791259921534267199'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/10/bu-da-bugun.html' title='bu da bugün..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-5178729881173649332</id><published>2011-10-11T16:53:00.004+03:00</published><updated>2011-10-11T19:13:30.086+03:00</updated><title type='text'>oburluk versus lezzetli öyküler..</title><content type='html'>mutfak evin en önemli yeri..&lt;br /&gt;evi ısıtan yer..&lt;br /&gt;her inanışta bu böyle..&lt;br /&gt;mutfağı çalışmayan evler..&lt;br /&gt;o yüzden.. ev gibi olmuyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yemek yapmaya meraklıyım ben..&lt;br /&gt;meraklıydım da diyebiliriz..&lt;br /&gt;bazen .. &lt;br /&gt;bir dergiden farklı bir yemek tarifi okuyup yol üstünde malzemeleri alıp eve yollanmayı.. &lt;br /&gt;üstümü bile değişmeden..evde kim var kim yok bakmadan..&lt;br /&gt;öyle şık fırfır kolye filan ocak başına koşmayı severim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ya da durup dururken..&lt;br /&gt;kendimce bir şeyler icad etmeyi..&lt;br /&gt;evlad ü ağyali doyurmayı değil.. &lt;br /&gt;keyfimce mönü oluşturmayı severim..&lt;br /&gt;ortam dekor oluşturmayı sevdiğim gibi..&lt;br /&gt;ve sanki doğru mekanda doğru yemeklerle süslenmiş doğru sofrada doğru insanlar olacakmış gibi gelir bana..&lt;br /&gt;şaşkınım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama bu konuyu çocuks destekledikten sonra..&lt;br /&gt;annemin "sofistike yemekleri"  gibi isim tamlamaları kurduklarına göre..&lt;br /&gt;bu konuda üzülmeyeceğim.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;benim için yemeklerin esas anlamı..&lt;br /&gt;kokularının.. &lt;br /&gt;pişirilmelerinin esas anlamı.. &lt;br /&gt;saime hanımı kaybetmemle derinleşti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi girişi bitirdik serim midir.. &lt;br /&gt;derim midir ona bağlanalım.. &lt;br /&gt;kitaplarla ilgili fikir gezdireceğiz.. yemeklerle değil..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içinde yemek tarifleri olan romanlardanbir ilk bir de en vardı bu geçtiğimiz haftaya kadar..&lt;br /&gt;ilk etkilendiğim..&lt;br /&gt;tom miksin sali'sinin pişirdiği elmalı turta.. nasıl bir şeydi ki o pencerenin önünde soğumaya bırakılan ama hiç bizim kabarık keklere benzemeyen.. yassı şey.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en etkilendiğim..  ise..&lt;br /&gt;isabelle allende'nin kitaplarından biri idi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ülkedeki karışıklıklar .. sanki her biri eve mutfağa kokulara karışırdı o romanda.. şimdi bilemiyorum adını.. kitaplıktan bakıp editlerim daha sonra..&lt;br /&gt;sanki ülke o evin mutfağından yönetiliyordu..&lt;br /&gt;uzay mekiğinin kontrol paneli gibiydi..=).. sanki o baharatlar bizim evde de kokuyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aradan yıllar geçince..&lt;br /&gt;bir de afrodiziyak yemekler diye kitap yazmıştı allende ama o beni söz ettiğim romanı kadar etkilememişti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yemek hazırlama.. pişirme mutfak sohbetleri yazar hangi ulustan olursa olsun kitaba keyif katar bence..&lt;br /&gt;ingiliz mutfağı diye bir söylem olmadığı halde.. &lt;br /&gt;ingiliz kitaplarına bile.. =P.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mesela ben dil balığının üzerine sıcak bir bıcakla benekler kondurup sonra fırında pişirirken ve sabah yaptıkları yürüyüşte topladıkları su terelerini de o mönüde kullanırken bir yandan da sohbet eden kişilerin olduğu bir kitabı hatırlıyorum.. =)..&lt;br /&gt;ama hangisi demeyin sakın.. klasiklerden olabilir.. vircinyam bile olabilir.. &lt;br /&gt;bir keresinde mutfak masasının ruhunu anlatmamış mıydı sayfalarca..&lt;br /&gt;ben su teresinin ne olduğunu dil balığının ne olduğunu o kitap sayesinde  öğrenmiştim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben zaten bir tuhafım..&lt;br /&gt;yemek kitaplarından değil de kitaplardaki yemeklerden etkilenip de.. &lt;br /&gt;onların ne olduğunu araştırıp pişirmek gibi tuhaf bir özelliğim var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yalnız insanların.. sürüler halinde ama yine de  yalnız yaşadıkları modern çağda.. &lt;br /&gt;sanırım bu tarzın.. &lt;br /&gt;mutfak sohbetlerinin.. &lt;br /&gt;hazırlığın .. ocağın harının.. aşçının duyguların... etkileyiciliği öne çıktı farkedildi ki . televizyon yemek programları bile değişti..&lt;br /&gt;bir kadın var mesela.. duygulara göre yemek yapıyor.. kendini şımartma günü.. hüzün günü gibi.. sonra bir genç aşçı var.. o daha sabah.. halden alışveriş balıkhaneden balık seçme.. esnafla sohbet filan diye başlıyor programına..&lt;br /&gt;öyle bir bardak su bir bardak pirinç diye vermiyor tarifi uygulamayı..&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;mutfak evi ısıtırken.. kalbi de ısıtıyor çünkü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir defterim var.. amele defterim..&lt;br /&gt;benim de orada.. mutfakta iken saime hanım ve kendi yaşamımın aşamalarını düşünüp nasıl duygulandığımla ilgili notlar olan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tesadüf üstüste iki kitap okudum..&lt;br /&gt;biri "kirpinin zerafeti" eserini.. diyemem ama filme uyarlanmış halini çok sevdiğim &lt;a href="http://murielbarbery.com/"&gt;yazarın&lt;/a&gt; "gurmenin son yemeği" isimli kitabı.. &lt;br /&gt;diğeri ise.. &lt;br /&gt;sevgili meslektaşım / yok buduar sahibesi değil hekimlikten meslektaşım/.. &lt;br /&gt;ve de &lt;a href="http://selgingb.wordpress.com/tag/lezzetli-oykuler/"&gt;blog dostum selgingb&lt;/a&gt;'nin lezzetli öyküleri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendisini ne kitabı ne bloğu..&lt;br /&gt;ilk olarak epostama gönderilen ve mesleğimizin bizdeki zararlı etkilerini.. &lt;br /&gt;hepimizin geldiği yeri.. hepimizin duygularını çok az öz ama doğru dile getirdiği bir boşalma.. dertleşme..belki bu nedenleri  en çok da kendine açıklama  mektubu ile tanıdım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gurmenin son yemeği.. orijinal adıyla..&lt;a href="http://www.amazon.com/Une-Gourmandise-French-Muriel-Barbery/dp/2070421651"&gt;"bir oburluk"&lt;/a&gt;.. ingilizceye.. gourmet rhapsody olarak çevrilmiş.. bu arada &lt;a href="http://www.sozluk.net/index.php?word=rhapsody"&gt;rapsodi&lt;/a&gt; müzik eseri olma dışında.. coşku.. heyecan anlamına da gelirmiş meğer..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben bu kitabı sevmedim..&lt;br /&gt;=)&lt;br /&gt;evet sevmedim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;özetle meğer ne kadar da naifmiş.. &lt;br /&gt;yıllarca burnu büyük..kolay  beğenmez.. &lt;br /&gt;tat otoritesi kişisi.. &lt;br /&gt;meğer ki nasıl.. çocukluğundan ve çok sıradan bir tadın peşinde imiş.. &lt;br /&gt;demek ki hayat aslında.. &lt;br /&gt;basit şeylere duyduğumuz.. inanç.. ümit.. sevgi saygı ile şekillenirse ne kadar anlamlı olurmuş.. diye bir ders almam gerekmiyor sanırım benim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama..&lt;br /&gt;sonuçta bu blog insanı.. &lt;br /&gt;insanların bir bardak suya gereksinimini anlaması.. o suyun nerede durduğunu hatırlaması.. suya kadar bir şekilde ulaşması.. şişeyi açması.. bardağa dökmesi ya da.. şişeyi doğrudan ağzına götürmesi için  uğraşıyor.. basitçe.. uzun uzun .. bazen de aylarca..&lt;br /&gt;ben hayatla ilgi hiç bir felsefe dersi almak istemiyorum artık..&lt;br /&gt;beni kişisel geliştirmeyin .. &lt;br /&gt;hayır daha zorlarsanız.. melek martir filan olucam.. bırakın kadın kalayım.. noktasındayım.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o yüzden belki be ders verebileceğim bir konunun altını çizdiği için.. &lt;br /&gt;sevmedim .. kitabı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bi kere kahraman hasta.. bende çok var..&lt;br /&gt;yaşlı.. bende çok var..&lt;br /&gt;ukala ve ço hatalar da yapmış biri.. bende çok var..&lt;br /&gt;ve etrafında herkesin kafasında kendine göre bişeyler var.. bende çok var..&lt;br /&gt;gurme olsun.. ki bende onadan bile var.. =D.. &lt;br /&gt;ahh en güzel kum midyesi esas.. nerde biliyo musunuz diyeni beni isviçrede birlikte bişeyler tatmaya davet etmeye kalkanı.. filan da var.. =D.. &lt;br /&gt;renkliyim özelim azıcık da deliyim .. evet..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hep derim ya benden kitap eleştirmeni olmaz.. diye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendi hakkımda söylediğim en doğru şey budur..&lt;br /&gt;bi de gevezeyim derim.. o da doğrudur..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kitabın dili.. seçkinliği.. orijinalliği kadar.. yazarın edebi incelikleri kadar..&lt;br /&gt;konusu da önemli benim için.. &lt;br /&gt;ben anafikri nedir bu parçanın dönemi çocuğuyum..&lt;br /&gt;test çocuğu değilim..&lt;br /&gt;hem çeviri kitapta.. dil ikinci düzeye indirgeniyor.. yazarın dili mi.. çevirmeninki mi acaba okuduğum .. dedirtiyor..&lt;br /&gt;o yüzden "kirpinin zerafeti" nasıl güzel unutulmaz bir tad bıraktıysa ağzımda.. "oburluk" o kadar bırakmadı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işin tuhafı sevdiğim taptığım iki kişi de ..&lt;br /&gt;aman açken okumayın demesine rağmen..&lt;br /&gt;bir şekilde bende iştah uyandırmadı..&lt;br /&gt;öyle sevmemişim ki kahramanı.. iştahımı tıkamış.. =).. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kitapta sözü edilen bir yemeği .. / bak yemeği diyorum spoyler yaratmamak için../&lt;br /&gt;onca fransız kültürü ve tadı düşkünü ve eksperi ben bilemeyince.. &lt;br /&gt;gugl'anıma sordum ..&lt;br /&gt;amaaaan.. &lt;br /&gt;o da.. aslında.. bildiğin profiterolün.. içi kremasız.. dışı şekerlisiymiş.. dedim..&lt;br /&gt;yapsam mı ki.. dedim..&lt;br /&gt;ama tembelliğim tuttu.. hem buduar dekoruyla uğraşıyordum..&lt;br /&gt;hem çekirdek rejimde ve kızıyor dedim.. vazgeçtim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o arada eş zamanlı .. &lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.idefix.com/kitap/lezzetli-oykuler-selgin-gb/tanim.asp?sid=KV7FL7U7O8HW18JVA5V0"&gt;"lezzetli öyküleri"&lt;/a&gt; okudum.. &lt;br /&gt;üçüncü sayfada.. işte benim kalemim dedim.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yemek yaparken fikir gezdiren kadından.. &lt;br /&gt;canı ev yemeği çeken ama yemek pişirmeyi bilmeyen.. &lt;br /&gt;malzemesini bile seçemeyecek kadar  .. &lt;br /&gt;kadın olmanın..insan olmanın bu sahnesine yabancılaşmış.. bir kadına.. &lt;br /&gt;yemek tarifi alırken.. uzun zamandır görmediği.. &lt;br /&gt;yeni hallerine karşı tanışmamışlık  hissettiği eski okul arkadaşlarına.. &lt;br /&gt;onların yaşamları ..öncelikleri.. tarzlarına bakıp kendini sorgulayan..   &lt;br /&gt;bir başkasına.. &lt;br /&gt;kadının ev hali.. iş hali.. komşu hali.. yaşlı hali.. muhtaç hali.. karıncanın kardeşi hali.. nişanlı hali.. hasta hali.. huysuz hali.. yalnız hali.. anne hali.. anne olası gelmiş haline .. birçoğuna.. &lt;br /&gt;oradan oraya zıplıyor.. &lt;br /&gt;ince bir ustalıkla hepsinin bir şekilde hayatta yollarını kesiştiriyor.. &lt;br /&gt;mutfakta ve duyguda birbirine bunca yabancı bu kadınları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kitap yapmıyor tabii bunları yazar yapıyor..&lt;br /&gt;çok sevdim.. çok..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;selgingb ayrıca çok güzel ve sistemli kitap eleştirileri yazıyor.. &lt;br /&gt;edebiyata yaklaşımı.. benim gibi fırdöndü değil..&lt;br /&gt;daha .. eğitimli.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o eleştirilerden birinde..&lt;br /&gt;öykü okumanın.. özel bir şey olduğunu.. hatta her öyküden sonra durup kısa bir süre.. &lt;br /&gt;düşünmek öyküyü sindirmek gerektiğini yazmıştı..&lt;br /&gt;işte onu bile yaptım..&lt;br /&gt;şarap tadar gibi.. dolandırdım .. ve evet... yine sevdim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bence.. kendine has.. hafif bir baharı bukesi olan.. havalandırılmış.. tam uygun ısıda ve kalıcı bir tad bırakan bir kitap olmuş.. =).. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de fikrim geldi..&lt;br /&gt;sorum geldi selgingb'ye..&lt;br /&gt;/ayh bu selgingb demek pek bana göre değil.. &lt;br /&gt;ben sevecen sıcak buduar sahibesiyim.. &lt;br /&gt;her bir dostumu bir bir sahiplenerek hitab eder zamanlara onlara ayrıca ben de isimler takarım..&lt;br /&gt;en iyisi anlaşalım seninle selgingb.. &lt;br /&gt;ben sana selgingibim.. öykücüm.. diyeyim sen de bana kızma.. =).. /&lt;br /&gt;sorum şudur..&lt;br /&gt;acaba kitaptaki ilk öykü.. &lt;br /&gt;ayrıca "basıma hazır bu artık oldu " dediğin ilk öykü olabilir mi??..&lt;br /&gt;neden mi.. ikinci öyküde ve diğerlerinde  o ilk öyküdeki protokol havası.. &lt;br /&gt;açıklamalı cümleler biraz değişmiş.. daha içten olmuş sanki anlatım..&lt;br /&gt;ya da içten demeyeyim.. de.. samimi.. diyeyim.. cümleler daha kısa sanki.. daha vurucu bu yüzden.. &lt;br /&gt;hani ilk çocuğa nasıl kitaba göre bakar da insan.. &lt;br /&gt;ikincide artık sirk cambazı gibi evirir çevirir.. &lt;br /&gt;öyle bişey..&lt;br /&gt;syle hı ?? tuttu mu tahminim..&lt;br /&gt;tutmadıysa da  bana öyle gelmiştir.. &lt;br /&gt;belki bir gün başarır da şu koridor öykülerimi yazarsam.. &lt;br /&gt;ben öyle yapacağımdır.. &lt;br /&gt;=)..&lt;br /&gt;o da olabilir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben bu iki kitaptan lezzetli öyküleri sevdim..&lt;br /&gt;ayrıca kıskandım..&lt;br /&gt;evet..&lt;br /&gt;çünkü mutfak sevmez atalet olarak yazsam eğer..&lt;br /&gt;içinde yemek de olacak bir kitap..&lt;br /&gt;böyle yazardım böyle tasarlardım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eline klavyene beynine ve duygularına sağlık..&lt;br /&gt;ve oyalanma.. yeni bişeyler isterim isteriz.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olur da birgün ..&lt;br /&gt;tanışırsak kitabıma imza da isterim bilesin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eh.. müriyelin nesi eksik.. &lt;br /&gt;ona da.. diyorum ki..&lt;br /&gt;iyi ki aslında bu "oburluk" kitabı ilk kitabınmış da.. &lt;br /&gt;sonra kirpinin zerafetini yazmışsın demek iyi yoldasın devam et demek istiyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;küstahım evet..&lt;br /&gt;ama okurum ben ..&lt;br /&gt;seçicisinden..&lt;br /&gt;**********&lt;br /&gt;pese bir.. "en etkilendiğim" demiştim ya başta..&lt;br /&gt;iki ayrı ciddi anlam bozukluğu var bu en'de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;birincisi.... başka kitaplar da var.. örnekse..&lt;br /&gt;joen harisin.. beş dilim portakal isimli romanı .. okuyunca..&lt;br /&gt;benzer bir defter yazmak istedim.. çekirdeğe.. içinde büyük sırlar olmasa bile..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ikincisi.. en kelimesini kitaplar için kullanmamayı prensip edinmeye çalışmam gerek..&lt;br /&gt;örnekse.. sor bana.. şu an yemek bağlantılı kitap diye..&lt;br /&gt;bir kompozisyon yaz edebiyat yemek bağlantısı ile ilgili  de.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu üç kitaptan söz ederim..&lt;br /&gt;lezzetli öyküler.. beş dilim portakal ve .. isabella'nın kitabı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pese iki..üzgünüm isabella ama sen de bu kadar çok ve hepsi güzel kitap yazmasaydın.. adını hatırlardım romanın bak bi tanesini sevmedim onun adı aklıma yazılmış.. derim..&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;pese üç.. ben daha da kitaplar konusuna girmem.. sanırım..&lt;br /&gt;baksana sevdim sevmedim deyip duruyorum..&lt;br /&gt;=)&lt;br /&gt;hayır bi de oburluktaki gurmenin.. küstahlığını eleştiriyorum..&lt;br /&gt;ayıp bana..&lt;br /&gt;pese dört ve inan ki son.. ama mutfak yemek pişirme hali ve anılar üçlemesinden uzak kalamayabilirim.. =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-5178729881173649332?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/5178729881173649332/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=5178729881173649332&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/5178729881173649332'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/5178729881173649332'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/10/oburluk-versus-lezzetli-oykuler.html' title='oburluk versus lezzetli öyküler..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-2569537389292112000</id><published>2011-10-10T15:07:00.005+03:00</published><updated>2011-10-10T16:09:54.115+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='altı çizili satırlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadının nesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kirli çamaşırlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deli buhur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkeğin korkusu'/><title type='text'>eller yukarı mı.. aman dikkat düşeceksin mi..</title><content type='html'>biliyorum..&lt;br /&gt;benim işim değil..&lt;br /&gt;kitap eleştirmek aktarmak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama nedense bitirdiğim anda not almam gerekirmiş gibi önemli bir fikirmiş gibi geldi bana..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sakın kımıldama..&lt;br /&gt;margaret mazzantini..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;benim okuduğum ilk kitabı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bence detaycı betimlemelerinde.. &lt;br /&gt;dilde.. edebi çalışmada çok özenli..&lt;br /&gt;ama kahramanı adına.. dolayısıyla yazarı adına.. &lt;br /&gt;bende bıraktığı etki bu..&lt;br /&gt;"egoizm"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hatta yazarın bir erkek olduğunu bile düşündüm bir ara .. kapağı kontrol ettim..de yeniden hatırladım yazarın kadın olduğunu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yazarın değil çevirmenin yarattığı bir durum var..&lt;br /&gt;tıp kökenli olanları rahatsız edecek kadar fazla tıbbi sözcük hatası.. hatta neredeyse tümünün hatalı olması.. kahraman doktor olunca ister istemez.. tıp sözcükleri kullanılmış işte..&lt;br /&gt;bildiğin lavman yerine beni bile sözlüğe bakmamı gerektirecek afili bir sözcük kullanılmış mesela.. çeviride..&lt;br /&gt;oysa hepimizin aile hekimi var ille muayene olmaya gerek yok..&lt;br /&gt;yaşamını renklendirseler hekimin..&lt;br /&gt;arada böyle konularda da danışmanlık alsalar.. keşke çevirmenler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arka kapaktaki açıklamada..&lt;br /&gt;"ben seni.. gerçekten de seni mi sevmiştim? yoksa kaderden talep etmiş olduğum ve hala da talep ettiğim bir sevgiyi mi seviyordum.. şimdi sana bakıyorumve bana ne öğrettiğini biliyorum.. sen bana günahların bedelinin ödendiğini öğrettin..bu belki herkes için geçerli değildir ama bizim için geçerlidir.." yazıyor kırmızı harflerle..&lt;br /&gt;bedeli başkası ödeyince.. ders alınmıyor diye düşündüm.. çünkü ben kapağı romanı bitirdikten sonra okudum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sürekli bir uyumsuzluk dile getiren kahraman sorunlu biraz.. &lt;br /&gt;varolamamanın .. burukluğun.. ezikliğin.. filan göndermeleri var.. &lt;br /&gt;ama bunların öyküsü gibi gelmedi bana..&lt;br /&gt;kimbilir belki çevremde bu tip insanların çok sayıda olmasından..&lt;br /&gt;hatta elimi sallasam.. bunları baz alıp gökdelen çıkanlara çarpıyorum..&lt;br /&gt;oh yaparım ederim.. sonra da anlatırım rahatlarım.. &lt;br /&gt;bu sıradan bir durum artık günümüzde.. en azından benim çevremde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kimbilir belki aslında çok iyi gözlemcidir romancı..&lt;br /&gt;ki doktorlar arasında böyle çok karakterin olduğunu gözlemiştir diye düşünüyor buldum kendimi daha şu yukardaki cümleyi kurar kurmaz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;koltukaltı manik ya da koltukaltı fobik biri.. yazarımız..&lt;br /&gt;dokuz kere koltukaltından söz ediyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben daha önce hiç eleştiri yazmadım bu iş adabınca nasıl yapılır diye de düşünmedim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daha çok beğendim.. aman kaçırmayın dedim..&lt;br /&gt;sanki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;acemiyim o yüzden spoylırlaştırmamaya çalışıyorum..&lt;br /&gt;eşi iş icabı yurt dışında iken..&lt;br /&gt;kızı bir trafik kazası geçiren bir doktorun.. kızı ameliyatta iken.. düşündükleri..&lt;br /&gt;bir çeşit geçmişi sorgulaması.. yok hatta daha çok aklama girişimi..&lt;br /&gt;hatta belki günah çıkarırma..ve böylece  herşeyin düzeleceğine umma....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir yetersizlik hissi var  her yaşında.. &lt;br /&gt;ama doktorluğunda yetersiz hissettiğinde nasıl üstüne gidip kendini çok iyi doktor yaptıysa.. &lt;br /&gt;yaşamla ilgili konularda birşey yapmamayı seçmesi ve sonra da mızmızlanması.. &lt;br /&gt;bir çeşit uzamış ergenlik sendromu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben &lt;a href="http://laleninbahcesi.blogspot.com/2011/10/hayatn-bu-sabahnda-yagmur-var-istanbul.html"&gt;lalem&lt;/a&gt; gibi değilim.. dünyaya güzel bakmam.. &lt;br /&gt;defo bulucu gibiyimdir.. o yüzden ..&lt;br /&gt;"sepetin içine koymak istediği ışıklardan" alıntılamayacağım..&lt;br /&gt;ben ışıklı anıları olmamasını mazeret olarak kullandığı cümleyi alıntılamadım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;benim başka alıntı cümlelerim var..&lt;br /&gt;"sadakat akıllı mantıklı yaşlara has bir değer değildir.. sadakatsizlik ise öyledir.. çünkü ihtiyat.. hesap kitap ölçülülük ve yaşlılığa has tüm meziyetleri gereksinir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"cesaret .. yeni aşklara hastır.. eski aşklar daima biraz düşkündür.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"yeni aşklar korkuyla dolup taşar..dünyada ne bir yerleri vardır.. ne de ilk ve son durakları.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"annenin kurumlu bir doğası var.. niyetleri.. hatları hep kibirli.. o bana ait değil.. hiç bir zaman olmadı.. artık eminim bundan.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"annen unutmayı biliyor.. her şeyi o anın ihtiyaçlarını karşılayacak şekle dönüştürmesini biliyor.. bu bir yanıyla korkunç olsa da diğer yanıyla etraftaki her şeye sürekli olarak doğma imkanı sağlayan bir şey.. ben onun ellerinin arasında farkına bile varmaksızın defalarca doğmuş olmalıyım.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"hayır sen geceleyin gitmeyeceksin.. bunu yapmayacaksın.. çünkü seni.. özlememe ihtimalim var ve sen tedbirli kadınsın.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"varlığıyla ortamları dolduran hep odur zaten.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"hemcinsleriyle.. en mütevazi halli olanlarla dahi.. dayanışma içindedir o.. karşısındaki özgür bir kadın.. ona karşı hoş görülü olmayı görev biliyor.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"evimde herşey yerli yerinde.. karım güçlü kuvvetli bir kadın.. "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"sizler yalnız başınıza kalana dek.. kendimi her gün bir lokma kadar geri çekmem daha kolay olur.. kız çocukları anneleriyle beraber durur..annelerini makyaj yaparken ayakkabı giyerken seyreder.. ve ben göze batmaksızın sıvışabilecek.. evde olduğum halde sessiz uşak gibi.. arka planda sessiz sakin kalabileceğim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu margaret hanım.. bir erkeğin her şarta kendini nasıl temize çıkarabildiğini..dahası aslında kendi gözünde zaten hiç suçlu olmadığını..  bir kadının iyi özelliklerini alıp onları nasıl hakaret gibi söyleyebildiğini farketmiş ve çok güzel yerleştirmiş aslında karakterin beynine.. oradan da kitaba..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tümünü alıntılamışsın atalet demeyin.. koca kitap daha bin tane cümle var..&lt;br /&gt;ama bir tane daha..&lt;br /&gt;"aynı sopadan dayak yemiş gibi arkadaş olmak".. bu deyimi çok iyi anladım ve çok beğendim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonunu söylemem lalenin zuz'u kızıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonuç olarak.. &lt;br /&gt;bence başarılı bir roman..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her ne kadar olumsuz eleştiri gibi gelse de yazdıklarım..&lt;br /&gt;ben anna kareninaya ve madam bovariye de gıcık olduğumdan..&lt;br /&gt;sanata değil.. karakterlere sinirlendiğimden..&lt;br /&gt;sinirlenirim elbet adamın kızı beyin ameliyatında.. o tutmuş kendi hayatını düşünüyor.. kendine acıyor.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu yukarda dediklerim.. dediklerim yazarı ya da eseri bağlamıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama düşündüm gerçekten o durumda bir annenin.. bir patates gibi boş olurdu kafası.. ya da.. sadece kızıyla ilgili şeylerde.. &lt;br /&gt;***********&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cumartesi.. aktara gidip.. vanilya alırken..&lt;br /&gt;yolda esas baharata.. en acı acıya rasladım ben.. burda dursun diye not ettim..şimdi..&lt;br /&gt;damağımdan hiç çıkmayan kinin acısının kaynağına..&lt;br /&gt;ama vanilya likörümü yaptım..işte..&lt;br /&gt;gidip kendimi rakıya boğmadım eve vanilya götürmeyi bile unutup..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***********&lt;br /&gt;yarına çekirdekten bir ilişki analizi size.. &lt;br /&gt;..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-2569537389292112000?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/2569537389292112000/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=2569537389292112000&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/2569537389292112000'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/2569537389292112000'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/10/eller-yukar-m-aman-dikkat-duseceksin-mi.html' title='eller yukarı mı.. aman dikkat düşeceksin mi..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-8764905060627512875</id><published>2011-10-08T20:46:00.005+03:00</published><updated>2011-10-08T22:37:27.425+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='raftan rizotto'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şarap açacağı kullanımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><title type='text'>kahve vanilya.. kokuları adına..</title><content type='html'>kızılcık çıkmış ya..&lt;br /&gt;söylemiyorsunuz.. &lt;br /&gt;ama öğrendim.. &lt;br /&gt;de ne işe yaradı.. &lt;br /&gt;hiç..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bulamadım ..&lt;br /&gt;pazarım yok.. &lt;br /&gt;markete gelmemiş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama markette eğlendim..&lt;br /&gt;şu bilmem kaçıncı yılını kutlayanı diyorum..&lt;br /&gt;eskinin margarinleri makarnaları eskinin paketlerinde..&lt;br /&gt;bir de sopasının ucuna iki tepsi asıp.. içlerine birer ufak paket yoğurt oturtmuş yoğurtçu eski stilin karikatürü..&lt;br /&gt;sarışın yeşil gözlü sanırım uhacir bir oğlan.. &lt;br /&gt;üstelik saçlar uzun zita topuz yapmışlar.. toplamışlar bi kasketin altına..&lt;br /&gt;dudaklarının üzerine de olabilecek en siyah en pala bıyıkları takmışlar yelek filan..&lt;br /&gt;eski zaman yoğurtçusu..&lt;br /&gt;dolaşıyor marketin içinde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ah bizim gençliğimizde böyle gelirdi yoğurtlar dedi bir yaşlı hanım..&lt;br /&gt;sonra da.. "yoğurtçuuuuu" dedi..&lt;br /&gt;hani yoğurt dedi sonra oğlana.. &lt;br /&gt;eh dedim paket ufak gözden kaçırdı hanım..&lt;br /&gt;var dedi oğlan.. nerde dedi kadın.. &lt;br /&gt;kaça dedi hemen bi de..&lt;br /&gt;gelin benle deyip yoğurt standına götürürken yoğurtçu karikatürü kadını ..&lt;br /&gt;kadın hala kaça ki diyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tamam yoğurtçunun nostaljisine kaşıyım..&lt;br /&gt;inek sütü tüberküloz kaynağı..&lt;br /&gt;bizim insanımızın hijyensizliği de göz ününe alınınca.. kim ne derse desin ben pastörizeden yanayım..&lt;br /&gt;yani ahh eski yoğurtçular ne güzel gelirdi ortalıktaki tüm tozu toplaya toplaya..&lt;br /&gt;hele o kaymağı ne güzel otururdu damarlarımıza filan dememi beklemeyin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;canlandırma neyse de.. &lt;br /&gt;maskaralığa ne gerek..&lt;br /&gt;dedim geçtim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kızılcık likör hevesim kursağımda.. gerdanımda kaldı.. =)&lt;br /&gt;yok kalmamış... pat diye bir yerde vanilyalı likörden bahseden bir yazı düştü..&lt;br /&gt;hemen araştırdım tam dört tarif buldum.. ortasını aldım..&lt;br /&gt;bir iki de farklı tarif vardı aynı malzeme ile..&lt;br /&gt;hem ben şu havalı mutfaklardaki havalı aşçılar gibi vanilya çubuğunu bıçakla yarıp içindeki mini mini çekirdekleri sıyırıp..&lt;br /&gt;oynamak istiyordum uzun zamandır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gerçi çekirdekleri sıyırma numarası yapılmamalıymış likörde.. ama olsun..&lt;br /&gt;aldım vanilya çubuklarımı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;birkaç bişey daha..&lt;br /&gt;ve keyfimi.. &lt;br /&gt;geldim eve..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-1Z1xw_e3BUA/TpCRK7tsf-I/AAAAAAAABlI/rUA42n7K0ZQ/s1600/SDC14092a.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 306px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-1Z1xw_e3BUA/TpCRK7tsf-I/AAAAAAAABlI/rUA42n7K0ZQ/s320/SDC14092a.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5661184348618784738" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vanilya çubuğumu ortadan ikiye böldüm.. &lt;br /&gt;bir başkasını önce ikiye sonra bir çok ufak parçaya..&lt;br /&gt;bir başkasını yine ikiye.. üç tarif üç farklı uygulama..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-DBpWa89uXaU/TpCRBQ_CgRI/AAAAAAAABlA/CRUoONkrqEc/s1600/SDC14094a.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 290px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-DBpWa89uXaU/TpCRBQ_CgRI/AAAAAAAABlA/CRUoONkrqEc/s320/SDC14094a.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5661184182529982738" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;su şeker..vanilya çubukları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-N5HuYL6PWyY/TpCRBG2uGII/AAAAAAAABk4/m7kkA2NFjR0/s1600/SDC14095a.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 318px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-N5HuYL6PWyY/TpCRBG2uGII/AAAAAAAABk4/m7kkA2NFjR0/s320/SDC14095a.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5661184179810736258" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kısa sürede.. üç güzellik hazırdı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-57bP5ULYn6Y/TpCRA1JLFOI/AAAAAAAABkw/i3DvDdW4iMo/s1600/SDC14101a.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-57bP5ULYn6Y/TpCRA1JLFOI/AAAAAAAABkw/i3DvDdW4iMo/s320/SDC14101a.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5661184175056295138" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o zaman keyif zamanı geldi demek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-beQCqDSlpbE/TpCRAq7UkRI/AAAAAAAABko/8uJXtSNoRac/s1600/SDC14108a.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 294px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-beQCqDSlpbE/TpCRAq7UkRI/AAAAAAAABko/8uJXtSNoRac/s320/SDC14108a.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5661184172313841938" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama tarihi de iliştirmek gerek.. üzerine ne olsa hepsi üç hafa duracak.. bilmek gerek.. ne zaman şişelendi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-Q08lwmv6nK4/TpCRAYeyZII/AAAAAAAABkg/I6jds6E-_8A/s1600/SDC14110a.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 294px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-Q08lwmv6nK4/TpCRAYeyZII/AAAAAAAABkg/I6jds6E-_8A/s320/SDC14110a.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5661184167362323586" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi şu yukardaki güzellikleri yudumlar ve tadarken..&lt;br /&gt;tarif veriyorum..&lt;br /&gt;2 bardak su&lt;br /&gt;2 bardak şeker..&lt;br /&gt;1 vanilya çubuğu.. boyuna ikiye bölünmüş..&lt;br /&gt;kaynatılıyor ve hemen altı kısılıp 15 dakika fıkırdamaya birakılıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra ocaktan alınıyor..&lt;br /&gt;bir kahve kupasının dibine iki parmak  anında eriyen kahve.. türk kahvesi olmayan neskafe denenden sert ve koyu olanından.. konulup sıcak suyla eritilip şeker su vanilya üçlüsüne katılıyor.. altı dakika daha fıkırdayacak.. kaynamayacak köpürmeyecek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hehe sıra geldi efenim keyifli bölüme.. yarım şişe votka.. yaklaşık iki bardak da bu eder.. ateşten alıp oda ısısına soğuyan kahve vanilya şeker ve su ya eklenecek..&lt;br /&gt;bir kavanoza konulup.. ağzı kapatılacak karanlık ve serin bir yerde üç hafta .. arada sallanacak.. ve sonunda.. bir kahve filtresinden geçirip şık şişeye alacağız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hmm yarım şişe votka arttı ama..&lt;br /&gt;onu da doğrudan iki bardak şekerle birlikte bir şişeye koyup.. çalkayarak şekeri eriteceğiz..&lt;br /&gt;içine de ufak ufak doğranmış 3 vanilya çubuğumuzu koyup kapatıyoruz.. &lt;br /&gt;bu her gün sallanacak üç hafta.. karanlık yerde duracak.. sonra süzülüp.. bişeyler katılarak kullanılacak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;elim değmişken bir de vanilyalı şeker yaptım.. ufak doğranmış bir vanilya çubuğunu toz şekerle karıştırdım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;budur..&lt;br /&gt;ataletin mutfak hali..&lt;br /&gt;kışlık stoğu.. =)....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve ev muhteşem kokmakta.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-8764905060627512875?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/8764905060627512875/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=8764905060627512875&amp;isPopup=true' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/8764905060627512875'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/8764905060627512875'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/10/kahve-vanilya-kokular-adna.html' title='kahve vanilya.. kokuları adına..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-1Z1xw_e3BUA/TpCRK7tsf-I/AAAAAAAABlI/rUA42n7K0ZQ/s72-c/SDC14092a.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-4440300581830905860</id><published>2011-10-07T11:35:00.005+03:00</published><updated>2011-10-07T13:26:11.224+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadının nesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atalet bildiriyor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='takıntılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kıskançlıklar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><title type='text'>altın devri..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-0SOfimkvAX0/To7TlluVaKI/AAAAAAAABkY/7q-bAhayfW8/s1600/SDC11366.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 306px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-0SOfimkvAX0/To7TlluVaKI/AAAAAAAABkY/7q-bAhayfW8/s320/SDC11366.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5660694424386365602" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;geçen hafta.. &lt;br /&gt;&lt;a href="http://montydob.blogspot.com/2011/09/beware-of-book.html?utm_source=feedburner"&gt;yasaklı kitaplar haftasıymış..&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yasaklı kitaplar derken çocuklara ve eğitime uygun bulunmayan ve liselerin.. ve kütüphanelerin listesine alınmayan kitaplar demek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;baktım klasiklerin çoğu önce yasaklı kitaplar listesinde imiş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bülbülü öldürmek..&lt;br /&gt;muhteşem gatsby..&lt;br /&gt;inanabiliyo musunuz.. &lt;br /&gt;ulisis..&lt;br /&gt;lolita neyse de..&lt;br /&gt;gazap üzümleri..&lt;br /&gt;fareler ve insanlar hep yasaklılardan..&lt;br /&gt;sineklerin tanrısı.. 1984..&lt;br /&gt;silahlara veda.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tuhaf olan bunların yasaklı olup sonra da neredeyse tümünün holivud filmi olması =D..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse ben listeye baktım..&lt;br /&gt;alis walkırın renklerden morunu okumamışım..&lt;br /&gt;elim değmişken bir de.. &lt;br /&gt;kadının hası kolay ezilmezi aldım..&lt;br /&gt;tamamen duygusal seçimler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seversem.. &lt;br /&gt;ki yazarı tanıtan kaynaklara bakılırsa seveceğim..&lt;br /&gt;devrimci petunyalar fialn öyle bir alis volkır devri yaşayabilirim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;elim değimişken..&lt;br /&gt;hayal ve hakikat kitabını da aldım..&lt;br /&gt;tamamen osmanlıca incecik minicik..&lt;br /&gt;yarısı latin alfabesinde..&lt;br /&gt;devamında da ilk basıldığı eski türkçe hali var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve bilin bakalım..&lt;br /&gt;yazarları.. "ahmet mithad.. ve bir kadın.."&lt;br /&gt;ben fatma aliye olduğunu biliyordum alırken.. &lt;br /&gt;ama kitabın kapağında bunu görünce..&lt;br /&gt;hiç sevmediğim bu tutucu cumhuriyet karşıtı kadının adının..&lt;br /&gt;kitabın kapağında olmadığını..&lt;br /&gt;ve ahmet mithadın.. " bir muharrirenin doğuşu" diye hakkinda yazılar yazmış olsa bile..&lt;br /&gt;hep bir erkeğin yanında ikincil ve gölgede..&lt;br /&gt;hep dışa vurumu bir erkek üzerinden olmasından..&lt;br /&gt;üzüldüm.. sinirlendim öfkelendim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hadi diyelim devir osmanlıdan ..&lt;br /&gt;peki bu zamanlarda hala bunu benimseyenler..&lt;br /&gt;hele de kafası çalışıp söyleyecek sözü..&lt;br /&gt;söze yetecek eğitimi olduğu halde ikinci sınıf toplumsal olmayı sindirebilenler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ah.. ne diyeyim.. ah ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hafta sonu fena sağanak bekleniyormuş..&lt;br /&gt;biz de pazar programını iptal ettik..&lt;br /&gt;tamamen açık havada idi çünkü..&lt;br /&gt;=/..&lt;br /&gt;kim nazar değdirdi.. çabuk itiraf edin ... &lt;br /&gt;=)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;he yok sözün gelişi..&lt;br /&gt;inanmam nazara filan.. zira..&lt;br /&gt;belki bira balık patates yaparız saçak altında kimbilir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bulunur elbet bişey..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hadi bu da cumalık olsun dedim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bi de her yerde bağırdım..&lt;br /&gt;bi de.. burdan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;keşkülü özledim..&lt;br /&gt;ben kitap mı yazsam acaba..&lt;br /&gt;tanımadığım kadınlar diye..&lt;br /&gt;ve bir bölümüne de keşkülü özlemek diye isim mi versem..acaba duyar mı bilir mi o zaman..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aaa.. atalet kitap yazmış der alır..&lt;br /&gt;mı..&lt;br /&gt;yoksa doğrudan nerden geliyor bu tarçın kokusu mu olsa kitabın adı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aman nostalcia izınt glem diyip duruyorum ama blogların altın devri de keşküllü zamanlardı sanki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-4440300581830905860?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/4440300581830905860/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=4440300581830905860&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/4440300581830905860'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/4440300581830905860'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/10/altn-devri.html' title='altın devri..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-0SOfimkvAX0/To7TlluVaKI/AAAAAAAABkY/7q-bAhayfW8/s72-c/SDC11366.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-1249243422483540599</id><published>2011-10-06T13:48:00.005+03:00</published><updated>2011-10-06T14:29:47.327+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çılgın kırkyama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kolaj'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atalet bildiriyor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zıplamalar'/><title type='text'>ataletekimi.. =D</title><content type='html'>üç yıl önce.. barcelona barcelona izlerken nasıl güzel bir ruh hali içindeydim.. &lt;br /&gt;ya ilkbahar geliyordu.. ya sonbahar.. &lt;br /&gt;ışığın böyle eğik düştüğü altın tozlu idi ortalık.. ama hava serindi..&lt;br /&gt;ça konyaklı çay içiyordum.. ya kahve konyak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o zaman avrupa sineması sandığım filmin yönetmeninin vudi olduğunu öğrenince pek şaşırmıştım..&lt;br /&gt;ve okurken bir de paris filmi çekeceğini öğrenince o gün bugündür bekliyordum.. &lt;br /&gt;da..&lt;br /&gt;kaçırabilirdim ama.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu aralar barcelona döneminde değildi ruh halim..&lt;br /&gt;böyle bir kapanma.. bir tıkanma gibiydi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ctesi bir randevu için.. &lt;br /&gt;belki de.. üç aydır yapmadığım gibi bir makyaj yaptım..&lt;br /&gt;buluşacağım kişiden fırça yememek için.. korkudan sade..&lt;br /&gt;iyi geldi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra.. biraz vitrin de baktık o ctesi.. almak değil bakmak..&lt;br /&gt;sonra eve gelip..dolap karıştırmak..&lt;br /&gt;şunu buna eklemek bir şekilde bir fot fot lastik etkisi yaptı....&lt;br /&gt;açıldı tıkanıklık..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu sayede.. &lt;br /&gt;bu hafta her gün.. kırmızı ruj dahil makyajlı..&lt;br /&gt;maden gündüz de pul payet kristal var.. ve ben de zaten saksağanım deyip..&lt;br /&gt;pırıltılı giyindim..&lt;br /&gt;haha bir gözlemim oldu yalnız..&lt;br /&gt;bi avuç kristal ve iki fırça darbesi..&lt;br /&gt;xylerin bakış açısını nasıl etkiliyor..&lt;br /&gt;kaaç zamandır tedavimde kontrolümde olan adamların son üç günde.. bakışları.. tepkileri nasıl farketti..&lt;br /&gt;eğlenceli.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;parisi de kaçırmadım.. bu sayede..&lt;br /&gt;ertesi gün.. &lt;br /&gt;tevede bir filmi vardı.. vudinin.. herkes aşık olur galiba adı..  &lt;br /&gt;orda da paris sahneleri vardı.. vudi parise aşık..&lt;br /&gt;ve caz.. onu da seviyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben caz sevmem..&lt;br /&gt;gerçekten..&lt;br /&gt;ama blues severim.. seçe seçe severim.. bazı şarkıları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hep hayıflandığım.. şu holivud filmlerinde gördüğümüz..&lt;br /&gt;yerlere kadar kırmızı kadife örtülü.. abajuru üzerine çakılı..minicik masalar.. &lt;br /&gt;koltuklarla döşeli..&lt;br /&gt;loş gece klüpleri devrine yetişememiş olmak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;insan sesi severim hele buğuluysa..&lt;br /&gt;işte buğulu insan sesi ve hüzünlü melodi..&lt;br /&gt;benim cazım bu..&lt;br /&gt;=)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hatta film çıkışı.. şimdi bir de caz klube gidip geceyi uzatmak vardı dedim çekirdeğe..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çekirdek müzik öğrencisi.. piyano.. saksafon bu sene de bateri çalıyor..&lt;br /&gt;baterist deyince hep aklıma.. jidomun baterist aşkı geliyor..&lt;br /&gt;=)&lt;br /&gt;"ben cazımı yapıp.. dizilerde oynamak istiyorum " diyor kuzum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben de sırıtıyorum.. gerçek olmuşçasına..&lt;br /&gt;gelecekle ilgili kurduğu ilk cümleler bunlar..&lt;br /&gt;ergenlik sonsuza kadar sürecekmiş gibi davranmaması keyif veriyor..&lt;br /&gt;duymasın ama..&lt;br /&gt;tekniğin muhteşem ama ruh yok demişti müzik hocası geçen yıl.. bach çalarken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sahne izleme deneyimini arttırmaya karar verdim.. hanımın..&lt;br /&gt;çaktırmıyorum ama..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-zAKnpG1v_I4/To2MQjroP6I/AAAAAAAABkI/KsHp1G462bQ/s1600/SDC14091.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-zAKnpG1v_I4/To2MQjroP6I/AAAAAAAABkI/KsHp1G462bQ/s320/SDC14091.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5660334522758610850" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizim rahibe okulunda kala kala tek rahibe kalınca.. eskiden rahibelerin şapeli olan yeri.. konser salonuna çevirdiler.. arada hoş konserler oluyor.. baktım ekim ayında.. caz konserleri var..&lt;br /&gt;gidelim mi dedim çekirdeğe..&lt;br /&gt;olur dedi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dün akşam o sayede bir xx keşfettim işte..&lt;br /&gt;elif çağlar.. &lt;br /&gt;minicik bedenli renkli sesli.. ama her rengi de buğulu sesli bir xx..&lt;br /&gt;ben klasik caz parçalarını yorumlamasını beğendiğim kadar deyvid boviden filan yaptığı kavırları da sevdim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir ara karşılıklı piyano ile.. kontrbas ile.. duet yaptı..&lt;br /&gt;iki piyano karşılıklı çalar gibi.. iki kontrbas beraber inler gibiydi..&lt;br /&gt;he bi de bu gösterileri uzatırlarsa da deliriyorum..&lt;br /&gt;kısaydı.. tadındaydı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra kendi yazdığı birkaç parçayı söyledi..&lt;br /&gt;bir ak saçlı akîl adamla konuşsam..&lt;br /&gt;bana herşey yoluna girecek dese..&lt;br /&gt;herşey yoluna girecek dese..&lt;br /&gt;her şey yoluna girecek dese bebeğim..&lt;br /&gt;herşey yoluna girecek..&lt;br /&gt;ama ben trafikte tıkalı kalsam gene..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çok sevdim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;piyanist.. hızlı partisyonların sonuna doğru parmakları uçuşurken.. &lt;br /&gt;mıh diye bi ses çıkarıyordu.. kontrol dışı.. çok şekerdi..&lt;br /&gt;kontrbasçının gözleri şehla oluyordu..&lt;br /&gt;en kuul bateristti.. =)&lt;br /&gt;onun partisyonları çok basit dedi çekirdek..&lt;br /&gt;de ben onu nedense.. "repertuarı" duydum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonradan.. sen bateristi repertuarı basit mi dedin?? diye sordum..&lt;br /&gt;öyle dediysem intihar etmem gerek şu an dedi..&lt;br /&gt;ve benim.. terminoloji üzerine vermeye hazırlandığım..&lt;br /&gt;diskur içimde kaldı.. =)..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;piyanist çok şekerdi dedim..&lt;br /&gt;o deliydi dedi..&lt;br /&gt;ama işte ruh .. dediysem..&lt;br /&gt;ben bah çalıyorum dedi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tamam aynı şeyleri izliyoruz ama..&lt;br /&gt;benim kadar heyecanlanmayıp..&lt;br /&gt;benim heyecanıma da.. sinirleniyor..&lt;br /&gt;=D..&lt;br /&gt;bi de.. kendi ne aldı be eleştirdi.. hiç söylemiyor..&lt;br /&gt;teşekkür ettim sonra.. bana keyif bağışladın dedim.. bu hafta..&lt;br /&gt;insan bi.. aa canım benim için de keyifliydi filan der di mi..&lt;br /&gt;he.. rica ederim diye cevapladı yav..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hızlı girdim.. ekime..&lt;br /&gt;hafta sonuna da süper bir plan yaptım.. &lt;br /&gt;umarım gerçekleşir.. ve hava da güzel olur.. ekim ışığı parlak olur.. &lt;br /&gt;epeydir istediğim birşeydi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;filmekimi..de bu ayda..&lt;br /&gt;üstelik bir de şanson gecesi yapılacakmış .. &lt;br /&gt;yakında.. eh değmesinler keyfime.. =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çekirdeğin sayesinde..&lt;br /&gt;bir kadın daha keşfettim.. dün..onu da yazacağım bir ara..&lt;br /&gt;bir de..&lt;br /&gt;mutfak ve yemeklerle ilgili bişey var aklımda..&lt;br /&gt;=)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-C7p2cXAQe0c/To2MwAla-0I/AAAAAAAABkQ/i3xsCMqwgXI/s1600/SDC11408.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-C7p2cXAQe0c/To2MwAla-0I/AAAAAAAABkQ/i3xsCMqwgXI/s320/SDC11408.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5660335063093148482" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;aaaaaaa... yetişemeyeceğim diye korkuyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işimin çok olmasına bayılıyorum..&lt;br /&gt;=).. hiç vaktimin olmamasına bayılıyorum..&lt;br /&gt;ay yeni bir acenda almalı.. demeye bayılıyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en çok da.. çekirdek yeni yollar alanlar açarken.. geçerken..&lt;br /&gt;bazen ben ona.. &lt;br /&gt;bazen o bana rehberlik ettiğinde keyifleniyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-1249243422483540599?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/1249243422483540599/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=1249243422483540599&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/1249243422483540599'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/1249243422483540599'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/10/ataletekimi-d.html' title='ataletekimi.. =D'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-zAKnpG1v_I4/To2MQjroP6I/AAAAAAAABkI/KsHp1G462bQ/s72-c/SDC14091.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-7842693789391267465</id><published>2011-10-05T13:09:00.008+03:00</published><updated>2011-10-05T13:52:04.193+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şifoniyerin gizli çekmecesi'/><title type='text'>çantanı göster kim olduğunu söyleyeyim.. =)</title><content type='html'>her kadın gibi atalet de giyinir sürer sürüştürür süslenir..ataletin takıntısı ayakkabılardır..&lt;br /&gt;ve iç çamaşırları..&lt;br /&gt;ayakkabılarda tek aradığı frapanlıktı bir vakitler..&lt;br /&gt;şimdilerde.. beraberinde konfor da istiyor..&lt;br /&gt;ama çarpıcı ve yüksek topuklu ve konforlu .. üçü bir arada kalıbı pek bulunmuyor.. &lt;br /&gt;olsun konfordan biraz vazgeçilebilir.. =)ama frapanlıktan ve topuktan asla..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çantalara pek ilgi duymazdım..&lt;br /&gt;çünkü .. ne alırsam alayım.. ne kadar pahalı ve marka olursa olsun..&lt;br /&gt;içinde yaşıyorum..&lt;br /&gt;yaşam bana çok nazik değil ki.. ben içinde yaşadığım çantaya nazik olayım..&lt;br /&gt;ne kadar büyükse o kadar dolduruyorum ..&lt;br /&gt;sap canavarıyım..&lt;br /&gt;ne kadar pahalı ya da marka ya da neyse o kadar yere atıyorum.. oraya buraya takıyorum.. &lt;br /&gt;deri canavarıyım..&lt;br /&gt;o yüzden bir çantaya aşık olur.. ve neredeyse tüm mevsim onun içinde yaşarım.. &lt;br /&gt;şu aralar.. bir greige çantayla ilişkideyim ..&lt;br /&gt;sözcükleri seviyorum diye buraya rengi tastamam yazdım..&lt;br /&gt;aslında bulanık şeyleri sevmiyorum..&lt;br /&gt;net kırmızılar yeşilin en yaprağı en zümrütü benim renklerim..&lt;br /&gt;ama morda sanılanın aksine.. üzeri tozlu erik morunu seviyorum.. &lt;br /&gt;bej rengi benim için ruhsuz bir renk.. ben belli bir tonunu severim sadece.. sarıya değil hafif vizona kaçanını..&lt;br /&gt;haşlanmış nohut rengi.. =D.. ben uydurdum..&lt;br /&gt;ama bu greige furyası çıktı çıkalı hastasıyım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içinde grilik olan bir bej.. ikisinin karışımından da bu sözcüğü çıkardı moda evlerinden bir dizaynır.. bence bir sözcük tasarladı bu sayede..&lt;br /&gt;seviyorum .. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;he yok moda serisi başlatmadım..&lt;br /&gt;benim modam sabit.. &lt;br /&gt;saksağanlığım yüzünden.. her türlü parlak taşlı kristalli şeyi..&lt;br /&gt;buduar kadınlığımdan.. danteli.. fırfırı yarı transparan kumaşları .. kaygan kumaşları..&lt;br /&gt;ve yüksek topukları.. değiştirmem..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu yazı..&lt;br /&gt;kadınların çanta kullanmasının tarihçesini okurken oluştu.. hatta yeni kategori açmalıyım.. &lt;br /&gt;bunları biliyor muydunuz köşesi benim tuhaf kategorilerime yakışır bi tamlama tanımlama bulmalıyım..&lt;br /&gt;şöyle olabilir şifoniyerin gizli çekmecesi.. hehe ben sevdim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-QVE8sPAHwvc/Towuq7kHEUI/AAAAAAAABj4/TEm2troXUQY/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 309px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-QVE8sPAHwvc/Towuq7kHEUI/AAAAAAAABj4/TEm2troXUQY/s320/1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659950146776404290" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1sekizyüz30 yılına kadar.. kadınlar çanta kıllanmıyormuş..&lt;br /&gt;çanta düşük toplumsal sınıf.. kalite anlamına geliyormuş..&lt;br /&gt;kadınlar kat kat uzun etekli elbiselerinin gizli ceplerine bir anahtar bir mendil sıkıştırdı mı tamam gidebilirmiş..&lt;br /&gt;zaten taşıyacak bir şeyleri yokmuş..&lt;br /&gt;yasa gereği mal mülk sahibi olmazlarmış..&lt;br /&gt;yasayla sınırlı.. evine bağlı olmak zorundaymışlar..&lt;br /&gt;bağlı derken ruhen kalben gönülden demek istemiyorum..&lt;br /&gt;bildiğin prangadan bahsediyorum.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-8PVD2X0dp44/Towuq7X_AvI/AAAAAAAABjw/9NlX6OXE3gU/s1600/2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 309px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-8PVD2X0dp44/Towuq7X_AvI/AAAAAAAABjw/9NlX6OXE3gU/s320/2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659950146725544690" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;napolyon döneminde kadınlar beyaz elbiseler giymeye başlamışlar.. sarışın josefin.. bu modayı başlatmış..&lt;br /&gt;eh beyaz içini gösterir..&lt;br /&gt;hangi kadın cebindekini.. çantasındakini açık etmek ister ki..&lt;br /&gt;kadınlar da kese şeklinde bileklerine taktıkları içcecik küçücük .. ağzı büzülerek kapanan torba çantalar kullanmaya başlamışları..&lt;br /&gt;sonra gene kat kat etekler modası gelmiş..&lt;br /&gt;ama kadınlar alıştıkları şeylerden kolay vazgeçenezler.. bu yüzden kese çantalar .. "öyle zarif" .. "öyle güzel" oldukları için varlıklarını sürdürmüşler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-Di8Sr7ETO5E/TowuqreQWdI/AAAAAAAABjo/5gO87_ypryo/s1600/3.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 309px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-Di8Sr7ETO5E/TowuqreQWdI/AAAAAAAABjo/5gO87_ypryo/s320/3.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659950142456879570" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;viktoria döneminde seyahat ve turizm artmış.. &lt;br /&gt;kadınlar da on7inci yüzyıl kaşiflerinden esinlenmiş ufak valizler kullanmaya başlamışlar.. &lt;br /&gt;deri valizler..&lt;br /&gt;gündüzleri..&lt;br /&gt;geceleri gene minicik çantalar kullanmaya devam..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-m3H4WHdBDKo/TowuVY8IesI/AAAAAAAABjg/LINUeSXjCBw/s1600/4.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 309px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-m3H4WHdBDKo/TowuVY8IesI/AAAAAAAABjg/LINUeSXjCBw/s320/4.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659949776704666306" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bindokuzyüz20ler 30lar kadınların dünyası değişmeye başlamış..&lt;br /&gt;eve mahkumluk halleri azalıyormuş..oy verebiliyor.. çalışabiliyor.. hatta yüksek okullara gidebiliyorlarmış..&lt;br /&gt;"kükreyen yirmiler".. kadınlar artık gecelere.. sinemalara.. caz klüplerine.. gizlice içki satılan barlara gidiyorlarmış..&lt;br /&gt;gece çantaları değişmiş.. modası oluşmuş.. gümüşten.. zincirden yapılmış..  15 santim boylarında .. yıllar öncesinin keseciklerine kıyasla epey  büyük olmuşlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-4LaaGs4g9gw/TowuVQwRgGI/AAAAAAAABjY/TL3-pNh94Jg/s1600/5.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 309px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-4LaaGs4g9gw/TowuVQwRgGI/AAAAAAAABjY/TL3-pNh94Jg/s320/5.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659949774507442274" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;sigara içmeye başlamış yirmilerde kadın..&lt;br /&gt;ama gümüş örgü.. zincir çantalarda buruşup kırılıyormuş sigaraları..&lt;br /&gt;zengin demiryolcu adamlardan birinin karısı sigara tablasını çanta yerine taşımaya başlamış..&lt;br /&gt;bunu gören bir modacı mücevherci..arpel.. kutu şeklinde üzeri taşlı kristalli.. içi bölmeli bir gece çantası tasarlmış..&lt;br /&gt;adını da kırtık koymuş.. =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-mMT6u1Mg_oE/TowuVLXIjOI/AAAAAAAABjQ/-d2oKduP_CY/s1600/6.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 309px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-mMT6u1Mg_oE/TowuVLXIjOI/AAAAAAAABjQ/-d2oKduP_CY/s320/6.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659949773059820770" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;sonra kadın arabalara da binmiş..&lt;br /&gt;üzeri açık arabalarda.. kadınların eşyaları çantalarından bazen de çantalarıyla beraber uçup gidiyormuş..&lt;br /&gt;gelsin fermuarlı çantalar.. hem de bir araba firmasından.. bugattiler dönemi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-Msu7tSDNerk/TowvViFFW0I/AAAAAAAABkA/e6QDdV0NVTc/s1600/7.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 309px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-Msu7tSDNerk/TowvViFFW0I/AAAAAAAABkA/e6QDdV0NVTc/s320/7.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659950878669757250" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;30ların kadınları.. tomris uyarın kulakları çınlasın..&lt;br /&gt; kırıtık çantaların şeklini çok seviyorlarmış.. ama &lt;br /&gt;içine sığamıyorlarmış.. o yüzden.. bu kez de zarf şeklinde.. koltuk altına sıkıştırılıveren çantalar tasarlanmış..&lt;br /&gt;2beş.. otuz santime kadar artmış..&lt;br /&gt;otuzların kadınının mal varlığı otuz santimlik çantaya sığabiliyormuş artık..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-KCXqzAQet18/TowuU_a_GnI/AAAAAAAABjI/hRTJ68RYLW4/s1600/8.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 309px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-KCXqzAQet18/TowuU_a_GnI/AAAAAAAABjI/hRTJ68RYLW4/s320/8.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659949769854753394" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ikinci dünya savaşı..&lt;br /&gt;kadın asker olunca.. fabrikada çalışınca..&lt;br /&gt;çantasından vazgeçmemiş.. ama tankın topun üstüne bırakacak hali yok..&lt;br /&gt;üniforma ile kullanabilmeleri için omuza asılabilen çantalar tasarlanmış bu kez de..&lt;br /&gt;çantada el fenerlerine bandajlara ve yiyeceğe yer varmış..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-kuoT_BekFOc/TowuUq2mnWI/AAAAAAAABjA/61x0PVmLlSM/s1600/50s.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 309px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-kuoT_BekFOc/TowuUq2mnWI/AAAAAAAABjA/61x0PVmLlSM/s320/50s.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659949764333444450" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;elli iki..&lt;br /&gt;kadın evden bir kere çıkınca..&lt;br /&gt;artık girmemiş..&lt;br /&gt;sık sık sokakta .. deri çantalarının çabuk yıpranıp çizildiğini farketmiş..&lt;br /&gt;benim gibi oraya buraya fırlatıyorlarmış demek.. =D&lt;br /&gt;kokocuğum canım benim..çiziği az gösteren  kapitone deri çantayı yapmış.. &lt;br /&gt;benim kapitoneyi neden sevdiğim.. anlaşıldı şimdiii....&lt;br /&gt;hehe..&lt;br /&gt;neyse.. savaş sonrası endüstri maddelerinin kullanımıyla.. plastik ve bakalit çantalar yapılmaya başlanmış..&lt;br /&gt;demek kadınlar savaş sonrası naylon çorap dışında şeylere de kavuşmuşlar =D..&lt;br /&gt;kadınlar kendilerini artık.. daha az anne daha az ev kadınlığı kimlikleri ile sınırlayıp..&lt;br /&gt;daha çok dünyada olan bitenlerle tanımlamaya başlamışlar..&lt;br /&gt;işte ata binerken kullanılan atın sırtına bağlanan bir çanta benzerini .. hermes kişisi .. kadın çantasına çevirmiş..&lt;br /&gt;tavan yapmış satışları..&lt;br /&gt;ellialtıda greys kelli.. ilk monaco prensesi gününde.. kolunda hermes çantayla çıkınca ortaya.. keli çantası olmuş bunun adı..&lt;br /&gt;hala yapılıyor.. orijinal model..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-DVfVi-seyuU/Towtqgo61xI/AAAAAAAABi4/yACH5BTGxZw/s1600/10.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 309px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-DVfVi-seyuU/Towtqgo61xI/AAAAAAAABi4/yACH5BTGxZw/s320/10.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659949040037189394" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;altmışlar.. hem evinde hem dışarda işinde koşuyor kadın.. artık kadının uzun soluklu maratonu zamanı..&lt;br /&gt;büyük sağlam bir çanta tasarlanmış..&lt;br /&gt;içinde dergiye de ruja da yer var diye tanıtılmış.. &lt;br /&gt;ama eminim içinde.. &lt;br /&gt;emzikten.. evden çıkarken son anda göze ilişen evde bırakılan çocuğa zarar verebilecek olan ekmek bıçağı bile vardır bunun içinde..&lt;br /&gt;adı.. alşveriş çantası.. =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte kadınlar çantalarının içinde yaşamaya başladılar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-4gy0-Ex5nBw/TowtqUafQ2I/AAAAAAAABiw/8c6402ne2_M/s1600/10a.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 309px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-4gy0-Ex5nBw/TowtqUafQ2I/AAAAAAAABiw/8c6402ne2_M/s320/10a.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659949036755436386" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;spor malzemeleri.. kitaplar.. hatta atıştırmalıklar da koymak gerekebilir.. eğer evden çok uzun süre ayrı kalacaksan..&lt;br /&gt;altmışlar sırt çantalarının başladığı yıllar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-42rvnWUpixs/TowtqPs3ESI/AAAAAAAABio/vXbUc_zdw-8/s1600/11.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 309px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-42rvnWUpixs/TowtqPs3ESI/AAAAAAAABio/vXbUc_zdw-8/s320/11.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659949035490316578" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;doksanlar..&lt;br /&gt;kadınlar herşeyi taşımak zorundalar..&lt;br /&gt;lepini topunu da koyduğu çantaların zamanı.. &lt;br /&gt;ya çanta artı leptop çantası .. ya da herşeyi alacak kadar büyük çanta..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-sw9o1qDMiDk/TowtqIk003I/AAAAAAAABig/gqB6ic4x5SM/s1600/12.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 309px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-sw9o1qDMiDk/TowtqIk003I/AAAAAAAABig/gqB6ic4x5SM/s320/12.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659949033577567090" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;uçaklarda bagajımıza ağırlığınca ödediğimiz için.. hafifçecik valizlere geçtiğimiz gibi..&lt;br /&gt;şimdilerde..&lt;br /&gt;elimizde taşıdığımızı da hafifletme derdine düştü tasarımcılar..&lt;br /&gt;gelecek hafif ve kocaman çantaların olacak..&lt;br /&gt;diyor bu yazıyı alıntıladığım..&lt;br /&gt;kırıştırıp ütüleyip yeniden yorumladığım.. site..&lt;br /&gt;hatta bence başlamışlar bile..&lt;br /&gt;son baktığımda.. anorak çantalar gördüm kokom güzelimin bu yılki tasarım&lt;br /&gt;ları arasında.. kapitone anorak çantalar..&lt;br /&gt;çok pofuduk ve çok çirkin buldum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama şu ağırlık meselesinde hemfikirim..&lt;br /&gt;hafiflesin çantalar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de.. meslek icabı bişiler söyleyeyim..&lt;br /&gt;* hafif olsun..&lt;br /&gt;*omuzdan çapraz asın..&lt;br /&gt;*ağırsa.. iki çantaya bölün..&lt;br /&gt;*kucaklayarak da taşıyabilirsiniz ara ara..&lt;br /&gt;bel çantası kullanabilirsiniz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama elde leptop çantası ya da tanıtım iş evrak çantası.. omuzda.. ağır kişisel kadın çantası..&lt;br /&gt;ııh..&lt;br /&gt;sırt bel ağrıları yolda demektir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben çok eğlendim okurken.. çevirirken..&lt;br /&gt;ve çok keyiflendim.. &lt;br /&gt;biz ve çantalarımız..&lt;br /&gt;tarih yazmışız meğer..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu konuyu okuduğum sitenin adını seviyorum.. &lt;a href="http://www.faboverfifty.com/content/style-blog/?p=14758"&gt;FOF..&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;tüm fotoğraflar da.. &lt;a href="http://www.faboverfifty.com/wordpress/wp-content/uploads/2011/09/1.jpg"&gt;burdan&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu yazıyı okurken.. iki sözcük öğrendim..&lt;br /&gt;biri minodiyer.. kırıtık çantanın adı.. =)..&lt;br /&gt;diğeri.. içki yasağı döneminde kaçak içki satan bar.. "speakeasy" kolay konuş.. hehe.. önce kadının panellere gittiğini söylüyor sandım.. ama sonra argo sözlükten buldum.. anlamı.. &lt;br /&gt;pek güldüm kendime.. kadın oy hakkı kazandı ve okuyor ya.. hemen konuşmalarda mitinglerde panellerde yer alacak değil elbet.. =)..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de moğol sözcüğü.. &lt;br /&gt;bu da lokomotif ve ileri gelen demekmiş..&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-7842693789391267465?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/7842693789391267465/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=7842693789391267465&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/7842693789391267465'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/7842693789391267465'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/10/cantan-goster-kim-oldugunu-soyleyeyim.html' title='çantanı göster kim olduğunu söyleyeyim.. =)'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-QVE8sPAHwvc/Towuq7kHEUI/AAAAAAAABj4/TEm2troXUQY/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-1327076802237937064</id><published>2011-10-04T09:53:00.002+03:00</published><updated>2011-10-04T10:03:06.912+03:00</updated><title type='text'>nostalcia iznt glem..</title><content type='html'>iki mi üç mü sene olmuşbarcelona barcelonayı seyredeli..&lt;br /&gt;nasıl güzel bir avrupa sineması deyip yönetmeni kimki diye peşine düşmüştüm..&lt;br /&gt;vudiciğiminmiş.. &lt;br /&gt;doğrudur...çok konuşan nörozlu amerikalı yapabilir böyle filmler.. demiştim..&lt;br /&gt;ve o olayların geçtiği yerlerin güzelliği.. ışığın güzelliği..&lt;br /&gt;duyduk kivudi son filminiparisde çevirecek..&lt;br /&gt;bekledik.. &lt;br /&gt;bak düne kısmetmiş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nasıl güzelbir şehir o..&lt;br /&gt;ben aşık o şehre..&lt;br /&gt;herkes bilir..&lt;br /&gt;insanına değil.. amaşehre..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;başrolde ben olabilirdim.. şehir hakkında konuşabilirdim saatlarce.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama şunu asla yapamazdım..&lt;br /&gt;pikasso ile eseri hakkında tartışamazdım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;=P..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;lale filme gittiğini yazmış.. feysimin kitabında..&lt;br /&gt;hemen mesaj attım.. çekirdeğe.. gidelim mi diye..&lt;br /&gt;olur dedi..&lt;br /&gt;araya da diş kirası alışveriş sıkıştırdı..&lt;br /&gt;bu kızın ihtiyaçları hiçbitmiyor.. =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra.. internetten aldığımız biletlerimizin yeriniaradık..&lt;br /&gt;birileri geli,p bomboşsalondatam daoraya oturmuşlar..&lt;br /&gt;yanlarına gidipyanlarındakikoltuklara yerleştim..&lt;br /&gt;burası mıydı sizin dediler..&lt;br /&gt;komik ama evet dedim.. ve elbet kaldırmadım insanları böyle şans mı olur..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;benim filmden aklımakalacakolan tek şey.."altın çağcılar".. =)..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;marlinin dediği gibi.. &lt;br /&gt;"nostalcia iznt glem.." but ay em..=)&lt;br /&gt;"liv yor layf nav.."&lt;br /&gt;eh tamam da..&lt;br /&gt;o benim nostalcia zamanlarım çok farklıydı..&lt;br /&gt;bi kere sorumluluğum yoktu..&lt;br /&gt;hem.. annem babam vardı yav..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;der gider...atalet..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-1327076802237937064?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/1327076802237937064/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=1327076802237937064&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/1327076802237937064'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/1327076802237937064'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/10/nostalcia-iznt-glem.html' title='nostalcia iznt glem..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-6845619198856859732</id><published>2011-10-03T17:27:00.003+03:00</published><updated>2011-10-03T17:41:40.006+03:00</updated><title type='text'>sırf burda dursun demelik..</title><content type='html'>okumaktan kudurmak denirse..&lt;br /&gt;sünger ne kadar su emebilirse öyle gidiyor..şu anda elimde dört kitap dördü birbirine benzemez..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;film.. aynen..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaşamak.. ımmm eh o da fena sayılmaz..&lt;br /&gt;kültürelden ağır basıyor.. sosyal olmam gerçi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;herkes bilir ben neşeli keyifli iken yazamam.. üretemem..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o yüzden.. yapay hüzün oluşturasım var..&lt;br /&gt;loş ışık dramatik bi okuma.. özlü sözlü bi film..&lt;br /&gt;belki çıkar bişey &lt;br /&gt;o zamana kadar..&lt;br /&gt;fotoğraf kareleri gibi bakıyorum.. kısa aralıklı.. büyük büyütmede..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dün bahçeyi taradım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;farkında mısınız ne kadar çok şeye kapılmış gidiyoruz..&lt;br /&gt;bir kombinin parçasıyken diğerleri kırılınca..&lt;br /&gt;tek kalmış kocaman bir saksı..un zamandır.. dibini deler kullanırım diye tuttuğum..&lt;br /&gt;hatta aynı şekilde üç saksı koca kocalar..&lt;br /&gt;ve nedense hep üzerine titrediğim saksılar kırılıp bu ordan oraya sürüdüklerim.. &lt;br /&gt;bişe olamadan başıma kalıyorlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kedilerin üzerine yatmayı sevdiği ve bu yüzden yeşilden çok kahve..&lt;br /&gt;yapraktan çok dal kalan yüzey örtücü bitkiler..&lt;br /&gt;bu yıl atasına onu bunu koyarım sararmaz kararmaz dediklerim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonunda kader günü gelmiş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne varsa gözüme batan ve ama.. kıyamadığım..&lt;br /&gt;orasına bunu koyar burasına şunu sokarım da olur dediklerim..&lt;br /&gt;hepsi..&lt;br /&gt;bitti gitti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ojelerimi bozmadan ..&lt;br /&gt;beyaz mucurun üzerindeki yapraklarla beraber terkettiler evi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;başka..&lt;br /&gt;benim alt oda dediğim.. sizin buduar olarak bildiğiniz yerde bir iki değişiklik var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kitaplıktaki bazı kılıfsız duran kitaplar kılıflandılar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;azıcık sonbahar olası giydiklerimin..&lt;br /&gt;azıcık.. örtünesi var dizlerimin..&lt;br /&gt;takılara sonbahar renkleri taşımalı.. vazolara da..&lt;br /&gt;konyak içilebilir artık örneğin..&lt;br /&gt;daha sonbahar bir içki düşünemiyorum ben..&lt;br /&gt;=)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fırında et pişirirken kullanmak için termometre ldım..&lt;br /&gt;hiç durmadan hindi ve kaz pişirirmiş gibi..&lt;br /&gt;bir de güzel cinayet aleti olur ondan di mi..&lt;br /&gt;ama bir de peynir kesme takımı aldım ki..&lt;br /&gt;kullanma yanında yat .. =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sahi konyakla peynir gider mi ki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;burda dursun bu aralar iç halim.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-6845619198856859732?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/6845619198856859732/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=6845619198856859732&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/6845619198856859732'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/6845619198856859732'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/10/srf-burda-dursun-demelik.html' title='sırf burda dursun demelik..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-7384358931686153517</id><published>2011-09-30T07:26:00.003+03:00</published><updated>2011-09-30T08:03:44.162+03:00</updated><title type='text'>kadın</title><content type='html'>tanıdığımda o 12 yaşında idi.. ben genç bir kadın..&lt;br /&gt;okuluyla ilgili sorular sordu birisi..&lt;br /&gt;bu arada okullumdu..&lt;br /&gt;baktım.. ne okulu ve öğretmenleri..&lt;br /&gt;eğitim sistemini eleştiriyor..&lt;br /&gt;kişileri değil.. olayları değil.. prensipleri.. &lt;br /&gt;böyleyim ben.. bir cümle bir davranış bir bakış bir koku yeter aşık olmam için.. ömür boyu sevmem.. için..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;genç kız oldu..&lt;br /&gt;sömestre ödevi.. volter.. du bakiim monteskiö ne demiş bu konuda dedi.. bir kahve molasında..odasına seğirtti..&lt;br /&gt;bu benim kumaşımdan dedim o zaman..  sanki benim kızım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18inde..&lt;br /&gt;annesi ile uzun bir pazar geçirmek zorunda kaldım..&lt;br /&gt;ortak konu zaten yoktu..&lt;br /&gt;iyice bitti..&lt;br /&gt;geleneksel ortak konulara girdik..&lt;br /&gt;ev yardımcısının ne kadar ne yapmadığı veya ne yaptığı..&lt;br /&gt;cankurtaran simidi konudur..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte o an odaya girdi..&lt;br /&gt;konu başlığı perdeydi o anda..&lt;br /&gt;biraz dinledi.. ve fırça attı bize..&lt;br /&gt;tül perdenin hafifliği ve değersizliği ile ilgili..&lt;br /&gt;dekartı volteri monteskiöyü bilen genç kadın..&lt;br /&gt;güldüm ben de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;rüzgarda salınan açık pencere önünde sallanan bembeyaz tül perdenin güzeeliğinden şiirselliğinden.. romantizmini bozan şeyin buruşuk ve gri perdeden filan  söz etmedim.. dekorunu kendin yaparsın içinde yaşarsın filan demedim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaçınılmaz olanın bir perde sahibi olmak olduğunu söyledim..&lt;br /&gt;ve onun da arada bir yıkanması gerektiğini ..perde kaçınılmazdır gibi bişeydi.. sanırım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ters bir suratla benim olmayacak dedi..&lt;br /&gt;sıradışı bir evlilik yaptı..&lt;br /&gt;masalar güllerle donatılıp .. sevgili dizler çöküp.. bir lokanta dolusu insan önünde..&lt;br /&gt;o zaman yaşadığı ingilterede evlenme teklif etti..&lt;br /&gt;yabancı eşi ile..&lt;br /&gt;belki perdeleri garantiye almıştır dedim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aradan yıllar geçti..&lt;br /&gt;bir yılbaşı gecesi..&lt;br /&gt;ayaklarını uaztmış..&lt;br /&gt;üzerinde.. 4 yaşlarındaki kızı.. memesinde.. dokuz aylık oğlu..&lt;br /&gt;kucağında lepitopu..&lt;br /&gt;iş yetiştiriyordu..&lt;br /&gt;aklıma perdeler geldi..&lt;br /&gt;bu akıllı kızın  bu tabloyla uyumsuzluğu geldi..&lt;br /&gt;demedim bir şey..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gene geçti zaman..&lt;br /&gt;bir hastalığı nedeniyle üstüste birkaç gün görüştük..&lt;br /&gt;"çok yorgunum atalet abla"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve anlattı anlattı.. yaşamına nasıl sahip çıkamadığından bahsetti..&lt;br /&gt;kocanın nasıl kolayca eleştirdiğinden..&lt;br /&gt;yardımcı olmadığından..&lt;br /&gt;hayatın nasıl zor olduğundan..&lt;br /&gt;söz etti..&lt;br /&gt;yeni yerleştikleri yerden gene göçmek isteyen kocasından.. yeryüzü çingenesi gibi iki senede bir başka ülkeye göçmekten yorulduğundan..&lt;br /&gt;ama sadece kendisine yapılanları anlattı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve bunların düşündürdüklerini..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu ne enerji demişti bana da bulaştır biraz demişti..&lt;br /&gt;o yüzden buluşmuştuk..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yoruldum..&lt;br /&gt;dinlerken..&lt;br /&gt;yıllar içinde.. her gelen akını savuşturmadığı için..&lt;br /&gt;bir seferde hepsini sindirmek..&lt;br /&gt;zordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;artık hiç bir şeyden emin değildi..&lt;br /&gt;tek bildiği burada kurduğu yaşamdı.. bunu sevdiği idi..&lt;br /&gt;iş gücü şeyydi.. işi çocukları iyiydi..&lt;br /&gt;aile olmayı seviyordu..&lt;br /&gt;ama bir kez daha göçmek istemiyordu..&lt;br /&gt;dünyanın iç ayrı yerinde silbaştan ev döşedim dedi.. o sadece ben ...a gitmek istiyorum diyor..&lt;br /&gt;ve sonra ben ev kapatıp ev yerleştiriyorum.. &lt;br /&gt;yorgunum bir kez daha "PERDE ÖLÇÜSÜ" almak.. perde diktirmek istemiyorum.. dedi..&lt;br /&gt;bu cümle beni.. yıllar öncesine götürdü..&lt;br /&gt;yıllar önce.. benim perdem olamayacak.. diyerek günlük yaşamı ciceleştiren kıza..&lt;br /&gt;o zaman bu benden bile iyi kızı nasıl esir alacağını yaşamın.. nasıl yoracağını biliyordum..&lt;br /&gt;ama yanışmış olmayı istemiştim..&lt;br /&gt;yanılmamışım malesef..ev bizi yutar.. yaşam bizi yutar..&lt;br /&gt;iki mememizden bağlanırız bir yavruya.. ve sonrasında..&lt;br /&gt;o bağ örümcek ağı olur.. &lt;br /&gt;o yavrunun yuvaya babaya hayata sosyal ortama bi sürü şeye gereksinimi vardır..göz göz yutar bizim yaşamımızı.. onunkine katılırız göz göz..&lt;br /&gt;yok bunları demedim..&lt;br /&gt;yıllar öncesi ergenine de demediğim gibi ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;elbet bir karar vereceksin dedim..&lt;br /&gt;zamanı gelmemiş daha..&lt;br /&gt;ama o zamanı beklerken..&lt;br /&gt;sadece sen içindeki seni bul bi..&lt;br /&gt;her sabah her program yaparken bi dur bi sor içine.. o ne istiyor..bugün .. &lt;br /&gt;elbet yapman gerekenler var..&lt;br /&gt;ama bi bak bakalım.. için ne yapmak istiyor..&lt;br /&gt;bi için var mı hala ona bi bak öncelikle..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaşamın bir süreç olduğunu unutma.. ve bir gün..&lt;br /&gt;geriye baktığında.. hiç hakkını vermemiş olma.. bu kadının dedim..&lt;br /&gt;sırtını sıvazladım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o kadar diyebildim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne diyeyim..&lt;br /&gt;kadın haklarından bahsettiğimde..&lt;br /&gt;tepki verenlere..&lt;br /&gt;selam yollayayım bir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kızlarımızı okutarak..&lt;br /&gt;çok para kazandıkları meslek sahibi ederek de kurtaramıyorsak..&lt;br /&gt;nasıl kurtaracağız..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-7384358931686153517?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/7384358931686153517/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=7384358931686153517&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/7384358931686153517'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/7384358931686153517'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/09/kadn.html' title='kadın'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-1864655728086030853</id><published>2011-09-28T12:23:00.004+03:00</published><updated>2011-09-28T12:31:58.549+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='altı çizili satırlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domino taşları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='altı çizili sayfalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><title type='text'>işte tam da böyle şeyler yazdığımda başlık bulamıyorum</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-ZdGVbDeFXYQ/ToLn2epUQ9I/AAAAAAAABiY/kJcCPA7XYrY/s1600/13.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 235px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-ZdGVbDeFXYQ/ToLn2epUQ9I/AAAAAAAABiY/kJcCPA7XYrY/s320/13.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5657339005056074706" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;doğu batı yönünde evim..&lt;br /&gt;sanki çocukluğumdan beri bu evde yaşıyorum.. oysa altı yedi yıldır burdayım..&lt;br /&gt;bazı köşelerine aylardır uğramadığım halde her santimini içselleştirmişim..&lt;br /&gt;bazen kendime zehirliyorum burdalığımı.. burdalığını..&lt;br /&gt;"rüzgar rüzgar otur artık.. huzur ver kendine" dedi geçen gün bir kadın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;doğu tarafı bahçe..&lt;br /&gt;yüksek ve sık yapraklı ağaçlarım yüzünden..&lt;br /&gt;oradan içeri güneş ışığı süzülemiyor..&lt;br /&gt;yazın ve şu anda da..&lt;br /&gt;ama batı  tarafındaki apartamanın camlarından yansıyan günışığı..&lt;br /&gt;mutfağı ışıkla dolduruyor..&lt;br /&gt;ışınlar içeri süzülüyor duvarda dolaplarda oynaşıyor..&lt;br /&gt;yalancı gün doğumu.. sahte doğu sanki bizim evin batısı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evlere insanların ruhu siner..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sabah erken uyandım.. uyanmam gerekenden daha erken ..&lt;br /&gt;gün doğmamıştı..&lt;br /&gt;baktım çok uyanığım&lt;br /&gt;bir kahve yaptım..&lt;br /&gt;akşam onbeş yirmi sayfasını okuyup ..&lt;br /&gt;uyumadan önce yere bıraktığım kitabımı aldım elime.. okumaya başladım..&lt;br /&gt;önce okuma koltuğumda.. erafım emek emek yaptıklarım.. tek tek seçtiğim sevdiklerimle çevrili odamda..&lt;br /&gt;sonra ikinci bir kahve için çıktım yukarıya..&lt;br /&gt;sahte doğu mutağıma.. biraz da orda okudum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şu anda salondayım.. gün ışınlarının sızamadığı yerde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kitap bitti..&lt;br /&gt;beş saat.&lt;br /&gt;okumuşum..&lt;br /&gt;ağladım.. bazen gözyaşlarımı silmeye yetişemeyerek.. bazen de silmeyi unutarak..&lt;br /&gt;yer gibi okuyorsun derdi dayım pöti feti.. öyle okudum..&lt;br /&gt;yıkanmış gibiyim..&lt;br /&gt;vaftiz olmuş gibiyim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kitabı kapadığımda.. aklıma gelen şey..&lt;br /&gt;çekirdek..&lt;br /&gt;ilkokula gidiyordu.. üçüncü ya da dördüncü sınıf olabilir..&lt;br /&gt;mutfaktaydım.. sabah kahvemi içiyor ve sabah lanetliğimle sessiz duruyordum..&lt;br /&gt;servisini bekliyordum çekirdeğin..&lt;br /&gt;birden anne diye seslendiğini duydum..&lt;br /&gt;gene ne isteyecek sabah sabah diye düşünmüş olsam gerek..&lt;br /&gt;çünkü aksi bir sesle ne var dedim..onu anımsıyorum..&lt;br /&gt;gel bi..&lt;br /&gt;dedi..&lt;br /&gt;içeri salonun kapısında gittim..&lt;br /&gt;yeni tomurcuklanan yapraklar..&lt;br /&gt;evden içeri güneşin girmesine engel olamayacak kadar küçük olmalıydı..&lt;br /&gt;pırıl pırıl bir güneş ışını bahçeye çıkılan sürgü kapılardan..&lt;br /&gt;çift camdan..&lt;br /&gt;demir parmaklıklardan ve tüllerden sızmış..&lt;br /&gt;yere..&lt;br /&gt;ve ta arkadaki duvara kadar vurmuştu.. dallar rüzgarla sallandıkça..&lt;br /&gt;ışınlar da dansediyordu oldukları yerde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kızım merdivenlerden inerken bu dansı yakalmış ve benimle paylaşmak istemişti..&lt;br /&gt;gülümsedim.. gülümsemiştim..&lt;br /&gt;anımsıyorum.. çünkü bu bir ilkti..&lt;br /&gt;bir güzelliği farkedip.. benimle paylaşmak istemesi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;....&lt;br /&gt;bu sabah..&lt;br /&gt;okurken tam da..&lt;br /&gt;"durup dururken dünyanın en küçük ülkesinin neresi olduğunu sordu.&lt;br /&gt;dünyanın en küçük ülkesi mi? Sana rasgele bir şey soran bir yabancıymış ibi boş boş annenin yüzüne baktın. Dünyanın en küçük ülkesi hangisiydi? Annen o ülkeye gidecek olursan ona gül ağacından yapılmış&lt;br /&gt; bir tesbih almanı istedi.&lt;br /&gt;-gül ağacından yapılmış bir tesbih mi? dedin&lt;br /&gt;-gül ağacından yapılmış dua tesbihi.&lt;br /&gt;sonta bitkin bitkin sana baktı.&lt;br /&gt;-tesbihe mi ihtiyacın var?&lt;br /&gt;-hayır sadece o ülkeden alınmış bir tesbih istiyorum.&lt;br /&gt;annen duraksayıp içini çekti.&lt;br /&gt;-oraya gidecek olursan , bana bir tesbih almanı istiyorum.&lt;br /&gt;yanıt vermedin.&lt;br /&gt;-çünkü heryere gidebilirsin."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bölümünü okumuştum ki..&lt;br /&gt;saatimin alarmı çaldı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çekirdeğin yukarda pıtır pıtır dolaştığını duyuyordum bir süredir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kalktım..&lt;br /&gt;odsının kapısını vurdum..&lt;br /&gt;içeri girdim..&lt;br /&gt;sabah lanetliğiyle bana baktı ve günaydın dedi..&lt;br /&gt;günaydın canım dedim...&lt;br /&gt;yanına gidip öptüm alnından..&lt;br /&gt;benim için bir şey yap dedim..&lt;br /&gt;okuduğum kitap çok güzel..&lt;br /&gt;bitirdiğimde onu senin okumanı istiyorum..&lt;br /&gt;tamam dedi..&lt;br /&gt;çıktım odasından..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fazla bulaşmamamız gerek birbirimize..&lt;br /&gt;iyi niyete rağmen..&lt;br /&gt;kapışmamız an meselesi.. sabah saatlerinde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mutfağa geçtim..&lt;br /&gt;az sonra yanıma geldi..&lt;br /&gt;ve son okuduğum bölümü anlattım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anlamadım dedi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yıllar geçecek..&lt;br /&gt;bir sabah belki bir kitap okurken..&lt;br /&gt;belki.. çocuğuyla konuşurken..&lt;br /&gt;bu sahne aklına gelecek..&lt;br /&gt;annem bir sabah.. yanıma gelmişti elinde bir kitap vardı ve gözleri kıpkırmızıydı..&lt;br /&gt;ve bana bu kitabı çok beğendiğini söylemişti..&lt;br /&gt;ve bana bir bölümü okumuştu..&lt;br /&gt;"çünkü sen her yere gidebilirsin" diyordu anlattığı bölümde kadın kızına..&lt;br /&gt;anlamamıştım o zaman..&lt;br /&gt;annem neden okudu diye..&lt;br /&gt;ama şimdi biliyorum diyecek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***********&lt;br /&gt;bazı kitaplarda kendimizi buluruz.&lt;br /&gt;bazılarında olmak istediğimiz kişiyi.. bazıları ise..&lt;br /&gt;ne kadar iyi ve ne kadar doğru yaptığını gösterir sana..&lt;br /&gt;işte bu kitap bir yandan hüngür hüngür ağlattı beni..&lt;br /&gt;bir yandan da ne kadar doğru yaptığımı anımsattı.. bazı şeyleri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kişisel gelişime takan&lt;br /&gt;zen buda reiki .. doğuyu kurcalayıp duranlar var ya hani..&lt;br /&gt;işte onları düşündüm bir de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaşam uzmanları olarak çok saydıkları..&lt;br /&gt;peygamberden başlayıp ferrarisini satan bilgeye kadar..&lt;br /&gt;güzel öğüt veren.. doğru yaşamayı kendince öğretenlerin her dediğini okuyup..&lt;br /&gt;gerektiğinde o cümleleri .. tekrarlayanlar..&lt;br /&gt;böyle bir romanı okuyup içlenmeyen..&lt;br /&gt;içlerinden doğaçlama..&lt;br /&gt;hem kendilerine hem çevrelerine iyi gelecek şekilde&lt;br /&gt;sonuç çıkarıp doğru davranmayanlar geldi bir de aklıma..&lt;br /&gt;neden sinir olduğumu düşündüm onlara..&lt;br /&gt;buldum da..&lt;br /&gt;özlü sözler.. özlü kişiler söylemeden .. doğru felsefeyi bulamıyorlarsa..&lt;br /&gt;onlara hiç kimsenin faydası olmayacağını bilmemden olabilir..&lt;br /&gt;sahte doğu eğreti doğular..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o yüzden bir şekilde dönüp dolaşıp..&lt;br /&gt;çok etkilendikleri ama asla içselleştiremedikleri..&lt;br /&gt;özlü sözleriyle..&lt;br /&gt;hocalarının ustalarının söylediklerini bana aktarmadaki heveslilikleri..&lt;br /&gt;benim kızmama yol açan..&lt;br /&gt;bi dur bi bak bi gör di mi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;************&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu aralar düşüncelerimde..&lt;br /&gt;"kadın.. diye başlayan cümleler oluşuyor gene..&lt;br /&gt;bir döngü tamamlanıyor sanki içimde..&lt;br /&gt;ilginçtir..&lt;br /&gt;ehlikeyif olmamda bir döngünün bitmesine denk gelmiştir..&lt;br /&gt;atalet olmam da..&lt;br /&gt;atalet kendi küllerinden yeniden doğdu mu..&lt;br /&gt;bu kez kanatlarında hangi tüyler hangi renkler olacak en çok ben merak ediyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***********"&lt;br /&gt;"gözleri görmeyen dörtyüz kişinin karşısında nereye bakacağını bilemiyordun."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***********&lt;br /&gt;"seul istasyonundaki platformda onu gözden kaybetmeden önce sadece çocuklarının annesiydi."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***********"&lt;br /&gt;bu yüzden daha özgür olmanı istedim hep. öylesine özgür olmalıydın ki hayatını başkaları için yaşamalıydın."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***********&lt;br /&gt;bir ev ancak içinde birileri yaşadığı hareket ettiği ve orada kaldığı sürece yaşar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***********&lt;br /&gt;&lt;a href="http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcT8Vm0LNiaQnHcWVQS9oXJ649_z73BMf_aVghHR0Lwz9-swZ8vY"&gt;lütfen anneme iyi bak... kyung-sook shin..&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-1864655728086030853?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/1864655728086030853/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=1864655728086030853&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/1864655728086030853'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/1864655728086030853'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/09/iste-tam-da-boyle-seyler-yazdgmda-baslk.html' title='işte tam da böyle şeyler yazdığımda başlık bulamıyorum'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-ZdGVbDeFXYQ/ToLn2epUQ9I/AAAAAAAABiY/kJcCPA7XYrY/s72-c/13.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-5947306493344819292</id><published>2011-09-25T16:43:00.005+03:00</published><updated>2011-09-25T17:18:30.790+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kolaj'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atalet bildiriyor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><title type='text'>hayal hakikat tekinsiz adsız...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-T3xQ5lnvhzA/Tn80LWHBiaI/AAAAAAAABiQ/7TUOHTguOWg/s1600/G%25C3%25B6r%25C3%25BCnt%25C3%25BC0816.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-T3xQ5lnvhzA/Tn80LWHBiaI/AAAAAAAABiQ/7TUOHTguOWg/s320/G%25C3%25B6r%25C3%25BCnt%25C3%25BC0816.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5656297026518878626" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;banyo yapmam kuaföre gitmem gerek ama hiç koltuğumu terketmek istemiyorum..&lt;br /&gt;hiç..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yine de yapılacak elbet de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kimse yoktu evde dün akşam ve hala da yok..&lt;br /&gt;motivasyon yok işte.. ondan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dün hayaller hakikatler ve bir de.. tekinsiz karşılaşmalar ..&lt;br /&gt;bu isimler içeriği ne olursa olsun çekiyor elbet..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;he ama bayılmadım..&lt;br /&gt;giderseniz.. kalıcı sergiye de uğrayın.. bazı yeni eklenenler var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bazı eskiler duruyor..&lt;br /&gt;otoportreler hala orda eksilmiş olarak..&lt;br /&gt;kendine ağız ve göz çizmemiş olan ressamların hepsi gitmiş...&lt;br /&gt;bütün otoportreler ağızlı gözlü tastamamlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu müzenin bekçileri çoğunlukla kadın ve çok sevimsizler..&lt;br /&gt;evet..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nedeni bende kalsın .. =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bi de..&lt;br /&gt;dijital sanat olmasın dedik bitti.. o kadar..&lt;br /&gt;ama..&lt;br /&gt;şu bavullu installasyona bittim..&lt;br /&gt;bana kendini getir diyen bir şair ressam sanatçıdan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de kârhane videosu var..&lt;br /&gt;bordello.. hayat gibi..müzelik olduğu iddia edilen binada.. elinde forseyl yazılı pankart taşıyan kadının..&lt;br /&gt;aslındaki sokaktaki bir çoğundan farkı yok.. satılık yaşamla satılık saatlerin ne farkı olabilir ki.. özünde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilginç..&lt;br /&gt;bi de..&lt;br /&gt;... aşağı kasımpaşa var..&lt;br /&gt;ne anlatası var bilemedim.. ama isim seçimi..&lt;br /&gt;iyiydi.. zira bir noktada.. inanılmaz bir mavi giysili kadın portresi yapan ressamın.. resmine mavi elbiseli kadın adını vermesinin sözel çıktı ve yaratıcılık eksikliği olup olamayacağını da konuşmak zorunda kaldık..&lt;br /&gt;o derece yani..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;benim hoşuma..&lt;br /&gt;en çok..&lt;br /&gt;şeffaf enstalasyon gitti..&lt;br /&gt;uzun uzun da yazılabilir ama..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir tuhaflık vardı genelde müzede..&lt;br /&gt;şarap saatinde terasa dayanmış yedi katlı gemi de manzarayı kapamış zaten..&lt;br /&gt;biz de ordan chilaiye gittik..&lt;br /&gt;bizansdan ireneden ikonalardan söz ettik.. kedilerden.. şaraptan zeytinliklerden.. sözettik.. kendi hayal ve hakikatlerimizden .. söz ettik açıkça..&lt;br /&gt;bu arada.. sergi adı.. fatma aliyeyle ahmet mithat'ın birlikte kaleme aldıklan bir romandan geliyormuş..fatma aliyenin yazdığı hayal..ahmet mithatınki hakikat bölümü imiş..&lt;br /&gt;okumalıklar arasına aldım..&lt;br /&gt;kollektif roman.. xx xy hem de ta ne zamandan..&lt;br /&gt;utandım nasıl bilmemişim bunca zamandır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ha.. sergi bana illa bişi kattı ama bulamıyorum şu anda..&lt;br /&gt;=)..&lt;br /&gt;sadece ayrıntıda güzelliği yakalamak belki de..&lt;br /&gt;barda..&lt;br /&gt;bir kokteyl tekinsiz bir kokteyl hakikat biri hayal sonuncu a komşudaki bienale gönderme adsız idi..&lt;br /&gt;diğerlerini bilmem ama hakikat sertti..&lt;br /&gt;=)&lt;br /&gt;*******&lt;br /&gt;evet gidin bakın..&lt;br /&gt;kağıt kalemi unutmayın..&lt;br /&gt;resssam ne demiş ne özlü söz eklenmiş.. başka türlü aklınızda kalamaz..&lt;br /&gt;zira.. fotoğraf yasak..&lt;br /&gt;gestapiye bekçiler ense kökünüzden ayrılmıyor..&lt;br /&gt;=P&lt;br /&gt;yazılacak ille uzun uzuzn da anlatılar var..&lt;br /&gt;bazılarını basmışlarsa da kağıda diğerleri yok..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir kafes oda var..&lt;br /&gt;her ayrıntısında.. süs kafesinde otrüşlü kaplan desenli terliklerde..&lt;br /&gt;efen'im&lt;br /&gt;plastik ama varaklı bürlesk dekorda..&lt;br /&gt;tevedeki filmde..&lt;br /&gt;derkilerde raflarda iyice bakın ..&lt;br /&gt;zaman geçirin..&lt;br /&gt;kadının kapatıldığı "kafes yaşam"ı her ayrıntıda bulun.. / kezban arca batıbeki../ bir tek ayna ile cımbızı bulamadım ..&lt;br /&gt;o da belki fazla şiirseldi.. =)&lt;br /&gt;************&lt;br /&gt;bavullu kompozisyonun yanındaki açıklamadan alıntı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Gelirsen pırıl pırıl bakışlarınla gelmelisin ve mutlulugu asmalısın sol&lt;br /&gt;omzuna. Bakıslarına kan dökmemelisin, kinden, nefretten, her tür &lt;br /&gt;tuzaktan arinarak çıkmalısın yola. Hayatı taşıyacak kadar yürekli&lt;br /&gt;olmalı küçük parmaklarin, avuçlarının içiyse her dem ıslak olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelirsen gözlerini getirmelisin, içlerinde bakmaya doyamayacagım umut&lt;br /&gt;dolu gözbebeklerini de almalısın yanına. Bir ceylanı bile kıskandıracak&lt;br /&gt;o nefis yürüyüşünle gelmelisin bana. Yürek titreten gülüslerini de&lt;br /&gt;almalisin yanina ve akmalısın yüregime daha ilk merhaba demek için&lt;br /&gt;hazırlık yaptıgım anda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ardında bıraktıgın sözcüklerin tümünü silerek hafizandan, o öpmeye&lt;br /&gt;kıyamadıgım dudaklarınla gelmelisin. Günesi getirmelisin gelirken,&lt;br /&gt;karanlıkların üzerine çullanmalıyız seninle ve içimize gömmeliyiz&lt;br /&gt;karanligi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatla basa çıkabılecek kadar sert, en küçük kırılmada parçalanacak&lt;br /&gt;kadar yumusak bir yürekle gelmelisin bana gelirsen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Minicik öykülerinle gelmelisin, bir kedi kadar sessiz, bir kaplan kadar&lt;br /&gt;yırtıcı olmalısın yola çıktıgın andan itibaren. Seni dinleme zevkini de&lt;br /&gt;getirmelisin bana, dudaklarindan dökülen her sözcügü içmeliyim kana &lt;br /&gt;kana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Feslegen kokulu saçlarınla gel gelirsen ve içinden topladigin&lt;br /&gt;çiçeklerini ver bana. Yüreginden sessizce süzülen nehirlerini getir&lt;br /&gt;bana, utangaçlıklarını, sokulganlıklarını, çılgınlıklarını da yanına yoldas&lt;br /&gt;yaparak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama neyse sen bana aldirma. Unut yukarida istediklerimin tümünü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Gelirsen Sadece Kendini Getir Bana ." &lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben en çok "bana aldırma" cümlesine katıldım can ve yürekten..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de kadın sanatöçılara pozitif ayrımcılık yapıldığını gururla itiraf edyim.. &lt;br /&gt;sergilerde kadınlaın ağır bastığı bir ülkede yaşıyoruz..&lt;br /&gt;bakın her haltımız ters de gitse bu aralar..&lt;br /&gt;=)&lt;br /&gt;başka ülkelerin tersine.. evet oralarda &lt;a href="http://atalet.blogcu.com/dun-serefe-dedim/890656"&gt;gorilla oluyolar &lt;/a&gt;biliyosunuz.. anlatmıştım yıllar önce..=9&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bi de denizcilik müzesi gezmek lasım bi ara en çok kadım ressam ordaymış =D..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bana inanmıyorsanız &lt;a href="http://www.azhaberler.com/haber/yazgulu-aldogan_16090543"&gt;yazgülüne&lt;/a&gt; inanın gidin bakın görün keşfedin...&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-5947306493344819292?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/5947306493344819292/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=5947306493344819292&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/5947306493344819292'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/5947306493344819292'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/09/hayal-hakikat-tekinsiz-adsz.html' title='hayal hakikat tekinsiz adsız...'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-T3xQ5lnvhzA/Tn80LWHBiaI/AAAAAAAABiQ/7TUOHTguOWg/s72-c/G%25C3%25B6r%25C3%25BCnt%25C3%25BC0816.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-3675958624447698990</id><published>2011-09-23T11:21:00.003+03:00</published><updated>2011-09-23T14:07:17.574+03:00</updated><title type='text'>keşfet/izle/oku/yaşa/birleştir/er</title><content type='html'>iki üç gündür notpede yazıyorum..&lt;br /&gt;yazıyorum..&lt;br /&gt;kaydediyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne bloa ekliyorum..&lt;br /&gt;ne kimseye söylüyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;burası buduar..&lt;br /&gt;o yüzden eklemiyorum..&lt;br /&gt;kimseye söylemiyorum..&lt;br /&gt;çünkü..&lt;br /&gt;bunu tartışmak istemiyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama artık kafamda şekillendi iyice..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o yüzden burda yazamamda artık bir sakınca yok..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zaten üç beş kişilik bi buduar burası ve..&lt;br /&gt;ayrıca..&lt;br /&gt;üzgünüm ama..&lt;br /&gt;bu kötü yolsa..&lt;br /&gt;buraya durup dururken düşmedim..&lt;br /&gt;ve hatta beklerim..&lt;br /&gt;siz de gelin bence..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şu arazi satma konusunda..&lt;br /&gt;düşünürken biraz.. orta doğu çalıştım..&lt;br /&gt;filistinisrailosmanlıdünyaingilizarazisatmadevletkurma..&lt;br /&gt;sonunda bi karar verdim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;satılsın..&lt;br /&gt;bir.. dünya düşünsün bir grup aklı sonradan başına gelecek gelişmemiş insanı daha bela etmek ister mi..&lt;br /&gt;iki..&lt;br /&gt;ben yeni komşularımla.. sanırım eskilerle geçindiğimden daha iyi geçinebilirim.. zaten azınlık ve hatta uzaylı gibi hissediyorum.. daha kötü olamaz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**********&lt;br /&gt;düşündüm..&lt;br /&gt;şu katledilen genç kadınları düşündüm..&lt;br /&gt;üstüne bi de çelik çeneli melekleri izledim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne zor elde ediliyor haklar..&lt;br /&gt;savaş terör normal yaşamdaki ufak tefek gaileleri nasıl da küçmsetiyor da..&lt;br /&gt;yaşamlar bitiyor diye..&lt;br /&gt;ve bir önceki yazımda dediğim gibi..&lt;br /&gt;şu andaki sıkıştırılmışlık duygumu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben ..&lt;br /&gt;okuyarak sergi gezerek.. beynimin nöronlarını güzek konularda yorarak yaşamaya karar verdim..&lt;br /&gt;gailesiz kalmaya..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zaten ya öyle olacağım ya da hiç var olamayacağım sanki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sahi biraz orta doğu tarihi okusanız ya..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-3675958624447698990?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/3675958624447698990/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=3675958624447698990&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/3675958624447698990'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/3675958624447698990'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/09/kesfetizleokuyasabirlestirer.html' title='keşfet/izle/oku/yaşa/birleştir/er'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-164497937514413876</id><published>2011-09-17T15:24:00.002+03:00</published><updated>2011-09-17T15:39:28.053+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atalet bildiriyor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='takıntılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><title type='text'>benim epik öykülerim</title><content type='html'>okuduğum bir &lt;a href="http://florizel.canalblog.com/archives/2011/09/10/21994633.html"&gt;blogdan&lt;/a&gt; çevirdim.. esinlendim ve ekler yaptım..&lt;br /&gt;kendi kesintili dilimle..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;1940 yılında..&lt;br /&gt;cozef czapsi gnazowietz sovyet kampında tutukludur..&lt;br /&gt;katin katliamından kurtulmuş 400 polonyalı subaylarla birlikte..&lt;br /&gt;aralarında "en iyi anımsadıkları konuda" birbirlerine konferans verme konusunda anlaşırlar..&lt;br /&gt;kendilerini yılgınlıktan kurtarmak için..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yazar ve ressam olarak czapi de.. &lt;br /&gt;fransız edebiyatı ve sanat konusunda usta olarak .. &lt;br /&gt;bu konuda özellikle .. La Röşerş du Tam Perdü / kayıp zamanların peşinde ve..&lt;br /&gt;prust hakkındadır ..&lt;br /&gt;sadece aklında kalanlarla..&lt;br /&gt;elinde  kitap olmadan..&lt;br /&gt;ellerinde hiç kaynak olmadan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kimi avcılık ve tarih konusunda ders verir ama o .. prustu anlatır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"ufak ve tıka basa dolu  bir odada..  her birimiz en iyi hatırladıklarımızı anlattık..&lt;br /&gt;hala marks engesl ve lenin fotoğrafları aldında sıkışık oturan arkadaşlarımı görür gibiyim..&lt;br /&gt;o zamanlar aşırı sıcak mantar duvarlı odasında oturan prustu düşünürdüm..&lt;br /&gt;ölümünden yirmi yıl sonra.. polonyalı tutuklularınların.. &lt;br /&gt;karda ve soğukta geçirdikleri bir günün sonunda..&lt;br /&gt;germant düşesi.. bergotun ölümü &lt;br /&gt;ve bu keşifler dünyasından anımsayabildiğim    o değerli psikolojik  ve güzel edebi &lt;br /&gt;öykülerini büyük bir ilgiyle dinlediklerini bilseydi.. sanırım şaşırır ve duygulanırdı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;entelektüel bir çabaya katılma mutluluğu .. &lt;br /&gt;bize..&lt;br /&gt;hala düşünebildiğimiz ve o andaki  kendi gerçekliğimiz ile hiç ilgisi olmayan..&lt;br /&gt;zeka nesnelerine tepki verebilmemiz.. o eski manastırın yemek salonunda geçirdiğimiz zamanları ..&lt;br /&gt;pembeye boyardı.. &lt;br /&gt;bizim için sonsuza dek kaybolduğuna inandığımız bir dünyayı "okuldan kaçmış gibi" yeniden yaşatırdı..&lt;br /&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/J%C3%B3zef_Czapski"&gt;polonyalı yazar ve ressam&lt;/a&gt;.. bunları &lt;a href="http://www.institutpolonais.fr/#/event/380"&gt;"ALÇALMAYA KARŞI PROUST"&lt;/a&gt; isimli kitabının ön sözünde anlatmış..&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;bunlar da benim epik öykülerim işte..&lt;br /&gt;silahla değil.. sözle yazılan öyküler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir hasır sepette..&lt;br /&gt;bir fotoğraf makinesinde..&lt;br /&gt;ufacık kağıtlara yazılan romanlarda..&lt;br /&gt;bir odada..&lt;br /&gt;bir tutukevinde yazılan öyküler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-164497937514413876?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/164497937514413876/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=164497937514413876&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/164497937514413876'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/164497937514413876'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/09/benim-epik-oykulerim.html' title='benim epik öykülerim'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-2197854649280076514</id><published>2011-09-16T17:01:00.004+03:00</published><updated>2011-09-16T17:47:24.453+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='raftan rizotto'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadının nesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atalet bildiriyor'/><title type='text'>duygusal asileşme.. ruh saklanbacı ben vesaire..</title><content type='html'>ay tamam..&lt;br /&gt;yine o zamanlar geldi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hergün doğudan elemli haberler.. &lt;br /&gt;artık maç sonucu ya da meteoroloji sonucu gibi verilir oldu.. &lt;br /&gt;yaşam umursamazlığı.. &lt;br /&gt;ölüm umursamazlığı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;istanbula gene saçma sapan şeyler yapılıyor.. &lt;br /&gt;minare çalan kılıfını hazırlarmış de gökdelen dikenler.. &lt;br /&gt;niye insanı salak yerine koyan açıklamalar yapıyor..&lt;br /&gt;onu bilmiyorum.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ortadoğu turnesinde her gün başka bir tuhaflık tutarsızlık..&lt;br /&gt;şakşakçılardan istemediğin kadar onay..&lt;br /&gt;çarpıtma.. allama pullama zamanı..&lt;br /&gt;çingene çalıyor kürt oynuyor derlerdi eskiler darmadağınık yerlere bakıp..&lt;br /&gt;işte o bende bizim günden durumu..&lt;br /&gt;bir şeyi bile ciddiye alamıyoruz vakit yok.. çığ ortamında yaşıyoruz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tepki yok artık..&lt;br /&gt;kimsenin kimseye tepki verecek hali vakti isteği yok..&lt;br /&gt;umuru değil..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dumanın dadiği gibi..&lt;br /&gt;satmışlar çalmışlar bozmuşlar desen "iyi de bana ne" der gibi bakanlarla.. "iyi de sana ne" der gibi bakanlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;he bi de tersi var..&lt;br /&gt;en ufak bişey görüp avazlananlar eli sopalılıar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama ben ikisinin arasında kalınca işte..&lt;br /&gt;dağılıveriyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;memleket uğruna oturduğum yerden dağılıvermemin bir faydası olsa anlarım da..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gene o zamanlar işte..&lt;br /&gt;lokmanın boğaza dizildiği..&lt;br /&gt;yutamamazlıklar içinde .. üstüste yutkunduğum zamanlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;belki de ondan diyorum insanların bunca saçmalıklara prim vermesi..&lt;br /&gt;ot tedavisi..&lt;br /&gt;nöral terapi..&lt;br /&gt;kişisel gelişimcilerin nefes teknikleri.. gevşeme erme uçma durumları peşinde bir yığın insan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir hastam var bu aralar.. uçmak isteyenlere uçma eğitimi veren merkezi var...&lt;br /&gt;geçen yıl eğitim programının başlamasına yakın kilitlenip kalmıştı..&lt;br /&gt;şeker de bi kadın.. fazla konuşturmazsanız..&lt;br /&gt;işte o..&lt;br /&gt;gene tutulmuş.. dedim.. yine sıkışık zaman mıdır.. yine eğitim var mı..&lt;br /&gt;olmaz mı dedi.. çok keyifli bir eğitimin ikinci aşaması başlayacak haftaya..&lt;br /&gt;e dedim ben de.. hep böyle zamanlarda oluyor..&lt;br /&gt;"ruh saklanır deriz biz " dedi..&lt;br /&gt;eğitilmek istemez..&lt;br /&gt;böyle bedende sorun çıkartır da saklanır..&lt;br /&gt;hmm dedim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu sabah da..&lt;br /&gt;hocasıyla konuşmuş..&lt;br /&gt;hocası senin duygusal asiditen var demiş.. laktik asid birikiyor ondan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;onu alkalileştirmek lazım..&lt;br /&gt;internette bunu ararken girmişiz odasına..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***********&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;okuyorum deli dolu..&lt;br /&gt;ayfer tuncun okumadığım öykü kitapları elimde.. bir de.. istanbul sende kalsın romantizmi.. &lt;br /&gt;eski beyoğlu ve beyoğlu insanları olmasa artık kabak tadı veren konular.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;allendenin bir nasılsa atladığım kitabını buldum.. o.. bitti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;amele defterinin işi çok bu ara..&lt;br /&gt;ekleyip duruyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yapmam gerekenler var bi de..&lt;br /&gt;liste yapmalıyım hatta minik minik unutulmuşlar ve ihmale uğramışlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;deniz kıyısı.. cep kadar liman özlemi de var sanki içimde.. belki bir yol mu yapmalıyım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi önce o listeyi yazmalı..&lt;br /&gt;sonra kırtasiyeciye doğru yola çıkmalı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama önce asitleşen duyguları nasıl nötralize edeceğim.. onu sormak istiyorum gugl'anıma..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-2197854649280076514?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/2197854649280076514/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=2197854649280076514&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/2197854649280076514'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/2197854649280076514'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/09/ay-tamam.html' title='duygusal asileşme.. ruh saklanbacı ben vesaire..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-8083611188298757914</id><published>2011-09-13T17:05:00.005+03:00</published><updated>2011-09-13T18:54:53.470+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='raftan rizotto'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadının nesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deli bu kibarım da çılgın diyorum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='asabi mizaç'/><title type='text'>film.. dizi.. ama ille de hayat.. ille de ..</title><content type='html'>dünden beri dürtüyor aklımı birkaç şey..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir..&lt;br /&gt;lale dün suratımın kitabında bir filmden bahsetti.. bir süre önce izlemiştim.. pek güzel bir film.. &lt;br /&gt;nesi güzel.. efenim çekimler güzel.. &lt;br /&gt;hani bazen okurken.. yazar öyle bir anlatır ki.. mekanda kamera geziyormuş gibi gelir insana..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu filmde de sanki film değil de fotoğraf çekimi gibi idi bende bıraktığı etki..&lt;br /&gt;zaten renkler bile sepya idi neredeyse..&lt;br /&gt;yoksulluğun rengi sepya..&lt;br /&gt;yoksulun ışık girmez evi de kuzey ışığı ile birleşip bütünleşmiş bence..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://laleninbahcesi.blogspot.com/"&gt;&lt;br /&gt;lale  &lt;/a&gt;izlemezseniz küserim kategorisine almış.. &lt;br /&gt;ama benim ağzımda bi buruk tad kalmış..&lt;br /&gt;ben de.. amele defterime aldığım notlara baktım o yüzden.. hatırlatılınca..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bence de.. izlenmeye değer bi film..&lt;br /&gt;o yüzden spoylır yaratmamaya çalışacağım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama bu film ve yeni başlayan kıvanç dizisinin.. &lt;br /&gt;ki dizi ne olursa olsun.. kıvanç ekranın sağından girsin solundan çıksın izlerim diye abartılı konuşan beni.. ilk üçte birde hayırlısıyla bir kriminal dizi yok mudur'a.. itmesi.. &lt;br /&gt;ve başparmak kısa vuruşuyla kanal değiştirtmesi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu yazıyı doğurdu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;artık ikisinden ortak bahsedeeğim..&lt;br /&gt;böylece spoylırsız atlatacağım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üzerimdeki kişisel etkileri .. ve ordan da uzunn dönem yan etkilerine kayacağım..&lt;br /&gt;neden..&lt;br /&gt;içimden çıksın.. blogda dursun diye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;beni.. tanıdığım birini ya da film karakterini sınırlayan..&lt;br /&gt; kısıtlayan..&lt;br /&gt; ve sevdiği şeylerden uzak durmaya.. &lt;br /&gt;küçük mutluluklara sığınmaya..&lt;br /&gt; bazen onu bile kendine fazla bulmaya iten her durum..delirtiyor.. &lt;br /&gt;ya küfrediyorum..&lt;br /&gt;ya da zaplıyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama bunlar oluşurken sanki benmişim kadar da göğüs sıkıntısı .. solunum sıklaşması.. huzursuz ve anlamsız hareketlilik oluyor bende..&lt;br /&gt;anksiyete ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"artık fotoğraf çekmek istemiyorum.. yeterince iyi annelik yapmıyormuşum gibi geliyor".. cümlesi mesela.. &lt;br /&gt;bende bir derin nefesle cevap buluyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ya da iki kişinin konuşmasını izlerken..&lt;br /&gt;olacakları tahmin ettiği için.. araya çaktırmadan girmeye .. olayların seyrini çaktırmadan karışık noktadan uzaklaştırmaya çabalayan birini izlemek de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kasılıyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;terapiye gitmiştim bi zamanlar bahsetmiştim bi kaç kez..&lt;br /&gt;yönetmekten vazgeç demişti bana.. terapist..&lt;br /&gt;ev ödevi de aklıma gelen tüm uyarı cümlelerini yutmamdı..&lt;br /&gt;ama dönülmez akşamın ufkuna giden bişey görünce.. uyarmadan dikkati benim görüş açıma çekip.. kişileri doğru yolda tutmaya çalıştığım bir hafta olmuştu..&lt;br /&gt;hafta sonu..&lt;br /&gt;bunu anlattığımda..&lt;br /&gt;terapist beni takdir etmişti..&lt;br /&gt;zor olandan en zor olana kaydırdığım için.. &lt;br /&gt;sorumluluk duygumu..ve sonuçlarını..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"çaktırmadan kontrol etmeye başlamışsın" demişti..&lt;br /&gt;"bunu demedim..&lt;br /&gt;bırak dedim bırak karışma.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sancılı bi süreçti..&lt;br /&gt;tam olarak bırakabildim mi bilmiyorum..&lt;br /&gt;en azından çocuks için..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama denetlediğim kesin..&lt;br /&gt;on yerine bir uyarı..&lt;br /&gt;ucunda ölüm yoksa bırak yapsın.. durumları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diğer ilişkilerimde başardım..&lt;br /&gt;sonuçta..&lt;br /&gt;bire bir ilişkiler iyi oldu..&lt;br /&gt;ama.. üç kişi bi arada iken.. &lt;br /&gt;görüyorum işte.. büyük patırtı kopucak.. geliyor gümbür gümbür.. &lt;br /&gt;ayh karışmamam lazım..&lt;br /&gt;ikili ilişkinin içinde olmamam lazım..&lt;br /&gt;ama şişmemem lazım diye bişey yok..&lt;br /&gt;şişiyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neden mi..&lt;br /&gt;çünkü ne ikinci ne de üçüncü kişiler değişmek istemiyor..&lt;br /&gt;unutkan olan diyelim unutmaya devam edecek değişmeyecek..&lt;br /&gt;başına ne gelirse gelsin..&lt;br /&gt;onun altında kalacak kararlı..&lt;br /&gt;diğeri de.. her fırsatta bu açığı yakalayıp laf sokacak fırça atacak ..&lt;br /&gt;susmayacak..&lt;br /&gt;eh elbet bilirsin sorununu çözmeyi.. demeyecek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;peki benim ne işim var ortada..&lt;br /&gt;bana ne gidin yalnızken halleşin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;değiş..&lt;br /&gt;uyum göster..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu birçok yerde geçerli bişey..&lt;br /&gt;kadın olmanın bi özelliği midir..&lt;br /&gt;"lö dövuar avan tu" diye beynimi yıkayan.. rahibeler midir.. saime hanımın tornası mıdır.. bilmiyorum..&lt;br /&gt;ama bildiğim o ki..&lt;br /&gt;geriliyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;x golf alanına giderse olabileceklerin y'ye vereceği zararı düşünerek.. bu işi engellemeye çalışan xle ynin anneleri..&lt;br /&gt;ya da..&lt;br /&gt;yapmak istediği minicik bir kaçamak için illa kötü hissetmesi bedel ödemesi gerektiğine inanan kadın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;büyük depremde hasbelkader fransada bulunan ve zaten endişeli olan ben'cağız döndüğünde.. "sen bi daha çocuklarını bırakıp gitme bi yere " denmesi kadar abes bişey..&lt;br /&gt;yaşamı durduramayacağın gibi..&lt;br /&gt;günü de yakalayamazsın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;önüne geleni.. aklına geleni yut.. sindir..&lt;br /&gt;sonra" yaşamı yakalıyorum" diye..&lt;br /&gt;erme.. kişisel gelişme  kurslarında vakit geçir.. ailendekiler büyüyüp.. yaşlılar öldükten.. sonra.. elin boşaldığında..&lt;br /&gt;ve bunu da her kuyruğu sıkışana ders olarak aktar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şu kadınlar artık.. agar agar gibi davranmasın..&lt;br /&gt;besi yeri değiliz yahu..&lt;br /&gt;kazık kadar adamları çocuğumuz gibi görmemizi beklemesin kimse..&lt;br /&gt;ve kimse de anneliğiyle var olmaya çalışıp.. yakasına yapışmasın çocuklarının..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;otuz yaşındaki oğluyla bir yandan skaypda konuşurken boynunun ağrıdığını öğrendiği için bir yandan bana telefon açıp soran bi hastam vardı bu sabah.. ne ilaç alsınmış..&lt;br /&gt;ingilteredeki oğlu..&lt;br /&gt;ottuz hanım otuz.. çok ağrıyosa doktora gidecek..&lt;br /&gt;zaten oğlunu muayeneye geldiğinde de yalnız bırakmamıştı..&lt;br /&gt;oğlan absürd şeyler yaparken ağrısını söyledi.. ben de o yaptıklarını yapmamasını..&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;ama  anne röntgen filmine bakıp oğlunu filmin önüne sürükleyip..&lt;br /&gt;üstüste koyup.. bak bu tarafa doğru senin eğiğin diye odayı panayıra çevirmişti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ya da kocasının hastalığında da.. önce kırk dakika kendisi anlar dinler.. gider kocasına anlatırdı.. ve ama benim bi kırk dakika da kocaya anlatmam beklenirdi..&lt;br /&gt;koca ise üst düzey yönetici holdingin birinde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ha ama aynı kadının şiddetli ağrılı omuz sorunu için tedaviye gelmediğini de belirteyim..&lt;br /&gt;ama her fırsatta..&lt;br /&gt;oğullArının ve kocasının gömleklerini ütülerken ne denli ağrısı olduğundan yakınmayı kesmediğini de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi ben yazıyorum diye..&lt;br /&gt;ne kadınlar var demeyin..&lt;br /&gt;herkes her an böyle tuhaflıklar yapmakta..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;film beni çok etkiledi..&lt;br /&gt;filmo-grafi..&lt;br /&gt;estetik.. dönem.. ve arabeske kaçmayan fakirlik.. buna rağmen bir medeniyet..&lt;br /&gt;çay fincanları.. ovulmuş pırıl pırıl bakır çaydanlıklar..&lt;br /&gt;keten örtüler..&lt;br /&gt;ilk çekilen fotoğraf.. ve ikinci.. seçimler.. ayrıntı..&lt;br /&gt;"görmek istediğini görürsün"..&lt;br /&gt;evet aynı noktada hem güzel hem çirkin şeyler olabilir..&lt;br /&gt;ve sen görmek istediğini görürsün.. &lt;br /&gt;hani yarım bardak su varmış da ..&lt;br /&gt;iyimser dolu kötümser boş görürmüş de yarısını da..&lt;br /&gt;ama neden..&lt;br /&gt;bu cümleye de sinirlendim acaba..&lt;br /&gt;şundan..&lt;br /&gt;şöyle bir olasılık çıkıyor olmasından..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sanki o çirkin şeyi görmek.. &lt;br /&gt;vazifen.. tamam..&lt;br /&gt;ama.. değiştiremeyeceğini kabul etmek de zorundasın.. bak işte sinirleniyorum..&lt;br /&gt;o yüzden bari görmezden gel.. yanındaki güzel şeyi gör..hah bak işte delirdim.. neden çünkü.. çaresizliği kabullendin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mezarlıktan geçerken ıslık çalmak kadar faydasız..&lt;br /&gt;gör..&lt;br /&gt;çirkin buuu diye bağır..&lt;br /&gt;hatta her geçtiğinde.. çirkin de..&lt;br /&gt;ama tamam.. ordan uzaklaşınca da orda çirkin bişey vardı diye ağlaşma..&lt;br /&gt;ama lütfen.. rasyonel ol..&lt;br /&gt;gör yani..&lt;br /&gt;ve ilk bulduğun fırsatta o sana dayatılan .. çirkin şeyden uzağa kaç.. ya da yok et.. ama görmemezlikten gelme..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anne eş ve kadın olmak dışında ilginç bişeyler yaratabilecek yüreği ve becerisi var diye kendini suçlu hissetmesin kadınlar..sıradan kadınlar da dahil buna.. &lt;br /&gt;her bir tek kadın için geçerli olsun..&lt;br /&gt;kendi arzusu ile.. aman şimdi .. kızar.. ağlar.. laf sokar.. olay çıkar..&lt;br /&gt;ders çalışmaz.. uyumaz.. içer.. filan demek zorunda hissetmesin kadın kendini..&lt;br /&gt;herşey bizimle ilgili değil.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://passiflora-rapunzel.blogspot.com/"&gt;pucca&lt;/a&gt; bi yazı eklemiş yeni.. sevgilisinin yıkadığı pantalon cebinde kalan paralarla ilgili bir bölüm var..&lt;br /&gt;çekirdekle beraber okuyoruz.. puccayı.. ben bulduğa çözüme inanamadım.. =).. asla bulamazdım o çözümü..&lt;br /&gt;çekirdekse.. "ne kasıcam direk söylerdim".. dedi.. içim ışıdı.. derken birden.. " ama aşk sevgili durumları filan olunca.. ne biliim belki de söyleyemezdim" dedi.. &lt;br /&gt;gıcık oldum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çekirdeğe değil..&lt;br /&gt;ikisi bi arada x'lerine sanırım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://dolphinedair.blogspot.com/"&gt;dolfin&lt;/a&gt; bugün yeğeniyle ilgili bir paragrafında benzer bir gözlemini yazmış..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işin komiği..&lt;br /&gt;aşık olurken.. aşıkken evlenirken hamileyken doğurunca.. yaptıkları bu insan üstü fedakarlığın ..&lt;br /&gt;kendini silmenin.. ne kadar zor olduğunu yanlış olduğunu..&lt;br /&gt;kendi içine hapsolan kadının mutsuzluğunun..&lt;br /&gt;sonra nasıl acısını çıkardığının farkına varamıyorlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nasıl mı çıkarıyor kadın acıyı..&lt;br /&gt;ileri yaşta..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çocuklarına sürekli şikayet edip kusur bulup asla memnun olmayarak..&lt;br /&gt;kocadan ise.. adamlar emekli olduğunda hastalandığında.. tabağındaki bezelyeyi bile sayıp..&lt;br /&gt;sana on bezelyeden fazlası dokunuyor diyerek..&lt;br /&gt;uyurken uyandırıp..&lt;br /&gt;uyanıkken uyuma saatin diyerek..&lt;br /&gt;yani illa ki.. huzursuz ederek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;demem o ki..&lt;br /&gt;bugünün fedakarlıkları.. yaşam biçiminiz olmamalı..&lt;br /&gt;bir acenda bir kalem..&lt;br /&gt;haftayı ayı bölün kendinize zaman ayırın..&lt;br /&gt;o zamanı.. oksijen zamanı yapın..&lt;br /&gt;oksijensiz soluyamazsınız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama o zaman için diyet ödemeye kalkmayın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uzadı sıkıldım..&lt;br /&gt;her zamanki gibi..&lt;br /&gt;*siz ataletin dediğini yapın..&lt;br /&gt;yaptığını yapmayın..&lt;br /&gt;*elbet bu dediklerim basit genel yaşam süreçleri için geçerli.. önemli hayati maddi veya sağlık zamanlarını kastetmiyorum..&lt;br /&gt;* amele defteri terimi.. sonunda not defterie bulduğum isimdir.. "murat yalçın"ın.. şen saat öykü kitabının.. "kum saati olmak isteyen kadın" öyküsünden ilham..&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-8083611188298757914?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/8083611188298757914/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=8083611188298757914&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/8083611188298757914'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/8083611188298757914'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/09/film-dizi-ama-ille-de-hayat-ille-de.html' title='film.. dizi.. ama ille de hayat.. ille de ..'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-6616803845713561279</id><published>2011-09-12T12:06:00.004+03:00</published><updated>2011-09-12T12:31:48.622+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çılgın kırkyama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deli bu kibarım da çılgın diyorum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çenebaz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='inanma aslında gevezedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gretel niyetine'/><title type='text'>kolaj fal sanat</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-Oe44FdXWDCM/Tm3ELdOL1KI/AAAAAAAABhg/iFBF5uDNkT8/s1600/a.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 267px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-Oe44FdXWDCM/Tm3ELdOL1KI/AAAAAAAABhg/iFBF5uDNkT8/s320/a.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5651388808521569442" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;center&gt; sacré-coeur&lt;/center&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;notre dame'ın kamburu filmini izleyenler.. binanın tepesindeki çirkin heykelimsi şeyleri de farketmişler midir.. ya da bazı korku filmlerinde fardır.. kötü şeylerin oluşacağı evlere yaklaşırken kamera ya tavanarasında bir pencereye ya da işte bu &lt;a href="http://www.sozluk.net/index.php?word=gargoyle"&gt;gargoyllere&lt;/a&gt; odaklanır hani..&lt;br /&gt;çirkindirler.. çünkü eve hasetle kötü gözle bakanların etkisine karşı koruyucudurlar.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-Y6fFYB8jusk/Tm3ELQp9HEI/AAAAAAAABhY/uA9LDT3Irq4/s1600/b.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-Y6fFYB8jusk/Tm3ELQp9HEI/AAAAAAAABhY/uA9LDT3Irq4/s320/b.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5651388805148384322" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;center&gt; kahve fincanım&lt;/center&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o yüzden korkmadım bitirdiğim kahvenin içinde böyle bir şekil görünce.. beni korumaya gelmiş.. =) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-02sPh9z2_38/Tm3GyheEGKI/AAAAAAAABh4/4eN-4CfYrZA/s1600/c.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 248px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-02sPh9z2_38/Tm3GyheEGKI/AAAAAAAABh4/4eN-4CfYrZA/s320/c.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5651391678700066978" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;center&gt;datça/ yakaköy/ knidosun sır'ı sergisi &lt;/center&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;karga da korku veren bir hayvandır bir çok kültürde boş konuşan ve savaşla kötü olaylarla bağdaştırılan bir hayvan..&lt;br /&gt;ama kuşların en akıllılarından .. hem yüzelli yıl yaşayıp da azıcık da olsa akıl toplamamak mümkün mü.. &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Compendium_of_Materia_Medica"&gt;bir tek yerde&lt;/a&gt; kargaların kendi yaşlılarını besleyen iyicil varlıklar oldukları söylenmiş.. hatta bu nedenle.. evlatlık bağı ile ilintilenmiş..&lt;br /&gt;şaka yok ben de iyi bakarım.. =) bakmam gerekene..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hem yıllar önce çocuk programı diye yapılan ama benim tirykisi olduğum.. bir kadın sunucu oyuncu yapımcının eline taktığı karga el kuklasının canlandırdığı aksi.. ters.. muzip.. bir o kadar hayran olunacak karga tiplemesini unutamam hala.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-o-EAJ57DRM4/Tm3ELysnt5I/AAAAAAAABhw/YhOGlQNujkY/s1600/d.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-o-EAJ57DRM4/Tm3ELysnt5I/AAAAAAAABhw/YhOGlQNujkY/s320/d.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5651388814286370706" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;center&gt; fincandaki karga &lt;/center&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o yüzden pek sevdim ben fincanımdaki kargamı =)..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***********&lt;br /&gt;saçma evet.. kapatmıyorum fincanlarımı..&lt;br /&gt;ama içince bakıyorum şöyle bir.. bence en güzel şekiller o zaman çıkar.. hem en eğlencelileri de..&lt;br /&gt;***********&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-HkXPhd_4geA/Tm3JJxNje4I/AAAAAAAABiA/DPeNhc991jE/s1600/SDC13981.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-HkXPhd_4geA/Tm3JJxNje4I/AAAAAAAABiA/DPeNhc991jE/s320/SDC13981.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5651394277086034818" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mini mini kuşlar gibi toplanıp.. keyifle sohbetleşeceğimiz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-rb12NAaJrNY/Tm3KfHFDBcI/AAAAAAAABiI/93hzxKKVGuU/s1600/SDC13987.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-rb12NAaJrNY/Tm3KfHFDBcI/AAAAAAAABiI/93hzxKKVGuU/s320/SDC13987.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5651395743244813762" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;martılar gibi süzülüvereceğimiz bir hafta olsun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;%%%%%%%&lt;br /&gt;bi de.. gitmeden.. ol fotos bay mi.. =P&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;falında sanat bulunan &lt;align right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/align right&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-6616803845713561279?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/6616803845713561279/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=6616803845713561279&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/6616803845713561279'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/6616803845713561279'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/09/kolaj-fal-sanat.html' title='kolaj fal sanat'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Oe44FdXWDCM/Tm3ELdOL1KI/AAAAAAAABhg/iFBF5uDNkT8/s72-c/a.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-54074433041241683</id><published>2011-09-09T15:02:00.004+03:00</published><updated>2011-09-09T17:37:36.402+03:00</updated><title type='text'>martılar ve incir çekirdekleri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://fbcdn-sphotos-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash4/305770_234477469937046_100001243858055_747716_1265963909_n.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 720px; height: 516px;" src="https://fbcdn-sphotos-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash4/305770_234477469937046_100001243858055_747716_1265963909_n.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sadece araba kullanırken akıl gezdirebiliyorum..&lt;br /&gt;bu artık bilinen bir özelliğim..&lt;br /&gt;dalıp gidiyorum ama epeydir..&lt;br /&gt;ne düşündüğümün farkında olmadan..&lt;br /&gt;etrafın da..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en sevmediğim şey farkındalık azalması..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gün boyu farkındalığıma fazla yükleniyorum.. yoruyorum..&lt;br /&gt;ondan galiba..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama sonra birden ani.. hızlı bir hareket beliriyor gözümün önünde.. bir an önce.. oturmuş önümde duran arabanın stop lambalarına ya da.. yeşile dönmesini beklediğim trafik ışığına bakarken..&lt;br /&gt;bir an sonra o hareketi yakalamaya kalkıyor gözüm..&lt;br /&gt;bir martı geçiyor iki yanımda yükselen yüksek binaların oluşturduğu yamaçların arasına sıkışmış olan.. gökyüzü parçacığından..&lt;br /&gt;aslında farkında değildim orda bir gökyüzü olduğunun..&lt;br /&gt;saatine göre kanadına bir gümüş.. ya da altın çizgi almış bir martı..&lt;br /&gt;&lt;strike&gt;planör gibi kayarak&lt;/strike&gt; süzülerek ilerliyor.. ve girdiği kadar hızla çıkıyor görüşümden..&lt;br /&gt;martı.. oluyorum.. refleks olarak.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dün akşam.. kaçıncı kez tekrarlanınca aynı şey..&lt;br /&gt;karar verdim..&lt;br /&gt;bu şehrin ortalarında..&lt;br /&gt;denizden uzak yerlerde sıkışmış..&lt;br /&gt;büyük şehir yaşayanı..&lt;br /&gt;bezgin kitleye.. bize..&lt;br /&gt;yukarda gökyüzünün varlığını hatırlatmaya çalışıyor martılar sanki..&lt;br /&gt;ve az ilerde bir denizin.. maviliğin.. iyot kokulu tuzlu rüzgarın olduğunu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seviyorum martıları trafikte sıkıştığım noktada..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;budur..&lt;br /&gt;.......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hep sıkıntı çekiyordum.. kuşların rüzgarı kanat altına doldurup.. gökyüzünde kaymalarını ifade ederken.. planör yapmak planör gibi diye uzatıyordum.. planer sözcüğü fransızcada kuşların bu durumunu anlatan sözcük.. bizde ise yok bak.. planer ' den türemiş planör var ama diye homurdanıyrdum..&lt;br /&gt;sözlüğe bakmak gerekiyormuş.. doğru sözcük "süzülmek" miş.. sevindim.. artık süzülecek benim de kuşlarım tüm endamları ile..&lt;br /&gt;utandım.. hem aslında bildiğimi farkettiğim hem de.. daha önce sözlüğe bakmadığım için.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kahve fallarımda .. ama benim usul.. kapatmadan önce.. ama kahveyi bitirdikten sonra.. içilen kahveden kalan izlerde.. çok fantastik şekiller yakalıyorum bu ara.. gotik kiliselerdeki " gargoyllardan tut da.. kargalara kadar.. sulu boya resimler kadar net .. hem de..&lt;br /&gt;onlardan bir kolaj çalışması düşünüyorum.. =)&lt;br /&gt;incir çekirdeklerini epeydir fazla rahat bıraktım.. &lt;br /&gt;*******&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pese yerine noktalar yıldızlar kullandım.. değişiklik olsun diye.. evet.. &lt;br /&gt;&amp;&amp;&amp;&amp;&amp;&amp;&amp;&amp;&amp;&amp;&amp;&amp;&amp;&amp;&amp;&amp;&amp;&amp;&amp;&amp;&amp;&amp;&lt;br /&gt;fotograf da eklendi.. derin düşünen bendeniz hafif arkada duran =D.. teşekkürler dolfin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-54074433041241683?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/54074433041241683/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=54074433041241683&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/54074433041241683'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/54074433041241683'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/09/martlar-ve-incir-cekirdekleri.html' title='martılar ve incir çekirdekleri'/><author><name>ATALET</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15788211707734479105</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://img442.imageshack.us/img442/9702/hayatozetiet4.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2163918840640063798.post-990609281596161260</id><published>2011-09-07T17:35:00.004+03:00</published><updated>2011-09-07T17:51:35.701+03:00</updated><title type='text'>yazamadığım aşk öyküsünün öyküsü..</title><content type='html'>aklım çalışıp ..&lt;br /&gt;bağımsızlığıma düşkünlüğüm de aklımla beraber devreye girince..&lt;br /&gt;bana bakmak benimle ilgilenmek zor olmuştur genellikle..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu nedenle elden ayaktan düşüren durumları hiç sevmeyip.. hemen kurtulmaya çalışırım..&lt;br /&gt;ateşli hasta iken bile.. yardımcı dahil herkesi gönderip..&lt;br /&gt;yalnız kalasım olur..&lt;br /&gt;ininde ayılar gibiyim derim hep hastalandığımda..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama bunlar elbet üç beş günlük olduğunu olacağını bildiğim şeylerle ilgili durumlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;doktora kontrole tetkike hep yalnız gitmişimdir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çbye sen de gel dememişimdir..&lt;br /&gt;o da kendiliğinden gelmemiştir..&lt;br /&gt;ben de bunu yadırgamamışımdır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama bazen bana hastalar gelir..&lt;br /&gt;ya da bir arkadaşımla otururken ona gelir hastalar..&lt;br /&gt;adamlar kadınlarının çantasını alır.. &lt;br /&gt;kendi omzuna asar.. ayakkabılarını çıkarır.. giydirir..&lt;br /&gt;göz muayenesi sırasında elini tutar.. filan..&lt;br /&gt;ben buna gerek duymam .. duymadığım gibi.. &lt;br /&gt;eline filan da vurasım gelir bana el uzatan benden önce bişeylere el atanın genelde de..&lt;br /&gt;bana yapılsa..&lt;br /&gt;kendine yaptırana da sinir olurum..  neden  acizleniyorlar diye.. de..&lt;br /&gt;tabii burda hep hafif şeylerden bahsediyorum.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ya bikaç kere ciddi hastalandığımda da.. hep yalnızdım.. saime hanım şehir dışında.. çb nöbette..&lt;br /&gt;kankalar biyerlerde.. iken oldu ne olduysa bana..&lt;br /&gt;başımın çaresine yine kendim baktım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir şımardığım çekirdeğin doğumudur.. onun da arkasından çekirdeğin ağır sarılığı nedeniyle o şımardıklarımı fersah fersah geri ödemişimdir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kadın olarak dirayetli olmanın vazgeçilmezliğine inansam da.. &lt;br /&gt;.. bezdiren dayanışmayı .. istemesem de ..böyle kadın erkek ilişkileri gördüğümde..&lt;br /&gt;sinirlenirim ucundan kendi kendime..=) kıskanırım azıcık.. &lt;br /&gt;ama ne sitem eder ne de dile getiririm.. benim içimde bi şeydir bu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne istediğini bilmeyen kadın mıyım neyim..&lt;br /&gt;diyelim ki öyleyim .. devam edelim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kadın olarak ..&lt;br /&gt;eş durumundan kıskanma ya da daha pozitifinden.. &lt;br /&gt;" özenme " hakkımı kullanayım diye bir yazı göndermişti geçenlerde benim kıdemli yengeç..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=18639000&amp;tarih=2011-09-04"&gt;ayşe armanın&lt;/a&gt; yazısı.. terketmeyen erkekle röportaj..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii çok tıpdilidışı yazılmış hastanın durumu..&lt;br /&gt;özellikle üzerinde durulan..&lt;br /&gt;iki sözcüğü.. &lt;br /&gt;"bu son " sözcüklerini  tekrarlayarak konuşması.... bu şekilde şiir bile okuması..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bazı özeleştiri ve öz hırpalamalar yarattı yazı gerçi içimde ..&lt;br /&gt;bir paragraf nedeniyle..&lt;br /&gt;ama bişeyler aşina geldi bi yandan.. bu öyküde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama tabii anlatan koca xykişi.. &lt;br /&gt;kendi penceresinden..&lt;br /&gt;olayları anlatıyor.. &lt;br /&gt;o yüzden bir yandan da .. tam da bilemedim..  aşimalık derecesini..&lt;br /&gt;biz kıdemliyle biraz konuştuk yazıştık bu konuda..&lt;br /&gt;onu anlatmayacağım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama sonra.. üzerinden bir 24 saat daha geçince.. &lt;br /&gt;birden anımsadım..&lt;br /&gt;benim hastam olmuştu bu kadın.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;başından eksik etmediği bandı..&lt;br /&gt;parlak renkli tişörtleri.. taytları .. &lt;br /&gt;güler yüzü ile.. yanındaki bakıcısı ile.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama ben hiç koca xysini görmedim..&lt;br /&gt;hiç benimle görüşmedi.. konuşmadı.. o kalış süresince..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilginç..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kadın  da elbet benim bu bloğa kaydedeceğim bir öyküye sahip olamadı..&lt;br /&gt;hem kendisi anlatamadığından..&lt;br /&gt;hem de kimse anlatmadığından.. öyküyü..&lt;br /&gt;neşeli ve hatta keyifli bir kadındı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bazı hastalar kendi istekleriyle kendi hedefleriyle gelirler kliniğe onlardandı.. &lt;br /&gt;tamamen düzelmek isteği ve hedefi ile gelmiş.. kısmen düzelmiş .. kendi isteği ile taburcu olmuş olanlardandı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve şimdi öldüğünü öğrenmiştim..&lt;br /&gt;huzur içinde olsun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu durumda..&lt;br /&gt;bu yazı sadece.. atalete eklenemeyip..&lt;br /&gt;ayşearmanın tarihe kayıt düştüğü bir kadını ben de tanıdım demek için .. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bunca büyük aşk öyküsü zaten atalette yerini yadırgardı .. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama bu bloğu da boşa bırakmamak gerek zaten yoksa tümden kayboluyor yazma içgüdüsü..diyerek.. yazamadığım aşk ve vefa öyküsünün öyküsünü eklemiş oldum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;************&lt;br /&gt;pese.. bereketli yazı imiş.. ne çok şey girdi.. bu gariban.. sayfada açıkken araya.. hayat ne kadar hızlı gidiyor..&lt;br /&gt;ben bu durumda aklıma gelenleri nasıl yazabilirim ki.. &lt;br /&gt;o her zaman yazmak istediğim öyküleri sanıl inci gibi cümle cümle dizebilirim ki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p=align="right"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img76.imageshack.us/img76/808/ataletmq3.png" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2163918840640063798-990609281596161260?l=atalet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atalet.blogspot.com/feeds/990609281596161260/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2163918840640063798&amp;postID=990609281596161260&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/990609281596161260'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2163918840640063798/posts/default/990609281596161260'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atalet.blogspot.com/2011/09/yazamadgm-ask-oykusunun-oykusu.ht
